Dha Yurt Bülteni-4

1)TECAVÜZ İDDİASIYLA CİNAYETTE, SOSYAL MEDYA AYRINTISIBURSA'da, Mehmet Kocadoğan'ı (26), işitme engelli ablası B.P.'ye (29) tecavüz ettiği iddiasıyla öldürmekten tutuklanan Yusuf P. (27) hakkında, 'adam öldürmek' suçundan ömür boyu hapis cezası istemiyle dava açıldı.

1)TECAVÜZ İDDİASIYLA CİNAYETTE, SOSYAL MEDYA AYRINTISI

BURSA'da, Mehmet Kocadoğan'ı (26), işitme engelli ablası B.P.'ye (29) tecavüz ettiği iddiasıyla öldürmekten tutuklanan Yusuf P. (27) hakkında, 'adam öldürmek' suçundan ömür boyu hapis cezası istemiyle dava açıldı. Yusuf P., 'namus yüzünden elini kana buladığını' söylerken, öldürülen gencin babası Necmettin Kocadoğan ise "Kızın sosyal medya hesaplarındaki paylaşımları, oğlumun peşini bırakmadığını ortaya koyuyor. Mahkemede her şey ortaya çıkacak" dedi.

Olay, temmuz ayında, merkez Osmangazi ilçesine bağlı Alemdar Mahallesi'nde meydana geldi. B.P., iddiaya göre, kendisini tehdit ettiğini öne sürdüğü Mehmet Kocadoğan'dan şikayetçi olmak için polise gitti. Yusuf P. de işitme engelli ablasının işaret diliyle anlatacaklarını polise aktarmak için onunla beraber karakola gitti. B.P., karakolda, Kocadoğan'ın kendisine tecavüz ettiğini polise anlattı. Ablasının tecavüze uğradığını karakolda öğrenen Yusuf P., eve döndükten sonra Kocadoğan'ı telefonla arayıp, görüşmek istediğini söyledi. Daha sonra boş arsada buluşan ikili, Mehmet Kocadoğan'ın otomobilinde konuşurken, tartışmaya başladı. Bir süre sonra otomobilden inen ikili arasındaki tartışma büyüyüp, kavgaya dönüştü. Yusuf P., üzerindeki tabancayı çekip, Kocadoğan'a ateş etti. Göğsünden tek kurşunla vurulan Kocadoğan, olay yerinde yaşamını yitirirken, Yusuf P. ise kaçtı. Polis ekiplerince yakalanan Yusuf P., gözaltındaki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak, cezaevine konuldu. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma sonucu Yusuf P. hakkında, 'adam öldürmek' suçundan ömür hapis cezası' istemiyle Bursa 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.

'MAHKEMEDE HER ŞEY ORTAYA ÇIKACAK'

Balıkesir'de oturan Necmettin Kocadoğan, oğlunun ölümünü internette okuduğu haberlerden öğrendiğini belirterek, "Oğlum fabrikada çalışıyordu. Oğlumun, kız arkadaşı olduğu iddia edilen B.P.'nin erkek kardeşi tarafından öldürüldüğünü öğrendik. Namus meselesinden öldürüldüğü iddia ediliyor. Ancak işitme engelli B.P.'nin oğlumla görüştüğünü, oğlumu sevgili olarak gördüğü, Mehmet'in ise onu sadece arkadaş kabul ettiği, sosyal medya hesaplarından anlaşılıyor. Oğlum yüz vermediği için kızın iftira attığını düşünüyorum. Mahkemede her şey ortaya çıkacak" dedi.

Kardeş Ahmet Kocadoğan da "Mehmet, Bursa'da B.P. ile birlikte çalışıyormuş. Sosyal medya hesaplarından kıza yüz vermediği apaçık ortada. Olay günü de işitme engelli B.P., kardeşimi şikayet etmek için Yusuf P. ile karakola gitmiş. Karakolda kızın kardeşi, işaret dilini bildiğini söyleyip tercümanlık yaptığı sırada tecavüze uğradığını öğrenmiş. Daha sonra Yusuf P., kardeşimi cep telefonundan arayıp ve 'Neredesin kardeşim?' diye SMS atarak çağırdığı olay yerinde öldürmüştür. Ölen kardeşime yönelik iddialar doğru değildir. Gerçekler, mahkemede ortaya çıkacaktır" diye konuştu.

