Dha Yurt Bülteni-2

1)ZEYTİN DALI HAREKATI'NDA 48'İNCİ GÜN; 3 BİN 55 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİSURİYE'nin Afrin kentindeki terör örgütlerine yönelik 48 gündür sürdürülen 'Zeytin Dalı Harekatı'nda etkisiz hale getirilen terörist sayısı 3 bin 55 oldu.

1)ZEYTİN DALI HAREKATI'NDA 48'İNCİ GÜN; 3 BİN 55 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ
SURİYE'nin Afrin kentindeki terör örgütlerine yönelik 48 gündür sürdürülen 'Zeytin Dalı Harekatı'nda etkisiz hale getirilen terörist sayısı 3 bin 55 oldu. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından 20 Ocak'ta, Türkiye'nin sınır hattı ile bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanması, bölge halkının, teröristlerin baskı ve zulmünden kurtarılması amacıyla Suriye'nin kuzeybatısındaki Afrin bölgesinde PKK/KCK/PYD-YPG'li ve DEAŞ'lı teröristlere yönelik başlatılan 'Zeytin Dalı Harekatı'nda 48'inci güne girildi.
Genelkurmay Başkanlığı, terör örgütü hedeflerinin kara ve hava operasyonlarıyla imha edilmesi ile sürdürülen harekatın başından bu yana 115'i son 24 saatte olmak üzere toplam 3 bin 55 teröristin etkisiz hale getirildiği açıklandı.
KİLİS/DHA
========================================================
2)ALKOLLÜ GENCİN TEKME ATTIĞI BİSİKLETTEN DÜŞEN 2 AYLIK SURİYELİ BEBEK ÖLDÜ
Adana'da Abdulkerim Başak (20), tekme atınca elektrikli bisikletteki Suriyeli annenin kucağından düşerek ağır yaralan 2 aylık Esma Mansur, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Tutuklanan Başar, "O sırada alkollüydüm, ne yaptığımı bilmiyorum" dedi.
Olay, Yüreğir ilçesi Yeşilbağlar Mahallesi İbrahim Tatlıses Bulvarı'nda meydana geldi. Suriyeli Muhammed Elmansur'un kullandığı, arkasında kucağında 2 aylık bebeği olan eşi de bulunan elektrikli bisiklete, yolda giderken Abdulkerim Başak tekme attı. Bunun üzerine annesinin kucağında bulunan Esma Mansur yere düştü. Başak ise olay yerinden kaçtı. Başından yaralanan minik bebek, babası tarafından Adana Şehir Hastanesi'ne getirildi. Düşmeye bağlı olarak beyin kanaması geçiren Esma Mansur, yapılan müdahaleye karşın kurtarılamadı. Hastaneye gelen  Cinayet Büro Amirliği ekipleri, ailenin tanımadığı bir kişinin elektrikli bisiklete tekme attığını söylemesi üzerine harekete geçti. Olay yerindeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, sokakta koşan Başak'ın kimliği tespit etti.
Yakalanan zanlı, "O sırada alkollüydüm, ne yaptığımı bilmiyorum" dedi. Emniyetteki işlemlerinin ardından 'kasten öldürme' suçlamasıyla nöbetçi mahkemeye sevk edilen Abdulkerim Başak tutuklandı.
Görüntü Dökümü
----------------------
Cinayet zanlısının emniyetten çıkışı
Cinayet zanlısının polis aracına binişi
Polis aracının gidişi
SÜRE: 00'58"     BOYUT: 59,0 MB
Haber-Kamera: Çağlar ÖZTÜRK/ADANA,
======================================================
3)GENÇ AŞIKLARIN İNŞAATAKİ BULUŞMASI KARAKOLDA SON BULDU
KOCAELİ'nin Gölcük İlçesi'nde boş harabe bir binanın 5. katına sohbet etmek için çıkan Genç aşıkları gören vatandaşlar intihara teşebbüs ettiklerini sanarak polisi ve 112'yi arayarak yardım istedi.Olay yerine gelen ekipler yaptıkları incelemede gençlerin gözden uzakta sohbet etmek için binaya çıktıkları anlaşıldı. Gençler ifadeleri alınmak üzere karakola götürüldüler. Olay Kavaklı Mahallesi Denizevler sahilinde bulunan 5 katlı harabe binanın son katında meydana geldi. A.B kız arkadaşı S.Y ile birlikte sohbet etmek için gözlerden uzak olmak amacıyla binanın son katına çıktılar. Gençleri binada gören vatandaşlar intihara teşebbüs ettikleri düşüncesiyle polis ve 112'yi arayarak yadım istedi. Olay yerine merdivenli itfaiye aracı da sevk edildi. Gölcük Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Yunus ekipleri binaya çıkarak A. B, kız arkadaşı S. Y'yi binadan indirdi. Gençlerin rahatça sohbet etmek için harabe binaya çıktıkları anlaşıldı. Gençlerin ifadesi alınmak üzere polis karakoluna götürüldü.
