Dha Yurt Bülteni-5

Hakkari'de çatışma: 3 PKK'lı terörist öldürüldü (3)HAKKARİ'DEKİ ÇATIŞMADA PKK'NIN BÖLGE SORUMLUSU ÖLDÜRÜLDÜHakkari Valiliğinden, 3 PKK'lı teröristin etkisiz hale getirildiği, 1 teröristin yaralı yakalandığı çatışma ile ilgili açıklama yapıldı.

Hakkari'de çatışma: 3 PKK'lı terörist öldürüldü (3)
HAKKARİ'DEKİ ÇATIŞMADA  PKK'NIN BÖLGE SORUMLUSU ÖLDÜRÜLDÜ
Hakkari Valiliğinden, 3 PKK'lı teröristin etkisiz hale getirildiği, 1 teröristin yaralı yakalandığı çatışma ile ilgili açıklama yapıldı. Valilik, etkisiz hale getirilen teröristlerden birinin, terör örgütünün sözde Ördekli bölge sorumlusu 'Şahan' kod adlı Menderes Demir olduğu belirtildi. Açıklamada şöyle denildi: "26.04.2018 günü bölücü terör örgütü mensuplarıyla çıkan çatışmada 1'i ölü, 1'i ağır yaralı olmak üzere 2 bölücü terör örgütü mensubu ele geçirilmiştir. Arazinin sarp ve engebeli olmasından yararlanarak kaçmaya çalışan 2 bölücü terör örgütü mensubu ise F-16 savaş uçakları ile icra edilen hava harekatı neticesinde etkisiz hale getirilmiştir. Etkisiz hale getirilen bölücü terör örgütü mensupları arasında örgütün Ördekli bölge sorumlusu 'Şahan' kod adlı Menderes Demir'in de olduğu değerlendirilmektedir. Konu ile ilgili adli tahkikat devam etmektedir."
Haber: HAKKARİ,
=============================================
Akdeniz'in 'antik mutfağı' Roma'ya hazırlanıyor
Antalya'da, seramik sanatçısı Serdar Aslan, Akdeniz'deki Likya Uygarlığı'na ait antik mutfağı, Roma'da sergilemeye hazırlanıyor. Antik dönemde kullanılan seramik kapları 2 bin yıl önceki teknikle yeniden yapan Aslan, seramik kaplarda pişirdiği Akdeniz balıklarını ziyaretçilere ikram edecek.
Seramik sanatçısı Serdar Aslan, Akdeniz'in antik mutfağını İtalya'nın başkenti Roma'da sergilemek için kolları sıvadı. Aslan, 2 bin yıl önce Akdeniz kıyılarında hüküm süren Likya Uygarlığı'nı, Roma'da açacağı sergide, Akdeniz'e özgü çipura ve levrek balıklarını pişirip, yine Akdeniz'e özgü portakal ve yeşilliklerle sunarak tanıtacak. Sanatçı Aslan, tek başına giriştiği bu sergide sunum için kullanacağı tabak ve sürahileri Akdeniz kıyılarından elde ettiği kilden hazırlıyor. Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'ndeki atölyede çalışmalarını sürdüren Aslan, hamur haline getirdiği killeri çömlek çekme makinesi üzerinde önce işleyip, ardından boyuyor.
'SAĞLIKLI YAŞAMA DA DİKKAT ÇEKECEĞİM'
Sergide kullanılacak tüm ürünlerin en doğal haliyle ve tamamının Akdeniz'e özgü olmasının çok dikkat çekeceğini belirten Serdar Aslan, Akdeniz kıyısındaki 'Antik Gastronomi Sergisi'ne Yunus Emre Enstitüsü'nce destek verildiğini söyledi. Likya mutfağının 2 bin yıl önce dahi hafif ama besin değeri açısından zengin olduğunu gördüklerini belirten Aslan, "Sergiyle birlikte bir anlamda sağlıklı yaşama da dikkat çekmiş olacağım. Böylesine sağlıklı ve zengin Likya gastronomisini, geleneksel seramik bilimi ve sanatımız ile sunarak, Anadolu'nun yaşam ve kültürel mirasına farklı bir bakış açısı kazandırmayı hedeflliyorum" dedi.
