Dha Yurt Bülteni-5

1)ADANA'DA KESİME HAZIRLANAN 50 AT VE EŞEK ELE GEÇİRİLDİ ADANA'da dün bataklık alanda at ve eşek kemiklerinin bulunmasının ardından Büyükşehir Belediyesi Zabıtası ile İl Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü görevlileri 11 adrese eş zamanlı operasyon yaptı.

1)ADANA'DA KESİME HAZIRLANAN 50 AT VE EŞEK ELE GEÇİRİLDİ
 ADANA'da dün bataklık alanda at ve eşek kemiklerinin bulunmasının ardından Büyükşehir Belediyesi Zabıtası ile İl Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü görevlileri 11 adrese eş zamanlı operasyon yaptı. Operasyonda 5 ölü eşek ile kesime hazırlanan 50 at ve eşek ele geçirildi.
Sabah erken saatte daha önce tek tırnaklı hayvan keserek piyasaya süren kişilerin evlerine operasyon düzenlendi. Evlerden bazılarının bahçelerinde derme çatma alanlarda hazırlanmış ahırlarda 5'i kendiliğinden ölmüş eşek ile kesime hazırlandığı belirtilen 50 at ve eşek ele geçirildi. Şüphelilerin bu hayvanları kesime hazırladığı ve yılbaşında etlerini piyasaya süreceği iddia edildi. Görevliler, 50 hayvana el koyarak Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı hayvan barınağına götürdü. Hayvanların ele geçtiği evlerin sahiplerine ise tutanak tutuldu. Bu kişiler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulacağı belirtildi. Ayrıca operasyon yapılan adreslerden birinin kesimhaneye çevrildiği belirlenince bu adresin sahibine ise 16 bin lira para cezası kesildi. Ekiplerin çalışmalarının sürdüğü açıklandı.
Görüntü Dökümü
------------------------
Zabıta ekipleri operasyona giderken
Çiftliğe yapılan baskın
Ahılın içerisindeki atlar
Çamurun içindeki ölmüş 2 eşeğin görüntüsü
Çiftlik sahiplerinin gazetecilere tepki göstermesi
Baskın yapılan evin kapısının açılmaya çalışılması
Köpek sesleri
Ahılın içindeki at ve eşeklerin görüntüsü
Atlardan yakın görüntü
Ekiplerin işlem yapması
Muhabirin at sahibi ile konuşması 
Satın aldığı atların evraklarını görevlilere vermesi
SÜRE: 02'28"    BOYUT: 150 MB
Haber: Çağlar ÖZTÜRK-Kamera: ADANA,
===================================================
2)DEAŞ ÜYESİ OLDUKLARI İLERİ SÜRÜLEN SURİYELİ 2 KARDEŞE GÖZALTI
MUĞLA'da, polis ekiplerinin yaptığı operasyonda terör örgütü DEAŞ üyesi olduğu belirlenen Suriye uyruklu 2 kardeş yakalandı. DEAŞ adına çatışma bölgelerinde faaliyette bulunan 2 kardeşin, şüphe çekmemek için mermer ocağında çalıştıkları öğrenildi. Muğla İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, terör örgütü DEAŞ üyesi Suriye uyruklu iki kardeş S.I., ve H.I.'nin Yatağan ilçesinde olduğunu belirledi. Fiziki ve teknik takibin ardından bugün sabah saatlerinde düzenlenen operasyonda, 2 şüpheli kaldıkları evde yakalandı. Gözaltına alınan şüphelilerin üzerlerinde ve evlerinde herhangi bir suç unsuruna rastlanmadı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirilen S.I. ve H.I., sorgulanmak üzere Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.Profesyonel olarak araç ve bıçak kullanma tekniğine sahip oldukları öğrenilen 2 kardeşin, şüphe çekmemek ve yakalanmamak için Yatağan'daki bir mermer ocağında işe girdikleri öğrenildi.
