DHA YURT BÜLTENİ-15

Arıtma tesisinde iş kazası: 1 yaralı Kocaeli'nin Gebze ilçesinde, bir firmaya ait arıtma tesisinde meydana gelen patlamada 1 işçi yaralandı.

Arıtma tesisinde iş kazası: 1 yaralı
 
Kocaeli'nin Gebze ilçesinde, bir firmaya ait arıtma tesisinde meydana gelen patlamada 1 işçi yaralandı.

Bugün öğle saatlerinde, Gebze Cumhuriyet Mahallesi'nde kurulu özel bir firmaya ait arıtma tesisi içerisindeki yanma ünitesinde bulunan makinede yüksek basınç nedeniyle patlama meydana geldi. Patlamada, Yasin Kınalı isimli işçi yaralandı. İhbar üzerine gelen sağlık ekibi Kınalı'yı Darıca Farabi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırdı. Yüz ve ellerinde yanıklar oluşan işçi tedavi altına alındı. Tesiste incelemede bulunan itfaiye ekipleri rapor tutarak tesisten ayrılırken olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-Yanma ünitesi tesisinin dış görüntüsü
-Patlamanın ardından olay yerine gelen ambulans ve polis aracı
-Patlamanın meydana geldiği yanma ünitesindeki kabin
HABER-KAMERA: Erol POLAT/GEBZE(Kocaeli),

======================

Bursa'da sağanak hayatı felç etti, hortum panik yaşattı (2)

MUSTAFAKEMALPAŞA'DA YOLLAR GÖL OLDU
Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde de şiddetli yağmur etkili oldu. Yaklaşık 45 dakika süren yağışta yollar, göle döndü. Saadettin Sarcan Caddesi, sular altında kaldı. Sürücüler, araçlarıyla yollarda ilerlemekte güçlük çekti. Bölgeye BUSKİ ekipleri sevk edildi.

GÖRÜNTÜ GEÇİLECEK 

Haber-Kamera: Hayrettin GÖK-BURSA-DHA
======================

Diyarbakır'da HDP'li belediyeye barınaktaki hayvanlara şiddet tepkisi

Diyarbakır'da HDP'li Büyükşehir Belediyesi Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'ndeki hayvanların aç bırakılıp, şiddet uygulanmasına tepkiler sürüyor.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi bünyesinde bulunan Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sorumlusu K.İ., askeri birliklerden hayvanlar için gönderilen ekmekleri çevredeki fırınlara, hayvanlara verilmesi gereken ilaçları ise veterinere sattığı ve hayvanlar fazla dışkı yapmasın diye aç bırakıldığı iddiaları üzerine görevden uzaklaştırıldı.

Hayvan hakları savunucuların yargıya başvurup, şikayette bulundukları barınakla ilgili önlem alınması istenirken, sosyal medyada hayvanlara uygulanan şiddete yönelik tepkiler ise sürüyor. Sosyal medya kullanıcıları, sorumlu veterinerin görevden uzaklaştırıldığı ve görüntülerini paylaştıkları barınaktaki hayvanlara uygulanan şiddetin sürdüğüne dikkat çekip, HDP'li Büyükşehir Belediyesi'ne tepkilerini dile getiriyor.

Görüntü Dökümü
-------
-Olaya ilişkin ARŞİV görüntüler

DİYARBAKIR, - 

======================

Maganda kurşunuyla yaralanan Efe, yaşam savaşı veriyor
 
Çorum'un Sungurlu ilçesinde, düğünde arkadaşlarıyla oyun oynarken başına isabet eden maganda kurşunuyla ağır yaralanan Muhammed Efe Çolban (13), hastanede yaşam mücadelesi veriyor. Hastanede bekleyen Efe'nin gözü yaşlı annesi Gönül Çolban, suçlunun bulunmasını istediğini belirterek, "Yeter artık oğlumu vuran o maganda bulunsun, artık analar babalar ağlamasın" dedi.

Olay, iki gün önce, ilçeye bağlı Akçakent Mahallesi TOKİ konutlarında meydana geldi. Mahallede düzenlenen düğüne katılanlardan bazıları tabancalarla havaya ateş açtı. Düğüne katılan Muhammed Efe Çolban, arkadaşlarıyla oyun oynadığı sırada kim tarafından ateşlendiği bilinmeyen tabancadan çıkan kurşunun başına isabet etmesi sonucu yaralandı. Kanlar içinde yere yığılan Efe, ihbar üzerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Çorum Hitit Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Hastanenin Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedaviye alınan Efe'nin sağlık durumunun kritik olduğu belirtildi.