Görüntü Dökümü
-----------------------
-İtfaiye ekibi olay yerine giderken araç içinden görüntü
-Çatıdaki gençler
-Polisin gençleri indirmesi
-Gençlerin intihar için çıkmakıdlarını söylemesi
-Karakola götürülmeleri
Soner GÜLEZER/GÖLCÜK(Kocaeli)- 
========================================================
(ÖZEL HABER)
4)'LALELİ' OLMA YOLUNDAKİ İLÇEDE HAYAL KIRIKLIĞI
BİR dönem bavul ticaretinin merkezi olan İstanbul Laleli'nin benzeri bir pazar haline gelen Gürcistan sınırındaki Artvin'in Kemalpaşa ilçesinde, 10 yıl önce bavul ticareti kısa sürede gelişti. 30 dolayında iş yerinin bulunduğu ilçeye, Türkiye'nin dört bir yanından gelen girişimciler, iş yerlerine dönüştürülen tarlaları, depolar ve ahırları yıllık 15 ila 30 bin lira arasında değişen bedellerle kiraladı. Beldede 700'den fazla ve büyük çoğunluğu tekstil ürünü satışı yapan iş yeri açıldı. Her gün Sarp Sınır Kapısı'ndan geçen Gürcü, Ermeni ve Azeri yaklaşık 10 bin kişinin akın ettiği, dükkan tabelalarının Gürcüce yazıldığı Kemalpaşa'da, iş yerleri de 24 saat hizmet verdi. Ancak son dönemde Gürcistan'ın, Kemalpaşa'daki bu hareketliliği kendi lehine çevirmek amacıyla ülkesine giriş yapanlardan satın aldığı tekstil ürünlerine uyguladığı vergiler, ülkede açılan tekstil işletmeleri ve sınır kapısında geçişlerde yaşanan sorunlar bu hareketliliği bitirme noktasına getirdi. İş yerlerinin çoğu kapandı.
Türkiye'nin Kafkaslara açılan kapısı Sarp Sınırı'na en yakın yerleşim yeri olan Artvin'de geçen yıl ilçe olan 5 bin nüfuslu Kemalpaşa'da, 10 yıl önce hafta sonları  kurulan pazar yeri ile başlayan bavul ticareti kısa sürede gelişti. 30 dolayında iş yerinin bulunduğu ilçeye Türkiye'nin dört bir yanından gelen girişimciler, iş yerlerine dönüştürülen tarlaları, depolar ve ahırları yıllık 15 ila 30 bin lira arasında değişen bedellerle kiraladı. İlçede 700'den fazla ve büyük çoğunluğu ev tekstil ürünü satışı yapan iş yerleri açıldı. Her gün Gürcü, Ermeni ve Azeri yaklaşık 10 bin kişinin akın ettiği, dükkan tabelalarının Gürcüce yazıldığı Kemalpaşa'da, işyerleri de 24 saat hizmet vermeye başladı. Sınırın öte yakasından gelenler, düşük fiyata satın aldıkları tekstil ürünlerini, ülkelerindeki işyerlerinde ya da pazar tezgahlarında satmaya başladı. İstanbul Laleli benzeri bir pazar haline gelen Kemalpaşa'da belediye de pazar yeri, ilan, reklam, ruhsat, iş yeri açma belgesi gibi işlemlerden yıllık önemli bir gelir elde etmeye başladı, 2 olan zabıta sayısı artırıldı. 
