Dha Yurt Bülteni-17

Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde 'Türkiye'nin Geleceği' Tartışıldı Four Seasons İstanbul'un oturum sponsorluğunda gerçekleşen 'Türkiye'nin Geleceği' oturumunda teknolojinin gelişimi, verimlilik ve Türkiye'nin potansiyelini daha iyi kullanması konuları değerlendirildi.

Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde "Türkiye'nin Geleceği" Tartışıldı
 
Four Seasons İstanbul'un oturum sponsorluğunda gerçekleşen 'Türkiye'nin Geleceği' oturumunda teknolojinin gelişimi, verimlilik ve Türkiye'nin potansiyelini daha iyi kullanması konuları değerlendirildi.
Moderatörlüğünü BNP Paribas Cardif Türkiye CEO'su Cemal Kişmir'in yaptığı panele T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarı Osman Çelik, Migros CEO'su Özgür Tort, Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Begümhan Doğan Faralyalı, Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Garih ve Tay Group Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Toprak katıldı.
"Her zaman ülke sevgisini her şeyin üzerinde tutarak işimizi yapmaya çalıştık"
Panelde ilk konuşmayı yapan Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Begümhan Doğan Faralyalı, ilk olarak Doğan Medya Holding'in satışıyla ilgili bilgi vererek, "Doğan Grubu olarak birçok farklı sektörde var olduk. Önemli bir ayağı medyaydı, 40 yıllık bir medya tecrübemiz oldu. Medya sosyal sorumluluğu yüksek bir sektör. Her zaman ülke sevgisini her şeyin üzerinde tutarak işimizi yapmaya çalıştık" dedi.
Faralyalı, şimdi medya sektöründen çıktıklarını ama farklı sektörlerde Türkiye'ye hizmet vermeye devam edeceklerini belirtti.
"Hukuk ve özgürlükler olmadan sürdürülebilir ekonomik gelişmeler mümkün değil"
Faralyalı, Türkiye'de en önemli konulardan birinin yapısal reformlar olduğunu belirterek, "Hukuk ve özgürlükler olmadan sürdürülebilir ekonomik gelişmeler mümkün değil" dedi.
Kadınların işgücüne katılım oranının artırılması gerektiğini söyleyen Faralyalı, "OECD ortalamasını yakalarsak, 2025'te GSMH'yi yüzde 20 artırabiliriz" dedi.
Faralyalı, Türkiye'nin önündeki bir diğer önemli konunun nitelikli eğitim olduğunu belirterek, "12 senede 14 kat eğitim harcaması yaptık ama bunu performansa dönüştüremiyoruz. Lise sonuçlarında Türkiye 50'nci sırada" diye konuştu.
Faralyalı Türkiye'de internet kullanım oranının yüzde 67 olmasına rağmen bu alanda da verimliliğin yakalanamadığı görüşünü dile getirdi. Faralyalı, bu konularda başarılı olunduğunda Türkiye'nin ilk 10 ekonomi içine gireceğine inandığını belirtti.
"Türkiye reformlarla önemli yol kat etti"
Başbakanlık Hazine Müsteşarı Osman Çelik ise Türkiye ekonomisinin 2000'li yılların başından beri gerçekleştirdiği reformlarla önemli yol kat ettiğini söyledi. Çelik, artık daha rekabetçi, yüksek katma değer oluşturan ve yenilikçi bir ekonomiye geçme ihtiyacının bulunduğunu belirtti.
Çelik, tasarrufların artırılması için önemli çalışmaları olduğunu belirterek, "Bireysel emeklilik sisteminde bugün itibariyle katılımcı sayısı yedi milyon kişiye ulaştı. Konut hesabı, çeyiz hesabı gibi konuları da destekliyoruz. 220 ton altının yastık altında bekletildiği yönünde değerlendirmeler var. Altına dayalı kira sertifikası gibi uygulamalarla, bu altını da ekonomiye katmaya çalışıyoruz. Hazinenin bu tip ürünleri piyasada gösterge de oluyor. Hazinenin ardından bankalar da daha sonra bu alanlara giriyorö diye konuştu.
