Dha Yurt Bülteni-5

1)ÇORUM' DA KÖY YANGINI; 50 EV YANDIÇorum 'un Kargı ilçesine bağlı Aliağa köyünde dün gece 22.00 sıralarında henüz bilinmeyen nedenle bir evde çıkıp bitişikteki evlere sıçralan yanğıda 50 ev hasar gördü.

1)ÇORUM' DA KÖY YANGINI; 50 EV YANDI
Çorum 'un Kargı ilçesine   bağlı Aliağa köyünde dün gece 22.00 sıralarında  henüz bilinmeyen  nedenle   bir evde çıkıp bitişikteki evlere sıçralan yanğıda 50 ev hasar gördü. Yangında herhanği bir can kaybı ve yaralanma yaşanmazken bölgeye civardaki il ve ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi ile arazözler gönderiyldi
YANGINLA İLGİLİ İLK GÖRÜNTÜLER DHA FEED' TEN GEÇİLDİ
ÇORUM/DHA
====================================================
2)MARDİN'DE KUAFÖR, SAÇINI YAKTIĞINI SÖYLEYEN KADIN POLİSİ DÖVDÜ
 
MARDİN'in Mazıdağı İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli kadın polis memuru S.E., kent merkezinde saçını yaktığı gerekçesiyle şikayetçi olduğu kuaförün saldırısına uğradı. Kuaför Onur D. ile olay sırasında yanında olan kardeşi Hasan Can D. gözaltına alındı. Olay, Artuklu İlçesi'ne bağlı Yenişehir Mahallesi Esenler Caddesi üzerinde bulunan kuaförde meydana geldi. Kuaförde saçının yakıldığını iddia eden kadın polis memuru S.E., Mardin Kuaförler Odası Başkanı İbrahim Porduğan'a, kuaför Onur D.'yi şikayet etti. Onur D.'nin işyerine giden Porduğan, durumu öğrendikten sonra, kadın polisin mağduriyetinin giderilmesini istedi. Ancak Oda Başkanı Porduğan ile S.E.'nin yanına gelen kuaför Onur D., iddiaya göre tartıştığı kadın polisi yumrukladı. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, dövülen kadın meslektaşlarını tedavi için hastaneye götürürken, kuaför Onur D. ile olay sırasında yanında bulunan kardeşi Hasan Can D.'yi gözaltına aldı.Hastanede yüzüne dikiş atılan polis memuru  S.E.'ye 10 günlük iş göremez raporu verildi. S.E., ustalık belgesinin olmadığını sonradan öğrendiği kuaförden şikayetçi olduğunu söyledi.  Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Görüntü Dökümü
-----------------------
-Hastane acil servisinden görüntü
Tartaklanan kadın polis 
Telefonundan saçının görüntüsünü göstermesi
Kadın polisin konuşması 
Arkadaşları, kadın polisi ziyaret etmesi 
Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Nezir GÜNEŞ/MARDİN, -
==================================================
3)KURAN KURSUNDA CİNSEL İSTİSMARDAN YARGILANAN ÖĞRENCİLER, SUÇLAMAYI KABUL ETMEDİ
KONYA'da 16- 18 yaşlarındaki 5 öğrencinin, 2014-15 yılları arasında yatılı Kuran kursunda, 11 ve 12 yaşlarındaki 5 erkek öğrenciye cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla, 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle tutuksuz yargılandığı 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davada suçlamaları reddetti. Sanıklar ilk ifadelerinin baskı altında alındığını öne sürdü.  
Merkez Karatay İlçesi Çatalhüyük Mahallesi'ndeki Karatay Müftülüğü'ne bağlı yatılı erkek Kuran kursunda 2014-15 yılında meydana geldiği ileri sürülen cinsel taciz olayı, ihbar üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı Müfettişleri'nin incelemesi sonucu ortaya çıktı. Müfettişler yaptıkları inceleme ardından öğrencilerin el yazısıyla aldıkları dilekçeleri ve kursu yönetimine yönelik yaptıkları soruşturma raporunu, kursta gayri ahlaki ilişkiler olduğunu belirterek 4 Mayıs 2016 tarihinde Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Başsavcılık da soruşturma başlatıp iddianame hazırladı. O dönem yaşları 11- 12 arasında değişen cinsel  tacize uğradığı öne sürülen 5 erkek öğrencinin ifadesi, Çocuk İzleme Merkezi'nde alındı. 5 öğrenciye tacizde bulunduğu ileri sürülen Ö.Ş., E.A., M.V., F.S.T., H.E.'nin de ifadelerine başvuruldu. Şüpheli öğrencilerden S.A.'nin ise, öldüğü saptandı.
