DHA YURT BÜLTENİ-5

1)UĞURLU KÖYÜNDE YAŞAYAN VATANDAŞ: 50-60 KİŞİNİN KAYBOLMASINI KEPÇE ÖNLEDİDüzce'nin Akçakoca ilçesinde selin vurduğu Uğurlu köyünde yaşayan Oğuzhan Tandoğan isimli vatandaş, sel sırasında Kaymakamlığa ait kepçenin yardıma gelmesi sayesinde 50-60 kişinin kaybolmaktan kurtulduğunu söyledi.

1)UĞURLU KÖYÜNDE YAŞAYAN VATANDAŞ: 50-60 KİŞİNİN KAYBOLMASINI KEPÇE ÖNLEDİ

Düzce'nin Akçakoca ilçesinde selin vurduğu Uğurlu köyünde yaşayan Oğuzhan Tandoğan isimli vatandaş, sel sırasında Kaymakamlığa ait kepçenin yardıma gelmesi sayesinde 50-60 kişinin kaybolmaktan kurtulduğunu söyledi.
Düzce'de selin vurduğu Akçakoca ilçesinde bağlı Uğurlu köyünde yaşayan Oğuzhan Tandoğan, sel felaketinin yaşandığı sırada onlarca insanın mahsur kaldığı, selin yerle bir ettiği köyde yaşadıklarını anlattı. Sel anında Kaymakamlık tarafından bölgeye gönderilen bir kepçeyle insanları kurtardıklarını ifade eden Tandoğan, Akçakoca İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Özgür Üngüt sayesinde köyde kayıp verilmediğini söyledi.  Tandoğan şöyle devam etti:
"Biz gece Esmahanım köyüne ulaşmaya çalıştık. Heyelan olduğu için gidemedik. Bizim dönüm noktamız orası oldu. Biz oraya geçebilseydik orada mahsur kalacaktık. Buraya müdahale edemeyecektik. Bizim Uğurlu köyünde kayıp vermememiz, komutanlarımızla burada olmamız sayesinde oldu. Kaymakamlığın kepçesi vardı. Onun burada olması bizim için büyük avantaj oldu. O kepçe olmasaydı en az 50-60 kayıp vermiştik. Çünkü köyün bir tarafındaki evler mahsurdu. İlk sel geldiğinde insanlar bir şey olmayacak sandı. İkinci sel yağmur yağmadan gürültüyle geldiği için kimse anlayamadı. Zaten 4 kademe su geldi. İlk geldiğinde evleri aldı, sonra bizi sardı, 3. kademede ise hayatı felç etti. Biz de kepçe yardımıyla kurtulduk." diye konuştu.
Tandoğan, kayıpların azalmasında Akçakoca İlçe Jandarma Komutanı'nın büyük etkisi olduğunu belirterek, "Akçakoca Jandarma Komutanımızın kurtulmamızda çok büyük etkisi var. Burada ahırda mahsur kalan bir amacımızı, bir teyzemiz vardı. Onları alamadık. Komutanımız canını ortaya koydu adeta. Kepçeci ile birlikte giderek onları aldılar. Binbaşının ve kepçecinin olması bizim ölü vermememizi sağladı. Çoğu insanlar da bilmiyordu. İnsanlar olayı bilip dışarıda olsaydı ölü sayısı artmazdı. Çünkü insanlar bilmiyordu, panik yaptılar. İnsanlar evlerini, arabalarını bırakmıyordu. Zorla aldık. İnsanlar şaşırdı, çünkü hayatlarında böyle bir şey görmemişlerdi." ifadelerini kullandı.

Görüntü Dökümü
----------------------
-Röportaj

Haber: Murat KÜÇÜK/DÜZCE,

===============================================

2)HABUR'DA 1'İ KADIN PKK'LI 2 TERÖRİST TESLİM OLDU

ŞIRNAK'ın Silopi ilçesinde terör örgütü PKK'dan kaçan 1'i kadın 2 terörist güvenlik güçlerine teslim oldu.
Terör örgütü PKK'nın Kuzey Irak'ta bulunan barınaklarından kaçmayı başaran biri kadın 2 terörist, Habur Kara Hudut Sınır Kapısı'na gelerek güvenlik güçlerinde teslim oldu. Teröristler, ifadeleri alınmak üzere Silopi İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

