Dha yurt bülteni - 6

Karadeniz'de orman varlığı yok olan arazilerde sel ve heyelanlar artıyorKaradeniz Bölgesi'nde can ve mal kayıplarına yol açan sel ve heyelanların yol, ev ve tarım arazisi yapılarak müdahale edilen orman arazilerinde daha fazla meydana geldiği yönünde uyarılarda bulunan uzmanlar, önlem...

Karadeniz'de orman varlığı yok olan arazilerde sel ve heyelanlar artıyor

Karadeniz Bölgesi'nde can ve mal kayıplarına yol açan sel ve heyelanların yol, ev ve tarım arazisi yapılarak müdahale edilen orman arazilerinde daha fazla meydana geldiği yönünde uyarılarda bulunan uzmanlar, önlem alınmasını istiyor. Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Anabilim Dalı Başkanı Ekolog Prof. Dr. Turan Yüksek, son yıllarda çok ciddi bir orman arazisi açarak araziye dönüştürme sorunu olduğunu belirterek "Ormanı ne kadar çok kaldırırsanız sel ve heyelan afeti ile ölüme o kadar çok davetiye çıkarırsınız" dedi.

Karadeniz Bölgesi'nde her yıl sağanak yağışların yol açtığı sel ve heyelanlar nedeniyle can ve mal kayıpları yaşanıyor, alt ve üst yapı ile tarım arazilerinde hasarlar oluşuyor. Son yıllarda deniz suyu ısısının artmasıyla lokal ve şiddetli yağışların etkili olduğu Karadeniz'de, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da 15 maddelik 'İklim Değişikliği Eylem Planı' ile sel ve heyelanlara karşı önlem almaya çalışıyor. Uzmanlar, bölgedeki sel ve heyelanların yol, ev ve tarım arazisi yapılarak müdahale edilen orman arazilerinde daha fazla meydana geldiği yönünde uyarılarda bulunuyor, önlem alınmasını istiyor.  

Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Anabilim Dalı Başkanı Ekolog Prof. Dr. Turan, ekonomik amaçlarla ya da 'başka şansım yok' tarzındaki kişisel bakışla orman örtüsünün tahrip edilmesi ile felaketin oluşmasına zemin hazırlandığını söyledi. Ormanların topraktaki fazla suyu hızla emdiğini ve atmosfere gönderdiğini söyleyen Turan, "Ormanı kaldırdığımız zaman daha fazla suyun daha kısa sürede toprakla temas etmesine sebep oluyorsunuz. Orman ağaçları kökleri ile zemini dengede tutar, yani yamaç eğimli arazide toprağın alanda tutulmasına katkı sağlar. Ağacı kestiğiniz zaman toprağın kaymaya karşı direnç değerini düşürüyorsunuz. Son yıllarda çok ciddi bir orman arazisi açma, araziye dönüştürme sorunumuz var. Dönüştürdüğümüz arazi, tekniğine uygun olmalı. Çay bahçesi teraslar tekniğine uygun olsa, drenajlar olsa aslında bu kadar büyük bir afet olmaz. Rize'den ormanı ne kadar çok kaldırırsanız sel ve taşkın afeti ile ölüme o kadar çok davetiye çıkarırsınız. Ormana yaptığımız her yanlış müdahale ile aslında gelecek de kendimizi bu afete daha fazla açık hale getiriyoruz. Ormanları yaşatmak zorundayız. Ekosistemin sürdürülebilirliği afete karşı yaşama güvencesini sağlayabilmek için ormanları korumak zorundayızö dedi.

'YOL UĞRUNA EKO SİSTEMİ TAHRİP ETMEKTEN VAZGEÇMELİYİZ'

Her orman örtüsünün özelliği ve koruyucu değerinin aynı olmadığını söyleyen Turan, "Doğu Karadeniz'de bu doğanın, vahşiliğinin, güzelliğinin yağışla ilgisi var ama her şey den önemlisi ormanla ilgisi var. Eğer Doğu Karadeniz'de eko turizmden para kazanacağız burada turizm girdisini artıracağız diyorsanız bir kere zaten ormanları ve kaynakları korumak zorundasınız. Eğer 'Doğu Karadeniz'de sel afetinden taşkından daha fazla zarar görmek istemiyorum, buna mücadele edeceğim' diyorsanız bu dediklerimize katkı sağlamak ve ormanları korumak zorundasınız. Ormanlarda sel afet olaylarını önleyecek tarzda etkileşim ve planlamayı yapmak zorundasınız. Bölgede yol yoğunluğuna dur demek zorundayız. Yol uğruna ekosistemi tahrip etmekten artık vazgeçmeliyiz. Ne kadar çok yol yaparsanız, yolu ne kadar yanlış geçirirseniz, doğa içerisindeki sel ve heyelan olaylarının tetiklemesini kolaylaştırırsınız" diye konuştu.

