DHA YURT BÜLTENİ - 3

Afyonkarahisar'da otobüsle TIR çarpıştı: 2 ölü 21 yaralı (1)Afyonkarahisar'da yolcu otobüsüyle TIR'ın çarpışması sonucu meydana gelen kazada, ilk belirlemelere göre 2 kişi yaşamını yitirdi, 21 kişi yaralandı.

Afyonkarahisar'da otobüsle TIR çarpıştı: 2 ölü 21 yaralı (1)

Afyonkarahisar'da yolcu otobüsüyle TIR'ın çarpışması sonucu meydana gelen kazada, ilk belirlemelere göre 2 kişi yaşamını yitirdi, 21 kişi yaralandı. 

Kaza, sabah saatlerinde Afyonkarahisar- Konya karayolunun Çobanlar ilçesi kavşağında meydana geldi. Sürücülerinin kimliği henüz öğrenilemeyen şehirlerarası yolcu otobüsüyle, karşı yönden gelen TIR kafa kafaya çarpıştı. Kazada ilk belirlemelere göre 2 kişi yaşamını yitirirken, 21 kişi yaralandı. Kaza yerine çok sayıda sağlık ve kurtarma ekibi sevk edildi.

GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR

Haber: Satılmış AKKAŞ/AFYONKARAHİSAR, - 

==================

Jeoloji Yüksek Mühendisi Er: Bursa'daki sarsıntılar uyarıcı nitelikte

Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Engin Er, Bursa'da son bir haftada meydana gelen depremlerin büyük bir depremin habercisi olmadığını, ancak uyarıcı nitelikte sarsıntılar olduğunu söyledi. Er, "Bu depremleri, 1855'te Bursa'yı etkilediğini düşündüğümüz büyük depremin tekrar yaşanabileceğini gösteren uyarıcı depremler olarak ele alıp hazırlık yapmalıyız" dedi.

Bursa'da 14 Kasım günü Richter ölçeğine göre 2.5, 16 Kasım günü 2.7 ve 18 Kasım günü 3.0 büyüklüğünde üç ayrı Deprem oldu. Depremlerde can ve mal kaybı yaşanmadı. Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Engin Er, depremler ilgili değerlendirmede bulundu. Er, küçük sarsıntıların büyük Marmara depreminin habercisi olmadığını, fakat uyarıcı nitelikte olduğunu dile getirdi. Özellikle Bursa'da fay hatlarının merkez ilçelerdeki yerleşim yerlerinin üzerinden geçtiğini belirten Engin Er, "Bu büyük bir depremin habercisi değil. Başlı başına uyarıcı olarak alabileceğimiz bir deprem. Son 10-15 gün içerisinde Bursa merkezde birçok deprem oldu. Bunu 4-5 aya yaydığımız zaman da Bursa'da çok sayıda deprem oldu, fakat bunlar 3 büyüklüğünde meydana geldi. Her ne kadar küçük deprem olsa da Bursa'da birçok insanı etkiledi. Çünkü tam yerleşim yerinin altında olan bir deprem. Marmara Denizi'nde 3 büyüklüğünde bir deprem olsa kimse hissetmez ama Bursa merkezli olduğu zaman insanların sokağa çıktıklarını görüyoruz. Geçtiğimiz günlerde gece saat 02.00 sıralarında olan depremi hissettik, çünkü tam yerleşim yerinin altında oldu. Vatandaşların sosyal medyaya girdiklerinde evlerini terk ettiklerini, korktuklarını gördük. Bu depremleri özellikle ne öncü, ne de artçı olarak değerlendirebiliriz. Bu depremleri, Bursa'yı etkileyecek daha tarihsel dönemlerde de, 1855'te de etkilediğini düşündüğümüz, büyük depremin tekrar yaşanabileceğini gösteren uyarıcı depremler olarak ele alıp, hazırlık yapmalıyız" dedi.

