DHA YURT BÜLTENİ - 2

1,5 aylık ikizler ile 2 yaşındaki kızı terk eden anne- baba serbestKonya'da, apartmanın giriş katına biri kız 1,5 aylık ikiz bebekler ile 2 yaşlarındaki kız çocuğunu terk eden Suriye uyruklu anne-baba ve 4 akrabası, adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

1,5 aylık ikizler ile 2 yaşındaki kızı terk eden anne- baba serbest

Konya'da, apartmanın giriş katına biri kız 1,5 aylık ikiz bebekler ile 2 yaşlarındaki kız çocuğunu terk eden Suriye uyruklu anne-baba ve 4 akrabası, adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

Çoğunlukla Suriyeli sığınmacıların yaşadığı Karatay ilçesine bağlı Şükran Mahallesi'ndeki apartmanın giriş katında, 1 Kasım günü, altlarına karton serilmiş halde ikiz bebekler ile bir kız çocuğu bulundu. Terk edilen bebekler ile çocuğu gören apartman sakinleri Polis ve sağlık ekiplerini aradı. Adrese gelen sağlık görevlileri, biri kız olan ikizler ile çocuğun üzerini ve alt bezlerini değiştirdi. Kız çocuğunun 2 yaşlarında, ikizlerin ise 1,5 aylık olduğu belirlendi.

Üşüdükleri ve aç oldukları gözlenen bebekler ve çocuk, ambulansla Meram Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldü. Tedavilerinin ardından da devlet koruması altına alınıp, çocuk yuvasına yerleştirildi.

Anne VE BABA, SUÇU BİRLERİNİN ÜZERİNE ATTI

Olayın ardından polis, 3 kardeşi terk edenleri belirlemek için çalışma başlattı. Pazartesi günü ise Suriyeli Mahmud El M., çocukların götürüldüğü hastaneye gitti. Görevlilere, ikiz bebekleri ile kızının hastaneye getirildiğini öğrendiğini, çocuklarını görmek istediğini söyleyen baba, devlet korumasına alındıklarını öğrenince de hastaneden ayrıldı.

Hastane yetkililerin verdiği bilgi üzerine polis, babanın izini sürmeye başladı. Yapılan çalışmalar sonunda Mahmut El M. ve eşi Rağde El M. ile çiftin olaya karıştıkları öne sürülen 4 akrabası dün akşam gözaltına alındı.

Çiftin, polise verdiği ilk ifadelerinde 6 yıllık evli olduklarını ancak boşanmaya karar verdiklerini anlatarak, 3 çocuğu terk etme suçunu ise birbirlerinin üzerine attıkları öğrenildi.

SERBEST BIRAKILDILAR

Anne-baba ve 4 akrabası polisteki işlemlerinin ardından 'Terk ve aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali' suçlarından adliyeye sevk edildi. 6 kişi çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

Görüntü Dökümü

-------------

- ARŞİV görüntüler

HABER: Tolga YANIK/KONYA,

==============================

Koyun taşıyan kamyonet devrildi, 8 koyun telef oldu

Bursa'da küçükbaşların taşındığı kamyonet, sürücüsünün kontrolünden çıkıp devrildi. Sürücünün hafif yaralandığı kazada, 8 koyun ve Kuzu telef oldu.

Kaza, saat 03.00 sıralarında merkez Nilüfer ilçesinde meydana geldi. İnegöl'den koyun ve kuzularını satmak için Mustafakemalpaşa'ya götüren Hakkı Özer (62) yönetimindeki 26 ABM 086 plakalı kamyonet, kontrolden çıkıp yan yattı. Kazada Özer, hafif yaralandı, 8 hayvan ise telef oldu. Özer, yoldan geçen sürücülerin yardımıyla araçtan çıkarıldı. İtfaiye ekipleri, kamyonetin kasasında sıkışan hayvanları kurtardı. Hayvanlar, canlı hayvan taşıma araçlarıyla kontrollerinin yapılması için hayvan hastanesine götürüldü.

Tarım ve Orman Bakanlığı ekiplerinin incelemesinin ardından telef olan kuzular yoldan kaldırıldı. Kaza nedeniyle kapanan Bursa-İzmir karayolu, kamyonetin kaldırılıp yolun temizlenmesinin ardından yeniden ulaşıma açıldı.

