Dha Yurt Bülteni-6

1)EŞİNDEN ŞİDDET GÖREN ÖĞRETMEN: ÖLDÜRMESİ Mİ GEREKİYOR?

1)EŞİNDEN ŞİDDET GÖREN ÖĞRETMEN: ÖLDÜRMESİ Mİ GEREKİYOR?
 
KAYSERİ'de, öğretmen Ayşegül K. (28), bir boru fabrikasında çalışan 3 yıllık eşi Süleyman K. (29) tarafından dövülünce, burnu kırıldı. Ayşegül K., tedavisi yapıldıktan sonra, darp raporu verilerek  taburcu edildi. Eşi Süleyman K. için evden uzaklaştırma kararı verildi. Ayşegül K., uzaklaştırma kararının yeterli olmadığını söyleyerek, "Daha önce de 3 kez beni dövdü. 3'ünde de birer ay uzaklaştırma kararı verildi. İlla beni öldürmesi mi gerekiyor?" diyerek eşinin tutuklanması gerektiğini savundu. Ayşegül K., boşanma davası açacağını da söyledi. Olay, Kayseri'nin merkez Melikgazi ilçesi, İldem semtinde 3 Aralık'ta meydana geldi. Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı engelliler okulunda öğretmen, 2 yaşında kız çocuğu annesi Ayşegül K., iddiaya göre, tartıştığı eşi Süleyman K. tarafından dövülüp, burnu kırıldı. Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine kaldırılan kadın, tedavi altına alındı. Süleyman K. ise Jandarma tarafından gözaltına alındıktan sonra evden 1 hafta uzaklaştırma kararı verilerek,  tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
'DÖRDÜNCÜ KEZ DÖVDÜ'
Öğretmen Ayşegül K., hastaneden taburcu olduktan sonra DHA muhabirine konuştu. Ayşegül K., "Bir öğretmenin, hiçbir insanın hazmetmeyeceği şeyler bunlar. Bazı şeylerin anlatılması gerekiyor. Yoksa bu olaylar daha da çok artış gösteriyor. 3.5 yıl önce eşim Süleyman K. ile evlendim. Evliliğim sırasında gelinliğime kemer bağlanırken 50 liralık kapı tutma meselesinden dolayı 'İstemiyoruz kızı' şeklinde tartışmayla olaylar başladı. Elimden hiçbir şey gelemezdi. Çünkü programlanmış bir şey, hayalleriniz, sevdiğiniz var. O şekilde baba evinden evden çıktım. Kimseyle muhattap olmadım. 'Stresten dolayıdır' denildi ve ben sonrasında gelin gittim. Çok sıkıntılar çektim" dedi.
Yediği dayak sonrası kırılan burnunu gösteren ve konuyu gündeme taşımasından dolayı kimsenin kendisini yadırgamamasını isteyen Ayşegül K., şöyle devam etti:
"Herkes elini vicdanına koysun. Bu kadınlar televizyonlara neden çıkıyor. 'Kadın kadın olsa televizyona çıkmamalıdır' gibi tabirler içlerinden geçirebilirler ama benim çektiğim son olay artık bardağı taşırdı. 4'üncü defa yüzüm tanınmaz hale geldi. Hiçbir kadının kabul edemeyeceği şekilde şiddete maruz kaldım. Her şeye sabrettim. Bir kız evladım var. Eşimi seviyordum onun için katlandım ama olmazsa, olmuyormuş. Bu açıklamayı yapmamın sebebi eşimin sürekli 'Ne yapacaksın? Beni öldüremezsin. Git nereye istersen şikayet et. Seni öldüreceğim. Seni mahvedeceğim' demesinden dolayıdır."