Mehmet Selim YALÇIN/ SİLOPİ(Şırnak),- 

===============================================

3)BACAĞINA SÜLFÜRİK ASİT DÖKÜLDÜ, 13 GÜN BOYUNCA GEMİDE TEDAVİ EDİLMEYE ÇALIŞILDI

Tunus'tan yüklenen sülfürik asidi Fransa ve İspanya'da boşalttıktan sonra yeniden yük almak için Tunus'a yola çıkan gemide boş tankların yıkanması sırasında bacağına asit dökülen güverteci Hıdır Saygün, 13 gün boyunca açık denizde personel tarafından tedavi edilmek istenilince ölümden döndü. Fransa ve Türkiye'de 5 ameliyat geçiren, sülfürik asidin etkisiyle böbrekleri ve akciğerlerinde hasar oluşan, günlerce yoğun bakımda kalan Saygün, hayata tutunmayı başardı.
Tunus'tan yüklenen sülfürik asidi Fransa ve İspanya'da teslim ettikten sonra yeniden yük almak için geçen 12 Eylül'de Tunus'a yola çıkan gemide güverteci olarak çalışan Hıdır Saygün'ün sağ bacağına, boş tankların yıkanması sırasında sülfürik asit döküldü. Gemi kaptanının antibiyotik ve kas gevşetici kremler ile tedavi etmeye çalıştığı gemicinin önce bacağı kızarıp şişti, ardından asit dökülen yerde bezeler oluştu. Gemide arkadaşlarının yardımıyla yemek yiyebilen, tuvalete gidebilen Saygün, 13 gün sonra Fransa'nın Malo şehrinde hastaneye götürüldü. Fransız doktorlar bacağın kesilmesi gerektiğini söyledi. Gemici, Türkiye'ye gönderilmek istediğinde ise doktorlar bunun mümkün olmadığını belirterek, ameliyata aldı. Asit temas eden bölgeyi temizlemeye çalışan Fransız doktorlar, 15 günün sonunda Hıdır Saygün'ü bir doktor nezaretinde uçakla İstanbul'a gönderdi. İstanbul'a indiğinde durumu kötüleşen Saygün'ün, havalimanına gelen ambulansta kalbi durdu. Müdahaleyle kalbi çalıştırılan gemici, götürüldüğü hastanede 45 günde 4 ameliyat geçirdi. 23 gün yoğun bakımda kalan Saygün, yaşadığı zorlu günlerin ardından dönebildiği Antalya'da bir kez daha ameliyat edildi.
Yaklaşık 6 ay boyunca ayağa kalkamayan Hıdır Saygün, 17 gün önce Fizyoterapist Akman Çetin ile başladığı fizik tedavinin ardından yürümeye, merdiven çıkabilmeye başladı. Tedavisi devam eden gemici, yaşadığı sıkıntıya rağmen nasıl hayatta kalabildiğini ise "Allah'ın hikmeti işte" sözleriyle açıkladı.
'GEMİDE BANA ANTİBİYOTİK VERDİLER'
Antalya'da yaşayan, 15 yaşında kızı ve 4,5 yaşında oğlu olan Hıdır Saygün, 12 Eylül 2018 tarihinde yaşadığı talihsizlikle bütün hayatının değiştiğini söyledi. Saygün, yaşadıklarını şu sözlerle aktardı:
"Olay, Tunus'tan yüklediğimiz sülfürik asidin bir kısmını İspanya'da, bir kısmını da Fransa'nın Malo şehrinde teslim ettikten sonra yeniden yük almak için Tunus'a dönerken boş tankların yıkanması sırasında meydana geldi. Ben devreleri kontrol ederken bir arkadaşın pompayı çalıştırması sonucu bacağıma sülfürik asit döküldü. Kısa süre sonra bacağım şişmeye, morarmaya ve bezeler oluşmaya başladı. Kaptanlara söyledim ama destek bulamadım. 13 gün boyunca denizde, gemideydim. Kaptan bana antibiyotik ve bacağıma sürmem için kas gevşetici krem verdi. Bacağım daha çok ateşlendi, kıpkırmızı oldu. İhtiyaçlarımı arkadaşlarımın desteğiyle karşıladım. Tunus'tan Fransa'ya döndüğümüzde, tam 13 gün sonra beni hastaneye götürdüler."