Görüntü Dökümü
------------------------
-Şüpheli iki kardeşin görüntüsü
-Genel ve detay görüntüler
Haber - Kamera: Cavit AKGÜN / MUĞLA,
==========================================================
(ÖZEL HABER)
3)KARACİĞERİNDEN PARÇA VEREREK EŞİNİ HAYATA BAĞLADI
İZMİR'de Serdar Bozkurt (33), bebek hayali kurarken kendisini ameliyat masasında bulan eşi Sinem Bozkurt'u (27), karaciğerinden bir parça vererek hayata bağladı. Koca Bozkurt, "Hayat müşterek, benim ihtiyacım olsaydı o da bir an terüddüt etmezdi" derken, Sinem Bozkurt ise "Yeni yıla yeni bir hayatla giriyorum. Tek isteğim, eşimin bana verdiği canla yeni bir can dünyaya getirmek" diye konuştu.Balıkesir'in Burhaniye ilçesinde oturan ev kadını Sinem Bozkurt ile kahve işleten Serdar Bozkurt 5 yıl önce evlendi. Birbirlerini çok seven çift, mutluluklarını bir bebekle taçlandırmak istedi. Ancak 14 yaşındayken karaciğer rahatsızlığı tanısı konulan ve bir şant ameliyatı geçiren Sinem Bozkurt, yıllarca ilaç tedavisi gördü, evlendikten sonra da doktor kontrollerini sürdürdü. 1.5 ay önce gittikleri doktor kontrolünde ise karaciğerinin iflas ettiği, nakil olması gerektiği ortaya çıktı. Çift, nakil için İzmir Kent Hastanesi'ne başvurdu. Serdar Bozkurt, eşi için gönüllü donör oldu. Dokularının tutması üzerine çift, geçen 29 Kasım'da Doç. Dr. Murat Kılıç, Opr. Dr. Cahit Yılmaz başkanlığındaki iki ekip tarafından nakil ameliyatına alındı. Başarılı ameliyatın ardından önce Serdar Bozkurt ardından da eşi taburcu oldu.
Bebek SAHİBİ OLMAK İSTEYİNCE ORTAYA ÇIKTI
2017'yi arka arkaya hem kötü bir sürpriz hem de bir nakil mucizesiyle geride bıraktığını belirten Sinem Bozkurt, "14 yaşındayken hastalığım ortaya çıktı. Konjenital hepatik fibrozis nedeniyle şant operasyonu geçirdim. İzmir'e gelip kontrollerimi yaptırıyordum. Evlendikten sonra eşimle birlikte kontrollerime devam ettik. Bebek sahibi olmak istiyorduk, ilaç kullandığım için dikkatli olmamız gerekiyordu. Doktorumuza bunu danışmak için gelmiştik. Kötü bir sürpriz oldu, karaciğerimin iflas ettiğini, nakil gerektiğini öğrendik. Ailem çok destek oldu, ancak hiçbiri uygun çıkmadı. Eşim ilk andan itibaren gönüllüydü, dokularımız uyumlu olunca nakil gerçekleşti. Eşimin önce kalbini çaldım şimdi de ciğerini. Ben yeni yıla yeni bir hayatla giriyorum. Sağlık her şeyden önemli, herkes kendi sağlığının kıymetini bilmeli. Organ bağışına destek olunmalı. Ben de organ bağışı yapmak isterdim. Şimdi tek isteğim var; o da eşimin verdiği karaciğerle yeni bir can dünyaya getirmek" dedi.
Serdar Bozkurt da "İyi günde kötü günde, diyerek birlikte bu yola çıktığımız için eşime ilk önce ben donör olmak istedim. Hayat müşterek çünkü. Benim de ihtiyacım olsa eşim tereddüt etmezdi, biliyorum. Hayat vermek güzel bir şey. Başkasına da ihtiyaç olsa verirdim. Yeni hayatımızda eşimle çocuk sahibi olmak en büyük dileğimiz" diye konuştu.