"KÖTÜLÜK YAPTILAR"
Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesinde o dönem 11 yaşındaki olan mağdur bir öğrenci, Kuran kursuna, 2014 yılı yaz ayında geldiğini  ve 2015 yılı Eylül ayında ayrıldığını anlattı. Mağdur öğrenci kursta bulunduğu dönemde Ö.Ş., S.A. ve E.A.'nin kendisine kötülük yaptığını, mescitte tacizde bulunduğunu iddia etti. Bu olaylar nedeniylede kimseden şikayetçi olmadığını belirtti. Ö.Ş, ve E.A. da ifadelerinde mağdur öğrenciye her hangi bir tacizde bulunmadıklarını ileri sürdü. 
"ÇEKİNGEN VE ÜRKEK"
O dönem 12 yaşında olan diğer mağdur öğrenci ise yaklaşık 2 yıl kursta kaldığını, kurstan ayrılmaya yakın bir dönemde şüphelilerden M.V.'nin yatakhanede tacizde bulunduğu ileri sürdü. M.V.'nin bu eylemini  2-3 kez tekrarladığını iddia etti. Yine şüphelilerden ölen S.A.'nın da tacizde bulunduğunu ileri sürdü.  Bu olaylar nedeniylede kimseden şikayetçi olmadığını belirtti. Çocuk İzleme Merkezi'ndeki görevli uzmanlar tarafından hazırlanan raporda mağdur öğrencinin ifadesini verirken çekingen ve ürkek olduğunu, mağdurun ailesinden korktuğu için olayları anlatmaktan çekindiği yer aldı.
M.V. ise savunmasında kursta kıdemli olduğu için öğretici olarak görev yaptığını ve hiç bir öğrenciye tacizde bulunmadığını söyledi. Yine aynı mağdur öğrenciyle ilgili şüphelilerden E.A. ve  F.S.T. ise öğrenciye M.V. ile birlikte tacizde bulunduklarını itiraf etti.
"İKİ AĞABEY SAPIKLIK YAPTI"
O dönem 11 yaşında olan diğer bir mağdur öğrenci ise ifadesinde kursta yaklaşık 1 yıldır kaldığını ve hafızlık çalıştığını, iki ağabeyinin kendisine sapıklık yaptığını belirterek, E.A. ve S.A.'nin kendisine tacizde bulunduğunu iddia etti. Bu olaylar nedeniylede kimseden şikayetçi olmadığını belirtti.  E.A. savunmasında öğrenciye kendisi ve S.A.'nin  bir kere tacizde bulunduğunu kabul etti.
O dönem 13 yaşında olan 4'üncü mağdur öğrenci de,  2 yıldır kursta hafızlık için devam ettiğini, E.A., S.A., Ö.Ş. ve H.E.'nin farklı zamanlarda kendisine tacizde bulunduğunu iddia etti. Bu olaylar nedeniylede kimseden şikayetçi olmadığını belirtti. Ö.Ş.,  suçlamaları kabul etmezken E.A., savunmasında  bir gün sınıfta Ö.Ş., S.A. ve H.E. ile mağdur öğrenciyi öptüklerini itiraf etti. Şüpheli öğrencilerden H.E. de suçlamaları kabul etti.
O dönem 11 yaşında olan 5'inci mağdur öğrencide ifadesinde 2014 yılı sonbahar ve 2015 yılı yaz aylarında kurs binasında kaldığını ve hafızlık eğitimi aldığını, o  dönemlerde S.A., Ö.Ş. ve F.S.T.'nin kendisine tacizde bulunduğunu iddia etti.  Aynı öğrenci kimseden şikayetçi olmadığını belirtti. Ö.Ş. suçlamaları kabul etmezken F.S.T. suçlamaları kabul etti.
Cumhuriyet Başsavcılığı alınan ifadelerinin ardından şüpheli öğrencilerle ilgili 'suça sürüklenen çocukların üzerine atılan suçları işledikleri hususunda kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli kanıt bulunduğunuifade ederken 5 Mayıs 2016 tarihinde hazırladığı iddianameyi Konya Ağır Ceza Mahkemesi'ne sundu. Ardından 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dava açıldı.
