DHA YURT BÜLTENİ - 5

Antalya turizminde '15 milyon' rekoruTurizmin başkenti Antalya, tarihinde ilk defa 15 milyon turist sayısını aştı.

Antalya turizminde '15 milyon' rekoru

Turizmin başkenti Antalya, tarihinde ilk defa 15 milyon turist sayısını aştı. 20 Kasım itibarıyla Antalya ve Gazipaşa havalimanları dış hatlardan 14 milyon 912 bin, çoğunluğu İstanbul üzerinden transit 600 bin, 55 bine yakını da kruvaziyer turizmi kapsamında olmak üzere, 15 milyon 567 bin turist geldi.

Turizmde dünyanın en çok turist ağırlayan kentleri arasında olan Antalya, 2019 yılında rekor üstüne rekor kırdı. Bir günde gelen turist sayısı yaz aylarında 100 bini bulan kent, geçen yıl 13 milyon 642 bin turist ağırladı. Bu yıl ise tarihinde ilk kez 14 milyon rakamına ekim ayında ulaşan Antalya, kasım ayı verilerine göre tarihinde ilk kez 15 milyon turist sayısını geride bıraktı.

İKİ HAVALİMANINA 14.9 MİLYON TURİST İNDİ

Sektörün birçok ilke imza attığı 2019'da Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü verilerine göre, 20 Kasım itibarıyla Antalya Havalimanı'na 14 milyon 612 bin 1 turist indi. Kentin sahip olduğu ikinci havalimanı Gazipaşa'ya ise aynı tarihte gelen turist sayısı 300 bin 924 olarak kaydedildi. İki havalimanına inen toplam turist sayısı 14 milyon 912 bin 925 oldu. Kasım ayı sonunda iki havalimanı dış hatlar terminalleri üzerinden gelen toplam turist sayısının 15 milyonu aşması bekleniyor.

TRANSİT TURİST SAYISI 600 BİNE ULAŞTI 

Turistlerin önemli bölümünün tur operatörlerine ait charter uçaklarla geldiği Antalya'ya, tarifeli seferlerle de önemli sayıda ziyaretçi geliyor. Direkt uçuş olmayan dünyanın birçok kentinden tatilci, direkt uçuşların bulunduğu İstanbul üzerinden Antalya'ya geliyor. Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü verilerine göre, dış hatlardan İstanbul'a giriş yapan ve aktarmalı iç hatlar seferiyle Antalya'ya gelen transit turist sayısı ise 600 bini aştı. Özellikle charter uçuşların azaldığı kış aylarında artan transit yolcular, İstanbul üzerinden Antalya'ya gelmeye devam ediyor.

DENİZDEN 55 BİN TURİST

Bu yıl turizmde yabancı turist sayısı olarak 16 milyon hedefinin ortaya konulduğu Antalya'ya, Konyaaltı, Alanya, Kemer, Kaş, Finike gibi ilçelerdeki kruvaziyer limanlar aracılığıyla da yaklaşık 55 bin turist giriş yaptı. Antalya, 20 Kasım itibarıyla deniz ve havayoluyla gelen toplam 15 milyon 567 bin tatilci sayısına ulaştı.

RUSLAR 5.5 MİLYONA YAKLAŞTI

Antalya'ya gelen turistlerin milliyetlerine göre dağılımına bakıldığında ise 1 Ocak- 31 Ekim tarihleri arasında 5 milyon 414 bin turist sayısıyla Rusya Federasyonu ilk sırada yer aldı. Geçen yıl aynı dönemde 4.6 milyon Rus turistin geldiği kentte, bu yıl yüzde 16'lık artış yaşandı. Rus turistlerin toplamdaki payı ise yüzde 38'i aştı.

Almanya GERİ DÖNDÜ

Son yıllarda ciddi oranda kaybın yaşandığı Antalya'nın en büyük iki pazarından biri olan Almanya'dan ise 2019'da ciddi geri dönüş sağlandı. 10 aylık dönemde Alman turist sayısı geçen seneye göre yüzde 16 artışla, 2 milyon 508 bine yükseldi. Almanların toplamdaki payı ise yüzde 18'e yaklaştı.