Vatandaşlarda yaşanan sel ve heyelanlardan dolayı tedirgin olduklarını ifade ediyor. 

Ormanlık arazilerin kesilip çaylıklara dönüştürüldüğü söyleyen Hızır Dil, "Eskiden çaylıklar da drenaj sistemleri yapılır suyun gidişatı düzenlenirdi, artık öyle yapılmıyor. Afetler sonrasında baktığımızda ağaç olan yerlerde hiçbir şekilde kayma yok, çay bahçelerinin daha fazla heyelana maruz kaldığını görebiliyoruzö dedi.

Yaşar Semiz ise "Eskiden çay bahçelerinde gelen suyun ırmaklara taşınması için yol yaparlardı. Şimdi kimsenin omuzunda kazma yok, bahçelerin suları ile ilgilenen yok artık. Çayın kökü küçücük bir şey heyelanı tutmasını beklenemez. Ama bir gürgen ağacının kökü alabildiğince gidiyor toprağın altına doğru, ağaçlar zemini sağlam yapıyor" diye konuştu. 

Saim Öksüz de "Bizim geçim kaynağımız çay. Zamanında ormanları kestik kendimize çay bahçesi yaptık. Yaşadığımız afetlerde tabii ki ağaçların kesilmesi de büyük bir etken, erozyonlar hep bundan kaynaklanıyor. Artık ormanlık arazilerin çay bahçesine dönüştürülmesi gibi bir şey söz konusu değil, ancak zaman zaman çay bahçeleri etrafındaki ağaçlarda temizlik yapmak zorunda kalıyoruz. Eskiden yağmur yağdığı zaman herkes toplanırdı, su kanallarını açardı, şimdi öyle bir şey yok. Yağmur yağdığı zaman artık hep endişe içerisinde oluyoruz. Küçük yağmurda elimiz tetikte duruyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü

------------

-Drone detayları

-Sel heyelan dertyları

-Çaylık arazilerden görüntü

-Ormanlardan detaylar

-Hızır Dil, Yaşar Semiz,Saim Öksüz röportaj

-Muhabir anonsu (Arzu Erbaş )

-Prof. Dr. Turan Yüksek Röportaj

Haber-Kamera: Arzu ERBAŞ-Mehmet Can PEÇE RİZE-DHA

======================

Trabzon hasırı lüks otomobil fiyatları ile yarışıyor

Trabzon'da kuyumculuk mesleğinde makineye girmemiş tek el sanatları ürünü olan ve 4 bin yıllık tarihi geçmişi bulunan Trabzon hasır bileziği geleneği yaşatılıyor. Altın fiyatlarının artmasıyla birlikte fiyatı artan hasır takı setleri 30 bin ile 120 bin TL'ye alıcı buluyor. Lüks otomobil fiyatları ile yarışan Trabzon hasırına artan fiyatları nedeniyle ilgi azaldı.

Trabzon'da, 4 bin yıllık tarihi geçmişi bulunan Trabzon hasır bileziği geleneği yaşatılıyor. Kuyumculuk mesleğinde makineye girmemiş el sanatlarından biri olarak gösterilen ve külçe ile hurda altının eritilerek tel haline dönüştürülmesiyle yapılan takı seti, gerdanlık, bilezik, küpe ve yüzükten oluşan 'Trabzon hasırı' dünyada birçok ülkeye de ihraç ediliyor. Kent genelinde birçok mahallede ve sokakta hasır işlemeciliği yapan kadınlar da, teslim aldıkları altın telleri, gerdanlık ve bileklik şeklinde dokuyarak kuyumculara teslim ediyor. El emeğinden geçen hasırlar daha sonra işlenip son hali verilerek kuyumcu dükkanlarındaki vitrinlerde yerini alıyor. Altın fiyatlarının artmasıyla birlikte fiyatı artan takı setleri 30 bin ile 120 bin TL'ye alıcı buluyor. Lüks otomobil fiyatları ile yarışan Trabzon hasırına artan fiyatları nedeniyle ilgi azaldı.

