Dha yurt bülteni-15

Bingöl'de 27 öğrenci cıvadan zehirlendiği şüphesiyle hastaneye kaldırıldıBingöl'de, pazartesi günü, okulda devirdikleri dolaptan düşen cıvayı oyun hamuru zannedip, oynayan 27 öğrenci, bugün rahatsızlanınca zehirlendikleri şüphesiyle hastaneye kaldırıldı.

Bingöl'de 27 öğrenci cıvadan zehirlendiği şüphesiyle hastaneye kaldırıldı

Bingöl'de, pazartesi günü, okulda devirdikleri dolaptan düşen cıvayı oyun hamuru zannedip, oynayan 27 öğrenci, bugün rahatsızlanınca zehirlendikleri şüphesiyle hastaneye kaldırıldı.

Olay, 16 Eylül Pazartesi günü Sancak İlk ve Ortaokulu'nda meydana geldi. İddiaya göre, bir grup öğrenci, okul içinde koştukları sırada laboratuvar dolabını devirdi. Öğrenciler dolabın içinden düşen cıvayı oyun hamuru zannedip, oynadı. Öğrencilerden biri, bugün Sabah okulda rahatsızlandı. Fenalaşan öğrenci hastaneye götürülürken, okuldaki 26 öğrenci daha aynı şekilde rahatsızlandı. Okula çok sayıda sağlık ekibi sevk edildi. Cıvayla temas ettikleri tespit edilen öğrencilerden 5'i, Elazığ'daki hastaneye sevk edildi.

Zehirlenmeye şüphesiyle hastaneye getirilen öğrencilerden Gülseren Ariş "Pazartesi bu olay oldu. Arkadaşlarımız okuldaki dolaba çarptı. Dolaptan cıva çıktı. Biz de merak ettik ve oyun hamuru sandık biraz oynadık. Arkadaşımız rahatsızlandı. Bugün de biz rahatsızlandık. Buraya geldik ve kan tahlili yaptırdık" dedi.
Öğrencilerin tedavilerinin devam ettiği bildirildi.

Görüntü Dökümü
Öğrencilerin ambulansla hastaneye getirilişi
Öğrencilerden görüntü
Öğrencilerin olayı anlatmaları
Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Aziz ÖNAL/BİNGÖL,

============================

Taşımalı eğitim mağduru çocuklar okula gidemiyor

İzmir'in Bergama ilçesine yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki, yayla turizmi merkezlerinden biri olan Kozak Yaylası'ndaki 16 kırsal mahallede oturan toplam 170 ilk ve ortaokul öğrencisi, bu yıl yönetmelikte yapılan değişiklikle, ücretsiz taşıma hizmetinden yararlanamadı.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Taşıma Yoluyla Eğitime erişim Yönetmeliği'nin, 'Eğitim hakkından yoksun kalması muhtemel bütün öğrencilerin taşıma yoluyla eğitime erişimi sağlanır' ibaresinin yer aldığı 21'inci maddesinde bu yıl değişiklik yapıldı. Değişikliğe göre Bergama'nın Kozak bölgesinde yaşayan ilk ve ortaokul öğrencileri yeni eğitim ve öğretim döneminin başladığı 9 Eylül 2019 tarihinden bu yana okullarına erişim sağlayamıyor. 2018- 2019 döneminin ikinci yarısında lisede taşımalı eğitimin kaldırıldığını ifade eden Öğrenci Veli Derneği (Veli Der) yöneticisi Fikret Ali Parlas, aynı uygulamanın ilkokul ve ortokul öğrencileri için de geçerli olmasına tepki gösterdi. Anayasaya göre ilköğretimin zorunlu ve ücretsiz olduğunu hatırlatan Parlas, "16 köyün 3'ünde okul var. Bakanlık, 'Her öğrenciye en yakın okul en güzel okuldur', diyor. Bizim çocuklarımız 20 kilometre uzaklıktaki okula gidiyor. Çocukların beslenmesinden, eğitiminden tasarruf olmaz. ya köye okul açacaksın ya da bu çocukları ücretsiz olarak taşıyacaksın. Taşıma kapsamındaki çocukların yemek giderleri de karşılanıyordu. Hem ulaşım hakkı hem beslenme hakkı ellerinden alındı" dedi.

