Dha Yurt Bülteni-7

1)ALADAĞ YURT FACİASINDA 1 YIL ACILARLA GERİDE KALDIADANA'nın Aladağ ilçesinde 10'u öğrenci, 1'i yurt müdürünün kızı, 12 kişinin yaşamını yitirdiği Süleymancılar Cemaati'ne ait kız yurdu yangını faciasının üzerinden tam bir yıl geçti.

1)ALADAĞ YURT FACİASINDA 1 YIL ACILARLA GERİDE KALDI

Adana'nın Aladağ ilçesinde 10'u öğrenci, 1'i yurt müdürünün kızı, 12 kişinin yaşamını yitirdiği Süleymancılar Cemaati'ne ait kız yurdu yangını faciasının üzerinden tam bir yıl geçti. Bu sürede 15'er yıla kadar hapis cezası istenen 6'sı tutuklu 7 sanığın yargılanmasına devam edilirken, yanan yurt yıkıldı, öğrenciler için yeni yurt yapılıyor. Facianın 1'inci yıl dönümünde mezarlıklara gelen ölen çocukların yakınları, gözyaşı döküp adalet istedi. Bir grup ise CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu ziyaret edip yaşadıkları süreci anlattı.

Aladağ'da ortaokulda okuyan kız öğrencilerinin kaldığı özel öğrenci yurdunda 29 Kasım 2016'da elektrik sisteminin kısa devre yapması sonucu çıkan yangında eğitmen Fatma Canatan, yurt müdürü Cumali Genç'in 6 yaşındaki kızı Sare Betül Genç, 8'inci sınıf öğrencileri Sema Nur Aydoğdu, Zeliha Avcı, Sevim Köylü, 7'nci sınıf öğrencileri Gamze Bagir, Sümeyye Yetim, İlknur Maden, 6'ncı sınıf öğrencisi Nurgül Pertlek, 5'inci sınıf öğrencileri Bahtınur Baş, Tuğba Aydoğdu ile Cennet Karataş yaşamlarını yitirdi.

Türkiye'nin yüreğini yakan ve yurtlarla ilgili büyük tartışmalara neden olan yangınla ilgili Aladağ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında yangında kızı da ölen yurt müdürü Cumali Genç, Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği Başkanı İsmail Uğur ile dernek yöneticileri Ramazan Keleş, Ramazan Dede, Mustafa Öztaş, Mahir Kılınç ve yurt çalışanı Mahmut Deniz hakkında 15'er yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı. Ramazan Dede'nin sağlık sorunları nedeniyle tutuksuz yargılandığı dava Kozan Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ederken, geçen sürede 12 kişinin hayatını kaybettiği yurt da yıkıldı.

ASLİ KUSURLU BULUNDULAR

İddianamede gerekli önlemleri almadıkları gerekçesiyle 7 sanığın da asli kusurlu olduğu belirtildi. İstanbul Teknik Üniversitesi laboratuvarında yangın sonrası alınan örnekler incelenmesi sonrası 3 kişilik uzman bilirkişi heyetinin hazırladığı 19 sayfalık raporda yangının, elektrik tesisatında oluşan kısa devre ile 2 katta aynı anda başladığı belirtildi. Yurtta kullanılan malzemelerin yangının hızla yayılmasına neden olduğu kaydedilen raporda, tartışma konusu olan yangın kapılarının ise dayanıksız PVC malzemeden yapıldığına yer verildi.  İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Aktaş ile gerçek dışı denetim raporu düzenleyen 4 memur hakkında soruşturma izni verilmişti. Bunun üzerine, İlçe Milli Eğitim müfettişleri tarafından, Mehmet Aktaş'a 'kınama',  faciadan önce yurtta yapılan denetimde, önceden önlem alındığı yönünde sahte rapor düzenleyen 2 memura ise, 1'er günlük maaş kesintisi cezası verilmişti.