Ukrayna VE İNGİLTERE

En çok turistin geldiği ülkeler sıralamasında üçüncü olan Ukrayna'dan ise geçen seneye göre yüzde 12.5'lik artışla 799 bin turist geldi. Ukrayna'nın toplamdaki payı ise yüzde 5.6 oldu. Dördüncü sırada ise geçen seneye göre yüzde 11.5'lik artışla 686 bin turistin geldiği İngiltere yer alıyor. İngiltere ise toplamda yüzde 4.8'lik paya sahip oldu.

100 BİNİ AŞAN ÜLKELER

Sıralamada en çok turistin geldiği ve 100 bini aşan diğer ülkeler ise şöyle:

"Polonya yüzde 39 artış, 535 bin kişi. Hollanda yüzde 10 artış, 424 bin kişi. Romanya yüzde 30 artış, 249 bin kişi. Kazakistan yüzde 5 düşüş, 231 bin kişi. Çek Cumhuriyeti yüzde 38 artış, 226 bin kişi. İsveç yüzde 32 artış, 204 bin kişi. Belçika yüzde 7 artış, 191 bin kişi. Danimarka yüzde 4 artış, 188 bin kişi. İsrail yüzde 12 artış, 176 bin kişi. Litvanya yüzde 16 artış, 175 bin kişi. Slovakya yüzde 40 artış, 168 bin kişi. Beyaz Rusya yüzde 2 artış, 164 bin kişi. Norveç yüzde 62 artış, 141 bin kişi. Fransa yüzde 42 artış, 128 bin kişi. İsviçre yüzde 20 artış, 125 bin kişi. Avusturya yüzde 40 artış, 113 bin kişi.

Görüntü Dökümü

------------

Havalimanı turist

Sahil turist

Havuz turist

Detaylar

Haber: Mehmet ÇINAR- ANTALYA,

================================

Afyonkarahisar'daki termal otellerde ara tatili yoğunluğu

Afyonkarahisar'daki termal otellerde ara tatil yoğunluğu yaşanıyor. Zafer Turistik Otelciler ve İşletmecileri Derneği (ZAFTODER) Başkanı Ali Gümüşhan, kentteki 5 yıldızlı 10 termal otelin, yüzde 100 doluluğa ulaştığını söyledi.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bu yıl başlatılan ara tatil uygulamasının ilki, kış aylarının vazgeçilmez tatil yeri Afyonkarahisar'daki termal tesislerin dolmasını sağladı. Kentteki 5 yıldızlı 10 termal otel yüzde 100 doluluk kapasitesine ulaştı. Tamamına yakını çocuklu ailelerden oluşan tatilciler, gündüz hava sıcaklığının 15- 20 derece civarında seyrettiği kentte, sıcaklığı 50- 52 derece olan termal havuzlara girerek eğlendi. Bitki ve çamur banyosu da yapan tatilciler, gün içerisinde otellerin düzenlediği kültür turlarına katıldı.

'ALTERNATİF TATİL SEÇENEĞİ'

İzmir'de oturan ve ara tatil için Afyonkarahisar'a gelen Ferdi Tuncel, "Afyonkarahisar'ın termal havuzları bizim çok hoşumuza gidiyor. Otelleri, çalışanları, hizmetleri, çevresi ve şehri seviyoruz. Bizim için alternatif tatil seçeneklerimizden biri. İzmir'de doğup, büyüdüğümüz için denizle iç içeyiz ancak denizin tadı başka, termalin keyfi başka. Hizmet sektöründe çalıştığımız için yaz aylarında tatil imkanımız olmuyor. Kış aylarında da termal tatili, alternatif tatil seçeneği olarak tercih ediyoruz" dedi.

'OTELLERİMİZİN TAMAMI YÜZDE 100 DOLULUĞA ULAŞTI'

ZAFTODER Başkanı Ali Gümüşhan, 1 haftalık tatilin başlamasıyla kentteki 5 yıldızlı 10 termal otelin yüzde 100 doluluğa ulaştığını söyledi. Gümüşhan, "1 haftalık tatil için Afyonkarahisar'ı tercih eden misafirlerimiz termal tatil yapıyor. Tarihi ve turistik geziler yaparak Afyonkarahisar'ı daha yakından tanırken, yine şehrin farklı lezzetlerini tatma fırsatı buluyor. Tüm otellerimizde konaklayan misafirlerimizden aldığımız memnuniyet oranı ise şu an itibarıyla yüzde 95'in üzerinde. Misafirlerimizin aldıkları hizmetler ve keyifli bir tatil yapmanın mutluluğunu yaşıyor olması, bizleri memnun ediyor" diye konuştu.