MAĞDUR ÖĞRENCİSİ SUÇU, HOCASINA  ATTI
Geçen mart ayında kapalı oturumla yapılan 3'üncü celse duruşmasına katılan mağdur öğrencilerden biri, şikayetçi olmadığını belirterek, kursta görevli bir hocasının yönlendirmesi sonucu cinsel istismar olayını yaşanmış gibi anlattığını ileri sürdü. Mağdur öğrenci ifadesinde, yurtta kaldığı dönemde kendisine yönelik cinsel içerikli davranış olmadığını belirterek, "Yurtta belletmen olarak görev yapan A. isimli hocamız cinsel istismar olmuş gibi şeyler anlatmamızı söyledi. Ben de bunun üzerine soruşturma aşamasında S.A. ve E.A.'dan bahsettim. A. adlı hocanın neden böyle yaptığını bilmiyorum. Ben de korktuğum için söylediği şekilde hareket ettim. Bana karşı herhangi bir cinsel içerikli hareket olmadı, A. adlı hocada yurttan ayrılmıştır" dedi.
MAHKEMEDE SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİLER
Duruşmaya katılan sanık durumdaki öğrencilerden M.V.,  kursta 1 yıl kaldığını, suçlamaları kabul etmediğini ve her hangi bir öğrenciye tacizde bulunmadığını ileri sürdü. M.V., "Haziran 2015 tarihinden sonra 3 ay da öğretici olarak yurtta kaldım, bu dönemde de herhangi bir olaya şahit olmadım ve duymadım, bu olaylar dernek başkanı ile hocalar arasında anlaşmazlıklar sebebiyle ortaya atıldı."dedi. Duruşmada sanıklardan M.V. ve Ö.Ş.'nin avukatı da iki öğrencinin de suçsuz olduğunu savundu.
Sanık öğrencilerden E.A. da soruşturma aşamasında verdiği ifadede her ne kadar suçlamaları kabul etse de mağdur öğrencilere yönelik her hangi bir cinsel eylemde bulunmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini ve daha önceki ifadesinin baskı altında verdiğini ileri sürdü.
"BABAMA ZARAR VERMEK VE ÜZMEK İÇİN SUÇU KABUL ETTİM"
Duruşmada söz alan F.S.T. de  ifadesini değiştirmek istediğini belirterek, suçlamaları kabul etmedi.  Babasını kursa zorla gönderdiğini ileri süren F.S.T. " Ailem ve mağdur aileleri ve kurstaki hocalarım tarafından baskı altında alındım, beni babam kursa zorla göndermişti. Bu sebeple aramız bozuktu. Hafta sonları da beni yanına zorla çalışmaya götürüyordu. Ben de ona zarar vermek ve onu üzmek amacıyla kendi kendime iftirada bulundum, kurstan atılınca beni Müftü çağırdı, 'olayı kabullenmişsin, ceza alırsın' dedi. Ben de yapmadığım şeyleri savcılık aşamasında yapmış gibi anlattım, amacım sadece kızmış olduğum babama zarar vermekti, ben mahkeme aşamasında ve avukat tutulup bana durum izah edilince ciddiyeti anladım ve doğruyu söylemek istedim. Önceki savunmalarım doğru değildir" dedi.
Alınan ifadelerin ardından duruşma Haziran ayına ertelendi.
Görüntü Dökümü
--------------------
Yurt binasının dışından detay
(Haber- Kamera: Hasan DÖNMEZ KONYA DHA)
==========================================
4)KAZILARA 4.7 MİLYON TL'LİK DESTEK
İZMİR'in toprak altında kalmış tarihi zenginliklerinin gün yüzüne çıkarılması amacıyla antik kentlerdeki kazı çalışmalarına sponsor olan Büyükşehir Belediyesi, destek verdiği kazı sayısını 7'den 10'a çıkardı. Büyükşehir'in bu iş için ayırdığı bütçe de yüzde 51 artırılarak 4.7 milyon TL'yi aştı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, geçmişi 8500 yıl öncesine kadar uzanan ve onlarca medeniyete ev sahipliği yapan kentin toprak altında kalmış köklü tarihini ortaya çıkarabilmek için arkeolojik kazı alanlarındaki çalışmalara desteğini artırarak sürdürüyor. 2012 yılından bu yana antik kazılara 8.5 milyon TL'lik maddi destek veren Büyükşehir Belediyesi, desteklerine 2017 yılında da devam ediyor. Bu yıl Panaztepe, Urla-Klazomenai ve Ayasuluk kazılarının da eklenmesiyle Büyükşehir'in destek verdiği kazı sayısı 7'den 10'a çıktı.
