Dha Yurt Bülteni-2

1)MAÇKA'DA PKK'LI TERÖRİSTLERLE ÇATIŞMA ÇIKTI; 1 ASKER YARALITRABZON'un Maçka İlçesi kırsalında devriye gezen Jandarma ekipleri ile PKK'lı olduğu belirtilen bir grup arasında çıkan silahlı çatışmada bir asker yaralandı.

1)MAÇKA'DA PKK'LI TERÖRİSTLERLE ÇATIŞMA ÇIKTI; 1 ASKER YARALI
TRABZON'un Maçka İlçesi kırsalında devriye gezen Jandarma ekipleri ile PKK'lı olduğu belirtilen bir grup arasında çıkan silahlı çatışmada bir asker yaralandı. Bölgede operasyonlar sürüyor. Karaağaç Yaylası mevkiinde saat 08.30 sıralarında yaşandı. Devriye gezen jandarmalar ile PKK'lı olduğu söylenen teröristler arasında silahlı çatışma çıktı. Bir askerin hafif yaralandığı çatışma sonrasında kaçan teröristleri yakalamak için bölgeye ekipler sevk edildi. Bölgede başlatılan geniş çaplı operasyonlar sürdürülüyor.
VALİLİKTEN AÇIKLAMA
Maçka'da meydana gelen çatışmayla ilgili olarak Trabzon Valiliği'nden açıklama yapıldı. Açıklamada, "Maçka ilçemiz kırsalında icra edilen önleyici güvenlik faaliyeti esnasında sağlanan temasta 1 Uzman Jandarma personeli yaralanmış olup, faillerin etkisiz hale getirilmesine yönelik çalışmalar devam etmektedir" denildi.
OLAYLA İLGİLİ İLK GÖRÜNTÜLER GEÇİLDİ
TRABZON/DHA
===============================================
2)MERSİN'DE SURİYELİ KAVGASI: 7 YARALI 11 GÖZALTI
MERSİN'de 14 Mayıs gecesi Hanifi Hisak'ın Suriyeliler tarafından bıçaklanarak öldürülmesinin ardından çıkan olaylarda 11 kişi gözaltına alındı.Alınan bilgiye göre, merkez Akdeniz İlçesi Şevketsümer Mahallesi'nde yaşanan olayı bahane eden grup, sosyal medyadan örgütlenerek toplandı. Yenipazar, Hal ve Şevketsümer Mahallelerinde Suriyeli ailelere ait işyeri ve evlere zarar veren grup, Suriyeli vatandaşlara taş ve sopalarla saldırdı. Toplanan grup içerisinde, olayı bahane ederek provokasyon yaptığı iddia edilen yasadışı terör örgütü yandaşlarının olduğunu tespit eden emniyet güçleri olaya müdahale etti. Taş ve sopalarla hafif şekilde yaralanan 7 kişi kaldırıldıkları hastanelerde ayakta tedavi edildikten sonra taburcu edildi. Bölgede yoğun güvenlik önlemi alan zırhlı araç destekli Polis ekipleri, eyleme katılanları sık, sık dağılmaları yönünde uyararak, aksi durumda gözaltına alınacakları yönünde anons yaptı. Emniyet Müdürü Mehmet Şahne de olay yerine gidip incelemelerde bulunurken, bölgeye sevk edilen çok sayıda polis ve çevik kuvvet ekibi, uyarılara rağmen dağılmayan ve saldırıda bulunan 11 kişiyi gözaltına aldı.
Olayları yatıştırmak için uzun süre bölgede kalan Müdür Şahne, vatandaşları provokasyona karşı uyararak sakin olmalarını istedi. 
Görüntü Dökümü
---------------
-Toplanan grubun görüntüsü
-Polisin müdahamesi
-Polisin anonsla " Dağılın herkes evine geçsin, aksi takdirde gözaltına alınacaksınız" uyarısı 
-Zırhlı polis araçları 
-Detaylar
MERSİN/DHA
===============================================
3)YOLCU OTOBÜSÜNDEN 114 KAÇAK ÇIKTI
ERZİNCAN'da şüphe üzerine durdurulan 49 kişi kapasiteli bir yolcu otobüsünde yurda kaçak giriş yapan 114 Afganistanlı kaçak ele geçirildi.  İl Jandarma Komutanlığına bağlı ekipler, Erzurum- Erzincan karayolu üzerindeki Üzümlü ilçesi yakınlarında şüphe üzerine bir yolcu otobüsünü durdurdu. Araçta yapılan incelemede  49 koltuğunu bulunan yolcu otobüsünde, aralarında çocukların da bulunduğu 114 Afgan vatandaşı olduğu belirlendi. Yurda yasal olmayan yollardan giriş yapan Afganlıların, Üzümlü ilçesinde ihtiyaçları karşılandı ve sağlık kontrolünden geçirildi. Erzincan Göç İdaresi Müdürlüğü'ne götürülen kaçaklar buradaki işlemin ardından kontrollü olarak serbest bırakıldı. Olayla ilgili olarak insan kaçakçılığı yapan 3 kişi gözaltına alındı. Soruşturma sürdürülüyor.