DENİZİN 30 METRE ALTINDA 4 HAFTA TUTACAK
Roma'nın, dünya turizminde söz sahibi olması nedeniyle serginin uluslararası alanda daha çok yankı bulacağını kaydeden Aslan, "Ülkemizde bilimsel ve sanatsal çalışmaların yapılmakta olduğunu uluslararası anlamda gösterebileceğimizi düşünmekteyim. Bu ilginin ülkemiz kültür turizmine de katkı sağlayabileceğini umut ediyorum" diye konuştu. Serdar Aslan, çalışmalarını tamamlamasının ardından tüm seramikleri denizin 30 metre altına daldırıp, 4 hafta boyunca tuzlu suda bırakacağını söyledi. Böylece tuzu emen seramiğin Roma'ya uçakla götürülürken hem denizin altındaki hem de gökyüzündeki basınca maruz kalacağını belirten Aslan, sergide bu yönüyle de ilki gerçekleştireceğini ve 27 Eylül günü Roma'da açılış yapılacağını kaydetti.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
------------------------------
Serdar Aslan kilde çalışırken detay
Serdar Aslan'ın tamamlanan çalışmalarından detay
Tabaklara astar çekilmesi
Genel detaylar
Serdar Aslan'dan röp
250 MB /// 02.17 (HD)
HABER- KAMERA: Alparslan ÇINAR/ANTALYA,
=============================================
Başçayır'ın yol sorunun çözümü için Aydın Büyükşehir'den çalışma
Aydın Büyükşehir Belediyesi ekipleri, özellikle kadınların katılımıyla mahalle sakinlerinin eylem yaparak seslerini duyurduğu yol sorununun çözümü için Köşk ilçesinin kırsal mahallelerinden Başçayır'da çalışma başlattı. 
Başçayır Mahallesi merkezinden geçen, birçok yerleşim yerine gitmek için kullanılan yolun bozuk olması sonucu toz nedeniyle kapı pencere açamadığını söyleyen mahalleli eylem yaptı Çoğunlunluğu kadın eylemciler, büyükşehre çağrı yapıp yolda çalışma yapılmasını istedi. Mahalleliler, yolun mahalle içinde kalan kısmının asfaltlanmasını talep etti. Aydın Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı'na bağlı ekipler, yolda çalışma başlattı. Başçayır Mahallesi'nde yaşayan kadınlar, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Özlem Çerçioğlu'na çalışma için teşekkür etti.Köşk Belediye Meclis Üyesi Davut Yağcı, "Bizim derdimiz tozdu. Köşk Belediyesi Meclis Üyesi olarak sesimi kimselere duyuramadım. Başçayır Mahallemizin kadınlarının yapmış olduğu eyleme ben de destek verdim. Sesimizi Aydın Büyükşehir BelediyeBaşkanımız Özlem Çerçioğlu duyarak mağduriyetimizi giderdi. Özlem Başkanımıza Başçayır Mahallemiz ve şahsım adına çok teşekkür ediyorum" dedi. Başçayır'da yaşayan kadınlar ise, "Buradan daha önce hafriyat kamyonları geçerek yolun sulamasını yapıyorlardı. Sulamayı bir anda bıraktılar. Yolun kenarında oturanlar tozdan dolayı evden taşınmak zorunda kaldılar. Astım hastası olan arkadaşlarımız sürekli rahatsızlanıyorlardı. Her yetkiliyi aradık. Kimse sesimize kulak vermedi. Bizler de Başçayır Mahallesi kadınları olarak yolu kapattık, eylem yaptık. Derdimize tek çare Topuklu Efemiz Özlem Çerçioğlu oldu. Özlem başkanımız bu olayların üzerine bizi aradı. Sabah sulama kamyonları göndereceğini hemen arkasından da asfalt çalışmalarına başlayacağını söyledi. Özlem Başkanımız bize her iyiliği yaptı. Tozdan, mikroptan kurtardı. Kapılarımızı açtı. Allah razı olsun" dedi. 