Eşinin fizik öğretmeni olduğunu ancak, atanamadığı için organize sanayi bölgesindeki bir fabrikada çalıştığını belirten Ayşegül K, sözlerini şöyle sürdürdü:  
"Eşim öğretmenlik mesleğini yapamıyor. O yüzden bir fabrikada işçi olarak çalışıyor. 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde 'Eşim öğretmendir, kimseden ayrı kalmasın' diye kendisine 500 liralık alışveriş yaptım. Ailesinin yanında mutlu olsun diye hediyesini verdim. Ardından akşam eve gittik. Ben de akşam o gün Öğretmenler Günü nedeniyle çektirdiğimiz fotoğrafları paylaştım. Eşim bana 'Bu erkekle bu kadının bu fotoğrafta ne iş var?' diyerek tartışma başladı. O gün sustuk. 25 Kasım ise eşimin parası yoktu. 'Kredi kartını ver' dedi. 'Vereyim ama fazla harcama yapma' dedim araba almayı düşündüğümüz için harcamalarına dikkat etmesi gerektiğini söyledim. 4'üncü defa beni dövmesi ve kovmasına rağmen 'Yuvadır' dedim. 4 kez darp raporu almış kadın olarak söylüyorum; Hiçkimse yuvasının yıkılmasını istemez. Ben bu yuvayı kurmak istedikçe hep yıkmak istediler." Yetkililerden yardım isteyen Ayşegül öğretmen, eşinin şiddeti üzerine hiçbir şey yapılmadığını sadece 'uzaklaştırma kararı' verildiğini, karara rağmen yine eve geldiğini anlatırken, "4 defa darp raporu aldın neden bırakmadın?' diyebilirler. Bizde kolay kolay yuva yıkılmaz. Kız evladım babasız kalmasın dedim" ifadelerini kullandı.  Talihsiz kadın, 3 Aralık'ta Dünya Engelliler Günü nedeniyle bir şeyler alması gerektiğini, kızı ile birlikte hazırlandıklarını, WhatsApp grubuna yeğeni ile nişanlısının fotoğrafını koyduğum için eşinin "Başka erkeklerin benim namusumun telefonunda ne işi var?" dediğini arkasından şiddet uyguladığını kaydederek şöyle dedi: "Bu sözlerinden sonrasını hatırlamıyorum. Evi kırıp, döktü. Sonra bana vurdu. O sırada her tarafımdan kan akıyordu. Burnum kırıldı. Hiçkimse 'Burnu kırıldı, vücudunda darbeler var' demedi. Beni darp ettiği 3 olayda da 1'er ay uzaklaştırma kararı alındı. Eşimi hapse atmalarını istedim, 'İlla beni öldürmesi mi gerekiyor?' dedim. Prosedürün böyle olduğunu söylediler. Daha fazla Ayşe, Fatmaların, kızımın canının yanmasını istemem. Ben, annemin ve bacılarımın canının yanmasını daha fazla istemiyorum. Gerekli ne varsa her yere başvuracağım. Anlattığım her şey delilli ve ispatlı. Ben yaşadım inşallah başka kimse yaşamaz" diye konuştu. Ayşegül K., eşinden boşanmak için darp raporu ve daha önceki dayaklara ilişkin belgelerle aile mahkemesine başvurarak boşanma davası açacağını sözlerine ekledi.
Görüntü Dökümü
----------------------
-Ayşegül Öğretmenle röp
-Kadının fotosu
Olcay DÜZGÜN/KAYSERİ, (DHA
==============================================================
2)ZELAL KURTARILMA MUTLULUĞUNU AİLESİYLE PAYLAŞTI
MERSİN'de, evlenme teklifini reddettiği akrabası 22 yaşındaki Derviş Topçul ile ağabeyi ve arkadaşları tarafından bindiği minibüsten indirilerek kaçırılan, tutulduğu evden 31 saat sonra Polis operasyonuyla kurtarılan üniversite öğrencisi 20 yaşındaki Zelal Topçul, ailesi ile kurtarılma mutluluğunu yaşadı. Gözaltına alınan 6 şüphelinin sorgusu sürüyor.