YENİ YIL MESAJI
Öte yandan İzmir Kent Hastanesi Karaciğer Nakli Bölüm Başkanı Doç. Dr. Murat Kılıç, Sinem- Serdar Bozkurt çiftinin sağlık durumlarının çok iyi olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Sinem'de karaciğer sirozu vardı. Sebebi tam belli değil. Büyük olasılıkla çocukluktan gelen bir karaciğer rahatsızlığına bağlı siroz gelişmişti. Sinem şimdi 27 yaşında. 14 yaşında bu karaciğer hastalığına bağlı kanamalar nedeniyle şant dediğimiz bir ameliyat yapmıştık. O zaman karaciğer nakline ihtiyacı yoktu. Yıllar içinde karaciğer yetmezliği gelişince nakli yapmak zorunda kaldık. Eşinin dokuları Sinem'e uyuyordu. Bir ay oldu nakil olalı, ikisi de iyiler. Bebek sahibi olan hastalarımız var. Eski hastalığı yenip normal hale geliyorlar. Yüzde 90 hastada sorun olmadan bu şekilde ilerliyor. Ama onun için acele etmeyeceğiz, en azından 2 yıl gözetim altında olup bebek sahibi olmasında sorun yok dersek o zaman bebeğe izin vereceğiz. İnşallah ileride olur. Tüm halka çağrı yapmak gerek, her yıl binlerce insan organ bekliyor ve organ beklerken maalesef kaybediyoruz. Yakınlarından organ alanlar her zaman Sinem ile eşi gibi dokuları uymuyor, onlar gibi şanslı olamıyorlar. Organ yetmezliğinden ölen birlerce hasta var ve bu insanlar organ bağışıyla kurtulabilir. Türkiye'de de beyin ölümleri ve kadavra bağış istenen düzeyde değil. 80 milyonluk ülkeyiz, daha yüksek bağış olması lazım. Halkımıza bunu hatırlatmak istiyoruz. Lütfen öldüğümüz zaman organlarımızı bağışlamış olalım. ya bunu yakınlarımıza bildirelim ya da hastanelerde kart doldurup, vasiyet edelim."
Görüntü Dökümü
------------------------
Sinem Bozkurt ile röp.
Serdar Bozkurt ile röp.
Doç. Dr. Murat Kılıç ile röp. 
Hasta ve doktorlardan gelen ve detay görüntü
Haber-Kamera: Mücahit Bektaş / İZMİR,
===========================================================
(ÖZEL)
4)BOŞANINCA OTOMOBİLİNE 'MUTLUYUM' YAZDIRIP, MANGAL PARTİSİ DÜZENLEDİ
Bursa'da market işleten Tuğba Doğan Gürsoy (28), 8 yıl önce severek evlendiği Uğur Gürsoy'a kendisini aldattığı iddiasıyla açtığı davada boşanmalarına karar verilince, balonla süslediği otomobilinin önü ve arkasına, 'Herkesin kullandığı şeyler bana cazip gelmiyor, boşandım mutluyum' diye yazdırıp, arkadaşları ile mangal partisi yaptı.
Merkez Nilüfer ilçesinde market işleten Tuğba Doğan Gürsoy 09.09.2009 tarihinde 2 yıl nişanlığı kaldığı Uğur Gürsoy ile evlendi. Evliliklerinden çocukları olmayan Tuğba Doğan Gürsoy, 1.5 yıl önce kendisini aldattığı iddiasıyla eşi hakkında Bursa 7'nci Aile Mahkemesi'ne boşanma davası açıp, annesinin evine yerleşti. Gürsoy  çiftinin tartışmalı geçen duruşmaları hakimin dün verdiği boşanma kararı ile sonuçlandı. Boşandığını öğrenen Tuğba Doğan, mutluluğunu balon ile süslediği otomobilinin önüne 'Boşandım mutluyum'  arkasına ise 'Herkesin kullandığı şeyler bana cazip gelmiyor. Buna sen de dahilsin. Boşandım mutluyum' yazısı yazdırıp şehir turu yaparak kutladı. Tuğba Doğan, aydıca arkadaşlarıyla da boşanmayı kutlapı, mangal partisi yaptı.
Şu anda boşandığı için dünyanın en mutlu insanlarından biri olduğunu belirten Tuğba Doğan, "1.5 yıldır bugünü bekliyordum. Boşandığım gün arabamı  süsleyeceğimi söylemiştim. Sözümü tuttum. Aynı günün akşamı ise arkadaşlarıma mangal  ziyafeti verdim" dedi.