Çelik, finansmana erişim çerçevesinde ise kredi garanti fonunun işleyişinde yeni bir yapılanmaya gidildiğini ve bankacılık sistemini entegre ederek piyasaya kaynak sağlandığını belirtti. Çelik, yeni yatırımcıları ve girişimcileri desteklemeye devam edeceklerini söyledi.
"Büyüme trendini hiç kesmeden sürdürmeliyiz"
Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir de, dünya ekonomisinin iyi bir yere doğru gittiğini, Türkiye'nin de gerekli tedbirleri alarak buna ayak uydurabileceğini belirtti ve ekledi:
"Dünya büyüyor, biz de büyüyoruz. Bu büyüme trendini hiç kesmeden sürdürmeliyiz. 2016'da küçülmeyi beklerken bir baktık Türkiye ekonomisi yüzde 4 büyüdü. 2017'de yüzde 7 gibi bir büyüme oranı yakaladık. 2018'de de bu büyüme devam edecek ve tek rakamlı enflasyona düşebileceğimize inanıyorum. Birçok seçim olmasına rağmen, disiplini bırakmadan bugüne geldik bundan sonra da böyle devam etmeliyiz."
"Üretim kadar finansman da önemli"
Özdemir, dünyada havaalanı işletmeciliğinde yap işlet devret modelini dünyada en iyi uygulayan ülkenin Türkiye olduğunu belirterek, "Sabiha Gökçen Havalimanı'nı rekor sürede 18 ayda bitirdik. Üçüncü havalimanında beş Türk firma bir araya gelerek, altyapıda başarılı olmanın önemli olduğunu gördük. 1915 Çanakkale Köprüsü'nde de iki Türk firması ve iki Kore firması bir araya gelerek konsorsiyum kurduk, ihaleye girdik ve kazandık. Üç milyar Euro tutuyor projenin tamamı. Burada bunun yapılması kadar finansmanın nasıl çözüleceği de önemliydi. Kore'den, Kuveyt'ten, Çin'den, Hollanda'dan para getirdik, islami kuruluşlardan para topladık" diye ekledi.
"Ortadoğu ve Afrika'da Türk müteahhitlerin gücü artıyor"
Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Garih sözlerine müteahhitlik sektörüne dair bilgiler vererek başladı. Türkiye'nin sektörde dünya ikincisi olduğunu söyleyen Garih, sektörde 25.5 milyar dolarlık ciro bulunduğunu aktırdı. 1972'den bu yana Türk müteahhitlerinin üstlendikleri projelerin toplamının 355 milyar dolarlık ciro oluşturduğunu söyleyen Garih Ortadoğu ve Afrika'da Türk müteahhitlerinin pazarda hızla öne çıktıklarını vurguladı.
Garih, "Bizim mühendislerimiz çok güçlü. Türk mühendislerin iyi eğitimli, çok çalışkan, dürüst, vefakar, samimi olduğunu görüyoruz" diye konuştu.
Enerji sektöründe ise nükleerin temiz bir enerji olduğunu söyleyen Garih, dünyada nükleerin toplam enerjiye oranının yüzde 10.5 olduğunu belirtti. 2023 civarında Türkiye'de de nükleer enerjinin aynı oranlara geleceğini ifade etti.
Enerji dağıtımında da Türkiye'nin önemli bir yere geldiğini söyleyen Garih, Türkiye'de enerji dağıtımının yüzde 10'unu kendilerinin yaptıklarını söyledi.
Garih, turizmde ise Türkiye'nin dünyanın altıncı büyük destinasyonu; gelen turist sayısının 32 milyon olduğunu söyledi ve "Hızla 50 milyonu yakalamamız gerekir" diye konuştu. Garih, Türkiye'nin ortalama yüzde 5.5 büyümeyi sürdürdüğünde orta vadede dünyanın en büyük 10'uncu ekonomisi olabileceğini belirtti.
