Dha Yurt  Bülteni-4

1)TRUMP'IN SERBEST BIRAKILMASINI İSTEDİĞİ RAHİBİN YARGILANMASINA BAŞLANDIABD Başkanı Donald Trump'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşmesi sırasında serbest bırakılmasını talep etmesi ile ismi gündeme gelen, terör örgütleri FETÖ ve PKK adına suç işlediği iddiasıyla tutuklu bulunan...

1)TRUMP'IN SERBEST BIRAKILMASINI İSTEDİĞİ RAHİBİN YARGILANMASINA BAŞLANDI
ABD Başkanı Donald Trump'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşmesi sırasında serbest bırakılmasını talep etmesi ile ismi gündeme gelen, terör örgütleri FETÖ ve PKK adına suç işlediği iddiasıyla tutuklu bulunan ABD'li rahip Andrew Craig Brunson hakkında İzmir 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davaya başlandı. Brunson'un, 'Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek'ten 15 yıla kadar, 'Devletin güvenliği bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin etmek' suçundan da 20 yıla kadar olmak üzere toplam 35 yıl hapisle cezalandırılması talep edildi. Duruşmayı izlemek için ABD'li iki senatör ile yakınları da geldi.
ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı görüşmede serbest bırakılması talebiyle gündeme gelen rahip Andrew Craig Brunson'un, 2016 yılının Eylül ayında 'milli güvenliği tehdit eden faaliyetlerde bulunduğu' iddiasıyla, eşi Norine Lyn Brunson'la birlikte sınır dışı edilmesi kararlaştırıldı. İzmir Göç İdaresi Müdürlüğü'nün 28 Eylül'deki yazısı üzerine Konak İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri 20 yıldır Türkiye'de yaşayan Brunson çiftini, Mimar Sinan Mahallesi'ndeki evlerinden aldı. Türkiye'deki oturum izinlerinin de bittiği belirlenen çift, İl Göç İdaresi'ne teslim edildi.
'GİZLİ TANIK' İFADESİYLE TUTUKLANDI
Sınır dışı işlemleri devam ettiği sırada FETÖ soruşturmasında bir 'gizli tanık' rahip Andrew Craig Brunson aleyhine savcılıkta ifade verdi. Bu 'gizli tanık' ifadesinde, Brunson'un çeşitli illerde misyonerlik faaliyetlerinde bulunduğunu, FETÖ'nün dinler arası diyaloğu geliştiren bir örgüt değil, dini oluşum olduğunu söylediğini ileri sürdü. FETÖ'nün imamlarıyla özelikle de halen firarda olan örgütün Ege Bölgesi imamı Bekir Baz'la da sık sık görüştüğü öne sürülen Brunson ve eşinin, FETÖ'yle ait bir şemada isimlerinin yer aldığı, yurt dışından kendilerine kaynak aktarıldığı iddia edildi. Bu suçlamalarla 9 Aralık 2016 tarihinde adliyeye sevk edilen Brunson çiftinden rahip Andrew Craig Brunson tutuklandı, eşi Norine Lyn Brunson serbest bırakıldı.
İDDİANAME KABUL EDİLDİ
Amerikalı Rahip Andrew Craig Brunson hakkında hazırlanan iddianamede, 'örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlediği' gerekçesiyle 15 yıla kadar, 'Devletin güvenliği bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin etmek' suçundan 20 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İzmir 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi, iddianameyi kabul etti.
Rahip Brunson, bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. Brunson'un yargılanmasını izlemek için iki ABD'li senatör ile yakınları da duruşmaya geldi. Jandarma timleri de duruşmanan yapılacağı Aliağa Ceza İnfaz kurumları Kampüsü'nün çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı. Tek tek kimlik kontrolü yaptı.