KİMİ BATTI KEPENK KAPATTI, KİMİ ZARARINA SATIŞA BAŞLADI
Ancak Gürcistan, Kemalpaşa'daki bu hareketliliği kendi lehine çevirmek amacıyla ülkesine giriş yapanlardan satın aldığı tekstil ürünlerine uyguladığı vergiler, ülkede açılan tekstil işletmeleri ve sınır kapısında geçişlerde yaşanan sorunlar Türkiye'ye giriş yapan Gürcü, Azeri ve Ermenilerin ticari yolculuğu da bitirme noktasına getirdi. Esnafın yüzde 70'inin kepenk kapattığı, kiminin battığı, kimin ise zararına satışlarla kendini kurtarmaya çalıştığı ilçede cadde ve sokaklar da boşaldı. İşyeri sahipleri ise bir umutla dükkanlarını yeniden değerlendirmek amacıyla camlarına 'kiralık' ilanı astı, yeni başlayan inşaatlar ise durdu.
SINIR ÖTESİ MODELİ DE TUTMADI
Bu arada Gürcistan, kendi sınırları içerisinde Sarp Sınır Kapısı'na yakın bir bölgede Kemalpaşa benzeri bir model oluşturmaya çalıştı. Türk esnaf için yeni bir pazar yeri kurdu. Bazı Türk işletmeciler sınır ötesine geçti. Ancak yüksek vergi ve cezalar Türk girişimcilerin işe başlamadan bölgeden ayrılmasına neden oldu. Gürcistan'da açılan tekstil işletmeleri ülkenin ihtiyacını karşılamaya başladı.
'ESKİ GÜNLERİMİZİ ARIYORUZ'
Esnaf Abdi Bostan son dönemlerde işlerinin oldukça kötü olduğunu belirterek "Sarp Sınır Kapısı'nda giriş çıkışların aksaması ve Gürcistan'daki ekonomik bozukluk bizim işleri de bozdu. Kapıdaki giriş çıkışların bir düzene kavuşturulması gerekiyor.  Eski günlerimizi arıyoruz" dedi.
'GÜNÜ 5-10 LİRA KAPATIR HALE GELDİK'
Kemalpaşa'nın üne kavuşmasından buna yana ilçede esnaflık yaptığını anlatan Halit Danışmaz, ilk 5 yılın çok iyi geçtiğini ve güzel işler yaptıklarını belirterek şöyle dedi: "Son 5 yıl ise her geçen gün işler aşağıya düştü. Günü 5 lira 10 lira ile kapatır hale geldik. Gürcüler artık gelmiyor. Kapımızda giriş çıkışlar çok sorunlu. Gürcüler  kapıda bu eziyeti çekmektense 2 lira daha fazla verip ülkesinden alış veriş yapıyor"
'24 SAAT İŞYERLERİ HİÇ KAPANMAZDI'
6 yıllık esnaf Salih Ayaydın ise "Eskiden gece gündüz işyerleri hiç kapanmazdı. Şimdi ise çok sıkıntı çekiyoruz. İş yok, piyasa durgun. Eskiye nazaran işler çok düştü" dedi ve çoğu esnafın işyerini kapattığını belirtti. Akın Küçük de "Hafta sonları biraz işler iyi olsa da genelde işler düştü. Eskiden 24 saat iş yapılıyordu. Ama şimdi neredeyse kimse yok" dedi.
'BÖYLE GİDERSE HERKES KAPATIR GERİ DÖNER'
Leyla Soku ise 10 yıldır esnaflık yaptığını belirtti, "Eskiden çok güzel işler oluyordu. Şimdi tamamen durdu. Gürcistan'da fabrikalar ve mağazalar açıldı ve daha ucuza satış yapılıyor. Bizim işler durdu ödemeleri yapamaz hale geldik" diyerek ne yapacaklarını bilemediklerini söyledi. Rize'den gelen Serdar Soku da müşteri olmadan beklediklerini belirterek  her yıl işlerin daha da aşağıya düştüğünü söyledi. Soku, "Ürünlerimiz artık onlara pahalı gelmeye başladı.  Bu yıl en kötü yılımız. Böyle devam ederse herkes dükkanı kapatır ve geri döner" ifadelerini kullandı.