"Tekstil sektöründe inanılmaz rekabet var"
Tay Group Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Toprak ise tekstil sektörünün fason üretim gibi görüldüğünü ancak tasarım, lojistik, inovasyon gibi birçok aşamadan geçilerek bir ürün sunulduğunu belirtti.
Toprak, "Bunları yapmadığımız zaman bu fiyatlara bu ürünü satmamız mümkün değil. Uzakdoğu firmaları, böylesine katma değeri olmayan ürünleri yarı fiyatına satıyor. Biz de pantolon üretiyoruz ama inovatif ürünler satıyoruz. Hepsinden önemlisi pazarın bakış açısıyla bir ilişki kuruyoruz. Bu sayede hala bizim tekstil üretimimiz devam ediyor" dedi.
Toprak, Türkiye'de tekstilin yan sanayisinin de çok güçlü olduğunu ve dünyanın hiçbir yerinde bu hızda yeni ürün yapabilme kabiliyeti olmadığını belirtti. Toprak, tekstilin inanılmaz rekabetçi bir sektör olduğunu aktararak bir tarafta tasarım rekabeti, bir tarafta fiyat rekabetinin şirketleri zorladığını ifade etti.
"Şehirlerimiz ve beldelerimiz marka olmalı"
Toprak, turizm yatırımlarından da bahsederek, şehirlerimizin ve beldelerimizin marka olmasının da çok önemli olduğunu söyledi ve havaalanlarından yollara kadar bir çok unsurun da bu açıdan önem kazandığını dile getirdi. Türkiye'ye gelen turistlerin ortalama üç buçuk gün kaldığını belirten Toprak, "Turistlerin bir gün daha kalmasını sağlasak bile gelirlerimizi yüzde 25 artırabiliriz" diye konuştu.
Toprak çok çalışarak ülkemizi geliştirebileceğimizi belirterek, Çin ve Japonya'nın da aynı aşamalardan geçtiğini ve kendi imkanlarımızı kendimiz yaratarak bu başarılara bizim de imza atabileceğimizi belirtti.
"Üretici ve perakendecinin aynı kalp atışını hissetmesi lazım"
Migros CEO'su Özgür Tort da, perakende sektörünün GSMH içinde ikinci sırada, istihdamda ise tarım ve sanayiden sonra üçüncü sırada geldiğini söyledi. 45 bin çalışanın yüzde 40'ının kadın, yöneticilerinin ise yüzde 30'unun kadın olduğunu söyleyen Tort, sektörün her gün kendisini yenilediğini söyledi ve ekledi:
"Ülkemizin potansiyeline hep inandık. Mağaza sayımız iki binleri geçti. Organize perakende şu anda yüzde 33'te. 110 bin adet de organize olmayan perakende noktası bulunuyor.
"Üretim önemli ama üretmek değil satmak gerçek marifet. Üretici ve perakendecinin aynı kalp atışını hissetmesi lazım.
Uluslararası ticaretle ilgili kendi deneyiminden de bahseden Tort, "Oğlum Çin'den ürün sipariş ediyor. Bir dolarlık kargo ücretiyle bir haftada geliyor. Uluslararası rekabette dezavantajlıyız. Lojistik ve bilişim altyapımız istediğimiz seviyede değil" diye konuştu.
Tort, elektronik ticaretin de başlı başına bir sektör olduğunu söyleyerek, "Öyle mağazalarımız var ki cirosunun yüzde 25'ini e-ticaretten sağlıyor. Bu bir lojistik oyunu, başka bir şey değil. Elektronik ve fiziki ticaret modellerinin iç içe olduğunu düşünüyorum, birlikte büyüyebilecek sektörler. Dijitalizasyonu sadece e-ticaret için değil, fiziki mağazalar için de düşünmeliyiz" diye ekledi.