'ŞEHİR MUTLU, MİSAFİRLER DE MUTLU'

Tatil sona erdikten kısa süre sonra yeni yıl tatili ve sonrasında sömestir tatili, nisan ayında yine ara tatil dönemi olacağını aktaran Ali Gümüşhan, "Bu tatil dönemlerinde Afyonkarahisar'da bulunan oteller, esnaf ve bizler mutluyuz, gelen misafirler, çocuklar mutlu. Afyonkarahisar mutlu bir şehir diyorlar ve bu şehir mutlu olmayı hak ediyor. Şehir mutlu olunca misafirler de mutlu oluyor. İnşallah hizmetlerimiz sürdükçe şehrimize gelen misafirlerimizi mutlu etmeye devam edeceğiz. Bizleri tercih ettikleri için misafirlerimize teşekkür ediyor ve Afyonkarahisar'a tekrar bekliyoruz" dedi.

'YATAK KAPASİTESİ 40- 45 BİNLER SEVİYESİNE ÇIKABİLİR'

5 yıl önce termal tatil denildiğinde yaşlı insanların tercih ettiği bir tatil seçeneğinin akla geldiğini de belirten ZAFTODER Başkanı Ali Gümüşhan, şöyle devam etti:

"Son 2 yıldır yaş aralığı 45- 55 yaşa kadar düştü. Bu demek oluyor ki medikal anlamda ve SPA anlamında da insanların ihtiyacı var. Bu yüzden de Afyonkarahisar'ı tercih ediyor misafirlerimiz. Kendileriyle sohbet ettiğimizde de esprili bir dille 'Araçlarımızın bakımını yaptırıyoruz ama kendi bakımlarımızı da yapmamız gerekiyor. Bu yüzden Afyonkarahisar'ı tercih ediyoruz' diyorlar. Afyonkarahisar'da hizmet veren 5 yıldızlı otellerimizin tamamının hizmet kalitesi çok üst seviyede. Bu da bizim için sevindirici. Türkiye'nin en büyük ve en fazla 5 yıldızlı termal oteline sahip olan il Afyonkarahisar. Merkez, Sandıklı, Gazlıgöl ve Bolvadin olmak üzere toplam yatak kapasitesi 27 bin civarında olan bir termal potansiyele sahibiz. Yeni yatırımları da göz önünde bulundurduğumuzda 5 yıl içerisinde Afyonkarahisar'ın yatak kapasitesi 40- 45 binler seviyesine çıkabilir."

Görüntü Dökümü

------------

Dış havuzdaki tatilciler

İç havuzdaki tatilciler

Çocuklar kaydıraktan kayarken

Tatilci Ferdi Tuncel ile röportaj

ZAFTODER Başkanı Ali Gümüşhan röportaj

HABER- KAMERA: Satılmış AKKAŞ/AFYONKARAHİSAR,

================================

Şeker hastasının pekmezi tatlandırıcı olarak kullandığı reçeller ilgi görüyor

 

Tokat'ta şeker hastası Havva Çiftçier (55), yaptığı pekmezleri tatlandırıcı olarak kullanarak, 15 çeşit reçel ve marmelat üretti. Çiftçier, çevresinde de beğenilen reçel ve marmelat çeşitlerini kızlarının yardımıyla sosyal medya üzerinden satarak, aile ekonomisine katkı sağlıyor.

Kent merkezinde yaşayan evli ve 4 çocuk annesi Havva Çiftçier, 17 yıl önce şeker hastalığına yakalandı. Reçelleri çok seven Çiftçier, hastalığı sonrası şeker kullanmadan organik ürünler yapmak için uğraştı. Şeker kullanmadan ürettiği dut pekmezini tatlandırıcı olarak değerlendirerek meyvelerden 15 çeşit reçel ve marmelat yaptı. Akrabaları ve komşularının beğendiği reçel ve marmelat çeşitlerini, kızlarının yardımıyla sosyal medya üzerinden pazarlayarak ev ekonomisine katkı sağlamaya başladı. 