'FRANSIZ DOKTOR EŞLİĞİNDE İSTANBUL'A GÖNDERİLDİM'
Fransız doktorların bacağının kesilmesi gerektiğini söylediğini belirten Saygün, "Bacağımın kesilmesine karşı çıktım ve beni Türkiye'ye göndermelerini istedim ama doktorlar bu şekilde gönderemeyeceklerini söyledi. Malo şehrindeki hastanede 15 gün kaldım. Daha sonra Türkiye'ye göndermek için havalanına götürüldüm ama orada fenalaşınca tekrar hastaneye geri getirdiler. Aynı hastanede üç gün daha kaldım. Sonra bir doktor eşliğinde uçakla Türkiye'ye gönderdiler. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'na ulaştığımızda beni Türk doktor karşıladı. Ambulansla hastaneye götürülürken kalbim durmuş. Müdahaleyle yeniden çalıştırılmış" dedi.
'BÖBREK VE AKCİĞERLERİM DE ETKİLENDİ'
İstanbul'da kaldırıldığı hastanede 45 gün içinde bacağından 4 kez ameliyat olduğunu belirten Saygün, "Bacağına dökülen sülfürik asitten böbreklerim ve akciğerlerim de etkilenmiş. Doktorlar aileme akciğerlerimin bittiğini ve her şeye hazırlıklı olmalarını söylemiş. 13 gün yoğun bakımda yattım. Taburcu olduktan sonra Antalya'ya geldim" diye konuştu.
Antalya'da bir kez daha ameliyat olduğunu aktaran ve halen böbrek yetmezliği için ilaç tedavisi gördüğünü belirten Saygün, akciğerlerinin çalışamaz durumda olduğunu, nefes almakta zorlandığını kaydetti.
'GEMİ HAYATIM BİTTİ'
Yaşadıklarını anlatırken "Allah'ın hikmeti işte yaşıyorum" diyen Saygün, 6 ay boyunca yattığını söyledi. Zor günleri geride bırakmak istediğini belirten Saygün, fizyoterapist Akman Çetin'in uyguladığı tedaviyle ilgili, "Onun sayesinde yürümeye başladım. Şu anda zorlandığım şeyleri yapabiliyorum" dedi. Gemilere dönemeyeceğini de sözlerine ekleyen Saygün, "Gemi hayatım bitti" dedi.
'ZAMANINDA MÜDAHALE EDİLSEYDİ BU DURUMDA OLMAZDI'
Fizyoterapist Akman Çetin ise hastanın kendilerine başvurduğunda yürüyemediğini, denge ve koordinasyon sıkıntısı yaşadığını, ayakta durmasını sağlayan kaslarda ileri derecede güçsüzlük olduğunu belirtti. Hastanın sülfürik asit temasının ardından uzun süre gemide bekletildiğine dikkat çeken Çetin, "Bacağına sülfürik asit dökülmüş ve 13 gün gemide kalmış. Eğer zamanında müdahale yapılmış olsaydı bu durumda olmazdı" dedi.
Hıdır Saygün'ün 15 seanslık fizik tedavi sonunda olumlu gelişmeler gösterdiğini vurgulayan Çetin, tedavinin devam ettiğini söyledi. Halen denge, koordinasyon ve yürüme eğitimleri ile kas becerilerini geliştirme aşamasında olduklarını ifade eden Çetin, Saygün'ün fizik tedaviye başlamadan önce ayakta durmakta, yürümekte ve merdiven çıkmakta zorlanırken şu an bunları yapabildiğine dikkat çekti. Çetin, yaklaşık 10 seans fizik tedavi sonunda Saygün'ün daha iyi duruma geleceğini sözlerine ekledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------------------------
-Fizik tedavi yaplırken detay görnütüler
-Hastanı detay görnütüleri
-Hocadan detay görüntüler
-Hasta Hıdır SAYGÜN le röp
-Fizyoterapist Akman Çetin ile röp
-Tedaviden detay görütüler
Haber: Selma KUNAR  Kamera: Emrah GÜL (Antalya DHA )

