Dha Yurt Bülteni-7

1)ŞEHİT PİLOT UÇAĞI KÖYÜN ÜZERİNE DÜŞMESİN DİYE CANINI FEDA ETTİNEVŞEHİR'in Gülşehir ilçesi Ovaören köyü yakınlarındaki dağlık alana düşen F-16 tipi savaş uçağında şehit olan Hava Pilot Üsteğmen Yasin Boy'un (32) cenazesi memleketi Samsun'a getirildi.

1)ŞEHİT PİLOT UÇAĞI KÖYÜN ÜZERİNE DÜŞMESİN DİYE CANINI FEDA ETTİ
NEVŞEHİR'in Gülşehir ilçesi Ovaören köyü yakınlarındaki dağlık alana düşen F-16 tipi savaş uçağında şehit olan Hava Pilot Üsteğmen Yasin Boy'un (32) cenazesi memleketi Samsun'a getirildi. Şehit ağabeyi Rasim Boy, kendisiyle ilgilinen görevlilere kardeşinin uçağın köyün üzerine düşmemesi için kendi canını feda etitğini söyledi.
Adana'dan dün saat 18.30 sıralarında eğitim için havalandıktan sonra Nevşehir'in Gülşehir ilçesine bağlı Ovaören köyü yakınlarında dağlık alana düşen F-16 savaş uçağının pilotu Hava Pilot Üsteğmen Yasin Boy'un cenazesi askeri uçakla Samsun Çarşamba Havalimanı'na getirildi. Burada düzenlenen törene Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, Samsun Valisi Osman kaymak, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, şehidin babası Ayhan Ramazan ile annesi Güllü Boy, şehidin dedesi Recep Boy, şehidin ağabeyi Rasim Boy, yakınları, yakınları ve vatandaşlar katıldı. Şehidin cenazesinin getirilmesinin beklenidği sırada şehit ağabeyi Rasim Boy, kendisi ile ilgilenen askeri görevlilere "Yasin uçağın köyün üzerine düşmemesi için çok uğraşmış. Uçağın köye düşmemesi için canını feda etmiş. Köyü geçtikten sonra boş bir dağa çarpmış" dedi. 
Askeri uçaktan ilk olarak şehit Hava Pilot Üsteğmen Yasin Boy'un eşi 6 yıllık Çağla Boy, şehidin ağabeyi Ankara'da görev yapan Hava Astsubay Levent Boy indi. Şehidin 4 yaşındaki oğlu Meriç Eymen Boy da bir görevlinin kucağında uçaktan indirilerek törene katılmadan araca götürüldü.
Ardından şehit Hava Pilot Üsteğmen Yasin Boy'un cenazesi askerlerin omzunda uçaktan indirilip cenaze aracına taşındı. Bu sırada 
şehidin dedesi, babası, annesi, kardeşleri ve eşi gözyaşlarına boğuldu.
Görüntü Dökümü :
-------------------------
Şehidin karşılanışı
Protokolden detay
Ailesinden detaylar
Haber-Kamera :  Yaprak KOÇER-Gökhan İÇKİLLİ/SAMSUN,  
=======================================================
ULUDAĞ EKONOMİ ZİRVESİ BAŞLADI (EK)
2)GLOBAL FIRSATLARIN GELECEĞİ
Yıldırım Holding Ceosu Yüksel Yıldırım moderatörlüğündeki oturumda Global Fırsatların Geleceği başlığı konuşuldu. Oturumda Simit Sarayı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kavukcu, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, Koton Yönetim Kurulu Üyesi Gülden Yılmaz, Uludağ İçecek Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ömer Kızıl, Derimod Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Zaim konuşma yaptı.
YENİ DÜNYA ZOR OLACAK
Koton Yönetim Kurulu Üyesi Gülden Yılmaz, içinde bulundukları dönemi global fırsatlardan ziyade geleceğin belirsizliği oluşturduğunu kaydetti. Dünya kartların yeniden karıldığı ve yeni düzen evresinde ekonomik büyüklüğün yer değiştirdiğini kaydetti. Yılmaz, ABD yerine Çin, Batı Dünyası yerine Asya'nın ekonomide ağırlıklı aktör olduğunu ifade etti. Robotik teknolojik 3D teknoloji, internet tabanlı ticaret, yapay zeka ile yeni malzemelerin üretiminin düşük maliyetli yapılabilir hale getireceğini söyleyen Yılmaz, "Bu durum Batı'yı kendi kendine yeter hale getirecek. Batı dünyasında yeni üretim yönelimi pek çok mavi yakalı işsiz ortaya çıkaracak. Beyaz yakalılarda sofistike çalışabilecek insanlar ortaya çıkacak. Aslında yeni dünya zor olacak. Net global öngörüde bulunmak kolay gelmiyor. Dünyaya bakınca geleceğin fırsatları, riskleri kendine çevirebilecek şirket ve markaların dönemi olduğunu düşünüyorum. Ağır prosedür ile kurumsallaşma adına hantal şirketler gelecekte çok daha zorlanacak. Global fırsat kendi içimizdeö dedi.