KENTTEN TARİH FIŞKIRIYOR
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi, il sınırları içerisindeki arkeolojik kazı alanlarında Kültür ve Turizm Bakanlığı denetiminde bilimsel kazı çalışmalarının gerçekleştirilmesi, çıkarılan kültür varlıklarının değerlendirilmesi, envanter oluşturulması, koruma altına alınması ve restore edilmesi çalışmalarına destek verilmesi için karar aldı. Bu kapsamda Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ocak ayında protokol imzalanarak Smyrna Antik Kenti (Agora) Kazı Başkanlığı'na 1 milyon 260 bin TL, Phokai (Foça) Kazı Başkanlığı'na 1 milyon 80 bin TL, Erythrai (Çeşme- Ildırı) Kazı Başkanlığı'na 300 bin TL, eski Smyrna (Bayraklı) Kazı Başkanlığı'na 360 bin TL, Yeşilova Höyüğü (Bornova) Kazı Başkanlığı'na 480 bin TL, Teos (Seferihisar) Antik kenti Kazı Başkanlığı'na 360 bin TL, Klaros (Menderes) Kazı Başkanlığı'na 240 bin TL, Panaztepe (Menemen) Kazı Başkanlığı'na 240 bin TL, Klazomenai (Urla) Kazı Başkanlığı'na 300 bin TL VE Ayasuluk Tepesi Kazı Başkanlığı'a 100 bin TL destek verilmesi kararı alındı.
2016 yılında 3 milyon 115 bin TL destek veren Belediye, bu miktarı 2017'de arttırdı. Böylece İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ören yerlerindeki yıllık kazı desteği 4 milyon 720 bin TL'ye yükselmiş oldu. Büyükşehir Belediyesi, maddi yardımlardan önce de Agora, Smyrna ve Phokai'daki kazılara işçilik ve malzeme desteği veriyordu.
Görüntü Dökümü
--------------------
Smyrna Antik Kenti'nden görüntü
Kazı çalışmalarından görüntü
Genel ve detay görüntü
Onarılan Foça surlarından görüntü
Haber-Kamera: İZMİR,
====================================================
5)LİTVANYA' YA GİDEN ŞAH KARTALI HATAY' DA VURULDU 
LİTVANYA'nın Kaunas şehrindeki Zooloji Müzesi tarafından markalanan şah kartalı, Afrika'dan Avrupa'ya göçü sırasında Hatay semalarındayken, Avcılar tarafından vuruldu. Vatandaşlar tarafından yaralı olarak bulunan şah kartalı, tedavisinin ardından gecikmeli olarak kuzey yarıküreye yolculuğuna devam etti.
Geçen 13 Mart'ta Hatay'ın Samandağ İlçesi kırsalında yaralı bir şah kartalı vatandaşlar tarafından bulunarak Devlet Su İşleri 7'nci Bölge Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi. Ekipler ateşli silahla yaralandığı ve uçamadığı belirlenen kartalı, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Veteriner Fakültesi Kliniği'ne tedavi için getirdi. Veteriner Fakültesi Kliniği'nde tedavi altına alınan kartalın ayağında bulunan MA 1501 numaralı markasından Litvanya'nın Kaunas şehrindeki Zooloji Müzesi'ne ulaşıldı. Litvanya'daki ilgililere bilgi veren Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Cafer Tayer İşler, kartalın kanadından yaralandığını ve tedavi altına alındığını, tedavisi tamamlandığında tekrar doğaya salınacağını söyledi.
VİCDANIN TABİATA KARŞI SORUMLULUĞUDUR
Klinikteki tedavisi yaklaşık 6 hafta süren kartal, doğaya salındı. Avrupa'ya doğru yolculuğunu kaldığı yerden geçikmeli olarak devan eden kartalın sağlıklı bir şekilde doğal yaşamına bırakıldığını belirten Yrd. Doç. Dr. Cafer Tayer İşler,  "Litvanyalı şah kartalı Samandağ bölgesinden ateşli silah yaralanması ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı 7'nci Bölge Müdürlüğü ekipleri tarafından kliniklerimize getirildi. Kan, röntgen gibi muayene ve müdahaleleri yapıldı, sağlığına kavuşunca paraziter mücadelesi de yapılarak sağlıklı bir şekilde tabiatına iade edildi. Bu bizim, insanlığın, vicdanın tabiata karşı sorumluluğudur. Avcılarımızdan, bölge halkımızdan hassas davranmasını bekliyoruz. Tabiattaki denge bozuldukça zarar yine bizedir"dedi.
