DHA YURT BÜLTENİ - 6

Suriyeliler, 'güvenli bölge' ile evlerine dönmek istiyorTürkiye ve ABD'nin ortaklaşa yürüttüğü, Suriye'nin kuzeyine kurulması planlanan güvenli bölge, iç savaş nedeniyle evlerini terk eden Suriyeli siviller için umut oldu.

Suriyeliler, 'güvenli bölge' ile evlerine dönmek istiyor

Türkiye ve ABD'nin ortaklaşa yürüttüğü, Suriye'nin kuzeyine kurulması planlanan güvenli bölge, iç savaş nedeniyle evlerini terk eden Suriyeli siviller için umut oldu. Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesine yerleşen ve günün büyük bölümünü sınır hattında, birkaç yüz metre uzaklıktaki evlerini izleyerek geçiren Suriyeliler, bir an önce güvenli bölgenin oluşturulmasını ve evlerine dönmeyi istediklerini söyledi.
Suriye'nin kuzeyindeki bölgede yaşayan yüz binlerce Suriyeli, iç savaşın başlamasının ardından evlerini terk ederek, Türkiye'ye sığındı. Çatışmaların neden olduğu endişe ve terör örgütlerinin kentlerini kontrol etmesiyle zorunlu olarak göç eden Suriyeli siviller, Türkiye'ye sığındı ve büyük bölümü de yeniden evlerine dönebilmek umuduyla sınır hattındaki kent ve ilçelere yerleşti.
Suriye'nin önce terör örgütü DEAŞ şimdi ise PKK/YPG kontrolündeki Tel Abyad kentinden zorunlu olarak göç eden binlerce sivil de evlerine yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesine yerleşti. Akçakale'de günlük yaşamlarına devam eden Tel Abyadlılar, Suriye'nin kuzeyine yönelik güvenli bölge kurulmasına ilişkin görüşmeler üzerine evlerine dönebilme umuduyla sınır hattının yolunu tuttu. Boş zamanlarında sınır hattına gelen ve 1 kilometre uzaktaki evlerini uzaktan izleyen Tel Abyadlılar, son günlerdeki gelişmelerin ardından kentlerine dönebilmek için Türkiye'nin bir an önce güvenli bölgeyi hayata geçirmesini arzuladıklarını söyledi.
'ABD İLE YAPILAN GÖRÜŞMELER BİZİ UMUTLANDIRDI'
Çocuklarıyla birlikte 6 yıl önce Tel Abyad'dan zorunlu olarak göç edip, Akçakale'ye yerleşiğini anlatan Mustafa el Nasır, tek isteklerinin yeniden evlerine dönmek olduğunu söyledi. Tel Abyad'ın terör örgütlerince işgal edildiğini, şu anda ev, iş yeri ve arazilerinin teröristlerce kullanıldığını anlatan Mustafa el Nasır, "Evimize 1 kilometre uzaktayız ama sahip olduğumuz tüm varlıklarımız şu anda teröristler tarafından işgal edilmiş durumda. Biz yeniden evimize, topraklarımıza dönmek istiyoruz. Bunun için de bir an önce Türkiye'nin bölgeyi güvenli hale getirmesini istiyoruz. ABD ile yapılan görüşmeler bizi umutlandırdı. ABD'ye güvenmiyoruz ama Türkiye'nin varlığı bizi sevindiriyor ve evimize dönmek adına hepimizi umutlandırıyor" dedi.
Mustafa el Nasır, Türkiye'de bulundukları süre içinde kendilerine her türlü desteği sağlayanlara ve Türkiye Cumhuriyeti'ne de teşekkürünü dile getirdi. 
'AİLEMLE TEL ABYAD'A DÖNMEK İSTİYORUM'
Suriyeli Ahmet el Eşup da bir an önce ülkelerine dönmek istediklerini ve bunun için Türkiye'nin, Fırat'ın doğusunu askeri harekat veya güvenli bölge uygulaması ile teröristlerden arındırmasını beklediklerini kaydetti.
Tel Abyad'da bulunduğu sürede şoförlük yaparak, geçimini sağlayan ve iç savaş nedeniyle yıllardır Akçakale'de yaşamını sürdüren Hüseyin el Salih de tek isteğinin yeniden ülkesine dönmek olduğunu belirtti. Türkiye'de bulundukları süre içinde her türlü desteği aldıklarını belirten Hüseyin el Salih, "Ben ailemle yeniden Tel Abyad'a dönmek istiyorum. Hala orada akrabalarım var ve maalesef teröristlerin baskısı altında zorunlu olarak yaşamlarını sürdürüyor. Yıllardır görmediğim için onları çok özledim. İnşallah bir an önce bizim topraklarımızda Türkiye'nin girişimiyle Azez, Cerablus ve Afrin gibi teröristlerden temizlenerek özgürleştirilir. Ülkemi, şehrimi çok özledim; geri dönünce ilk işim, arabamın deposuna yakıt doldurmak ve bitene kadar tüm sokaklarını dolaşmak olacak" diye konuştu.