TÜRK MARKALARINA FIRSATLAR ÇOK
Türk hazır giyimde iki fırsatın öne çıktığını belirten Yılmaz, bunları hızlı Moda sektöründe potansiyel ve gelişmek ile hızla globalleşen markaların önemine işaret etti. Hızlı modada Türkiye'nin büyük eko sistemi bulunduğunu ifade eden Yılmaz, geçen yıl hazır giyim moda sektörünün 40 milyar dolar üretim hacmine ulaştığını ve bunun 17 milyar dolarının ihracatın oluşturduğuna dikkat çekti. İstanbul'un iki saatlik çemberde önemli bir ekonomik sistem bulunduğunu vurgulayan Yılmaz, "İplikten kumaşa ana işlem yapıp mamule dönebilen sektör sahibiyiz. Tasarımcılar yetiştiriyoruz. Helva için her şey mevcut. Diğer tarafından ikinci fırsat alanı Koton gibi Türk markası global alanda mağazalarını açıyor ve büyüyor. Önümüzdeki dönemde hazır giyim sektörünün ihracat payı globalleşen Türk markalarında gelecek ve fırsatlar çokö diye konuştu.
FIRSAT OLACAK ÜLKELER
Kendi şirketleri açısından fırsatı çeken ve çevik bir organizasyona sahip olduklarını söyleyen Yılmaz, hızlı moda kategorisinde çalıştıklarını kaydetti. Gelişmek için çalıştıklarının altını çizen Yılmaz, online satışlar için de özel koleksiyon geliştirdiklerini vurguladı. Son 20 yılda gelişmekte olan ülkelerin kayda değer büyüme gösterdiğini ve 10-15 yıl içinde moda markalar büyüme fırsatı yakalayacaklarını söyleyen Yılmaz, "Batı dünyasında aslında rekabetin oturduğu ülkelerde pazara girmek zor. Fırsatlar Kazakistan, Rusya, Malezya, Hindistan gibi moda alışkanlıklarının değiştiği bir ülke bu pazarlarda çok daha fazla fırsatlar olacak. 27 ülkede 507 mağazamız var. 10 binin üzerinde çalışanımız var. Rusya'daki mağaza sayısı 47 oldu. Çalışan sayısı binin üzerinde. Son 6 yıldır kadın modada beğenilen mağazayız. Ülke ekonomisine yaptığımız katma değerle gurur duyuyoruzö dedi.
"BİZ SİMİT İLE BAŞARDIK"
Simit Sarayı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kavukcu, markalarını dünyaya ezberletmek için yola çıktıklarını belirterek, "2012'de ilk yurtdışı açılımı kararı verdik. Mevcut mağazaların konseptini değiştirdik. İlk Medine sonra Hollanda'da mağaza açtık. Şu anda Londra'dayız. 5 mağazamız var. 22 mağazamız oldu şu anda. Biz Turquality kapsamındayız. Bu dünyada marka olmak için önemliydi. Yıllık 16 milyon TL destek aldık. Yıllık kiramız ise 20 milyon. İnanırsak Türkler'in her şeyi yapabileceğine inanıyoruz. Biz bunu simit ile yaptık. Dünyanın en iyi lokasyonu ve noktalarında mağaza açıyoruz. İnsanlara Simit Sarayı'nı ezberletiyoruz. Dünyada ilk 10 içindeyiz. Bunu 5 yıl içinde yaptık. Bin mağaza yurtdışında açıyoruz. 650 sözleşmesini yaptık. Dünya markası olabilmeyi başaracağızö diye konuştu.
