DHA YURT BÜLTENİ - 4

Bilek güreşinde dünya ikincisi Gamze'nin doktorluk hayali de gerçek oluyorSamsun'da yaşayan Gamze Çınar (20), 3 yıl önce katıldığı 38'inci Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası'nda 18 yaş altı 50 kilo kategorisinde sağ bilekte dünya ikincisi oldu.

Bilek güreşinde dünya ikincisi Gamze'nin doktorluk hayali de gerçek oluyor

Samsun'da yaşayan Gamze Çınar (20), 3 yıl önce katıldığı 38'inci Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası'nda 18 yaş altı 50 kilo kategorisinde sağ bilekte dünya ikincisi oldu. O dönem okuduğu lisede okul birincisi olan Çınar, ikinci sınav denemesinde Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni kazanıp hayaline kavuştu. Tıp fakültesi ikinci sınıfta öğrenim gören Çınar'ın yeni hedefi ise yarım kalan dünya şampiyonluğu hayalini gerçekleştirmek.

Samsun'da yaşayan 20 yaşındaki Gamze Çınar, 2016 yılında katıldığı 38'inci Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası'nda '18 yaş altı 50 kilo' kategorisinde sağ bilekte dünya ikincisi oldu. O dönem lisede okuyan ve okul birincisi olan Çınar, hayali olan doktorluk mesleği için üniversiteye giriş sınavına girdi, ancak tıp fakültesini kazanamadı. Geçen yıl tekrar Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) giren Çınar, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni kazanmayı başarıp, hayaline kavuştu.

'ÇOK MUTLUYUM'

Üniversite 2'inci sınıfta okuyan Çınar, tıp fakültesini kazanmak için azimle ve sabırla çalıştığını, başardığı için de çok mutlu olduğunu söyledi. Bir yandan da yarım kalan dünya şampiyonluğu hayali için sıkı antrenmanla çalıştığını anlatan Çınar, "İlk uluslararası müsabakamda dünya ikincisi oldum. Lise son sınıfta tıp fakültesi hayali kurmaya başladım. Bu çoğu insan için bir hayal, benim içinde öyleydi. İlk sınavımda zaten kazanamadım. Ama bu beni daha fazla hırslandırdı ve daha istekli oldum. Bir yıl tekrar sınava hazırlandım ve tıp fakültesini kazandım.  Hem sporu hem de akademik başarıyı bir arada götürmek zaman zaman tabi insanı zorluyor. Yoğunlaştığı dönemlerde birine daha fazla zaman ayırıyorsunuz. Doğru planlama ile her şeyi yapabilirsinizö dedi.

'ŞİMDİ HEDEF DÜNYA ŞAMPİYONLUĞU'

Tıp fakültesinde öğrenim görmenin, bilek güreşi sporunu yapmaya göre daha zor olduğunu ifade eden Çınar  "En'lerin toplandığı bir bölümü okuyorum. Çok kişinin sınıfta kaldığı bir fakülte. Bir yandan da bilek güreşi sporuna devam ediyorum. Bilek güreşine genetik yatkınlığı olan insanlar bu sporda daha avantajlı. Çok fazla emek vermelerine gerek kalmıyor da diyebiliriz. Haftada 3 gün iki saat antrenman yapıyorum. Onun dışında okul hızla devam ediyor sürekli ders çalışıyorum. Bilek güreşi ile ilgili yarım kalmış bir hayalim var. Artık dünya şampiyonu olmanın zamanı geldi. Türk Bayrağımızı dalgalandırıp İstiklal Marşımızı okutmak istiyorum. İnşallah 2020 için Türkiye Şampiyonası, ardından Avrupa Şampiyonası sonrasında da Dünya Şampiyonası için çalışıyorumö diye konuştu.