Bursa  
==============================
Uludağ Ekonomi Zirvesi başladı (10)
TÜRKİYE'DE ÜRETİMİN GELECEĞİ
Uludağ Ekonomi Zirvesi'nin 'Üretimin geleceği' konulu oturumu Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın'ın moderatörlüğünde, Akkök Holding İcra Kurulu Başkanı Ahmet C. Dördüncü, BASF Türkiye CEO'su Buğra Kavuncu, Betek Boya Genel Müdürü Tayfun Küçükoğlu, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Genel Müdürü Temel Kotil ve SOCAR Türkiye CEO'su Zaur Gahramanov'un katılımıyla gerçekleşti.
Yatırımlara dair konuşan Akkök Holding İcra Kurulu Başkanı Ahmet C. Dördüncü, "Yatırıma ihtiyaç var mı, elbette ihtiyaç var. Çünkü istihdam için, ülkenin büyümesi için, refah seviyemizi ilerletmek için yatırıma ihtiyaç var. Tabii ne tür yatırımlara ihtiyaç var derken, biraz orada daha seçici olmak gerekiyor. Sanayinin geçirdiği Türkiye'deki evrelere bakacak olursanız, bir zamanlar hiçbirşey yoktu, ne üretirseniz satabiliyordunuz. Biz bu dönemleri yaşadık. Bu evrelerin içinde ilerledikçe biraz daha kaliteye, maliyete bakar olduk bunun sebebi rekabet ortamı oluştu ülkede. Bu şekilde satmaya başladık, fakat kalite ve maliyet de artık olmazsa olmazlardan. Diğerlerinden çok fazla sizi ayırt eden bir şey değil. Rekabet ortamının getirdiği bir şeyö dedi.
"Biz kendi tasarruflarımızdan yatırım yapamıyoruz, başkalarının tasarruflarını getirerek Türkiye'ye yatırım yaptırıyoruzö diyen Ahmet C.Dördüncü, "Dışarıdan tasarrufları getirirken de Türkiye'nin cari açığına geliyoruz, dışarıdan para getirince ister istemez buna sebep oluyoruz. İthalat ve ihracatımızda farklar var. İthaalat rakamlarından pek bahsetmiyoruz. Türkiye'deki cari açık gayrisafimilli hasılanın yüzde 5,5-6 seviyesinde bu çok büyük bir kırılganlık arz ediyor, bugünlerde yaşıyoruz. Dolar da 4 liranın üzerine çıktı, bütün bunlarda ise en önemli unsurlardan bir tanesi cari aşık. Cari açığın Türkiye'de 2 ana unsuru var. Bir tanesi enerji. Türkiye bu anlamda maalesef fakir bir ülke, yurtdışından ithal etmek zorundayız, üzerinde çalışmamız gereken daha çok tasarruf etmemiz gereken bir nokta. 2. cari açık kimya sanayinde. 2017'de kimya sektöründe aldığımızda sattığımız arasında 25 milyar dolarlık fark var. Kimya sanayisi denilince, bizde hakikaten tahmin edilmeyecek kadar ileri seviyede fikri mülkiyet birikimi var. Dolayısıyla biraz daha üzerine varılacak olsa kimya sektöründeki bu cari açığın belirli ölçülerde azaltılması, kimya sektörüne yapıalcak yatırımların çok çok önemi var. Kimya sektörüne girelim deyince, kimyada nereye gireceğiz. Türkiye'nin en önemli sorunlarından bir tanesi, değeri artık fazla olan ürünlere giriyor olmamız. Değer zincirinde o zincirin bütün değerlerinden faydalanıyor olmamız lazım. İlk başta yaptığınız yatırımlar en yüksek yatırımlardır, oralardaki getirileriniz görece daha azdır ama oradan çıkan ürünleri tüketicye yaklaştırdığınız zaman değerde daha çok farklı olur. Kumaşı satmakla, gömlek ve pantolon satmak daha karlı bir iştir. Katma değeri daha çok olan ürünlere, değer zincirinin en sonuna dek gidecek ürünlere yatırım yapmalıyız diye düşünüyorumö diye konuştu.