Bursa E Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan Yusuf P., gelecek ay hakim karşısına çıkarılacak.

Görüntü Dökümü:

---------------------------

-Ölenin babası ve ağabeyinin açıklamalırı

-B.P. ile ölen genç arasındaki mesajlaşma

Haber/Kamera: Halil ÖZÇOBAN/BURSA,  

=======================================================

2)TUNÇ ÇAĞI KALESİNE ZARAR VERİP, KOÇBAŞLI MEZAR TAŞLARINI GÖTÜRDÜLER

Erzurum'UN Merkez Yakutiye ilçesine bağlı Kırkgöze Mahallesi yaylası civarındaki Tunç Çağı'na ait kaleye defineciler tarafından zarar verildiği,  Kıpçaklara ait olduğu tahmin edilen koçbaşlı mezar taşlarının da bölgeden alınarak götürüldüğü ortaya çıktı. Erzurum'da Kültür ve Tarih üzerine araştırma yapan yazar Ömer Faruk Kızılkaya define avcılarına 'dur' denmesi gerektiğine dikkat çekti ve yılların eskitemediği tarihi eserlerin definecilere yenik düştüğüne vurgu yaptı. Kızılkaya, Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Bölge Müdürlüğü'nün tescillediği koçbaşlı mezar taşlarının kaybolduğunu söyledi.

    Erzurum'un kuzeyinde şehir merkezine 30 kilometre mesafedeki Dumlu Baba Dağı'nın eteklerinde bulunan, deniz seviyesinden 2500 metre yükseklikte ve gözlerden ırakta bir tarihin daha yok olduğu belirtildi. Fırat Nehri'nin kaynağı olarak bilinen, kutsal kitaplarda da adı geçtiği belirtilen Dumlu Baba Dağı'nda Kırkgöze Mahallesi'ne ait yaylanın içinde kalan yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahip olan Tunç Çağı'na ait kale ve koçbaşlı mezar taşları, define avcıları tarafından yıllarca yapılan kazılar neticesinde yerle bir edildi. Türkiye'de birçok tarihi mekanı olduğu gibi burayı da harabeye çeviren define avcıları her biri yaklaşık bir ton ağırlığında olan koçbaşı taşlarını içerisinde altın olduğunu düşünerek parçalamış ya da bulunduğu yerden taşımışlar. Tarihi tek tek yok eden define avcılığına kısa sürede "dur" denilmesi ve çok ağır cezalar getirilmesi gerektiğini söyleyen araştırmacı yazar Ömer Faruk Kızılkaya, yılların eskitemediği tarihi eserlerin definecilere yenik düştüğünü belirtti.

 'BÖLGEDE KAÇIK KAZI YAPILIYOR'

    Erzurum'un Kültür ve Tarihi üzerine araştırma yapan Ömer Faruk Kızılkaya, yakın zamanda Kırkgöze Mahallesi Yaylası civarındaki antik kale ve koçbaşlı mezar taşlarıyla ilgili, kaleye zarar verildiği, mezar taşlarının ise kaybolduğu ve yapılan kaçak kazıyla da yeni bir mezar taşının gün yüzüne çıkarıldığı bilgisini aldıklarını söyledi. Bölgede antik bir yerleşim bulunduğunu daha önceden bildiklerini ve o bölgedeki koç heykellerini görmüş, kaleyi gezmiş biri olarak şunları söyledi:

RESMİ OLARAK TESCİLLENMİŞ MEZAR TAŞLARI KAYBOLDU

    "Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından tescil edilmiş olan koçbaşlı mezar taşlarının kaybolduğunu, yakın zamanda yapılan kaçak kazı ile yeni koçbaşlı mezar taşı çıkarıldığını gördük. Ben Erzurum tarihi, coğrafyası ve kültürü üzerine araştırma yapıyorum. Aynı zamanda Türkçe öğretmeni ve arkeoloji bölümü öğrencisiyim. Aziziye Belediyesi bünyesinde yapılmakta olan taş eserler müze çalışması ile ilgili de değerlendirilebilecek tarihi eserlerin toplanmasına da yardımcı oluyorum. Bu anlamda müzenin Genel Koordinatörü Tarih Araştırmacısı Oğuzhan Türk ile de konu çerçevesinde çalışma yapıyoruz. Bölgede antik bir yerleşim bulunduğunu daha önceden biliyorduk. O bölgedeki koç heykellerini görmüş, kaleyi gezmiştik. Hatta kalenin tescilini de Oğuzhan Türk yaptırmıştı. İki yıl önce bölgeye gittiğimizde koç heykellerinin yerinde olmadığını gördük. Geçen yıl bölgede kaçak kazı yapıldığını ve bir koç heykeli bulunduğunu bu sene öğrendik. Bölgeye çıkıp duruma şahit olduktan sonra Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne konuyla ilgili bilgi vererek gerekli çalışmaların yapılması için resmi başvuru yaptık. Erzurum ve çevresinde şu ana kadar yüzlerce koçbaşlı mezar taşı bulunduğunu gördük ve bunların bir kısmını toplayarak müze çalışması bünyesinde koruma altına aldık. Koçbaşlı mezar taşları Malazgirt Zaferi'nden önce bölgede Türk boyları olan Kıpçakların bölgede yaşadıklarını göstermektedir. Bu konuyla ilgili yanlış bilgiler mevcut. Birçok kişi koç heykellerinin Akkoyunlu ve Karakoyunlu Devletleri'ne ait olduğunu düşünüyor. Oysa bu devletler Müslüman'ken Kıpçak Türkleri Hıristiyan'dı. Koç heykellerin üzerlerinde ve yakınlarında haç motifi görmemiz de bunların Kıpçaklara ait olma ihtimalini artırmaktadır."

    Kalenin tahminen 3- 5 bin yıllık olduğunu ve 2013 yılında çok daha iyi durumda olduğunu sözlerine ekleyen Kızılkaya, "Kalenin her geçen gün daha da zarar gördüğünü müşahede ettik. Böyle bir alanda bir kalenin bulunması ve karşı tepede de başka bir kalenin inşa edilmiş olması bölgede antik bir yerleşim olduğunu da düşündürüyor.

HALKA ÇAĞRI YAPTI: DEFİNECİLERİ İHBAR EDİN

    Nitekim kalenin önünde, dereye boyunca taşlarla şekillendirilerek yapılmış alanın yerleşim alanı (nekropol) olduğunu, yakın zamanda da yayla yerleşimi, ağıl olarak kullanılmış olabileceğini görmekteyiz. Bölgede görülen seramiklerin de incelenmesi gerektiğini düşünüyor, bu alanda arkeoloji bölümü hocalarının araştırma yapmalarını ve bölge tarihinin aydınlatılmasını istiyoruz. Bölgede çok fazla tarihi eser var. Birilerinin halkı bilinçli olarak defineciliğe yönlendirdiğini gözlemliyoruz. Halkımızdan isteğimiz köylerindeki eserlere zarar vermemeleri, köylerine gelen definecileri ihbar etmeleri ve yetkili makamlarla irtibata geçmeleridir" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:

---------------------------

-Yıkılan ve kırılan koçbaşlı mezar taşları

-Mezar taslarının üzerindeki işaretler

-Defineclerin zarar verdiği kale

-Yerleşim alanı

-Ömer Faruk Kızılkaya ile röp

Haber-Kamera: Turgay İPEK / ERZURUM,

=====================================================

3)RECEP TAYYİP ERDOĞAN İSİMLİ GENÇ, MUHTAR ADAYI OLDU

KOCAELİ'nin Gölcük ilçesinde yaşayan ve Cumhurbaşkanı ile aynı ismi taşıyan 20 yaşındaki Recep Tayyip Erdoğan isimli genç, muhtar adayı oldu.

