Dha Yurt Bülteni- 3

1)BEYTÜŞŞEBAP KAYMAKAMI MURAT ŞENER, BELEDİYEYE KAYYUM OLARAK ATANDIŞIRNAK'ın Beytüşşebap İlçesi'nde yürütülen bir soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra görevden alınan Beytüşşebap Belediye Başkanı Nurettin Ataman'ın yerine İlçe Kaymakamı Murat Şener, kayyum olarak atandı.

1)BEYTÜŞŞEBAP KAYMAKAMI MURAT ŞENER, BELEDİYEYE KAYYUM OLARAK ATANDI

ŞIRNAK'ın Beytüşşebap İlçesi'nde yürütülen bir soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra görevden alınan Beytüşşebap Belediye Başkanı Nurettin Ataman'ın yerine İlçe Kaymakamı Murat Şener, kayyum olarak atandı.

Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü terör soruşturması kapsamında DBP'li Beytüşşebap Belediye Başkanı Nurettin Ataman, 2 Mart tarihinde gözaltanı alındıktan sonra İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alındı. Eski başkan Ataman'ın emniyetteki sorgusu sürerken, İçişleri Bakanlığı tarafından İlçe Kaymakamı Murat Şener, Belediye Başkanvekili olarak görevlendirildi. Görevlendirme sonrası bugün sabah saatlerinde belediye binasına gelen polis, önlem olarak belediye binasında arama yaptı. Yapılan aramanın ardından belediye binasına Türk Bayrağı asıldı.

Görüntü Dökümü

---------------------

-Belediye binasına Türk Bayrağı asılması

-Belediye binasının dış görüntüsü

-Polisin belediye binasında aldığı önlem

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Emin BAL/BEYTÜŞŞEBAP (Şırnak), -

====================================================

(ÖZEL HABER)

2)KEFENLİĞİ BİLE SU ALTINDA KALDI

Isparta'nın Sütçüler İlçesi Darıbükü Köyü'nde yapılan Kasımlar Barajı ve HES projesi nedeniyle evi, içindeki eşyalarla birlikte su altında kalınca Antalya'daki oğullarının yanına taşınan 76 yaşındaki Ümmühan Uysal, köyüne geri döneceği günün hayalini kuruyor. "Evimin eşyaları, çulum, çuvalım, dokuma tezgahım, kendi dokuduğum el emeğim kilimlerimle birlikte kefenliğim bile sular altında kaldı" diyen Uysal, adaletin yerini bulacağına inanıyor.

Sütçüler'e bağlı Darıbükü Köyü, Taçyıldız Elektrik Sanayi Üretim AŞ firması tarafından yapımı devam eden Kasımlar Barajı'ndan bırakılan suyun altında kaldı. Köylüler ve doğaseverler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 'ÇED Olumlu' kararına karşı 2012'nin Eylül ayında Isparta İdare Mahkemesi'ne yürütmeyi durdurma ve raporun iptaline ilişkin dava açtı. Ancak mahkeme, projenin Isparta'nın yanı sıra Antalya sınırlarında kaldığı gerekçesiyle 'görevsizlik' kararı vererek, dosyayı Aralık 2012'de Danıştay'a gönderdi. Danıştay 14'üncü Dairesi'nde halen dava süreci devam ediyor. Köyde istimlak alanında yaklaşık 50 hane bulunuyor. 25 köylüye 4'ü 70, 21'i de 50'şer metrekarelik evler inşa edildi. Diğerleri için de çeşitli ücretler ödendi ve aileler köyden şehre göç etti. Bu evlerin yarısından fazlası su altında kaldı. Tapu devrini yapmayan ve dava açan Ümmühan Uysal'ın evi de su altında kalan evlerden.

ÇARPINDIM ÇARPINDIM ELİMDEN GELİR YOK

Evinin içindeki eşyalarıyla birlikte su altında kaldığı günü hatırlarken üzüntüsünü dile getiren Ümmühan Uysal, "O gün ben azıcık rahatsızlandım. Doktora gittim. Bir duyduk ev sular içinde kalmış. Hiçbir eşyamızı alamadık. Biz evde olmayınca 'Bunlar gitti' diye suyu salmışlar. Evimi öyle sular altında görünce çarpındım çarpındım ama yok bir şey. Suyun içinden almanın imkanı yok. Kapım, kaçağım, çulum, çuvalım hepsi içinde kaldı. Ben o köyde doğdum o köyde büyüdüm. Ağladım, ağladım" dedi.