Mersin Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Hemşirelik Bölümü 1. sınıf öğrencisi Zelal Topçul, 3 Aralık'ta akrabalarına ziyarete giderken içinde bulunduğu minibüsün yolu kesilerek kaçırıldı. Minibüsün güvenlik kamerasına yansıyan olayı Zelal'i isteyen akrabası Derviş Topçul, ağabeyi Nurullah Topçul (27) ve arkadaşı Savaş Y. (22) ile birlikte gerçekleştirdiği belirlendi. Mardin'in Kızılkepe ilçesinde müteahhitlik yapan baba Yusuf Topçul Mersin'e gelerek şikayetçi oldu. Akrabalarının Derviş için Zelal'i istediklerini ancak  "Benim kızım okuyor, meslek sahibi olacak. Senin çocuk işsiz güçsüz. Bu konuyu kapatın" diyerek karşı çıktığını hatırlatan Yusuf Topçul, kızının bulunmasını istedi. Mersin Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı şok baskınlar sonucu Zelal Topçul, kaçırıldığı merkez Akdeniz İlçesi Çay Mahallesi'nde, Derviş Topçul'un akrabasına ait bir evde bulundu.  Derviş Topçul ile ağabeyinin de aralarında bulunduğu 6 kişi ise gözaltına alındı.
AİLE ŞİKAYETÇİ OLDU
Merkez Akdeniz İlçesi Kazanlı Mahallesi'ndeki akrabalarının evinde annesi Mehtap, babası Yusuf ve 5 kardeşi ile yeniden bir araya gelen Zelal Topçul kurtarılmanın mutluluğunu ailesiyle paylaştı. Derviş Topçul ile arkadaşları tarafından kaçırılan ve 31 saat rehin kaldıktan sonra kurtarılan genç kız, yaşadıklarını yeniden hatırlamak istemediğini söyledi. Kızına yeniden kavuşan anne Mehtap Topçul ise, "Şu an çok mutluyum. Tek isteğim kızımın bulunmasıydı. Şimdi kızımı buldum ve artık bundan sonra medyaya konuşmak istemiyorum. Amacımıza ulaştık. Artık sadece yargıya ve adalete güveniyorum. Gereğini yapacaklardır. Bu anı gördüm ya, başka bir şey istemiyorum" dedi.
Bu arada şüphelilerin sorgusunun devam ettiği bildirildi.
Görüntü Dökümü
--------------------------
- Kaçırılan kız ailesiyle birlikte
Annesi  Mehtap Topçul ile röp.
Anne kızını öperken
Zelal Topçul, kardeşleriyle birlikte
Baba eve gelen misafirleri uğurlarken
SÜRE: 01.25  BOYUT:   54.00 MB
 Haber:  İbrahim MAŞE- Kamera: Mustafa İNSAN/ MERSİN
====================================================
3)KOZCAĞIZ DERESİ TAŞTI, YOL ULAŞIMA KAPANDI
BARTIN'ın Kozcağız beldesinde etkili olan yağmur, baraj inşaatının devam ettiği Kozcağız Deresinin taşmasına yol açtı. Dere kenarındaki Kozcağız-Kumluca yolu, su altında kalarak ulaşıma kapandı.Kentte dünden bu yana devam eden sağanak, yaşamı olumsuz etkiledi. Metrekareye 23.3 kilogram yağış düştü. Yağmur, Bartın Irmağının kolu olan Kozcağız Deresi üzerinde Kozcağız Barajı'nın inşa edildiği alanda taşkına yol açtı. Dere kenarındaki Kozcağız-Kumlucu beldeleri arasında ulaşımı sağlayan yol, su altında kaldı. Yaklaşık 60 metrelik bölümü suyla kaplanan yol ulaşıma kapandı. Jandarma, yolda önlem alarak sürücüleri alternatif yollara yönlendirdi.