'VATANDAŞIMIZIN DA ALIM GÜCÜ ORTADA'

Trabzon Kuyumcular ve Saatçılar Odası Başkanı Ali Yazıcı, Trabzon hasırının dünyaya mal olmuş bir hasır olduğunu söyledi. Altın fiyatlarındaki yükselişin Trabzon'a hasırına da yansıdığını belirten Yazıcı, "Trabzon hasır bilezik, telkari ve kazaziyesinin coğrafi işaretini alarak sadece bu takıların Trabzon ili ve ilçelerinde yapılmasını sağladık. Başka hiçbir il ve ilçede yapılamıyor. Yöreye özgü bir takı. Geçmiş yıllarda hasır bilezik devasa satışlar yapılıyordu. Trabzon'da ve Karadeniz Bölgesinde hasır takı seti düğünlerin vazgeçilmezi. Lakin son dönemlerde altın fiyatlarının yükselmesi ile birlikte hasır takılara da yansıdı. Fiyatlar attı ama yine de satışlarda beklediğimiz rakamlara ulaşabildik. Fiyatlar, araba ev fiyatları ile yarışmaya başladı. Gelen vatandaşımızın da alım gücü ortada. En ince hasır takım 30 bin liradan başlıyor. Bu fiyatlar 80 bine kadar çıkabiliyor. Trabzon'da kuyumcular özel istek üzerine belli başlı hasırları da yapıyorlar. Trabzon'un plakasından esinlenerek yapılan 61 sıra hasır bilezik 120 bin liradan alıcı buluyorö dedi.

'HASIR ALMAZSAN GELMEM' DİYORLAR'

Trabzonlu kızların hasır takım olmadan evlenmediğini söyleyen Asiye Bayram, "Ben evlenirken bana hasır takım alınmadı. Ama ben gelinime hasır bilezik aldım. 4 yıl önce bir bileziğe 5 bin TL verdim. Şimdi fiyatlar oldukça yükselmiş. Burada gelinler öncelikli olarak hasır takım istiyor. Herkes birbirinden görüp istiyor. Onda var bende de olsun mantığı ile. Gelinler genelde 'hasır almazsan gelmem' diyor damatlara. ya da gelinin annesi 'ben kızımı hasır takım olmadan vermem' diyor. Fiyatlar çok pahalı. Allah Trabzon'dan kız alanlara yardımcı olsun" diye konuştu. 

'BİR ARABA PARASINA DENK GELİYOR'

Hasır takım isteğinin damatları çok zorladığını belirten Kadir Aydın ise "Evlilik eşiğindeyim şu anda. Evlenmeden önce Trabzonlu kız ailelerinin hasır seti beklentisi var. Ama fiyatlarına baktığımız zaman bir araba parasına denk geliyor. Bunu yapmak zorundayız. Zaten evlenirken borca giriyorsun. Bir de Trabzon hasırı eklenince işin içine iyice batak duruma düşüyoruz. Bazen vazgeçen arkadaşlarımız oluyor. Kız istemese bile ailesi mutlaka olacak diyor. Bakalım ne olacak' ifadelerini kullandı.

Zeynep Asena Uzunali de "Trabzonluyum. Evlensem tabi ki ağırlıkta hasır bir takım isteyeceğim. Yatırım amaçlı düşünüyorum. Bozdururum ev alırım, araba alırım. Çünkü fiyatlar oldukça yüksek. Evlenen için güzel ama takan için sakıncalı fiyatlar bunlar" şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü

-----------

-Hasır örücülerinin evde ve sokakta örgü yapma görüntüleri

-Hasır atölyesinde hasırların yapılış aşamalarından görüntüler

-Yapılmış hasır takımı ve çeşitlerinin kuyumcu vitrindeki detayları

-Muhabir anonsu(Aleyna Keskin)

-Kuyumcu sokağında detay

-Röportajlar

-Genel detaylar

Haber: Aleyna KESKİN Kamera: Selçuk BAŞAR/DHA-TRABZON

======================

Konya'da silahlı kavga: 2 kişi yaralandı

KONYA'da belirlenemeyen nedenle iki grup arasında çıkan silahlı kavgada 2 kişi yaralandı. Polis, olaya karışan şüphelilerin kimliklerini belirlemek için çalışma başlattı. 