Görüntü Dökümü

-------------

-Kaza yapan kamyonetin kasasında sıkışan kuzular

-Kaza ya yapan kamyon detay

-Kamyonet sürücüsünden detay

-Sürücünün kazayı anlatması

-Çevredeki vatandaşların yardım etmesi

-Polis, itfaiye ve sağlık ekiplerinin çalışması

-Kuzu ve koyunların başka araca nakledilmesi

Haber-Kamera: İsmail Hakkı SEYMEN/BURSA,

============================

'Avatar' lakaplı Gökhan, 8'inci kez dünya şampiyonu

Para armwrestling bilek güreşinde ilk derecesini 2010 yılında ABD'de düzenlenen Dünya Şampiyonası'nda bronz madalya kazanarak elde eden 'Avatar' lakaplı Erzurumlu Gökhan Seven'in (42), dünyada sağ ve sol kolda 8 yıldır bileğini büken olmadı. Seven son olarak, Romanya'nın Köstence kentinde 75 kiloda Rus rakibi Rafael Hayruttinov'u yenerek sağ ve sol kol müsabakalarında 1'inci olup, 2 altın madalya kazanarak 8'inci kez Dünya Şampiyonu oldu.

Henüz 9 aylıkken geçirdiği ateşli hastalık sonucu tekerlekli sandalyeye mahkum kalan Gökhan Seven, hayata sporla tutundu. Türkiye'nin adını bilek güreşinde dünyaya duyuran ve katıldığı her şampiyonada rakiplerinin korkulu rüyası olan Erzurumlu Gökhan Seven, bilek güreşinde sağ ve sol bilek olmak üzere 30'un üzerinde Türkiye, 8 Dünya, 9 Avrupa ve 2 kez de Asya şampiyonluğu elde etti. Gümüş ve bronz madalyaların sayısını hatırlamadığını anlatan Seven, İstanbul Büyükşehir Belediyesi sporcusu olarak yarışmalara katılıyor. Seven son olarak, Romanya'nın Köstence kentinde 75 kiloda Rus rakibi Rafael Hayruttinov'u yenerek sağ ve sol kol müsabakalarında 1'inci olup, 2 altın madalya kazanarak 8'inci kez Dünya Şampiyonu oldu.

Erzurum Atatürk Üniversitesi'nden memur olarak emekli olan Gökhan Seven sadece bilek güreşi ile ilgilenmediğini, Erzurum'da tekerlekli sandalye basketbol ve curling takımlarını da kurduğunu söyledi. Başarılarla dolu bir hayat yaşayan Seven, günün büyük bir bölümünü kendisi gibi şampiyonlar yetiştirmek için açtığı spor salonunda geçiriyor. Bu spora 2006 yılında İstanbul'da yapılan Türkiye şampiyonası ile başladığını belirten Seven, şunları söyledi.

"O günden sonra bedensel engelliler kategorisinde 75, 65 ve 60 kilolarda hem sağ hem de sol Dünya, Avrupa ve Asya şampiyonluğu yaşayan tek sporcuyum. Bu dalda rekor bende. Aslında bu spora bir tesadüf eseri başladım. 2005 yılında Yalova'ya gittiğim bir tatil sonucu Türkiye şampiyonasını izleme fırsatı buldum. Bunun da diğer spor dalları gibi profesyonel bir spor dalı olduğunu öğrendim. 2006 yılında katıldığım ilk şampiyonada Türkiye 2'nciliği elde ederek bu spora başlamış oldum. 2010 yılında milli oldum. Engellilerin çok rahatlıkla yapabileceği bir spor olduğu için devam ettiriyorum. Para armwrestling bilek güreşinde 30'un üzerinde Türkiye, 8 Dünya, 9 Avrupa, 2 kez de Asya Şampiyonluğu elde ettim. Hedefim bu şampiyonlukları 2020 olimpiyatında altınla taçlandırmak. Son şampiyonluğumu Mehmetçiğe armağan ediyorum."

Görüntü Dökümü

-------------

-Gökhan Sevenin kazandığı madalyalardan detay

-Spor salonunda bilek güreşi antrenmanından detay

-Gökhan Seven'in spor salonunda antrenman yaptırması

-Gökhan Seven ile röp.

