DHA YURT BÜLTENİ - 17

Eşini dövüp, çocuklarına istismarda bulunduğu iddia edilen sanığa tutuksuz yargılamaGAZİANTEP'te, eşi E.B. adlı kadına şiddet uygulayarak, ilk kocasından olan çocuklarına istismarda bulunduğu iddiasıyla hakkında dava açılan Y.B.'nin yargılanmasına devam edildi.

Eşini dövüp, çocuklarına istismarda bulunduğu iddia edilen sanığa tutuksuz yargılama

GAZİANTEP'te, eşi E.B. adlı kadına şiddet uygulayarak, ilk kocasından olan çocuklarına istismarda bulunduğu iddiasıyla hakkında dava açılan Y.B.'nin yargılanmasına devam edildi. 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada savcı, mütalaasında, sanığın küçük yaştaki çocuklara cinsel istismar ve tehdit suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasını istedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutuksuzluk halinin devamına karar verdi.

Kentte 2 çocuğu ile yaşayan E.B., 4 yıl önce ikinci eşi olan Y.B. ile evlendi. Yaklaşık 1,5 yıl önce mahkemeye başvuran E.B., eşinin çocuklarına istismarda bulunarak, kendisini de dövdüğü iddialarıyla boşanma ve ceza davası açtı. Sanık Y.B. hakkında, 'küçük yaştaki çocuklara istismar' iddiasıyla 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Davanın bugün görülmeye devam edilen duruşmasına tutuksuz sanık Y.B. gelmezken, müşteki çocukların annesi E.B. ile avukatı Bilgehan Sayın katıldı. Davaya Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UÇİM) avukatları da taraf olarak katıldı.

Sanık avukatı, davada, müvekkilinin suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Duruşma savcısı ise açıkladığı mütalaasında sanığın, çocuklara cinsel istismar ve eşi E.B. ile çocukları tehdit suçunun sabit olduğunu söyleyerek, ayrı ayrı cezalandırılmasını istedi. Mahkeme heyeti de sanığın tutuksuz olarak yargılanmasına devam edilmesine karar verdi.

'PSİKOLOJİK BASKIYA DEVAM EDİYOR'

Duruşma sonrası açıklama yapan UÇİM Gaziantep Hukuk Koordinatörü avukat Esra Bozkurt, "Bugün üvey babası tarafından istismara uğrayan ve Gaziantep 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde sanığın yargılamasının yapıldığı duruşmaya katıldık. Bugün 2'nci celse görüldü. İlk celsede olduğu gibi bugün de sanığın tutuklanması talebi reddedildi. Ayrıca savcı tarafından mütalaa açıklandı ve bunda çocukların istismara uğradıklarının sabit olduğu ve bu nedenle sanığın cezalandırılması yönünde talep oldu. Bunun dışında anne ve diğer küçük çocuk için de tehdit suçlarının işlendiğine ve bu yönde de ceza alması talep edildi. Duruşma 18 Haziran'a atıldı. Bu tarihe kadar sanık maalesef tutuksuz olarak serbest gezecek. Bu karar tabi ki bizi ve toplum vicdanını yaralamıştır. Ancak biz karar celsesinde olumlu bir karar çıkacağını ve adaletin yerini bulacağını temenni ediyoruz. Sanığın dışarıda olmasının olumsuz yönleri var. Önceki celseden 1 hafta önce zanlı çocuğun karşısına çıkmaya cesaret göstermiştir. Psikolojik baskıya devam ediyor" dedi.

'MAHKUMİYET KARARI VERİLECEĞİNE İNANCIMIZ TAM'

Sanığın eşi E.B.'nin avukatı Bilgehan Sayın ise davanın sonraki duruşmasında karar çıkacağını beklediklerini belirterek, şunları söyledi:  

