Dha Yurt Bülteni-2

TRUMP'IN İSTEDİĞİ PAPAZIN YARGILANMASINA YENİDEN BAŞLANDIİzmir'de, terör örgütleri FETÖ ve PKK adına suç işlediği iddiasıyla tutuklu bulunan ve 35 yıl hapis cezası istenen ABD'li rahip Andrew Craig Brunson'ın, yargılanmasına yeniden başlandı.

TRUMP'IN İSTEDİĞİ PAPAZIN YARGILANMASINA YENİDEN BAŞLANDI
İzmir'de, terör örgütleri FETÖ ve PKK adına suç işlediği iddiasıyla tutuklu bulunan ve 35 yıl hapis cezası istenen ABD'li rahip Andrew Craig Brunson'ın, yargılanmasına yeniden başlandı. Brunson'un yargılanmasını izlemek için eşinin yanı sıra ABD konsolosluk yetkilileri de cezaevine geldi. Yargılamanın yapılacağı cezaevi girişinde ve etrafında Jandarma geniş güvenlik önlemleri aldı. Bu arada rahibin avukatı İsmail Cem Halavurt ise tanıkların dinleneceğini ve tahliye beklediklerini söyledi.ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan zirvesinde serbest bırakılma talebiyle gündeme gelen rahip Andrew Craig Brunson'un, 'örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlediği' gerekçesiyle 15 yıla kadar, 'Devletin güvenliği bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin etmek' suçlamasından 20 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanmasına devam edildi. Yargılamanın yapıldığı İzmir 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde, tutuklu Brunson'un yanı sıra avukatı, eşi, yakınları hazır bulundu. Yoklamayla başlayan duruşmada önce savcılık ardından da rahibin tanıklarının dinleneceği ifade edildi. Duruşma öncesinde açıklamalarda bulunan rahibin avukatı İsmail Cem Halavurt ise tanıkların dinleneceğini, tutuklamayı gerektiren bir durumunu olmadığını bu nedenle de tahliye beklediklerini söyledi.
KİMLİKLER TEK TEK KONKROL EDİLDİ
Bu arada jandarma timleri de Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı. Tek tek kimlik kontrolü yapıldı. ABD'li heyetin de pasaport ve kimlikleri kontrolden geçirildikten sonra içeriye girmelerine izin verildi. ABD'li heyet ise kimlik kontrolü sırasında araçtan inmedi. 
KUTU-1 
DAVANIN GEÇMİŞİ
2016 yılının Eylül ayında 'milli güvenliği tehdit eden faaliyetlerde bulunduğu' iddiasıyla, eşi Norine Lyn Brunson'la birlikte sınır dışı edilmesi kararlaştırıldı. İzmir Göç İdaresi Müdürlüğü'nün 28 Eylül'deki yazısı üzerine Konak İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri 20 yıldır Türkiye'de yaşayan Brunson çifti, Mimar Sinan Mahallesi'ndeki evinden alındı. Türkiye'deki oturum izinlerinin de bittiği belirlenen çift, Göç İdaresi'ne teslim edildi. Sınır dışı işlemleri devam ettiği sırada FETÖ soruşturmasında bir 'gizli tanık' rahip Andrew Craig Brunson aleyhine savcılıkta ifade verdi. Bu 'gizli tanık' ifadesinde, Brunson'un çeşitli illerde misyonerlik faaliyetlerinde bulunduğunu, FETÖ'nün dinler arası diyaloğu geliştiren bir örgüt değil, dini oluşum olduğunu söylediğini ileri sürdü. FETÖ'nün imamlarıyla özelikle de halen firarda olan örgütün Ege Bölgesi imamı Bekir Baz'la da sık sık görüştüğü ileri sürülen Brunson ve eşinin, FETÖ'yle ait bir şemada isimlerinin yer aldığı, yurt dışından kendilerine kaynak aktarıldığı iddia edildi. Bu suçlamalarla 9 Aralık 2016 tarihinde adliyeye sevk edilen Brunson çiftinden rahip Andrew Craig Brunson tutuklandı, eşi Norine serbest bırakıldı. Amerikalı Rahip Andrew Craig Brunson için 'örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlediği' gerekçesiyle 15 yıla kadar, 'devletin güvenliği bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin etmek' suçlamasından 20 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
KUTU-2
İDDİANAMADE ÖNEMLİ SUÇLAMALAR YER ALDI