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
------------------------------
Başçayır Mahallesi yollarından görüntü
Başçayır Mahallesi kadınlarının konuşmalarından görüntü
Köşk Belediyesi Meclis üyesi Davut Yağcı'nın açıklaması bozuk yol üzerinde konuşması 
Genel ve Detay görüntü
Haber- Kamera; Bahattin ALBAYRAK / KÖŞK (Aydın),
==============================================
Down sendromlu Alperen'in olimpiyat hayali
Antalya'da 2 yıl önce katılmaya başladığı yüzme yarışlarında 18 Türkiye şampiyonluğu kazanmasıyla milli takıma seçilmenin gururunu yaşayan down sendromlu Alperen Menç (16), ay yıldızlı formayla 2020 Tokyo Paralimpik Oyunları'nda yarışma hayaline kulaç atıyor.
Antalya'da oturan Ferhat- Gülşen Menç çifti, down sendromlu çocukları Alperen'i yüzme öğrenmesi ve sosyalleşmesi isteğiyle 8 yaşında kursa gönderdi. Alperen, kurstaki eğitmenlerinin yönlendirmesiyle 2 yıl önce antrenör Semra Karayılanoğlu'yla antrenman yaparak şampiyonalara hazırlandı. Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu'nun düzenlediği yarışlara katılan Alperen, 15 yaş kategorisinde sırt üstü, serbest, kurbağalama, kelebek kategorilerinde Türkiye şampiyonlukları kazandı. 2 yılda 18 altın madalyanın sahibi olan Alperen, milli takıma seçilerek, başarılarını taçlandırdı.
OLİMPİYAT HAYALİNE KULAÇ ATIYOR
Kosova'da 18 Mayıs'ta yapılacak Down Sendromlular Uluslararası Yüzme Yarışı'nda kulaç atacak Alperen, ilk uluslararası müsabakasında madalya hedefliyor. Kepez Belediyesi'nin Adnan Menderes Olimpik Yüzme Havuzu'nda haftanın 4 günü antrenman yapan Alperen, Avrupa ve dünya şampiyonalarına katılmayı istediğini söyledi. Hayallerini anlatan Alperen, "Milli takımla yarışacağım için çok mutluyum. Yarışla annemi, babamı, kardeşlerimi, antrenörümü gururlandıracağım. Çevremdekiler de çok sevinecek. Hep milli sporcu olmak, Avrupa ve dünya şampiyonu olmak istiyorum. Hayalim olimpiyata katılmak" dedi.
İLK YARIŞINDA DİSKALİFİYE OLDU, SONRASINDA İSE MADALYAYI KAPTIRMADI
Antrenör Semra Karayılanoğlu ise genç sporcunun 2 yıl önce iyi yüzme bilmesine rağmen yeteneklerini sonradan keşfettiğini anlattı. Sporcusunun antrenmanlarla yüzmedeki teknik bilgileri çok kolay öğrendiğini aktaran Karayılanoğlu, Alperen'in ilk yarışında kural ihlali nedeniyle diskalifiye olması sonrası katıldığı her yarışta altın madalya kazanma başarısını gösterdiğini söyledi. Milli takım hedefini gerçekleştirdikleri için çok mutlu olduklarına değinen Karayılanoğlu, "Bu yıl milli takımı hedefliyorduk ve amacımıza ulaştık. Dünya şampiyonası barajını aşarak katılma hakkı kazandık ama bu sene katılmayacağız. Şu an dünya şampiyonasına gidemiyoruz ama Kosova'da uluslararası şampiyonaya katılacağız. Asıl hedefimiz paralimpik olimpiyatlara katılmak. Bunu başaracağız" diye konuştu.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-----------------------------
Alperen'den detay görüntü
Alperen'in havuzdaki antrenmanından detay görüntü
Alperen'in antrenörüyle röportaj
Antrenörden detay
Alperen ile röportaj
Alperen'den detay görüntüler
811 MB /// 03.10 (HD)
HABER: Tolga YILDIRIM-KAMERA: Emrah GÜL/ANTALYA,
===============================================
Tavşanlı'da 44 çeşit leblebi üretiliyor
Leblebisiyle ünlü Kütahya'nın Tavşanlı ilçesinde 44 çeşit leblebi üretimi yapılıyor.