"Dava sonuçlanmadı ancak savcı sanığın cezalandırılması yönünde mütalaa verdi. Her iki çocuk yönünden de nitelikli cinsel istismar suçlaması ile cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca cinsel istismar sırasında ve sonrasında çocukları tehdit ettiği için cezanın bu nedenle artırılmasını da talep etti sayın savcılık. Mağdure ve mağdurenin annesi müşteki açısından da silahla tehdit suçunun oluştuğunu ileri sürerek ayrıca ceza verilmesini talep etti. Tutuklama talebi çıkmadı. Bizim tutuklama talebimiz oldu iddia makamı talebimizin kabulüne karar verilmesini talep etti. Mahkeme bu aşamada takdir hakkını tutuksuz yargılamaktan yana kullandı. Ancak bu bir beraat kararı değildir. Tam tersi iddia makamının mütalaası bizim yargılama sürecinde doğruları söylediğimize ve kendimizi iddia makamına anlatabildiğimizi gösteriyor. Mahkemenin de sağduyulu olup delilleri layıkıyla takdir edeceğine ve hakkaniyetli bir şekilde mahkumiyet kararı vereceğine bizim inancımız tamdır."

Duruşma, 18 Haziran 2020'ye ertelendi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------

Gaziantep Adliyesi

UÇİM üyeleri

Avukat Esra Bozkurt ile röp.

Avukat Bilgehan Sayın ile röp.

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Eyyüp BURUN-GAZİANTEP

===========================

İntihar eden hemşire, intihardan önce eşiyle görüntülü konuşmuş (2)

SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI 

İzmir'in Bornova ilçesinde, şırıngayla koluna enjekte ettiği sıvı sebebiyle ölen, Ege Üniversitesi Hastanesi'nde hemşire, evli ve 1 çocuk annesi Müjgan Ö.'nün (Özgen -30), cenazesi, bugün yakınlarında İzmir Adli Tıp Kurumu morgundan alındı. Yakınları, Özgen'in cenazesini toprağa verilmek üzere Muğla'nın Yatağan ilçesinin Bağyaka Mahallesi'ndeki baba evine getirildi. Helallik alınmasının ardından evlerinin bahçesinde, cenaze töreni düzenlendi. Cenazeye Müjgan Ö.'nün eşi Yusuf Ö., babası Mehmet K. (Kartal), anne Nevcihan K., ağabeyi Erkan K. ve yakınları katıldı. İkindide kılınan namazın ardından Müjgan Ö., gözyaşları arasında Bağyaka Mezarlığında toprağa verildi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------

Cenazenin omuzlarda taşınması

Anne Nevhinan K.'nin ağlaması

Cenaze namazının kılınışı

Cenaze namazında Müjgan Ö.'nün eşi Yusuf Ö.'nün görüntüsü

Haber- Kamera: Cavit AKGÜN / MUĞLA,

============================

Oğlunu bıçaklayan baba tahliye edildi

BOLU'da, tartıştığı oğlu Şahin Dönmez'i (23) bıçaklayarak 20 santim bağırsağını kaybetmesine neden olan Cihan Dönmez, ilk duruşmada tahliye edildi.

Olay, geçen yıl Ağustos ayında merkeze bağlı Doğancı köyünde meydana geldi. Bolu Belediyesi'nde taşeron işçi olarak çalışan Cihan Dönmez, iddiaya göre maddi sebeplerden dolayı tartıştığı oğlu Şahin Dönmez'i karnından bıçakla yaraladı. Şahin Dönmez, hastaneye kaldırılırken, olay yerinden kaçan Cihan Dönmez polis tarafından yakalandı. Cihan Dönmez tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hastanede uzun süre tedavi gören Şahin Dönmez ise tedavisinin ardından taburcu oldu. Şahin Dönmez geçirdiği ameliyatlar sonucu 20 santimetre bağırsağını kaybetti.

Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde, 'adam öldürmeye teşebbüs' suçlamasıyla tutuklu yargılanan Cihan Dönmez ilk kez hakim karşısına çıktı. Babası tarafından bıçaklanan Şahin Dönmez'in de katıldığı duruşmada olay gününü anlatan Cihan Dönmez, oğlunun kendisini darp ettiğini, ancak kendisinin öldürmek gibi bir kastının olmadığını belirterek, "Olay günü evde yalnızdım ve alkol alıyordum. Daha sonra yeğenim Necati de benim yanıma geldi. Beraber alkol alırken Necati sosyal medya üzerinden canlı yayın yapmıştı. Yeğenim evden ayrıldıktan kısa bir süre sonra oğlum Şahin eve geldi. Geldiğinde o da alkollüydü. Aynı zamanda Necati'yle arasında bizim yaşadığımız ev konusunda sıkıntıları vardı. Necati'nin canlı yayın yaptığını görünce yaşadığımız evi ona vereceğimi düşünerek bana bağırmaya başladı. Evi Necati'ye verip vermeyeceğimi sordu. Ben de 'yok' dedim. Bana 'Verirsen sen de Necati gibi şerefsizsin' dedi ve yüzüme tükürdü. Ben de bunun üzerine tokat attım. O da bana iki kez yumruk vurdu. Sonra sehpa ile omzuma vurdu. Ardından da çıkış kapısının oradaki sopa ile bana vurmaya çalıştı. Ben de ayakkabılığın yan tarafında bulunan ekmek bıçağını elime aldım. Oğlumu sırtından tutup kapıdan atmaya çalıştım. Kavga ederek dışarı çıktık. Elinde sopa olduğundan dolayı kendimi korumak için bıçağı salladım. Eşim ve kızım, oğlumun yaralandığını söyleyince ne yaptığımı anladım. Evladımı kesinlikle öldürme niyetim yoktu. Oğlumdan şikayetçi değilim. Bu olay nedeniyle pişmanım ve tahliyemi istiyorum" dedi.

Şahin Dönmez ise babasına karşı davranışlarından dolayı pişman olduğunu söyleyerek, "Olay günü arkadaşlarımla alkol içmiştim. Kız arkadaşım ve işim nedeniyle canım da sıkkındı. Eve geldiğimde babam Necati'nin bana kızgın olduğunu söyledi. Ben de sebep yok ki diyerek çıkıştım. Babamla tartıştım. Küfür ettiğimi hatırlamıyorum. Babam bana tokat vurdu. Ardından kovaladı. Yine sehpa ile vurup vurmadığımı hatırlamıyorum. Sopayı da korunmak için aldım. Dışarı çıktığımızda tartışma devam ediyordu. Arabama binecekken anahtarın evde olduğunu fark ettim. Gerdi döndüğümde babamın bıçağı salladığını gördüm. Sonrasını hatırlamıyorum. Olay günü ben fazla alkollüydüm. Babamdan şikayetçi değilim. Babama yaptıklarımdan pişmanım" diye konuştu.

Daha sonra olayla ilgili tanıkların ifadesi dinlendi. Sanık avukatı Cihan Dönmez'in tahliyesini talep etti. Mahkeme heyeti, Cihan Dönmez'in kaçma şüphesinin bulunmaması nedeniyle tahliyesine ve tutuksuz yargılanmasına karar verdi. Duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------

-21 Ağustos 2019 arşiv görüntüleri

HABER: BOLU,

==============================

Yoldan çıkan kamyonet ağaca çarptı: 1 ölü, 2 yaralı

SAMSUN'un Çarşamba ilçesinde sürücüsünün kontrolünden çıkıp, ağaca çarpan kamyonetteki, Hüseyin Semiz, hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı.

Kaza, saat 15.30 sıralarında Çarşamba-Ayvacık kara yolu Kemer Mahallesi mevkisinde meydana geldi. Hayrettin M. idaresindeki 55 HK 014 plakalı ağaç yüklü kamyonet, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıktı. Kontrolden çıkan kamyonet, yol kenarında bulunan ağaca çarparak durabildi. Kazada yaralanan sürücü ile araçta bulunan Hüseyin Semiz ve Hüseyin A, 112 Acil Servis ekiplerince Çarşamba Devlet Hastanesine kaldırıldı. Tedavi altına alınan Semiz, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------

-Kaza yerinden görüntüler

HABER KAMERA:  Mehmet Emin COŞKUNDERE/Çarşamba (SAMSUN),

==========================

Kömür sobası faciasında ölen Seda, son yolculuğuna uğurlandı

DENİZLİ'de, evlerinde kömür sobasından sızan karbon monoksit gazından zehirlenen ve kaldırıldığı hastanede doktorların müdahalesine rağmen yaşamını yitiren ortaokul öğrencisi Seda Kesikbaş (13), gözyaşları içinde son yolculuğuna uğurlandı. Kesikbaş'ın tabutuna pembe gelinlik serildi.

