Dha Yurt Bülteni -14

Rabia Naz'ın ölümünde olay yeri incelemesi yapan polislere soruşturma (2)RABİA NAZ'IN BABASI: ADALETE OLAN İNANCIMIZ TAMGiresun'un Eynesil ilçesinde, evlerinin önünde yaralı halde bulunan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Rabia Naz Vatan'ın (11) ölümü ile ilgili, olayın ardından...

Rabia Naz'ın ölümünde olay yeri incelemesi yapan polislere soruşturma (2)
RABİA NAZ'IN BABASI: ADALETE OLAN İNANCIMIZ TAM
Giresun'un Eynesil ilçesinde, evlerinin önünde yaralı halde bulunan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Rabia Naz Vatan'ın (11) ölümü ile ilgili, olayın ardından evin önünde inceleme yapan polisler hakkında 'görevi ihmal suçundan' soruşturma başlatılmasını ve 60 tanığın da yeniden dinlenmesine yönelik kararı değerlendiren baba Şaban Vatan, adalet terazisinin yerine gelmesini ve kızının ölümünün ardından faillerin bulunmasını istediklerini söyledi. Son atılan adımları olumlu bulduğunu ifade eden Vatan, şöyle dedi:
"60 tane tanığın yeniden dinlenmesine karar verildi ve olay yeri incelemesi yapan polislerin soruşturulması istendi. Zaten sürecin başından beri olay yeri incelemesinde yapılan yanlışları ve eksikleri aktarmaya çalıştık. Kolluk görevlilerinin şüpheli ölüm araştırmasından ziyade olayı intihar diyerek kapatmasını gördük. Olayın en başı her zaman olay yeridir ve olay yeri incelemesinin titizlikle yapılması gerekir. Kızımın odasına polisler girdi ve kimseyi yanına almayıp orada bir şeyler yaptılar, daha sonra da önümüze bir kitap hikayesi koydular. Kızımın kitap okuduğu için intihar ettiğini söylediler. Kızımın ölümünün ardından şimdi yapılacak olan soruşturmada, bu defa kızımın ölümünün sır perdesinin kalkacağını düşünüyorum. Adalete olan inancımız tam. Devletimizin Rabia'mızın ölümünün ardında kim varsa onlara tavizsiz cezasını vereceğinden eminiz" dedi.
'HASTANEYE GÖTÜRÜLECEĞİM GÜNÜ BEKLİYORUM'
Akıl sağlığının yerinde olup olmadığının belirlenmesi için hastanede gözlem altında tutulması yönünde hakkında verilen karar için de konuşan Şaban Vatan, şunları kaydetti:
"21 Mart'ta yargılandım ve akıl sağlığımın yerinde olup olmadığının incelenmesi istendi. Bu incelemenin Samsun Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde 3 hafta boyunca gözetim altında tutularak yapılmasına karar verildi. Karara itiraz ettik ama itirazımız reddedildi. Ret kararı da 10 Nisan'da elimize ulaştı. O günden beri evde, alınıp hastaneye götürüleceğim günü bekliyorum. Her gün polis bekliyorum. Alınma kararım var ama ne zaman alınacağım belli değil. Devletimizin olması gerekeni yerine getireceğine eminim."
Görüntü Dökümü
---------
Rabia Naz Vatan'ın yaralı bulunduğu yer
Baba Şaban Vatan'ın konuşması
Muhabir anonsları
Haber: Aleyna KESKİN - Kamera: Selçuk BAŞAR GİRESUN, 
===================
Hakkari'de besicilerin karda zorlu yolculuğu
Kış aylarını karla kaplı köylerde geçiren besiciler, küçükbaş hayvanlarıyla birlikte yaz ile sonbahar dönemini geçirecekleri yaylalara yer yer kalınlığı 5 metreyi bulan karlı dağları aşarak, ulaştı. Kurt sürülerine karşı pompalı tüfeklerini de yanlarında bulunduran besİciler, hayvanlarını otlatmaya başladı.