Görüntü Dökümü
---------------
Kaçakların otobüsten indirilmesi
Kaçaklardan genel detay görüntü
Çocuklardan görüntü
Afgan kaçağın açıklaması
( Haber-Kamera: Coşkun MENEK / ERZİNCAN,
======================================================
4)ACILI AİLE KAYIP KIZINI ARIYOR
ZONGULDAK'ın Çaycuma İlçesi'nde babaanne ve dedesinin yanında kalan 16 yaşındaki Döndü Kuzucu'dan 2 haftadır haber alınamıyor. Gözü yaşlı anne Esin Kuzucu, "Kızım kaybolduktan üç gün sonra beni arayarak, 'Kurtarın beni' dedi ve telefonu kapattı. Kızımın bulunmasını istiyorum. Haber alamıyoruz. Görenler ne olur haber versin" dedi.
Maden işçisi olmasına karşın iş bulamayan 3 çocuk babası 37 yaşındaki Ersun Kuzucu, 18 yıllık eşi 35 yaşındaki Esin Kuzucu, çocukları 7'inci sınıf öğrencisi 13 Yaşındaki Muhammet Ramazan Kuzucu ve 8'inci sınıf öğrencisi 14 Yaşındaki Çiğdem Kuzucu ile birlikte iş aramak için Manisa'ya geldi. Ancak burada da madencilikle ilgili iş bunamayınca hamallık yapmaya başladı. Manisa'ya glen çift, kızı Çaycuma Çok Programlı Lisesi 1'inci sınıf öğrencisi Döndü Kuzucu'yu ise okulunu tamamlanması için Çaycuma'da yaşayan babaanne ve dedesinin yanında kaldı. Döndü Kuzucu, 29 Nisan'da gittiği okulundan eve dönmedi. Kuzucu için ailesi, polise giderek kayıp başvurusunda bulundu. Ancak geçen zamana rağmen Döndü Kuzucu bulunamadı.
ANNESİNİ "KURTARIN BENİ" DİYE ARAMIŞ
Yedi yıldır göğüs kanseri ve astım hastası olan gözü yaşlı anne Esin Kuzucu, "Biz eşimin işi dolayısıyla, Soma'da kalıyoruz. O büyükbabasıyla kalıyor okulu nedeniyle. Okul bitince o da yanımıza gelecekti. Kaybolmadan 10 gün önce tartıştık. Farklı isimle sosyal medyada hesap açmış. Bu yüzden tartıştık. Ben, 'Baban cumartesi seni almaya gelecek' dedim. Cumartesi babası gidecekti, almaya. Cuma günü ise kızım kayboldu. Üç gün sonra beni arayarak, 'Kurtarın beni' dedi ve telefonu kapattı. Kızımın bulunmasını istiyorum. Haber alamıyoruz. Görenler ne olur haber versin" dedi.
"ÇİCEK VE AYICIĞI KALDI"
Gözyaşlarını tutamayan anne Kuzucu, "Soma'ya iş için geldik. Eşim Zonguldak'ta Köseoğlu Madencilikte çalışıyordu. Maden kapatılınca işsiz kaldı. Emekliliğine 1 yıl kalmıştı. Orada iş ve geçim sıkıntısı yaşıyorduk ve iş umuduyla Soma'ya geldik. Kızım Döndü'de 15 tatilde Soma'ya geldi ve evimizin eşyalarını beraber düzenledik. Bana çiçek hediye etti ve kendisine de oyuncak ayıcık almış. Çaycuma'ya dönerken oyuncak ayıcığını bana bıraktı. 'Anne bir dahaki geldiğimde ayıcığımla beraber yatacağım' dedi. Japonya'ya gitme hayali vardı, 'Babam kredi çeksin beni Japonya'ya göndersin' diyordu ama gitti bir daha gelmedi" dedi.