Merkezefendi ilçesi Gerzele Mahallesi 103 Sokak'ta bulunan müstakil bir evde sobadan sızan karbon monoksit gazından zehirlenen Hayırseverler Ortaokulu 6'ncı sınıf öğrencisi Seda Kesikbaş, kaldırıldığı hastanede dün yaşamını yitirdi. Kesikbaş'ın karbon monoksit gazından etkilenen ikizi Sude ve kardeşi Sena (8) da Denizli Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Kardeşler buradan Özel Sağlık Hastanesi'ne sevk edildi. Sude ve Sena Kesikbaş'a hiberbarik odasında vücutlarındaki karbon monoksit gazının atılması için basınçlı oksijen tedavisi uygulandı. Kardeşlerin sağlık durumlarının iyiye gittiği belirtildi.

Yaşamının baharında hayata gözlerini yuman Seda Kesikbaş'ın Pamukkale Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Kurumu Morgu'ndaki otopsinin ardından yakınları tarafından alınan cenazesi, ilk olarak Gerzele Mahallesi'ndeki evlerinin önüne getirildi. Kesikbaş'ın üzerine pembe gelinlik serilen tabutu evin önüne geldiğinde gözyaşları sel oldu. Burada helallik alınmasının ardından Kesikbaş'ın cenazesi, ikindide Servergazi Merkez Camisi'ne götürüldü. Burada düzenlenen törene Merkezefendi Kaymakamı Adem Uslu, Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ali Değirmenci, Seda'nın öğretmenleri ve öğrenci arkadaşları, yakınları ve sevenleri katıldı. Kılınan namazın ardından Kesikbaş'ın cenazesi, Servergazi Mezarlığı'na götürülüp, toprağa verildi.

Baba Hüsamettin Kesikbaş, cenaze töreninde kızını kaybetmenin üzüntüsünü yaşadıklarını belirtip, "Allah, kimseye böyle bir acıyı yaşatmasın.  Dün evde sobayı yakıp işe gitmiştik. Telefonda acı haberi aldık" dedi.

Öte yandan Savcılık tarafından başlatılan soruşturma kapsamında sobada yakılan ve evde bulunan kömürlerden incelenmek üzere numune alındığı bildirildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

----------------

-Ölen Seda Kesikbaş'ın fotoğrafı

-Cenaze töreninden görüntü

-Helalik alınmasından görüntü

-Öğretmenlerinin Seda Kesikbaş'ın ardından göz yaşı dökmesi

Haber-Kamera: Deniz TOKAT / DENİZLİ,

=========================

Ilgaz Yıldıztepe Kayak Merkezi'nde kurtarma tatbikatı

ÇANKIRI Ilgaz Yıldıztepe Kayak Merkezi'nde 124 personelin katılımı ile kurtarma tatbikatı gerçekleştirildi.

Ilgaz Yıldıztepe Kayak Merkezi'nde düzenlenen tatbikatta senaryo gereği, çığ düşmesi, kayakçıların ormanda kaybolması ve teleferik arızası nedeniyle bölgeye Kastamonu ve Çankırı'dan Afet ve Acil Durum (AFAD), Ulusal Medikal Kurtarma (UMKE), Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ve itfaiye ekiplerinden oluşan 124 personel sevk edildi. Ekipler kar altında mahsur kalan ve kaybolan kişileri kurtarırken, teleferikte mahsur kalanlar ise, JAK timleri tarafından halatlar yardımıyla tek tek indirildi. Ekipler daha sonra bu kişileri, kurulan sağlık çadırına taşıdı.

'TATBİKATLARI HER YIL DÜZENLİ YAPIYORUZ'

Çankırı AFAD Arama ve Kurtarma Ekip Amiri Hakan Köroğlu, tatbikatın başarıyla gerçekleştirildiğini söyleyerek, "Tatbikatımızın planını bir aydır yapıyoruz. Bu tatbikatlarımızı her yıl düzenli olarak yapmaktayız. Geçmiş yıllarda bu tatbikatın aynısını Kastamonu kısmında yaptık. Bu yıl da Yıldıztepe tesislerinde yaptık. Tatbikatımız çok şükür kazasız, belasız istenildiği amaca uygun şekilde gerçekleştirmiştir. Emeği geçen tüm arkadaşlarımızı canı gönülden kutluyoruz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