======================================

ÖZEL) 
4)VASİYETİ 42 YIL SONRA GERÇEKLEŞTİ; İZMİR'DEKİ MEZARI MARDİN'E TAŞINDI

MARDİN'in Derik ilçesinden göç ettiği İzmir'de 1977 yılında 39 yaşındayken geçirdiği mide kanaması sonucu hayatını kaybeden 5 çocuk babası Ahmet Perinçek'in Karabağlar'daki mezarı, 42 yıl sonra vasiyeti üzerine memleketi Derik'e nakledildi. Perinçek'in kemikleri kefenlenip, karton bir kutuya koyularak Derik'e getirilip, gömüldü.
Nakliyecilik yapan 1938 doğumlu Ahmet Perinçek, memleketi 1969'da Mardin'in Derik ilçesinden İzmir'e göç etti. İzmir'in Karabağlar ilçesine yerleşen Perinçek, henüz 39 yaşındayken 1977 yılında geçirdiği mide kanaması sonucu yaşamını yitirdi.
5 çocuk babası Perinçek'in cenazesi, memleketi Derik'e defnedilmesi yönündeki vasiyetine rağmen o günün şartları gereği Karabağlar'daki Paşa Köprü Mezarlığı'nda toprağa verildi.
KEMİKLERİ KEFENLENİP KARTON KUTUDA DEFNEDİLDİ
Perinçek'in çocukları, babalarının vasiyeti üzerine mezarın, Mardin'in Derik ilçesine taşınması için yetkililere başvurdu. İzmir'de kimseleri olmadığı belirlenen Perincek'in mezarının Derik'e taşınmasına karar verildi. Mezarı açılan Perinçek'in kefenlenen kemikleri karton kutuya koyulup, Derik'e getirildi ve Cevizpınar Mahallesi'ndeki Mahmudo Mezarlığı'nda bulunan aile kabristanına defnedildi. Perinçek'in çocukları, defin işlemi sırasında duygu dolu anlar yaşadı.
Perinçek'in en büyük oğlu 62 yaşındaki Mihdi Perinçek, babasının vasiyetini yerine getirdiklerini söyledi. Babasını kaybettiğinde 20 yaşında olduğunu belirten Perinçek, "1969'da ailece İzmir'e gittik. Babam 1977'de, 39 yaşındayken mide kanaması nedeniyle yaşamını yitirdi. Babamız  orada defnedildi, daha sonra hepimiz memleketimize geldik. O, yalnız kaldı orada. Toprağının hasretini çekiyordu. Vasiyeti vardı. Biz de onun hasretini çekiyorduk. 42 sene sonra gittik İzmir'den getirdik. Aile kabristanında babasının, annesinin ve eşinin yanına defnettik. En azından senede birkaç defa gelip, onunla dertleşeceğiz, dua edeceğiz. Göçmen göç ettiği yerde sahipsizdir. Belki İzmir'de akrabaları olsaydı, tedavisi yapılır, bugün yaşardı. Günümüzde mide kanamalarının riski yok" dedi.
Ahmet Perinçek'in kızı 53 yaşındaki Süreyya Zeren de "Babamın mezarını 42 yıl sonra İzmir'den getirdik. Duygulu anlar yaşadık. Yeni vefat etmiş gibi etkilendik, duygulandık. Allah kimsenin başına getirmesin" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
-----------
Mahmudo Mezarlığı
Karton kutudaki kemikler
Dini vecibeler
Kemiklerin defnedilmesi
Mihdi Perinçek ve Süreyya Zeren ile röp.
Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Emrullah KARAKAŞ/ DERİK (Mardin),

===============================================

5)HASSA'DA 4 BİN PAKET KAÇAK SİGARA ELE GEÇİRİLDİ
 
Hatay'ın Hassa ilçesinde, kamyonetin arka bölümüne zulalanmış halde 4 bin paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildi. Suriye'den kaçak yollarla sigara getirileceği bilgisi üzerine harekete geçen İlçe Jandarma Müdürlüğü ekipleri, durdurulan kamyonette arama yaptı. Ekipler, aracın arka bölümünde bulunan zulada 4 bin paket gümrük kaçağı sigara ele geçirdi. Aracın sürücüsü M.C. gözaltına alınırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı. 