BİRÇOK KUŞ TEDAVİ EDİLİYOR
Bu arada bölgede yaralı halde bulunan birçok kuşun klinikte tedavi edildiğini belirten İşler, halen 3 leylek, 2 şah kartalı, 1 kaya kartalı, 1 bıldırcın, 1 pelikan ile 2 su kuşunun tedavilerinin sürdüğünü belirtti.
LAR
Ramazan ÇELİK/ HATAY, -
========================================================
6)HOŞGELDİN 'ÇITIR' İLE 'KITIR'
İZMİR Doğal Yaşam Parkı'nın 4 yıllık sakinlerinden Patagonya tavşanı ailesinde, geçen yıl dünyaya gelen sevimli yavru 'Pıtır'ın ardından, bu kez ikiz sevinci yaşandı. Yeni yavrulara 'Çıtır' ve 'Pıtır' adı verildi.
Avrupa'nın sayılı doğal yaşam parkları arasında gösterilen İzmir Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı'nda ikinci kez doğum yapan hayvanlar kervanına maralar (Patagonya tavşanı) da katıldı. Geçtiğimiz günlerde dünyaya gelen iki mara yavrusu, parkta tatlı bir heyecan yaşattı. Geçen yıl doğan ve 'Pıtır' adı verilen sevimli yavrunun ardından, mara ailesi bu kez ikiz bebeklerle büyüdü. İzmir Doğal Yaşam Parkı ailesinin bu yeni fertlerine 'Çıtır' ile 'Kıtır' adı verildi. Anne sütünün yanı sıra meyve, sebze ve yoncayla beslenen iki kardeşin sağlık durumunun gayet iyi olduğu bildirildi.
Arjantin'in Patagonya eteklerinde yaygın olarak bulunmakla birlikte Paraguay gibi Güney Amerika'nın diğer ülkelerinde de yaşayan maralar, İzmir'e 4 yıl önce getirilmişti.
Görüntü Dökümü
-----------------------------
Yavru tavşanlar ile annesinden görüntü
-İzmir Doğal Yaşam Parkı'ndan genel görüntü
Haber-Kamera: İZMİR,
====================================================
7)ULUSLARARASI Kemer PARİS-2 DALIŞ ETKİNLİĞİ BAŞLADI
Antalya'nın Kemer İlçesi'nde düzenlenen Uluslararası Kemer Paris-2 Dalış Etkinliği kapsamında deniz dibi ve sahil temizliği yapıldı. Dalışa katılan Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu, Akdeniz'in Amazon ormanları olarak adlandırılan posidonya çayırlarının her yıl daha fazla yok olduğunu söyledi.
Akdeniz Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı Sualtı Sporları Topluluğu tarafından Kemer Belediyesi desteğiyle bu yıl 11'incisi düzenlenen Uluslararası Kemer Paris-2 Dalış Etkinliği deniz dibi ve sahil temizliğiyle başladı. 1'inci Dünya Savaşı'nda 'Paris-2' ve 'Alexandra' adlı savaş gemilerini batıran birliğin komutanı Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul Aker anısına gerçekleştirilen etkinliğe, 19 üniversiteden 110 öğrenci katıldı. Sualtında yapılan temizlik çalışmalarını sualtı fotoğraf sanatçısı Adnan Büyük fotoğrafladı.
Etkinlik kapsamında Ayışığı Koyu sahilinde ve deniz dibinde temizlik yapıldı. Yapılan temizlikte deniz dibinden otomobil lastiği, balık ağları, Türk bayrağı, konserve kutuları, cam ve plastik şişe, su testisi, çapa ve mangal ızgarası çıktı.
'HER SENE DAHA FAZLA YOK OLUYOR'
Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, etkinliğin bu yıl 11'incisini düzenlediklerini hatırlatarak, yapılan deniz dibi temizliğinde fazla bir atık bulunmamasının sevindirici olduğunu söyledi. Alkollü içki şişelerinin denize atıldığını görmekten üzüntü duyduklarını aktaran Gökoğlu, deniz dibindeki posidonya çayırlarının büyük bir kısmının da yok olduğunu tespit ettiklerini vurguladı. Posidonya çayırlarının denizdeki ekosistemin önemli bir parçası olduğuna dikkati çeken Gökoğlu, "Bu bitkiler, Akdeniz'in Amazon ormanlarıdır. Deniz içerisindeki erozyonu önler. Balık yavrularının saklanması, üremesi ve yumurta bırakmasına yardım eder. Bu çayırlar her sene daha fazla yok oluyor. Özellikle zincirler ve gemi çapaları buna etken. Bu bitkilerin yerine oturması için binlerce yıl geçmesi gerekiyor" dedi. Uluslararası Kemer Paris 2 Dalış Etkinliği, 1 Mayıs'ta sona erecek.