Kış mevsimini, Hakkari'nin 2 bin 500 rakımlı Bay köyünde geçiren besiciler, yağışlar nedeniyle küçükbaş hayvanlarına ot bulmakta zorluk çekince yollara düştü. Küçükbaş hayvan sürülerini de yanlarına alıp, Ağaçdibi köyü yaylasına gitti. Kar kalınlığının yer yer 5 metreyi bulduğu bölgede zorlu bir yolculuk yapan besiciler, 600 küçükbaş hayvanı, karlı dağlardan aşarak yaylaya ulaştırdı.  2 gün süren zorlu yolculuğun sonunda yaylaya ulaşan hayvanlar burada otlamaya başladı.
Çoban Mazlum Beyter, kışın uzun sürmesinden dolayı bu yıl besicilerin ekonomik anlamda zorlandığını belirterek,"Otlarımız bitince, küçükbaş hayvanlarımızı yaylaya götürüyoruz.Yaz boyunca yaylada hayvanlarımızı otlatacağız."dedi.
Görüntü Dökümü
----
-Karlı dağlarda besicilerin zorlu yolculuğu
-Karda giden küçükbaş hayvanlar
-Yanlarında silahları bulunan besiciler
-Zorlu yolculuktan genel ve detaylar
SÜRE: 4 DK 29 SN - BOYUT: 540 MB
Haber-Kamera: Mehmet ÖZKAN/HAKKARİ,-
===================
Taş evde yangın çıktı
Muğla'nın Bodrum ilçesindeki tek katlı taş evde yangın çıktı. İtfaiye ekiplerinin çalışmasıyla yangın söndürürken, evde maddi hasar oluştu.
Yakaköy Mahallesi'ndeki eski tek katlı taş binada, bugün sabah 06.00 sıralarında yangın çıktı. Evin kiler kısmında başlayan yangın, bir anda büyüdü. Duman ve alevlerle kaplanan evde yaşayan 2'si çocuk 4 kişi, korkuyla dışarı çıkıp, yangını 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine mahalleye gelen itfaiye ekiplerinin 1 saatlik çalışmasıyla yangın söndürüldü. Ölen ya da yaralanan kimsenin olmadığı yangında maddi hasar meydana geldi. İtfaiye ekiplerinin ilk incelemesinde, yangının yanık bırakılan sigaradan çıktığı kanaatine varıldı. Polis, yangınla ilgili soruşturma başlattı.
Görüntü Dökümü
---------
İtfaiye ekipleri tarafından gönderilen 1 dakikalık görüntü
Haber- Kamera: Mehmet Can MERAL / BODRUM (Muğla),
===============
Mor Yayla, yağan karla beyaza büründü
Trabzon'un Tonya ilçesinde, her yıl nisan ayında açan ve 'Uluslararası Bern Sözleşmesi' gereği koruma altına alınan, ince uzun yapraklı 'mavi yıldız' çiçeğinin yetiştiği Kadıralak Yaylası, baharda yağan karla beyaza büründü.
Tonya ilçesine 9 kilometre uzaklıkta bulunan, bin 300 metre yükseklikteki Kadıralak Yaylası, ilkbaharla birlikte açan 'mavi yıldız' çiçekleri ile mor renklere bürünmüştü. Yayla dün gece yağan karla birlikte beyaz örtüyle kaplandı. 'Uluslararası Bern Sözleşmesi' gereği koruma altına alınan, ince, uzun yapraklı ve mor rengiyle ilgi çeken 'mavi yıldız' çiçeğinin renk verdiği Kadıralak Yaylası kar yağışıyla birlikte beyaz gelinliğini giydi. Yaylada kartpostallık görüntüler oluştu.  
KADIRALAK YAYLASI
Trabzon'un Tonya ilçesine, 9 kilometre uzaklıkta, 1300 metre yüksekliğindeki Kadıralak Yaylası, her yıl nisan ayında açan 'mavi yıldız' çiçekleri ile mora bürünüyor. Yok olma tehlikesi bulunan, ince, uzun yapraklı çiçek, 'Uluslararası Bern Sözleşmesi' gereği Türkiye'nin korumakla yükümlü olduğu nadir bitkiler arasında yer alıyor. Nisan ayında doğa fotoğrafçılarının akınına uğrayan Kadıralak Yaylası, Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından 'tabiat parkı' ilan edildi. Uzungöl benzeri oluşturulacak yapay gölle yaylanın turizm merkezi haline getirilmesi de planlanıyor.  