ANKARA'DA SESLERİNİ DUYURMAK İSTEDİLER

Yurt yangınında okul çağındaki çocuklarını kaybeden Aladağlılar da, dün Ankara'ya giderek Milli Eğitim Bakanlığı önünde seslerini duyurmak için açıklama yaptı. Yangının üzerinden 1 yıl geçmesine karşın davada bir gelişme yaşanmadığını savunan aileler, bir an önce adaletin tecelli etmesini istedi.

MEZARLIKTA GÖZYAŞI

Facianın yıl dönümünde, mezarlıklar dolup taştı. Aileleri, akrabaları ve köylüler, çocukların mezarlarına gelip, dua etti.  Bahtınur Baş, Nurgül Pertlek, Tuğba Aydoğdu, Sümeyye Yetim, Sevim Köylü ve Zeliha Avcı'nın mezarlarının olduğu Köprüçük Mahallesi'nde mezarlığında çocukların yakınları gözyaşlarına boğuldu.

300 KİŞİLİK YURT YAPILIYOR

Sinanpaşa Yatılı Bölge Ortaokulu bahçesinde 160 kişilik yıkılan pansiyonun yerine temmuz ayında başlanan yeni yurt inşaatı devam ediyor. 300 kişilik olan yurdun gelecek yıl mart ayında tamamlanması bekleniyor.  Yurtta öğrencilerin 4 kişilik odalarda kalacağı bildirildi.

KILIÇDAROĞLU'NU ZİYARET ETTİLER

Yangında evlatlarını kaybeden aileler, bugün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu ziyaret edip yaşadıkları süreci anlattı. Ziyarete CHP Adana Milletvekili Zülfikar Tümer İnönü, Elif Doğan Türkmen ile yurt davasını yakından takip eden Sosyal Haklar Derneği Genel Başkanı Melda Onur da katıldı.

Görüntü Dökümü

------------------------

Aladağ'da inşaatı süren yeni yurt binasından görüntüler

Eski yurt binasının bulunduğu yerden görüntü

SÜRE: 43"    BOYUT: 44,4 MB

Haber-Kamera: Yusuf BAŞTUĞ/ALADAĞ (Adana),

==============================================

1)ADANA'DA KADIN ŞİDDETLİ AĞLATTI

ADANA'da 40 yaşındaki Emine Sayar, boşanmalarına rağmen birlikte yaşamayı sürdürdüğü 42 yaşındaki Ayhan Akdemir uyurken üzerine kızgın yağ döküp başına satırla vurdu. Yaralı adam kendini evin tuvaletine kapatarak ölümden kurtuldu. Hem yanan hem de yüzü kan içinde kalan Ayhan Akdemir'i hastanede gören bazı hasta yakınları ağladı.

Olay, merkez Yüreğir İlçesi PTT Evleri Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, 1 çocuk annesi Emine Sayar,  sabah saatlerinde birlikte yaşadığı eski eşi Ayhan Akdemir uyurken başına kızgın yağ döktü.  Şiddetli geçimsizlik nedeniyle bir süre önce boşanmalarına karşın yeniden barışıp aynı evde birlikte yaşayan genç kadın, yağ döktükten sonra eski eşinin başına satırla vurdu. Başından 3 darbe alan Aydemir, kaçarak kendini kilitleyip canını zor kurtardı. Emine Sayar, bir süre sonra evi terk etti, tuvaletten çıkan yaralı  Aydemir de polisi arayıp yardım istedi.

HASTA YAKINLARI HALİNE AĞLADI

Eve gelen Polis Akdemir'i kanlar içinde şoka girmiş halde buldu. Eli yüzü kan içinde olan ve başında yanıklar oluşan Akdemir, çağrılan ambulansla Adana Şehir Hastanesi'ne kaldırıldı. Hastaneye getirilen ve tanınmaz hale gelen Aydemir'in gören bazı hasta yakınları ise gözyaşlarını tutamadı. Hayati tehlikesi bulunan Aydemir, yoğun bakıma alındı. Aydemir'in şikayeti üzerine Emine Sayar, evinin sokağında gözaltına alındı.