TÜRKİYE'DEN YENİ MARKALAR ÇIKACAK
Azınlık hisseler satarak, bölgedeki büyük aile ve fonlarla inorganik büyümeye başladıklarını söyleyen Kavukcu, iki ülkeye daha gireceklerini belirterek, Kenya'da Uzak Doğu pazarına yöneleceklerini kaydetti. ABD 3 mağazalarının bulunduğunu dile getiren Kavukcu, 2019 hızlı büyüme düşüncelerinin olduğunu paylaştı. Kavukcu, bankaların da kredi konusunda bazı uygulamalarını gözden geçirmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye'den böyle markalar çıkarılması gerektiğinin altını çizen Kavukcu, Türkiye'de başaranların yurtdışında çok daha iyi başaracağını söyledi. Kavukcu, "Bizde dünyada bir şeyler başardık. Suudi Arabistan 55 mağaza oldu insanlar kuyrukta. Biz inanıyoruz. Türkiye'den yeni markalar çıkacak. Türkiye'de 10 markadan biri olacağız sözünü veriyoruzö dedi. Marka çıkarılması için öneride de bulunan Kavukcu, standart kalite ve önemli losyonlarda yer almanın önemine işaret etti.
TEKNOLOJİ ÇAĞI
TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik, dijitalleşme ve teknolojik gelişimlerin getirdiği değişimlerin önemine işaret etti. İş dünyasında hızlı değişim sağlanmasını sağladığının altını çizen Bilecik, son 10 yılda ismi anılmayan yüzlerce markanın dünyanın eksenine önemli yörünge katkısı yaptığını söyledi. Bilecik, "İstisnasız panellerin konusu ne olursa olsun yapay zeka, sanayi 4.0 konuşmadan, robotları konuşmadan hiçbir panelden geçmediğimiz şekle dönüştü. Muazzam çağ kapandı internet ile beraber. Teknoloji çağı yeni çağ açıldı. Fırsat çağı olarak bakmakta fayda var. yerel girişimcilerimize müthiş yolculuk yapabilecekleri dünya var. Günün sonu itibariyle son sözü kim söyleyecek. Fırsatlar mı riskler mi'ö diye konuştu.
KORUMACILIK EĞİLİMİ
Küresel kriz ile bakıldığında güven probleminin gündeme geldiğini belirten Bilecik, "Dünyanın birçok yerinde çok kişi ayrımcı söylemlerin daha üst düzeyden söylediği bir nokta. En büyük sorun korumacılık eğilimi. Net çözüm var. Küresel ticaretin büyümesi, girişimci ruhun performansıö şeklinde konuştu.
AB BÖLGESİ
İş dünyasının 2 konuya baktığının altını çizen Bilecik, "Çok iyi ekonominiz varsa aynı zamanda çok iyi dış politikanız oluyor anlamına gelmiyor. Çok iyi dış politikanız varsa ekonomiye yansıması böyle oluyor. Başbakan Yardımcısının söylediği gibi TÜSİAD'ın kuruluştan beri devam ettiği hararetle savunduğu ana nokta AB Bölgesi. Bu konudaki yaptığı çalışmalar. Bu da 2017 olduğu gibi 2018 ana ajanda konusu. Özellikle katılım müzakerelerin devamını başka formüle ihtiyaç duymadan, orijinal müzakere sürecinin dışına çıkarabilecek alternatif formülleri kabul etmeyen politikaların devamının altını çiziyorum. Gümrük güncellemiş ve vize serbesti son derece önemliö diye konuştu.
"KENDİMİZE BAKMALIYIZ"
Son yıllarda AB ülkelerinin bazılarında muazzam negatif enerjiye rağmen ülke olarak biraz kendimize bakmamız gerektiğini söyleyen Bilecik, "Acaba demokratik gidişata herhangi eksiğimiz oluyor mu? Normalleşme sürecinin biraz daha hızlanması gerekir. Nerdeyse 2 senedir olağanüstü hal tedbirlerinden normalleşmeye geçiyor olmamız gerekiyor. Başardıklarımız ile başaramadıklarımızın arasındaki çizgiye baktığımızda önemi bir etkisi olacaktırö dedi.
Ortadoğu ülkelerin Türkiye ile ilişkilerine sıcak bakmasını Batı ile yapılan işbirlikleri ve entegrasyona bağlayan Bilecik, özellikle Almanya seçimlerinden sonra AB ile yapılan görüşmelerin hızlanması sıcaklaşmasının önemli noktalardan biri olduğunu vurguladı. Birleşik Krallık'ın 2016 Haziran ayında Brexit süreci nedeniyle önemli sorunlar yaşanabileceğinin altını çizen Bilecik, otomotivden tekstile, gıda mamullerine kadar vergi problemi ve iş yapma zorluğu sorunu ortaya çıkacağını kaydetti. Hedef tespit etmenin önemli olduğunu dile getiren Bilecik, "TÜSİAD içinde hem fikir olduğumuz Türkiye'nin 2002-2007 Ak Parti ilk dönemde müthiş öykü yarattık. Öyküyü sattık. En büyük kazanımlardan biriydi. Şimdi en büyük eksikliğimiz Türkiye'nin yeni bir öyküye ihtiyacı olacak. TÜSİAD tarafından çok çalıştığımız konu teknoloji alanından gelebilecek, sanayi 4.0 barındıracak bir noktadan çıkabilme ihtimalini görüyoruz. Böyle bir hedef var. Reçete belli. Bizim daha rekabetçi küresel ekonomide, makro ekonomik istikrarı tutturmamız gerekir. Liyakat ve sürdürülebilir olan MB, BDDK gibi güçlü kurumlar olmalı. Geç kaldığımız bir nokta var. Verimliliğimizi artıracak yapısal reformlarla ilgili süreç var. İyi ilişkilerimizin olması gerekir. Ekonomide iki faktör çok önemli. İstikrar ve verimlilikö dedi.