Yıllardır şeker hastalığı ile mücadele ettiğini belirten Havva Çiftçier "Reçelleri ve marmelatları seviyorum ve pişiriyorum. Çocuklarım ve eşim de seviyor. Ama ben bunları yiyemiyordum. 'Ben bunları nasıl tatlandırırım, nasıl yiyebilirim' diye düşündüm. Erik marmelatı yaparak başladım. Ama tatlandırıcı olarak şeker koymadım. Kendi yaptığım dut ve elma pekmezi ile tatlandırdım. Yedim ve gayet güzel oldu. Hastalığıma gayet iyi geldi. Şekerim yükselmedi. İlaç da kullanıyorum ama gayet iyiyim" dedi. 

'EVİME KATKIDA BULUNDUM'

Yaptığı ürünlerin herkesin hoşuna gittiğini kaydeden Çiftçier "Dostlarım ve komşularım misafirliğe geldiği zaman sofraya koyuyordum. Onların da hoşuna gidiyordu. Tabi eşe dosta öylesine veriyordum. Baktım benim cebimden gidiyor. Maddiyat olmazsa olmuyor. Bunları para ile satmayı düşündüm. Yurt dışında yaşayan akrabalarım var. Onlarla birlikte yurt dışına gönderdim. Kızlarım da bunu sosyal medya üzerinden satma fikrini geliştirdi. Ben de onların sözünü dinledim. Gayet de güzel gidiyor. Evime, eşime katkıda bulunuyorum. Bir de bunlarla uğraşmayı seviyorum. Hastalığımı unutturuyor bana. Her meyveden reçel ve marmelat yapıyorum. Genellikle dağlarda yetişen, ilaç barındırmayan organik meyvelerden yapmayı deniyorum. Gayet de güzel oluyor" diye konuştu. 

Görüntü Dökümü

------------

-Evinden görüntüler

-Marmelat ve reçel yapması

-Yaptığı ürünlerin görüntüleri

-Konuşması

Haber-Kamera: Fatih YILMAZ/TOKAT,

================================

Tescilli Bafra pidesine kadın eli değdi 

Samsun'un Bafra ilçesinde pide salonu işleten eşi Necati Özdemir'den Bafra pidesinin yapılışını öğrenen Ayşe Özdemir, destek alıp, kendi iş yerini açmak istiyor. Ayşe Özdemir'in coğrafi işaretli meşhur Bafra pidesi, müşterilerin beğenisini topluyor.

Eşiyle birlikte çalışan Ayşe Özdemir, ince hamuru, gevrekliği, odun ateşinde pişirilişi, yapılışında kullanılan doğal tereyağı, peyniri ve özel olarak hazırlanan kıymalı harcıyla diğer pidelerden farklı olan Bafra pidesini elleriyle hazırlayıp, müşterilerinin beğenisine sunuyor. Hüneriyle erkek fırın ustalarına taş çıkartan Ayşe Özdemir'in hazırladığı 'coğrafi işaret' tescilli Bafra pidesi, pide müdavimlerinin de yoğun ilgisini görüyor. Yöre sakinlerinin, hafta sonu kahvaltılarında sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alan Bafra pidesi, bölgenin yemek kültüründe önemli bir yer tutuyor. Bafra pidesi, nişan, düğün, kına, mevlit gibi özel günlerde de sofralarda yerini alıyor.

'TEK İSTEĞİM PİDE SALONU AÇMAK'

Kendine ait pide salonu açmayı hedeflediğini belirten Ayşe Özdemir, ilk başlarda eşine yardım etmek için gittiği pide salonda ustalaştığını söyledi. Hazırladığı pidelerin beğenildiğini kaydeden Ayşe Özdemir, "Bu işin tüm inceliklerini öğrenmeliyim diye düşündüm. 'Pideyi sadece erkekler yapar' algısı var. Bu işi kadınların da yapabileceğini göstermek, bu algıyı kırmak istedim. Tek isteğim, kendi pide salonumu açmak. Bunun için de KOSGEB'den destek alıp, kendime ait pide salonu açmak için uğraş vereceğim. Eğer pide salonu açabilirsem sadece kadın çalıştırmayı düşünüyorum. Bafra pidesi çok meşhur ve bu meşhur pideyi sadece erkekler yapmıyor. Kadınlar da çok güzel yapıyorö dedi.