Görüntü Dökümü
-----------------------------
Tuğba Doğan aracının önünde açıklama yaparken
Tuğba Doğan otomobili ile tur atarken
Kendisi ile röp
Arkadaşları ile mangal partisi
Detaylar
Halil ÖZÇOBAN/BURSA, -
(Süre: 3.43 dak.) (Boyut: 219 mb)
===================================================
(ÖZEL)
5)KÖMÜRÜN İSİNDEN KURTULUP, SABUNUN MİSİYLE MUTLU OLDULAR
MANİSA'nın 301 kişinin öldüğü maden faciasıyla sarsılan ilçesi Soma'nın, aynı yıl binlerce zeytin ağacının kesilmesiyle tanınan kırsal mahallesi Yırca'da, 3 yıl önce 'Kömürün İsi, Sabunun Misi' sloganıyla kurulan sabunevi sayesinde 25 kadın, iş sahibi oldu. Soma Termik Santrali'nin kül barajından atık kömürleri toplamaktan kurtularak, ürettikleri kokulu sabun ve bal mumlarıyla kadınlar, 2016 yılında iktisadi işletme olmalarından bu yana toplam 200 bin TL'lik satış hacmine ulaştı.
İstanbul'da faaliyet gösteren Temel İhtiyaç Derneği üyeleri, 13 Mayıs 2014 tarihinde, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'nin işlettiği madende 301 işçinin yaşamını yitirdiği facia ile aynı yıl Eylül ayında Yırca Mahallesi'nde 6 bin 666 zeytin ağacının kesilmesinin ardından sosyal sorumluluk projesi kapsamında Soma'ya geldi. Faciada yaşamını yitiren madencilerden 250'sinin aileleri ziyaret edildi. Ziyaretlerde, kömür madenleri ve termik santrallere bağlılık olduğu gerçeğiyle yüzleşilip, alternatif ekonomik modele ihtiyaç duyulduğu sonucuna varıldı. Özellikle kadınlara yönelik ekonomik modelin ağır basması üzerine sabun üretimi yapılması fikri ortaya çıktı.
İŞİN BAŞINA KADINLAR GEÇTİ
Sabunevinin kurulacağı yer için ise zeytin ağacı katliamının yaşandığı 130 haneli Yırca Mahallesi seçildi. Kurulan sabunevinde, Yırca'ya 3 kilometre uzaklıktaki Soma Termik Santrali'nin kül barajından başka alternatifleri olmadığı için taşların arasında atık kömürleri toplayarak, evlerinin geçimine katkı sağlamaya çalışan kadınlar işe alındı. Temel İhtiyaç Derneği'nin desteğiyle 25 kadın, 1 yıl boyunca kiralanan evde kokulu sabunlar üretti. Üretilen bu sabunlar, önce kadınlar tarafından yakın çevrelere satıldı; ancak daha sonra çeşitli kurumlara ve tesislere de satış yapılabilmesi, işletme kurulması gereğini ortaya çıkardı. Bunun üzerine dernek, 'İmece usulü bu işi biz yapacağız' diyen kadınlara sabun üretim işini devretti. Kadınlar, mahalle muhtarını da desteğiyle Yırca Köyü Derneği ile birlikte iktisadi işletme kurdu. 'Yırca Hanımeli İktisadi İşletmesi' adı verilen işletme, 2016 yılının Şubat ayında hizmete alındı. Böylece mahallede, bağımsız olarak kadınların başında olduğu işletme modeli ortaya çıktı. Geçen yılın Şubat ayından beri üretilen sabunların satışından elde edilen gelir ise kadınlar arasında eşit paylaşılmaya başlandı. Kadınlar, zamanla sabun üretimin yanına kokulu mum üretimini de ekledi.