GÖRÜNTÜLERİ GEÇİLDİ

Haber-Kamera: Hasan KIRMIZITAŞ- Hadi KURT- Mustafa KANLI/AKÇAKALE (Şanlıurfa), - 

==================

'Güvenli bölge olursa Fırat'ın doğusuna yüz binlerce kişi döner'

Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Muhammed Vecih Cuma, Suriye'nin kuzeyine kurulması planlanan güvenli bölgenin, yurtlarını zorunlu terk edenler için umut olduğunu söyledi. Cuma, bölgenin güvenli hale getirilmesiyle yüz binlerce kişinin, Fırat'ın doğusuna yeniden döneceğini belirtti.
Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Muhammed Vecih Cuma, Suriye'nin kuzeyinin terör örgütlerinden arındırılmasına yönelik tesis edilmesi planlanan güvenli bölge uygulamasının, Suriyeliler için umut olduğunu söyledi. Gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve Türkiye sınırına derinliğinin 32 kilometre olmasının, bölgenin güvenliği açısından önemli olduğunu kaydeden Cuma, "ABD'nin geçmişten bu yana yaptıkları bu süreçte bizi tedirgin ediyor. Türkiye'nin varlığı ise en büyük umudumuz. Bu süreçte Türkiye ve biz Suriyeliler, bölgenin güvenli hale gelmesi için 32 kilometrelik derinliği önemsiyoruz" dedi.
'VATANLARINA DÖNÜŞ İZİN HAZIRLANIYORLAR'
Bölgenin huzurlu hale gelmesini istediklerini vurgulayan Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Cuma, barışın tesis edilmesinin, tüm Suriyelilerin umudu olduğuna dikkat çekerek, şöyle konuştu:
"Tek isteğimiz, bölgede gerçek ve hakiki anlamsa güvenlik sağlansın; barış ve huzur olsun. Bunun için tek şart, bu teröristlerin ve ellerindeki silahların bölgeden yok edilmeleridir. Bunların bir bölgeden başka bölgeye taşınması ile sorunlardan kurtulamazsınız. Sürekli tehlike ve tehdit oluşturabilirler. Teröristlerin bölgede yaptıkları tamamen insanlık suçudur. Bizler zorunlu olarak göç etmiş olan Suriyeliler olarak memleketimize dönemiyoruz. Gönül rahatlığıyla evimize dönebilmemiz için bunların yok edilmeleri gerekiyor. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatları ile Azez ile Afrin arasındaki bölgenin huzurlu hale gelmesi ile binlerce Suriyeli geri döndü. Şimdi burası yani Fırat'ın doğusu teröristlerden temizlenirse geri dönüşler çok daha hızlı oluyor. Fırat'ın doğusuna yüz binlerce insan geri dönecektir. Türkiye'de yaşayan Suriyeliler ile temas halindeyiz ve bu insanlar vatanlarına dönüş izin hazırlanıyorlar."