Görüntü Dökümü
--------------------------
-Kapanan yol
-Baraj inşaatından detay
-Jandarma ve karayolları ekipleri
-Sel suları detay 
Süre: 1.29 Boyut: 47,6 MB
Haber-Kamera: Ayhan ACAR/BARTIN,
========================================================
4)GAZİANTEP'TE PKK OPERASYONU: 13 TUTUKLAMA
GAZİANTEP'te, terör örgütü PKK'ya yönelik düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 16 kişiden 13'ü tutuklandı.Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, terör örgütü PKK adına Gaziantep'te yasa dışı gösteri ve eylemleri yönlendireceği değerlendirilen, sosyal medya hesaplarından terör propagandası yapıp, devlet büyüklerine asılsız suçlamalarda bulunduğu belirtilen kişilere yönelik çalışma başlattı. Polislerin çalışmasının ardından terör örgütü propagandası yapıp, sosyal medya hesaplarından Cumhurbaşkanı, hükümet ile devlete hakaret ettiği belirlenen 16 kişinin kimliği saptandı. Yapılan araştırmanın ardından savcılık kararıyla özel harekat ekibinin desteği ile Gaziantep kent merkezinin yanı sıra Nurdağı ve Nizip ilçelerinde şüphelilerin adreslerine operasyonlar düzenlendi. İnsansız hava aracının kullanıldığı eş zamanlı operasyonlarda 3 tabanca, 1 tüfek, çok sayıda fişek, terör örgütünü simgeleyen materyaller, örgütsel içerikli dokümanlar ile yasaklanan FETÖ içerikli yayınlar ele geçirildi. Operasyonlarda 16 kişi, gözaltına alındı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 13'ü tutuklanarak, cezaevine konulurken, 1 kişi, adli kontrol, 2 kişi ise tutuksuz yargılama kararıyla serbest bırakıldı.
Görüntü Dökümü
-----------------------------------
Operasyona katılan ekipler
Özel harekatçıların eve girişi
Evde yapılan arama
Ele geçirilen silah ve suç unsurları
Şüphelilerin adliyeye sevk edilmesi
Genel ve detay görüntüler
(Haber-Kamera: Hasan KIRMIZITAŞ - GAZİANTEP -DHA)
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 85 MB
=============================================================
(ÖZEL)
5)GÜVENLİ GIDANIN TEMİNATI BEYAZ BAYRAK
ANTALYA'da başta temizlik ve hijyen olmak üzere gıda mevzuatındaki kriterleri yerine getiren 49 işletmeye beyaz bayrak verildi. Beyaz bayrak işletmelere yüzde 25'in üzerinde ek maliyet getirse de gıda güvenliği açısından büyük önem taşıyor.
Antalya Valiliği'nin güvenli gıda üretimi ve sunumu ile sürekliliğinin esas alındığı 'Beyaz Bayrak Gıda Güvenliği Ödülü' 2006 yılından bu yana Türkiye'de sadece Antalya'da uygulanıyor. Türkiye'nin turizm ve tarım sektörlerinde 'başkenti' olarak kabul edilen Antalya'da, bu iki sektöre bağlı 500'ü aşkın beş yıldızlı otel başta olmak üzere, diğer kategorilerdeki otellerin yanı sıra, restoranlar, kafeteryalar, lokantalar, pastaneler gibi iş yerleri Beyaz Bayrak Ödülü kapsamında tutuluyor. Antalya'da Beyaz Bayrak Ödülü'ne sahip iş yeri sayısı ise 49. Gıdanın üretiminden sunumuna kadar tüm aşamaların izlenebilirliğinin sağlandığı bu sistem, işletmelere yüzde 25'in üzerinde ek maliyet getiriyor.
GIDA GÜVENLİĞİ OLMAZSA OLMAZ
Bir konaklama işletmesi için olmazsa olmaz şeylerden birinin gıda güvenliği olduğunu vurgulayan Aska Lara Hotel Genel Müdürü Mahir Gümüş, yemek sunumlarında sadece lezzet ve görselin dışında gıda güvenliğinin de hayati derecede önem taşıdığını söyledi. Günde yaklaşık 2 bin 500 kişiye yemek hazırlandığını, sıcak ve soğuk farklı ünitelerde sunumlar yapıldığını belirten Gümüş, "Dolayısıyla bunların üretiminden saklanmasına, büfede sunumlarına kadar tüm alanlarda güvenli şekilde işlemleri yürütmemiz için bir yapıya ihtiyaç var. Bu yapıyı da kesin çizgilerle sağlayabilen bir sistem olan beyaz bayrak, ürünün tedariğinden sunumuna kadar tüm aşamaları kontrol edebiliyor" dedi.