"ABLA NE OLURSUN GEL"
Ablasını çok özlediğini söyleyen Döndü Kuzucu'nun 14 Yaşındaki kız kardeşi Çiğdem Kuzucu ise, "Ablacım ne olursun gel. Çok üzülüyoruz. Annem hasta oldu ne olursun gel. Sen bana nasıl kıyamıyordun. Bende şimdi sana kıyamıyorum. Uyku uyuyamıyorum" dedi.
Görüntü Dökümü
-----------------------
Döndü Kuzucu'nun bıraktığı çiçek ve ayıcıktan görüntü
Döndü Kuzucu'nun fotoğraflarından görüntü
Anne Esin Kuzucu'nun konuşmasından görüntü
Çiğdem Kuzucu'nun konuşmasından görüntü
Genel ve detay görüntü
(Haber- Kamera: Serkan ÖZDEMİR / Soma (Manisa),
=================================================
5)KEYFİN BÖYLESİ İMRENDİRDİ
MUĞLA'nın Datça İlçesi'nde havaların aniden ısınması üzerine sıcaktan bunalan iki balıkçı, deniz ortasına masa kurup keyif yaptı.
Datça merkezindeki Kumluk plajı yanında yarı bellerine kadar gelen su seviyesinde sandalyede oturup denize misina sallayan 40 yaşındaki Hüseyin Yaşyerli ve 36 yaşındaki Sercan Akkaraca'nın ilginç balık macerası herkesin ilgi odağı oldu. Sandalyesini kapanlar soluğu iki balıkçının yanında alırken, bir meraklının sürat teknesi ile yanlarına gelmesi ilginç görüntülerin oluşmasına neden oldu.
Datça'nın sezona hazır olduğunu ve tatilcileri beklediğini söyleyen Hüseyin Yaşyerli, "Mayıs ortasındayız ve hava sıcaklığı 26 dereceye ulaştı. Datça'da, sadece temmuz-ağustos değil, mayıs ayından itibaren ekim ayına kadar deniz sezonu sürüyor" dedi.
İlçe merkezindeki mavi bayraklı plajlarıyla Datça'nın tatilciler için önemli bir tatil beldesi olduğu söyleyen Yaşlerli, "Bugün Kumluk plajındayız. Burası, deniz sığ olduğu için çocuklu aileler tarafından tercih ediliyor. Henüz tatilciler gelmediği için denize masa kurup balık tutmak istedik" dedi.
Datça denizlerinin, balıkları ile ünlü olduğunu ifade eden Yaşyerli, "Ege'nin iyotlu suyu bütün balık çeşitlerini barındırıyor. Datça'ya gelen tatilciler ızgara isterlerse sinarit ve laosu tercih edebilir. Yemeden gitmemelerini önereceğimiz balıklar ise iskaroz, sokkan ve kaya barbunudur" dedi.
Görüntü Dökümü
---------------------
Datçalı iki balıkçı Hüseyin Yaşyerli (40) ve Sercan Akkaraca (36) deniz ortasında masa kurup balık tutarlarken..
İki balıkçının, denizden sürat teknesi ile yanlarına gelen misafirleri ile sohbetleri..
Datça sahilinden görüntüler..
İki balıkçıyı denizde gören Hasan Çıplak (35) sandalyesini alıp yanlarına giderken…
Deniz ortasındaki üçlünün samimi sohbetlerinden görüntüler…
(Not: Görüntü Boyutu: 90.7 MB - Süre: 00.04.15 Dk.
(Haber- Kamera: Mehmet ÇİL / DATÇA (Muğla),
=================================================
6)BU KÖYÜN GEÇİMİ Kavak AĞACINDAN
Muş merkeze bağlı Çöğürlü Köyü sakinleri, kavak satarak geçimlerini sağlıyor. 10 yaşından sonra kesilen ağaçların Muş'un kavak ihtiyacını karşıladığını belirten köylülerden Cazım Eraslan, "Köyümüzün su kaynakları bol olduğundan her türlü ağaç ve sebze yetiştiriliyor. Kavak ağacı yetiştirme geleneği bize atalarımızdan kalma. Her aile kavak ağacı yetiştiriyor ve aile bütçesine katkı sağlıyor" dedi. 