Haber: Turgay İPEK - Kamera: Zafer KUMRU / ERZURUM,

============================

Kermeste satış yaparak lösemili çocuklara destek oldular

İzmir'in Gaziemir ilçesindeki İzmir Ticaret Odası İlkokulu 3'üncü sınıf öğrencileri, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası'nda velilerinin desteğiyle yiyecek, içecek ve ikinci el oyuncaklarını satabilecekleri bir kermes düzenledi. Çağın hastalığı kansere karşı bilinçlendirilen çocuklar, tüm geliri Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı'na (LÖSEV) bağışlanacak kermes ile hasta çocuklara da destek olmanın mutluluğunu yaşadı.

Gaziemir İzmir Ticaret Odası İlkokulu 3-A ve 3-C sınıfı öğrencileri, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası'nda LÖSEV yararına bir kermes düzenledi. Yiyecek, içecek, ikinci el oyuncak ve takı satışı yapan çocuklar LÖSEV için 3 bin 500 lira bağış yaptı. Hayat Bilgisi dersindeki ilk ünitenin sosyal yardımlaşma ve dayanışma olduğunu anlatan 3-C sınıf öğretmeni Hülya Yılmaz, öğrencilerin geliştirdiği bir projede yer almanın kendilerine gurur verdiğini söyledi. Yılmaz, "Çocuklar bir şey yapmak istediler. 'Kağıttan bir şeyler yapıp satalım, gelirini yardıma muhtaç insanlara bağışlayalım' dediler. Daha sonra çocuklarımızın ortak kararıyla LÖSEV için bir araya geldik. Biz Kurtuluş Savaşı geçmişine sahip bir toplumuz. O savaş dayanışmayla kazanılmış. Gelecekte de kötülükleri yenerek birlikte olacağız. Çocuklarımızın kendileri küçük ama yürekleri kocaman" dedi. 3 yıldır farklı yardım kampanyaları düzenlediklerini ifade eden 3-A sınıf öğretmeni İlknur Güner de şunları anlattı:

"İlk yıl bir grup öğretmen olarak örgü bebek örüp Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Onkoloji Servisi'ndeki çocuklarımıza hediye ettik. İkinci yıl yine örgü çalışması yaptık. Satıp velilerin desteğiyle ihtiyaç sahibi ailelere verdik. Bu yıl diğerlerinden farklı oldu. Öğrencilerimiz iki yıldır sürdürdüğümüz bu çalışmada yanımızdaydı ve bayrağı devraldılar. Projeyi onlar geliştirdi. Bugün veliler yiyecek içecek satışı yaparken çocuklar da ikinci el oyuncaklarını sattılar. Bu ürünlerden elde edilen geliri bu haftanın önemi nedeniyle LÖSEV'e bağışlayacağız. Çocuklar çok duyarlı. Onlarla sınıfta konuşurken bir yetişkinle konuşuyormuş gibi hissediyorum. Kanserle ilgili bilinçlendirme çalışmaları devam ediyor. Velilerimiz de çocukların beslenmesini buna göre hazırlıyor."

KAMPANYALAR SÜRECEK

Lösemili çocuklara yardım ettiği için içi içine sığmadığını dile getiren 9 yaşındaki Elif Ece Boz, löseminin kötü bir kan hastalığı olduğunu bildiğini belirterek, "Lösemili çocuklara yardım ettiğim için içimde çiçekler açıyor, çok mutluyum. Daha fazla kişiye bağış yaparak yardımcı olmak, yanlarında olduğumu kanıtlamak istiyorum. Bunun için de çok heyecanlıyım" dedi. Öykü Serbest de sınıfta kermes düzenleme fikrini tahtaya yazıp oyladıklarını söyleyerek, "Her çocuğun örnek almasını istiyorum. Ben bugün birkaç oyuncağımı getirdim. Annem de kurabiye yaptı" dedi. Sınıftaki akıllı tahtaya farklı öneriler yazdıklarını ve en çok oyu kermes fikrinin aldığını anlatan Emir Dindar ise, "Bununla ilgili bir dilekçe yazıp müdüre verdik. Müdür onayladı ve kermesimizi yapıyoruz. Gelecek seneyle ilgili ne yapacağımızı da düşünmeye başlayacağız" diye konuştu. Zeliha Çizmeciler de, "Bugün bizim için çok güzel. Ben meyve suyu sattım ve LÖSEV'e bağışladım" dedi. Annesinin yaptığı kekleri kermeste satan İsa Mert Koç da amaçlarına ulaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Azra Ceren Sevdi de önümüzdeki yıllarda dergi hazırlayıp satmayı düşündüklerini belirterek, "Biz ilk önce dilekçe yazmayı öğrendik. Annelerimizin yardımıyla kermesimiz oldu. Daha sonra dergi satmayı düşünüyoruz. Gelenler kermestekileri satın aldı. Epey para kazandık" dedi.