Küçük çaplı depremlerin devam edeceğini söyleyen Er, "Kent merkezinden geçen ve Bursa fayı olarak adlandırdığımız fay, Yıldırım'da 3 kola ayrılıyor, Osmangazi'nin merkezinden geçip Nilüfer'den devam eden fayımız var. Dolayısıyla Bursa, Türkiye'de depremsellik anlamında masaya yatırılması gereken en önemli şehirlerden bir tanesi. Çünkü bizim İstanbul gibi depreme belirli mesafede oluşan fay hattımız değil, tam yerleşim yerlerinden geçen, 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli olan fay hatlarımız var. Bunları göz önüne almalıyız" ifadelerini kullandı.

Görüntü Dökümü

-------------

-Şehir merkezinden drone görüntüleri

-İnsan kalabalığından detaylar

-Genel detaylar

Haber-Kamera: Semih ŞAHİN/BURSA,

======================

Keman alamayınca müzik aletini tenekeden yaptı, düğünlere çağrılıyor

Manisa'nın Demirci ilçesinde, yaşayan çiftçi ve müzisyen 54 yaşındaki Sefer Şen, çocuk yaştan beri çok istediği kemanı imkanları yetmeyip alamayınca tenekeden yaptı. Yıllardır sahne aldığı düğünlerde bu kemanı kullanan Şen, ilgi çektiğini, düğünlerde sahne alması için çağrıldığını söyledi.

Mithatpaşa Mahallesi'nde yaşayan, evli ve 2 çocuk babası çiftçi Sefer Şen, ayrıca 14 yaşından bu yana düğünlerde müzisyen olarak sahne alıyor. Keman çalarak şarkı söyleyen Şen, kendi yaptığı müzik aletiyle ilgi topluyor. Çocuk yaştan beri hayalini kurduğu kemanı bir türlü alamayınca tenekeden yapan Şen, aklına bu müzik aletini tenekeden yapma fikrinin nasıl geldiğini anlatarak, "Rüyada tenekeden keman yaptığımı gördüm. Uyanınca yağ tenekesinden keman yapmaya karar verdim. Sadece telleri normal kemanın telini kullandım. Kimseden yardım almadan kendim yaptım. Yapım süresi ise 2 günü buluyor. Maliyeti çok tutmuyor. İçimdeki keman tutkusunu yaptığım müzik aletiyle giderdim" dedi. 

İki yıl önce orijinal bir keman hediye edildiğini de söyleyen Şen, "Tenekeden kemanımı sosyal medyadan gören Ankara'daki kadın bir doktor, 2 yıl önce bana keman hediye etti. Kendilerine teşekkür ediyorum, hala görüşüyoruz" dedi. Orijinal bir kemanla kendi yaptığı müzik aletini kıyaslayan Şen, "Teneke keman ile normal keman arasındaki fark, yok sayılacak seviyede. Benim yaptığım kemanın sesi daha net ve yüksek çıkıyor" dedi.  Teneke kemana ilginin yoğun olduğunu söyleyen Şen, "Eş ve dostlara elimde teneke keman ile müzik ziyafeti veriyorum. Düğünlerde sünnetlerde keman çalmam için arıyorlar. Gören yanıma geliyor, 'Nasıl yaptın' diyorlar anlatıyorum. Ayrıca hediyelik olarak yaptıranlar da var" 

Görüntü Dökümü

-----------

Sefer Şen'in teneke kemanla şarkı söylemesi

Sefer Şen'in teneke Kemanla müzik çalması

Haber- Kamera: Kamil AKYOL / DEMİRCİ (Manisa),

==================

Hayriye ninenin 7 yıl sonra gözleri açıldı

İzmir'de ileri katarakt sorunu nedeniyle 7 yıldır gözleri görmeyen 92 yaşındaki Hayriye Peynirci, 1 ay arayla olduğu iki ameliyatın ardından dünyayı yeniden görmeye başladı. Ameliyat olmamak için uzun süre direnen Hayriye nine ameliyattan sonra, "Aynaya bakınca kendimi gördüm, çok sevindim" dedi.  