Görüntü Dökümü
-------------------------
-DRONE ile ilçe detayı
-İşyeri detayları
-Mağaza sahipleri detayları
-İşyeri sahipleri ile röp.
-Detaylar
-Sarp Sınır Kapısı'nda eski yoğunluk detayları ARŞİV
 Haber: Muhammet KAÇAR Kamera: Aytekin KALENDER-Bayram Ali SARI
========================================================
5)OTOMOBİL TIR'A ÇARPTI: ANNE OĞUL ÖLDÜ
Sakarya TEM Otoyolu'nda seyir halindeki otomobil kontrolden çıkarak park halindeki TIR'a çarptı.  Kazada otomobil içersindeki Oğuz Dülgeroğlu ile annesi Nursel Dülgeroğlu yaşamlarını yitirdi. Kaza, TEM Otoyolu Erenler İlçesi Alancuma mevkiinde  gece 00.00 sıralarında meydana geldi.
İstanbul yönünde seyir halinde olan Oğuz Dülgeroğlu(34) yönetimindeki 54 E 2359 plakalı otomobil kontrolden çıkarak emniyet şeridinde park halinde olan Kenan Akçay yönetimindeki 68 BB 388 plakalı tıra yandan çarptı. 
Bu araca çarptıktan sonra savrulan otomobil yaklaşık 10 metre ileride yine park halinde olan Hüseyin Erdem yönetimindeki 06 BHM 24 plakalı tırın dorsesine çarparak durabildi.
Dorsenin altına girerek paramparça olan araçtaki sürücü Oğuz Dülgeroğlu (34) ve yolcu olarak bulunan annesi Nursel Dülgeroğlu(72) olay yerinde feci şekilde can verdi. Kaza yerine ihbar üzerine 112, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. İtfaiye kırım ekipleri, hurdaya dönen otomobilin dorse altında kalan bölümünü keserek parçalara ayırdı. Tırına altında kalan anne-oğulun cansız bedenleri sıkıştıkları yerden çıkarıldı.
Olay yeri inceleme ekipleri ve savcının yaptığı incelemenin ardından cenazeler otopsi yapılmak üzere Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Korucuk Kampüsü Otopsi Merkezi'ne gönderildi.
Kaza sonrası TEM Otoyolu'nun tek şeridi trafiğe kapanırken araçların çekiciyle bulunduğu yerden alınmasından sonra trafik yeniden normale döndü.
Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.
Görüntü Dökümü
--------------------------
-İtfaiyenin müdahalesi
-Cesetlerin çıkarılması
-Olay yerinden görüntüler
Aziz GÜVENER/ERENLER/(SAKARYA),
==========================================================
6)BİNGÖL'DE GÖRME ENGELLİ KADIN, 2 AYDA ÖĞRENDİĞİ BAĞLAMA İLE YAŞAMA TUTUNDU
BİNGÖL'ün Solhan ilçesinde yaşayan, yüzde 95 görme engelli 24 yaşındaki Habibe Yıldız, kardeşinin hediye ettiği ve 2 ay içerisinde çalmayı öğrendiği bağlama hayata tutundu. Bağlama ile tanışmadan önce dışarıya bile çıkmaya korktuğunu belirten Habibe Yıldız, "Bağlamayı elime aldığım an kendime güvenim geldi. Artık bütün hayallerim müzik üzerine kurulu. En büyük isteğim Arif Sağ ve Erdal Erzincan ile tanışmak" dedi. 
Solhan ilçesinde yaşayan, doğuştan yüzde 95 görme engelli 24 yaşındaki Habibe Yıldız, kız kardeşinin hediye ettiği bağlama ile yaşama tutundu. Haftada bir gün Solhan'dan kent merkezine gelip bağlama eğitimi alan Yıldız, 2 ayda bağlamayı öğrendi. 