İDDİANAMADE ÖNEMLİ SUÇLAMALAR YER ALDI
İddianamede Rahip Brunson, hakkında da çarpıcı ayrıntılar bulunuyor. Rahip Brunson'un din adamı görüntüsü altında terör örgütleri PKK ve FETÖ adına suç işlediği ve bu örgütlerin genel stratejileri kapsamında eylem birlikteliği içinde olduğu, bu örgütlerin amaçlarını bilerek ve isteyerek işbirliği yaptığına iddianamede yer verildi. Brunson'un ayrıca, FETÖ'nün üst düzey üyeleriyle kod isimlerini bilerek görüştüğü, bu kapsamda örgütün sözde Ege Bölgesi imamı, firari Bekir Baz ve onun yardımcısı Murat Safa ile hakkında 'silahlı terör örgütü üyesi olmak' suçundan dava açılan tutuklu sanık Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Başkanı Taner Kılıç'la da görüşmeler yapıp strateji belirlediği iddia edildi. İddianamede ayrıca rahibin, görev yaptığı İzmir Protestan Diriliş Kilisesi'nde PKK ile FETÖ'yü övücü ve bölücü içerikli konuşmalar yaptığı, özellikle Kürt vatandaşların yaşadığı bölgelerde sistematik bir çalışma yürüttüğü, bu amaçla İzmir'de sadece Kürt kökenli vatandaşların alındığı 'Mesihin Kürdi Kilisesi'ni kurduğu suçlaması da yeraldı. 2013'te, Taksim'deki Gezi Parkı eylemleri organizasyonunda yer aldığı ileri sürülen Brunson'un, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminden 5 gün sonra bir arkadaşına gönderdiği mail'de kullanılan, "Türk halkı her zamanki gibi askerin yanında yer almadı. Her şey kötüye gidiyor ama sonunda kazanan biz olacağız" ifadesi de yine iddianamede bulundu. Hakkında gizli ve açık tanık ifadeleri de olan Brunson'un Türk savaş uçağı pilotlarının başarısından bahseden bir vatandaşa, Fethullah Gülen'i kastedip "Sizin pilotunuz yok ki. Onlar bizim oradaki hocanın duasıyla uçan pilotlar. Onlar hocaya, hoca da bize bağlı" dediği de öne sürüldü.
Görüntü Dökümü
----------------------
Önlemlerden görüntü
ABD'li senatörlerin gelmesinden görüntü
Cezaevinden görüntü
Jandarmanın görüntüsü
Haber: Taylan YILDIRIM - Kamera: Tekin GÜRBULAK / İZMİR
======================================================
2)HUSUMETLİ AKRABALARIN SİLAHLI YOL KAVGASI: 3 YARALI
Konya'da aralarında husumet bulunan akrabalar arasında iddiaya göre yol vermeme yüzünden çıkan kavgada 1'i kadın 3 kişi yaralandı.  Olay, dün saat 20.00 sıralarında merkez Meram ilçesi Harmancık Mahallesi Türkoğlu Sokakta meydana geldi. Dursun Ertürk oğlu  Ebubekir Ertürk (24) ve  kızı Şerife Ulusan (31) 34 FR 0562 plakalı cipleriyle sokaktan ana caddeye çıkmak istedi. Dursun E., iddiaya göre aralarında daha önceden kız alıp verme konusunda husumet bulunan ve yolda yürüyen akrabaları  Şaban Ç. (23),  Ahmet Bedevi Ç.(20)  ve Mevlüt Y.'ye (21) yol vermeleri için uyarıp kenara çekilmelerini söyledi. İki grup arasında tartışma başladı. Araçtan inen Ebubekir E.,  bagajdaki av tüfeğini alıp havaya ateş açtı. Çıkan arbedede karşı grup,  Ebubekir E.'nin elinden tüfeği alıp, rastgele Ebubekir, babası Dursun Ertürk ve Şerife Ulusan'ın üzerine ateş açtı. Açılan ateş sonucu bacaklarına saçma isabet eden 3 kişi, ambulanslarla kentteki çeşitli hastanelere kaldırıldı. Olay yerinden uzaklaşan ŞÜPHELİ 3 kişi de yakındaki Lale Bahçe Polis Merkezi'ne giderek teslim oldu.  Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Görüntü Dökümü 
--------------------
Olay yerinde polisin inceleme yapması 
Yaralının ambulanstan indirilmesi 
Şüphelilerin polis merkezine getirilmesi 
Haber- Kamera: Mehmet IŞIK KONYA DHA))
========================================
3)FETÖ ŞÜPHELİSİ 12 MUVAZZAF ASKER ADLİYEYE GÖNDERİLDİ
Kayseri merkezli 5 ilde FETÖ/PDY'nin askeri yapılanmasına yönelik, 17'si muvazzaf asker, diğerleri ise bu askerlere imamlık yaptığı öne sürülen 28 kişiye yönelik operasyonda gözaltına alınan ve sorgusu tamamlanan 12 kişi adliyeye gönderildi.
Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nün (TEM) yaptığı ortak çalışmanın ardından FETÖ/PDY'nin askeri yapılanması ve bu askerlere sivil imamlık yapan sivillere yönelik 5 gün önce yaptığı operasyonda Kayseri, Batman, İzmir, Yalova ve Elazığ'da, halen görevde olan 17 hava astsubayı ile bu askerlere imamlık yaptığı öne sürülen öğretmen, mühendis, üniversite çalışanı ve bilgi işlemci olmak üzere 28 kişi hakkında gözaltı kararı çıkmıştı. Kayseri'de yakalanan ve sorguları tamamlanan 25 zanlıdan 12 muvazzaf asker, geniş güvenlik önlemleri altında Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bulunan Adli Tabipliğe getirilerek sağlık kontrolünden geçirildi. Buradaki işlemlerin ardından örgüt şüphelileri adliyeye gönderildi.
Düzenlenen operasyonla ilgili Kayseri Emniyet Müdürlüğünde halen 5'i muvazzaf asker olmak üzere 13 kişinin sorgusunun devam ettiği ifade edildi. 3 kişi ise aranıyor.
Görüntü Dökümü 
--------------------
Elleri kelepçeli 12 askeri sağlık kontrolüne getirilişi
Sağlık kontrolü sonrası polis minibüsüne bindirilmesi
Diğer detay görüntüler
Haber-Kamera: Yasin DALKILIÇ/KAYSERİ,DHA)
 DV 1 Dosya  2 dakika 09 saniye / 240 MB
======================================================
 
4)POLİSE KENDİSİNİ CUMHURİYET SAVCISI OLARAK TANITIP 2 ARKADAŞINI GÖZALTINA ALDIRDI
Adana'da 155 Polis İmdat Hattı'nı arayıp kendisini Cumhuriyet Savcısı olarak tanıtarak arkadaşlarını gözaltına aldıran 24 yaşındaki Nedim M., gerçek durum ortaya çıkınca yaptığı trafik kazası sonrası gittiği hastanede yakalandı.
14 Nisan'da 155 Polis İmdat Hattı'nı arayan bir kişi kendisini Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nda görevli bir Cumhuriyet Savcısı olarak tanıttı. E.Y. ve F.M. isimli kişiler hakkında yakalama emri olduğunu belirtip adreslerini verdi. Polis bunun üzerine, belirtilen adrese giderek E.Y. ve F.M.'yi yakaladı. Daha sonra bu kişilerin yakalandığı Cumhuriyet Savıcısı aranarak bilgi verildi. Ancak Cumhuriyet Savcısı'nın böyle bir talimat vermediğini söyelmesi üzerine soruşturma başlatıldı. 155 Polis İmdat Hattı'nı arayan kişinin Nedim B. olduğunu belirlendi. Hakkında yakalama emri çıkarılan Nedim B., motosiklet kazası sonrası tedavi için gittiği Adana Devlet Hastanesi'nde yakalandı. Emniyete götürülen zanlı buradaki sorgusunda, iki akrabasına şaka yapmak istediğini bu nedenle kendisini Cumhuriyet Savcısı olarak tanıttığını söyledi. Dolandırıcılık suçundan 5 yıl 6 ay aranması olduğu belirlenen Nedim B., adliyeye sevk edildi.
Görüntü Dökümü
------------------------
Zanlının polis aracından indirilmesi
Adli Tıp Birimi'ne getirilmesi
Sağlık kontrolünden çıkarken görüntüsü
Polis aracına bindirilmesi 
SÜRE: 01'06" BOYUT: 68 MB
Haber-Kamera: Çağlar ÖZTÜRK/ADANA,
========================================================
5)GÖRME ENGELLİ HAKEMİN ZAFERİ
ADANA'da bir gözünden görme engelli olduğu ortaya çıkınca yüzme hakemlik belgesi iptal edilen 29 yaşındaki Cem Korkmaz, çok sevdiği mesleğine geri döndü.
1998 yılında rahatsızlanınca, yanlış tedavi sonucu sol gözü alınan ve protez göz kullanan Cem Korkmaz, 2009 yılında Adana Bölgesi Yüzme İl Temsilciliği'nin açtığı hakemlik kursuna katıldı. Burada hakemlik hakkını kazanan Korkmaz, 2013 yılında ulusal hakem oldu. Çeşitli organizasyonlarda görev alan Cem Korkmaz'ın hakemlik yetkisi, bir gözünün görmemesi ön plana çıkarılarak 2015'te elinden alındı. Bir gözünün görmediğini hakemlik yaptığı tüm organizasyonlarda ve Türkiye Yüzme Federasyonu'nda bilindiğini söyleyen Cem Korkmaz, "Hakemlik sınavını kazandıktan sonra farklı aşamalardan geçerek 2013 yılında ulusal hakem oldum ve sayısız organizasyonda görev aldım. Ancak 2015 yılında bir gözün görmüyor denilerek hakemliğim elimden alındı.Çok sevdiğim mesleğimden koparılınca psikolojim bozuldu. Ancak bu tüm federasyonca bilinen ve hakemlik yapmama engel olmayan bir durumdu" dedi.