VELİLERDEN KERMESE DESTEK

İşlerinin arasında okula gelip kermese destek olan velilerden Neşe Top, "Hemşireyim işimi bırakarak buraya gönüllü olarak geldim. Elimizden geleni yapmak istedik. Lösemili çocukları hayata kazandırmak için ufak bir yardım bile önemli. Bir sağlıkçı olarak sabırlı, anlayışlı, hoşgörülü olmamız gerektiğine inanıyorum" dedi. Kermese katılan velilerden Aysel Yurdakul ise şöyle konuştu:

"Seve seve geldim bu amaca ufak bir katkımız bile olsa ne mutlu. Toprağa bir tohum attık. Şimdi belki küçük bir yardım ama ileride filizlenip çocuklarımızın yüreğindeki güzelliklerle ormanlar oluşacak. Ben buna inanıyorum."

Görüntü Dökümü

-------------

-Çocuklardan detay görüntü,

-Kermes afişinin önünde toplu görüntü,

-Oyuncaklarını satan çocuklardan görüntü,

-Öğretmenler, öğrenciler ve velilerle röp.

Haber: Nevra UÇKAÇ - Kamera: Tekin GÜRBULAK / İZMİR,

============================

Tren istasyonu orman gibi

Kars'ın Selim ilçesinde 50 yıl önce Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) tarafından ağaçlandırılan tren istasyonu, görüntüsüyle dikkat çekiyor. Adeta ormanı andıran istasyon, ağaçlar sayesinde kışın tipi ve rüzgardan da korunurken, yazın piknik alanına dönüyor.

TCDD tarafından 1969 yılında Doğu Anadolu'daki bazı tren yolları ile tren istasyonları çevresine, yoğun kar yağışının rayları olumsuz etkilemesini engellemek amacıyla ağaç dikilmesine karar verildi. Çalışmalar kapsamında Selim ilçesindeki istasyona da çam fidanları dikilmeye başlandı. Her yıl yeni fidanların eklendiği istasyon bir süre sonra adeta ormana döndü. Binlerce çam fidanının yer aldığı istasyon ve tren yolu yeşil örtüsüyle dikkat çekiyor. Adeta ormana dönen istasyon, kışın yoğun kar yağışı ve tipi olduğu günlerde ağaçlar sayesinde korunurken, yaz aylarında ise yöre insanı için adeta piknik alanına dönüşüyor.

İlçede 'bozkırın ortasındaki vaha' olarak tanımlanan istasyon ve çevresi, bölgeye gelen yerli ve yabancı turistlerinde büyük ilgisini çekiyor. Belgeselcilerin ve TV programcılarının da uğrak yeri olan istasyonu gezenler, ağaçlandırmanın devam etmesini ve binanın da restore edilmesini istiyor. Gazeteci Hasan Samancı, "50 yıl önce ağaçlandırma başlamış, bugün orman olmuş. Vatandaşlar özellikle burayı görmek için geliyorlar. Yazları burada piknik yapıyorlar. Özellikle Doğu Ekspresi yolcularının burayı görmelerini tavsiye ediyoruz" dedi.

Alanı gezenlerden Kemal Antik, "Tren yolunun, tren yaylarının kışın kardan, tipiden korunması için bu ağaçlar dikilmiş. Bu çamlar aynı zamanda da millete oksijen veriyor. Herkesin buranın kıymetini bilmesi lazım" dedi.

