Dha Yurt Bülteni-4

1)19 YAŞINDAKİ AYŞE, İŞE GİDERKEN SOKAK ORTASINDA ÖLDÜRÜLDÜTEKİRDAĞ'ın Muratlı ilçesinde tekstil fabrikasında çalışan 19 yaşındaki Ayşe Öztürk, işe giderken başından tabancayla vurularak öldürüldü.

1)19 YAŞINDAKİ AYŞE, İŞE GİDERKEN SOKAK ORTASINDA ÖLDÜRÜLDÜ

TEKİRDAĞ'ın Muratlı ilçesinde tekstil fabrikasında çalışan 19 yaşındaki Ayşe Öztürk, işe giderken başından tabancayla vurularak öldürüldü. Kimliği henüz belirlenemeyen saldırgan kaçtı.Muratlı'nın Kazımdirik Mahallesi 29'uncu Sokak üzerinde ailesi ile birlikte oturan ve ilçede bir tekstil fabrikasında çalışan Ayşe Öztürk, bugün saat 08.30 sıralarında işe gitmek için evinden çıktı. Genç kız, evinin yakınında henüz kimliği belirlenemeyen bir kişi tarafından tabancayla başından tek kurşunla vuruldu. Kanlar içinde yere yığılan Ayşe Öztürk, olay yerinde hayatını kaybetti. Silah sesi üzerine dışarıya çıkanlar genç kızı yerde yatarken görünce durumu polise bildirdi. Polis ekipleri olay yerinde incelemede bulunurken, cinayet şüphelisinin yakalanması için çalışma başlattı.

'ÖLÜM HABERİMİ DUYUNCA TEPKİSİNİ MERAK ETTİĞİM İNSANLAR VAR'

Öldürülen Ayşe Öztürk'ün babası Raşit Öztürk, kızının cansız bedeni başında gözyaşı döktü.  Ayşe Öztürk'ün sosyal medya hesabından, 2 sene önce yaptığı paylaşımda  'Ölüm haberimi duyduğunda tepkisini merak ettiğim çok insan var' yazdığı görüldü.

 

Mehmet YİRUN- Emre BAŞTUHAN/MURATLI (Tekirdağ), -

================================================

2)KIZINA İSTİSMARLA SUÇLANAN BABAYA, 2 KADIN HAKİMİN KARARIYLA 15 YIL HAPİS

DİYARBAKIR'da, öz kızı M.A.'ya 6 yıl cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla tutuklanan, 25 gün sonra tahliye edilen ve 18 yıl hapis istemiyle yargılanan M.A. (37) hakkındaki davada karar açıklandı. Diyarbakır  7'nci Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mehmet Selim Eren'in sanığın beraati yönündeki oyuna karşılık, mahkemenin 2 kadın hakimi, sanığa ceza verilmesi yönünde oy kullandı. Hakim Tuba Açıkgöz ve Seda Meriçelli'nin oyları ile sanığa 2 kez ceza artırımı uygulanarak, 15 yıl hapis cezası verildi. Kadın hakimler, sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünden olumlu kanaate varılamadığı gerekçesiyle herhangi bir ceza indirimi de uygulamadı. Kadın hakimlerin sanığa ceza verilmesi yönündeki oy çokluğu nedeniyle, beraat yönünde oy kullanan Mahkeme Başkanı Mehmet Selim Eren, muhalif üye olarak karara muhalefet şerhi koydu.  Merkez Bağlar ilçesinde ailesi ile birlikte yaşayan ve şu anda 16 yaşında olan M.A., 23 Aralık 2016 tarihinde öğretmenine 6 yıldan bu yana babasının cinsel tacizine maruz kaldığını söyledi. Öğretmenin durumu çocuğun yakınlarına anlatması üzerine, anne S.A. polis merkezine giderek şikayetçi oldu. Şikayet üzerine gözaltına alınan seyyar satıcı baba M.A. tutuklandı.

Hazırlanan iddianamede, şüpheli M.A. hakkında, 'zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı' suçundan 18 yıla kadar hapis cezası istendi. Şüpheli M.A.'nın 2010-16 yılları arasında öz kızı M.A.'ya defalarca cinsel istismarda bulunduğunu belirten savcı, karşı çıkan mağdurun babası tarafından tehdit edildiğini ifade etti.