Görüntü Dökümü

-----------------------

Ambulansın görüntüsü

Yaralı adamın indirilişi

Yaralı yakınlarının hastanede görüntüsü

Yaralının ablasının konuşması

Şahsın evinin dış görüntüsü

Olay yeri genel ve detay görüntüler

Olay yerinde Kan bulaşan saat,tv,duvar,kanepe görüntüsü

Olayı gerçekleştiren kadının görüntüsü

SÜRE: 03'45"   BOYUT: 229 MB

Haber: Çağlar ÖZTÜR - Kamera: Eser PAZARBAŞI / ADANA,

========================================================

HDP'Lİ YILDIRIM: ORTADA BELGE VAR MI? VAR

 

HDP Grup Başkan Vekili Ahmet Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, dün TBMM'deki grup toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yakın bazı isimlerin yurt dışında bulunan bir şirkete para transferi yaptıklarına ilişkin iddialarını değerlendirdi. Olayın takipçisi olacaklarını söyleyen Yılıdırım, "Ortada belge var mı? Var. Karşılıklı okunan sıralamalı tutanakları var mı? Var. Ortada milyon dolarlık para transferleri var. Vergiden kaçırılan paralar var" dedi.

HDP Hakkari Milletvekil Abdullah Zeydan'ın Diyarbakır'da görülen duruşmasının ardından gazetecilere açıklama yapan HDP Grup Başkan Vekili Ahmet Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yakın kişilerin yurt dışına para transferi yaptıklarına ilişkin iddialarını değerlendirdi.

Olayın takipçisi olacaklarını belirten Yıldırım, şöyle konuştu:

"Dün arkadaşlarımız bu konuyu Meclis'te gündeme getirdiler. Bugün ve yarın bu işin takipçisi olacağımızı açığa çıkardık. Erdoğan geçtiğimiz cuma günü, 'Bu belgeyi mahkemeye sunarsanız, mahkeme kabul ederse istifa edeceğim' dememişti. 'Belgeyi gösterirseniz istifa edeceğim' demişti. Bir de hangi yargı? Erdoğan'ın 'Kararına saygı duymuyorum' dediği yargı mı? 'Burada bir vesayet büroksasisi oluşturulmuş' dediği yargı mı? 6.5 milyon insanın iradesini derdest eden, bugün de komedisinin bir parçasını gördüğümüz yargı mı? Türkiye'de yargı mı var, AKP hukuk komisyonu mu var? Belge var mı? Var. Karşılıklı okunan sıralamalı tutanakları var mı? Var. AKP'nin Grup Başkan Vekili dün çıkıp itiraf etti, 'Biz ülkeye dışarıdan para getirdik, ticaret yaptık' dedi. Man Adası'nda kurulan şirkette, o para transferi yaptıklarını iddia ettikleri ve bu halkın aklıyla alay ettikleri şirketin sermayesi 1 Sterlin. Ortada milyon dolarlık para transferleri var. Vergiden kaçırılan paralar var. Biz kendi deyimiyle söylüyoruz, kendisine iftira atmıyoruz. Cumhurbaşkanı çok fazla haysiyet cellatlığı yapıyor. Bu anlamda gururu, onuru, haysiyeti ortaya atan biri, kendi sözünün eri midir, değil midir, 80 milyon insanın takdirine bırakıyorum. Kaldı ki, dünkü belgeler ortaya sunulmazsa da bu toplumun büyük çoğunluğu, yolsuzluğun, rüşvetin, vergiden para kaçırmanın çok olağan bir devlet işleyişi haline getirildiğini AKP iktidarı marifetiyle zaten biliyor. Bu ülkede yargı mı kalmış? Yargıyı kendileri derdest etmedi mi? Böyle bir ortamda hangi yargıdan söz ediyoruz."