YÜZDE 25 MALİYET FARKI
Otellerin ürün alımının tonlarla yapıldığına dikkat çeken Mahir Gümüş, mutfağın fiziki koşullarından mutfak personelinin eğitimine, ürünlerin farklı koşullar ve fiyattaki tedariğinden saklanma koşullarına kadar hepsinin ayrı maliyet doğurduğunu dile getirdi. Beyaz bayraklı tesisle uygulamayan tesis arasındaki mutfak maliyeti arasında yüzde 25 gibi fark oluştuğuna dikkat çeken Gümüş, "Örneğin bu belgeyi barındırmayan bir işletme, çileği herhangi bir kişiden tedarik edip müşterisine sunabilir. Biz üretildiği alandan tutun da kaç kez ilaçlandığına, bize ulaştığı ana kadarki tüm aşamalarına dair belgeleyebileceğimiz süreçleri geriye dönük istiyoruz. Bu da az bulunan bir şey olduğundan maliyetli bir durum. Başkalarının 1 liraya aldığı bir ürünün kilosunu biz 2, 2.5 liraya almak durumunda kalabiliyoruz" diye konuştu.
ÜRETİMDEN SUNUMA GIDA GÜVENLİĞİ ZİNCİRİ
Aska Lara Hotel Yönetim Sistemleri ve Kalite Müdürü Canan Ozan Bıyık, 2014 yılında beyaz bayrak ödülünü almaya hak kazandıklarını belirterek, 6 ayda bir denetimler yapıldığını ve kriterler sağlanmadığı takdirde ödülün geri alındığını söyledi. Gıda güvenliği zincirinin ürünün temininden misafire sunumuna kadarki bütün aşamayı kapsadığına dikkat çeken Candan Ozan Bıyık, "Ürün seçiminde öncelikle tedarikçiyi belirlemek zorundayız. Çünkü her tedarikçiden veya çiftçiden ürün alıp mutfağımıza sokamayız. Dolayısıyla onaylı firmalardan tedarik yapmaktayız. Tedarik ve kabul esnasında birtakım kriterlerimiz var. Örneğin son kullanma tarihleri, etiket bilgileri, bakanlık onayı, ithalat izni, ürünün geldiği aracın sıcaklıktan temizlik kontrolüne kadar birçok kriter var" dedi.
'SEÇMEZSENİZ GÜVENLİ GIDAYI SUNAMAZSINIZ'
Ürün grubuna göre kontrollerin gıda mühendislerince yapıldığını da anlatan Bıyık, eğer uygunsa kabulünün yapıldığını, değilse uygunsuzluk raporu düzenlenip firmaya iade edildiğini vurguladı. Bıyık, "Siz güvenli gıdayı seçmezseniz içeride de güvenli gıdayı sunamazsınız. Ana depomuzda ürünler kurallara göre yerleştirilir. Mutfak ihtiyacına göre de depodan çekilir ve hangi bölüme gidecekse kırmızı et, beyaz et, balık, neyse ilgili bölümde işleme tabi tutulur. Bizim için kritik olan şeylerden biri ürünlerin raf ömrüne uygun depolanması. Yarı mamul, işlenmiş veya ambalajı açılmamış ürünler olabilir" diye konuştu.
BÜTÜN ÜRÜNLERE GÜNLÜK TAKİP
İşlenmiş ürünlere raf ömrü çalışması yapıldığını ve soğuk hava depolarına asılan talimatlarla bunların mutfak çalışanları tarafından da bilindiğini kaydeden Bıyık, "Her ürünün saklama koşulu aynı değildir. Dolayısıyla bu raf ömrünü takip edebilmek için her ürün üretildikten sonra üzerine o günün etiketi basılır ve bu bilgiye göre raf ömürleri takip edilir. Raf ömrü dolan ve kullanılmamış bir ürün varsa da imha edilir. Her bölümümüzde el yıkama, dezenfeksiyon üniteleri bulunmakta. Meyve ve sebze dezenfeksiyon işlemleri ozon cihazlarıyla yapılmakta, klor vb dezenfeksiyon malzemeleri kullanmıyoruz" dedi.