"İŞİ TERSTEN YAPTIK"
Uludağ İçecek Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ömer Kızıl, şirketten bahsederek, 1976'dan bu yana Almanya'da satış gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, "Lojistik bizim işimizde çok önemli. Bizim 2000'den sonra işi tersten yapmışız. Türkiye işçilerin göçü ile Uludağ gazozu sunmak için ihracata başlamışız. Önce ürün yollamaya başlamışız. Üretim zorlukları olduğu için 1976'dan sonra burada üretim yapalım demişiz. Nasrettin hoca gibi başlamışız. Hollanda üretim ile Almanya'ya ulaştırmışız. Etnik başlayan iş 2010 yılına kadara Türkler nerede varsa Uludağ gazoz orda var dedikö dedi.
Başka ülkelerde yatırım yapılması için Türk şirketlerin başka ülkeye kuvvetli gitmesi gerektiğinin altını çizen Kızıl, bunun parasal anlamda olması gerektiğini açıkladı. Bunun da katma değerli mal yapıp, sermaye güçlendirerek oluşturulabileceğinin altını çizen Kızıl, kendilerini de bu anlamda geliştirdiklerini açıkladı. Bugün son çıkan yüz spreyi ile 55 çeşit ürün yaptıklarını belirten Kızıl, "Kozmetik alanına girdiğimiz ürünümüz var. Dünyada 2 uluslararası marka var. Bunlar nasıl marka olmuş. Birisi İtalyan yemeği ile geldiği için dünyanın her tarafına gitti. Modaya ayak uydurdu. Bizim katma değerli fiyattan satmamız lazım. Bizde ise maden suyu en az fiyatlı ürün. Uludağ olarak algıyı yukarı kaldırmak için çalışmalar yaptıkö şeklinde konuştu.
MARKALAŞMA DOĞRU YAPILMALI
Markalaşmayı doğru yapıp, kuvvet alıp gitmeleri önerisinde bulunan Kızıl, Ortadoğu'da maden suyunun az olduğuna dikkat çekti. Kızıl, sprey iyi yere gelirse maden suyundan daha büyük marka olabileceklerini vurguladı. Toplam 40 ülkeye ihracat yaptıklarını belirten Kızıl, "Etnik pazarlarda varız. Global adım atmak için kısa orta uzun vadede planlar seçersek, fırsatları görüp doğrusuna girmemiz lazım. Biz işimizi inovasyonla doğru yapıyoruzö diye konuştu.
"YURTDIŞINA AYAKKABI İLE ÇIKTIK"
Derimod Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Zaim, 20 sene önce Türkiye'de organize perakende başladığında trenin son halkasına atladıklarını söyleyerek, "3-5 mağaza açtık. İki sene sonra yalnız deri ceket ile mağazacılık yürümüyordu. Ortağım kız kardeşim ayakkabının da hammaddesi deri bu işe girelim dedi. Ayakkabının başına o geçti. Bu şekilde yola çıktık. 20 sene sonra perakende de çok büyüdük. Türkiye'de 110 mağazamız var. Yurtdışına nasıl mağaza açarız diyorduk. AB segmentine hitap ediyoruzö dedi.
"KRİZLERE ŞERBETLİ OLMAK İŞE YARADI"
Rusya'dan başladıkları hikayesini anlatan Zaim, Turquality Belgesi ile yola çıktıklarını hatırlattı. Girdikleri AVM'lerin tutmadığını belirten Zaim, "Ne yapacağız derken, bu krizde yabancı markalar Rusya'dan kaçmaya başladı. Biz alışığız onların çıktığı yerlere daldık. En iyi yerlerden mağaza tuttuk. Krizlere şerbetli olmak orada yaradıö diye konuştu.