'ÖĞRENCİNİN GÜNLÜK MASRAFI 25 LİRA'
Çamavlu Mahalle Muhtarı Mustafa Kocataş da Bergama'da birbirlerine yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta bulunan ve Eshot'un erişim sağladığı 4 köy bulunduğunu hatırlatarak, "Kozak'ta 16 köydeki 170 öğrenci bu uygulamadan etkileniyor. Okula uzaklığı 18 kilometre olan köylerimiz var. Kış aylarında araç olmayan köyler var. Bazı köylere toplu ulaşım bazen hiç gelmiyor bazılarına günde 1 kez 4 köyü dolaşarak geliyor" dedi.
MEB'in 29 Mart'ta bir komisyon görevlendirdiğini anlatan Kocataş, Yukarıbey'deki lise öğrencilerinin ulaşımı hakkında bir araştırma yapıldığını belirterek şöyle konuştu:

"Bu komisyon yerinde inceleme yaptıklarını söyleyerek lise öğrencilerine okula nasıl geldiklerini sormuş. Liselilerin bazıları otobüsle bazıları da kendi imkanlarıyla geliyor. Bu sebepten taşımalı sistemi kaldırdılar. Kozak'ta 5 bin nüfus var. Sabah ve akşam birer kez 29 kişilik bir otobüs 4 köyü dolaşıyor. İlkokula giden öğrenciler Yukarıbey'e taşınıyor. Orada tek bir kantin var. 1 tost 1 ayran 10 lira. 1 öğrencinin günlük masrafı 25 lira. Yetkilileri göreve çağırıyoruz."
Çocuklar da hem arkadaşlarını hem öğretmenlerini özlediklerini söyledi. Bir an önce sıralarına geri dönmek isteyen minik öğrenciler, üzerinde 'Okula gitmek istiyorum' yazılı pankartlarla köy meydanında toplandı.
Okula gidemediği için evde canının sıkıldığını söyleyen öğrencilerden Kaan Durmaz, "Bu yıl 7'ye geçtim ama geçemedim. Çünkü okula gidemiyorum. Geçen sene yemek ücretsizdi. Evim okula uzak. Okula gitmek istiyorum. Arkadaşlarımı çok özledim" dedi.

'KOLAYLIK SAĞLAMAK İÇİN ÇALIŞMALARA BAŞLADIK'
Bergama İlçe Milli Eğitim Müdürü Nuri Kiraz, Bergama'nın bazı kırsal mahallelerinde yaşayan öğrenciler için taşımalı eğitim hizmetinin sona ermesiyle ilgili yaptığı açıklamada şöyle dedi:
"Geçen sene liselerde taşımalı eğitimi kaldırmıştık kimsenin sesi çıkmadı. Bakanlığın yazısı açık, 'Eğer bir yerleşim yerine toplu taşıma hizmet veriliyorsa orada taşımalı eğitim yapılmaz'. Öğrenci bileti 2.5 lira. Bunu vermekten imtina ediyorlar. Her şeyi devletten bekliyorlar. Ama yine de çocuklarımızın okula ulaşımında kolaylık sağlamak için çalışmalara başladık. Vali Bey nezdinde bakanlık ile görüşüyoruz."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-Köy meydanında toplanan öğrenci ve velilerden görüntü,
-Öğrencilerin taşıdığı pankartlardan görüntü,
-Velilerle röp,
-Veli Der yöneticisi Fikret Ali Parlas,
-Muhtarlarla ve çocuklarla röp,
-Çürük okul binasının bahçesinde top oynayan çocuklardan görüntü.
-Anons.
Haber: Nevra UÇKAÇ - Kamera: Tekin GÜRBULAK / İZMİR,  

===========================

Hakkari'deki STK'lardan Diyarbakır annelerine destek açıklaması
 
Hakkari'de bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileri, yaptıkları basın açıklamasıyla, çocuklarının terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırıldığını belirtip HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde oturma eylemi yapan ailelere destek verdi.