Görüntü Dökümü
---------------------
-Kesilen kavakların taşınması
-Araçlarla kavakların atölyelere getirilmesi
-Röportajlar
-Kavak bahçesinden detaylar
-Kavakların soyulması
-Kavak atölyesinden detaylar
( Haber-Kamera: Eser AYDIN/ MUŞ,
================================================
7)ENGELLİ KAHVEHANECİ AZMİ İLE ÖRNEK OLDU
MANİSA'da kahvehane işleten felçli 41 yaşındaki Ramazan Göksu, geçirdiği trafik kazasında yürüme yetisini kaybetmesine rağmen hayata küsmeyip, yaşam mücadelesini sürdürerek azmiyle takdir topladı. Engellilere kendilerini evlerine hapsetmemeleri tavsiyesinde bulunan Göksu, "Hayat yaşamaya değer" diye konuştu.
Yunusemre ilçesinde, 18 yaşında geçirdiği trafik kazası sonrası omuriliği zedelenerek belden aşağısı felç olan ve yaşamını tekerlekli sandalyeye mahkum olarak sürdüren Ramazan Göksu, içindeki yaşama sevincini yitirmedi. Çay servislerini tekerlekli sandalyesiyle yapan Göksu, hayat mücadelesiyle örnek oluyor. 
"MÜCADELE ETMEYİ SEVİYORUM"
Geçirdiği trafik kazasını hiç unutmadığını kaydeden Göksu, "Manisa'da 1994'ün Nisan ayında kaza yaptım. O kazadan sonra uzun bir dönem Küçükbelen Mahallesi'nde köyde yaşadım. 2002'de şehir merkezine geldim. 2006'da ise kahvehanecilik mesleğine girdim. O günden bugüne devam ediyorum. Bu işi severek yapıyorum. İnsanlar benim halime de alıştı. Azimliyim. Çalışmayı, eğlenmeyi, gezmeyi ve mücadele etmeyi seven bir insanım" diye konuştu. 
"HERKES ENGELLİ ADAYIDIR"
Engelli insanların kendilerini evlerine kapatmalarını yanlış bulduğunu belirten Göksu, "Engelli arkadaşlarımızın birçoğu kendini eve kapatıyor. Doğuştan engelli olmak başka bir şey ama başına bir kaza gelmesi ya da afet sonucu engelli olmak farklı bir durum. İnsan sonradan başına bir şey geldiğinde hayata kolay kolay alışamıyor. Benim de hayata alışmam zor oldu. 7 yıl boyunca evde kaldım. Sonra dışarı çıktığımda hayatın yaşamaya değer olduğunu gördüm. Bizim toplumumuzda engellileri dışlama gibi bir durum var. Ben bu dışlamalara karşıyım. Ben de sağlıklı bir insandım ama şu an engelliyim. Kimse unutmasın herkes bir engelli adayıdır. Engellilere de bu hayat yaşamaya değer diyerek tavsiyede bulunuyorum" diye konuştu.
Görüntü  Dökümü
------------------
-Ramazan Göksu, tekerlekli sandalyesi ile çay servisi
Ramazan Göksu röportaj ve genel detay
(Haber- Kamera: Ersan ERDOĞAN / MANİSA,
==================================================
8)TURİSTLERİN GETİRDİĞİ ÜLKE TABAKLARINDAN KOLEKSİYON YAPTI
Antalya'nın Kemer İlçesi'nde L'oceanica Beach Resort Otel Yönetim Kurulu Başkanı 60 yaşındaki Mustafa Kılıç, turistlerin ülkelerinden getirdikleri tabaklarla 1600 parçalık koleksiyon yaptı. Tabak koleksiyonunu otelde sergileyen Kılıç, sayısı gittikçe artan tabaklara yer bulamayınca kiracısını çıkarıp koleksiyonunu dükkanına da taşıdı.
Kemer'e bağlı Çamyuva Mahallesi'ndeki 5 yıldızlı L'oceanica Beach Resort Otel'de 80'e yakın ülkeden gelen 1600 civarında tabaktan oluşan koleksiyon büyük ilgi görüyor. 2014 yılında Rusya Federasyonu Tataristan Özerk Cumhuriyeti'nin başkenti Kazan'dan tatile gelen Gülnaz Kabirova'nın hediye ettiği tabakla koleksiyona başlayan otel yönetim kurulu başkanı Mustafa Kılıç, tabak koleksiyonunu otelde sergilemeye başladı.