Tavşanlı ilçesinde leblebi üreticiliği ve satıcılığı yapan Himmet Özer, leblebi çeşitliliğinin sürekli olarak arttığını söyledi. Özer, "Tavşanlı'da yeni nesil ile birlikte leblebide de yenilikler devam ediyor. Son olarak böğürtlenli, çilekli, çiz kekli, naneli, pütürlü narlı, trileçeli, yoğurtlu, narlı leblebi ile birlikte leblebide çeşitlilik arttı. Tavşanlı leblebisi 2003 yılında dünya kalite ödülü de aldı" dedi. Leblebi imalatçılarından Rıdvan Başaran da babadan kalma mesleği sürdürdüklerini belirterek üretimle ilgili şu bilgileri verdi: "Leblebinin ana maddesi nohuttur. Bu nohuttan leblebi olma aşaması 2 ay sürüyor. Gelen nohudu numara numara bölüyoruz. 1 tav, 2 tav, 3 tav diye eliyoruz, sonra nohudu tavlıyoruz. Yaklaşık bir buçuk ay dinlendirme sonrası milimetrik olarak su veriyoruz. Verilen su çok orantılı olması gerekiyor, yoksa istenilen leblebi oluşmuyor. Tekrar eleme aşamasına geçen nohut, 200-250 derecedeki bakır tavalara atılarak buradan leblebi olarak çıkıyor. Bunların aşaması en az 2 ay sürüyor. Daha sonra leblebiler torbalara konulup müşterilere gönderiliyor." Tavşanlı Belediyesi tarafından ilçe girişine konulan leblebi heykeli ilgi görürken, üretilen leblebi çeşitleri ise şöyle: Sade, çikolatalı, sütlü, sütlü çikolatalı, bitter, beyaz çikolata, tahinli, kapiçino, meyve aromalı, special, susamlı, haşhaşlı, böğürtlenli, çilekli, vişneli, çiz kekli, naneli, pütürlü, trileçeli, yoğurtlu, narlı, kahveli, tuzlu, acılı, limonlu, sakızlı, moka, tiramisulu, bisküvili, yaban mersini, karamelli, tarçınlı, damla sakızlı, nostalji, tarçınlı, keçi boynuzlu, çifte kavrulmuş, çıtır, avare, şekerli, neskafeli, kivili, pizza soslu ve kırık leblebi.
Görüntü dökümü:
------------------------
-Leblebi imalathanesinden,
-Leblebi satan dükkanın içinden,
-Leblebilerin görüntüsü,
-Leblebi imalatçısı ve satıcısı Himmet Özer'in konuşması,
-İlçe girişindeki leblebi heykelinin çekilen görüntüsü
Haber: Tuna İŞLEYEN-Kamera: Oğuzhan KILIÇ -TAVŞANLI,(Kütahya)/DHA
================================================
Av sezonu bitti, tezgahlar kültür balıklarına kaldı
Trabzon'da balık avı sezonunun sona ermesiyle birlikte, tezgahları kültür balıkları doldururken, av yasağının etkisi de fiyatlara yansıdı. Balık almak için hale gelenler ucuz balık yemeye hasret kaldıkları söyledi.
Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi ile balık sürülerinin, Türkiye karasularına göre daha soğuk olan Rusya ve Gürcistan sahillerine yönelmesi ve beraberinde fiyatların da tırmanışa geçmesiyle en kısır balık avı sezonu yaşanan Karadeniz'de balık avı yasağı sürüyor. Denizlerde av yasağı, kentte balık fiyatlarının da yükselmesine neden oldu. Soğuk sularda avlanarak ithal edilen balıkların fiyatlarının da yüksek olmasıyla tezgahlarında umduğunu bulamayan balıkçılar av sezonun da sona ermesiyle kültür balıkçılığına yöneldi. Kıyıdan açıkta denizde kurulan kafeslerde yetiştirilen kültür balıkları da tezgahlardaki yerini aldı. Tezgahlarda kültür balıklarının yanı sıra olta ile az miktarda avlanan yerli istavrit ve mezgit balığının fiyatlarının yüksek olduğu gözlendi. Av sezonu öncesi ve sonrasında fiyatları yüksek bulan vatandaşlar da uygun fiyata balık yemeye hasret kaldıklarından yakındı. Kültür balıkçılığıyla yetiştirilen Somon, Levrek ve Çipura kilosu 25 liradan satırken, olta ile avlanan mezgit 30, istavrit ise 15 liradan tezgahlarda yerini alıyor.