KEFENLİĞİM DE GİTTİ

Evi sular altında kalmadan önce köyünde yalnız yaşadığını belirten Ümmühan Uysal, "Ev yok, yuva yok. Yuva yıkıldı. Hepsi gitti. Ben neyle yaşayacağım? Evin içinde tüm eşyam gitti. Yorganım yatağım, kilimlerimi kendi dokudum, onlar da gitti. Kefenliğimi aldım içine 300-400 TL para koydum, öldüğümde harcarlar dedim. O da gitti. Biz ne bilelim böyle olacağını. Yüzüğüm vardı o da gitti" dedi.

KADINLAR GÜNÜ BENİM NEYİME?

8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde 'Ümmühan Nine Yalnız Değildir' başlığı altında Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği, Antalya Kent İzleme Platformu, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Antalya Şubesi, Yukarı Köprüçay Havzası Koruma Platformu, Gündoğmuş Kayabükü Köyü Alara HES'e Hayır Platformu, Karaman Sarıveliler Göktepe Beldesi Sularıma Dokunma Platformu, Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) Muğla Fethiye, İzmir Karşıyaka ve Güzelbahçe şubeleri, Trakya Platformu, Alakır Nehri Kardeşliği Uysal'ın adalet arayışına destek vereceklerini açıklarken, evi, eşyaları ve tüm hatıraları su altında kalan Ümmühan Nine, "Benim neyime Kadınlar Günü? Benim evim gitmiş, yuvam yıkılmış" dedi.

ŞİRKET VAADLERİNİ YERİNE GETİRMEDİ

Ümmühan Uysal'ın oğlu Hasan Uysal ise 2012 yılında baraj inşaatının başladığını, proje başlamadan önce köylüye yönelik toplantıda, köylülerin asla mağdur edilmeyeceği, kimsenin hak kaybına uğratılmayacağının taahhüt edildiğini ancak projeyle ilgili 'acele kamulaştırma kararı alınarak istimlak çalışmalarına başlandığını belirtti. Uysal yaşanan süreci şöyle aktardı:

"Köyümüze baraj yapılacak dendi. Nihayetinde yapıldı. Şirket yetkilileri çok vaadde bulundu ama hiçbirini yerine getirmedi. Köylüyü, köyü, doğayı perişan etti. Dağdaki geldi bağdakini kovdu. Köyümüz 100 haneyi yakındı ama barajdan etkilenen 86 hane vardı. 24 tanesine, gidecek yeri olmadığı için yaşlı nüfus olduğu için 'Şu anda yaşadığınız evlerden daha güzel evler yapacağız, köyün dokusuna uygun evler olacak' denildi. Yapılan evler çocuk oyuncağı gibi, baraka gibi. 50 metrekare bir ev. Dava sürecimiz 2 yıldır sürüyor. Daha önce kamulaştırmayı devlet yapacak dendi ama sonra öğrendik ki kamulaştırmayı şirket yapıyor. Dava açmamızın nedeni, bizim evimiz 100 metrekareydi. Bunun karşılığında bize 50 metrekarelik ev verildi. Köyün en değerli eviydi evimiz ama 10 metrekare evin karşılığı da 50 metrekare evin karşılığı da aynı. Farklılık yok."

ANNEMİN HALİ İÇLER ACISI

"Annemin hali içler acısı" diyen Hasan Uysal, "Ruh sağlığı, yaşamsal sağlığı bozuldu. Ben de o köyde doğdum büyüdüm. 80 yıllık bir geçmişimiz var. Anılarımız, her şey gitti. Annemin dokuma tezgahı, el emeği, kefenin içine 'Cenazemde harcayın' diye koyduğu para bile gitti. Köylünün ne ziyneti olur? Biri iki yüzüğü, küpesi o da gitti. Akla hayale gelmeyen bir olay bizim için. Bu şirketlerin aymazlığını anlayamıyorum" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