25 GÜNDE TAHLİYE EDİLDİ

İddianamenin kabulü ardından hazırlık duruşmasını yapan 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi, sanık M.A.'yı 25 gün tutuklu kaldıktan sonra serbest bıraktı. İlk duruşmada ifadesi alınan anne S.A., eşinin yıllarca çocuklarını taciz ettiğini belirterek, "3 ay önce duydum ve hemen şikayet ettim. Serbest bırakıldıktan sonra diğer çocuğumun okuluna gidip saldırmış ve darp etmiş. Sürekli beni rahatsız ediyor. Kızım ondan nefret ediyordu. İki kızım birbirinden habersiz tacize uğramış. Olaydan sonra boşama davası açtım" dedi.

'BABAM BENİ DE TACİZ ETTİ'

Duruşmada tanık olarak dinlenen H.A. (15), babasının kendisini de taciz ettiğini belirterek, "Babam her eve geldiğinde yanıma gelerek sarılmak ve dokunmak istiyordu. İzin vermeyerek odama çekiliyor, bazen kapıyı kapatıyordum. Bazen kapı kilitli olmadığı için yanıma gelip dokunuyordu. Yanına gitmediğimde beni eve hapsediyor, hiçbir yere göndermiyordu. Ablama yapılanlardan haberim yoktu. Sarılmak için sürekli beni çağırıyordu. Ne amaçla çağırdığını anlıyordum. Onun için gitmiyordum. Birgün babam okula gelmiş. Başım öne eğik şekilde eve gidiyordum. Bir anda bir tokat geldi. Yanımda 4-5 tane okuldan erkek arkadaşım vardı. Babam onlara saldırıyordu. Babamın neden onlara saldırdığını bilmiyorum" dedi.

Yargılama sırasında M.A. ve H.A., babaları hakkındaki şikayetlerinden vazgeçmelerine rağmen davanın görülmesine devam edildi.

SAVCI VE AVUKATLAR TUTUKLANMASINI İSTEDİ, MAHKEME REDDETTİ

Mağdur avukatı Mahmut Çiftçi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı Remzi Atalay ve Cumhuriyet Savcısı, yargılama boyunca aile ve mağduru tehdit ederek şiddet uygulayan sanığın tutuklanmasını istedi. Mahkeme heyeti ise sanığın tutuklanmasına yönelik istemleri kabul etmeyerek mağdurların yaşının küçük olması nedeniyle kapalı yargılama yapılmasına karar verdi. 

BAKANLIK AVUKATI: CEZALANDIRILSIN VE TUTUKLANSIN

Davanın kısa süre önce görülen 8'inci duruşmasında dosyaya ilişkin esas hakkındaki görüşünü açıklayan savcı, sanığın cezalandırılmasını ve tutuklanmasını istedi.

Ara kararını açıklayan mahkeme, duruşmanın kapalılık durumunu kaldırarak, açık yargılamaya devam edilmesine hükmetti.

Duruşmada söz hakkı verilen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı Remzi Atalay, sanığın cezalandırılmasını ve tutuklamasını istedi. 

2 KEZ CEZA ARTIRIMI YAPILDI

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık M.A.'ya 15 yaşından büyük kızına karşı 'çocuğun cinsel istismarı' suçundan 8 yıl hapis cezası verdi. Sanığın eylemini öz kızına karşı işlediğini belirten mahkeme, yarı oranında artırım yaparak M.A.'nın cezasını 12 yıla çıkardı. Sanığın eylemini birden fazla kez tekrarladığını belirten mahkeme, M.A.'nın cezasını 15 yıla yükseltti. Sanığın sabıkalı geçmişi, suça yönelik kişiliği ve yeniden suç işlemeyeceği yönünden olumlu kanaate varılamadığını belirten mahkeme, ceza oranında herhangi bir indirim uygulamadı. Mahkeme, sanık M.A.'nın diğer kızı H.A.'ya yönelik 'çocuğun cinsel istismarı' suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada ise beraatine karar verdi.