'SABUNLAR VE MUMLAR DOĞAL ÜRÜNLERDEN ÜRETİLİYOR'
Temel İhtiyaç Derneği'nde bir süre gönüllü üye olan sabunevinin sorumlusu Kenan Kahya (26), evde üretilen sabunlar ile mumların, doğal ve insan sağlığına zarar vermeyecek ürünlerden yapıldığını söyledi. Kahya, "Üretimlerde ürünlerimizin ekolojik, doğal ve insanlara zarar verecek şekilde olmasına dikkat ediyoruz. Zarar değil şifa vermesini istiyoruz. Mesela; kokulu sabunumuzun boyasını pancardan elde ediyoruz. Bunun dışında, ısırgan otundan, ıspanaktan yeşil doğal boyalar ürettik. Kokularını ise çiçek yağlarıyla yapmaya başladık. Üretilen sabunların kutularını geri dönüşümlü kutulardan yaptık. Kokulu sabunların yanında zeytinyağı sabunu yapıyoruz. Bu Yırca Mahallesi'nin yerel sabunu özelliğindedir. Geleneksel yöntemle ve bilimsel bilgileri bir araya getirerek bunu üretiyoruz. Ayrıca bal mumları üretiyoruz. Bu mumları da arı kovanlarında kalan bal mumlarını toplayarak şık bir mum haline getiriyoruz. Bu mumlar astım ve nefes yolları hastalıklarına çok iyi geliyor" diye konuştu. 
200 BİN TL SATIŞ HACMİNE ULAŞTILAR
Kokulu sabun ile bal mumlarının üretimlerinin özellikle özel günlerde artış gösterdiğine dikkat çeken Kahya, bu dönemlerde siparişlere yetişmek için daha fazla çalıştıklarını kaydetti. İşletmenin özellikle kurumsal alımlar sayesinde bugüne kadar devam ettiğini belirten Kahya, "Mesela 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, yılbaşı gibi özel günlerde ciddi siparişler alıyoruz. Kurulduğumuz günden bu zamana kadar 200 bin TL toplam satış hacmine ulaştık. Kadınlarımızda bu sayede kendilerine gelir elde etmiş oldular. Bu zamana kadar hem sabunda hem de mumda 50 bin ürünü aştık. İzmir ve İstanbul'dan çok siparişler alıyoruz. Bireysel alımlarımız da artmaya başladı. Bir internet sitesi üzerinden sabunlarımızın ve mumlarımızın satışını gerçekleştiriyoruz. Siparişleri de yine sabunevinde çalışan bir ev hanımı alıyor ve onaylıyor" dedi.
'ATAERKİLLİĞİ YENMEYİ BAŞARDILAR'
Sabunevinin, kadınların bir araya gelerek, her şeyi başarabileceğinin bir simgesi olduğunu vurgulayan Kahya, "En önemlisi bu sabunevinde insanlar, bir arada bir şeylerin başarılabileceğini gördüler. Özellikle mahalledeki kadınlarımız, zeytin ağaçlarının kesilmemesi için kötü bir olay karşında bir araya geldiler. Bu şekilde direnişten imeceye geçmiş oldular. Kadınlarımızın girişimcilikleri gelişti. Ataerkilliği yenmeyi başardılar. Erkeklerin, 'Yapamazsınız' dediği şeyi yaptılar. Sabunevi işletmesi kurdular, kiralık sabunevinden kendilerinin sahip oldukları yeni sabunevi satın aldılar. Şimdi bunun tadilatını yapıyorlar. İstanbul ve İzmir'e giderek toplantılar yapıp kendileri ile ürünlerini tanıtıyorlar. Gelir elde ederek ekonomik özgürlüğe kavuştular" diye konuştu. 
EKONOMİK ÖZGÜRLÜKLERİNİ KAZANMANIN MUTLULUĞUNU YAŞIYORLAR
Sabunevi çalışanlarından 2 çocuk annesi Hamide Akın (51), para kazanmanın mutluluk verici olduğunu belirterek, "Sabunevimizde arkadaşlarımızla aramız çok iyi. Çok güzel dostluklar edindik. Birbirimize kenetlendik. Bu çatının altında birçok şey başarıyoruz ve mutluyuz. Kendi paramızı kazanmak daha iyi. Eşim, parayı benden kısıtlamıyor; ama kendi paramı bir köşeye koymak çok güzel bir duygu. İlk üretimden elde edilen gelirden hakkıma düşen param hala duruyor. Onu harcayamıyorum, kıyamıyorum" dedi.