Küçük yaştan beri müziğe hevesli olduğunu ve bağlama çalmayı çok istediğini anlatan Yıldız, "Küçük yaştan beri müziğe hevesim var. Bağlama çalmayı çok istiyordum. Bingöl'e geldim. Mutlu hoca ile tanıştım. Bana 2-2.5 aya yakın eğitim veriyor. Daha çok eğitim alıp kendimi geliştirmek istiyorum. Müzik benim için bir heves değildi. Müzik derler ya, insanın kalbinden gelir, benim de kalbimden geliyor. Şu an tek hayalim müzik üzerine kurulu. Önceleri korkuyordum. Başarabilir miyim? diye. Tek başıma dışarı dahi çıkamazken, acaba yapabilir miyim? diye düşünüyordum. Artık korkum kalmadı. Kendime güveniyorum. Ezberim kuvvetli olduğu için, hemen öğreniyorum. Şimdi her şeyin üstesinden gelebileceğimi düşünüyorum. Belki ilerde bunu bir meslek haline getirebilirim. Çok istiyorum ve tek hayalim bu" dedi.  
'HAYALİM ARİF SAĞ VE ERDAL ERZİNCAN İLE TANIŞMAK'
Bağlama üstatları Arif Sağ ve Erdal Erzincan ile tanışıp, beraber bağlama çalmayı istediğini belirten Yıldız, "Bir çok sanatçı ile tanışmak ve görüşmek istiyorum. Ama en çok bağlama üstatları Arif Sağ ve Erdal Erzincan ile tanışmak istiyorum. Bu tek hayalim. Bağlama alacak durumum yoktu. Kız kardeşim kendi birikimiyle aldığı bağlamayı bana hediye etti. Bağlamayı elime aldıktan sonra içimde bir heves oluştu ve eğitim almaya karar verdim. Şimdi daha da ileriye götürmek istiyorum" diye konuştu. 
'HABİBE GÖNÜL GÖZÜYLE GÖRÜYOR'
Bağlama eğitmeni Mutlu Bektaş da, Habibe Yıldız'ın gönül gözüyle görüp hissettiğini belirterek, şöyle konuştu:  
"Müziğin iyiliğe, güzelliğe iten bir gücü vardır, buna inanıyorum. Bir milletin gelişmişlik düzeyini belirleyen bir etken de müziktir. Habibe kardeşim ilk buraya geldiğinde, müziğe olan isteğini ve aşkını gördüm. Ben de kendisine yardımcı olmaya çalıştım. 2 ay gibi bir süredir, haftada bir gün ilçeden kent merkezine yakınları sayesinde gelip eğitim alıyor. Habibe'nin kısa sürede bağlama çalması, beni çok mutlu etti. Bana en büyük hediyesi de bu oldu. Başarılarının devamını diliyorum. İnanıyorum ki daha da iyi olacak. O bizden daha iyi görüyor, gönül gözüyle görüyor ve hissediyor."
Görüntü Dökümü
--------------------------
-Habibe'nin bağlama çalması,
-Şarkı söylemesi,
-Eğitimden detaylar,
-Habibe Yıldız'ın röportajı,
-Eğitmen Mutlu Bektaş'ın röportajı,
-Kurs ve eğitim salonundan detaylar
-Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Mesut BUDRAÇ/BİNGÖL, -
=========================================================
7)NİSA İÇİN ELELE
İZMİR'de yaşayan serebral palsi hastası 7 yaşındaki Nisa Suzan Turan'ın annesi Zana Turan, Valilik onaylı bağış hesabının kapanmasına 3 ay kala fizik tedavi sürelerinin arttırılması için hayırseverlerden destek bekliyor. Turan kızına destek olmak isteyenlerin sosyal medyada kurduğu 'nisa_icin_elele' grubundan kendilerine ulaşabileceğini söyledi.
Anne karnında 7.5 aylıkken beyin felci geçiren Nisa Suzan Turan, hayata hastalıkla başladı. Kısacık ömründe çok kez epilepsi nöbeti, iki ağır kas gevşetme ameliyatı geçiren minik Nisa, yürüyemiyor, desteksiz oturamıyor hatta baş kontrolünü sağlayamıyor. Onun en büyük destekçisi, annesi 25 yaşındaki Zana Turan. Kızına tek başına bakan Turan, onun tedavisi için hastane hastane dolaşıyor. 