Olay, dün saat 23.30 sıralarında merkez Karatay ilçesi Aziziye Mahallesi Aziziye Caddesi'nde meydana geldi. Çay ocağında oturan iki grup arasında belirlenemeyen nedenle kavga çıktı. Kavga sırasında  tabancayla açılan ateş sonucu Uğur A. başından,  Emre G. İse sırtından yaralandı. Yaralı iki kişi ihbar üzerine çağrılan ambulanslarla Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Tedavi altına alınan yaralılardan Uğur A.'nın hayati tehlikesinin devam ettiği belirtildi.

Polis, olaya karışan şüphelilerin kimliğini belirlemek için çalışma başlattı.  

Görüntü Dökümü 

------------

-Yaralıdan detay

-Sağlık görevlilerinin müdahale etmesi 

-Genel ve detay

Haber- kamera: Mehmet IŞIK KONYA DHA))

======================================

58 oy farkla kazandığı seçimi 7 oy farkla kaybeden adaydan şaibe iddiası

Afyonkarahisar'ın Sinanpaşa ilçesine bağlı Kılıçaslan beldesinde 31 Mart yerel seçimlerinde AK Parti'den belediye başkan adayı olan Nurettin Yıldız (47), 58 farkla sandıkta kazandığı seçimi, ilçe seçim kuruluna son gün yapılan itiraz sonrası 7 oy farkla kaybettiğini belirterek, sonucun şaibeli olduğu iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Nurettin Yıldız, "Bana oy veren insanların hakkını aramak için yola çıktım. Koltuk sevdasında değilim. Adalet yerini bulsun" dedi.

Sinanpaşa ilçesine bağlı Kılıçaslan beldesinde 31 Mart yerel seçimlerinde AK Parti'den belediye başkan adayı olan Nurettin Yıldız, seçimleri 58 oy farkla kazandı. 2 bin 700 nüfuslu beldede 1900 kişinin sandığa gittiği seçimlerden 2 gün sonra MHP adayı Halil Çelebi'nin itirazı sonrası ilçe seçim kurulunda oylar yeniden sayıldı. Bu kez yapılan sayımla seçimi 7 oy farkla kaybeden Yıldız, MHP'nin sandık kurulu üyelerinin itirazı yokken ilçe seçim kurulunun oyları yeniden sayarak kazandığı seçimi kaybettirdiği iddiasıyla 13 Nisan 2019 tarihinde ilçe seçim kurulu üyeleri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.

MECLİS ÜYESİNİN 5'İNİ AK PARTİ ALDI

31 Mart yerel seçimleri akşamı 577 oy alarak en yakın rakibi MHP adayı Halil Çelebi'ye 58 oy fark attığını söyleyen Nurettin Yıldız, meclis dağılımında da 9 meclis üyesinin 5'ini kazandığını kaydetti. Mazbatasının hazırlandığını, kendisine iletilmesinin hemen ardından MHP'nin sonuca itiraz ettiğini ve ardından yapılan sayımla seçimin kaybettirildiğini öne süren Yıldız, Sinanpaşa ilçe seçim kurulunda yapılan oy sayımında kendisine ve sandık kurulu üyelerine haber verilmediğini de iddia etti.

'MHP'NİN İTİRAZINDAN HABERİM OLMADI'