Görüntü Dökümü
-------------
-Evlerine bakan Suriyeliler
-Suriyeli aileler
-Suriyeliler ile Röp.
-Hasan Kırmızıtaş anons
-Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 519 MB

Haber: Hasan KIRMIZITAŞ Kamera: Mustafa KANLI-ŞANLIURFA-DHA)

==================

- Güneydoğu'da sıcaklar bunaltıyor

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde bunaltıcı sıcaklar etkisini devam ettiriyor. Diyarbakır'da termometreler 45 dereceyi gösterirken, sıcak havalardan bunalanlar tarihi surların gölgesinde, çocuklar ise kentin değişik noktalarındaki süs havuzlarında serinlemeye çalıştı.
Son yılların en yüksek değerlerinin etkili olduğu Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki kentlerde sıcaklar bunaltıyor. Sıcaklıkların geçen haftaya göre bir kaç derece artış gösterdiği bölgede termometreler Diyarbakır'da 45, Şırnak'ta 43, Şanlıurfa'da 44, Batman'da 43, Mardin 41 ve Gaziantep'te ise 42 dereceyi gösterdi.
Sıcakların etkili olduğu bölge kentlerde, öğle saatlerinde cadde ve sokaklarda sakinlik hakim olurken, dışarı çıkamayanlar ev ve iş yerlerinde klima karşısında serinledi. Diyarbakır'da yaşayanlar, sıcaktan korunmak için serin ve gölge olan tarihi Ongözlü Köprü çevresi ile parklara akın etti. Diyarbakırlı çocuklar da merkez Sur ilçesinde bulunan ve girilmesi yasak olan Anzele havuzunda serinlemenin keyfini yaşadı. Yaşlılar da tarihi surların gölgesinde yere serdikleri kartonlara uzanıp, serinlemeye çalışmaları dikkat çekti. Öğle saatlerinde tarihi surların kenarındaki parklarda ağaçların gölgesinde serinlemeye çalışan Hasan Kaplan (80), sıcak havaya tepkisini "Yanıyorum, yanıyorum" diyerek dile getirdi.
Uzmanlar ise özellikle yaşlı, hamile ve çocukların, güneş ışınlarının dik olarak geldiği öğle saatlerınde dışarıya çıkmamaları yönünde uyardı.

Görüntü Dökümü
---------
Termometre 44 dereceyi gösterirken görüntü
Çocuklar havuzda yüzerken görüntü
Havuzdan genel ve detay görüntüler
Havuzda yüzen çocuklarla röp
Sur diplerindeki ağaçların gölgesinde uyuyan vatandaşlardan görüntü
Sur çevresindeki parkta ağaçların gölgesinde oturan insanlardan görüntüler.
Ağacın aldında oturan Hasan Kaplan ile röp
Kaldırımda yürüyen insanlar

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 284 MB

Haber- Kamera: Selim KAYA/DİYARBAKIR,

==================

Akıntıya kapılıp sahile dönemeyen iki kişiyi polis kurtardı

Antalya'da, denize giren ve akıntı nedeniyle plaja dönemeyince falezlere çıkan Nuri Atılgan (71) ile Süreyya Kemal (66), deniz polisi ekiplerince kurtarıldı.
Olay, sabah saatlerinde, Muratpaşa ilçesi Gençlik Mahallesi'nde meydana geldi. İnciraltı Plajı'nda denize giren Nuri Atılgan ile Süreyya Kemal yüzmeye başladı. Kıyıdan uzaklaşan ikili bir süre sonra akıntıya kapıldı. Suda çırpınan Atılgan ile Kemal, el sallayarak bölgedeki gezi teknelerinden yardım istedi. İkili ardından akıntıyla aynı yöne yüzerek falezlere tutunup çıktı. Eski otele ait boş alana çıkan Atılgan ile Kemal, kendilerine gelecek yardımı beklemeye başladı. Teknecilerin ihbarıyla falezlere gelen deniz polisi ekipleri, Atılgan ile Kemal'i bota alarak, Kaleiçi Yat Limanı'nda karaya çıkardı.
Nuri Atılgan, sırt üstü yüzerken akıntı nedeniyle yorulduklarını ve denize girdikleri plaja dönemeyeceklerini anlayınca falezlere yöneldiklerini söyledi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------------
Plajın görüntüsü
Denizde yüzenlerin görüntüsü
Deniz polisi mahsur kalanları yat limanına çıkartması
RÖP: Nuri Atılgan
Nuri Atılgan polise bilgi verirken görüntüsü
Deniz polisi dış plan görüntü