-------------------

Ümmühan Uysal röp

Ümmühan Uysal'dan detay görüntüler

KÖYÜN DRONE ÇEKİMLERİ

ÜMMÜHAN UYSAL'IN DRONE ÇEKİMLERİ SIRASINDA GÖRÜNTÜSÜ

Ümmühan Uysal'ın evinden içinden fotoğrafı

Köyün sular altında kalmış halini gösteren fotoğraf

618 MB /// 05.32"

Haber: Selma KUNAR-Kamera: Süleyman EKİN/ANTALYA,

=======================================================

(ÖZEL HABER)

3)ONU BIÇAKLAYAN EŞİ CEZAEVİNE GİRİNCE ÇOCUKLARINA HEM ANNELİK, HEM BABALIK YAPIYOR

SİİRT'te, 2010 yılında tartıştığı karısı tarafından bıçaklanan Cumali Özbey, şikayetçi olmamasına rağmen 5 yıl devam eden kamu davasında 10 yıl hapis cezası alan karısı Kadriye Özbey cezaevine girince çocuklarına hem annelik, hem de babalık yapmak zorunda kaldı. 3 yaşındaki kızıyla birlikte 2 yıldan beri eşinin cezaevinde olduğunu belirten Cumali Özbey, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a mektup yazarak yardım istedi.İnünü Mahallesi'ndeki kiralık bir evde yaşayan Cumali Özbey, 2010 yılında tartışma sırasında eşi Kadriye Özbey tarafından bıçakla ağır yaralandı. Siirt Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Kadri Özbey, 6 günlük tedavinin ardından eşinden şikayetçi olmamasına rağmen eşi Kadriye Özbey hakkında kamu davası açıldı. 3 çocuk sahibi Özbey çifti normal hayatlarına devam ederken, devam eden davada 2015 yılında karar çıktı. Mahkeme, Kadriye Özbey'i eşini bıçaklamaktan 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Temyize gönderilen 10 yıllık hapis cezası Yargıtay tarafından onaylanınca Kadriye Özbey, yeni dünyaya getirdiği kızı Elif Eda Özbey ile birlikte cezaevine girdi. Kadriye Özbey, kızıyla birlikte Adana Cezaevi'ne gönderilirken, baba Cumali Özbey ise evdeki 2 erkek, bir kız olmak üzere 3 çocuğuna hem annelik hem de babalık yapmak zorunda kaldı.

Üç çocuğunun da okula gittiğini belirten baba Özbey, çocuklarına hem annelik, hem de babalık yaparken, günlük işlerde çalışarak ailesini geçindirmeye çalıştığını söyledi. Bu yüzden mağdur olduğu için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a mektup yazarak yardım istediğini belirten baba Özbey, "2010 yılında her ailede olabilecek bir tartışma sonucu eşim beni bıçakladı ve ben hastenelik oldum. Eşimden şikayetçi olmadım ama, eşim hakkında kamu davası açıldı. Şikayetçi olmadığım için çok da umursamadık davayı. Aradan 5 yıl geçmesine rağmen karara bağlanan kamu davasında eşime 10 yıl hapis cezası verildi. İtiraz edip temyize gönderdik. Ancak, mahkemenin verdiği ceza, Yargıtay tarafından onaylanınca, yeni doğan kızımla birlikte eşim cezaevine girdi. Eşim Kadriye, 3 yaşındaki kızımız Elif Eda ile birlikte 2 yıldan beri Adana Cezaevi'nde yatıyor. Onlar cezaevine girince ben de 3 çocuğuma hem annelik, hem de babalık yapmak zorunda kaldım. Ev işlerini, temizlik ve ailemin geçimini sağlamak için günlük işlerde çalışmak zorunda kaldım. Çok mağdur durumdayım, perişan durumdayım. Cumhurbaşkanımız'a bir kaç mektup göndererek durumumu anlatarak yardım istedim. Devletimiz bana destek çıkarsa çok memnun olacağım" dedi.