MHP'li başkanın ilçe seçim kuruluna itiraz ettiğinden haberi olmadığını savunan Nurettin Yıldız, itirazı öğrenip ilçe seçim kuruluna gittiğinde farkın kapandığını ve seçimleri 7 oyla kaybettiğini görevlilerin kendisine söylediğini anlattı. Yıldız, "31 Mart yerel seçimlerinde Sinanpaşa ilçesine bağlı Kılıçaslan beldesinden AK Parti Belediye Başkan adayı oldum. 31 Mart akşamı resmi olmayan sonuçlara göre en yakın rakibime 58 oy fark atarak belediye başkanı seçildim. 2 Nisan 2019 Salı günü MHP Belediye Başkan adayı Halil Çelebi seçime itiraz ediyor. Ben itiraz olduğunu salı günü akşam üstü evime giderken öğrendim. Ben de 'Ne itirazı 58 oy ile seçimleri kazandık' dedim. Bana itirazın olduğunu ve farkın 16'ya düştüğünü söylediler. Vakit kaybetmeden Sinanpaşa ilçe seçim kuruluna gittim. Bana yeniden oyların sayıldığını ve 7 fark ile seçimi kaybettiğimi söylediler. Ben de 'Seçim kuruluna MHP'nin sandık kurulu üyelerinin hiçbir itirazı yokken nasıl oldu da seçimi verdiniz' diye sordum. Bir sandıkta her partinin bir üyesi var. Her sandıkta 8'er üye varken, Kılıçaslan belde halkının gözü önünde sayılan sandığın nasıl olur da 58 fark ile kazandığım seçimde MHP adayı 7 farkla öne geçer. Bunda bir oyun olduğunu anladık. Seçim kurulu bizim beldeden giden oy torbalarından 7 tane ayırttırıyor. Biz pazar günü torbaları teslim ettikten sonra. Öğrendiğime göre o torbaların hepsi bizim torbaymış. Ama bize muhtarlık itirazı var denildi ve o yüzden torbaların ayrıldığı söylendi. Öyle bir şeyin olmadığını da sonradan öğrendim. Bize bilgi gelmeden sayıma girmişler" dedi.

'SEÇİMİ KAZANAN BENDİM'

31 Mart yerel seçimleri akşamı resmi olmayan sonuçlara göre seçimin kazananının kendisi olduğunu iddia eden Yıldız, şöyle konuştu:

"31 Mart Pazar akşamı resmi olmayan sonuçlara göre ben 577 oy alırken en yakın rakibim olan MHP adayı Halil Çelebi 519 oy aldı. Belediye meclis üyesinde AK Parti 580, MHP 523 oy alırken sandalye dağılımında 5 AK Parti'li, MHP'li üye ise 3 tanedir. Peki neden benim meclis üyem 5 iken MHP 3 tanedir. Bunda bir şaibe olduğu resmen açık. Ben seçimle ilgili 13 Nisan 2019 tarihinde savcılığa suç duyurusunda bulundum. Haklı haksız ortaya çıksın. Bu sadece bana yapılan bir şey değil. AK Parti'ye yapılmış bir haksızlık. Ben koltuk sevdalısı değilim. Adaletin tecelli etmesini istiyorum. Partimize ve bana oy veren vatandaşlarımızın hakkının aranmasını istiyorum. Keşke hakkı ile kazanıp sandıktan 1 oy farkla kazansaydı ve ben de gidip kendisini tebrik etseydim. Yargıya başvurmadan önce Sinanpaşa ilçe seçim kuruluna itirazda bulunmak istedik. Fakat süre bittiği için edemedik. Biz de Afyonkarahisar il seçim kuruluna itirazda bulunduk. İl seçim kurulundan bize ret cevabı geldi. Daha sonra Yüksek Seçim Kurulu'na başvurduk, oradan da ret cevabı geldi."

'ADALET İSTİYORUM'

Adaletin yerini bulmasını istediğini tekrarlayan Nurettin Yıldız, "Haklı ve haksız ortaya çıksın, suçlu kimse cezasını çeksin. Sandıkta ıslak imzalı belgelerde o gün için bir değişme yok. Fakat seçim kurulunda bir değişme var. Beldede oy sayılırken sandık görevlileri orada oluyor ve itiraz edilmesi gerekiyorsa ediyor. Ben seçimi kazanıyorum. Hiçbir MHP'li sandık kurulu üyesinin itirazı yokken, MHP'nin itirazını ilçe seçim kurulu nasıl kabul ediyor? Diğer partilerin de itirazı yok. Yani neden böyle bir şeye, nasıl giriyorlar anlamış değilim. İtiraz son gün yapılıyor. Peki seçim günü veya bir gün sonra neden itiraz edilmiyor? 31 Mart yerel seçimlerinde Kılıçaslan beldesinde sandıktan çıkan kişi AK Parti adayı olarak bendim" diye konuştu. Nurettin Yıldız'ın suç duyurusu ile ilgili savcılık incelemesinin sürdüğü bildirildi.