Bir başka sabunevi çalışanı 2 çocuk annesi Nurdan Yılmaz (38) ise "Sabunevi sayesinde kömür toplama işinden kurtulduk. Bu işi yaptığımız için çok mutluyuz. Bize bu işe olanak sağlayanlara çok teşekkür ediyoruz. Kendi kazancımızı kazanıyoruz. Ayrıca dertlerimizi paylaşıyoruz" diye konuştu. Sabunevi sayesinde özgüven kazandıklarını dile getiren 3 çocuk annesi Zeynep Çoban (55) da şunları söyledi: "Para, insanın eli kiridir; ancak parasız da hiçbir şey olmuyor. Paramızı kazandığımız gibi beraber burada çok mutluyuz. Ekonomik özgürlüğümüzü kazanmamız, kendimize olan özgüveni de yükseltti. Torunlarıma istediğimi alabiliyorum. Evimizin geçimine de katkıda bulunuyorum." Öte yandan sabunevinin tanesi 7 TL'ye satılan zeytinyağı sabunundan ayda 7 bin 500, tanesi 5 TL'ye satılan kokulu sabundan ayda 20 bin, tanesi 6- 9 TL'ye satılan mumdan ise ayda 20 bin üretme kapasitesine sahip olduğu belirtildi.
Görüntü Dökümü
-----------------------
-Sabunevinin görüntüsü
-Kadınların mesailerine gelmelerinden görüntü
-Üretilen sabunlardan görüntü
-Kadınların sabun üretimi ve paketlemelerinden görüntü
-Sabunevi Sorumlusu Kenan Kahya'nın açıklaması
-Sabunevinde çalışan kadınlar ile röp.
-Genel ve detay görüntüler
(Haber: İlker KILIÇASLAN - Kamera: Serkan ÖZDEMİR - Şevket YILMAZ / SOMA (Manisa),
============================================================
6)ARDAHAN'DA DOĞAL YAŞAM 'FOTOKAPAN'LA GÖRÜNTÜLENDİ
DOĞA Koruma ve Milli Parklar Ardahan Şube Müdürlüğü tarafından ormanlık alanlarda yaşayan hayvan popülasyonlarının belirlenmesi amacıyla fotokapanlar kuruldu. Kurt, vaşak, ayı, domuz, tavşan, tilki, atmaca, kartal ve baykuş gibi hayvanların doğal yaşamındaki görüntüleri fotokapanlarla kaydedildi.
Yaban hayatın yoğunlukta olduğu Posof ilçesindeki ormanlık alanın dört bir yanına Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü tarafından konulan kapanlara yansıyan ilginç görüntüler Ardahan Valiliği'nin  "www.ardahan.gov.tr" resmi İnternet sitesinde 'yaban-hayati' hayatı adı altında yayımladı. Vatandaşların büyük ilgi gösterdiği sitede yer alan fotoğraf ve görüntülerde ise bir ayının gelip kapanı incelemesi oldu. 2015 yılından 2017 yılına kadar kaydedilen görüntülerin çekimlerinin ise devam ettiği belirtildi.
Görüntü Dökümü
Fotokapan görüntüleri
( Haber-Kamera: Deniz BAŞLI / ARDAHAN
====================================================
 
7)UZMAN DR. ÇİÇEKLİ: SOĞUK HAVA İNSANI HASTA YAPMAZ
SİVAS Medicana Hastanesi İç Hastalıkları Uzman Dr. Emre Çiçekli soğuk havaların değil, insanların birbirlerini hasta ettiğini söyledi. 
Halk arasında 'kar mikropları öldürür, Kar yağınca mikroplar temizlenir ve insanlar enfeksiyona yakalanmaz' gibi bir kanının olduğunu ifade eden Medicana Sivas Hastanesi İç Hastalıkları Uzman Dr. Emre Çiçekli, bunun bir bakıma doğru olduğunu söyledi. Karın havadaki mikropları öldürdüğünü ifade eden Çiçekli, "Kar havadaki mikropları öldürür ama hangi mikropları. Sonuçta biz enfeksiyon etkenlerinden konuşuyoruz. Enfeksiyon etkenleri bakteriyel etkenler ve viral etkenler yaygın olarak ikiye ayrılır. Havadaki bakterileri kar öldürür, ama iş yerlerindeki, evlerdeki, kapalı alanlardaki mikropları öldürmez. Virüsler üzerinde de bu etkisinin çok olmadığını düşünüyoruz. Malum mevcut aylarda hava çok soğuk, insanlar dışarıda çok fazla vakit geçiremiyorlar. Daha çok kapalı alandalar. Birbirleri ile daha fazla iletişim halindeler ve bu enfeksiyon etkenlerini birbirlerine daha fazla bulaştırma riski altındalar. O yüzden biz şunu söylüyoruz; kar yağarsa havadaki mikroplar özellikle bakteriler ölebilir ama insanları enfeksiyon etkenlerinden karın yağması korumaz. Mümkün olduğunca hava soğuk demeyip dışarı çıkıp temiz hava almaları lazım insanların. Mesela insanların yağan karı yememeleri lazım. Çünkü havadaki mikropları yere indirecek haliyle. Onun dışında kapalı ortamları çok havalandırmaları gerekir. Özellikle çok kalabalık yerleri, ısı değişiminin fazla olduğu yerlere girmelerini istemiyoruz. Bu ortamlardan uzak durulmalı" dedi. 