İddianamede Rahip Brunson, hakkında da çarpıcı ayrıntılar bulundu. Rahip Brunson'un din adamı görüntüsü altında terör örgütleri PKK ve FETÖ adına suç işlediği ve bu örgütlerin genel stratejileri kapsamında eylem birlikteliği içinde olduğu, bu örgütlerin amaçlarını bilerek ve isteyerek iş birliği yaptığına iddianamede yer verildi. Brunson'un ayrıca FETÖ'nün üst düzey üyeleriyle kod isimlerini bilerek görüştüğü, bu kapsamda örgütün sözde Ege Bölgesi imamı ve firari Bekir Baz ve onun yardımcısı Murat Safa ile hakkında 'silahlı terör örgütü üyesi olmak' suçlamasından dava açılan tutuklu sanık Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Başkanı Taner Kılıç'la da görüşmeler yapıp strateji belirlediği iddia edildi. İddianamede ayrıca rahibin, görev yaptığı İzmir Protestan Diriliş Kilisesi'nde PKK ile FETÖ'yü övücü ve bölücü içerikli konuşmalar yaptığı, özellikle Kürt vatandaşların yaşadığı bölgelerde sistematik bir çalışma yürüttüğü, bu amaçla İzmir'de sadece Kürt kökenli vatandaşların alındığı 'mesihin Kürdi Kilisesi'ni kurduğu suçlaması da yer aldı. 2013'teki Taksim'deki Gezi Parkı olayı organizasyonunda yer aldığı ileri sürülen Brunson'un, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminden 5 gün sonra bir arkadaşına gönderdiği mailde kullanılan "Türk halkı her zamanki gibi askerin yanında yer almadı. Her şey kötüye gidiyor ama sonunda kazanan biz olacağız" ifadesi de yine iddianamede bulundu. Hakkında gizli ve açık tanık ifadeleri de olan Brunson'un Türk savaş uçağı pilotlarının başarısından bahseden bir vatandaşa, Fethullah Gülen'i kastedip "Sizin pilotunuz yok ki. Onlar bizim oradaki hocanın duasıyla uçan pilotlar. Onlar hocaya, hoca da bize bağlı" dediği öğrenildi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:  
--------------------------------
Önlemlerden görüntü.
ABD'li heyetin gelmesinden görüntü.
Cezaevinden görüntü.
Jandarmanın görüntüsü.
Haber: Taylan YILDIRIM - Tekin GÜRBULAK/İZMİR, 
===============================================
ÜRETİCİDE KİRAZIN FİYATI 150 LİRADAN 5 LİRAYA KADAR DÜŞTÜ
MANİSA'da bir ay önce Sancaklı Bozköy Mahallesi'nde başlayan kiraz hasadında üretici sezonun ilk kirazınının kilosunu 100-150 lira arasında satarken, fiyatlar 5 liraya kadar düştü. Kiraz üreticileri rekolte ve kalitenin yüksek olmasına rağmen fiyatların istedikleri seviyede olmadığını belirterek, kirazın kilosunu kalitesine göre 5 ile 15 lira arasında satabildiklerini söyledi. 
Türkiye'de erkenci kirazın merkezi Manisa'nın Sancaklı Bozköy Mahallesi'ndeki kiraz üreticisi son zamanlarda fiyatların düşmesinden şikayet etti. 7 Nisan'da ilk hasadı yapan üretici, kirazın kilosunu 100-150 lira arasında sattı. Zaman içinde fiyatlar 20 ile 30 lira arasında seyrederken, son günlerde kiraz pazarında durgunluk yaşandı. Üretici kirazın kilogramının tüccarda 5 liraya kadar düşmesinden yakındı. Bin ağaçtan kiraz toplayan kiraz üreticisi Metin Koyuncu, kirazın kilo fiyatının 10 liradan aşağı düşmemesi gerektiğini belirtip, "Son zamanlarda üretim maliyetleri çok yükseldi. Para kazanamaz duruma geldik. Bu sene kirazda rekolte ve kalite güzel. Ancak fiyatlar ani düşüş yaşadı. 1-2 gün kiraz toplamadık. Kirazın ilk çıktığı günlerde kilosu 100- 150 liradan satıldı. Daha sonra fiyatlar kendiliğinden düştü. Elimizde çok fazla turfanda kiraz olmadığından ilk mahsülden çok para kazanamadık. Şu an fiyatlar ortalama 5-6 lira civarında. En düşük 3 liradan satılıyor. Ancak 3 liradan satılan bizim tabirimizle çıkma kiraz çok fazla tercih edilmez. En kaliteli kirazın kilosu 12 liraya kadar çıkıyor. Mal satımında çok zorluk çekiyoruz. Tüccarlar almıyor. Ancak iç piyasada yakın çevredeki pazarcılara satıyoruz. Biz üreticisi olarak maliyetler yüksek olduğu için kiraz fiyatlarının 10 liradan aşağı düşmemesini bekliyoruz" dedi.