Hakkari Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği'nin organize ettiği etkinliğe sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar ve dernek başkanları katıldı. Cuma namazı sonrası Hakkari Valiliği önünde bir araya gelen grup adına basın açıklamasını, Hakkari Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı İbrahim Adıyaman okudu. Anneliğin kutsal bir makam olduğunu, bu nedenle de Diyarbakır'da HDP İl binası önünde oturma eylemi başlatan ailelere destek verdiklerini belirten Adıyaman, şu ifadeleri kullandı:

"Bugün burada yıllardır yüreklerinde evlat hasreti çeken anaların çocuklarını daha oyun oynama çağındayken, kendi rant ve emelleri için dağa kaçırılan oyuncak ve kalem tutması gereken ellere silah verirken, onları kendi emellerine alet eden, kendi çocukları kolejlerde okurken onların saadetleri ve şatafatlı hayatları bu evlatlarımızı ölüme gönderen zihniyeti, yani terörü lanetlemek için toplanmış bulunmaktayız. Diyarbakır'da haykıran evlatlarını arayan annelerin sesini koşulsuz şartsız duymalı ve duyurmalıyız. Tepkimizi en açık bir şekilde göstermeliyiz. Allah hiçbir Anne babayı evladıyla sınamasın. Diyarbakır annelerine destek verdiğimiz, onların acılarına ortak olduğumuz bugünlerde, terör örgütü PKK'nın patronları anaların çığlıkların bastırmak ve gündemden düşürmek için çabalıyorlar. Buradan hep birlikte sesleniyoruz, anaların sesini bastıramayacaksınız, buradan tüm Kürt kardeşlerime seslenmek istiyorum. PKK hiçbir zaman Kürt halkının temsilcisi olmamıştır ve olmayacaktır." 

İbrahim Adıyaman, terörden en çok etkilenen bölgelerin başında geldiklerini de belirterek, "Kandırılarak bir şekilde dağa gitmiş gençlerimize sesleniyorum. Artık annelerimizin yüreğindeki ateşi söndürmek için geri gelin, devletimize teslim olun. Kimsenin maşası olmayın, Türk-Kürt kardeşliği üzerine hesap yapan, araya nifak sokmaya çalışan başta PKK terör örgütü olmak üzere tüm terör örgütlerini lanetliyoruz. Kalbimiz ve insanlığımız sonuna kadar Diyarbakırlı annelerle birliktedir. Kim olursa olsun, hangi görüşten olursa olsun, herkes taşın altına elini koymalı ve bu konuya siyasal bakmamalıdır. Her ortamda barış, kardeşlik, demokrasi, insan haklarından dem vuranlar, duyun ve bu sese ses verin. Bu anaların sesi, tüm milletin sesidir. Bu teröre isyan, teröre lanetin sesidir. Susmak insanlığa ihanettir" dedi.

Görüntü Dökümü
--------------
STK temsilcilerin Hakkari valiliği önünde toplanması
 Hakkari Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı İbrahim Adıyaman'ın basın metnini okuması
Genel Detay

