DHA YURT BÜLTENİ - 7

Ecrin'in anne ve üvey babası mahalleyi terk ettiSamsun'un Vezirköprü ilçesinde 2 ay önce evinin önünden kaybolduktan sonra yapılan aramalarda bulunan kafatası ve kemik parçalarının kendisine ait olduğu değerlendirilen 1,5 yaşındaki Ecrin Kurnaz olayıyla ilgili yürütülen soruşturmada, Adli...

Ecrin'in anne ve üvey babası mahalleyi terk etti

Samsun'un Vezirköprü ilçesinde 2 ay önce evinin önünden kaybolduktan sonra yapılan aramalarda bulunan kafatası ve kemik parçalarının kendisine ait olduğu değerlendirilen 1,5 yaşındaki Ecrin Kurnaz olayıyla ilgili yürütülen soruşturmada, Adli Tıp Kurumu'nun ayrıntılı raporu bekleniyor. Ecrin'in annesi Sevcan ile üvey babası Deniz Kurnaz ilçeden ayrılıp Amasya'ya yerleşirken, bekleyişini sürdüren üvey babaanne Hacer Kurnaz, "Ecrin evin neşesiydi, gülüydü. İki ay oldu, olayın aydınlatılmasını bekliyoruz" dedi.
Vezirköprü ilçe merkezine yaklaşık 32 kilometre uzaklıktaki Alancık Mahallesi'nde oturan Kurnaz ailesinin kızları Ecrin, 7 Mayıs'ta evlerinin önünden kayboldu. Aile kendi imkanlarıyla aradığı Ecrin'e ulaşamayınca, jandarmaya haber verdi. Bunun üzerine bölgeye jandarma timleri ile AFAD ve UMKE ekipleri sevk edildi. Ekipler, bölgede arama çalışması başlattı. Bölge, helikopter ve drone ile taranırken, güvenlik güçleri de mahalledeki evleri tek tek kontrol etti. Arama çalışmalarında canlı arama, iz takip ve kadavra köpekleri kullanıldı. Minik Ecrin'in Altınkaya Baraj Gölü'ne düşmüş olma ihtimaline karşı su yüzeyi tarandı. İl Emniyet Müdürlüğü'nde görevli dalgıç polisler, baraj gölüne dalarak, dipte Ecrin'i aradı. Ancak bir sonuç alınamadı.
ORMAN MUHAFAZA MEMURLARI BULDU
Vezirköprü Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri, 27 Mayıs'ta, Alancık Mahallesi'ndeki ormanlık alanda denetim yaparken, Ecrin'in kaybolduğu eve 6 kilometre uzaklıktaki dere yatağında bir tek ayakkabı ile kıyafet buldu. Orman muhafaza memurlarının ihbarı üzerine bölgeye jandarma ekipleri sevk edildi. Aile bulunan ayakkabı teki ile kıyafetlerin Ecrin'e ait olduğunu teşhis etti. Olay yerinde iz takip ve kadavra köpekleri ile yapılan aramalarda Ecrin'e ait olduğu değerlendirilen kafatası ile etrafa dağılmış kemikler bulundu. Savcılık incelemesin ardından toplanan kemikler ve kafatası incelenmek üzere Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Alanda yeniden arama çalışması başlatan AFAD'a bağlı 30 kişilik ekip ile jandarma, bölgeyi karış karış taradı. Minik Ecrin'in kayıp ayakkabısının eşi de bulundu. Arama çalışmaları geçen hafta sona ererken kafatası ve kemiklerin ise Adli Tıp Kurumu'ndaki incelemesi sürüyor. 
Vezirköprü Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili başlatılan soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğü, küçük çocukla ilgili her türlü ihtimalin göz önünde tutulduğu belirtildi.
Anne VE ÜVEY BABA MAHALLEDEN AYRILDI
Ecrin'in annesi Sevcan ve üvey babası Deniz Kurnaz'ın, 15 gün önce Alancık Mahallesi'ndeki evlerinden ayrılarak Amasya'ya yerleştiği öğrenildi. 
ÜVEY BABAANNE: ECRİN EVİN NEŞESİYDİ
Ecrin'in üvey babaannesi Hacer Kurnaz, üzerinden 2 ay geçen olayın aydınlatılmasını istedi. Hacer Kurnaz, "Torunumla ilgili hiçbir şey öğrenemedik. 'Ayakkabısı, kazağı, kemikleri bulundu' dediler. DNA testi için evde çocuğa ait ne varsa aldılar. Kıyafetlerini, saç bağını, emziğini hepsini götürdüler. Beklemedeyiz. Hiçbir haber yok. Bu iki ay çok zor geçti. Allah hiç kimsenin başına vermesin. O evin neşesiydi, gülüydü. Onunla beraber uyuyorduk, geziyorduk. 4 çocuk büyüttüm ama Ecrin hepsinden değerliydi. Ben ona çok alışmıştım, ısınmıştım. Nereye gitsem yanımdaydı. Annesinden fazla ben ilgilenirdim onunla. Gece yatağa yattığım zaman, aklıma geldiği zaman uyuyamıyorum. Çok aklıma geliyor. Allah kimsenin başına vermesin, çok zor. 2 aydır bizim ne yaşadığımızı kimse bilmiyor, herkes konuşuyor. Konuşsunlar ben milletin lafında değilim, çocuğumun peşindeyim. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Evin önünde oynayan bir çocuk bir dakikada nere gidebilir, bilmiyorum. Bilsem, görsem söyleyeceğim. İnşallah bir yerden, bir hayırlı haber çıkar. Ecrin sağdır inşallah, hep dua ediyorum Allah'a" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:
----------
-Ecrin'in önünden kaybolduğu evinden detaylar
-Drone ile mahelleden detaylar
-Ecrin'in üvey babaannesinden detay
-Röportaj
-Detaylar
-Ecrin'in arama çalışmalarından arşiv detaylar