MÜŞTERİNİN İHTİYACINA GÖRE YENİ BİNA
Beyaz bayrak sahibi restoranlardan Başoğlu Balık'ın İşletme Müdürü Mustafa Zeki Durmaz, 20 yıla yakın sektörde olduklarını söyledi. 2014'te yaptıkları yeni binalarında müşterilerin ihtiyaçlarına göre her türlü düzenlemeyi yaptıklarını söyleyen Durmaz, "Müşterilerimizin ihityaçları doğrultusunda yeni bina oluşturduk. Buradaki kriterleri yerine getirip 2014 yılında beyaz bayrak sahabi olduk. İşletmemiz kuruluş aşamasında beyaz bayrak kriterlerine uygun şekilde yapıldı. Kullandığımız ürünler, ürünün müşteriye sunumuna kadar her aşama gözden geçiriliyor. İşletmenin beyaz bayrak sahibi olduğunu öğrenen müşterilerimiz tükettiği ürünle ilgili güven duygusu yaşıyor" diye konuştu.
BEYAZ BAYRAKLI İŞLETME SAYISI 49
Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü'nden Gıda Güvenliği Eylem Kurulu üyesi Baran Arslan, 2006'da başlatılan beyaz bayrak uygulaması kapsamında bugüne kadar 80 işletmenin hak kazandığını, zaman içinde ödül koşullarını devam ettiremeyip kaybedenler olduğunu ve iptal edildiğini söyledi. Şu anda beyaz bayrak ödüllü işletme sayısının 49 olduğunu belirten Arslan, mevzuatta belirlenen kriterleri özenle yerine getiren işletmeleri ödüllendirerek halka duyurmayı ve diğer işletmeleri de ödül almaya teşvik etmeyi amaçladıklarını kaydetti.
BEYAZ BAYRAKLI İŞLETMELER
Antalya'da Beyaz Bayrak Ödülü'ne sahip 49 işletmenin 25'i otel. Ayrıca şubeleriyle birlikte 7 restoran, 6 kurum yemekhanesi ve 2 pastane ve dondurma işletmesinden oluşan beyaz bayrak ödülüne sahip işletmeler şöyle:
OTELLER: Adalya Resort, Amelia Beach Resort Hotel, Aska Lara Resort, Belazur Hotel, Bellis Deluxe Hotel, Blue Waters Club, Calista Luxury Resort, Cornelia de Luxe, Cornelia Diamond, Crystal Sunset Luxury Resort, Crystal Tat Beach Resort, Crystal Waterworld Resort, Diamond Hill Resort Hotel, Grand Hotel Artside, Gloria Golf Resort, Gloria Sports Arena, Kaya Palazzo, Mary Palace Hotel, Paloma Oceana Hotels, Paloma Renaissance, Regnum Carya, Rixos Downtown Antalya, Rixos Hotel Premium, Side Sungate Hotel, Villa Side Residence.
RESTORANLAR: 7 Mehmet, Başoğlu Balık, Köfteci Ramiz (3 şube), Mc Donald's Anadolu (5 şube), Pidem, Pizza Pizza, Polen Tantuni.
YEMEKHANELER: Antalya Final Okulları, Antalya Olgunlaşma Enstitüsü, Dünyagöz Hastanesi, Manavgat Başarı Koleji, Özel OFM Antalya Hastanesi, Ted Antalya Koleji.
PASTANE VE DONDURMA: Cakebox, Dondurma Dükkanı (3 şube).