Görüntü Dökümü
---------------------------
Kamyonetin gizli bölmesindeki kaçak sigaralar

Haber: Kasım NARCI-Kamera: HASSA,(Hatay),

===============================================

6)TÜRKİYE'NİN MALDİVLERİ GELİN VE DAMATLARA PLATFORM OLDU

Burdur'un Yeşilova ilçesinde turkuaz suyu ve bembeyaz kumsalıyla Türkiye'nin Maldivleri olarak bilinen Salda Gölü sahili düğün fotoğrafı çektirmek isteyen çiftlere platform oldu.
Burdur merkeze 60, Yeşilova ilçe merkezine 4 kilometre uzakta, beyaz kumlarıyla ilgi çeken Salda Gölü, yerli ve yabancı tatilciler için çekim merkezi olmaya devam ediyor. 'Türkiye'nin Maldivleri' ve 'Saldivler' olarak adlandırılan 184 metreye varan derinliği, 44 kilometrekare alana sahip Türkiye'nin 3'üncü en derin gölü Salda, Türkiye'nin çeşitli illerinden gelen gelin ve damatları ağırlıyor.
Burdur merkez başta olmak üzere, Denizli, Muğla, Antalya ve Isparta'dan gelen çiftler burada düğün fotoğrafı çektiriyor.
Esra ve Kamil Kaleli çifti de dış çekim için Ankara'dan 485 kilometre yol katederek Salda Gölü'nün 'Saldivler' denilen Beyaz Adalar kısmına geldi. Çift eşsiz manzara eşliğinde poz verdi.
Esra Kaleli, 'Türkiye'nin Maldivleri' diye nitelendirilen Salda Gölü'nü internette araştırma yaparken görüp geldiklerini kaydetti. Salda'nın doğa harikası bir yer olduğunu, herkesin görmesi gereken bir yer olduğunu belirten Kaleli, "Türkiye'yi gezip görmemiz lazım ama ilk önce burayı görmek lazım. İyi ki gelmişiz. Fotoğraflarda göründüğünden çok daha güzel ve temiz korunmuş" dedi.
Kamil Kaleli ise gelecek ay düğün yapacaklarını belirterek, "Fotoğraf çekimi için yaptığımız araştırmada en çok göze çarpan Salda Gölü oldu. Bundan dolayı eşimle fotoğraf çekimi için burayı tercih ettik. İyi ki de gelmişiz. Salda Gölü muhteşem" diye konuştu.
İkinci defa gelin damat çekimi için Salda'ya geldiğini ve Ankara'da 15 yıldır fotoğrafçılık yaptığını söyleyen Osman Torun da "Burayı tercih etmemizin en büyük sebebi beyaz kumsalı, çok güzel bir suyunun olması, sakin ve çok temiz. Fırsat buldukça Ankara'dan buraya fotoğraf çekmeye geleceğiz. Buraların böyle temiz kalmasından dolayı da yetkililere teşekkür ediyorum" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------
Esra-Kamil Kaleli çifti
Fotoğraf çekiminden
Gelin damatla röp.
Fotoğrafçı ile röp.
Detay

Mesut MADAN/BURDUR, 
======================================

7)KUMRU, CAMİNİN İÇİNDE AVİZEYE YUVA YAPTI

NEVŞEHİR'de caminin açık penceresinden içeriye giren kumru kuşu, avizeye yuva yaptı.
Yeni Mahalle'de bulunan Alibey Camii'nin açık penceresinden giren kumru, caminin en büyük avizesinin üzerine yuva yaptı. Cami cemaatinin ilgisini çeken kumru, avizede kurduğu yuvada 18 günlük yumurtlama dönemi için kuluçkaya yattı. Cami cemaatinden Yılmaz Alan, "Namaza gelip, giderken camimizin şamdanlarına kumru kuşunun yuva yaptığını gördük. Burada cemaatimiz gelip giderken ses yapıyor, herhangi bir rahatsızlık vermiyor. Yuvasında rahatça duruyor" dedi. Ahmet Pınarbaşı ise, "Alibey Camii'nde namaz kılarken kumrunun yuva yaptığını gördük. Avizenin üstünde ilk defa görüyorum. Ben sesin dışarıdan geldiğini zannediyordum; ama avizenin üzerine yuva yapmış" şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü:
---------------------------
-Camide avize içinde kuluçkaya yatan kumrudan genel ve detay görüntü
-Cami cemaatinden Ahmet Pınarbaşı ve Yılmaz Alan ile röportaj
Süre: 2.00 Boyut: 253 MB