Siyasete erken atılmak amacıyla Gölcük Dumlupınar Mahallesi'nde muhtar adaylığını açıklayan 20 yaşındaki Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile aynı ismi taşımasından ötürü günlük hayatta yaşadığı yanlış anlaşılmaları anlattı. Küçük yaşından bu yana siyasete katılma isteği olduğunu söyleyen Recep Tayyip Erdoğan, "Cumhurbaşkanımızın gençlere ve muhtarlara verdiği önem sebebiyle ben de muhtar adayı olmaya karar verdim. Şu anda 20 yaşındayım. Planlar ve projelerden şu anda bahsetmemizin doğru olmayacağını düşünüyorum ama gerek belediyede gerek kamusal alanlarda seçilmem halinde mahallemizi bir genç olarak en iyi şekilde temsil edeceğime inanıyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığı yıllarda babasının kendisine bu ismi verdiğini anlatan genç Recep Tayyip Erdoğan, "1998 yılında ben doğduğumda Sayın Cumhurbaşkanımız İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıydı. Soyadımız Erdoğan olduğu için babam esinlenmiş ve bana da Recep Tayyip ismini uygun görmüş" şeklinde konuştu.

Günlük hayatta isminden dolayı ilginç olaylar ve yanlış anlaşılmalar yaşadığını da anlatan Muhtar Adayı Erdoğan, "Bir seferinde İzmit'ten Gölcük'e dönerken trafik kazası geçirdik. Hastaneye gittiğimizde oradaki polis benim ismimi telsizden anons edemeyeceğini söyleyerek kendi şahsi cep telefonuyla üstlerini aradı. İsmim Cumhurbaşkanımız ile aynı olduğu için telsiz anonsunda yanlış anlaşılmaya sebep olabileceğini söyledi bana. Biz yurtdışına çok sık gidip geliyoruz. Özellikle Almanya'ya gittiğimde yeşil pasaportum olmasına rağmen, yani vize olmadan sadece pasaport ile giriş çıkış yapabilmem gerekirken, Alman polisler sürekli bana zorluk çıkartıyorlar. Bunun da yine ismimden kaynaklandığını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Muhtar adayı ile röp

-Kimliğinden görüntü

-Vatandaş ziyaretleri yaparken

Haber: Dinçer Akbir-Alişan Koyuncu-Kamera: Alişan Koyuncu-Gölcük-Dha

======================================================

4)AKTÜTÜN'DE ASKERLER, DÜĞÜNE KATILIP HALAY ÇEKTİ

HAKKARİ'nin Şemdinli ilçesinin Irak sınırındaki Aktütün köyünde yapılan düğün, askerlerin süpriziyle renklendi. Aktütün Hudut Tabur Komutan Vekili Yüzbaşı Erdem Güneş, askerleriyle birlikte Gülperi Gürelli ve Savaş Gezer'in düğününe katılarak, halay çekti, çifte de Türk bayrağı hediye etti.

Şemdinli ilçe merkezine 54 kilometre uzaklıktaki Aktütün köyünde yapılan düğünde askerler, süpriz yaptı. Bugüne kadar hep çatışma haberleriyle gündeme gelen Aktütün köyünde yaşayan Savaş Gezer ile Gülperi Gürelli çiftinin düğününe Derecik Belediye Başkanı Ekrem Çetinkaya ve Şemdinli AK Parti İlçe Başkanı Fikri Algür'ün yanı sıra askerler de katıldı. Irak'ın sıfır noktasında bulunduğu için bugüne kadar onlarca kez saldırıya uğrayan ve şehitlerin verildiği Aktütün Hudut Taburu, bölgenin teröristlerden temizlenip, huzurun sağlanmasıyla mutluluklara da ortak olmaya başladı. 

Aktütün Hudut Tabur Komutan Vekili Piyade Yüzbaşı Erdem Güneş, Piyade Kıdemli Astsubay Mustafa Özçelik ve taburda görevli yaklaşık 20 asker, düğünleri yapılan Gülperi Gürelli ile Savaş Gezer'e sürpriz yaptı. Kürtçe ve Türkçe müzikler eşliğinde düğüne katılanlarla kol kola girerek, halay çeken ve stres atan Mehmetçikler, çifte Türk bayrağı hediye etti. Büyük mutluluk yaşadıklarını belirten damat Savaş Gezer, kendilerini yalnız bırakmayan askerlere teşekkür etti.