----------------

-Tatbikattan görüntü

-Köroğlu'nun açıklaması

Haber-kamera:  Ramazan SARICI/ÇANKIRI, 

==========================

Edirne'de 950 nüfuslu köy, 'Bocuk Gecesi' için 40 bin katılımcı bekliyor

EDİRNE'nin Keşan ilçesinde, Balkan geleneği 'Bocuk Gecesi' etkinliği için hazırlıklar tamamlanırken, gecenin yapılacağı 950 nüfuslu Çamlıca köyüne 40 binin üzerinde katılımcının gelmesi bekleniyor.

Balkan geleneği olan 'Bocuk Gecesi' etkinliği, Keşan Belediyesi, Keşan Ticaret ve Sanayi Odası, Çamlıca Köyü Muhtarlığı ve köy halkının iş birliğiyle 18 Ocak 2020 tarihinde Keşan'a bağlı Çamlıca köyünde gerçekleştirilecek. Gece için yapılan hazırlıklar tamamlanırken, 950 nüfuslu Çamlıca köyündeki etkinliklere 40 binin üzerinde katılımcı bekleniyor.

'CADILAR BAYRAMI OLARAK ALGILANMASI DOĞRU DEĞİL'

Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu ise belediye olarak 'Bocuk Gecesi'ne destek verdiklerini belirterek, "Geleneksel 'Bocuk Gecesi' her yıl Ocak ayı içerisinde Çamlıca köyünde kutlanıyor. 'Bocuk Gecesi' önemli bir geçmişe sahip Balkan kültürü. Bu gece cadılar bayramı olarak algılanıyor ama bu doğru değil. O dönemlerde Balkanlar'da yaşayan Hristiyanlar kendi geleneklerine göre domuz pişirirken, Müslümanlar da kabak tatlısı pişirerek bu geleneği yerine getiriyorlarmış. Bu gelenek Çalıca köyünde de Müslümanların yaptığı gibi yaşatılmaya çalışılıyor. O akşam herkesi geceye katılmaya ve kötülüklerden korunmak için kabak tatlısı yemeye davet ediyoruz. Eğer o gece kabak tatlısı yenirse geleneğe göre o yıl kötülüklerden, hastalıklardan uzak kalınıyor. Eskiden hane halkı beyaz çarşaflar giyilerek ve pencereler çalınarak korkutulurmuş. Bu kabak tatlısının da korkutularak yenmesi gerekiyor. Bu gelenek tabi yıllar içerisinde bazı değişikliklere uğramış" dedi.

ÖNÜMÜZDEKİ YIL ETKİNLİKLER 2 GÜNE YAYILACAK'

Bu yıl Türkiye genelinde 37 şirketin 'Bocuk Gecesi'ne tur düzenlediğini ifade eden Helvacıoğlu, "37 şirketten geceye turlarla insanlar gelecek. Yaklaşık 40 bin kişinin geceye katılması bekleniyor. Çok farklı etkinlikler misafirlerimizi bekliyor. Önümüzdeki yıl bu etkinliği 2 güne yaymayı planlıyoruz" diye konuştu.

'KORKU VE EĞLENCEYE DOYACAKLAR'

Çamlıca Muhtarlığı Avrupa Birliği (AB) Proje Koordinatörü Tahir Demirel, hazırlıkların tamamlandığını sahne gösterileri için provalara başlayacaklarını belirterek, "Gençlerimizi, bocukla ilgili fikirler edinmesi için yaşlılarımızla bir araya getirdik. Daha sonra dekor hazırlıklarına başladık. Yaklaşık 3 aylık bir çalışmayla figürlerimizi tamamladık. Gecede sahne gösterileri olacak. Bocuk'u anlatan bir oyun sahnelenecek. Köyden bocukla ilgili hikayeler de sahneye taşınacak. Sokaklarda pencereler çalınarak, ev korkutması yapılacak. Gecede şarkıcı Oğuz Berkay Fidan da sahne alacak. Oyuncu Ergin Kılıkçıer de programın sunuculuğunu yapacak. Çamlıca'nın 3 ayrı sahnesinde, 3 ayrı sahnede alternatif eğlenceler olacak. Korku ve eğlenceye doyacaklar."