Görüntü Dökümü
----------
Kadıralak Yaylasından görüntüler
Karla kaplı 'mavi yıldız' çiçeklerinden görüntüler
Detaylar
BOYUT: 179 MB
Haber Kamera:  İnan KALYONCU/TONYA(Trabzon), 
==================
TTTSD Başkanı Canpolat: Türkiye tekstilde çok önemli konumda
TÜRKİYE Tekstil Terbiye Sanayicileri Derneği (TTTSD) Başkanı Vehbi Canpolat, Türkiye'nin tekstilde  çok önemli bir konumda olduğunu belirterek, "Bugün dünyada 7'inci  bulunduğumuz, 28 milyar dolar ihracat yaptığımız yerlerde dünyada ilk 3'ün içerisine girerek yılda 50 milyar doların üzerinde ihracat yapmayı hedefliyorsak, çok daha farklı şeyler yapmalıyız"dedi.
Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde İstanbul Tekstil ve Ham Maddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) ile Namık Kemal Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölümü'nün düzenlediği 2'inci Uluslararası Yenilikçi Tekstiller Kongresi gerçekleştirildi. Kongreye Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt, Namık Kemal Üniversitesi Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, TTTSD Başkanı
Vehbi Canpolat, Tekstil Makine ve Aksesuar Sanayicileri Derneği (TEMSAD) Başkanı Adil Nalbant, bölgedeki tekstil sanayicileri ve makine parçası üreticileri katıldı. 
TTTSD Başkanı Vehbi Canpolat, Türkiye'nin tekstilde önemli bir rol oynadığını belirterek, "Bugün dünyada 7'inc bulunduğumuz, 28 milyar dolar ihracat yaptığımız yerlerde dünyada ilk 3'ün içerisine girerek yılda 50 milyar doların üzerinde ihracat yapmayı hedefliyorsak, çok daha farklı şeyler yapmalıyız. Bunları saymaya çalışırsak, başında çevre dostu üretim ve ürün, sürdürülebilir üretim ve ürün ve bu gün bulunduğumuz kongrenin asıl teması olan yenilenebilir üretim ve ürün kısmı ile başlıklar altında belki toplayabiliriz. Birçok başlık vardır belki ama bu başlıklar altında toplamalıyız. Bir başka başlık da belki markalaşma olmalıdır. Tüm bunları yapmak için de dönüp baktığımızda sanayi ve üniversitenin iş birliği yapamadığı hiç bir ülkenin bu dediklerimizi yerine getiremeyeceğini düşünüyorum. O yüzden de bu kongreyi çok daha fazla önemsiyorum. Bu gün dünyaya dönüp baktığımızda, dengelerin değiştiğini görüyoruz. Dünyada satın almacıların, çok daha hızlı, çok daha yenilikçi, çok daha az adetli özellikle giyimlik tekstil kısmından söz edecek olursak, daha moda ürünler almaya çalıştığınız görüyoruz" dedi.