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Dronla havadan çekilen görüntü

-Askerlerin düğün törenine katılması

-Vatandaşlarla kol kola girip halay çeken askerler

-Düğünden genel detaylar

-Aktütün Hudut Tabur Komutan Vekili Piyade Yüzbaşı Erdem Güneş, damada Türk bayrağı hediye etmesi

-Damat Savaş Gezer'in konuşması

-Düğünde dev Türk bayrağın asılması

-Gelin Damadın halay çekmesi

Yaşar KAPLAN/ŞEMDİNLİ (Hakkari),  

====================================================

5)KARAGÖL'DE SONBAHAR GÜZELLİĞİ

ARTVİN'in Borçka ilçesindeki Karagöl Tabiat Parkı, sonbaharın gelişiyle birlikte oluşan renk cümbüşüyle ziyaretçilerini hayran bırakıyor.

İlçe merkezine 27 kilometre uzaklıkta, çam ağaçları arasında yer alan, eşsiz doğa güzelliyle Karagöl Tabiat Parkı, görenleri kendisine hayran bırakıyor. Doğası ve coğrafi güzellikleriyle yerli ve yabancı turistlerin son yıllarda sıkça ziyaret ettiği Karagöl, sonbaharla renk değiştiren bitki örtüsü, çevresindeki ağaçların yapraklarının sararması ziyaretçilerine görsel şölen sunuyor. Doğu Karadeniz'de, ünlü turizm merkezleri Uzungöl ve Ayder Yaylası'ndan sonra en çok ziyaret edilen Karagöl, muhteşem doğasının yanı sıra, göl ile birlikte yeşilin uyum içerisinde ortaya çıktığı eşsiz manzara, fotoğraf sanatçılarının da ilgi odağı oluyor. Foto-safari tutkunları, ellerindeki fotoğraf makineleriyle gölde nöbet tutuyor, güneşin doğuşu ile batışında ortaya çıkan enfes manzarayı fotoğraf karesinde ölümsüzleştirmeye çalışıyor. Yazın yeşilin, sonbaharda sarı, turuncu ve kırmızının onlarca tonuna bürünen ağaçların göl yüzeyine yansıması kartpostallık görüntüler de oluşturuyor. Kent gürültüsünden uzaklaşıp temiz hava almak isteyenler,  hafta sonu tatillerinde tercih ettikleri Karagöl'de çadır kurup kamp yapıyor. Ziyaretçiler yürüyüş ve piknik yapıyor, teknelerle gölün keyfini sürüyor.

Öte yandan Aralık Deresi'nin taşıdığı alivyonlarla bir süre önce dolma tehlikesiyle karşı karşıya kalan göl, Doğa Koruma ve Milli Parklar ile Devlet Su İşleri'nin (DSİ) ağaç ve taşları kullanarak yaptığı özel menfezlerle alınan önlemle yok olmaktan da kurtarıldı.

Görüntü Dökümü

-----------------------

Karagöl görüntüsü

Drone görüntüsü

Ziyaretçilerden görüntüler

Röp ve detaylar

HABER: İnan KALYONCU  KAMERA: Selçuk BAŞAR- /BORÇKA (Artvin), -

===================================================

6)KAÇKAR DAĞI'NDA PİYANOYLA KLİP

RİZE'de, Çayeli Müzik Okulu Orkestra üyesi Asya Sandıkçı (13) Kaçkar Dağı'na çıkarılan piyano ile 5 dalda Oscar adayı gösterilen Fransız film müziği 'La Valse d'Amelie'nın versiyonunu çaldı. Çamlıhemşin ilçesindeki Kale-i Bala ve Çiçekli Yayla da çalınan piyano ile çekilen klip paylaşıldığı sosyal medyada ilgiyle izlendi. 