Nisa 1 yaşında bebekken eşinden ayrılan Zana Turan, onun dilinden anlayan tek kişi. Kızı için tüm zorluklara göğüs geren Turan, evde bakım maaşı, nafaka ve desteklerle Nisa'ya en iyi tedaviyi sağlamayı amaçlıyor. Valilik onaylı açılan 1 yıllık bağış hesabının süresinin dolmasına 3 ay kaldığını belirten Turan, "Nisa anne karnında 7.5 aylıkken beyin felci geçirdi. Ölü doğum yapmak istemedim ve onu dünyaya getirdim. Nisa epilepsi nöbetleri geçiriyor. Bağış hesabında toplanan parayla fizik tedavi alıyor, ilaç masraflarını karşılıyoruz. Doktorlarımız hidroterapi ve hipoterapi alırsa ellerini kullanabileceğini, oturması, hatta yürümesinin bile mümkün olabileceğini söylüyor. Her şey fizik tedaviye bağlı. Ne kadar çok fizik tedavi alırsa o kadar hızlı iyileşecek" dedi. Kızına, toplanan bağışlarla 90 bin lira değerinde yürüme aparatı alan Turan, Nisa'nın adım atmasını sağlayacak aparatın ona destek olacağını kaydetti. Fizik tedavinin cihazlarla desteklenmesi gerektiğini belirten Zana Turan,
"Haftada 2 saatlik fizik tedavi Nisa için yetersiz. Ama devlet ne yazıkki fazlasını karşılamıyor. Evde oturursa kasılmalar çoğalıyor. Bazen sesler çıkartıyor. Beni anladığını biliyorum. Gözümün önünde erimesine dayanamıyorum. 'nisa_icin_elele' adıyla sosyal medya hesabı açtırdım, herkesten destek istiyoruz" dedi.
GÜLDÜREREK TERAPİ
Son 1 yılda dizine platin takılan ve kas gevşetme ameliyatı olan Nisa, duyu bütünleme terapisi ve fizyoterapi sayesinde eklemlerini rahat kullanabilmeye ve kaslarını güçlendirmeye başladı. Nisa'nın dışarıdan gelen uyarıları değerlendirip, sinir sisteminde gerekli ayrımlaştırmayı yapamadığından vücudunu tam olarak tanıyamadığını ve doğru biçimde kullanamadığını söyleyen fizyoterapist Merve Kıhtır, onun gibi hastaların fizyoterapiye ve duyu bütünleme terapisine ihtiyacı olduğunu belirtti. Nisa'nın özellikle ameliyatların ardından eklemlerinin çok hassas olduğunu anlatan Kıhtır, "Onun hassasiyetini göz önünde bulundurup ağlatmadan, güldürerek terapi yapıyoruz. Çünkü çocukların ağlaması öğrenmelerini olumsuz yönde etkiliyor. O da hareket etmek istiyor ama hassasiyetlerinden dolayı korkuyor. Devletin karşılamış olduğu fizyoterapinin yanında yoğun bir fizyoterapi ve duyu bütünleme terapisi alması gerekiyor. Devlet tamamını karşılamadığı için bu durumda ailelere yük düşüyor. Haftada en az 3 seans gerekli. Ama her aile dilediğimiz sıklıkla getiremiyor. Çünkü onlar için maddi bir külfet" dedi. 
Nisa'nın uzun soluklu terapiye ihtiyacı olduğunu vurgulayan Merve Kıhtır, "Devletin karşıladığı kadarıyla olumlu sonuç almak mümkün değil. Nisa şu an başını tutamıyor. Desteksiz oturamıyor. Ancak sık terapilerle ilerleyebilir" diye konuştu.
Görüntü Dökümü
--------------------------
-Nisa'nın fizik tedavi seansından görüntü,
-Fizyoterapist Merve Kıhtır'ın Nisa'yı güldürerek terapi yapmasından görüntü,
-Fizyoterapist Merve Kıhtır ile röp,
-Anne Zana Turan ile kızı Nisa'nın görüntüsü,
-Anne Zana Turan ile röp.