'SEKTÖRDE SÖZ SAHİBİ OLMAK ÖNEMLİ'
TEMSAD Başkanı Adil Nalbant ise, dünyada makine sektörünün 2 trilyon dolarlık bir sektör olduğunu ve bunun için de tekstil makine sektörünün 28 milyar dolarlık payı bulunduğunu söyledi. Bu durumu, tekstili üreten ülkelerin kendi tekstil makine ihtiyaçlarını karşıladığına bağladığını dile getiren Nalbant, şöyle konuştu:
"Çünkü, tekstilde söz sahibi olmak istiyorsanız, tekstilde inomativden bahsetmek istiyorsanız mutlaka tekstil makinelerinde de belli bir yetkinliğiniz, belli bir kapasitenizin olması lazım. Ben bunu bir konuşmamda fasonculuktan öteye gidemiyoruz dediğimde çok büyük tepki almıştım. Ama yani yine şimdi burada yine konu inomativ ve tekstil olduğu için çok daha rahat konuşabiliyorum. Yani eğer siz bir 5 yılda bir makinenizi değiştirmek zorundaysanız, 10 yıl sonra çöp oluyorsa ve bunun devamlı alıcısıysanız ve dünyadaki 4'üncü büyük alıcıysanız siz fasonculuktan öteye gidemezsiniz. Tekstil makineleri konusunda devlet kesin bir tavır ortaya koymadıktan sonra, biz daha bir çok makineyi, yani tekstil sektörünün ihtiyacı olan yüzde 80 makineyi iplik ve dokuma makinelerini yurtdışından almaya mecburuz. Çünkü dünyanın problemi şu anda üretmek değil. Çin bir üretim canavarı olarak zaten karşımızda. Tekstil makinelerinde dünyanın 4'üncü büyük pazarıyız. Birincisi Çin, her yıl 5 milyar dolarlık makine alıyor, 5 milyar dolarlık da makine satıyor, Almanya'yı geçti. 3 yıldır açık ara ve arayı açmaya da devam ediyor. İkincisi ihracatta Almanya ama ithalatta Amerika. Amerika, dünyanın en büyük ikinci tekstil makineleri alıcısı. Üçüncüsü Hindistan, tabi Hindistan 1.2 milyar nüfusuyla zaten Türkiye'nin 15 katı ve onun 3'üncü olması çok normal. Ama Hindistan'da bakıyorsunuz iplik makinesi yapan, dokuma makinesi yapan ve kendine yeten bir döngüye sahip. Ama yine de yılda 2.5 milyar dolarlık makine alıyor. Dördüncü sırada Türkiye, biz geçen yıl 1 milyar 900 milyon dolar ki, 10 Haziran döviz patlaması olmasaydı 2 ya da 2.5 milyar dolarlara çıkardık. Orada bir sanayicimiz durdu."
Konuşmaların ardından kongrede karşılıklı bilgi alış verişinde bulunuldu.
Görüntü Dökümü
-----------
-Salondan detaylar
-Toplantıya katılanlar
-Vehbi Canpolat konuşma
-Adil Nalbant konuşma
-Genel ve detaylar
Haber - Kamera : Mehmet YİRUN/ÇORLU(Tekirdağ),
====================
ASKON Genel Başkanı: 15 Temmuz zihniyetinin ekonomik ayağı devam ediyor
Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON), aylık 'Ekonomi Değerlendirme' toplantısının üçüncüsünü Denizli'de yaptı. Küresel ve yerel düzeyde ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde ve öngörülerde bulunulan raporla ilgili bilgi veren ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın, "IMF tarafından Türkiye'nin para politikasını güçlendirecek önemli adımlar atıldığı vurgulanmasına rağmen, içeride hala IMF ile masaya oturulacak manipülasyonu yapılması, bu fikrin empoze edilmeye çalışılması, 15 Temmuz zihniyetinin ekonomik ayağının devam ettiğinin göstergesidir" dedi.
ASKON tarafından her ay bir ilde açıklanan aylık ekonomi değerlendirme toplantısının üçüncüsü Denizli'nin Merkezefendi ilçesindeki bir otelde yapıldı. Toplantıya TBMM AK Parti Grup Başkan Vekili ve Denizli Milletvekili Cahit Özkan, ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki, ASKON Denizli Şube Başkanı Uğur Küçük  ve çok sayıda iş insanı katıldı. Ekonomik değerlendirme raporunun sunumunu yapan ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın, Türkiye'nin ekonomik istikrarına güvenerek yatırımlara devam etmesi çağrısında bulundu. ABD ve Çin arasında yaşanan ticaret savaşlarında henüz bir anlaşmanın sağlanamamış olmasının küresel ekonomi için risk oluşturmaya devam ettiğini belirten Aydın, "Dünya Bankası'nın hesaplamalarına göre küresel ticaretin yüzde 2.5'i 2018 yılında uygulanan gümrük vergilerinden etkilenirken, uygulanması gündemde olan yeni gümrük vergileriyle bu oranın iki katına çıkabileceği ifade edilmiştir. Ticaret savaşları nedeniyle küresel talepte görülen daralma dünya ekonomisinde önemli bir yavaşlamayı beraberinde getirmiş, özellikle ülke ekonomilerinin üretim kısmını olumsuz yönde etkilemiştir" dedi.
'SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME VE İSTİHDAM TEMEL HEDEF'
Aydın, nisan ayı itibariyle Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın Yeni Ekonomi Programı kapsamında planlanan yapısal dönüşüm adımlarını hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Buna göre sürdürülebilir büyüme ve istihdam temel hedefleri doğrultusunda finansal sektör, enflasyon ve bütçe alanlarına yoğunlaşıldığı ifade edilmiştir. Program kapsamında öne çıkan yapısal adımlar, bankaların sermaye yapılarının güçlendirilmesi, sektörün aktif kalitesinin artırılması, kredilerin stratejik olarak belirlenen enerji, maden, petrokimya, ilaç, turizm, otomotiv ve bilişim sektörlerine yönlendirilmesi, gıda fiyatlarındaki oynaklığı azaltmaya yönelik adımlarla enflasyonla mücadele, sıkı maliye politikasının sürdürülmesi ve vergi reformu olarak sıralanmıştır. 'Yeni Ekonomi Planı Yapısal Dönüşüm Adımları 2019' paketinde enflasyonda en önemli sorunun gıda alanında yaşanmasından dolayı yapısal reformların bu alana yoğunlaşacağı bildirilmiştir. Gıda enflasyonu ile mücadele için en önemli yapısal reformun 'Tarımda Milli Birlik Projesi' olacağı ve bu projenin mayıs ayında duyurulacağı belirtilmiştir."
'GIDA ENFLASYONUYLA MÜCADELE ÖNCELİKLİ'
Aydın, gıdadaki enflasyonla mücadelenin öncelikli olduğunu belirterek, "TÜFE'de ağırlığı yüzde 23 olan gıda ve alkolsüz içecekler grubunun alınacak önlemlerle kademeli ve kalıcı bir şekilde düşürülmesi, orta ve uzun vadede enflasyonu tekrardan tek hanelere indirme hedefi çerçevesinde önemli bir adım olacağı ifade edilmiştir. Yeni Ekonomi Planı kapsamında belirlenen 2019 enflasyon hedefi yüzde 15,9 iken, ilk üç ay enflasyon ortalaması yüzde 19.91 olarak gerçekleşmiştir. 2019 yılının ikinci yarısında alınacak gıda enflasyonu önlemleriyle 2019 yılı için hedeflenen yüzde 15,9'luk orana gerilemesi mümkün olabilecektir" dedi.
EKONOMİK SALDIRILAR
15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye'nin ekonomisine yönelik saldırılar gerçekleştirildiğini söyleyen Aydın, konuşmasını şöyle tamamladı:
"IMF Avrupa Masası Direktörü Thomsen'in açık açık Türkiye'ye mali yardımın sağlanması noktasında, hiçbir gayri resmi ve gizli görüşme olmadığını söylemesine rağmen ve Türkiye'nin para politikasını güçlendirecek önemli adımlar attığını vurgulamasına rağmen, içeride hala IMF ile masaya oturulacak manipülasyonu yapılması, bu fikrin empoze edilmeye çalışılması 15 Temmuz zihniyetin ekonomik ayağının devam ettiğinin göstergesidir. Kesinlikle bu algı operasyonuna kanmamalı, ülkemizin ekonomik istikrarına güvenerek yatırımlarımıza devam etmeliyiz."
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
---------
-Salondan ve katılanlardan görüntü
-ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın'ın konuşması
Haber: Ramazan ÇETİN - Kamera : Deniz TOKAT / DENİZLİ,

Kaynak: DHA

17 Nisan 2019 Çarşamba 15:29

Eynesil, Güncel