231 MB -- 02.05 // HD

Haber: Bülent TATOĞULLARI-Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,

=================

Otomobil kanala uçtu; sözleşmeli er ile kız arkadaşı öldü (2) - Yeniden

Sayın yazı işleri müdürlerine,
'Otomobil kanala uçtu; uzman çavuş öldü, kız arkadaşı aranıyor' başlıklı haberimizi, kazada ölen Ali Üstünel'in sözleşmeli er olduğunun belirlenmesi ve beraberindeki kız arkadaşının cesedinin bulunması nedeniyle yeniden veriyoruz.

------------------
Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde, sulama kanalına devrilen otomobilin sürücüsü havacı sözleşmeli er Ali Üstünel ile yanındaki kız arkadaşı Hanife Nur Canlıoğlu, yaşamını yitirdi.
Kaza, dün akşam, ilçeye bağlı Yukarıbozkuyu köyü ile Osmaniye'ye bağlı Koçyurdu köyü arasındaki yolda meydana geldi. Burnundan 17 Temmuz'da ameliyat olduktan sonra memleketine izne gelen sözleşmeli er Ali Üstünel yönetimindeki 80 LF 135 plakalı otomobil, kontrolden çıkarak, sulama kanalına devrildi. Yoldan geçenlerin haber vermesiyle olay yerine jandarma, sağlık ve AFAD ekipleri sevk edildi. Ekipler, aracı suyun içinden vinçle çıkardı. Otomobilde sürücü Ali Üstünel ve yanında olduğu belirtilen kız arkadaşı Hanife Nur Canlıoğlu'na ulaşılamadı. Bölgede geceden beri yapılan çalışmalar sonucu bu sabah Yalnızdut köyü yakınlarında, Üstünel'in cansız bedeni bulundu. Beraberindeki kız arkadaşı Canlıoğlu'nun cesedi ise Kozan ilçesinin Hacılar Mahallesi'ndeki kanalda görüldü. Bölgeye sevk edilen ekiplerce Hanife Nur Canlıoğlu'nun cesedi kanaldan çıkarıldı. Ali Üstünel ile kız arkadaşının cansız bedenleri, otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Görüntü Dökümü
---------------
Aracın kanaldan çıkarılması
Jandarma ekiplerinin çalışması
Ölen uzman çavuşun fotosu