Çayeli Müzik Okulu tarafından yaşları 10 ile 14 arasında değişen çocuklardan oluşan ve daha önce Alman film müziği bestecisi ve müzik yapımcısı Rammin Djawadi, Game Of Thrones Theme bestesini çalan orkestranın üyelerinden Asya Sandıkçı (13) Kaçkar Dağı'na çıkarılan piyano ile 5 dalda Oscar adayı gösterilen Fransız film müziği 'La Valse d'Amelie'nın versiyonunu çaldı. Çamlıhemşin ilçesindeki Kale-i Bala ve Çiçekli Yayla'da çalınan piyano ile çekilen klip paylaşıldığı sosyal medyada ilgiyle izlendi. 

Yamantürk ortaokulu 8'incisi sınıf öğrencisi Asya Sandıkçı, LGS ve İngiltere Kraliyet Müzik Okulu'nun 2'inci seviye piyano bölümü sınavlarına hazırlanıyor.

Görüntü Dökümü

------------------------

Klibin görüntüleri

Haber: Aytekin KALENDER RİZE-DHA

===================================================

7)KARADENİZ'DE SON 10 YILIN EN BEREKETLİ PALAMUT SEZONU

KARADENİZ'de, 1 Eylül'de sona eren av yasağı ile balıkçılar ağlarını denize bırakmayı sürdürüyor. Teknelerle denize açılan balıkçılar, kasalar dolusu palamutlarla kıyıya dönüyor. Karadeniz'de balıkçılara göre son 10 yılın en bereketli palamut sezonu yaşanıyor. Bolluğu yaşanan palamudun tanesi de 2.5 lira ile 5 lira arasında satılıyor.

Karadeniz'de, balıkçılar 1 Eylül'de başladığı yeni balık sezonunda denizde hergün tonlarca palamut avlıyor. Yüzlerce kasalarla geri dönen balıkçılar bol ve bereketli bir sezon yaşarken, bir taraftanda umutla hamsi sezonunu bekliyor. Balık halinden kasalarla tezgahlara ulaşan palamutlar vatandaşlar tarafından yoğun olarak rağbet görüyor. Bolluğu yaşanan palamudun tanesi de 2.5 lira ile 5 lira arasında satılıyor. Samsun'da 26 yıldır balıkçılık yapan Hasan Köse, her gün tezgahta onlarca kasa palamut satışı yaptıklarını söyledi. Palamutta son 10 yılın en bereketli sezonunu yaşadıklarını belirten Köse, "Bu sene balık sezonumuz bereketli başladı. Palamut bolluğu hem bizi hemde vatandaşı güldürdü. Tezgahta vatandaş ucuza balık alıp yiyor. Fiyatlar hava ve denizin durumuna göre günlük değişken. Artık yerli hamsiyi bekliyoruz. 'Palamut bol olduğu zaman hamsi az olur' diyorlar ama biz yinede umutluyuz" dedi. Tezgahtan balık satın alan Sinan Arslan ise, fiyatların gayet makul olduğunu söyledi.

Görüntü Dökümü

---------

-Balıkçılardan detay görüntü

-Balıkçılarla röportaj

-Vatandaşlarla röportaj

-Balıkçı tezgahından görüntü

-Palamut kasası taşınırken görüntü

-Diğer detaylar

(SÜRE: 2.16  Dk ) (BOYUT: 252 MB)

Haber-Kamera: SAMSUN,

Kaynak: DHA

21 Ekim 2018 Pazar 11:32

Yükseköğretim Kurulu, Recep Tayyip Erdoğan, Türkçe Öğretmeni, Ekrem Çetinkaya, Doğu Karadeniz, Cumhurbaşkanı, Karakoyunlu, Çamlıhemşin, Dumlupınar, Arkeoloji, İngiltere, Bereketli, Çetinkaya, Balıkesir, Osmangazi, Kızılkaya, Malazgirt, Başsavcı, Yakutiye, AK Parti, Şemdinli, Çiçekli, Derecik, Aziziye, Hakkari, Almanya, Erzurum, Uzungöl, Alişan, Çayeli, Piyade, Artvin, Borçka, Gölcük, Polis, Dumlu, İzmit, Bursa, Şölen, Asya, Rize, Bala, Hac, Of