'ANTİBİYOTİK KULLANIMINA DİKKAT'
Enfeksiyon durumunda mutlaka hekime başvurulması gerektiğini belirten Çiçekli şöyle devam etti:
"Bu enfeksiyon etkenleri bakteriyel olabilir, viral olabilir. Viral etkenler daha sıklıkla nezle, grip gibi enfeksiyonlar yaratıyorlar. Bunların tedavileri de bizim için önemli. Enfeksiyon durumunda hekimlere başvurmalarını istiyoruz. Özellikle her enfeksiyon olan insanın antibiyotik kullanması doğru değildir, bunu önermiyoruz. Lütfen hekimleri bu konuda zorlamayalım. 'Boğazım ağrıyor, bana bir antibiyotik yazar mısın?', 'geçen şu antibiyotiği içmiştim geçti, bizim komşu şu antibiyotiği kullanıyormuş' gibi şeyleri istemiyoruz. Soğuk bir ilde yaşıyoruz. İlimizin koşulları bu. O yüzden halkın bu koşullara uygun hareket etmesi gerekir. Hastalıkların tedavisinde, hastalıkların ortadan kaldırılmasında doktorlar sanıldığı kadar önemli rol oynamıyorlar. Doktorlar sadece size tanı koyup, tedavinizi belirleyebilirler ama hastalıklardan korunmak hastanın elindedir. Bu yüzden en önemli görev hastanın kendisine düşmektedir." 
'SOĞUK HAVA HASTA YAPMAZ'
Soğuk havaların değil, insanların birbirlerini hasta ettiğini ifade eden Çiçekli şunları söyledi:  
"Soğuk havalar hasta yapmaz. Bu tabu yıkılsın, böyle bir şey yok. Soğuk havada daha az hasta olmak için şunu yapmak gerekir. Kesinlikle kapalı ortamlardan uzak duracağız, kapalı ortamları havalandıracağız, çok fazla insanın olduğu kapalı alanlara girmemeye çalışacağız, ısı değişimlerinden uzak durmaya çalışacağız. Çünkü her vücudun ortalama bir vücut ısısı var ve bu ısı optimal bağışıklık sistemi için gerekli bir durum. Sürekli hava değişimleri terlemeler, soğumalar bağışıklık sistemini zayıflatıyor ve hastaların yanına yaklaşmayacağız. Hasta insanlardan uzak duracağız, hasta insanlar da kendini hastalıkları geçene kadar bir miktar toplumdan izole edecekler. Soğuk hava değil, insanlar birbirlerini hasta yapıyor ve gerekli önemleri almayanlar hasta oluyor."
Görüntü Dökümü:
----------------------------
-Hastaneden görüntüler
-Dr. Çiçekli'nin açıklamaları
 Haber-Kamera:  İrfan ÖZŞEKER/SİVAS,
(367 mb)
=========================================================
8)BERGAMA'YA TEST İÇİN İLK DOĞALGAZ VERİLDİ
İZMİR'in Bergama ilçesine, test amaçlı olarak ilk doğalgaz törenle verildi.