Çeşme Alaçatı'da yaşayan 3 çocuk ve 3 torun sahibi Hayriye Peynirci, ileri katarakt yüzünden 7 önce görme yetisini yitirdi. Başka bir sağlık sorunu bulunmayan, fakat inatçı kişiliği nedeniyle çocuklarının ameliyata ikna edemediği Hayriye nine, Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Murat Direl'in yaptığı iki operasyonun ardından yeniden göremeye başladı.  

Annesinin doktora gitmekten hep kaçtığını anlatan kızı Emine Şekerci, "Annem sürekli 'dünyayı görmüyorsam öleyim daha iyi' diyordu. Bir gün emekleyerek komşuya gitmiş ve kızımı çağırın, demiş. O günden sonra yanından hiç ayrılmadım. Yüzde 95'e varan görme kaybı vardı. Katarakt olduğu için gözlük de kullanamıyordu. Tuvalete gidemiyor, yemek yiyemiyordu. Buraya ikna edip getirdik. Sağ gözü 1 ay önceki operasyonla açıldı. Sevincimden ağladım. Bir aydır günlük tutmaya başladık. Bahçemizde ot, çöp topluyor, süpürge tutuyor, yatağını topluyor. Ailece çok mutluyuz" diye konuştu. Ameliyatın ardından 7 yıl sonra görmeye başlayan Hayriye Peynirci ise duygularını şöyle anlattı:

"Her şeyin nasıl olduğunu unutmuşum. Doktor ne yaptı bilmiyorum ama iyileştiğim için mutluyum. Daha önce hiç görmüyordum. El yordamıyla yapıyordum işlerimi. Aynaya baktım, kendimi gördüm, çok sevindim."

'O KEMİLEYİ DUYUNCA KAÇIYOR'

İleri düzeydeki bir katarakt ameliyatının her yetişkin bireyde zor olduğunu ifade eden Op. Dr. Murat Direl, Hayriye Peynirci'nin de göz yapısı nedeniyle zor bir hasta olduğunu ifade ederek, "Teyzemizin Demans ve Alzheimer hastalığı yok, aklı başında fakat çok inatçı. 'Ameliyat' kelimesini duyunca kaçıyor, hiçbir şekilde ikna edememişler. Biz asla ameliyat demedik. 'Sana bir damla damlatacağız' dedik. 23 Ekim'de sağ gözü için ameliyathaneye aldık. Zor bir kataraktı vardı, zorlu bir vakaydı. Ancak kısa sürede, başarıyla ameliyatı bitirdik. Hayriye Hanım, kendini teslim edip bırakmadı. Ufacık teyzeyi 4 kişi zapt ettik. Ameliyatı hatırlamaması için bir ilaç verdik. Hem yatıştırdık hem de geriye dönük bir hafıza kaybının olmasını sağladık. 10 ile 15 dakika arasında ameliyat sona erdi" dedi. 

Hastanın normalde şeffaf olması gereken göz merceğinin görme kaybı nedeniyle bembeyaz hale geldiğini vurgulayan Op. Dr. Direl, ameliyatla ilgili riskleri şöyle anlattı:

"Ameliyattan önce sol gözüyle ışığın varlığını fark ediyor, sağ gözüyle ışığın yönünü ayırt edebiliyordu. El hareketini bile anlayamıyordu. Artık kendine daha çok güvenecek. Tek başına dışarı çıkabilecek. Bugünden sonra 3 boyutlu görme hissi gelecek. Dengesini kolay sağlayıp günlük işlerini kolay yürütecek."

Görüntü Dökümü

-------------

Op. Dr. Murat Direl'in Hayriye Peynirci'yi muayenesinden görüntü,

Hayriye Peynirci'nin kızıyla birlikte ameliyathaneye yürümesinden görüntü,

Op. Dr. Murat Direl ile röportaj

Hayriye Peynirci'nin konuşmasından görüntü,

Emine Şekerci ile röportaj

Haber: Nevra UÇKAÇ - Kamera: Tekin GÜRBULAK / İZMİR,

=================

Kuşlar için yuva yapıp, boyadılar

Isparta'da özel eğitim sınıfı ve anaokulu öğrencileri, tahta parçalarını kuşlar için yuva haline getirip, boyadı. Yuvalar, öğretmenler tarafından okul bahçesindeki ağaçlara asıldı.