Türkiye Yüzme Federasyonu'nda yönetim değiştikten sonra yeni başkan  Erkan Yalçın'ın kendisine sahip çıktığını belirten Cem Korkmaz, "Türkiye Yüzme Federasyonu'nda yönetim değiştikten sonra tekrar başvurdum. Durumumu anlatınca hiç bir sağlık raporu istemeden 3 yıl sonra bana hakemlik görevini verdiler. Yönetmenliklere göre, bir gözü görmeyen bir kişi hakemlik yapabilir. Bende tekrar sınava girip, hakem oldum. Bu süreçte bana destek olan, tekrar hakemliği dönmemi sağlayan Federasyonu Başkanı Erkan Yalçın'a çok teşekkür ederim" dedi.
Görüntü Dökümü
-----------------------
Görme engelli hakem'ile röp
Detay görüntüler
SÜRE: 01'26"     BOYUT: 87,5 MB
Haber-Kamera: Çağlar ÖZTÜRK / ADANA,
=====================================================
6)KANOLA TARLALARI TRAKYA'YI SARIYA BOYADI
Trakya çiftçisinin 'Trakya'nın yeni altın sarı çiçeği' olarak adlandırdığı ve ayçiçeğine alternatif olarak ekilen ve bitkisel yağ üretiminde kullanılan kanola, çiçeklerinin açmasıyla tarlaları sarıya boyadı. Edirne Ziraat Odası Meclis Başkanı Erdal Akgün, Edirne'de 90 dönüm kanola ekildiğini ifade ederek," Teknolojisi ileri ülkelerde bio-dizel üretiminde kullanılan kanola maalesef Türkiye'de sadece bitkisel yağ üretiminde kullanılıyor" dedi.
YENİ ALTIN SARI ÇİÇEK
Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli'nde tarım arazilerini ekili kanola çiçek açınca, ovalar sarıya büründü. Trakya'da çiftçinin, 'Trakya'nın yeni altın sarı çiçeği' olarak adlandırdığı ve ayçiçeğine alternatif olarak ekilen ve bitsel yağ üretiminde kullanılan kanola, son dönemlerde yüksek verimi nedeniyle buğdaya tercih edilirken, ayçiçeğine ise rakip oldu. Edirne Ziraat Odası Meclis Başkanı Erdal Akgün, kanolanın Trakya topraklarını adeta sarıya boyadığını ve her geçen gün artan ekim alanlarıyla çiftçinin yüzünü güldürdüğünü söyledi.
Teknolojisi gelişmiş ülkelerde kanolanın bio-dizel üretiminde kullanıldığını ancak Türkiye'de sadece bitkisel yağ üretiminde kullanıldığını kaydeden Akgün, "Kanola ekimi, uzun yıllar önce başladı ama her yıl artmaya başladı. Eylül ayı sonunda ekiliyor, ekim yapıldıktan sonra sonbahar yağışları çok önemli. Kanola kışa kuvvetli girmeli, don olaylarından etkilenmiyor. Kanola ekimi dünyada önemli bir noktaya geldi. Dünyada teknolojisi ilerlemiş ülkelerde bio-dizel üretiminde kullanılıyor. Bizim ülkemizde daha çok yemeklik yağ olarak kullanılıyor. Biz yağ açığını kapatmış olsak bio-dizel üretiminde kullanılacağını düşünüyorum" dedi.
'EDİRNE'DE 90 DÖNÜM KANOLA EKİLİYOR'
Devletin gerekli desteği sağlaması durumunda kanola ekiminin çok daha artacağını kaydeden Akgün, "Devletimiz tarafından gerekli değişiklikler yapıldığında en üst düzeyde ekimi yapılacak. Kış bitkisi olduğu için çok fazla yağış olmadığı ilkbahar döneminde de çok verimli bir ürün. Edirne 15 dönümü merkez olmak üzere yaklaşık 90 bin önümde kanola ekimi yapılıyor. Bölgeye baktığımız çok geniş alanda ekimi yapılıyor. Çiftçileri memnun eden ürünlerden bir tanesi kanola. Ayçiçeği ile kıyaslanırsa masrafları aynı ancak kuraklığa daha dayanıklı olması ön plana çıkıyor" şeklinde konuştu.