SÜRE: 02'12"    BOYUT: 244 MB 

Haber-Kamera: Efendi ERKAYIRAN/KADİRLİ,Osmaniye,

==================

Gölcük Belediye Başkanı: Gönlümden geçen, yapı stokunun yenilerle değiştirilmesi

Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, 17 Ağustos 1999 depreminde az ve orta hasar gören binaların depreme ne kadar dayanıklı olduğunun teknik konu olduğunu söyledi. Sezer, "Gönlümden geçen, Gölcük'te 'afete maruz bölge' ilan edilen ve kentsel dönüşüm çalışmaları devam eden bölgede olduğu gibi kentte depremde az ya da orta hasar görmüş binaların tamamının yenilenmesi ve yapı stokunun yeni binalarla değiştirilmesi" dedi.
17 Ağustos 1999 depreminin merkez üssü Gölcük'te, aradan geçen 20 yılda depremin yaraları sarıldı. Depremin yıl dönümünde açıklama yapan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, "17 Ağustos 1999'da meydana gelen 7.4 şiddetindeki deprem sadece Gölcük açısından değil, tüm Türkiye açısından deprem bilincinin oluşması konusunda önemli bir dönüm noktasıdır. Aradan geçen 20 yıllık süre içinde Gölcük depremin izlerini tamamen silmiş durumda. Şu an itibarıyla geleceğe umutla bakan bir Gölcük ve gençlikten söz edebiliriz. Bu Gölcük'te yaşanan depremden gereken derslerin çıkarıldığını, özellikle yeni yapılan konutlar noktasında son derece sağlam dayanıklı ve güvenli konutlar oluştuğunu, yine bu süreç içinde depremde evleri yıkılan hak sahiplerine konutların devletimizin desteğiyle teslim edildiğini söyleyebiliriz" diye konuştu. 
Kentsel dönüşüm çalışmalarından da bahseden Sezer, "Denizevler Mahallesi'ndeki kentsel dönüşümde konutlar yapıldı. Bu konutlar neredeyse tamamlanmış durumda, çevre düzenlemesi ve altyapı çalışmalarıyla eylül ayı sonunda tamamlayıp teslim etmeyi planlıyoruz. Yine Gölcük'te Türkiye'de örnek bir proje olarak gerçekleştirilen yeni sanayi sitesinin oluşturulması projesi var. Devam eden kentsel dönüşüm çalışmaları var. Bunlar da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın desteğiyle önümüzdeki süreçte gerçekleştirilecektir" dedi. 
'GÖLCÜK'TE AĞIR HASARLI OLUP YIKILMAYAN BİNA KALMADI'
Gölcük'te ağır hasarlı bina kalmadığını dile getiren Başkan Sezer, "Şu anda yeni yapılan binalar açısından herhangi bir sorun olmadığını net bir şekilde söyleyebiliriz. Gölcük'te ağır hasarlı olup yıkılmayan bir bina kalmadı; ancak yönetmelikler çerçevesinde binalar depremdeki hasar durumları az, orta ve ağır olarak tanımlanmıştı. Orta hasarlı ve az hasarlı binaların onarımları ve güçlendirilmeleri yapıldı. Yasal anlamda baktığımız zaman herhangi bir sorunu gözükmüyor; ancak depreme ne derece dayanıklı oldukları teknik bir konu olduğu için benim net bir şey söylemem mümkün değil. Ancak gönlümden geçen Gölcük'te afete maruz bölge olarak ilan edilen ve kentsel dönüşüm çalışmaları devam eden bölgede olduğu gibi tüm kentin içerisinde depremde az ya da orta hasar görmüş olan binaların tamamının yenilenmesi ve yapı stokunun yeni binalarla değiştirilmesi. Arzu edilen seviye bu olması gerekir" diye konuştu. 
'GÖLCÜK'Ü TERK ETMEYİ DÜŞÜNMEDİK'
Depremin izlerini insanlardan silmenin mümkün olmadığını kaydeden Başkan Sezer, "Depremin izlerini insanlardan silmek mümkün değil, ben kişisel olarak kendimin de bu izden tam anlamıyla kurtulduğumu söyleyemem. O gerçekten farklı bir duyguydu. O günü ve gecesini daha sonra yaşanılan sıkıntılı süreci unutmak mümkün değil. Özellikle maddi kayıplar, yıkılan binalar geri gelebiliyor ama kaybedilen canlar geri gelmiyor. Onlar artık bizim hatıralarımızda yaşamaya devam ediyor. Depremde ben Gölcük'teydim, iş yerim de yıkıldı, evlilik hazırlığı yaptığım ev de yıkıldı. Bunun haricinde şöyle söyleyebilirim amcamlar ailecek, teyzemler ailecek hayatını kaybetti. Gece çok geç saatlerde araba farları ışığında cenazeleri defnettik. Bu çok ağır bir acı o günden sonra yaşanan süreç boyunca Gölcük'ü ben ve benim gibi çok kişi asla terk etmeyi düşünmedi. Bugün gördüğünüz gibi Gölcük tekrar yeniden küllerinden doğmuş vaziyette ve geleceğe umutla bakıyor" dedi. 