"GİRDİLER ARTIYOR AMA FİYAT ARTMIYOR" 
İşçiler tarafından tarladan toplanan kirazı tüccara satmak için Sancaklı Bozköy kiraz pazarına getiren Metin Koyuncu, tüccarla yaptığı pazarlık sonucu kilosu 5 liradan kirazını sattı. Bir başka kiraz üreticisi Hasan Aydın da fiyatların dalgalı olmasından yakındı. Aydın,  "Bu sene geçmiş yıllara göre verim iyi. Bu yıl afet olmamasından dolayı zarar yok. Ancak fiyatlar çok dalgalı. Ürünlerimizin fiyatları bu yıl düşük. Üreticinin emeğinin karşılığını alabileceği fiyatlar yok. Fiyatlardan biz memnun değiliz ama inşallah tüketici memnun olur. Bugün kiramızı kilosunu 12 liraya verdim. Ancak aynı kirazı dün de 4 liradan satabilmiştim. Kirazın cinsine ve durumuna göre fiyat değişiyor. Bir gün önce 6 liraya 8 liraya verdiğimiz kirazı bir gün sonra 3- 4 lira fiyat alıyorlar. Hatta hiç almayanlar var. Her gün aşağı doğru düşen bir fiyat trendi var. İşçiye 85 liraya kiraz toplatıyoruz, mazot pahalı. Girdiler artıyor ancak buna paralel olarak fiyatlar artmıyor" diye konuştu. 
TÜCCAR: SATMAKTA ZORLANIYORUZ
Kiraz tüccarı Hüseyin Karakoç da piyasanın durgun olduğunu ifade etti. Kirazı ortalama 5 liradan satın aldıklarını ifade eden Karakoç, yeni çıkmaya başlayan Napolyon cinsi kirazın kilosunun da 15-20 lira arasında satıldığını ancak zamanla bunun fiyatının da düşeceğini söyledi. Aldıkları kirazları genellikle İstanbul'a gönderdiklerini kaydeden Karakoç, "Üretici de biz de memnun değiliz. Satmakta zorlanıyoruz. Bazen zararına veriyoruz. Hayat pahalılığı bunda çok etkili. Ortalama olarak 5 liradan alıyoruz. En iyi fiyat da kilo başına 10-12 lira. Buradan iç piyasaya İstanbul'a çalışıyoruz. Avrupa ülkelerine ve Rusya'ya ihraç eden firmalar da var. Biz kar edemiyoruz. 5 liraya aldığımız ürünü  burada paketliyoruz. 30 işçi çalıştırıyorum. Toptan satış fiyatları düşük ancak perakende satış fiyatları yüksek. İlk zamanlar kilosu 80-100 liradan almıştık. Ancak tonajı çok azdı" dedi. 
Görüntü Dökümü
---------------------:
-Kiraz bahçesinden görüntü
-İşçilerin kiraz toplamasından görüntü
-Kiraz üreticisi Metin Koyuncu ile röp.
-Toplanan kirazların pazara götürülmesi ve satılması
-Kiraz pazarından görüntü
-Kadınların kirazları paketlemesinden görüntü
-Kiraz üreticileri ve tüccar ile röp.