BASF Türkiye CEO'su Buğra Kavuncu ise, üretim tesislerini değerlendirerek, "Türk sanayisi endüstri 4.0'a hazır mı, dijitalleşmeye hazır mı? Türkiye'nin önündeki problemleri aşabilmesi için katma değerleri yüksek olan ürünleri üretebilmesi lazım. Birçok etken ile birlikte en önemli faktör bizim hala katma değerleri yüksek olan ürünleri üretecek noktaya gelmemiş olmamızdır. Dijitalleşmenin önemine bakarsak; fabrikalarımızda beklenmeyen duraklamalarda ortaya çıkan ciddi kayıplar var. Bu kayıpları beklenmeyen duraklanmaları, hatta iş kazalarını önlemek mümkün. İş kazalarında maalesef karnemiz çok kötü. Dünya sıralamasındaki bu algımızın da bozulması lazım. Dolayısıyla fabrikaların önden görebilmesi ve anlamı çok büyük. Sanayimiz bunun farkında bu değişimi, dönüşümü yapmak zorunda olduğunun farkında fakat bu treni kaçırmamamız lazım. Dijitalleşmenin dünyayı daha güzel hale getireceğini düşünüyorum. Dünyayı kirleten atıkların oluşmasını engelleyecek daha verimli bir dünya olacak. Fakat dijitalleşmenin getirdiği bir takım riskler var, işsizlik gibi. Dijital bilgiyi elinde tutan güç odakları oluşmaya başlayacak. Dijital diktatörlük olmaması için devletin de regülasyon ile ilgili tedbirleri alması gerekiyorö ifadelerini kullandı.
Betek Boya Genel Müdürü Tayfun Küçükoğlu da Türkiye'nin cari açığına değinerek "İnşaat boyaları sektöründe geldiğimiz durum itibariyle, hiçbir ithal ürüne ihtiyacı yok. Biz yüzde 26 Alman ortağımızın karşı çıkmasına rağmen 1 milyon metrekarelik potansiyeli olan sektörde 15 milyon metrekarelik yatırım yaptık. Amacımız ısı yalıtım seferberliğini başlatmak, sektörümüzü büyütmek ve sadece Türkiye'nin değil Avrupa'nın lideri olmak. 6,5 milyar liralık tasarruf edildi, KDV'yi düşersek 5 milyar liralık cari açığın azalmasına vesile olduk. Yaşadığımız süreçte globalleşme, dijitalleşme, bütün dünyada ülkeler arası sınırın kalktığı ülkelerin ve bireylerin diğer ülkeler tarafından etki altında kalınabilir hale geldiği süreçteyiz. Sürpriz gelişmelere ve fırsatlara hazır olabilmeyliz. Sürpriz tuzaklara da dayanıklı olabilmeliyiz. İşimizi geçmişten daha iyi yapmalıyız. Bunu yapmak için de her sene daha az kaynakla daha çok iş yapmamız lazım. Kaynaklarımızı sanayicilik altyapısını geliştirmekte kullanıyoruz. Almanlara anlatamadığım bir konu var ki, 45 gün 2 ay ile hammadde tedariğimizi yapıyoruz. Esnaf bankalarla sıcak ilişki içerisinde değil, ben Almanlara bunun neden böye olduğunu anlatamadım. Bir türlü nedenini çözemediler. Bizim becerileri yüksek bankacılık sektörü dağıtım kanalları esnafımızı finanse edebilir, risk yönetimini daha iyi yapabilir. Tek başımıza yetenekle uluslar arası rekabette başarılı olamayız güçlerimizi birleştirmeliyiz. Sınırlı sermayemizi bunu sanayiciliği teknolojiyi, AR-GE'yi geliştirerek uluslar arası rekabete daha hazır olmamızı bekliyorumö açıklamasını yaptı.