Cumali Özbey, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde Adana Cezaevi'ndeki eşi Kadriye Özbey'i çocuklarıyla birlikte ziyaret edeceklerini belirterek, bu durumun sona ermesini istedi. Kadriye ve Cumali Özbey'in çocukları Yusuf (14), Uğur (12) ve Esra Özbey (16) de anneleri ve küçük kardeşleri Elif Eda'yı çok özlediklerini söyledi. Anneleri ve kız kardeşlerinin de aralarında olmalarını çok istediğini belirten Yusuf Özbey, "Babam hem işsiz, iş bulmak için her gün çarşıya gidiyor. Günlük işlerde bazen çalışıyor, çoğu zaman da boşta kalıyor. Evdeki işleri yapmak zorunda kalıyor. Evimiz zaten kira bir de annem ile babamın bu durumu bizi de çok üzüyor. Ben ve kardeşlerim derslerimizde çok başarılıyız. Ama bu durum bizi olumsuz etkiliyor. Annemi ve babamı çok seviyoruz. Bu mağduriyetimizin biran önce önlenmesini istiyoruz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:

---------------------------

-Cumali Özbey'in evi süpürge ile temizlemesi

-Özbey'in mutfakta çocuklarına yemek yapması ve bulaşık yıkaması,

-Özbey'in yemek yapar iken açıklaması,

-Özbey'in eşi Kadriye Özbey ile düğünlerinde çektirdiği fotoğrafları ile konuşması,

-Çocukların ders çalışır iken görüntüsü,

-Cumali Özbey'in ceza evinde bulunan küçük kızı Eda'nın fotoğrafını göstermesi,

-Özbey 2010 yılında eşi ile yaşadıklarını anlatan röportajı,

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Turan KOYUNCU/Mehmet Yücel DURAK/SİİRT, -

================================================

(ÖZEL HABER)

4)"KIRMIZI ALTIN" 6 BİN AİLENİN GEÇİM KAPISI

OSMANİYE'nin Kadirli İlçesi'nde yaklaşık 6 bin aile, geçimini 'kırmızı altın' olarak adlandırılan turp üretiminden sağlıyor.

Bu yıl 35 bin dönüm alana ekilen ürün, ilçe ekonomisinin temel direğini oluşturuyor. İşçiler tarafından topraktan sökülerek, traktörlerle Savrun Çayı'na taşınan turplar, burada kurulan özel havuzlarda yıkanarak paketleniyor.

Kadirli Turp Üreticileri Birliği Başkanı Soner Topalhan, turpun hasadından paketlenme aşamasına kadar 6 bin aileye ekmek kapısı olduğunu söyledi. Topalhan "Kadirlimizin geçim kaynağı olan 'bacasız fabrika' dediğimiz turp hasadı başladı. İlçemizde çok sayıda insan gelirini bu üründen kazanıyor. Kadirliye girdisi ise yıllık 70 ila 80 milyon lira arasında. Arazilerimizi 35 bin dönüm turp, 20 bin dönüm ıspanak ekerek değerlendiriyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü

------------------------

Turpların traktörlerle Savrun Çayı'na taşınması

Tupların yıkanması

Kadirli Turp Üreticileri Birliği Başkanı Soner Topalhan'ın konuşması

SÜRE: 01'12" BOYUT: 134 MB

Haber-Kamera: Malik GÖDELİNER/ KADİRLİ(Osmaniye),

==============================================

5)ÇOCUKLARI DİLENDİRENLER DE ÇOCUK ÇIKTI

Adana'da kavşaklarda mendil satıp, dilenen çocuklara yönelik çalışma yapan polis, 19'u Suriyeli 24 çocuk topladı. Mobese kameralarındaki görüntülerde bu çocukları dilendirdiği ve ellerinden paralarını aldığı saptanan 7'si 18 yaşın altında olan Türk ve Suriyeli 8 genç de gözaltına alındı.

Çocuk ve Asayiş Şube müdürlükleri, şehrin cadde ve kavşaklarını işgal edip, trafiği ve kendi can güvenliklerini tehlikeye düşürerek para toplayan çocuklara yönelik çalışma yaptı. Yaklaşık 10 gün süren çalışmalarda, mendil satan, cam silip para dilenen çocukların, kendilerinden büyük olan başka kişiler tarafından kullanıldığı belirlendi. Mobese kameralarının elde ettiği görüntüler de incelendi.