Yıldırım, "Bir de para transferinin tespitini yapacak kurum mahkeme değildir, bunların online sistem üzerinde taramalarıdır ve açığa çıkarılan belgeleridir. Ben, biraz sonra gidip Ziraat Bankası Ümraniye Şubesi'ne bir yakınıma para havale edeceğim. Para havale edip, etmediğimi buradaki adliyede mi arayacağım? Gideceğiz bankanın online sistemine bakacağız. Bu 80 milyon insanın aklıyla alay etmektir. Biz onların aklıyla alay ediyor muyuz? Biz sadece onların yaptıkları işleri açığa çıkarıyoruz. Kimsenin bu halkın aklıyla alay etme hakkı yoktur. Cuma Cumhurbaşkanı kendisi açıkladı, 'Oğlum, damadım, dünürüm, kardeşim' 4'ünün de swift belgeleri ortaya konuldu. Gidecek o bankaya soracak, 'bu para transferleriyle alakalı belgeler var mı yok mu?' diye soracak. Mahkeme ortaya koyamaz" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun iddialarını değerlendiren HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş ise "Man Adası'nı haritada hala yüzde 90 kimse bilmezken, bu tartışmayı karartmanın, halkın bilgi alma hakkının önüne geçme yolu, HDP'li milletvekillerine ceza mı vermektir ' Kürtler üzerinden, kendilerinin savunma yapamayacağı bir meseleyi kapatmak mıdır' Milletvekillerine bu kadar hızlı cevap verme saiklerin arkasında ne var? En hızlı yargılamalar, hukuk dışı yargılamalar neden HDP üzerinde yaşama geçiriliyor ? Bunların yanıtının verilmesini bekliyoruz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:

---------------------

-HDP'lilerin adliyeden çıkışı

-Yıldırım'ın konuşması

-Genel ve detay görüntü 

Haber-Kamera: Ahmet ÜN-Burak EMEK/DİYARBAKIR, -

================================================

4)HDP MİLLETVEKİLİ ZEYDAN'IN YENİDEN YARGILANMASINA BAŞLANDI

EDİRNE F tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde 4 Kasım 2016'dan beri tutuklu bulunan HDP Hakkarı Milletvekili Abdullah Zeydan'ın, 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldığı ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi'nce bozulan davasının yeniden yargılamasına başlandı. İddaname ve kararın bugün sabah tebliğ edildiği Zeydan, SEGBİS sistemi ile duruşmaya çıkmazken, mahkeme sanığın bir sonraki celse SEGBİS duruşmasında zorla hazır edilmesine karar verdi. Mahkeme, Zeydan'a iddianameyi geç tebliğ ederek yargılamanın sürüncemede kalmasına neden olan cezaevi görevlileri hakkında da suç duyurusunda bulunulmasına da hükmetti. Baro odasında duruşmayı bekleyen Zeydan'ın avukatları, mahkemenin herhangi bir çağrı yapmadan ve avukatları çağırmadan duruşma yaptığını tutanak altına aldı. Duruşmayı izlemek için adliye binasında bulunan HDP Grup Başkan vekili Ahmet Yıldırım ve Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, mahkemenin kimseyi çağırmadan duruşma yaptığını söyleyerek, hakimler hakkında HSK'ya suç duyurusunda bulunulacağını ifade etti.

HDP Hakkari Milletvekili Abdullah Zeydan, Diyarbakır 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde 14 Temmuz 2017 günü yapılan karar duruşmasında 'Terör örgütüne yardım etme' ve 'Terör örgütü propagandası yapma' suçundan 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Zeydan'ın avukatlarının başvurusu ile dosyayı değerlendiren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi, savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle kararın bozulmasına hükmetti. Kararın bozulmasının ardından Zeydan'ın yeniden yargılaması Diyarbakır 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. HDP Grup Başkan Vekili Ahmet Yıldırım, Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş ve avukatların baro odasında duruşmayı beklediği sırada, duruşmanın yapıldığı belirtilerek, tutanak avukatlara ulaştırıldı. Kendilerinden habersiz duruşma yapılması ile ilgili tutanak tutan Zeydan'ın avukatları  mahkemenin çağrı yapmadan ve avukatları çağırmadan duruşma yaptığını belirterek, HSK'ya suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi. 