ÇİFTÇİLER MAZOTTAN YAKINDI
Kanola ekimi yapan çiftçiklerden Arif Denizli, maliyetlerin düşürülmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:
"Köylerde herkes neredeyse kanola ekmeye başladı. Tek sorun ilaçlaması ve ilaçlama maliyeti. Ayçiçeğin alternatifi olarak ekiliyor. Çiftçi tarlasını boş bırakmak istemiyor. Buğday ve ayçiçeği alımları da düşük. Mazot neredeyse 6 lira oldu. Çiftçi girdilerinin düşürülmesini istiyor, çiftçimizi buna teşvik etmek gerekiyor. kanola ekilmesi her yerde artıyor. Erken dönemde Eylül'e kadar yağış alırsak ekebiliyoruz. Donma riskine karşı dayanıklı ürün. Ayçiçeğine ve buğdaya bakarak iyi bir ürün. İşçiliği biraz zor. Ama aldığımız mahsulü fabrikaları değil borsalara satılması gerekiyor. Borsalar alımları yükseltirse çok daha fazla ekilecektir. Ayçiçeği ile kıyaslarsak verim ve gelir olarak eşdeğer diyebiliriz. Ancak buğdaydan çok daha verimli. Çiftçinin bunlara yönelmesi de bu nedenle çünkü başka türlü çiftçilerin ayakta kalması zor"
OVALAR SARI-YEŞİL
Sarı çiçek açan kanola tarlalarının çoğalması Trakya'da ovaları da sarı-yeşil manzaraya bürüdü. Kanola tarlalarına gidenler, renk cümbüşünde bol bol hatıra fotoğrafı çekiliyor.
Görüntü Dökümü-
------------------------:
Kanola tarlaları yukardan
Kanola tarlası detay
Erdal Akgün detay
Erdal Akgün ile röp.
Çiftçiler ile röp.
Kanola tarlasında incelemeler
Farklı açılardan genel detay görüntüler
Haber-Kamera: Engin ÖZMEN-Ali Can ZERAY/EDİRNE,
===========================================================
7)'MİLLİ TARIM PROJESİ, ORTA ANADOLU'YU BUĞDAYDAN UZAKLAŞTIRACAK
KONYA Ziraat Odası Başkanı Celil Çalış, yürürlüğe giren 'Milli Tarım Projesi' kapsamındaki havza bazlı ürün destekleme modelinde, buğday üretiminin farklı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Çalış, "Türkiye'nin tamamında aynı şekilde desteklenmesi özellikle Orta Anadolu'yu buğday ekiliş alanlarından uzaklaştıracaktır. Çiftçiler, diğer ürünlerde daha fazla Kar elde ettiği için bu ürün grubundan uzaklaşmaktadır" dedi. 
Celil Çalış, çiftçiler için önemli bir proje olan 'Milli Tarım Projesi'nin 1 Ocak 2018 tarihinde yürürlüğü girdiğini hatırlatarak,  havza bazlı bazı destekleme modellerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Özellikli buğdayın, farklı değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Çalış, "Buğdayın üretim bölgelerinde farklı bir şekilde desteklenmesi gerekmekteyken Türkiye'nin tamamında aynı şekilde desteklenmesi, özellikle Orta Anadolu'yu buğday ekiliş alanlarından uzaklaştıracaktır. Çiftçiler, diğer ürünlerde daha fazla kar elde ettiği için bu ürün grubundan uzaklaşmaktadır. Buda gelecek açısından tedirgin edici önemli bir gelişmedir. Bakanlık bu konuda önlemlerini alıp, buna göre değerlendirmesi lazım. Bugün dünya piyasasında buğday fiyatının 170 dolar diye bir değerlendirmede bulunmak çok doğru bir yaklaşım değil. Biz üç, dört sene üst üste 20 milyon ton buğday üretimi yapmayalım, dünya piyasasında buğday fiyatları nerelere çıkıyor. Türkiye hem önemli bir üretici, hem de un ve  makarna sanayisinde dünyada bir numara olan bir ülkedir. Bakanlık destekleme politikasını yeniden gözden geçirmeli." diye konuştu. 