'SPOR HERKESİN HAYATINDA YER EDİNMELİ'

Üniversite sınavlarına hazırlıkta sporun kendisinde olumlu açıdan etkin rol oynadığını kaydeden Çınar, "Türkiye'de özellikle üniversite sınavına hazırlanma sürecinde insanlar genelde kendilerine hayattan soyutlayıp genelde sınava yoğunlaşıyor. Bunu ne yazık ki sınava ilk hazırlandığımda ben de yaptım bu hatayı. Çok yanlış bir şey mental yorgunluğunu atabilmeniz için fiziksel aktivitelere yoğunlaşmanız gerekiyor. Bu anlamda spor herkesin hayatında yer edinmeli. Her sporda olduğu gibi bir bayansan bayanlarla yarışıyorsun. Bu erkek sporu bu bayan sporu diye bir ayrım 21'inci yüzyılda artık yapılmamalı. Bu sporun hiçbir zorluğunun olmadığını düşünüyorum" ifadelerinde bulundu.

'O ZORU BAŞARMIŞ BİR FAKÜLTE ÖĞRENCİSİ'

Antrenörü Özgür Arlı, Gamze Çınar'ın zoru başarmış bir tıp fakültesi öğrencisi olduğunu söyleyerek "Gamze, hem performans sporu yapıp hem de tıp fakültesini kazandı bu çok zor bir şey. Bir öğrenci hem spor yapıp hem derslerine çalışabilir. Sporuna da aktif bir şekilde devam edip üniversitesini de güzel bir şekilde okuyor. Gamze, en kötü olduğu zamanda bile katıldığı müsabakalarda madalyasız olmadı. İnşallah bu defa dünya şampiyonu olacak. Gamze inşallah hayallerini gerçekleştirecekö dedi.

Görüntü Dökümü:

---------------

-OMÜ Tıp Fakültesi dışından detay

-Gamze Çınar'dan kampüsten detaylar

-Gamze Çınar'ın antrenman yapması

-Röportajlar

-Detaylar

Haber-Kamera: Yaprak KOÇER-Hüseyin KALAY/SAMSUN,  

====================

Meryem için uygun ilik bulundu, İstanbul'a gitmesi gerekiyor

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde lösemi (kan kanseri) hastası olan ortaokul öğrencisi Meryem Bakır (13) için uygun ilik bulundu. Nakil için İstanbul'a gitmesi gereken Meryem, yetkililerden ve hayırseverlerden yardım istedi.

Yüksekova'ya 5 kilometre mesafedeki İnanlı köyünde yaşayan Enver ve Şirin Bakır çiftinin 3 çocuğundan en büyüğü olan imam hatip ortaokulu 8'inci sınıf öğrencisi Meryem Bakır, rahatsızlanınca ailesi tarafından Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldü. Doktorların yaptığı tahliller sonrası Meryem'e 2 ay önce lösemi hastalığı teşhisi kondu. Meryem'e müjdeli haber İstanbul'dan geldi. İlik nakli için İstanbul'a gitmesi gereken Meryem, yetkililerden ve hayırseverlerden yardım istedi.

KIZIM İÇİN UYGUN İLİK BULUNDU

Ayakkabı boyacılığı yaparak ailesinin geçimini sağlayan Enver Bakır, kızı için uygun ilik naklinin bulunduğunu belirterek, "Kurban Bayramı'ndan bugüne kadar Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi gören kızıma lösemi hastalığı teşhisi konuldu. Van'daki doktorların çabaları sayesinde yurt dışında yaşayan bir ailenin yardımıyla İstanbul Acıbadem Hastanesi'nde ilik nakli yapacakları söylendi. Ancak maddi durumum olmadığı için kızımı götüremiyorum. Ben ayakkabı boyacılığı yaparak geçimimi sağlıyorum. Kızımın bir an önce sağlığına kavuşup, eğitim hayatına devam etmesini istiyorum. Yurt dışında tanımadığım bir aile, bize yardım elini uzattı. Onun sayesinde kızıma ilik nakli yapılacak" dedi.

Lösemi hastası Meryem Bakır ise hastalığı yüzünden okuluna gidemediğini, bir an önce iyileşip eğitimine devam etmek istediğini söyledi.