========================================================

8)ÇALINTI KAMYONETLE KAZA YAPTI

KONYA'nın Kulu ilçesinde yolun kenarında park halindeki traktör römorkuna çarpan, kamyonet terk edildi. Polis yaptığı incelemede ise kamyonetin çalıntı olduğu ve kazanın ardından çalan kişi ya da kişilerin terk edip kaçtığını belirledi. 
Kaza, saat 02.30 sıralarında İsmail Efendi Caddesi'nde meydana geldi. Cafer Arslan'a ait yolun kenarındaki römorka 34 BCH 126 plakalı kamyonet çarptı. Çarpmanın şiddetiyle savrulan boş römork aydınlatma direğini devirdi. Gürültü üzerine dışarı çıkan çevredekiler kazayı fark etti. Bunun üzerine polis ve sağlık görelilerine haber verildi. Olay yerine gelen polis, kamyonet içinde sürücü veya başka kişinin olmadığını fark edildi. Kamyonetin terk edilmesinden şüphelenin polis yaptığı incelemede kamyonetin elektrik dağıtım şirketine ait olduğu ve çalındığını belirledi. Polis, kamyoneti çalan kişi ya da kişilerin yakalanması için çalışma başlattı. 

Görüntü Dökümü
-------------------
Kamyonetten detay
Römorktan detay
Aydınlatma direğinden genel ve detay
Haber- Kamera: Mehmet YILMAZ KULU KONYA DHA)

====================================================

9)74 MODEL OTOMOBİLE NOSTALJİK GÖRÜNÜM

Tekirdağ'ın  Marmara Ereğlisi ilçesinde yaşayan Serdar Karaaytu(30) aldığı 12 bin liraya aldığı eski model otomobilini 10 bin lira harcayarak nostaljiye çevirdi. Otomobiline ünlü sanatçıların eski fotoğraflarını asan ve çocukluk hayalini gerçekleştirdiğini söyleyen Karaaytu, "Nostaljiyi seviyorum, çiçekler astım, değişik yazılar yazdım. Arabayı görenler resim çekilmek istiyorlar" dedi.
Marmara Ereğlisi'nde bir pidecide paket servisi elemanı olarak çalışan Serdar Karaaytu, çocukluk hayalini gerçekleştirmek için 1974 model bir otomobili 12 bin liraya satın aldı. Otomobilini hayalı istediği duruma getirmek için 10 bin lira harcayan Karaaytu, şimdi görenlerin ilgisini çekin bir Araç ortaya çıkardı. Otomobiline çeşitli yazılar yazan ve çocukluğunda sevdiği ünlü sanatçılar Kemal Sunal, Ferdi Tayfur, Müslüm Gürses'in resimlerini asan Serdar Karaaytu, otomobili ile gezerken görenlerin de büyük ilgisini çekiyor. 
Elektronik elektriğe meraklı olduğunu söyleyen Karaaytu,  "Çocukluktan bir hayalim vardı. Eski bir arabam olsun onu nostalji yapayım diye. İstanbul'da bu aracı buldum, inceledim ve her şey orijinal olduğu için aldım. Üzerinde hiç bir şey yoktu, 2 bin lira verdim ve aracı satın aldım. Araç yürümesi iyi içindeki tüm parçaları orijinaldi. Ancak yapılması gerekenler vardı. Bende onları yaptırdım. Yaklaşık 10 bin lira harcadım. Bu Araba bindiğim zaman 1974 yılına götürüyor beni. Sevdiğim sanatçılar Kemal Sunal, Ferdi Tayfur, Müslüm Gürses, bunları çocukluğumdan beri sevdiğim için resimlerini astım. Nostaljiyi seviyorum. Çiçekler astım, değişik yazılar yazdım. Arabayı görenler resim çekilmek istiyorlar. Çok güzel oldu. Ben onu çok seviyorum mutluyum. Çünkü hayalimi gerçekleştirdim" dedi.

Görüntü Dökümü
-------------------
-Otomobilin  yolda gitmesi
-Araçtan detaylar
-Serdar Karaaytu ile röp.
-Aracın içinden görüntüler
-Genel ve detaylar
 
Haber- Kamera: Mehmet YİRUN-Şafak TAŞOYAR/MARMARA EREĞLİSİ(Tekirdağ), 

 


Kaynak: DHA

22 Temmuz 2019 Pazartesi 11:51

Akçakoca, Güncel, Son Dakika

Son Dakika