MAHKEME BAŞKANI MUHALİF KALDI

Davanın karar duruşmasında 3 üyeli mahkemenin başkanı Mehmet Selim Eren'in sanığın beraati yönündeki oyuna karşılık, mahkemenin 2 kadın hakimi sanığın cezalandırılması yönünde oy kullanınca, mahkeme başkanı 'muhalif üye' konumunda kaldı.

Hakim Tuba Açıkgöz ve Seda Meriçelli'nin oyları ile sanık babaya 2 kez artırım uygulanarak ceza verilirken, yine kadın hakimlerin kararı ile M.A.'ya iyi hal indirimi yapılmadı. Kadın hakimlerin sanığa ceza verilmesi yönündeki 2 oyu nedeniyle, beraat yönünde oy kullanan Mahkeme Başkanı Mehmet Selim Eren, muhalif üye olarak karara 'muhalefet şerhi' koydu. Eren, muhalefet şerhinde, "Sanığın işsiz oluşu ve annenin ev ekonomisine çalışarak destek vermesi nedeniyle aile içinde tartışmalar yaşandığı ve yine sanığın mağdur kızlarının evden dışarı çıkmalarına pek yanaşmadığından dolayı karşı karşıya geldikleri, mağdurun soyut anlatımlarını destekleyecek somut beyanın bulunmadığı, mağdurlar ve müştekinin kovuşturma aşamasında şikayetlerinden vazgeçtikleri dikkate alındığında, sanığın cinsel istismar suçunu işlediğine ilişkin somut delil bulunmadığı anlaşılmakla çoğunluğun görüşüne katılmıyorum" dedi.

 

Görüntü Dökümü

----------------(ARŞİV)

Diyarbakır Adliyesinden görüntü

Felat BOZARSLAN/DİYARBAKIR, -

=========================================================

3)KARADENİZ YAYLALARINDA DOĞAL BESLENENLERDE KALP-DAMAR HASTALIĞINA RASTLANMIYOR 

RİZE Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hakan Duman, yıllık 2 bine yakınına anjiyo yaptıkları, yaklaşık 4 bin hastanın yaşam koşullarını analiz ettiklerini söyledi. Yrd. Doç. Dr. Duman, analizlerde, Karadeniz Bölgesi'nde özellikle yaylalarda yaşayan, doğal beslenen ve sürekli hareket eden kadınlarda, ilerlemiş yaşa rağmen kalp ve damar rahatsızlıklarına nadir rastlandığı sonucunun ortaya çıktığını kaydetti.

RTEÜ Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hakan Duman,  yıllık 2 bine yakınına anjiyo yaptıkları, yaklaşık 4 bin hastanın yaşam koşullarını analiz ettiklerini söyledi. Tespitlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan ve Karadeniz Bölgesi'nde diğer bölgelere göre koroner arter hastalığının daha fazla görüldüğünü ifade eden Duman, "Bölgemizde et ve yağ tüketimini fazla olması bunun nedenlerinden biri. Tedaviye uyum ve kontrollerle bunu önleyebiliriz. Bu konu ile ilgili pek çok araştırma ve veri olmamasına rağmen yaptığımız gözlemlerde özellikle yaylada kalıp aktif olarak çalışan kadınlarda bu rahatsızlıkları çok fazla görmüyoruz" dedi.

DOĞAL YAŞAM VURGUSU

Doğal yaşamın ve doğal besinlerin tüketiminin kalp sağlığı için oldukça önemli olduğunu vurgulayan Duman, şöyle dedi:

"Doğal beslenen ve doğal çalışan yaylalardaki teyzelerimizde kolesterolün düşük olduğunu gözlemliyoruz. Bu kişilerde koroner arter hastalığından ziyade bizim gözlemlediğimiz uzun yaşadıkları için aort kapaklarında, aort darlığı dediğimiz hastalıklar biraz daha sık görülmekte. Aktif çalışan, doğal beslenen, katkı maddelerinin olmadığı yiyecekleri tüketen, egzoz gazı bulunmayan yaylalarda temiz havayı soluyan kişilerde bu tarz hastalıklar daha az görülüyor.ö

Kalp sağlığını korumak için organik beslenmeye çalıştıklarını ifade eden Rizeli vatandaşlar da doğal besinleri tüketerek sağlıklı yaşamayı arzuladıklarını anlattı. Bazı vatandaşlar da kalp sağlığını korumak için stresten uzak durmaya çalıştıklarını ancak tükettikleri gıdalardan şüphe duyduklarını söyledi.