Yüksekova Kaymakamı Osman Doğramacı da Meryem'in tedavisi için gereken yardımı yapacaklarını söyledi.

Görüntü Dökümü

-----------

-Evden görüntüler

-Meryem'den detaylar

-Meryem'in gözyaşı dökmesi

-Baba Enver Bakır ile röportaj

-Meryem ile röportaj

-Baba ve  lösemi hastası çocuğu Meryem

Haber-Kamera: Yaşar KAPLAN/YÜKSEKOVA (Hakkari), - 

=====================

Yollar bozuk olunca atları kullanmaya başladılar

Düzce'nin Gümüşova ilçesi Elmacık Köyü'nde yaklaşık 1 yıldır yağmur ve diğer etkenler nedeniyle bozulan yollar vatandaşların tepkisine neden oldu. Bozuk olan yollarda araçları zarar gören vatandaşlar, atlarla seyahat etmeye başladı.

Gümüşova Elmacık Köyü'nde köy içindeki yollar kaldırım taşı ile döşenirken, köyü diğer köylerle ile D-100 Karayolu'na bağlayan ana yolların bozuk olması vatandaşları çileden çıkardı. Bozuk yollar nedeniyle araçları sık sık arıza yapan vatandaşlar, diğer köylere ulaşmak, meralarda otlayan hayvanlarını almak için atlarla seyahat etmeye başladı.

Köy sakinlerinin iddialarına göre Gölyaka Kaymakamlığı Köye Hizmet Götürme Birliği tarafından 1 yıl önce köy yollarının bir kısmının asfaltlanacağı bir kısmının ise kaldırım taşı ile kullanılır hale getirileceği söylendi. Ancak yapılan yamalarla durum düzeltilmeye çalışıldı. Düzce'de 18 Temmuz günü yaşanan sel felaketinde yağmur yağışı nedeniyle yollar tamamen bozularak kullanılmaz hale geldi.

Atla seyahat eden Oğuzhan Emre Keleş, "Uzun süredir verilen sözler yerine getirilmediği için Elmacık Köyü terk edilmiş gibi. Yolların durumu ortada toz, toprak içinde yol kenarındaki evler. Arabalarımıza rot balans yaptırmaktan bıktık. 2 servis aracımız var. Servisle günde 500 kilometre yol yapıyorum. Düzce'nin hiçbir yerinde böyle bir yol yok. Kaymakamlık ve belediye gelip söz veriyor. Kimsenin sözünü tuttuğu yok. Bir yama yaptılar köyün girişine dünyada böyle bir yama yok." dedi.

AT KULLANMAYA MECBURUZ

Mustafa Çelik yolların durumu nedeniyle atları kullandıklarını belirterek, "Atla mecbur kaldığımız için geçiyoruz. Artık hayvanlarımızın peşine araçlarımızla gidemez hale geldik. Yollarımızın galini görüyorsunuz. Çözümü bu yolla bulduk. Sözler verildi, vaatler verildi ama hiçbiri tutulmadı. Yollar araçları bozuyor. Araçlara ön takım yaptırmaktan bıktık. Araçlarımıza binemez hale geldik." diye konuştu.

ARACINI SATTI

Köy sakinlerinden Fikret Gümüş ise sıfır otomobilini sattığını ifade ederek, şöyle konuştu:

"Ben 32 yaşındayım. Kendimi bildim bileli bu yollara bir çözüm bulamadılar. Gelen bir yama yapıyor. Yapılan yamalar ortada. Hiç yapmasalardı daha iyiydi. Benim 1,5 yıllık arabam vardı. Arabamı sattım. Çünkü arabam artık sallanmaya başladı. Yazıktır, günahtır. Bu köy daha önce Bolu'ya bağlıyken örnek köy seçilen bir köy, yerleşim olarak harika bir köy, maalesef hizmet olarak bitikleri oynuyoruz. Köy halkı olarak yol kesmişliğimiz var. Farklı yollara mı başvuralım? Bize yakışmayan hallere mi girelim? Buyurun halimiz ortada, bu millete yazık."