Dilenci çocuklar ve dilendirenlerin belirlenmesinin ardından harekete geçen Çocuk ve Asayiş Şube müdürlüklerine bağlı ekipler, merkezi bölgelerdeki kavşaklarda dilenen 19'u Suriyeli 24 çocuğu topladı. Çocukları dilendirip topladıkları paralara el koyduğu ortaya çıkan 1'i Türk, 7'si Suriyeli toplam 8 kişiyi de gözaltına aldı. Çocuk Şube Müdürlüğü'ne götürülen dilenci çocuklar ailelerine teslim edilirken, onları dilendiren gençler ise 'Çocuk istismarı ve zorla dilendirmek' suçlarından adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü

--------------------------

 Zanlıların Polis aracından indirilmesi

Zanlıların adliyeye girmeleri

Dilendirilen çocuklardan birinin yakınının konuşması

Adliye önünden ve tabelasından arşiv görüntüler

SÜRE: 01'09" BOYUT: 129 MB

Haber: Fatih KARAÇALI -Kamera: Çağlar ÖZTÜRK ADANA,

===================================================

(ÖZEL HABER)

6)'TURİZM DEDEKTİFİ'NDEN TÜRKİYE- İspanya TESTİ

Almanya'da bir TV kanalı, iki çifti 120'şer Euro bütçeyle İspanya ve Türkiye'ye tatile gönderdi. Türkiye'ye gelen çift Antalya'da 5 yıldızlı otelde, İspanya'daki çift ise bu bütçeyle 3 yıldızlı bir otelde kalabildi. Antalya'daki çift temiz ve kaliteli bir hizmet alırken, İspanya'daki çiftin odasının bakımsızlığı dikkat çekti.

Türkiye'nin en önemli iki turizm pazarından Almanya'dan ProSieben TV kanalı, Almanların en çok seyahat ettiği iki ülke İspanya ve Türkiye'ye ikişer kişiden oluşan ve sektörde 'turizm dedektifi' olarak adlandırılan 4 kişiyi tatile gönderdi. Dört kişiden iki kadın turizm dedektifi İspanya'ya, bir çift de Antalya'ya gönderildi. İki çifte de konaklama için 120'şer Euro bütçe verildi. İspanya'ya giden iki kadın 3 yıldızlı bir otelde kalırken, Antalya'ya gelen çift ise 120 Euro'ya Konyaaltı sahilindeki 5 yıldızlı Su Hotel'de yer buldu. İki ülkeye giden tatilciler otel ve odalarına girişlerinden odalarındaki durumlara, sahile ve dışarıda alışveriş gibi birçok ayrıntıyı tek tek değerlendirdi. Karşılıklı online iletişim kuran turizm dedektiflerinin 4'ü de Antalya'ya tam not verdi.

TURİZM DEDEKTİFLERİ HER YERDE VAR

Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, turizm sektöründe tur operatörleri ve acentelerin 'turizm dedektifi' uygulamasını uzun yıllardır kullandıklarını belirtti. Recep Yavuz, "Otellerden habersiz seçilen kişiler otellere gönderilir ve normal bir misafir gibi tatilini yaptıktan sonra, otellerin artı ve eksilerini belirten raporu kendi kurumlarına iletirler" dedi. Bu şekilde hazırlanmış ve internette son dönemde sıkça dolaşan filmde ise Türkiye ile İspanya karşılaştırması yapıldığını belirten Yavuz, "Burada iki çift seçiliyor ve aynı parayla, bir çift İspanya'ya, bir çift Türkiye'ye gönderiliyor. Onların tatil boyunca yaşadıkları da internet ortamında ve medyada yayımlanıyor. Biz de bunu yeni gördük ve sonucuna çok sevindik. Çünkü gerçekten çok objektif bir çalışma olarak Türkiye ve İspanya arasındaki farkı çok net ortaya koyduğu için şu an turizm piyasasında çok gündemde olan bir film" diye konuştu.