HABER: Mehmet ÖZKAN/HAKKARİ,

==============================

Edirne'deki pazara Yunan ve Bulgar turist akını

Edirne'de cuma günleri kurulan Ulus Pazarı, Yunanistan ve Bulgaristan'dan gelen turistlerin  akınına uğruyor. Döviz kuru farkı nedeniyle Yunanistan ve Bulgaristan'dan araçlarıyla ve turlarla her cuma kentte gelen binlerce turist, kıyafetten zücaciye her şeyi uygun fiyata alarak ülkelerine dönüyor.
Edirne'de her cuma günü kurulan Ulus Pazarı, Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli'den gelen yerli halkın yanı sıra Yunanistan ve Bulgaristan'dan gelen turistlerin akınına uğruyor. Yunan ve Bulgar turistler pazara gelerek kıyafetten zücaciye her şeyi, döviz kurlarının artması nedeniyle kendilerine uygun fiyatla satın alıyor. Ulus Pazarı kurulmasından bir gün önce kente gelen Bulgar turistler, otel ve pansiyonları dolduruyor. 
'ULUSLARARASI PAZAR '
Yunanistan ve Bulgaristan'dan alışverişe gelenlerle 'Ulus Pazarı'nın uluslararası pazarı olma özelliğini taşıdığını söyleyen, Ulus Pazarı Esnaf Kooperatifi (UPEK) Başkanı Bülent Reisoğlu, "Cuma günleri Edirne'de büyük bir yoğunluk oluyor ve pazardaki yoğunluk ekonomiye ciddi anlamda katkı sağlıyor. Yunan ve Bulgar turist akın akın pazara geliyor ve alışveriş yapıyor. Bu ilgiden esnaflarımız çok memnun. Yerli vatandaşlarımızda pazarımıza büyük ilgi gösteriyor. Perşembe akşamından kentte alışverişe gelenler otel ve pansiyonlarda kalıyor. Diğer alışveriş merkezlerinde de canlılık var. Pazarımızda mağaza fiyatına kaliteli ürünlerimiz mevcut. Satışlarımız iyi" dedi. 
Pazarcı esnaflarından Mehmet Can, satışların iyi olduğunu belirterek, "Yunan ve Bulgar turist hemen her sattığımızı satın alıyor. İşlerimiz çok iyi. ve her gün müşterilerimiz artıyor. Ülkelerinde satılan ürünle buradan aldığı ürün arasında çok fark var. Ucuz olması alımı etkiliyor" dedi.
TOPTAN ALIYORLAR
Pazarcı esnafından Seyfettin Güler ise Bulgaristan'da mağazası olanların pazardan toptan alıp ülkelerindeki mağazalarında sattıklarını söyledi. Güler, "Burada bizim ürünlerimizi toptan alıp ülkelerindeki mağazalarda satıyorlar. Bizim fiyatlarımız çok uygun. Malum döviz kuru farkı var ve onlar bunları çok iyi değerlendiriyorlar. Yunan ve Bulgarların en çok aldığı ürünler giyim eşyası. Ev eşyaları ve yiyecek sırasıyla devam ediyor" şeklinde konuştu. 
Bulgaristan'dan gelen ve aralarında soydaşların da bulunduğu turistler, pazardan satın aldıkları ürünlerin, ülkelerinde satılanlardan daha kaliteli ve ucuz olduğunu söyledi.

Görüntü Dökümü
--------------
Pazardan genel detay
Alışveriş yapanlar
Bülent Reisoğlu ile röp.
Detay görüntü
Esnaf ile röp.
Farklı açıdan detay
Muhabir Ali Can Zeray'ın anonsu.
Ulus Pazarı tabelası
Bulgaristan'dan gelenler ile röp.
Genel detay görüntüler

Haber-Kamera: Ali Can ZRERAY-Olgay GÜLER/EDİRNE,

==========================

İklim krizine dikkat çekmek için sahile rüzgar gülü bıraktılar
 
Antalya'da, 20- 27 Eylül Küresel İklim Grevi haftası nedeniyle bir grup ilkokul öğrencisi, iklim krizine karşı yenilenebilir enerji kaynaklarına dikkat çekmek için rüzgar gülleri yaparak sahile bıraktı.

İklim krizine karşı başlattığı mücadeleyle dünya çapında milyonları etkileyen İsveçli aktivist Greta Thunberg'in (16) de her cuma günü okula gitmeyip konuya dikkat çekmesiyle, dünyanın birçok ülkesinde çocuklar etkinliğe destek vermek için bugün okullarına gitmedi. Antalya'da da bazı çocuklar okula gitmeyerek eyleme destek verdi. 'Küresel İklim Grevi'nde ekolojik, doğayla uyumlu bir yaşam kurulmasını ve iklim krizine karşı somut adımlar atılmasını isteyen Konyaaltı Güneş Koleji öğrencileri, dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili'nde rüzgar gülleri yaparak küresel ısınmanın tehlikelerine işaret etti.