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Genel Müdürü Temel Kotil de Türkiye'deki mühendislerin yetersiz kaldığını belirterek, "Türkiye'de iyi mühendisler var, ancak bir noktada kalıyor. Türkiye'mizde bunlar olmadığı için kendi otomobilimizi, kendi uçağımızı yapamadık. Dünyada en iyi bu işi kim biliyorsa bulup getirmemiz gerekiyor ve biz getiriyoruz da. O kadar yüksek maaşlar vermek de gerekiyor. Türkiye bugüne kadar çok güzel şeyler yaptı, ikincilikler, birincilikler ama asıl para yüksek teknolojide. Uçan bir cisim ile uçmayan arasında fiyat farkı 10. Harcanan mühendislik parası 500 milyon ile 5 milyar dolar arasında para harcıyorsunuz. Ama o kadar da pahalı satıyorsunuz. Benim buradaki tavsiyem Türkiye, teknolojide oyuncu olmalı. Amerika ise, Amerika. Almanya ise Almanya. Rekabet edecek bir ürün çıkarması gerekiyor. Beoing, Airbus'tan daha fazla projelerim var ama eksiğimiz bu işi yapmış insanlar. Bu işi yapmış çok insanımız yok, bizde eğitim uçağı tasarlamış kişimiz yok, savaş uçağı tasarlayan kişimiz yok kendimiz yetiştirelim dersek bizim ömrümüz yetmez. Bilgiyi ithal edelim, makineyi burada üretelim inşallahö dedi.
SOCAR Türkiye CEO'su Zaur Gahramanov de "Türkiye'ye 19,5 milyar dolar yatırım yapmışız son yıllarda. PETKİM'i özelleştirince iş bitmedi, PETKİM'i her yıl yatırım yaptık. Türkiye'nin cari açık hesabını kapatmak için tüm yatırımlarımızı bu yere çekiyoruz. Tek bir PETKİM'den 50 milyon dolar tasarruf yaptık, projelerimize devam ediyoruz. Türkiye'ye bir iki yıl için gelmedik, Türkiye bizim dünyaya kapımızdır, uzun soluklu bakıyoruz. Petro-kimya ve enerji sektöründe yatırımlar yapılacak. Türk bankalar 16 yıllık kredi vermekte çekiniyor. O paralar yabancı bankalara gitti. Biraz farklı görüntü olmalı, büyük endüstriyel projelerin geri verme zamanı 15-16 yıl olmalıö diye konuştu.
BURSA  
=============================================
Bakan Fakıbaba: 15 ülkeye patates tohumu ihraç edeceğiz (2)
'SÖZLEŞMELİ TARIMA GEÇMEMİZ LAZIM'
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Ayhan Şahenk Tarım Bilimleri Fakültesi'ni ziyaret ederek, öğrencilerle bir araya geldi. Fakıbaba, daha sonra laboratuvar ve uygulamalı çiftliklerde incelemelerde bulundu. Gazetecilerin, 'Depoda bekleyen, satılmayan patateslerle ilgili nasıl çalışma yapacaksınız?' sorusunu yanıtlayan Bakan Fakıbaba, şöyle konuştu:
"Başbakan'ımız da söz verdi ve ihraca teşviki verildi. Şu anda depoculukla ilgili benden arkadaşlar istekte bulunuyorlar. Ben de elimden geldiği kadar yardımcı olacağım. Yani bizim mutlaka ve mutlaka tarımda talebe göre arz üretmemiz lazım. Yani mutlaka ihtiyaç neyse onu yapmamız lazım. Dün akşam çiftçi arkadaşlarımızla bir araya geldim. Onlarla konuştum. Onlar da bize hak veriyor. Fazla üretim olduğu zaman onlar da üzülüyorlar, biz de üzülüyoruz. İhtiyaca göre, bir şeyler üretmemiz lazım. Bu bağlamda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olarak mutlaka sözleşmeli tarıma geçmemiz lazım. 81 köyü başlattık, esasında burada başka bir köye gidecektik ama bazı aksilikler oldu. En kısa sürede direkt köye geleceğim ve sözleşmeli çiftçilik müessesesini biz başlatacağız. Bundan sonra insanlar ürettikleri şeyi garantili bir şekilde alıcısı olduğunu bilecekler ve ona göre üretecekler ama yine biz çiftçimizi yalnız bırakmayacağız. Biz bu mesajı aldık ve bu mutlaka Bakanlara Kurulu'na ileteceğim."