Görüntü Dökümü

--------------

- Başkan adayı Yıldız'dan detay

- Yıldız evrakları incelerken detay

- Yıldız'dan detaylar

- Yıldız ile röp

- Yıldız evrakları gösterirken detay 

HABER- KAMERA: Satılmış AKKAŞ/AFYONKARAHİSAR,

====================

Burdur'da BİGEP başladı

Burdur'da Valilik ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde Başarıyı İzleme ve Geliştirme Projesi (BİGEP) başlatıldı.

2023 eğitim vizyonu hedeflerinin okullarda etkili şekilde uygulanmasını sağlayan ve bu hedefler doğrultusunda çağın gerektirdiği bilgi ve beceriye sahip bireylerin akademik, sanatsal, sportif, kültürel ve sosyal başarılarını destekleyerek Burdur'un eğitimde model bir kent olmasının amaçlandığı projenin tanıtım toplantısı Necip Fazıl Kısakürek Konferans Salonu'nda yapıldı. Toplantıya Vali Hasan Şıldak, AK Parti Burdur Milletvekili Yasin Uğur, Garnizon Komutanı Albay Cenk Babürşah, Cumhuriyet Başsavcısı Dr. Özkan Gürdoğan, Adalet Komisyonu Başkanı Hacı Süleyman Arslan, Baro Başkanı Ramazan Gedik, Emniyet Müdürü Ümit Bitirik, İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay ile kaymakamlar, ilçe belediye başkanları, okul müdürleri, öğrenciler ve öğretmenler katıldı.

Programda konuşan Vali Hasan Şıldak, göreve geldiği günden bu yana proje kültürünü yaygınlaştırmaya çalıştığını anlattı. Şıldak, "Proje kavramından benim anladığım öncelikle bir vizyon ve hedef ortaya koyuyorsunuz, amaçlarınız hedefleriniz var. Bu hedefe odaklanıyorsunuz. Sistemli ve topyekün bir çalışamaya imza atıyorsunuz" dedi.

Burdur'un eğitimde bir sıçrama istediğini aktaran Vali Şıldak, "Burdur eğitimde bir sıçrama istiyor. Bunu okuyabilmemiz lazım. İlin yöneticileri olarak bu gerçeğe arkamızı dönmemiz mümkün değil. Velilerimiz istiyor. Öğrencilerimiz gözlerimizin içine baka baka bunu bize seslendiriyor. Burdur halkı eğitimde hak ettiği yere gelmek istiyor. Daha bir atılım yapmak istiyor. Bu mesajı aldık. Bundan sonra ne yaptık? Haziran ayında İl Milli Eğitim Müdürüne bir talimatım oldu. Bu yılın bütün sınav sonuçlarını masaya yatıralım dedik. Yani liseye ve üniversiteye yerleştirme sonuçlarını bir ay içinde görmek istiyoruz dedik. Bu sonuçlara bakacağız. Neredeyiz, ne yaptık, hangi okulumuz ne türde bir çalışma yapıyor, başarılar nasıl sağlanıyor, başarısızlıkların sebebi ne, hem başarıyı, hem başarısızlığı görmek istedik. Bu sonuçları çok titiz bir çalışmayla İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz ağustos ayında ortaya koydu. Ben bütün ilgili birimleri bu çalışmalardan dolayı kutlamak istiyorum. Bu çalışmaları ortaya koyduktan sonra öyle sonuçlarla karşılaştık ki şunu gördük. Çalışmanın, emek vermenin, titiz çalışmanın hiçbir zaman zayi olmadığını, boşa gitmediğini gördük. Başarı da başarısızlık da tamamen bir sebebe dayalı hiç tesadüfi değil. Hepsinin bir nedeni var" diye konuştu.