HEDEF BÖLGE MARKASI OLMAK
Ekonomi Bakanlığı'nın Turquality için ülke bazında hayata geçirdiği 5 sene kuralını gözden geçirmesi gerektiğinin altını çizen Zaim, "Yola çıkıyorsunuz birden karar değişiyor. Moralimiz iyi sürekli değişmelerden biraz rahatsız oluyoruz. İran, Kazakistan, Gürcistan var. Balkanlar'da başlıyoruz. Bizim hedefimiz önce bölge markası olmakö şeklinde konuştu.
İŞ DÜNYASINA UYANIN MESAJI
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek'in salona 'uyanın' uyarısında bulunduğunu belirten Zaim, "Bu faizlerle işinizi götüremezsiniz dedi. Ortak bulun. Günün mesajı buradaydı. Bugünün faizleri ile bizim gibi şirketlerin değil, dünya markası olacağını afedersiniz kı.ımızı nasıl kurtaracağız bu aşamadayızö dedi.
BURSA
======================================================
3)BOLU'DA, ŞİDDETLİ RÜZGAR LİSENİN ÇATISINI UÇURDU
BOLU'da, sabah saatlerinden itibaren etkili olan şiddetli rüzgar nedeniyle Bolu Güzel Sanatlar Lisesi'nin çatısı büyük bir gürültüyle okulun bahçesine uçtu. Öğrencilerin o sırada derste olması faciayı önledi.
Bolu kent merkezinde sabah saatlerinden itibaren etkili olan rüzgar şiddetini artırdı. Rüzgar 72 kilometre hıza ulaştı. Rüzgar, nedeniyle Kürkçüler Mahallesi'nde bulunan Güzel Sanatlar Lisesi'nin çatısı büyük bir gürültüyle uçarak okulun bahçesine düştü. Öğrencilerin o sırada derste olması büyük bir faciayı önledi. Okulun giriş kapısının bulunduğu bölgeye düşen çatı için okula AFAD ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Devam eden rüzgar nedeniyle okulun bahçesine güvenlik şeridi çekildi. Büyük korku yaşayan öğrenci ve öğretmenler bir süre okul bahçesine çıkamadı. Yaralanan olmaması teselli yarattı.
Görüntü Dökümü :
-------------------------
-Düşen çatının görüntüsü
-Okuldan görüntüler
-İtfaiye ve AFAD ekipleri
-Öğrenciler, öğretmenler
-Detaylar
Süre: 01.44 - Boyut: 195.1 MB
Haber-Kamera: Murat KÜÇÜK/BOLU,
=================================================
4)REYHANLI'DA 2.5 TON BOZUK SÜT VE YOĞURT ELE  GEÇİRİLDİ
Hatay'ın Reyhanlı İlçesi'nde Belediye Zabıta ekipleri ve İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan denetimde sağlıksız şartlarda üretilen 2,5 ton süt ve yoğurt ele geçirildi.
Reyhanlı'nın Harran Mahallesi'ne bağlı Güverada yerleşim alanında sağlıksız ve hijyen kurallarına aykırı şekilde süt ve ürünleri imal edildiğini belirleyen ekipler iş yerine baskın düzenledi. Yapılan incelemede 2,5 ton süt ve yoğurt ele geçirildi. Suriye uyruklu işyeri sahibi hakkında yasal işlem yapılırken, ele geçirilen ürünlerde toprağa gömülerek imha edildi.
Zabıta yetkilileri vatandaşları bir kez daha uyararak, dikkatli olmalarını istedi.
Görüntü Dökümü
-------------------------
Üretim yapılan iş yeri
Zabıta ekipleri
Kontroller yapılırken
Bozuk süt ve ürünleri, yoğurtlar
Araca yüklenirken
İmha edilirken
SÜRE: 1'25"     BOYUT: 45.6 MB
Haber - Kamera: Ferhat DERVİŞOĞLU/REYHANLI(Hatay),
=================================================
5)KATLİAMDA ÖLEN BAKKAL DEFNEDİLDİ
SİVAS'ın Şarkışla ilçesine bağlı Ortaköy'de önceki gün yaşanan ve 5 kişinin öldüğü katliamda yaşamını yitirenlerden bakkal Celal Koral, köyde düzenlenen törenle defnedildi. 