"HANIMINA ÇIRAK OLMUŞSUN' DİYORLAR'

Necati Özdemir ise, müşterilerinin kendisine eşinin yanında çırak kaldığı yönünde espri yaptıklarını dile getirerek, "Eşim ilk zamanlarda bana yardım için salona geliyordu. Sonra pide yapmayı çok sevdi. İşi kısa sürede öğrendi. Hazırladığı pideler gerçekten çok güzel. Müşterilerim ve arkadaşlarım, 'Hanımına çırak olmuşsun' diyerek esprili dille bana takılıyorlarö diye konuştu.

Görüntü Dökümü

------------

Pide yapımından detaylar

Ayşe Özdemir ile röportaj

Fırından çıkan pidelerden detaylar

Pide yiyen vatandaşlardan detaylar

Haber-Kamere: Ayhan AYDEMİR/ SAMSUN,

================================

BATEM'de bal kabağı reçeli yapımına başlandı

Türkiye'de 'reçel' denildiğinde akla gelen ilk kent olan Antalya'da faaliyet gösterilen Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (BATEM) bünyesinde, bal kabağı reçeli yapımına başlandı.

Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı, Antalya'nın yöresel reçellerinin en önemli üretim yerlerinden BATEM'de, kurulduğu 1933 yılından beri turunçgiller başta olmak üzere meyve ve sebze çeşitlerine yönelik bilimsel araştırmalar yapılıyor. BATEM'de, yıllık 50 tona yakın reçel üretiliyor.

BATEM Ürün Değerlendirme ve Geliştirme Sorumlusu Gıda Yüksek Mühendisi Demet Yıldız Turgut, amaçlarının sektöre rol model olmak olduğunu söyledi. Antalya'nın turunç reçeliyle ün saldığını hatırlatan Turgut, "Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) projesiyle bu ürünlerin marmelat, reçel olarak değerlendirilmesi üzerine araştırmalar yapılmış ve sonucunda turunç, bergamot, incir, domates, patlıcan, kamkat gibi farklı meyve ve sebzelerden reçeller yapılıyor. Tüketiciye kendimizi tanıtmak amacıyla hizmet veriyoruz. Biz çok büyük amaçlı üretim yapmıyoruz. Kasım- ocak döneminde turunçgil kabuk reçelleri, yazın domates, karpuz kabuğu gibi ürünler, üretim merkezimizde reçele dönüşüyor" dedi.

Üretimine başladıkları bal kabağı reçelinin yapım aşamasını da anlatan Demet Yıldız Turgut, "Bal kabağı reçeli yapımı için öncelikle kabukları soyup bal kabağını küp şeklinde doğruyoruz. Ardından kireçli suda bir gün bekletilen bal kabaklarının doku sertleştirme işlemi gerçekleşiyor. Haşlama bölümüne alınan bal kabakları şeker pancarı şekeriyle 4 saate yakın kaynatılıyor. Biz reçellerimizde kesinlikte glikoz kullanmıyoruz. Tamamen doğal şeker ile kaynatılan bal kabakları, ardından soğuma evresine alınıyor ve kavanozlara doldurularak satış noktamızda halkla buluşuyor" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

------------

BATEM dış plan

Kabak görüntüsü

İşçilerin kaabkları soyması

Kabakların doğranması

kabakları suya atması

Kazanda kaynaması

Muhabir İbrahim Laleli'nin anonsu

Röp: Demet Yıldız Turgut

Reçelden görüntü

Reçelin tadılması

Haber: İbrahim Laleli- Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA-DHA

================================


Kaynak: DHA

22 Kasım 2019 Cuma 10:50

Antalya, Turist, Bafra, Afyon, Güncel, Son Dakika

Son Dakika