Görüntü Dökümü
------------
Drone ile kentin görüntüsü
Kentten detaylar
Belediye başkanı ile röp
Mezarlıktan detaylar
Muhabir anons

Haber: Ergün AYAZ-Alişan KOYUNCU-Kamera: Alişan KOYUNCU/GÖLCÜK(Kocaeli),

=====================

Çanakkale'de 55 kaçak göçmen yakalandı

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde yasa dışı yollarla Yunanistan'ın Midilli Adası'na gitmek isteyen 55 kaçak göçmen jandarma tarafından yakalandı.
Yasa dışı geçişleri önlemeye dönük çalışmalarını sürdüren Ayvacık ilçe Jandarma Komutanlığı'na bağlı ekipler, Kösedere köyü sahilinde ağaçlık alanda saklanmaya çalışan aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu Afganistan uyruklu 55 kaçak göçmen yakaladı. Kaçaklar jandarmadaki işlemlerinin ardından Ayvacık Yabancılar Geri Gönderme Merkezi'ne teslim edildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-----------
-Kaçak göçmenlerden görüntüler

Haber-Kamera: İpek YAVAŞ/AYVACIK(Çanakkale),

====================

Niğde'de fasulye hasadı başladı

Türkiye'de fasulye üretiminde 3'üncü sırada olan Niğde'de hasat başladı.
Niğde Tarım ve Orman Müdürü Asım Baş, Niğde'de yaklaşık 95 bin 790 dekar alanda fasulye ekimi yapılırken 34 bin 227 ton rekolte beklendiğini söyledi. Bu sene fasulye ekili alanının geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 20 arttığını belirten Baş, ürün fiyatı ve dekara elde edilen karın buğdaya göre daha fazla olması nedeniyle fasulyenin çiftçiler tarafından kabul gördüğünü kaydetti. Gerek verimi gerekse de fiyatı nedeniyle fasulyenin çiftçilerin yüzünü güldürdüğünü anlatan Baş, "TÜİK verilerine göre geçen sene Niğde üretimde 3'üncü  sırada yer aldı. Bu yıl da 2 ya da 3. sırada olmasını bekliyoruz. Çiftçilerimiz ve hem fiyatı hem de dekara elde edilen karın buğdaya göre daha fazla olması nedeniyle tercihini fasulyeden yana kullandı. Geçen yıl 80 bin 920 dekarlık alanda fasulye hasadının yapıldığı Niğde'de, bu yıl 95 bin 790 dekarlık bir alanda ekim yapıldı. Hasat başladı ve yaklaşık 34 bin 227 ton rekolte bekliyoruz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
--------------
-Fasulye tarlasından detay
-Niğde Tarım ve Orman Müdürü Asım Baş ile röportaj
-Hasat edilmiş fasulyeden görüntü
-Fasulye tarlasından genel ve detay görüntüler

SÜRE: 02'21" BOYUT: 261MB

Haber-Kamera:  Adnan ÇELEBİ/NİĞDE,

==================

Mahalleye trafo kurulumunu kemençeyle kutladılar

Mardin'in Nusaybin ilçesinde, Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi tarafından mahalleye yeni bir trafonun kurulması kemençeyle kutlandı.
Nusaybin ilçesinin Suriye sınırında bulunan Çatalözü Mahallesi'nde artan nüfusla nedeniyle mevcut trafolar yetersiz kaldı. Mahalle sakinleri, Dicle Elektrik'e başvurarak ek trafo talebinde bulundular. Ekiplerce mahallede yapılan incelemenin ardından mahalleye ek bir trafonun kurulmasına karar verildi.
Dicle Elektrik ekiplerince trafonun kurulum sırasında bir araya gelen mahalle sakinleri, sevinçlerini kemençe eşliğinde halay çekip, şarkılar söyleyerek kutladı.  

Görüntü Dökümü
--------
Kurulan trafo
Mahalle sakinlerinin kemençe çalması
Kemençe eşliğinde halay çekilmesi
Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 337 MB

Haber-Kamera: MARDİN,
 


Kaynak: DHA

16 Ağustos 2019 Cuma 12:15

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye, Gölcük, Güncel