21 Mart'ta Şarkışla ilçesine bağlı Ortaköy'de çobanlık yapan Fırat Yurdakul, Adana'da oturan sevdiği Pınar Ezgi Esen'in babası Tarık Esen'in köye geldiğini öğrendi. Köye anne ve babasını ziyarete gelen Tarık Esen ile Yurdakul telefonda tartıştı. İddiaya göre, karşılıklı küfürleşmelerin ardından Fırat Yurdakul, yanına pompalı tüfeğini de alarak Tarık Esen'in misafir olarak kaldığı babasının evini bastı. Fırat Yurdakul, burada Tarık Esen ile babası İbrahim ve annesi Cennet Esen'e peş peşe ateş etti. Esen çiftiyle oğulları Tarık, olay yerinde yaşamlarını yitirdi. Koşarak evden çıkan Fırat Yurdakul, bu kez de yakındaki arkadaşı Taylan Koral'ın babası Celal Koral'ın işlettiği bakkala gitti. Yurdakul, Celal Koray'dan önce içki istedi. Ancak Koral, bu isteği geri çevirince önce Celal Koral'ı ardından da oğlu Taylan'ı da öldüren Fırat Yurdakul, anahtarını aldığı bakkalın otomobilne binerek kaçtı. Kahramanmaraş'ta yakalana şüpheli ilçeye getirildi. 
Olayda oğlu Taylan ile birlikte bakkal dükkanında öldürülen Celal Koral'ın cenazesi Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesindeki otopsinin ardından Ortaköy'e gönderildi. Burada köy mezarlığında kılınan cenaze namazı ardından Koral'ın cenazesi gözyaşları içerisinde toprağa verildi. Koral'ın oğlu Taylan Koral'ın cenazesinin ise annesi tarafından Adana'ya götürüldüğü ve burada defnedileceği öğrenildi. Cenaze namazına Sivas Valisi Davut Gül, Şarkışla Kaymakam Vekili Yusuf Cankatar, Şarkışla Belediye Başkan Vekili Musa Yılmaz, İl Jandarma Komutanı Albay Sinan Şen, İl Emniyet Müdürü Kenan Aydoğan, Koral'ın yakınları ve vatandaşlar katıldı.
PINAR EZGİ ESEN'DE KÖYE GELDİ
Fırat Yurdakul'un uğruna 5 kişiyi öldürdüğü Pınar Ezgi Esen, yaşadığı Adana'dan Ortaköy'e geldi. Pınar'ın oldukça üzüntülü ve bitkin olduğu gözlendi. Olayda hayatını kaybeden anneanne Cennet, dede İbrahim ve Tarık Esen'in cenazelerinin ise yarın sabah saatlerinde köyde toprağa verileceği öğrenildi.
ZANLI TUTUKLANDI
Köyde 5 kişiyi katlettikten sonra kaçarken Kahramanmaraş'ta yakalanan ve dün ilçeye getirilerek zanlı Fırat Yurdakul ise, adliyedeki sorgusunun ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Görüntü Dökümü:
---------------------------
-Köyden görüntüler
-Cenaze namazının kılınması ve defnedilmesi
-Cenazeye katılanlar
-Köye gelen Poner Esen'in görüntüleri
-Detaylar
Haber-Kamera:  İrfan ÖZŞEKER/ŞARKIŞLA(Sivas),
================================================================
6)BUNALIMA GİREN KADIN EVİ ATEŞE VERİP, BİLEKLERİNİ KESTİ
KAHRAMANMARAŞ'ta ailevi nedenlerle bunalıma girip evi ateşe veren Emine K., yangının söndürülmesinin ardından bu kez de eşyaları dışarı atarak bıçakla bileklerini kesti. Emine K., polisin 4,5 saat süren ikna çabasının sonunda bıçağı bıraktı.
Olay, dün Yirmiikigün Mahallesi'nde meydana geldi. Ailevi sorunlar yaşadığı iddia edilen Emine K., apartmanın ikinci katında oturduğu evi ateşe verdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yangın büyümeden söndürülürken, Emine K., televizyon ve çeşitli eşyaları dışarı attı, ardından da pencereye çıkarak elindeki bıçakla bileğini kesmeye başladı. İtfaiye, polis ve sağlık ekiplerinin tüm ikna çabalarına karşın sakinleşmeyen kadın, çevredekilere bağırmaya devam etti. Evin içinde ateş de yakan Emine K.'nın saatlerce sakinleşmesini bekleyen ekipler, apartmanında önünden bir an olsun ayrılmadı.
Emine K., polisin 4,5 saat süren ikna çabalarının sonunda bıçağı bıraktı. Emine K., tedavisinin ardından polis merkezine götürüldü.