AÇIK ARA TÜRKİYE ÖNDE GÖSTERİLDİ

Filme ilişkin de bilgi veren Yavuz, videoda Antalya'da Su Hotel'i seçen çiftin bembeyaz ve temiz bir odaya girdiği ve etkilendiği, İspanya'daki aynı bütçeyle 3 yıldızlı otele giden çiftin ise odaya girdiğinde klima kapağının kırık, klimanın çalışmadığı, çarşafların üzerinde saç kılı ve lekeler ile banyoda küfle karşılaştıkları ve hayal kırıklığına uğradıklarının anlatıldığını söyledi. Fiyat karşılaştırması için çarşıya çıktıklarında Antalya'daki çiftin bir top dondurmayı 50 Cent'e, İspanya'daki çiftin ise 1.80 Euro'ya satın aldığının gösterildiğini belirten Yavuz, "Sonuç olarak ellerine 120'şer Euro verilip deniz kenarında tatile gönderilen iki çiftin de değerlendirmeleri sonucunda açık ara Türkiye kazanan taraf. Alman televizyon kanalı bütün dünyayla da bunu paylaşıyor" dedi.

OTELE DE SÜRPRİZ OLDU

Su Hotel İşletme Müdürü Mehmet Şahin ise Alman televizyon kanalının otellerden habersiz hazırladığı videonun medyada yayınlandığı ve sosyal medyada da hızla yayıldığını belirterek, "Biz de bunu görsel basından öğrendik ve açıkçası bizim için de sürpriz oldu" dedi. Şahin, şöyle devam etti:

"Misafirlerin burada tatil yaptığı dönemde asli görevimiz olan memnuniyeti sağladığımızın görsel basında da bu şekilde yansıması bizi hem çok şaşırttı hem çok mutlu etti. Misafirler buradaki gözlemlerinde son derece görsel belgelerle sonuca ulaşmış ve pozitif yorumlarda bulunmuş. İspanya'da aynı fiyat oranındaki bir otelle kıyaslamışlar. Bu gözlem sonucunda tatil yapanların gözlemlerindeki ortak nokta belki daha yüksek fiyatta bile yapılamayacak tatilin otelimizde gerçekleşmiş olması yönünde. Bu otelimiz ve Türkiye adına bizi ayrıca mutlu etti. Bununla ilgili dönüşleri de çok hızlı bir şekilde alıyoruz ve bu da bizi motive ediyor. Tesisimize yurtdışından gelen misafirler bu videoyu izlediklerini ve o lokasyonları merak ettiklerini söylüyor ve pozitif yorumlarını bize iletiyorlar. İnşallah 2017 yaz sezonu için bir nebze de olsa artış sağlanmasına katkısı olursa mutlu oluruz."

Görüntü Dökümü

-------------------------

RÖP 1: Mehmet Şahin ( Otel işletme müdürü )

RÖP 2: Recep Yavuz

Recep Yavuz görüntüleri anlatırken

324 // 10.11

Görüntü Dökümü

-------------------

Çiftlerden görüntü

Çiftlerin otel ve tatillerinden görüntü

Çiftlerin görüntülü görüşmeleri

Çiftlerin kaldıkları otelleri incelemesi

(Haber Mehmet ÇINAR-Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA-DHA)

======================================================

7)AKÇAKALE'DE, 15 TEMMUZ ŞEHİTLERİ İÇİN MEVLİT

ŞANLIURFA'nın Akçakale İlçesi'nde 15 Temmuz şehitleri için mevlit okutuldu. 

Milli İrade Derneği tarafından 15 Temmuz'daki darbe girişiminde şehit olanlar için mevlit okutuldu. Atatürk Mahallesi'nde bulunan Fakirullah Camisi'nde yatsı ezanından sonra okutulan mevlide; dernek üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Akçakale Kaymakamı Selçuk Yosunkaya ve Belediye Başkanı Abdülhakim Ayhan'ın da katıldığı mevlitte Kuran okunarak şehitler için dua edildi. Mevlide katılanlara gül suyu ve çikolata verildi.

Görüntü Dökümü

---------------------------

Camideki cemaat

Kuran okunması

Mevlide katılanlar

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Hadi KURT-ŞANLIURFA-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 264 MB

======================================================

(ÖZEL HABER)

8)ŞAMPİYON SPORCU KÖYÜNDEKİ ÇOCUKLARI EĞİTİYOR

BURDURLU, dağ koşusu Balkan Şampiyonu 20 yaşındaki Yasemin Zengin, yaşadığı Gökpınar Köyü'nde oturan 15 çocuğa atletizm eğitimi vermeye başladı. Antrenörü Asım Yüz ile birlikte hafta sonu köyüne gelerek çocuklara antrenman yaptıran Yasemin Zengin, "İçlerinden yeni Yasemin'ler çıkacağına inanıyorum" dedi.