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, üniversite ziyaretinin ardından 15 Temmuz kahramanı, şehit Piyade Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir'in kabrini ziyaret edip, dua etti.
Görüntü Dökümü
-----------------------
Üniversite ziyaretinden genel görüntü
Uygulama alanlarında inceleme yaparken görüntü
Fidan dikerken görüntü
Uygulamalı çiftliklerde inceleme yaparken görüntü
Bakanın açıklaması
SÜRE: 2'39"      BOYUT: 176 MB
HABER-Kamera: Ali KADI/NİĞDE,
=================================
Kanserden ölen Rumen kadın, Cemevi'nden son yolculuğuna uğurlandı
MUĞLA'nın Bodrum ilçesinde, kanser tedavisi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Rumen uyruklu 40 yaşındaki Elena Nicoleta Mainea Bektaş, Bodrum Cemevi'nde düzenlenen törenle gözyaşları içinde son yolculuğuna uğurlandı.
Bodrumlu marangoz Şenol Bektaş'ın yıllar önce tatil için gittiği Romanya'da tanışıp, daha sonra evlendiği iki çocuğunun annesi Elena Nicoleta Mainea Bektaş (40), 2017 yılının Ocak ayında rahim kanseri olduğunu öğrendi. Birkaç hastanede yapılan kontrollerin ardından aynı yıl mart ayında özel bir hastanede tedaviye alınan Elena Nicoleta Mainea Bektaş, iddiaya göre, 3 ay sonra iyileştiği söylenerek taburcu edildi, Eylül ayında tetkiklere gelmesi istendi. Bektaş kontrole geldiğinde, kanserin vücuda yayıldığı ortaya çıktı, bir ay sonra ise felç oldu.
Bunun üzerine Şenol Bektaş, hayat arkadaşının eksik tedavi nedeniyle felç olduğunu ileri sürüp Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Savcılığın soruşturması sürerken Elena Nicoleta Mainea Bektaş'ın tedavisine de hastanede devam edildi. Talihsiz kadın, doktorların müdahalelerine rağmen dün (perşembe) tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
Bektaş için bugün Bodrum Cemevi'nde cenaze töreni düzenledi. Törene Bektaş'ın eşi Şenol Bektaş, kardeşi Florin Mainea, arkadaşları ve yakınları katıldı. Florin Mainea, ablasının tabutunun başından bir an olsun ayrılmadı. Bektaş'ın cenazesi cemevindeki törenin ardından Bitez Mezarlığı'na götürülüp, gözyaşları içinde toprağa verildi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-Rumen uyruklu Elena Nicoleta Mainea Bektaş'ın eşi Şenol Bektaş ile fotoğrafı
-Cemevindeki cenaze törenindeng örüntü
-Mezarlıkta genç kadının eşi Şenol Bektaş, kardeşi Florin Mainea'nın mezarı başında gözyaşı dökmeleri
-Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Nilüfer DEMİR / BODRUM (Muğla),
====================================
Şehit Pilot Üsteğmen, Samsun'da gözyaşlarıyla uğurlandı
NEVŞEHİR'in Gülşehir ilçesi Ovaören köyü yakınlarında eğitim uçuşu sırasında düşen F-16 savaş uçağının şehit olan pilotu Üsteğmen Yasin Boy 'un cenazesi, memleketi Samsun'da gözyaşlarıyla toprağa verildi.