BAKANLIK FİYAT POLİTİKASINA DİKKAT ETMELİ
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın fiyat politikası konusunda da dikkatli olmaya davet eden Çalış, "Geçtiğimiz yıl üreticilerimizi ciddi anlamda dara düşüren fiyat politikası uygulandı. Bu da ekim alanlarında ciddi azalmalara neden oldu. O nedende  Tarım Bakanlığı eğer fiyata müdahale edecekse, erken zamanda Türkiye'nin hiçbir bölgesinde hasat başlamadan  fiyata müdahale etmelidir. Fiyatlara erken müdahale edecekse etsin, etmeyecekse de hiçbir dönemde fiyat konusunda bir telaffuzda bulunmamasını biz üreticiler olarak beklemekteyiz.ö dedi. 
2,5 MİLYON TONU GEÇEBİLİRİZ
Konya'da bu yıl buğday da  2.5 milyon rekolte beklediklerini ifade eden Çalış, "Buğday ekim alanlarının azalmasına rağmen geçen yıl 2,5 milyon buğday üretimi gerçekleştirdik. Bu yılda mevsim yağışları iyi geçti. Aksi bir durum olmadığı sürece de geçen yılın üretim miktarını geçeceğimize inanıyoruz" dedi.
Görüntü Dökümü 
----------------------
Celil Çalış röp.
Buğday tarlasından detay
Haber- Kamera: Tolga YANIK KONYA DHA)
=======================================
8)MUŞ OVASI, KIRMIZIYA BÜRÜNDÜ
HAVALARIN ısınmasıyla birlikte boy gösteren laleler, Muş Ovası'nı kırmızıya bürüdü.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na bağlı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından 2015 yılında 'Muş 1071' ismi ile tescillenen Muş lalesi büyük ilgi görüyor.
BERCE Alparslan Tarım İşletmesi arazilerinde yetişen laleleri fotoğraflamak isteyenler Muş Ovası'na akın ediyor. Muş lalesinin bahar aylarında 15-20 gün çiçek açtığı belirtilerek, kentin sembolü haline geldiği vurgulandı. Soyunun tükenmemesi için laleyi korumak amacı ile çok daha geniş alanlara yaymak gerektiği söylendi. Birçok yerde ekonomik kazanç için lale ekimi yapılırken, Muş'ta lale doğal ortamlarda kendi yetişiyor. Bu nedenle bitkinin tescilli olmasının son derece önemli olduğu kaydedildi. Muş Ovası'nda nisan ayının son haftasında açan, Muş ili ile özdeşleşen, ekonomik bir getirisi olmayan kırmızı lalelerin ekonomiye kazandırılabilmesi için üniversite ve enstitülerin gerekli çalışmaları yapmak müteşebbislerin bu işin içerisine girmesi gerektiği belirtildi.
    Muş Alparslan Üniversitesi tarafından yapılan çalışmalar neticesinde alınan çeşit özellik belgesi esas alınarak Muş lalesinin özellikleri ise şu şekilde sıralanıyor:
    "Endemik türdür. Çiçekleme dönemi yılda 2-3 haftadır. Çok yıllık otsu, bitki boyu; 23-30 santim, çiçekte kalma süresi 15-20 gün, gövde çiçek, dar eliptik, çiçek şekli; zambak, çiçek rengi; kırmızı, çiçekte lekelerin sınırlarına farklı renklenmesi; var, çiçeklenme, başlama zamanı; nisan-mayıs ayları. Toprak; yetiştiği toprakların hemen hepsinin kireçli, hafif alkali ve geniş bir iletkenlik skalasına sahip olduğu göz önünde bulundurulursa lale soğanlarının Muş ilinde hemen her toprakta yetişebilmektedir."
    Ovada lale görmeye gelen Şehadet Sarıgül, "Dağda kar, ovada ise laleler muhteşem görünüyor. Muş lalesinin ünü dünyaca biliniyor. Bizler gelip gördük. Bu doğal güzelliği görmek isteyenler geç kalmasın" diye konuştu.
Görüntü Dökümü
------------------------
-Ovada lale tarlasından detaylar
-Karlı dağlar ve laleler
-Laleler arasında kızların dolaşması
-Lale toplamaları
-Röportaj
Haber-Kamera: Eser AYDIN / MUŞ,
16 Nisan 2018 Pazartesi 10:51

Türkiye, PKK, Recep Tayyip Erdoğan, Donald Trump, Politika, Güncel