Burdur'a 30 kilometre uzaklıktaki Gökpınar (Çine) Köyü'nde oturan Yasemin Zengin, 7 yıl önce antrenör Asım Yüz'ün yönlendirmesiyle başladığı atletizmde başarı basamaklarını birer birer çıktı. Çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşan ailenin iki çocuğundan büyüğü olan Yasemin Zengin, dağ kros dalında çalışmalarını yoğunlaştırdı. Antrenmanlar sonrası katıldığı birçok yarışmada başarılı sonuçlar elde eden Yasemin Zengin, son olarak geçen yıl haziran ayında Bulgaristan'da düzenlenen 8'inci Balkan Dağ Koşusu Şampiyonası'nda 4100 metre genç kadınlar kategorisinde şampiyon oldu.

15 ÖĞRENCİYE HAFTA SONU ANTRENMAN YAPTIRIYOR

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda eğitim öğretimini sürdüren Yasemin Zengin, köyünde kendisini örnek alan çocukları antrenörü Asım Yüz ile birlikte çalıştırmaya başladı. Hafta sonu köydeki ilk ve ortaokulda okuyan 15 öğrencinin katıldığı antrenman kültür fizik hareketleriyle başlayıp kısa mesafe koşusu ve ardından sarp arazide koşuyla devam ediyor.

'YENİ YASEMİN'LER ÇIKACAĞINA İNANIYORUM'

Atletizmde derece yapmasından sonra köyünde bu spora ilginin arttığını söyleyen Yasemin Zengin, "Köyümde beni örnek alan sporcu kardeşlerimle antrenmanlara başladık. İnşallah onlar da ileride benim gibi başarılı bir sporcu olur. Hafta sonları köyümdeki sporcu kardeşlerimi çalıştırıyorum. İçlerinden yeni Yasemin'ler çıkacağına inanıyorum" dedi.

'ATLETİZM SPORU İÇİN KAZANÇ OLACAK'

Antrenör Asım Yüz, "Aileler Yasemin'in başarısını görünce çocuklarını atletizm sporuna yönlendirmeye başladı. Köydeki çocuklarımızın çalışmalarını takip ediyoruz. İçlerinden yeni Yasemin'ler çıkarabilirsek hem Burdur hem atletizm sporu için kazanç olacak. Hepsi pırıl pırıl çocuklar. Antrenmanlarını aksatmadan devam ederlerse olmayacak bir şey yok" diye konuştu.

Köydeki sporculardan 12 yaşındaki Kamile Sağlam ile aynı yaştaki Akgün Çelik de hedeflerinin Yasemin Zengin gibi başarılı bir atlet olmak olduğunu, çalışmalarını bu amaçla sürdürdüklerini anlattı.

YASEMİN ZENGİN'İN BAŞARILARI

Atletizme 2010 yılında başlayan Yasemin Zengin, Türkiye'deki yarışmalarda birçok derece elde etti. Zengin, 2013 yılında Fransa'nın Marsilya kentinde yapılan Dünya Yıldızlar Dağ Koşusu'nda ferdi olarak 9'uncu, Milli Takımla Dünya Şampiyonu oldu. 15 Ağustos 2015'te Romanya'nın Buşteni kentinde yapılan Genç Bayanlar 4800 metre Dağ Koşusu Balkan Şampiyonası'nda ferdi olarak Balkan 9'uncusu, takım olarak ikincilik kürsüsüne çıkan Yasemin Zengin, 8 Haziran 2016'da Bulgaristan'ın Nova Zagora kentinde düzenlenen 8'inci Balkan Dağ Koşusu Şampiyonası'nda 4100 metre genç kadınlar kategorisinde Balkan Şampiyonu oldu.

Görüntü Dökümü

-------------

Kısa mesafe koşusu

Kültür fizik hareketleri

Dağa tırmanan sporcular

Tarlada güç antrenmanı

188 MB /// 06.01"

HABER- KAMERA: Mesut MADAN/BURDUR,

=========================================================

Kaynak: DHA

03 Mart 2017 Cuma 10:49

Nurettin Ataman, Yusuf Özbey, Beytüşşebap, İspanya, Politika, Güncel, Son Dakika

Son Dakika