'KÜLTÜR BALIKLARI İHTİYAÇLARI KARŞILIYOR'
Bölgede kültür balıkçılığı yapan Ferdi Kara, balık avı sezonunun sona ermesiyle yetiştirdikleri kültür balıklarının vatandaşların ihtiyaçlarını karşıladığını söyledi.
Denizin içerisinde oluşturulan kafeslerde beslenen kültür balıklarının hangi aşamalardan geçtiğini anlatan Kara, "Kafes balıkçılığında Kasım ayında 200 gramdan 500 grama kadar olan balıklarımızı denizdeki kafeslerimize indiriyoruz. Daha sonra beslemesine başlıyoruz. Su sıcaklığı ve oksijene göre yemleme yapıyoruz. Genelde sabah 08.00'de bir öğün veriyoruz. Saat 15.00'ten sonra da bir öğün olmak üzere günde 2 öğün veriyoruz. 15 Mayıs'ta hasat ettiğimiz balıklar ortalama 4-5 kilogram kadar oluyorö dedi.
'KAFES BALIKÇILIĞINA ALIŞTILAR'
Vatandaşların eskiden kafes balıkçılığına sıcak bakmadığına dikkat çeken Kara "İnsanlar önceden kafes balıkçılığına uzaktılar, tanımıyor ve bilmiyordular. Şimdi ise artık alıştılar, normal balıklardan daha lezzetli olduğunu anladılar. Avcılık maalesef günden güne gerilemektedir. Her geçen gün kötüye gidiyor. O yüzden insanlar kafes balıkçılığına alıştılar, kafes balığını yemeye devam ediyorlar. Eskiden balıkçılıkta hale 100 kilogram balık gönderdiğimizde 'Çok iyi balık satılmıştır' diye düşünüyorduk. Oysa şimdi kentte günde sadece somon balığı olarak ortalama 2 buçuk ton civarında balık satılıyor. Bizler 15 ayrı kafeste yılda toplam yaklaşık 2 bin ton balık üretiyoruzö diye konuştu.
AŞIRI AVLANMA BALIĞI BİTİRDİ
Av yasağının başlamasının ardından olta ile avlanan balık fiyatlarının yüksek olmasından vatandaşların rahatsızlık duyduğunu ifade eden balıkçı Zekeriya Denizer de şunları söyledi:
"Yasağın girmesiyle beraber tezgahlarda kültür balıkları bulunuyor. Oltayla yakalanan balık az çıktığı için fiyatlar uçuk oluyor,  müşteriler de bundan rahatsız. Biz de rahatsızız bu konuda. Bunun nedeni de aşırı avlanmanın sonucudur. Aşırı ve bilinçsiz avlanma balığı da yok ettiö
BALIK ANTİKA OLDU
Balık haline alış verişe gelerek fiyatları inceleyen Perihan Yayla, pahalı bulduğu balığa antika benzetmesinde bulunarak "Balık tezgahlarda ama çok pahalı benim emekli maaşım buna yetmez. Balık artık antika oldu sofraya da azar azar koyuyoruzö dedi. Balık avlamanın hatalı yapıldığını ve denetimin olmadığını anlatan İbrahim Serdar, gelecek nesillerin balığı arayacaklarını söyledi.
Deniz kenarında oltası ile 5 kilogramlık somon balığı avlayan Bedrettin Yılmaz Arslan ise denizde oltalarına somon haricinde başka balığın takılmadığını dile getirdi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
------------------------------
-Kültür balıkçılığı görüntüleri
-Balıkların paketleme ilşlemesi
-Denize açılma ve balıkları yemleme
-Olat ile balık avlanması
Tezgahlardan balık görüntüleri
-Barınaklardan görüntüler
-Röpler
-Detaylar
HABER: Selçuk BAŞAR KAMERA: Aleyna BAYRAM/TRABZON,

Kaynak: DHA

26 Nisan 2018 Perşembe 11:19

Aydın, Tavşanlı, PKK, Hakkari, Politika, Güncel