-Genel ve detay görüntüler
(Haber:  Nermin UÇTU - Kamera: İlker KILIÇASLAN / MANİSA,
========================================================
ESKİ SENDİKACI İŞÇİ MÜCADELESİNİ SOKAKTAN MECLİSE TAŞIMA AMACINDA
Yıllarca işçilerin ekonomik, demokratik, siyasi, sosyal haklarını yürüyüşlerde, mitinglerde, grev çadırlarında anlatan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Kani Beko, görevinden istifa etti. CHP İzmir'den milletvekili aday adayı olan Beko, seçilirse bu mücadelesini sokaktan meclise taşıyacak. AK Parti iktidarında 22 bin işçinin iş cinayetine kurban gittiğini öne süren Kani Beko, "Çalışma Bakanlığı ve hükümetin çalışma yaşamı ile ilgili bu güne kadar yaptıkları yetersiz. Karneleri çok zayıf.  AKP Hükümeti artık gitmeli" diye konuştu. Beko, seçilemediği takdirde DİSK'e dönmeyeceğini, Karaburun'daki köyünde ailesi ile zaman geçireceğini belirtti. İşçilerin hakları için uzun yıllar DİSK çatısı altında mücadele veren DİSK'in eski genel başkanı Kani Beko, sendikal mücadelesini noktaladı. Aynı mücadeleyi bu kez siyasetçi olarak parlementoda sürdürme kararı alan Kani Beko, 24 Haziran'da yapılacak genel seçimler öncesi,  İzmir'den CHP miletvekili aday adayı oldu. CHP'de, henüz listeler kesinleşmese de Beko, İzmir'de çalışmalara başladı. Bir ömür, işçilerin ekonomik, demokratik, siyasi, sosyal haklarını, Sendika başkanı olarak yürüyüşlerde, mitinglerde, grev çadırlarında anlatmaya çalıştığını ifade eden Beko, "Bu sorunların çözümü için önce halkımız, sonra partimiz görev verirse TBMM çatısı altında mücadelemi kaldığım yerden devam ettirmek istiyorum. Bugüne kadar ne yaptıysam, TBMM'de de aynı mücadeleyi devam ettireceğim" diye konuştu. Ülkenin en önemli sorunlarından birinin işsizlik olduğunu açıklayan Kani Beko, DİSK-AR tarafından yapılan araştırmaların sonuçlarını paylaştı. Araştırmaya göre; Türkiye'de 6,5 milyona yakın işsizin olduğunu öne süren Beko, "Bunların 1 milyona yakını üniversite mezunu. Her defasında DİSK yönetimi ile yaptığımız çalışmalarda,hükümeti iş cinayetlerinin durdurulması ile ilgili çok kez uyardık. TBMM'ye geldiğimde, iş cinayetlerinin durdurulması ile ilgili mücadele edeceğim" dedi. 
"2 MİLYON ÇOCUK TEHLİKEDE"
Türkiye'de 3 milyona yakın taşeron işçinin olduğunu aktaran Kani Beko, taşeron işçinin kadro alabilmesi için mücadele vereceğini belirtti. Türkiye'nin kanayan yarası olarak adlandırdığı çocuk işçiliğine de değinen Kani Beko, 4857 sayılı  yasayı hatırlatarak, bu yasaya göre 15 yaşın altındaki çocukların tehlikeli ve riskli işyerlerinde çalıştırılmasının yasak olduğunu söyledi. Yasak olduğu  halde, ülkede 2 milyona yakın çocuğun tehlikeli ve riskli iş yerlerinde çalıştığını vurgulayan Beko, buna çözüm bulunması gerektiğini ifade etti. Türkiye'de istihdam konusunda da ciddi daralma yaşandığını savunan Beko, şunları söyledi:  
"52 ülke ile küs konumdayız. İş yerlerinde işçi kardeşlerimiz, ürettiklerini ihraç edemez durumda. 2017 yılına baktığımızda Türkiye 100 milyar dolarlık ihracat yapmış. 300 milyar dolara yakın ithalat yapmışız. Cari açık hala 100 milyar doların üzerinde devam ediyor. Cari açık işsizlik, sefalet, üretimden kopmuş bir Türkiye demek. Siz ürettiklerinizi ihraç edemezseniz, işsizliği önleyemezsiniz. 300 bine yakın ataması yapılmayan öğretmen kardeşimiz var. Ataması yapılmadı için öğretmenler intihar etmeye başladı."
"OHAL'DE 15 BİN İŞLETME KAPANDI"
OHAL ilan edildiği günden bu güne kadar ayakta durmayı başaramayan 15 bine yakın işletmenin kapandığına dikkat çeken Kani Beko, OHAL ile birlikte çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerle 150 bine yakın kamu çalışanının mahkeme kararı olmadan görevlerinden ihraç edildiğini, 3 bine yakın öğretim üyesinin üniversitelerden koparıldığını ve DİSK üyesi  olan 3 bine yakın işçinin, mahkeme kararı olmadan işlerinden ihraç edildiğini ileri sürdü. Beko, şöyle konuştu: "Basın ve ifade özgürlüğü, Anayasa'da teminat altında olmasına rağmen 160'a yakın gazeteci, cezaevinde. 10 bine yakın basın emekçisi bugün işsiz kaldı. Üniversitelerde demokrasi, özgürlük, barış istedikleri için gözaltına alınan ve daha sonra cezaevine gönderilen 70 binin üzerinde öğrenci var. 12 milyona yakın emekli kardeşimizden 6,5 milyona yakını açlık sınırının altında. Asgari ücret 1603 TL. Devletin açıkladığı rakamlara göre, açlık sınırı 2000 liranın üstünde. TBMM'ye giderek bugüne kadar seslendirdiğim, ekonomik, demokratik, sosyal konuları burada anlatacağım. Ülkenin antidemokratik bir Anayasa ile yönetilmesi bana göre bu topraklarda yaşayan insanlara haksızlık. Mutlaka eşitlikçi, özgürlükçü, laik, sosyal bir Anayasanın yapılması gerekiyor. Grev çadırlarında dün ne söylediysem, yarın da mücadeleme aynı şekilde devam edeceğim."