'EĞİTİMDE DURUMUMUZ ORTADA'

BİGEP'in Valiliğin projesi olduğunu belirten Vali Hasan Şıldak, şöyle devam etti:

"Projenin sahibi Burdur Valiliğidir ama uygulayıcısı bu salondaki herkestir. Yani burada bulunan herkestir. Burada bulunan bütün bireyler, bütün kurumlarız projenin doğal paydaşlarıdır. ve inşallah bu projeyi hep birlikte yürüteceğiz. Sloganımız 'Bir eğitim şehri olan Burdur'da eğitim birinci önceliğimiz'. Bu slogan bize şunu söylemeli. Burdur bir eğitim şehridir. Ama eğitimin başkenti değildir. Neden değildir? Bizim öyle bir durumumuz yok. Çok iddialı değiliz. Durumumuz ortada. Almamız gereken mesafe çok fazla. Ama birinci öncelik yaparsak, evet biz eğitimde marka şehir olabiliriz. Yani bu iş öyle slogan üretmekle, 'başkentiz' demekle olmuyor. Bir emek gerekiyor. Sistemli bir çaba gerekiyor. Projenin detaylarını gördünüz. Çok kapsamlı, çok bileşenli, çok girift çalışmalar yapılması gereken bir alan oluşuyor. Ama temeli, amacı motivasyon. İsteyeceğiz ve hep beraber koşacağız."

AK Parti Burdur Milletvekili Yasin Uğur, projede emeği geçen herkese teşekkür etti. Uğur, "Bizler de üzerimize düşen görevi yaparak Burdur'u eğitimde özlenen seviyelere, daha üst seviyelere taşımayı planlıyoruz" dedi.

İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay da "Hayata geçireceğimiz projeyi Burdur'umuzun genlerinde ve geleneğinde var olan başarı potansiyelini tekrar canlandırmak ve hep birlikte bir başarı hikayesi yazmak amacıyla önce büyük bir titizlikle analizini yaptığımız ve daha sonra da reçetesini yazdığımız bir proje olarak görüyoruz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------

- Salondan detay

- Vali Şıldak'ın konuşması

- Salondan detay

- Yasin Uğur'un konuşması

- Salondan detay

- Emre Çay'ın konuşması

HABER- KAMERA: Mesut MADAN/BURDUR,

=========================

Afyonkarahisar'da 'Uyum Mahalle Buluşması'

Afyonkarahisar'da Göç İdaresi Genel Müdürlüğü Uyum ve İletişim Dairesi Başkanlığı ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) işbirliğiyle 'Uyum Mahalle Buluşmaları'nın 21'incisi gerçekleşti.

Afyonkarahisar Belediyesi sosyal tesislerinde gerçekleşen programa Göç İdaresi Genel Müdür Yardımcısı Gökçe Ok ile İletişim Daire Başkanı Aydın Keskin Kadıoğlu'nun yanı sıra Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Rıza Dalan, İl Jandarma Komutanı Hamza Çömez, İl Emniyet Müdürü Gürsel Yıldız, BMMYK Afyonkarahisar İl Temsilcisi Emir Hüseyin Bengisoy, Afyonkarahisar İl Göç İdaresi Müdürü Hakan Ergün, daire müdürleri ve Suriyeli aileler katıldı. Program Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

'BU SAVAŞ İNSANLARI EVİNDEN ETTİ'

Programda konuşan Göç İdaresi Genel Müdürlüğü Uyum ve İletişim Daire Başkanı Aydın Keskin Kadıoğlu, dünya üzerinde yerinden edilen insan sayısının 71 milyona ulaştığını söyledi. Türkiye'nin 5 milyon insana kapılarını açtığını dile getiren Kadıoğlu, şöyle konuştu:

"Tüm dünya bu olaya gözlerini kapatırken ülkemiz duyarlı yaklaşımını kaybetmeden göç politikasını insan temelli oluşturmayı başarmıştır. Bunları yaparken de insani değerleri göz önüne alarak vicdani bir sorumlulukla hareket etmekteyiz. Suriye'de yaşanmış olan bu savaş, kimsenin istemediği, büyük trajedilerle göçlere sebep olan ve insanları evlerinden eden bir durum. Bu insanların ne gibi zorlukların yaşadığını çok iyi bilen hem milletimiz hem de devletimizin olduğunu altını çizmek isterim."