Görüntü Dökümü

-------------

-İstasyonun drone görüntüleri

-Muhabir Bedir Altunok'un anonsu

-İstasyondan genel ve detaylar

-Ormanlık alandan genel ve detaylar

-Hasan Samancı ile röp.

-Kemal Antik ile röp.

-Raylardan ve alandan görüntüler

Haber-Kamera: Bedir Altunok / KARS,

=====================

Doğup büyüdüğü Spil Dağı'nda çektiği fotoğraflar tanıtım kitabında kullanılacak

Manisa'da, doğa yürüyüşü tutkunu olan 53 yaşındaki dağcı İsa Göbeklioğlu, yamacında doğduğu Spil Dağı'nı ve burada yetişen bitkileri 11 yıldır fotoğraflıyor. Spil Dağı ve bitki örtüsünü fotoğraflama hayalini Spil'in her noktasına giderek gerçekleştiren Göbeklioğlu'nun çektiği fotoğraflar aynı zamanda, Tarım ve Orman Bakanlığı 4. Bölge Müdürlüğü tarafından Spil Dağı'nın tanıtımı için hazırlanacak kitapta kullanılacak. 

1571 rakımlı Spil Dağı'nın eteklerinde bulunan 950 nüfuslu kırsal Sancaklı İğdecik Mahallesi'nde dünyaya gelen İsa Göbeklioğlu, çocukluk hayali olan Spil Dağı ve bitki örtüsünü fotoğraflama hayalini, 11 yıl önce, dağcılar ile çıktığı doğa yürüyüşlerinde hayata geçirmeye başladı. Bekar olan ve bir süredir asıl mesleği olan sayacılığı yapmayan Göbeklioğlu, 3 bin liraya aldığı bir fotoğraf makinesi ile Spil Dağı'nı karış karış gezerek, fotoğraf çekiyor. Sadece yaz ve bahar aylarında değil kışın karlı, yağmurlu havalarda zor şartlar altında bile vaktinin büyük bölümünü burada geçirerek Spil'in eşsiz güzelliğini objektifine taşıyan Göbeklioğlu, yaklaşık 100 bin fotoğraflık bir arşivin de sahibi. Spil'deki 120'yi aşkın endemik bitki türünün de arasında bulunduğu fotoğraflarının her birinin ayrı bir hikayesi olduğunu belirten Göbeklioğlu, şunları söyledi:  

"Fotoğraf çekerken zaman zaman zorluklarla karşılaştığım oluyor. Bazen bir kareyi yakalamak için saatlerce bekliyorum. Spil Dağı'nın göllerini, çiçeklerini, endemik türlerini ve yaban hayvanlarını çekiyorum. Kardelen çiçeğini çekmek çok zor. Kar yağdığında çıkıyor. Karın üzerinden çekmek zorundayım. Çekim yapabilmem için yatmam gerekiyor. Yatacağım alanda çoğu zaman dikenler oluyor. Dikenine katlanmak zorunda kalıyorum. Genelde dik kesimlerde yetişen bir çiçek. Sonra çektiğim türler arasında 'Anemon' yani 'Manisa lalesi' var. Şu ana kadar çektiğim fotoğrafların sayısı 100 bini bulmuştur" dedi.

Çektiği fotoğrafları genelde Tarım ve Orman Bakanlığı 4. Bölge Müdürlüğü'ne verdiğini belirten Göbeklioğlu, "Fotoğrafları çekerken, dağcı olmamın avantajını kullanıyorum. Tek amacım Spil Dağı'nı herkesin gezmesini sağlamak, buranın tanıtımına katkıda bulunmak. Özellikle yurtdışından gelenler Spil Dağı'nı çok merak ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığı 4. Bölge Müdürlüğü'ne verdiğim fotoğraflar, tanıtım için hazırlanacak bir kitapta kullanılacak. 

Çok mutluyum. Çocuklarımıza bu güzellikleri miras bırakmamız lazım" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

-------------

-Spil Dağı'ndan görüntü

-İsa Göbeklioğlu'nun fotoğraf çekmesinden görüntü

-İsa Göbeklioğlu ile röportaj

-Genel ve detay görüntüler

Haber - Kamera: Cemil SEVAL / MANİSA,


Kaynak: DHA

07 Kasım 2019 Perşembe 09:18

Suriye, Anne, Güncel