SEGBİS İLE DURUŞMAYA ÇIKMADI

Avukatlara ulaştırılan duruşma tutanağında, belirli gün ve saatte birinci celsenin açıldığı, duruşmaya gelen olmadığı ve açık yargılamaya devam edildiği belirtildi. Tutanakta, Abdullah Zeydan'ın tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi'ne SEGBİS bağlantısının sağlandığı, ancak sanığın SEGBİS'e çıkmadığı ifade edildi. Tutanakta sanığa hakkındaki iddianamelerin bugün tebliğ edildiğinin de UYAP sistemi üzerinden tespit edildiği kaydedildi. Bunun üzerine söz hakkı verilen Cumhuriyet Savcısı, sanığın SEGBİS sisteminde hazır edilmesini isteyerek, kuvvetli suç şüphesinin bulunması nedeniyle tutukluluk halinin devamını talep etti.

CEZAEVİ GÖREVLİLERİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSU 

Daha sonra ara kararlarını açıklayan mahkeme, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut olguların mevcut olması nedeniyle Abdullah Zeydan'ın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Zeydan'ın bir sonraki celse SEGBİS sistemi ile zorla hazır edilmesi ne karar veren mahkeme, sanığa iddianamenin tebliği için 15 Kasım günü müzekkere yazılmasına rağmen kalem sorgusunu bugün yapan ve yargılamanın sürüncemede kalmasına neden olan cezaevi görevlileri hakkında Edirne Cumhuriylet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına hükmetti. Duruşma ileri bir tarihe ertelendi. 

BEŞTAŞ: ZORLA SEGBİS'E ÇIKARILMA ZORBALIKTIR

Duruşmadan sonra gazetecilere açıklama yapan HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, hukuka uymamak, Anayasayı çiğnemek, normal teammülleri çiğnemek ve her türlü ceza mevzuatını çöpe atarak bir yargılama yapıldığını belirterek, "Artık buna yargılama da diyemeyeceğiz. Bu sabah danışmanlar, milletvekilleri ve avukatlar olduğumuz halde duruşma için hiç bir çağrı yapılmadan, mübaşir bile Abdullah Zeydan milletvekilimizin duruşma çağrısını yapmadan, elimize sonradan bir tutunak verildi. Bu tutanak tam anlamıyla bir ucube, bir hukuk garabetidir. Bu sabah Gaziantep İstinaf Mahkemesi'nin kararı tebliğ edilmiş. Bir kere sabah tebliği yapıldıktan sonra, hemen beyanda bulunulması ceza usul yasalarına aykırıdır ve mümkün değildir. Bununla da yetinilmemiş Edirne Cezaevi'ndeki infaz koruma ve müdürleri hakkında suç duyurusunda bulunulmuş. Abdullah Zeydan'ın, gelecek duruşmada zorla SEGBİS'e çıkarılması kararı alınmış. Bu kararlar bir yargılama neticesinde alınmadı. Bu kararlar daha önce hazırlanan aslında bugün sadece açıklanan tutanaklardır. Bununla ilgili arkadaşlarımız tutanak tuttu. Milletvekilleri, il başkanları, avukatlar, gazeteciler, Zeydan'ın ailesi, danışmanları buradayken bir şey kaçırmaya çalışıyorlar. Nedir bunun adı, "Vekile hızla ceza verelim, hemen milletvekilliğini düşürelim" telaşından başka bir şey değildir. Zorla SEGBİS'e çıkarma kararı HDP'li vekiller dışında başka dosyalarda uygulanmıyor. Tümüyle HDP'ye yönelik özel, adı konulmamış, mevzuatı olmayan bir yargılama usülü devrededir. Burada yargılanan bizler değiliz, oy veren halktır. Halkın iradesi tümüyle yok sayılıyor. Enis Berberoğlu da şu an cezaevinde. Onunla ilgili istinaf mahkemesi kararı haftalarca tartışılırken, partimizin milletvekilleriyle ilgili hukuk dışı dosyalara dair tek bir satır göremiyoruz. Doğrusunun, Enis Berberoğlu'nun dosyasında yapılan tartışmalar olduğunu düşünüyoruz. Milletvekilleriyle ilgili yargılamalar kamuoyundan gizlenmemeli. Herkesin bunu bilmeye hakkı vardır. Bununla ilgili Hakimler Savcılar Kurulu'na suç duyurusunda bulunacağız.  Ayrıca, savcılığa şikayette bulunacağız. Tabii ki; kimi kime şikayet ediyoruz, bunu da kamuyonun takdirine bırakıyoruz. Ama biz yine de bütün hukuki mekanizmaları işletme konusunda kararlılığımızı ifade ediyoruz. Zorla SEGBİS'e çıkarılma hukuk değil, zorbalıktır, zora başvurmaktır. Hukukta zorun yeri yoktur."dedi. 