Görüntü Dökümü
------------
Dalgıçların dalış anı
Sualtında çöp toplama
Sualtında çöp toplayan kişinin gözünden temizlik ve çöp toplaması
Posidonya çayırı 
Dalgıçların sudan çıkışı
Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu açıklama
Çöplerle toplu detay
Çöpler yakın detay
Plaj temizliği
164 MB /// 05.10"
HABER-KAMERA: Levent YENİGÜN/KEMER (Antalya),
=====================================================
8)KAYSERİ SUCUĞUNUN KİLOSU 52 TL, PASTIRMANIN DİLİMİ 2 TL OLDU
Kayseri mutfağının eşsiz lezzetlerinden sucuk, et sektöründeki fiyat yükselişinden etkilenerek zamanlanınca kilosu 52 TL'ye çıktı. Kayseri'nin bir diğer lezzeti olan kilosu çeyrek altın fiyatı ile yarışan pastırmanın 20 gramlık dilimi 2 lira oldu.
Referandum sonrası piyasada görülen fiyat hareketliliği, Kayseri lezzetlerini de vurdu. Özellikle son dönemlerde et sektöründeki fiyat değişimi, Kayseri sucuğu ve pastırmasını da etkiledi. Referandum öncesi kilosu 45 TL'ye satılan birinci sınıf Kayseri sucuğu, gelen zam sonrası 52 TL oldu. Son dönemde tavuk ve kaynağı belli olmayan etlerden yapılan sucukların daha ucuza satıldığını, ancak bu ürünlerin insan sağlığını tehdit ettiğini söyleyen pastırmacı İlhan Tan, şöyle dedi:
"Et fiyatlarındaki hareketlilik, sektörümüzü de vurdu. Geçen yıl seçim, bu yıl referandum sonrası beklentilerimiz suya düştü. Son dönemlerde ülkede ciddi oranda büyükbaş hayvan sıkıntısı yaşanıyor. Bu sıkıntıyı gidermek isteyen imalatçılar da ithal hayvana yöneliyor. Bu da kaliteyi ister istemez düşürdü. Sucuk ve pastırma da buna bağlı olarak zamlanıyor.ö
Pastırma ve sucuk satışlarının geçtiğimiz yıllara oranla yarı yarıya düştüğünü kaydeden Tan, "Pastırma, Kayseri'nin önemli bir lezzeti, ancak parası olanın tüketebileceği bir ürün oldu. Kilosu 80'den başlamak suretiyle 125 TL'ye kadar kalitesine göre değişiyor. Son gelen zamdan etkilenen pastırmanın 20 gram gelen bir dilimi 2 TL oldu" diye konuştu.
Görüntü Dökümü
--------------------------
Pastırma dilimlerken görüntü
Sucuklardan görüntü
İşletmeci İlhan Tan ile röportaj
Detay
 Haber- Kamera: Yasin DALKILIÇ/KAYSERİ, DHA
1 Dosya 4 dakika 18 saniye- 137 MB
==================================================
9)TIR'IN DORSESİNDEN 404 BİN 500 PAKET KAÇAK SİGARA ÇIKTı
 KONYA'da polisin şüphe üzerinde durdurduğu TIR'ın dorsesinden çuvallar içinde 404 bin 500 paket  kaçak sigara ele geçirildi. 
Konya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kent merkezi girişinde şüphe üzerine  41 R 7119 plakalı TIR'ı durdurdu. TIR'ın dorsesinde yapılan aramada çuvalların içerisinde 404 bin 500 paket kaçak sigara ele geçirildi. Bunun üzerine sürücü ve yanında bulunan 2 kişi gözaltına alındı. Soruşturma sürüyor. 
Görüntü Dökümü
--------------------------
-Gözaltına alınan şüphelilerin görüntüsü
-TIR'ın kasasında yapılan arama
-Kaçak sigaraların görüntüsü
(Haber-Kamera: Konya,)
=====================================

Kaynak: DHA

29 Nisan 2017 Cumartesi 13:03

Kayseri, Aliağa, Kargı, Çorum, Politika, Güncel