Görüntü Dökümü:
---------------------------
Apartman önünde bekleyen ekipler
Emine K.'nın fırlattığı televizyon
Emine K. pencerede
Kadının elinde bıçak varken telefonla konuşması
Polisin kadını ikna etmeye çalışması
Olay yerindeki vatandaşlar
Ekiplerden detaylar
İtfaiye araçlarının ayrılması
Polis otosunun gidişi
( Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 157 MB
======================================================
ZEYTİNDALI OPERASYONU SONRASI  ASKERİ KIYAFETLERE İLGİ
7)ÇOCUK KAMUFLAJ SATIŞLARI ARTTI
TÜRK Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Afrin'deki teröristleri temizlemek için başlattığı Zeytin Dalı Harekatı ile birlikte Kayseri'deki Komando Çarşısı'nda askeri çocuk kamuflajlarının satışı arttı.
Kayseri'nin merkez Kocasinan İlçesi Sahabiye Mahallesi'ndeki Komando Çarşısı'nda Zeytin Dalı Harekatı sonrası Kayserililer askeri çocuk üniformalarına ilgi gösterdi. 30 yıldır Komando Çarşısı'nda esnaflık yaptığını ifade eden Mustafa Köprü (38), "Baba mesleğim olan işimi 30 yıldır sürdürmekteyim. 8 yaşından beri bu işin içindeyim. İlk defa böyle bir yoğunluk yaşıyoruz. Okullardan toplu siparişler alıyoruz, bireysel olarak gelip kıyafet alanlar da çok oluyor. Son 2 ayda anaokullarından ve ilköğretim okullarından çok ciddi siparişler alıyoruz. Milli bayramlarda aldığımız siparişlerden çok daha fazlasını 2 aylık dönemde aldık. 23 Nisan yaklaşırken, talep fazlalığından dolayı ek mesai yapacağız" diye konuştu.
Çocuk kamuflajlarının fiyatının 30 ile 50 TL arasında değiştiğini söyleyen Köprü, "Askeri üniformalar, kumaşına ve kalitesine göre değişiyor. Bordo ve mavi  bere ile keplerimiz de aksesuar olarak tercih ediliyor. Kız çocuklarının da askeri kamuflajlara yoğun ilgi gösterdiğini söyleyebilirim. Kız çocuklarına yönelik de etekli kamuflajlar üretiyoruz" dedi
Görüntü Dökümü:
------------------------------------
Askeri kamuflaj satan işletmeden görüntü
Askeri üniforma ve askeri malzemelerden görüntü
İşletme yetkilisi ile röportaj
Çocuklarına askeri üniforma almaya gelen baba ve çocukları
Çocukların askeri üniforma giymesi
 Diğer detaylar
Haber-Kamera: Samed Aydın SUN/KAYSERİ,DHA)
DV 1 Dosya 4 dakika 47 saniye / 536 MB
=======================================================
8)TIBBİ AROMATİK BİTKİLER ÇALIŞTAYI AFYONKARAHİSAR'DA BAŞLADI
AFYONKARAHİSAR'da 3'üncü Tıbbi Aromatik Bitkiler Çalıştayı'nın açılışını yapan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, "Tıbbi ve aromatik bitkilerin dünyada 115 milyar dolarlık pazarı var. Türkiye sadece 600 milyon dolarlık ihracat yapıyor, hedefimiz 5 milyar dolar" dedi.
Afyonkarahisar'da gerçekleşen 3. Tıbbi Aromatik Bitkiler Çalıştayı, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Afyonkarahisar Valisi Mustafa Tutulmaz, TBMM Sağlık Komisyonu Başkanı, Ak Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar, Ak Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hatice Özkal, Malezya Büyükelçisi Razak Abdul Wahab, Brezilya Büyükelçisi Bernardo Cordova Tello ve çok sayıda akademisyen katılımıyla başladı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Bakan Veysel Eroğlu, tıbbi ve aromatik bitkilerde hedefin 5 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmak olduğunu açıkladı. 
Özellikle yeşil bir dünya için harekete geçtiklerini de dile getiren Bakan Eroğlu, şöyle konuştu; "Tıbbi aromatik bitkiler konusunda araştırma yapmak isteyen herkese kapımız açık. Yeşil bir Türkiye'yi inşa edelim diye seferberlik başlattık. Yeni bir seferberlik başlattık, 2023 yılına kadar dünyada her insan için bir fidan seferberliği. Yani 7 milyar fidan toprakla buluşacak. Bunu hep birlikte yapacağız. 3 bin 600 endemik bitki var. Bu tıbbi aromatik bitkiler çok önemli. Biz çok geri kalmışız. Kocakarı ilacı demişiz. Tıbbi ve aromatik bitkilerin dünyada 115 milyar dolarlık pazarı var. Türkiye sadece 600 milyon dolarlık ihracat yapıyor. İlaç sanayinde tıbbi bitkilerin önünü açmak için her türlü desteği veriyoruz. Hedefimiz 5 milyar dolarlık ihracat rakamını yakalamak." 