Görüntü Dökümü:

----------------------

Milletvekillerinin adliyeden çıkması

Beştaş'ın açıklamaları

Haber - Kamera: Felat BOZARSLAN-Ahmet ÜN-Burak EMEK/DİYARBAKIR, -

=====================================================

5)MALATYA'DA BELEDİYE İŞÇİLERİNİ TAŞIYAN MİNİBÜS DEVRİLDİ: 11 YARALI

Malatya'da, belediye işçilerini taşıyan minibüsün kayganlaşan yolda kontrolden çıkarak devrilmesi sonucu meydana gelen kazada 11 kişi yaralandı. Kaza, sabah saatlerinde Yaygın Mahallesi yakınlarında meydana geldi. Kent merkezine ilerleyen Büyükşehir Belediyesi'ne ait Mehmet Ali Ünver yönetimindeki 44 KH 996 plakalı minibüs, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkarak takla atıp devrildi. Kazada, sürücü Mehmet Ali Ünver ile minibüste bulunan Mustafa Günışık, Necati Güler, Nusret Beytorun, Mehmet Yol, Mehmet Akyol, Arif Kaya, Sinan Ayhan, Selim Azkul, Gökhan Koca ve Şahin Aygün yaralandı. Yaralılar, ihbar üzerine bölgeye sevk edilen ambulanslarla kentteki hastanelere kaldırıldı.

Kaza sonrası Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır da yaralıları tedaviye alındıkları hastanelerde ziyaret edip, geçmiş olsun dileğinde bulundu. Çakır, yaralanan işçilerin asfaltlama çalışması yapan ekipte yer aldığını ve büyük tehlike atlattıklarını söyledi.

Görüntü Dökümü:

----------------------

Olay yeri

Hastane detay

Yaralılar ziyaret

Ahmet Çakır'ın konuşması

- Genel ve detay görüntüler

 Haber-Kamera: MALATYA-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 196 MB

========================================================

6)KARS'TA KAR YAĞIŞI

Kars'ta kent merkezini yeniden beyaza bürüyen kar, hayatı olumsuz etkiledi.

Sabah saatlerinde işe gitmek isteyen vatandaşlar kar nedeniyle zor anlar yaşadı. Araçların üzerinde biriken karları temizleyen ve yola çıkan sürücüler yolda ilerlemekte zorluk çekti. Sürüüler özellikle Mihralibey Köprüsü ile İnönü Caddesinde oluşan buzlanma nedeniyle zor anlar yaşadı. Belediye ekipleri bazı bölgelerde tuzlama çalışması yaptı.

    Muzaffer Karakoyun, kar nedeniyle iş yerleri önünde biriken karları temizlediklerini ifade ederek, "Burada kar yağmasa hayat durur, buralar çok güzel kar Kars'a yakışıyor" dedi.