İzmir'in kınık ilçesinin ardından Bergama da doğalgaza kavuştu. Bergama'ya Kınık ilçesi Yayakent Mahallesi'ndeki Basınç Düşürme ve Ölçüm İstasyonu'ndan törenle test amaçlı ilk doğal gaz verildi. Bergama'ya doğalgaz verilmesi için düzenlenen törene AK Parti Genel Başkan Yardımcısı İzmir Milletvekili Nükhet Hotar, AK Parti İzmir Milletvekili Kerem Ali Sürekli, AK Partili Kınık Belediye Başkanı Sadık Doğruer, AK Parti Bergama İlçe Başkanı Hakan Koştu katıldı. Törene katılanlara ilk olarak taşıma sistemle gelen dogal gazın abonelere nasıl ulaştığı konusunda bilgiler verildi. Ardından, vananın başına geçen protokol üyeleri, hep birlikte çevirerek Bergama'ya test amaçlı ilk doğalgazı verdi.
Kınık Belediye Başkanı Sadık Doğruer, burada yatığı konuşmada, "2014 yılında Türkiyenin en büyük maden faciası sonrası ilçemizi ziyaret eden zamanın Başbakanı olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatlarıyla başlayıp Başbakanımız Binali Yıldırım'ın geçen 8 Mart'ta Kınık'ta Belediye tesislerinde doğalgaz meşelasini yakmasıyla beraber bugüne kadar Kınık'ta 500'e yakın abone doğalgaz kullanmaya başladı. Diğer yakıt türlerine göre daha ekonomik ve çevreci oluşu nedeniyle kullananların büyük memnuniyet duyduğu doğalgazın bugün komşu ilçe olan Bergama'ya da verilmesinin mutluluğunu yaşıyoruz. Emeği geçen herkese şükranlarımızı sunuyorum" dedi.
İzmir'de doğalgazın dağıtım ve işletmesini üstlenen İzmir Doğalgaz Dağıtım A.Ş., 12'inci abone merkezini Bergama'da geçen 21 Aralık'ta açmıştı.
Görüntü Dökümü
---------------------
-Kınık ilçesi Yayakent Mahallesi'ndeki Basınç Düşürme ve Ölçüm İstasyonu'nda, törene katılanlara ilk olarak taşıma sistemle gelen doğal gazın abonelere nasıl ulaştığı konusunda bilgiler
-Bergama'ya doğal gaz verecek vanının protokol üyeleri tarafından açılması
-Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Cevdet ŞEN / BERGAMA (İzmir),
=======================================================
9)ASFALT YAPMAK ÜZERE İTHAL ETTİKLERİ MOTORİNİ SATTILAR
KOCAELİ Körfez Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, asfalt yapmak üzere ithal ettikleri motorini piyasaya sürdükleri iddia edilen aralarında holding patronu R.E.K.'nin bulunduğu 10 kişi adliyeye sevk edildi.
Körfez Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ve Gümrük Bakanlığı'nın özel ekibi, önceki gün İstanbul'da operasyon düzenledi. İstanbul'da bulunan bir holding merkezinde arama yapılırken, holdingin patronu R.E.K. ile birlikte 10 kişi gözaltına alındı. Kocaeli, İstanbul ve Ağrı Doğubeyazıt arasında yaşanan hayali ihracat organizasyonunda Kocaeli'de bulunan akaryakıt dağıtım şirketinin asfalt yapmak üzere tonlarca motorin ithal ettiği, işlenen motorinin akaryakıt istasyonlarına sattığı, ürünün işlendiğini göstermek amacıyla sahte evraklar düzenlenerek İstanbul'da bulunan bir asfalt şirketine ürünün satıldığı sahte evraklarla gösterildi. Evrak üzerinde üretim yapılmış gibi gösterilen asfaltın ise yine çeşitli firmalara satılmış gibi gösterildiği belirlendi.
Kocaeli Emniyet Müdürlüğü'ndeki işlemlerin ardından aralarından holding patronu R.E.K.'nın da bulunduğu 10 kişi bu sabah saatlerinde Körfez Adliyesi'ne sevk edildi. R.E.K. adliyeye sevk edilirken, kabanı ile yüzünü kapattı.
Görüntü Dökümü
-----------------------
Zanlıların adliyeye sevk edilmeleri
Selda Hatun TAN/KÖRFEZ(Kocaeli), -

Kaynak: DHA

29 Aralık 2017 Cuma 11:26

Çiçekli, İstanbul, Bergama, İzmir, Politika, Güncel