YAYLACILIK GELENEĞİ

Karadeniz Bölgesi'nde, büyük ve küçükbaş hayvanlarını daha iyi şartlarında besleyebilmek ve ot kesip stoklayarak kışlık saman ihtiyacını biriktirebilmek amacıyla orman örtüsünün sona erdiği 1000-1800 metre ve üzerinde yükseklikteki yaylalara Nisan - Mayıs ortalarında başlayan ve Ekim ayı sonuna kadar süren mevsimlik göç gerçekleştiriliyor. Yazları yaylalarda geçiren vatandaşlar, doğal ürünlerle beslenme imkanı buluyor, çalıştıkları yaylalarda sürekli hareket ediyor. Yaz ayları boyunca çeşitli kültürel içerikli şenliklerin düzenlendiği yaylalar yerli ve yabancı turistlerinde ilgi odağı oluyor. 

Görüntü Dökümü

---------------------------

Yayladan kadın görüntüleri

Kardiyoloji Uzmanı Doktor Hakan Duman'ın açıklamaları

Rizeli vatandaşların kalp sağlığı ile ilgili röportajları

Yayla detayları

Haber-Kamera: Aytekin KALENDER RİZE-DHA

======================================================

4)BURDUR'DA DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ KUTLANDI

BURDUR'da 3 Aralık Dünya Engelliler Günü düzenlenen programla kutlandı.

Öğretmenevi Nurcihan Velicangil Konferans Salonu'nda düzenlenen programa Vali vekili Hayri Sandıkçı, Vali Yardımcısı Ali Nazım Balcıoğlu, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdür vekili Hasan Güven ile engelliler ve aileleri katıldı.

Programda konuşan Hasan Güven, "Engelli kardeşlerimizin meselelerini, sıkıntılarını hatırlamak, başarılarının farkına varmak sadece bir güne hapsedilemeyecek kadar önemlidir" dedi.

Vali vekili Hayri Sandıkçı da Dünya Engelliler Günü'nün toplumda engellilere, engelli ailelerinin sıkıntılarına çözüm bulmak ve kamuoyunun dikkatini çekmek için kutlandığını söyledi. Sandıkçı, "Dünya nüfusunun yüzde 10'unu engelliler teşkil ediyor. Türkiye'de ise bu oran yüzde 12.3. Bunun sebeplerine baktığımızda başta trafik kazası, terör, akraba evliliği, iş güvenliği kurallarına uymama, hijyene uymama ve yanlış tedavi politikalarını görüyoruz" diye konuştu.

Konuşmalardan sonra engelli öğrenciler şiirler okudu. Bucak İsmail- Şerife Sarı Rehabilitasyon Merkezi'nin özel öğrencilerinin mehter takımı gösterisinin ardından engelli öğrencilerden oluşan grup çiftetelli gösterisi sundu ve müzik korosu konser verdi. Program engelli çocuklarına bakan ailelere plaket verilmesiyle sona erdi.

Görüntü Dökümü

---------------------------

Salondan detay

Hasan Güven'in konuşması  

Hayri Sandıkçı'nın konuşması 

Gösteriler 

HABER- KAMERA: Mesut MADAN/BURDUR,

======================================================

5)TÜRKİYE'NİN EN UZUN KAYAK TESİSİ BU YIL AÇILAMAYACAK

BİTLİS'te 2006 yılında yaklaşık 4 milyon TL harcanarak inşa edilen ve Türkiye'nin en uzun kayak pistine sahip olan Nemrut Kayak Merkezi, bu yıl kayak severlere hizmet vermeyecek. İşletme Sorumlusu Faruk Sinoğlu, kendilerine verilen sözlerin tutulmadığını, tüm başvurularına rağmen alt ve üst yapı sorunlarının giderilmediğini, bu nedenle de tesisi bu yıl hizmete açmayı düşünmediklerini söyledi. 