Görüntü Dökümü:

----------------------

-Kar yağışı ve detaylar

-Vatandaşların konuşmaları

Haber-Kamera: Bedir ALTUNOK / KARS,

74 MB – 2 DK 19 SN - 

=========================================================

7)TÜRKİYE'DE HER YIL 40 BİN KİŞİ İNME YÜZÜNDEN YAŞAMINI YİTİRİYOR

TÜRK Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, dünyada her yıl 17 milyon kişinin inme hastalığıyla karşılaştığını belirterek, "6 milyonunu bu durum nedeniyle ne yazık ki kaybediyoruz. Ülkemizde de her yıl yaklaşık 40 bin kişiyi bu nedenle kaybediyoruz" dedi.

Antalya'nın Kemer ilçesinde düzenlenen 53'üncü Ulusal Nöroloji Kongresi'ne katılan Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, inmeyle ilgili bilgi verdi. İnmenin beyindeki damar hastalıklarının ani şekilde ortaya çıkan ve kişinin hayatını ciddi şekilde etkileyen bir tablo olduğunu söyleyen Öztürk, "Damar tıkanıklığı dakikalar içerisinde, saniyeler içerisinde gelişebilir ve tıkanan bölgenin fonksiyonlarına bağlı olarak kişide belirtiler ortaya çıkar. Bu belirtilerin en sık olarak görülme durumuyla değerlendirirsek, konuşmada ani bozulma, yüzde bir asimetri ortaya çıkması, kolda, bacakta tek taraflı kuvvet kayıpları ya da uyuşmalar, ani görme kayıpları, nadir de olsa o şekilde ortaya çıkabilir" dedi

"TOPLUMDA CİDDİ BİR FARKINDALIK DA OLUŞMAYA BAŞLADI"

Ani baş dönmeleri daha seyrek ancak kolda, bacakta ani uyuşma, kuvvet kaybı, konuşma bozukluğu, görme kaybı, yüzde asimetri gibi bir durumla karşılaşan kişinin vakit kaybetmeden mümkünse ambulansla inme tedavisinin yapıldığı, nöroloji uzmanı bulunan bir merkeze ulaştırılması gerektiğini vurgulayan Öztürk, "İnme çok ciddi bir tabloyla ortaya çıkan ve sonrasında da kişiyi ciddi bir fonksiyonel kayıpla bırakabilen bir durum. O yüzden de hastalarımızın daha sonrasında kendilerini anlatabilme, sağlık politikasında etkin rol oynayabilme şansları ne yazık ki olmuyor. Çok üzgünüz tabii ki değerli bir politikacımızın (Deniz Baykal) bu durum ile karşılaşmış olmasından ancak bu durumda hastalık konusunda, bu hastalığa ilişkin bilgiler konusunda toplumda ciddi bir farkındalık da oluşmaya başladı" diye konuştu.

"DÜNYADA 17 MİLYON KİŞİ BU HASTALIKLA KARŞILAŞIYOR"

Her 6 kişiden 1'inin hayatı boyunca böyle bir durumla karşılaşmak durumunda olduğuna işaret eden Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, şöyle devam etti:

"İstatistikler bunu gösteriyor. Yani dünyada her yıl 17 milyon kişi bu hastalıkla karşılaşıyor. 6 milyonunu bu durum nedeniyle ne yazık ki kaybediyoruz. Bütün dünyanın verileri böyle. Ülkemizde de her yıl yaklaşık 40 bin kişiyi bu nedenle kaybediyoruz. 40 bin hastamızı. O yüzden de çok ciddi bir durum ama bir kardiyak hastalıklar gibi diğer hastalıklar gibi kişinin sonradan kendini anlatabileceği, bunun önlenebilmesi, etkin tedaviye ulaşmak için etrafta konuşabileceği bir durum değil. O yüzden de bizler Türk Nöroloji Derneği olarak bu hastalık konusunda hem farkındalığı arttırabilmek hem koruyucu önlemlerin arttırılması, etkin inme tedavisinin herkese ulaşılabilir olması ve bu konuda da ciddi organizasyonlar Sağlık Bakanlığımız aracılığı ile yapılması için ciddi bir işbirliği içerisinde çalışıyoruz."