Isparta kent merkezindeki Nazmi Toker Ortaokulu'nda özel eğitim sınıfı ve anaokulu öğrencileri, okul idarecileri ve öğretmenleriyle birlikte kuşlar için yuva yaptı. Öğrenciler daha sonra yuvaları öğretmenleriyle birlikte boyadı. Okul bahçesinde yapılan etkinliğe teneffüse çıkan diğer öğrenciler de eşlik etti. Yapılan yuvalar ise tek tek ağaçlara asıldı.

Okul Müdürü Mustan Güngör, daha önce okul bahçesindeki kediler için de yuva yaptıklarını sonrasında 'Bir de kuşlarımız için yuva yapalım' diyerek böyle bir çalışmaya başladıklarını söyledi. Müdür Güngör, "Kedilerimize yuva maksadıyla başladık. Daha sonra kuşlarımızın çok olduğunu gördük. Bunların tamamını kuş ve kedi evi yapmaya başladık. Tasarım atölyemizde yapıyoruz. Çocuklar da hayvanları çok sevdiği için işin içine kattık. Yaklaşık 35- 40 kuş yuvası, 3- 4 tane kedi evi yapacağız. İnşaatlarda eski suntalar vardı. Onları alıp değerlendirmeye başladık. Çevremizdeki hayvanları da korumuş olacağız. Okulun bahçesinde bulunan ağaçlara asacağız. Okulun etrafındaki kuytu köşelere kedi evlerini bırakacağız. Çocuklar da yiyecek getirdiğinde onlara vereceğiz. Bakanlığımız da böyle bir uygulama başlattı. Biz de katkı sağlamış olduk" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

-------------

-Kuş yuvası yapımından görüntü

-Öğrencilerin çalışması

-Yuvaların boyanması

-Öğrencilerin yuvayı boyaması

-RÖP: Okul Müdürü Mustan Güngör

-Ağaca asılan kuş yuvalarından görüntü

HABER- KAMERA: Ali ÇEVİKBAŞ/ISPARTA, - 

=================

Burnunda 6 yıl dişiyle yaşamış

Denizli'de, burnundan sağlıklı nefes alamadığı için doktora başvuran üniversite öğrencisi 19 yaşındaki Utku İyigün'ün çekilen tomografisinde, burnunun içinde yabancı cisim tespit edildi. Yapılan ameliyatla çıkarılan yabancı cismin, diş olduğu belirlendi. İyigün'ün 6 yıl önce bisiklet binerken geçirdiği trafik kazasında kırılan dişinin, burun boşluğuna kaçtığı ve 6 yıldır bu şekilde yaşadığı ortaya çıktı. 

Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İngilizce İşletme Bölümü 1'inci Sınıf öğrencisi Utku İyigün, geçen salı günü burnundan sağlıklı nefes alamadığı için Denizli Özel Sağlık Hastanesi'ne başvurdu. İyigün, hastanede görevli Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Operatör Doktor Ali Yüksel tarafından muayene edildi. Yapılan kontrolde, İyigün'ün burnunda kemik eğriliği ve burun eti büyümesi tespit edildi. Ardından yüz tomografisi çekildi. Tomografiyi kontrol eden Dr. Ali Yüksel, İyigün'ün burnunun içinde yabancı bir cisim olduğunu gördü. 