Bitlis kent merkezine 13 kilometre uzaklıkata bulunan ve her yıl binlerce tatilci ve yabancı kayakseveri ağırlayan Van Gölü manzaralı Nemrut Dağı'ndaki kayak merkezi, bu yıl hizmet vermeyeceği belirtildi. Bitlis İl Özel İdaresi tarafından yapıldıktan sonra 2009 yılında Kardelen Oteli'ne devredilen Nemrut Kayak Merkezi için verilen sözlerin yerine getirilmediği öne sürülüyor. Nemrut Kayak Merkezi ve Sosyal Tesisler İşletme Sorumlusu Faruk Sinoğlu, yılda ortalama 10-12 gün hizmet verebildiklerini, bunun da personel ve diğer bakım onarım giderlerini karşılamadığını söyledi. Sinoğlu, tesiste bulunan otelin de su sorunu olduğunu belirterek şöyle konuştu:  

"İl Özel İdaresi tarafından 2009 yılında kiralamaya çıkan tesisi özel işletme olarak kiraladık. 2009 yılından 2017 yılına kadar geçen 8 yıllık sürede tesis ilk aldığımız durumdadır. Bizim yaptığımız yatırımların dışında tesis ilk günkü gibi duruyor. Fakat bize bir sürü verilmişti. Yapılacak ek yatırımlarla kayak merkezi, sadece bölgeye değil, uluslararası hizmet verecek seviyeye getirilecekti. Biz de bunun üzerine sevindik ve heveslenerek bu işe girdik. Ancak aradan geçen yıllara rağmen hiçbir şey yapılmadı. Yaklaşık 14 aydan beridir tesiste su olmadığını bildirmemize rağmen bu sorun çözülemedi. Sezon gelmesine karşın halen tesiste su problemi devam ediyor. Bu tesisi de geçen yıldan bu yana kapattık. Sadece burada bekçilerimiz var. İl Özel İdaresi yetkililerinin tabiri ile devletin bekçiliğini yapıyoruz. Biz buradaki tesisi keyfi olarak açmamazlık yapmıyoruz. Keyfi bir uygulama söz konusu değil. Kayakseverlere özellikle belirtmek istiyoruz. Açmak, hizmet etmek istiyoruz. Ama maalesef açamıyoruz. Biz üzerimize düşen bütün görevleri yerine getirdik. Verilen sözler ise yerine getirilmedi. Tesisin yolu bile zamanında açılmıyor, tesiste su olmadığı için de otel hizmeti veremiyoruz. Para kazanmadığımız bir yerde ne kadar duracağımızı bilemedik. Bu yüzden bu yıl tesisi açamayacağız. Bu haberi verirken üzülüyorum ama maalesef kapatmak durumundayız."

Nemrut Kayak Merkezi ve Sosyal Tesisler İşletme Sorumlusu Faruk Sinoğlu, sorunların sadece yol ve su sorunu ile bitmediğini anlatırken, şöyle devam etti: "Altyapı ve yanlış planlamadan dolayı birkaç kez çatılar uçtu. Tesis halatları koptu. Nemrut'un en fazla rüzgar alan bölgede inşa edilmesi rantabıl kullanılamamasına da neden oluyor. Bunu da bizler işletmeci olarak defalarca onarmak zorunda kaldık. Otelin inşası bölgeye uygun yapılmadığından elektrik ve ısınma problemlerini ortaya çıkarıyor. Biz bütün bu sıkıntılara rağmen bugüne kadar sadece Cumartesi ve Pazar günleri açarak hizmet vermeye çalıştık. Toplam sezonumuz 3 ay. Bu sezon içerisinde açtığımız gün sayısı ise 10-12 gün oluyor. Bu da personel giderlerimizi bile karşılamıyor."

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Nemrut Kayak Merkezinden detaylar

-Tesiste inceleme yapan İşletme Sorumnlusu Faruk Sinoğlu'ndan görüntü

-Tesisin sosyal alanından detaylar

-Otel ve sosyal tesislerden detaylar

-Telesiyej tesisinden detaylar

-Tesis İşletme Sorumlusu Faruk Sinoğlu ile röportaj

-Detay görüntüler

Özcan ÇİRİŞ/BİTLİS, -

Kaynak: DHA

05 Aralık 2017 Salı 11:26

Mehmet Selim Kiraz, Ayşe Öztürk, Diyarbakır, Muratlı, Politika, Güncel, Son Dakika

Son Dakika

Son Dakika Haberleri