Görüntü Dökümü
------------
Otele gelen malların kontrolünden detay görüntü
Ustabaşı Kahraman Bıyık'ın malzemenin nasıl saklandığını, nasıl korunduğunu anlatması
Ustabaşı Kahraman Bıyık'ın pişen yemeklerden alınan numunelerin kontrolünü anlatımı
Ustabaşı Kahraman Bıyık'ın sebzelerin nasıl yıkanıp doğrandığını anlatması 
Mutfaktan ve ustalardan detay görüntüler
RÖP 1: Otel Müdürü Mahir Gümüş 
Oteldeki ustaların et ve balık bişirirken görüntüleri
Yemekhaneden detay görüntüler
RÖP 2: Baran Arslan (Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü'nden Gıda Güvenliği Eylem Kurulu üyesi)
Otel dış plan görüntüsü
Beyaz bayraktan görüntü
696 MB /// 07.43"
 HABER: Mehmet ÇINAR- KAMERA: Emrah GÜL/ANTALYA,
===========================================================
6)DOKTOR BELEDİYE BAŞKANI ARAKANLI ÇOCUKLARI MUAYENE ETTİ
ÇOCUK Hastalıkları Uzmanı olan İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan, Arakan'daki katliamdan kaçarak Bangladeş'e sığınanların bulunduğu kamplarda görev yaparak, çocukları muayene etti.İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan, geçen hafta Bangladeş'e giderek Arakan'da yaşanan katliamdan kaçanların bulunduğu kampları ziyaret etti. Çocuk Hastalıkları Uzmanı olan Nevzat Doğan, Arakanlı mültecilerin yaşadığı kamplarda 3 gün boyunca görev yaparak çocukları muayene etti. Çocukların sağlıklarıyla ilgilenen Nevzat Doğan, ayrıca çocuklara hediyeler verip, çocuklarla zaman geçirdi. Çoğu çocuk binlerce kişinin yaşadığı kamplarda gördüklerinin yüreklerini yaktığını söyleyen Nevzat Doğan, "Türkiye olarak dünyanın neresinde bir mazlum, yardıma muhtaç kimse varsa onlara kol kanat geriyoruz. Arakan'daki zulümden kaçarak Bangladeş'teki kamplara sığınan Müslüman kardeşlerimize de sahip çıkıyoruz. TİKA olarak bu kamplarda güzel işler yapıyoruz. İzmit Belediyesi, İHH İnsani Yardım Vakfı ve Memur-Sen ile birlikte binlerce kilometre uzaklıktaki Arakanlı Müslümanlara maddi ve manevi destek için gittik. Gördüğümüz manzara yüreğimizi yaktı. Mültecilere hem moral, hem de küçükte olsa maddi destekte bulunduk" dedi.
ÇOCUKLARA AĞLAMAK DEĞİL, GÜLMEK YARAŞIR
Doğan çocukların hep gülmesi gerektiğini belirterek, "Çocukların, bebeklerin ulusu olmaz. Hepsi masumlar. Her zaman olduğu gibi yine zulümden, insanlık ayıbından en çok çocuklar zarar görüyor. Hangi ırktan, dinden olursa olsun çocuklara ağlamak değil, gülmek yaraşır. Burada onları biraz olsun mutlu edip yüzlerini güldürebilirsen bizim için bundan daha büyük mutluluk olamaz. Kamplarda bir insanlık dramı yaşanıyor. Dünyanın, Avrupa'nın gözü önünde ayaklarında ayakkabısı bile olmayan binlerce insan hayatta kalma mücadelesi veriyor. Vatanlarından, yurtlarından olan bu insanlara yine Türkiye olarak bizler sahip çıkıyoruz. Belki, kendilerini medeni olarak gören ülkeler bizim yaptığımız destek ve yardımlardan utanırlar da bu insanlara bir az olsun sahip çıkıp yardım gönderirler" dedi.