"BARIŞTAN ADALETTEN YANA BİR HÜKÜMET"
AK Parti Hükümeti kurulduğu günden bu yana, bakanlıklarda çok iyi projeler yapılmadığını iddia eden Kani Beko, iktidarın görevde olduğu 15 yıl boyunca 22 bin işçinin, iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini, oysa Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) kriterlerinin uygulanması halinde, işçilerin iş kazaları sonucu hayatlarını kaybetmeyeceklerini ifade etti. Beko, şöyle dedi:
"Avrupa'da ILO kriterlerini uygulayan yerlerde, iş kazaları ve iş cinayetleri çok da fazla olmuyor. Çalışma Bakanlığı ve hükümetin çalışma yaşamı ile ilgili bu güne kadar yaptıkları çalışmalar yetersiz. Karneleri çok zayıf. Türkiye'deki bir çok sorunu olduğu gibi yaşanan işsizlik sorununu da biz çözeriz. İyi bir hastanede tedavi görmek istiyorsanız mutlaka paranız olmalı. Çocuklar, iyi eğitim almak için özel okullarda paralı eğitim görmeli. Türkiye bugün felaketin eşiğinde. Felaketin eşiğinde olan bu ülkede artık AKP Hükümeti gitmeli. Eşitlikten, özgürlükten, barıştan, adaletten, kardeşlikten yana bir Hükümet kurulmalı."
Beko, aday listesinde yer alıp da seçimi kazanamadığı takdirde bir daha DİSK'te görev almayacağını belirterek, "Seçilemezsem aileme ve çocuklarıma daha fazla zaman ayıracağım. Köyümde yaşayacağım ama ülkenin geldiği noktada bana düşen bir görev olursa, yapmamı istedikleri bir konu olursa, demokrasi, insan hakları ve ülkem için her alanda her yerde mücadele etmeye de hazırım" diye konuştu. 
Görüntü Dökümü
-------------------------
DİSK eski Genel Başkanı Kani Beko'nun açıklamaları, 
Genel ve detay görüntüler 
Umut KARAKOYUN- Davut CAN -İZMİR/DHA
=======================================================
KULLANDIĞI MADDE ZOMBİYE ÇEVİRDİ
İZMİR'in Konak ilçesinde kimliği belirsiz bir kişi kullandığı maddenin etkisiyle kendinden geçerek sokak ortasında sızdı.
Alsancak semtinin Kahramanlar mahallesinde kimliği belirsiz bir kişi, kullandığı maddenin etkisiyle kendinden geçti. Ayakta durmakta zorlanan 25-30 yaşlarındaki Genç, park halindeki araca tutunarak ayakta kalmaya çalıştı. Ancak maddenin etkisiyle yere yığılan gence çevredeki vatandaşlar müdahale etmek istedi. Bir vatandaş, "Ne içiyorsunuz bu hale gelmek için kardeşim" diyerek, madde etkisinde genci ayıltmaya çalışsa da sonuç alamadı.Vatandaşların ayağa kaldırdığı kişi yürümeye çalışarak oradan uzaklaşmak istedi. Ancak gencin içler acısı hali, son zamanlarda içtikleri sentetik maddelerin etkisiyle zombiye dönenleri hatırlattı. Bir süre sonra kendini toparlayan genç, yalpalayarak sokaktan uzaklaştı.
Görüntü Dökümü
------------------------
Gençten görüntü 
Vatandaşın müdahalesi
Genel ve detay görüntü
 Haber-Kamera: Mehmet CANDAN / İZMİR,
===================================================
(ÖZEL) - 1 EKMEK 77 LİRA
Kahramanmaraş Gıda, Gastronomi ve Yöresel Lezzetler Fuarı'nda stant açan Yakup Özyılmazel, raf ömrü 6 ay olan ekmeğin kilosunu 10 liradan satıyor. Terazide 7 kilo 750 gram gelen ekmeğin fiyatının 77 lira olduğunu ve Kahramanmaraşlıların ilgisinden memnun kaldığını belirten Özyılmazel, "3 ton ekmekle geldik ve şu ana kadar 1 ton civarında sattık" dedi.