KABAK TATLISI İKRAM EDİLECEK

Davetlilerde her evde pişirilecek yöreye özgü kabak tatlısı ikram edileceğini ifade eden Demirel, "Yazın bocuk için insanlar kabağını ekiyor. Birkaç ton kabak pişecektir. Bocuk menüsü de oluşturuluyor. Yöreye özgü akıtma da insanlar bulabilecek" diye konuştu.

'40-50 BİN KİŞİ ARASI KATILIM BEKLENİYOR'

Tahir Demirel, son 3 yılda Bocuk Gecesi'ne katılımcıların arttığını dile getirerek, "Katılımcılar her yıl katlanarak çoğaldı. Geçen yıl 20 bin civarında bir giriş oldu. Bu yıl 40-50 bin kişi arası katılım bekleniyor. Bu nedenle insanları erken saatlerde köye davet ediyoruz. Erken gelmelerinde fayda var" dedi.

Köy sakini Ufuk Çarkı da 'Bocuk Gecesi' için tüm hazırlıkların tamamlandığını ve kendi yaptıkları korku figürlerini köyün çeşitli yerlerine yerleştirdiklerini söyledi.

BOCUK GECESİ

Orta Çağ'dan kalma bir gelenek olan Bocuk Gecesi'nde, inanışa göre 'Bocuk' denen varlığın eve gelmemesi ve kötülük yapmaması için her evde mutlaka kabak pişirilir. Gecede kabak tatlısı, ince akıtma, kar suyunda haşlanmış mısır, armut, ayva, çekirdek, badem, kuzinede fırınlanmış yer fıstığı, ceviz gibi yiyecekler yenir. Bu gecede kabağın yanı sıra mutlaka akıtma yapılır. Geceye, aile halkı, komşular ve akrabalar katılır. Gençler, çarşaflara bürünerek komşularını 'Bocuk geliyor' diye korkuturlar. 'Bocuk' diye adlandırılan varlığın beyazlar içinde insan görünümünde gezdiğine inanılır. Bocuk Gecesi, ayrıca kışın en sert gecesinin simgesidir. Gece suya tahta atılır ve tahta sabah suyun üzerinde donmuş olarak bulunursa, o evdeki kişilerin o yıl boyunca sağlıklı, sıhhatli, dayanıklı ve güçlü olacağına inanılır.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------

-Bocuk gecesi için hazırlanan figürler

-Köydeki tarihi bina

-Tarihi binadaki figürler

-Binadaki hayvan iskeletleri

-Köy meydanı

-Köy meydanındaki figürler

-Köydeki Çamlıca yazısı

-Köydeki insanlar

-Çamlıca Muhtarlığı AB Proje Koordinatörü Tahir Demirel röp.

-Köy sakini Ufuk Çakır röp.

-Köyün yaşlılarıyla röp.

-Detaylar

Haber-Kamera: Ünsal YÜCEL/KEŞAN(Edirne),

============================

Tekirdağlı öğrencilere havacılığı anlattılar

TÜRK Hava Yolları'nda (THY) görevli pilot, kabin görevlisi, teknisyenlerin, Tekirdağ'da öğrencilere havacılığı anlattığı seminerde konuşan kaptan Pilot Serdar Can, "İnandığınız süre boyunca her şeyi yapabilirsiniz. Hiç şüphe etmeden" dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı ile iş birliği içinde havacılık sektöründe faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarından olan Tüm Sivil Havacılar Derneği (TÜSHAD), Türkiye Hava Yolu Pilotları Derneği (TALPA), Hava Yolları Kabin Memurları Derneği (TASSA) ve Uçak Teknisyenleri Derneği (UTED) tarafından sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında havacılık alanındaki pilot, kabin memuru, uçak teknisyenliği gibi meslekleri öğrencilere tanıtmak, havacılık faaliyetleri ile ilgili bilgi vermek, gelişen havacılık sektörüne yönelik farkındalık oluşturmak ve öğrencilerin topluma yararlı bireyler olarak yetişmesine destek olmak amaçlarıyla Tekirdağ'da ortaokul öğrencilerine yönelik seminer gerçekleştirildi. Süleymanpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde düzenlenen ve çeşitli okullardan 100 öğrencinin katıldığı semineri eğitmen olarak pilot Serdar Can, kabin memuru ve uçak teknisyenliğinde görev alan Umut Karagöz, Sinem Vural ve Günay Esen verdi.