'OĞLUMU VURAN KİMSE BULSUNLAR'
Polis ekipleri, magandayı bulmak için çalışmalarını sürdürürken, hastanede yaşam savaşı veren Muhammed Efe Çolban'ın annesi Gönül Çolban, gazetecilere açıklamada bulundu, suçlunun bir an önce bulunmasını istediklerini söyledi. Düğünde oğlunun, arkadaşlarıyla oynadığı sırada başına mermi isabet ettiğini anlatan Gönül Çolban, "Düğün devam ederken havai fişek atılmıştı, o sırada yaralandı. Yanındaki arkadaşına, 'anne ve babamı çağırın' demiş, sonra şuurunu kaybetmiş. Hastaneye götürüldü. Sungurlu'daki hastanede tutanak da tutulmadı. Başında mermi olduğu anlaşılıyor ama tutanak tutulmuyor. Biz Çorum'da öğrendik başında kurşun olduğunu. Çok ihmaller zinciri var. Olayın ört bas edildiğini düşünüyorum. Kovanlar bulunuyor ama kuru sıkı tabancanın mermileri bulunuyor. Gerçek mermiler ortada yok. Bunu kim bana izah edebilir? Kim toplamış bunu? Bu bir adli vaka. Bize sadece kuru sıkı atıldığı söyleniyor ama oğlumun başında gerçek mermi var. Benim oğlumu vuran kimse bulsunlar. Ben bu tür haberleri izlerken bile o kadar ağlardım ve üzülürdüm ki şimdi ben bu duruma düştüm. Allah da onların ciğerlerini yaksın. O silah atanın çocuğuna da gelebilirdi" dedi.

'SON HALİ GÖZÜMÜN ÖNÜNDEN GİTMİYOR'
Gözyaşlarına hakim olmayan anne Çolban, "Oğlumun son hali gözümün önünde gitmiyor. Birileri silah atacak, eğlenecek diye benim oğlum bu halde. Makineye bağlı, ağzında tüp, burnundan sürekli kan geliyor. Kim ödeyecek bunun vebalini? O kişi bulunup, cezasını çekse de bana yetmeyecek, 13 yaşında evladım o benim" diye konuştu.

'BUNLAR KİMSE BULUNSUN'
Baba Mükremin Çolban da oğlunu vuranın en kısa sürede bulunmasını istediklerini dile getirerek, "Bunlar kimse bulunsun, cezalarını ödesinler. Devlet, her önüne gelenin silah almasını engellesin, yasaklansın. Böyle olaylar olduğu zaman çok büyük cezalar verilsin" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

- Çoban çifti röp.

-Yaralı  efenin   kardeşiyle cep telefonuyla çekilmiş görüntüleri

-Hastane

-Detaylar

Haber-Kamera: – Yusuf ÇINAR- ÇORUM
======================

Osmanlı hanedanlığının yaşadıkları 'Hanedan Sürgünü' filminde anlatılacak

Sultan 2'nci Abdülhamid'in 4'üncü kuşak torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu, bir sinema filmi projesi için Düzce'ye geldi. Osmanoğlu, Osmanlı hanedanı mensuplarının yaşadıklarını 'Hanedan Sürgünü' filminde göstereceklerini söyledi.

Abdülhamit Kayıhan Osmanoğlu, 'Hanedan Sürgünü' isimli film projesi için Düzce'deki bazı mekanlarda inceleme yapmak için geldi. Gazetecilerin sorularını cevaplayan Osmanoğlu, ABD'de öldürülen Abdülkerim Efendi'nin sahipsizler mezarlığında bulunan kabrini Türkiye'ye getirmek için çalışma yaptıklarını ifade ederek, "1935 yılında Sultan Abdülhamid Han'ın oğlu Selim Efendi, Selim Efendi'nin oğlu da Abdülkerim Efendi, İngiliz ve Çin istihbaratı tarafından şehit edildi. Biz bunu daha önce de söylemiştik. Bu konuyla alakalı ama biz bilgilendirelim istedik. Bilindik bir markanın Doğu Türkistan'a alınmak üzere görüşmelere gidiyor. Görüşmelerini yaptıktan sonra otel odasında namazını eda ederken, şehit edildi. Bayram öncesinde New York'a gittiğimizde dedemizin kabrini ziyaret ettik. Gerçekten çok duygulandım, Sultan Abdülhamid Han'ın torunu başka bir ülkede gerçekten çok üzüldük. Biz oradaki görüşmelerimizi yaptık. Sağ olsun büyükelçimiz ve konsolosumuz bizlere desteklerini esirgemediler. Devletimiz de esirgemedi. Şu anda Amerika'da birkaç prosedür var. Eylül ayında tekrar oraya gideceğim, oradaki ziyaretler sonrasında bizden DNA testleri istediler, çünkü defnedildiği bölge sahipsizler mezarlığı diye geçiyordu. Şu anda o kadar çok mezarlık var ki hatta dedemin üzerinde birkaç daha meftun var. DNA testini yaptıktan sonra ülkemize getirmek istiyoruz. İnşallah bu sene yetiştireceğimize inanıyorum. Aile büyüklerimiz de çok sevinecek. İnşallah dedemiz Abdülkerim Efendi'yi en kısa zamanda getiririz." dedi.