'DUALARIMIZ VE GÖNLÜMÜZ ASKERLERİMİZLE'

Türkiye'de birliği, beraberliği ve kamu düzenini bozanlara karşı, devletin gerekli tedbirleri aldığını ve almaya devam edeceğini vurgulayan Kadıoğlu, birlikte huzur ve güven içerisinde yaşamanın herkesin isteği olduğunu aktardı. Kadıoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti devletinin PKK/PYD terör örgütüne karşı düzenlediği Barış Pınarı Harekatı da bölgemizde bizlerin huzuru ve barışı için gerçekleştirilmektedir. Allah, şanlı ordumuzun yar ve yardımcısı olsun. Duamız ve gönlümüz onların yanındadır. Bugünlerde yaşamış olduğumuz bütün olaylara karşı birbirimize destek olmalıyız. Bu da bizim şiarımız olmalıdır" dedi.

'BATI KANLI ELİNİ BU ÜLKEDEN ÇEKSİN'

Batı medeniyeti gibi olaylara yaklaşmadıklarının altını çizen Göç İdaresi Genel Müdür Yardımcısı Gökçe Ok da şunları söyledi:

"Büyük bir operasyon yapıyoruz. Orada askerlerimizin ayaklarına Allah taş değirmesin ama evlatlarımız şehit ve gazi olacaklar. Oradaki hiçbir askerimizin aklında burası Suriye'dir, başka bir topraktır gibi bir hissiyat yok. ya ne var? Ecdadımızın emaneti olanı torunlarına geriye iade etme aşkı, şevki ve hissiyatı var. O yüzden batı medeniyeti, kendi karışık aklını, kanlı elini bu coğrafyadan çektikleri takdirde bu coğrafyanın zenginlikleri, bu coğrafyanın çocuklarına yeter de artar. O yüzden bizim yapmamız gereken orada bin yıldır İslamiyet'e bayraktarlık eden kahraman Türk ordusuna dua etmektir. Onun dışında aramızda bulunan kardeşlerimiz ve diğer yabancı misafirlerimizle ilgili iş ve işlemleri, devletimizin bize vermiş olduğu yükümlülükle, güzel bir şekilde gerçekleştiririz."

Konuşmaların ardından programda göç konulu kısa filmler ve halk oyunları ekibinin gösterileriyle devam edildi. Programda Suriyeli iş insanlarının başarı hikayeleri de anlatıldı.

Görüntü Dökümü

--------------

- Toplantı salonundan detay

- Katılımcılardan detay

- Kadıoğlu'nun konuşması

- Gökçe Ok'un konuşması

- Halk oyunları ekibinden detay

- Genel detaylar

HABER- KAMERA: Satılmış AKKAŞ/AFYONKARAHİSAR,

=======================

20 yıllık memur, oğlunun da nikahını kıydı

Mersin'in Mut İlçe Belediyesi'nde 20 yıldır nikah memurluğu yapan Hasan Çağlar (55), bu kez oğlunun nikahını kıyarak, unutamayacağı bir ana imza attı. 

Nikah memuru Hasan Çağlar, Antalya'da Özel Harekat Şubesi'nde polis oğlu Hakan Çağlar (30) ile havalimanında çalışan Derya Aydoğan'ın (28) nikahlarını Mut Belediyesi Nikah Salonu'nda kıydı. Hasan Çağlar, "Oğlumun mutluluğuna onay imzasını atmak bana kısmet oldu. Umarım çok mutlu olurlar" dedi.

İmza töreni sonrasında babasının elini öpen ve nikahlarını kıymasının kendileri için onur olduğunu ifade eden Hakan Çağlar da, "Bu bizim aynı zamanda ömür boyu unutmayacağımız bir anı olacak" diye konuştu.

Genç çift, nikah defterine imza attıktan sonra baba Çağlar, evlilik cüzdanını gelini Derya'ya vererek oğluna sahip çıkmasını istedi.

Görüntü Dökümü

-----------------------

Nikahtan görüntü 

Nikah memurunun konuşması 

Şahitlerin konuşması 

Nikah memurunun damada ve geline soru sorması

Nikah defterinin imzalanması 

Nikah memuru Hasan Çağlar masasında çalışırken

Hasan Çağlar ile röp 

(BOYUT: 210 MB) (SÜRE: 1,52 DK)

Haber-Kamera: Murat SÖZERİ/MUT(Mersin),


Kaynak: DHA

15 Ekim 2019 Salı 10:41

Trabzon, DHA, MHP, Güncel, Son Dakika

Son Dakika