KALEM KAPAĞI SANILDI, DİŞ ÇIKTI

Dr. Ali Yüksel, hastası İyigün'e burnunun içinde yabancı bir cisim olduğunu, ameliyatla çıkarılması gerektiğini söyledi. Geçen perşembe günü Özel Sağlık Hastanesi'nde Dr. Ali Yüksel tarafından ameliyata alınan İyigün'ün burnundan, yabancı cisim çıkarıldı. Tomografi incelemesinde ilk olarak çocukken burnuna bir kalem sokabileceği ve kalemin arka kapağının burun içinde kalıp, orta burun eti bölgesi sol güzünün yanına kadar ilerlemiş olabileceği düşünüldü. Ameliyatla çıkarılan cismin yapılan incelemesinde diş olduğu tespit edildi. 

BURNUNDA 6 YIL DİŞİYLE YAŞAMIŞ

Burnundan ameliyatla diş çıkartılan Utku İyigün, Dr. Yüksel'e 6 yıl önce bisiklet binerken, minibüse çarptığını, kazada yüzünden yaralandığı söyledi. İyigün'ün kazada çarpmanın etkisiyle diş kökünün yerinden aldığı darbe nedeniyle kopup, yüz boşluğu içine düştüğü, oradan da burun boşluğuna açılan doğal boşluktan geçerek, orta burun hizasına kadar ilerleyip, yerleştiği sanılıyor. İyigün'ün burnunda dişiyle 6 yıl yaşadığı ortaya çıktı. 

'NADİR VE ENTERESAN BİR VAKA'

Ameliyat hakkında bilgi veren Doktor Yüksel, tomografide cismin önce kalem kapağı sandıklarını belirterek, "Ameliyatı yaptık, şikayetlerini giderdik ve yabancı cismi burnundan çıkardık. Cisim, sol orta burun eti içine gömülmüş şekildeydi. Cismi incelediğimizde diş kökü olduğu gördük. Hastamız, 6 yıl önce trafik kazası geçirmiş. Bize kaza anında diş köklerinin birinin kırılıp, yüz boşluğu içine düştüğünü söyledi. Enteresan olanı ise bu diş orada kalmamış, burun boşluğuna açılan doğal boşluktan içeri girip, orta burun hizasına kadar gelmiş ve buraya yerleşmiş. İlginç olan kısım bu. Literatüre de baktık, böyle bir vaka çok az. Hastamızın başına şansızlık sunucu olan gelen bir olay. Dişin orada 6 yıl boyunca kalıp, soluk borusuna ya da yemek borusuna kaçmayıp, enfeksiyon bile ortaya çıkarmamış olması önemli" dedi. 

Burnunda dişiyle 6 yıl yaşayan Utku İyigün ise, burnundan diş çıkınca şok şaşırdığını ifade ederek, "Nefes alamama şikayetiyle hastaneye geldim. Doktor bana çekilen tomografide burnumun içinde yabancı bir cisim olduğunu söyleyip, gösterdi. Kalem kapağı olabileceğini sandık, ameliyatla çıkarıldı. Ameliyatın ardından cismin diş olduğunu öğrendim ve şok şaşırdım. Yaklaşık 6 yıl önce trafik kazası geçirdim, orada olabileceğini düşünüyoruz. Yüzüme darbe almıştım" diye konuştu.  

Görüntü Dökümü

-------------

Hasta ve doktordan muayene sırasında görüntü

Doktor Ali Yüksel'den detay

Hasta Utku İyigün'den detay

Tomografi görüntüsündeki yabancı cisimden detay

Çıkarılan dişten detay

Dr. Ali Yüksel'in açıklaması

Hasta Utku İyigün'ün açıklaması

Haber- Kamera: Ramazan ÇETİN / DENİZLİ,

===================

 


Kaynak: DHA

19 Kasım 2019 Salı 10:16

Ege Üniversitesi, Marmara Denizi, Ramazan Çetin, Okul Müdürü, Nazmi Toker, Semih Şahin, Ali Yüksel, Osmangazi, Yıldırım, Engin Er, Çobanlar, İstanbul, Gürbulak, Isparta, Alaçatı, Marmara, Türkiye, Denizli, Demirci, Ankara, Deprem, Manisa, Çeşme, Konya, Bursa, Afyon, İzmir, Torun, Sabah, Anne, DHA, Son Dakika

Son Dakika