"İADE-İ İTİBAR İÇİN GEÇ KALINDI"
Osmanoğlu, hanedan mensuplarına iade-i itibar verilmesi için geç kalındığını belirterek, "Biz tabi ki 3 Mart 1924'ten sürgüne gittik. Rahmetli Menderes ve Turgut Özal'dan sonra ülkemize geldik. Son 20 yıldır aslında hepimiz Osmanlı'yı çok seviyoruz. Osmanlı'yı dile getiririz ama maalesef ki Osmanlı'yı biz sözde seviyoruz, özde sevemiyoruz. Bunlar acı gerecekler. Osmanlı ile alakalı lokantalar var, kafeler var, Osmanlı adına her şey var ama hatta arkalarına bile Osmanlı tuğraları asıyorlar, buna rağmen Osmanlı'nın torunlarını görmüyorlar. Bu vesile ile iade-i itibar verilmeli. Geç bile kalınmış bir şey ama bu hem ülkemiz için hem dünyada nasıl farklı hanedanlıklar varsa ülkemizde de olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bunun ülkemize bir değer katacağına inanıyorum." diye konuştu.

"PROJEMİZİ SİNEMAYA TAŞIMAK İSTİYORUZ"
Osmanoğlu, Osmanlı hanedan mensuplarının yaşadıklarını sinema filmi haline getirmek istediklerini vurgulayarak, "Genelde yapmış olduğumuz bazı konferanslar var. Konferanslarda gelen soru şu; 'Siz hangi sarayda otuyorsunuz?' Vatandaşlarımız, milletimiz hanedanın nerede yaşadığını bilmiyor. Hangi ülkede, hangi şartlarda, neler yaşadılar, hangi zorlukları yaşadılar, bir şehzadenin bankta yatması, bir şehzadenin çöpten yemek yemesi, bir şehzadenin otel odasında hizmet görevlisi olarak çalışmasına kadar, Sultan Abdülhamid Han'ın eşi mutfakta bulaşık yıkayana kadar bunları bir çoğumuz bilmiyor. Bizde 'Hanedan Sürgünü' adlı projemizi bir sinema olarak başlamak istiyoruz. Çünkü hanedanın neler yaptığını anlatmamız gerekiyor. 3 Mart'ta sürgüne gitti ama aile nerelere gitti. Nasıl yaşadılar, neler yediler, neler içtiler? Paraya ihtiyaçları vardı ama el açmadılar." dedi.

SULTAN VAHDETTİN'İN KABRİ
Sultan Vahdettin'in de kabrinin Türkiye'ye getirilmesi gerektiğini ifade eden Osmanoğlu, "Suriye'de bulunan Sultan Vahdettin Han'ın mezarının da gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Evet o zaman Suriye Osmanlı toprağıydı ama şu anda tehdit altında. Gelmesi gerektiğini düşünüyoruz. İnanıyorum ki herkesin bunu en az benim kadar istediğini düşünüyorum. Gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Vahdeddin Han Suriye'de ve geldiği zaman herkes bize hak verecek" diye konuştu.

"HAVA SAHASINDAN BİLE GEÇEMEDİK"
Osmanoğlu, sürgün hayatını hak etmediklerini vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Devlet-i Aliyye'nin torunları bunu niçin hak etti? Hak etti mi? Hak etmedi. İsmet İnönü'nün çıkarmış olduğu bir karar düşünebiliyor musunuz? Devlet-i Aliyye'nin torunları bırakın ülkeye girmek Türkiye'nin hava sahasının üzerinden dahi geçmeleri yasaktı. Böyle bir yasa çıkıyor. 700 yıl boyunca hizmet etmiş padişahların nesli olarak, biz de torunları olarak bizleri sürgün ettiler. Tabi ki bu dönemde yaşanan olaylar, sıkıntılar, sağlık problemlerine kadar her şey yaşandı"

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-Kayıhan Osmanoğlu ile röp ve detaylar
HABER-KAMERA: Tezcan SOLMAZ/DÜZCE,

=====================

Otomobil ile çarpışan motosikletin sürücüsü yaralandı

Adıyaman'da, otomobil ile çarpışan motosikletin sürücüsü yaralandı. 

Kaza, öğleden sonra Turgut Reis Mahallesi'nde meydana geldi. Cengiz Orhan yönetimindeki 34 ZV 6593 otomobil ile Yunus Çelik idaresindeki 02 AP 284 plakalı motosiklet çarpıştı. Kazada  yola savrulan motosiklet sürücüsü Yunus Çelik yaralandı. Kazayı görenlerin ihbarıyla gelen sağlık görevlileri Çelik'i, Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürdü. Acil serviste tedaviye alınan Çelik'in sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
---------------------------------
Olay yeri
Yaralı motosiklet sürücüsü
Sağlı ekiplerinin müdahalesi
Yaralının ambulansla taşınması
Kaza yapan araçlardan görüntü
Vatandaşlardan görüntü
Polis ekipleri
Genel ve detay görüntü
Haber-Kamera: Mahir ALAN-ADIYAMAN-DHA)
 


Kaynak: DHA

17 Ağustos 2019 Cumartesi 17:56

Kocaeli, Gebze, DHA, Güncel