PAZARLARI İYİ DEĞERLENDİRMELİYİZ 
Sağlık Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile kendi bakanlığının tıbbi ve aromatik bitkiler konusunda birlikte hareket ettiğini vurgulayan Bakan Eroğlu, tıbbi ve aromatik bitkilerde ufkun genişletilmesi gerektiğini söyledi. Veysel Eroğlu, "Tıbbi denilince bunun başında Sağlık Bakanlığı var. Biz sağ ve sol kollarıyız. Birbirimizin rakibi değil birbirimizin tamamlayıcısıyız. İlk defa Sağlık Bakanlığımız bununla ilgili Daire Başkanlığı kurdu. Artık ufkumuzu genişletmemiz gerekiyor. Malezya'da çok büyük pazar var. Bu alanda da işbirliği geliştirmek istiyoruz. Meksika ile de bu işleri daha da geliştirmek istiyoruz. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'ne de görev vermiştik. Potansiyel çok, bunları değerlendirmek çok önemli" dedi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ 
-----------------
-Bakan Eroğlu'ndan görüntü
-Katılımcılardan detay
-Bakan Eroğlu büyükelçileri karlışarken detay
-Bakan Eroğlu'nun konuşması
HABER-KAMERA: Sait KARADUMAN/AFYONKARAHİSAR
=========================================================
9)KIRSALDAKİ KADINLAR MANTAR ÜRETİMİ İLE ATAĞA GEÇTİ
Samsun İl Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Nail Kırmacı, Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programı hibe desteği verilen projelerin yüzde 73'ünün kadın çiftçiler olduğunu söyledi. Özellikle kentte bu kapsamda mantar üretimi ile ilgili gerçekleştirilen projelerin hızla arttığını belirten Kırmacı, geçen yıl kurulan 15 mantar üretim tesisinden 117ini yine kadın çiftçilerin kurduğunu ifade etti.
Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü, Nail Kırmacı, Genç Çiftçi Projelerinin desteklenmesi Programı kapsamında, kırsal alanda bulunan ve kırsala dönüş yapmak isteyen üreticilere çeşitli destekler verildiğini belirterek Samsun'da son iki yılda bu kapsamda 492 üreticiye 30'ar bin TL hibe destek verildiğini söyledi. Projeler için yaklaşık 15 milyon TL civarında bir finansman ayrıldığını belirten Kırmacı, "Bu finansman sayesinde en az 492 aile bu işten gelir elde etmeye başladı. Yüzde 73'ü kadın çiftçilerimizden oluşuyor. Genç çiftçi destekleri özellikle mantar üretiminin artması konusunda ciddi katkı verdi. 2017 yılında 15 adet mantar üretim tesisi kuruldu. Bunun 11 tanesinde bayanlarımız tarafından üretim gerçekleştiriliyor. Mantarların hasat döneminde yine kadın işçiler çalışıyor. Samsun'da son 5-6 yıl önce 2 mantar üreticisi varken bu gün 100'ün üzerinde mantar üreticisi var. 14 ton mantar üretimimiz varken bu gün bin 200 tonunun üzerine çıktık. Samsun mantar üretiminde kısa sürede etkili bir konuma geldi. Bu rakamın hızla artacağını da düşünüyoruz" diyerek sözlerine şöyle devam etti:
"Kadın çiftçilerimiz aslında üretimin gizli kahramanları. Her ne kadar tarımda erkek üreticinin daha ön planda olmasına rağmen 5.5 milyon tarım istihdamının yaklaşık 2.3 milyonu kadın üreticilerimiz. Kadın üreticilerimizin elinin değdiği şeyin çok daha bereketli olduğunu gözlemliyoruz. Onlar olmasa tarımsal üretimin gerçekleşmesi neredeyse mümkün gözükmüyor. Kadınlara yönelik aslında kadınlara yönelik pozitif ayrımın, aslında pozitif ayrımcılık şeklinde değerlendirilmemesi gerektiği onların haklarının teslimi şeklinde bir yaklaşım içinde olduğumuzu ifade etmek istiyoruz."
Görüntü Dökümü:
-----------------------
-Mantar üretim tesisinden detaylar
-Kadın işçilerin mantar toplaması
-Röportaj
(SÜRE: 3.21 Dk) (BOYUT: 375.25 MB)
Haber-Kamera: Yaprak KOÇER/SAMSUN,  
======================================================

Kaynak: DHA

23 Mart 2018 Cuma 13:52

Ovaören, Gülşehir, Türkiye, Samsun, Politika, Güncel