SOSYAL MEDYADA PAYLAŞILINCA İLGİ ARTTI
Gelen tabaklar içerisinde aynı şehre ait olanların yanında üzerinde devlet başkanlarının fotoğraflarının yer aldığı tabakların da bulunduğunu söyleyen Mustafa Kılıç, 3 yılda oluşturduğu koleksiyonunun otelin lobisinden resepsiyonuna kadar birçok duvarı süslediğini aktardı. İlk hediye tabağı barda sergileyip fotoğrafını da çekerek sosyal medyada paylaştığını anlatan Mustafa Kılıç, kısa sürede çok sayıda hediye tabak geldiğini kaydetti. Otele gelen misafirlerle hediyeler dolayısıyla aralarında bir bağ oluştuğunu belirten Kılıç, "Rusların, Facebook'u dediğimiz Vkontakte'de 7 bin 500'ün üzerinde takipçimiz var. Orada 'Teşekkür ederiz Gülnaz'a bu güzel hediyeyi bize getirdiği için' şeklinde tabağın fotoğrafını paylaştım. Onu dedikten sonra onlarca, yüzlerce bir anda koleksiyonluk tabaklar gelmeye başladı. Tabaklara özel bir yer yaptık. Bu kadar geleceğini düşünemedik. Önce yaklaşık 300-400 tabak koleksiyonu yaptık. Fakat güzel olanı şu; insanlar başka yere tatile gittiklerinde o tabaklardan alıp saklayıp bize bir sene sonra tatile gelirken getirmeleri oldu" dedi.
İLGİDEN MEMNUN KALDI
Turistlerden gelen hediye tabaklara karşılık kendilerinin özel yaptırdığı tabakları hediye ettiklerini belirten Kılıç, koleksiyonunda ABD, Kanada, Şili, Arjantin, Patagonya, Brezilya, Avustralya, Japonya, Çin, Almanya ve Avrupa'nın şehirlerinden tabaklar olduğunu belirtti. Patagonya'nın nerede olduğunu ilk başlarda bilmediğini ancak oradan bir hediye tabak gelince araştırıp öğrendiğini de söyleyen Kılıç, koleksiyonuna olan ilgiden memnun kaldığını vurguladı.
TABAKLAR İÇİN KİRACISINI ÇIKARDI
Sürekli gelen hediye tabaklar nedeniyle koleksiyonuna yer bulma sıkıntısı yaşadığını da belirten Kılıç, kendisine ait bir dükkanı olduğunu ve burada gümüşçülük işiyle ilgilenen kiracısını tabaklar için dükkandan çıkarmak zorunda kaldığını kaydetti. Kılıç, şöyle dedi:
"Şimdi güzel bir sıkıntımız var. Bu kadar çok tabak geldi ve nereye koyacağız? Öncelikle restoranımızın duvarını doldurduk. Baktık yetmedi, gümüşçü dükkanımız vardı. Gümüşçüye 'Kardeşim kusura bakma, misafirlerim tabak getiriyor. Ben bunları sağda solda saklayamam seni çıkarıyorum' dedim ve buraya koyduk. Şimdi burayı daha düzgün hale getirip sunumunu burada yapacağız. Öyle görünüyor ki ileride resepsiyonun, lobinin her tarafında bu tabak koleksiyonunu göreceğiz. Dünyanın takriben 80 küsur ülkesinden 1600 civarında tabağımız var. Evet bazı şehirlerden birkaç tane getiriliyor ama çok enteresan, insanlar bu tabakları takip ediyor ve aynı desen tabak gelmedi şu ana kadar. Hepsi farklı farklı ve bu da bizi mutlu ediyor."
'BENİM DE KOLEKSİYONUM VAR'
Mustafa Kılıç'a 2014 yılında ilk tabağı getirerek koleksiyona başlamasına ön ayak olan Gülnaz Kabirova ise kendisinin de böyle bir koleksiyonu olduğunu anlattı. Koleksiyonuyla ilgili Kılıç'a fotoğraflar gösterdiğini de belirten Kabirova, "'Bu şekilde otele gelen misafirlerin neden geldiğini görürsünüz' dedim. Mustafa bey de bu fikrin çok iyi olduğunu söyledi. Şimdi ise görüldüğü gibi bir sürü tabak var. Bunun için de çok mutluyum" dedi.