Görüntü Dökümü
--------------------------
Kampta yardım dağıtımı
Çocuklara hediyeler verilmesi
Kamptaki çocuklardan görüntü
Nevzat Doğan'ın çocukları muayene etmesi ve konuşması
İZMİT(Kocaeli), - 
===========================================================
7)SİLAHLI SALDIRIYA UĞRAYAN GÜZELBAHÇE BELEDİYE BAŞKANI KONUŞTU
İZMİR'de silahlı saldırıya uğrayan Güzelbahçe Belediye Başkanı CHP'li Mustafa İnce, hastanedeki yatağında saldırıyı ve sonrasında yaşananları anlattı. Saldırganı çok iyi gördüğünü ve hiç tanımadığını söyleyen İnce, saldırının siyasi bir itibarsızlaştırma amacıyla yapıldığını düşündüğünü söyledi. Geçen Cumartesi yaşanan olayda, Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa İnce, kimliği belirsiz bir kişinin silahlı saldırısına uğradı. Sol diz kapağından kurşun geçen İnce tedavi gördüğü Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ndeki odasında soruları yanıtladı. Saldırı anını anlatan İnce, şöyle dedi:  
"Cumartesi Beşiktaş- Galatasaray maçını izledikten sonra eşimle evimize gittik. Bu sırada eşimin direksiyonda olduğu kendi aracımıza arkadan birisi çarptı. Aracı sağa çektik. Ben de kontrollü olarak aşağıya indim. Aracın tamponuna baktım. Araçtan indiğim sırada karşımda kimse yoktu. Ama bir beyaz araç görmüştüm. Eğildim, kalktığımda silahını yönetmiş bir kişi gördüm. Bir el ateş etti, ikinci ateşte bacağımda yanmayı hissettim. Eşim koştu 'vuruldun mu?' diye sordu. Saldırgan bu sırada silahı ona yönlendirdi. Ben de bu anda saldırgana 'Yapma bak, ne hesabın varsa benimle hallet' dedim. İnsanın eşinin yanında yaptığın yakışıyor mu? Deyince kaçtı." 
 
"SALDIRANGI HİÇ TANIMIYORUM"
Yanlarında duran başka bir araca saldırganı takip etmesini ve plakayı almasını istediğini de söyleyen Mustafa İnce, sözlerini şöyle sürdürdü:  
"Saldırganı çok iyi gördüm ama hiç tanımıyorum. Bu konuda eşimin haber vermesiyle bir çok kişi geldi. Bacağımda et dokuya kurşun girip çıkmış.  Çok yakında görevime döneceğim. Bunun yanısıra Güzelbahçe'de kavgalı olduğum kimse yok. Genellikle yapıcıyım. Zor bir görev üstlendik. 2019 seçimleri ülkenin genel durumu belli. Tansiyon yüksek. Siyasi bir itibarsızlaştırma gibi geliyor bana. Bir insan, eşimin yanında bunu yaptı. Bunu yapan biri de çok akılsız biridir." 
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
Belediye başkanıyla röpörtaj.
Haber: Taylan YILDIRIM, kamera: Mücahit BEKTAŞ / İZMİR
========================================================
8)VAN ESKİ BELEDİYE BAŞKANI KAYA'YA HAKARET DAVASINDAN BERAAT
Van Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Bekir Kaya, hakkında açılan 'kamu görevlisine hakaret' suçundan yargılandığı davadan beraat etti. Van Cumhuriyet Başsavcılığı, 31 Ekim 2016'da Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Gültan Kışanak, Belediye Meclis Üyesi Fırat Anlı ile BDP eski milletvekili Ayla Akat Ata'nın tutuklanmasının ardından açıklamalarda bulunan Bekir Kaya hakkında kamu görevlilerine hakaret iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Soruşturmanın ardından Kaya hakkında, Van 7'nci Asliye Ceza Mahkamesi'nde, 'kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret' suçundan dava açıldı. 3.5 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanan Kaya, bugün görülen duruşmada beraat etti. Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Kaya için mahkeme, yargılandığı bu davadan suç için gerekli unsurların oluşmadığına hükmetti. Kaya'nın, hakkındaki diğer davalar nedeniyle tutukluluğu devam ediyor.  
 VAN, (DHA
=============================================================
05 Aralık 2017 Salı 13:11

Nevzat Doğan, Kozcağız, Bekir Kaya, Türk Eğitim Derneği, Politika, Güncel