İncirden zeytinyağına, sucuktan bala, Kars kaşarından Van'ın otlu peynirine kadar birbirinden lezzetli, çeşit çeşit ürünlerin yer aldığı Gıda, Gastronomi ve Yöresel Lezzetler Fuarı, 4 Mayıs günü Kahramanmaraş Fuar Merkezi'nde başladı. Kahramanmaraş'ın biberi, dondurması ve cevizinin de yer aldığı, Türkiye'nin değişik şehirlerinden 30'un üstünde firma tarafından stant açılan fuar, büyük ilgi gördü.Fuarın en çok ilgi gören yeri ise Giresun'un Dereli ilçesinden gelen Yakup Özyılmazel'in standı oldu. Ekmek, fasulye, mısır unu, peynir ve tereyağı gibi doğal ürünler satan Özyılmazel'in en dikkat çeken ürünü, devasa büyüklükteki ekmekleri oldu. Fırınlarda satılanların 30 katı büyüklüğündeki ekmekleri görenlerin ilk sorusu 'Bu ne ekmeği?' olurken, tadına bakanların çoğu da fuardan ekmek alarak ayrıldı. 
RAF ÖMRÜ 6 AY
Kilosu 10 lira satılan ve her biri 7,5 ile 8 kilo arasında değişen devasa büyüklükteki ekmekler, dilim dilim satışa çıkarılıyor. Teraziye koyduğu ekmeğin 7 kilo 750 gram gelmesi üzerine Yakup Özyılmazel, "Bu ekmek 77 lira" dedi. Başta ekmekleri olmak üzere ürünlerinin tamamının doğal ve organik olduğunu belirten Özyılmazel, ekmeğin ekşi maya ile yapıldığını ve bu nedenle de diğer ekmeklere göre uzun süre bayatlamayıp, tazeliğini koruduğunu söyledi.Fuardan da memnun kaldığını belirten Özyılmazel, ekmekleri Dereli ilçesinin Bektaş Yaylası'nda taş fırınlarda pişirdiklerini belirterek, şöyle konuştu: "Ekmeğimizin özelliği, tam buğday ununda yapılıyor olması, bir de ekşi maya kullanılması. Ekşi maya olduğu için bozulmuyor, uzun süre kullanılabiliyor. Hamuru iki gün önceden yoğuruluyor, bir müddet dinleniyor. Ondan sonra taş fırında pişiriliyor. 6 ay raf ömrü var. Kilosunu 10 liradan satıyoruz. 3 ton ekmekle geldik ve şu ana kadar 1 ton civarında sattık." 
MEYVE TABAKLARIYLA DİKKAT ÇEKİYOR
Fuara Sivas'ın Şarkışla ilçesinden katılan Ahmet Karasubaşı ise pratik mutfak aletleri satıyor. Karasubaşı, kadınların mutfakta sebze ve meyvelerini daha kolay ve hızlı soyup, doğramalarına yardımcı olacak aletleri satarken de ilginç bir yola başvuruyor. Sebze ve meyvelere, meyve ve salata tabaklarına şekiller vererek, dikkat çeken görsellik sunuyor. Karasubaşı, bunun, satışlarını da etkilediğini söyledi. Gıda, Gastronomi ve Yöresel Lezzetler Fuarı, 13 Mayıs'a kadar gezilebilecek. 
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
------------------------------
Fuar afişi
Stantlardan detay
Ekşi maya ekmeği
Ekmeğin dilimlenmesi
Yakup Özyılmazel'in ekmek satması
Özyılmazel'in ekmeği teraziye koyması
Ekmeğin ağırlı
Özyılmazel ile röp.
Özyılmazel'in standından detay
Diğer stantlardan detay
Fuardan detay
Ahmet Karasubaşı'nın meyvelere şekil vermesi
Karasubaşı ile röp.
Genel ve detay görüntüler
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 367 MB
Haber-Kamera: Ömer KOÇ/KAHRAMANMARAŞ,

Kaynak: DHA

07 Mayıs 2018 Pazartesi 09:46

PKK, Donald Trump, Amerika Birleşik Devletleri, Kani Beko, Politika, Güncel