SAHİLDE RÜZGAR GÜLLERİ
Yaklaşık 30 öğrenci, öğretmenleriyle birlikte doğa bilimci biyomühendis Hüseyin Çağlar İnce'nin sosyal sorumluluk oluşumu Doğadabuan'ın doğa dersi kapsamında, etkinliğine katıldı. Öğretmenlerin verdiği malzemelerden rüzgar gülleri yapan öğrenciler, küresel ısınma nedeniyle önümüzdeki yıllarda kaybedilme riski taşıyan Konyaaltı Sahili'ne, rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına ve iklim krizine dikkat çekti. Etkinliğe katılan öğrenciler, fabrikalardan çıkan zehirli gazların sera etkisi yaparak her geçen gün dünyayı daha çok kirlettiğini, dünyanın daha çok ısınarak küresel ısınmaya sebep olduğunu vurguladı.

ÇOCUKLAR YETİŞKİNLERE SESLENDİ
Öğrencilerden Asya Dora Karataş, fabrika ve egzoz gazlarının dünyaya yayılmasının buzulların erimesine neden olduğunu belirterek, "Lütfen fabrika bacalarına filtreler takın, daha dikkatli olun" dedi. Fabrika gazlarının dünyayı kirlettiğini ve denizlerde yükselme olduğunu belirten Osman Tanay Can, "Konyaaltı ve Türkiye'de başka yerler su altında kalabilir. Ormanlarımızı yok etmeyin, ormanlarımızı kesersek afetler başımıza gelebilir" diye konuştu. Fabrikaların zehirli gazlarının ozon tabakasına zarar verdiğini söyleyen Deniz Ekici de, "Ozon tabakası zarar gördüğü için güneşin zararlı ışınları Kuzey Kutbu'ndaki hayvanların evini yok ediyor" ifadelerini kullandı.

BEKLENEN SICAKLIK ARTIŞI 4 DERECE
Tüm dünyada küresel ısınma ve iklim değişikliğinin önemli bir konu haline geldiğini belirten biyomühendis Hüseyin Çağlar İnce, "Gerçekten de çağımızdaki en büyük sorun aslında. Bütün siyasi olayların, savaşların bile üstünde bir konu olduğuna inanıyoruz. Bugünkü verilere göre dünyada bütün önlem alınsa dahi sıcaklık artışını çekebileceğimiz minimum nokta 2 derece. Önümüzdeki 20-30 yıllık süreçte bunun 4 derece artmasından korkuluyor. Minimum bütün önlemler alındığı ve 2 derece olduğunda dahi şu anda bulunduğumuz Konyaaltı Plajı'nı kaybediyoruz" diye konuştu.

KONYAALTI, Belek VE KUNDU SAHİLLERİ TEHLİKEDE
Küresel ısınmaya bağlı buzullar eridiğinde, denizlerin yükselmesi ve kıyı zonlarında ciddi anlamda kayıplar olacağına işaret eden İnce, "Örneğin Antalya turizm bölgesinde Konyaaltı, Belek ve Kundu'yu tamamen kaybedeceğimiz gözüküyor. Bunlar bilimsel gerçekler. Sadece bu suyun yükselmesi mevzu değil. Küresel ısınmanın tetiklediği birçok şey var. Akdeniz'de suyun ısınmasından dolayı Kızıldeniz'den gelen birçok deniz canlısı adaptasyonu çok hızlandı. Etrafta balon balığı, aslan balıkları gibi, diğer canlı türlerinin yaşamasına izin vermeyen balıkların yaşadığını görüyoruz. Deniz popülasyonu değişiyor. Akdeniz'in ciddi anlamda balıkçılık potansiyelini de tehdit ettiğini görüyoruz. Zehirli balıklar nedeniyle yüzülemeyecek duruma gelmesi de söz konusu" dedi.

KIYILARDA FIRTINALAR ARTTI
Geçen yıl özellikle kıyı bölgelerde çok hissedilen fırtına artışlarını da hatırlatan İnce, "Ülkemizin pek de alışık olmadığı hava sistemleri, buna yönelik binalar ve yerleşim yapılarımızın uygun olmadığını görüyoruz. Küresel ısınmayla birlikte dereler, göller, yeraltı su kaynaklarımıza sahip çıkmamamızdan dolayı ileride su sıkıntısının çıkması da çok muhtemel. Ülkemiz su havzalarını, HES'ler, barajlar ve kanallarla birer birer kaybediyor. Su yayıldığı ovayı beslerken, kanallaştırdığımız, HES'lere aldığımız nehirle artık boşa akmasına neden oluyoruz. Bunun gibi birçok gündem var" diye konuştu.