Görüntü Dökümü

----------

Atlarla yolları geçen vatandaşların görüntüsü

Sırasıyla vatandaşlarla röp

Bozuk yolların görüntüsü

Bozuk yollardan geçen araçların görüntüsü ve detaylar

Haber-Kamera: Tezcan SOLMAZ/DÜZCE,

==============

Oltu taşının dönüşüm yolculuğu

Erzurum'da yerin 150 metre altından gün yüzüne çıkarılan Oltu taşı, kentteki maharetli ustaların ellerinde başta tespih olmak üzere çeşitli takılara dönüşüyor.

Oltu taşı, Erzurum'un Oltu ilçesinde, yerin metrelerce altındaki ocaklarda çekiç ve murç yardımıyla zor ve meşakkatli bir çalışmayla kırılıyor. Taşlar daha sonra tekerlekli arabalarla iple çekilerek gün yüzüne çıkarılıyor. Atölyelere getirilen Oltu taşı, kentteki maharetli ellere teslim edilerek sanata dönüştürülüyor. Ustaların ellerinde yapılacak olan ürüne göre kırılan ve tornadan geçirilen Oltu taşı, tespih, anahtarlık, yüzük, kolye, broş, küpe, bileklik, gerdanlık ve kravat iğnesi haline getiriliyor.

18 yıldır tespihlere işleme yaptığını belirten Yusuf Korkmaz, "Oltu taşı maden olarak yerin 150 metre derinliğinden çıkarılıyor. Daha sonra bu hammadde, imalathanelere getiriliyor. Kullanılacak ürüne göre şekillendiriliyor. Biz de tespih tanelerine işleme modeli yapılıyoruz" dedi.

Oltu taşı ürünlerin satıldığı, yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri olan Taşhan Çarşısı'nda iş yeri bulunan Suat Yalçın ise, Oltu taşının kırılgan olduğunu, belli bir zemine oturtulduğunda her ürünün yapılabileceğini belirtti. En fazla tespihlerin tercih edildiğini ifade eden Yalçın, bunların 150 liradan, 4 bin 500 liraya kadar alıcı bulduğunu söyledi. 

Görüntü Dökümü

---------

-Oltu taşının madenden çıkarılması 

-Oltu taşı tespihin işlenmesi

-Yusuf Korkmaz, ile röp

-Hümeyra Pardelinin anonsu

-Tespihin işlenme aşamalarından detay 

-Tespih satıcısı Suat Yalçın ile röp

-Hümeyra Pardelinin anonsu

-Tespih çeken vatandaş ile röp

SÜRE: 07.18 BOYUT: 818 MB

Haber: Hümeyra PARDELİ - Kamera: Zafer KUMRU /ERZURUM,

=====================

Babasıyla tartıştı, intihar etmek istedi

Burdur'da, inşaat halindeki 3 katlı binaya çıkarak intihar girişiminde bulunan B.İ.(24), Polis ekiplerince indirildi.

Burdur'da babasıyla tartışan B.İ., alkol aldıktan sonra Şehit Kalmak Caddesi'ndeki 3 katlı bir inşaatın en üstün katına çıkarak intihar edeceğini söyledi. B.İ'yi gören vatandaşların haber vermesi ile olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Yanına kimseyi yaklaştırmayan B.İ'yi, polis ekiplerince ikna edilmeye çalışıldı. Polis ekipleri, bir anlık dalgınlığından faydalanarak yakaladıkları alkollü genci bulunduğu yerden indirdi. Ambulansla Burdur Devlet Hastanesi'ne götürülen B.İ. daha sonra ifade işlemleri için polis merkezine götürüldü.

Görüntü Dökümü

---------------

İnşaat dış görünüş

Burak İçöz 

Yakalanamsı

İndirilmesi ve ambulansa bindirilmesi

Detay

Haber- Kamera: Mesut MADAN/BURDUR,  

======================


Kaynak: DHA

18 Ekim 2019 Cuma 09:43

Meryem, Çınar, Oltu, İnci, Güncel