Haber - Kamera: Nevra UÇKAÇ / İZMİR,
=========================================================
8)KAYSERİ ESNAF BIKINCA BÖRT ŞAPKALAR İÇİN ŞÖYLE BİR YAZI ASTI :
" ŞAPKALAR FOTOGRAF ÇEKTİRMEK İÇİN DEĞİL SATILMAK İÇİN BURDADIR"
KAYSERİ'de tarihi dizilerden sonra ilgi gören börk şapkalardan satan esnaf Ahmet İngenç, dükkanının önünde vitrine koyduğu şapkaları satın almak yerine fotoğraf çektirip bırakan müşterilerden bıkınca çareyi "Şapkalar fotoğraf çektirmek için değil, satılmak için buradadır. Not, aldıktan sonra film bile çekebilirsinizö yazısı asmakta buldu.
Televizyonlarda  tarih furyasının ardından dizilerde kullanılan tarihi eşyalar da vatandaşın dikkatini çekiyor. Vatandaşlar dizilerde kahramanların giydiği kıyafetlere ilgi gösteriyor. İşte son yıllarda ilgi gören tarihi dizilerin ardından esnaf da bazı dizilerde kullanılan eşyaları vatandaşların beğenisine sunuyor. Kayseri'nin merkez Melikgazi ilçesi Camii Kebir Mahallesi'nde Hac, Umre Malzemeleri işiyle uğraşan Ahmet İngenç de bu esnaflardan biri oldu. İş yerinde börk şapka ve diğer  tarihi kıyafetleri satan İngenç, dükkanının önünde vitrine koyduğu şapkaları satın almak yerine fotoğraf çektirip, yerine bırakan müşterilerden bıkınca çareyi uyarı yazısı yazmakta buldu. İngenç, vitrindeki şapkaların önüne "Şapkalar fotoğraf çektirmek için değil, satılmak için buradadır. Not, aldıktan sonra film bile çekebilirsiniz" yazan uyarı yazıları astı.
"ARTIK USANDIĞIMIZ İÇİN BU YAZIYI YAZMAK ZORUNDA KALDIKö
Şapkaların fiyatını sorup, ardından başına takan ve fotoğraf çektikten sonra bırakıp, giden vatandaşlardan bıktığını ifade eden Esnaf İngenç, "Dizilerden esinlenerek yapılan şapkalar, giysiler kıyafetler var.  Bu ürünlere talep olunca, bizde iş yerimize getirdik. Yani satma amaçlı, ama gelen giden merak ediyor. Bizde müşteri geldi, satacağız diyerek sevinirken, şapkanın başına geliyoruz, fiyatını soruyor,  artık onu da demekten usandık ve fiyatını da yazdık 40 TL diye. Sonra giyiyor yağlı kafasına,  çek beni diyor karşısındakine. Fotoğraf çektiriyor, bir poz daha çektiriyor. Biz de seviniyoruz hani alacak diye, ama koyuyor şapkayı yerine,  'efendim teşekkür ederim, hayırlı işler' diyor. 1-2-10 100 derken biz bu işten bıktık. Onun için bu yazıyı yazdık. Şapkalarla foto çektirmek yasaktır, çekilmek için değil satılmak için bunlar buradadır. Bazen de gelen bir başka vatanda,  denemek için şapkayı alıyor,  bakıyor yağlanmış sonra almadan gidiyor.  Bu şapkalar eve ekmek parası götürmek için alınmış bir üründür. Başka bir amaç için değil. Bu nedenle bu uyarı yazısını astık  ve amacımıza da ulaştık. Bunun yanında dizilerin etkisiyle de börk şapkalara yoğun ilgi varö dedi.
Görüntü dökümü:
---------------------------
-Esnaf Ahmet İngenç'in tepkisi
-Börk şapkalardan ve uyari yazısından görüntüler 
-Detaylar
Haber-Kamera: Cafer ZENGİN/KAYSERİ, DHA)
 3 dakika 45 saniye / 92 MB
08 Mart 2018 Perşembe 10:07

Habibe Yıldız, Suzan Turan, Afrin, Bağlama, Politika, Güncel