ÇOCUKLAR GELECEĞİNDEN ENDİŞELİ
Rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir enerjiye dikkat çekmek için çocukların öğretmenleriyle rüzgar gülleri hazırladığını belirten İnce, "Derslerde de bu sorunları anlatırken çok sıkıntı çekiyoruz. Olabildiğince pozitif yaklaşmaya çalışıyoruz, ama gelecekte bekledikleri tehlikelerden dolayı tedirgin oluyorlar" dedi.
Okul öğretmenlerinden Behice Başak Öz ise küresel ısınma nedeniyle Konyaaltı Sahili de kaybolma tehlikesi altında olduğu için çocuklara yenilenebilir enerjiyle ilgili bir çalışma yaptırdıklarını söyledi. Başak Öz, "Özellikle parlak renkleri seçerek farkındalığı daha da artırmak istedik" şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü
--------------
-Çocukların detay görüntüleri
-Çocuklar rüzgar gülü yaparken görüntüleri
-Sırası ile öğretmenlerle ve öğrencilerle röpörtaj
-Sahilin detay görüntüleri
-Sahilde yüzen vatandaşlardan görüntü
-Rüzgar güllerinden detay görüntü

Haber: Mehmet ÇINAR- Kamera: Emrah GÜL/ANTALYA  

==============================

Göl Festivali başladı

Burdur Belediyesi'nin bu yıl 6'ncısını düzenlediği Göl Festivali kortej yürüyüşüyle başladı.

Köprübaşından Şeker Meydanı'na kadar Belediye Bandosu eşliğindeki süren yürüyüşe CHP Burdur Milletvekili Mehmet Göker, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, CHP İl Başkanı İzzet Akbulut, belediye meclis üyeleri, İl Genel Meclisi üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

Şeker Meydanı'ndaki törende konuşan Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, '6 yıl önce 'Göl yoksa Burdur yok' diyerek festivale başladıklarını kaydetti. Burdurluların ortak sorunu, kaygısı olan Burdur Gölü'nün çekilmesine dikkat çekmek istediklerini belirten Ercengiz, "Burdur Gölü, Burdur'un var olduğu günden beri belki de Burdurun var olma sebebi olan en büyük doğal kaynağımız. İnsanlar medeniyetleri su kenarlarına kurar. Suyun olduğu yerde hayat vardır. Su yoksa toprakta yoktur, tarım da yoktur. 'Burdur Gölü'nü kaybetmemeliyiz' dedik. O günden bu yana sesimizi duyurabilmek için, sesimizin yettiği her platformda gayretimizi gösterdik. Bugün 857 kodundan 839 koduna düşmüş Burdur Gölü 'artık ben gidiyorum' diyor. Buna bir önlem almak zorundayız. Yerel yönetim olarak Burdur Gölü'nün çığlığını, sesini duyurabilmek için her platformda elimizden gelen gayreti gösteriyoruz" diye konuştu. 

Konuşmaların ardından sanatçı Umut Kaya konser verdi. Göl Festivali kapsamında Burdur Yamaç Paraşütü Yelken Kanat Havacılık Kulübü ile Burdur Belediyesi işbirliğinde yamaç paraşütü etkinliği de düzenlendi. 12 ilden 60 sporcu atlayış yaptı.

Etkinlikler kapsamında Cumhuriyet Meydanı'nda Burdur Fotoğraf ve Gençlik Derneği üyelerinin eserlerinden oluşan fotoğraf sergisi açıldı.

Görüntü Dökümü
--------------
-Yürüyüşten
-Ali Orkun Ercengiz'in konuşması
-Konserden
-Yamaç paraşütü
-fotoğraf sergisi
-detay
Haber- Kamera: Mesut MADAN/BURDUR,  


Kaynak: DHA

20 Eylül 2019 Cuma 15:39

Bingöl, Burdur, Güncel, Son Dakika

Son Dakika