Görüntü Dökümü
---------------------------------
Restorandaki duvardaki tabaklar detay
Bir tabaktan yakın detay
Restorandaki başka bir duvardaki tabaklar genel detay
İlk gelen tabak detay
RÖP 1: Gülnaz Kabirova (Rusça) / ilk tabağı getiren kadın
Tabaklara bakan çocuklar
Tabak tutan bayan
RÖP 3: Mustafa Kılıç
L'oceanica tabağı detay
Mustafa Kılıç tabakların ülkelerini anlatıyor
159 MB /// 05.00"
HABER-KAMERA: Levent YENİGÜN/KEMER (Antalya),
=====================================================
9)BÖBREK HASTASI MİNE'YE SÜRPRİZ DOĞUM GÜNÜ
ZONGULDAK'ın Kozlu İlçesi'nde Emekçi Kadınlar Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği üyeleri, evde eğitim alan böbrek hastası 16 yaşındaki Mine Kalafat'ı ziyaret edip pasta keserek doğum gününü kutladı.
Tek böbrekle dünyaya gelen Mine Kalafat, 7 yıl önce 9 yaşındayken yüzde 70'le çalışan diğer böbreği de tamamen işlevini yitirince diyalize girmeye başladı. Hem hastalığı, hem de orta derece zeka geriliği bulunduğu için okula başlasa da devam edemeyen Mine Kalafat, 6 yıldır evde eğitim alıyor. Öğretmeni Birsen Demirbağ'ın yönlendirmesiyle 3 yıl önce annesinin böbreği nakledilen ve şimdi diyalize girmekten kurtulan Mine, evde eğitim almaya devam ediyor. 
Zonguldak Emekçi Kadınlar Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği üyeleri, enfeksiyon riski nedeniyle çok az dışarı çıkabilen ve tüm vaktini evde geçiren Mine'yi 16'ncı yaş gününde yalnız bırakmadı. Mine'den habersiz evine giden dernek üyeleri, kapıda yanlarında getirdikleri doğum günü pastasının mumlarını yakarak zile bastı. Kapıyı açan Mine, karşısında 'İyi ki doğdun Mine' diyen kadınları görünce şaşırdı. Ardından gülümseyen Mine, pastanın üzerindeki mumları üfledi. İlk defa bu şekilde bir sürpriz doğum günü kutlamasıyla karşılaşan Mine, dernek üyelerine teşekkür etti. Dernek Başkanı Yüksel Yayla, anne Hatice Kalafat'a da Anneler Günü nedeniyle elektrikli çaydanlık hediye etti.
Yüksel Yayla, Mine'nin enfeksiyon nedeniyle dışarıya çıkamadığını öğrenince öğretmeni Birsen Demirbağ ile irtibata geçtiklerini söyledi. Ardından doğum gününde sürpriz yapmaya karar verdiklerini anlatan Yayla, şöyle konuştu:
"Mine'yi sevindirdiysek ne mutlu bize. Çok duyguluyum. Bu kızımızın yaş günü odluğunu öğrendik. Böyle bir etkinlik yapmak istedik. Mutlu olduğunu düşünüyoruz. Gözlerindeki ifade çok önemliydi bizim için. Onun mutlu olduğunu görünce biz de mutlu olduk. Annesinin de Anneler Günü'nü kutladık. Aileyle bir arada olmaktan mutluyuz."
Ev kadını Hatice ve inşaat işçisi İbrahim Kalafat'ın 3 çocuğundan biri olan Mine'nin öğretmeni Birsen Demirbağ da emekçi kadınlara teşekkür ederek, "Mine'nin ve ailesinin haberi yoktu. Benle irtibata geçti dernek üyeleri. Ben de Mine'nin mutlu olacağını düşündüm. Çok mutlu oldu. Anne de çok mutlu oldu. Mine'nin hep birlikte daha güzel günlere gelmesini sağlayacağız" dedi.
Görüntü Dökümü:
..----------------------------
-Kadınların evin önünde gelmesi
-Kapı önünde pastayı hazırlamaları
-Mine'nin kapıyı açması 
-Pastayı üflemesi
-Evin içinde tekrar pasta üflemesi
-Pastayı kesmesi
-Dernek Başkanı Yüksel Yayla ile röp.
-Öğretmen Birsen Demirbağ ile röp.
Süre: (6.00) Boyut: (192 MB)
Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN/KOZLU(Zonguldak),

Kaynak: DHA

16 Mayıs 2017 Salı 10:40

Göksu, Datça, PKK, Maçka, Politika, Güncel