"İLK 4.5 SAAT ÇOK ÖNEMLİ"

İnmeyle karşılaşıldığında yapılması gerekenlerle ilgili de bilgi veren Öztürk, şöyle dedi:

"Halkımız böyle bir durum başına geldiğinde kendi çözümlerini arama yoluna da gidebiliyor. Ancak bizim söylediğimiz şu, böyle bir durumla karşılaştığında hastalarımız, bu tarz yöntemlere başvurmadan, hastanın tansiyonunu daha önceden kan basıncı yüksekse, tansiyonu yüksekse düşürmeye kalkmadan, bir şeyler yedirmeye çalışmadan beklemeden ya da bu tarz müdahalelerde bulunmadan -çünkü bunların hepsi zaman kaybına neden olan müdahaleler- hemen acil koordinasyon merkezi ile ambulans veya kendi araçlarıyla ama mutlaka hiç vakit kaybetmeden en önemli nokta bu ilk 4.5 saat son derece önemli çünkü 'zaman beyindir' diyoruz. Geçen her dakika beyinden milyonlarca hücre kaybına neden oluyor. Hemen damarın açılması, hemen o bölgenin kanlanması sağlanması gerekiyor ki hasta ondan sonraki hayatına sağlıklı bir şekilde sevdikleriyle devam edebilsin."

Görüntü Dökümü:

----------------------

Toplantıdan detay

RÖP: Prof. Dr. Şerefnur Öztürk (Türk Nöroloji Derneği Başkanı)

Kongre afişi detay

137 MB /// 04.18"

 HABER- KAMERA: Levent YENİGÜN/KEMER (Antalya),

=========================================================

8)ZEYTİNYAĞI TÜCCARININ KATİL ZANLISI TUTUKLANDI

DENİZLİ'nin Merkezefendi ilçesindeki bir alışveriş merkezinin otoparkında av tüfeğiyle vurarak öldürülen zeytinyağı tüccarı 49 yaşındaki Hüseyin Kayrak'ın katil zanlısı 60 yaşındaki H.K. (Hüseyin Kibar), sevk edildiği adliyede tutuklandı.

Olay, geçen pazar gün saat 20.00'de, Yenişehir Mahallesi'ndeki bir alışveriş merkezinin otoparkında meydana geldi. Güvenlik kamerası tarafından kaydedilen olayda, otoparka park ettiği hafif ticari aracının yanına gelen zeytinyağı üreticisi Hüseyin Kayrak, yanına yaklaşan bir kişi tarafından pompalı av tüfekle göğsünden vurularak öldürüldü. Denizli Emniyeti Cinayet Bürosu ekipleri, yaptığı araştırmada katil zanlısının döküm işletmesi bulunan H.K. olduğunu tespit etti. Polis, H.K.'yı yakalayarak gözaltına aldı. H.K.'nın ifadesinde, Kayrak ile daha önce ortak döküm işi yaptıklarını, bu işten doğan alacağı için Kayrak'a senet verdiğini, ancak bununla kendisini sürekli tehdit edip para aldığını, borcunun ise hiç bitmediğini, bu nedenle en son telefonla tartıştıklarını ve kendisini otoparka çağırdığını söylediği öğrenildi. Sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen H.K., tutuklandı.

Görüntü Dökümü:

----------------------

Güvenlik kemarası görüntü (önceden de geçilmişti)

H.K.'nın adliyeye getirilmesi

Adliye girişinden görüntü

Öldürülen Hüseyin Kayrak'ın resmi

Genel ve Detay görüntü

( Haber: Ramazan ÇETİN- Kamera: Deniz TOKAT / DENİZLİ,

Kaynak: DHA

29 Kasım 2017 Çarşamba 12:53

Halkların Demokratik Partisi, Abdullah Zeydan, Ahmet Yıldırım, Aladağ, Politika, Güncel