Şehit Hava Pilot Üsteğmen Yasin Boy'un cenazesi, Samsun Çarşamba Havalima'nda karşılandıktan sonra Zeytinlik Mahallesi'ndeki baba evine getirildi. Evin bulunduğu sokak Türk bayrakları ile donatıldı. Burada şehidin yakınları Türk bayrağına sarılı tabutun başında dua etti. Şehidin 4 yaşındaki oğlu Meriç Eymen Boy da bir yakının kucağında babasının cenaze aracının içindeki tabutunun yanına getirildi. Meriç Eymen, şehit babasının tabutuna son kez baktı. Burada Kuran-ı Kerim okunup, helallik alındı.
Şehit Hava Pilot Üsteğmen Yasin Boy'un cenazesi daha sonra cenaze töreni için Büyük Cami'ye getirildi. Şehit babası Ayhan Ramazan Boy, Türk bayrağına sarılı tabutu başında gözyaşı döktü. Şehit babası güçlükle ayakta durabildi. Çağla Boy da şehit eşinin tabutuna sarılıp ağladı. Eşinin tabutunu öpen Çağla Boy, "Aşkım sana doyamadım. Yiğidim" dedi.
Şehidin annesi Güllü, dedesi Recep, şehidin ağabeyi Rasim ve kardeşi Hava Astsubay Levent Boy da gözyaşı döktü.
Düzenlenen cenaze törenine ayrıca Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, Vali Osman Kaymak, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, şehidin yakınları ve vatandaşlar katıldı.
Şehit Hava Pilot Üsteğmen Yasin Boy'un cenazesi ikindi namazı sonrasında kılınan cenaze namazının ardından bir süre kortej eşliğinde top arabasında taşındı. Ardından şehidin cenazesi Kıranköy Mezarlığı'ndaki şehitlikte toprağa verildi. 
Görüntü Dökümü:
-----------------------
-Şehidin cenazesinin baba ocağına getirilmesi
-Şehidin oğlunun cenaze aracında babasının tabutunu görmesi
-Şehit oğlundan detay
-Helalik alınması dua edilmesi
-Şehidin cenazesinin camiye getirilmesi
-Cenaze namazının kılınması
-Dua edilmesi
Şehidin eşinin tabuta sarılıp ağlaması
-Tabutun taşınması
-Şehidin cenazesinin top arabasında taşınması
-Detaylar
Haber-Kamera: Yaprak KOÇER-Gökhan İÇKİLLİ/SAMSUN,  
====================================
Uludağ Ekonomi Zirvesi başladı (11) MEDICANA ZIRVEYE DAHİL OLDU
MEDICANA Sağlık Grubu Kurumsal İletişim Direktörü Kurtuluş Okutan, Uludağ Ekonomi Zirvesi'nin yıllardır var olduğunu söyledi. Bu yıl Bursa'da yapılan yatırım dolayısıyla Zirve'ye de acil sağlık hizmeti sponsoru olduklarını ifade eden Okutan, "Uzman ekiplerimizle hem revir, hem de 2 ambulans ile destek veriyoruz. Revirimiz bir hayli talep gördü. İş dünyasından yorulanlar bize geliyor. Desteklemekten mutluyuz. Medicana, 25 yılı aşkındır sağlık sektöründe hizmet veren öncü bir kurum. Son hastanemizi Bursa'da Ocak ayında açtık. Büyük bir yatırım oldu. Marmara Bölgesi'nin de en büyük yatırımlarından biri. Hem Bursa'da, hem de Zirve'de olmaktan memnunuz" dedi.
BURSA
====================================

Kaynak: DHA

23 Mart 2018 Cuma 18:13

Mesut Toprak, İstanbul, Uludağ, Türkiye, Politika, Güncel