Türkiye havacılık tarihinde havacılık okulunu bitirdikten sonra pilotluğa yurt dışında başlayan ilk 100 kişiden 1'i olduğunu belirten kaptan pilot Serdar Can, "Tek amacım her zaman havayla ilgili. Bir gün bir yazı okumuştum. 'Bana ağırlık merkezini gösterin ben onu uçururum'. Herhangi bir cismin uçabildiğinden bahsediyordu. Hava yüzeyi olarak tanıtıldı. Havanın kaldırma kuvvetinden faydalanarak uygulandı bu. Fakat günümüzdeki teknoloji de herhangi bir yüzey olmasına gerek yok. Kanatsızda uçabiliyor artık. Daha da ileride çok daha iyi olacak. Hikayemde eğer üniversite sınavını kazandıktan sonra bir amacım havacılıktı. Ailem izin vermiyordu. Yaşım çok küçüktü başladığımda. Ama bir şeye inanıyordum. Yapmak istiyordum. Bıkmadan usanmadan yapacağım, diyordum. Esası da işin sırrı bu. İnanacaksınız. Ben oğluma ve kızıma da söylüyorum. İnandığınız süre boyunca her şeyi yapabilirsiniz. Hiç şüphe etmeden. Bir hocam vardı. Bana dedi ki 'Bak yurt dışından böyle şeyler var'. Amerika'ya gittim, Amerika'da uçmaya başladım, 2 sene o sürdü. Bütün hepsini yaptım sonra Türkiye'ye geldim. O zaman Türk Hava Yolları yurt dışındaki pilotları istiyorlardı. Türkiye'nin ilk 100 kişisiyiz biz. Türkiye tarihindeki ilk 100 kişisinden birisiyim ben de" diye konuştu.

Kabin memurluğu mesleğinin tanıtımını yapan Sinem Vural da "Hayalini kurduğum bir meslekti. Her zaman bana sorarlardı; 'Ne olmak istersin' diye. Ben de havacı olmak isterdim. Belki kaptanımız gibi bir kaptan olamadım ama en azından bu sektörde yer alıyorum. Bu beni çok mutlu ediyor. Yabancı bir dil istiyorlar. Çünkü farklı ülkelere gidiyoruz. Farklı kültürleri görüyoruz ve onların kültürlerini bilmek istiyoruz" dedi. 

Tekirdağ Milli Eğitim Müdürü Ersan Ulusan ise Milli Eğitim Müdürlüğü olarak öğrencileri hayata en iyi şekilde hazırlamanın gayreti içinde olduklarını söyledi. Ulusan, "Onların meslek seçimlerinde de doğru rehberlik, doğru yönlendirme bizim yapmış olduğumuz çalışmalardan bir tanesi. Gerekse eğitsel rehberlik gerekse mesleki rehberlik öğretmen arkadaşlarımızın ve okulumuzun yaptığı çalışmalardan bir tanesi. Bu anlamda öğrencilerimizin belki de en merak ettiği havacılık sektörü ile ilgili birbirinden farklı alanlarda çalışan isimlerle çalışacak öğrencilerimiz. Hem onlar için hem de bizler için oldukça anlamlı bir gün. Çünkü dediğimi gibi çok merak ettikleri ve sorularının cevabını bulma imkanına sahip olacaklar" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------

-Seminere katılanlar

-İstiklal Marşı ve saygı duruşu

-İl Milli Eğitim Müdürü Ulusan'ın konuşması

-Toplantı salonundan detaylar

-Salondaki öğrenciler

-Pilot Can'ın konuşması

-THY çalışanlarının konuşmaları

-Öğrencilerin pilotu dinlemeleri

-Detaylar

Haber-Kamera: Ruhan YALÇIN/TEKİRDAĞ,


Kaynak: DHA
16 Ocak 2020 Perşembe 18:45

Son Dakika