Haber-Kamera: Yaprak KOÇER- Hüseyin KALAY/VEZİRKÖPRÜ (Samsun),

=====================

Çorlu'da yeğeninin kocasını öldüren zanlı: Amacım korkutmaktı

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde yeğeni Melisa Kahraman'ın eşi Alperen Kahraman'ı(19), dün sokak ortasında, 2 aylık bebeğinin yanında tabanca ile vurarak öldüren Durmuş S.(42), çelik yelek giydirilerek adliyeye sevk edildi. Durmuş S., yeğeninin kendilerine gösterilmediğini belirterek, "Amacım korkutmaktı. Fakat  Alperen elini beline doğru götürünce bende silahı çantadan çıkartarak ateş ettim. Daha sonra yeğinim Melisa'nın yanına giderek hakkını helal et dedim. Dışarıya çıktığım da polislere teslim oldum" dedi.
Çorlu'da dün sabah saatlerinde Alperen Kahraman eşi Melisa ve 2 aylık kızlarını da yanına alarak Muhittin Mahallesi Omurtak Caddesi üzerinde alışverişe çıktı. Melisa Kahraman bir mağaza girerken, Alperen Kahraman, bebek arabasındaki bebeği ile birlikte dışarıda beklemeye başladı. Bu sırada gelen eşinin amcası Durmuş S., üzerindeki tabancayı çıkarıp, Alperen Kahraman'a ateş açtı. Açılan ateşte Kahraman olay yerinde ölürken, yoldan geçen 2 kişi de bacaklarından yaralandı. Cinayetin ardından Durmuş S., polis tarafından gözaltına alındı.
'YEĞENİME GÖRMEK İÇİN 30 BİN LİRA VERDİM'
Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde soruşturması tamamlanan Durmuş S., bugün üzerine çelik yelek giydirilerek, sıkı güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Durmuş S., verdiği ifadesinde öldürdüğü Alperen Kahraman'ın kendilerinden sürekli para istediğini iddia etti. Yeğeni Melisa ile Alper Kahraman'ın 2015 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde tanıştıklarını anlatan Durmuş S., ifadesinde şunları söyledi:
"Alperen'in babasının askeri personel olmasından dolayı Çorlu'ya tayini çıktı. Ancak yeğenim ile Alperen sosyal medya üzerinden görüşmeye devam etmişler. Geçen yıl Ağustos ayında Melisa ile Alperen nikah yaparak evlenmişler. Biz ailece yeğenimi uzun zamandır göremiyorduk. Hayatından şüphe ediyorduk. Ben en son bayramdan önce  Alperen'in babasını aradım ve yeğenim ile görüşmek istediğimi söyledim. Ancak yeğenimle görüşme olmadı. Nisan ayında Çorlu'ya geldim. Yeğenimi bir türlü göremiyordum. Hastaneleri gezdim ve yeğenimin doğum yapıp yapmadığını sordum. Ayrılmadan önce Alperen'in babası ile Heykel Meydanı'nda 
karşılaştık.Melisa'yı sordum o da beni tersleyip, 'Siz bu çocuğun ailesi değilsiniz. Bizi rahat bırakın' dedi. Bende arada kırgınlık olmasın bizim yeğinimizle dedim. Kendisi bana Melisa'yı bayramda Kıbrıs'a göndereceğini ancak bunun maliyetli olduğunu yol masrafı 30 bin TL verirsem göndereceğini söyledi. Bende uzun zamandır göremediğim yeğenimizi görmek ve hasretin sona ermesi için ertesi gün Alperen'in babası ile Kumyol Caddesi üzerinde bir yerde buluştuk. Kendisine 30 bin TL verdim ve Kıbrıs'a döndüm."
'YEĞENİME HAKKINI HELAL ET DEDİM'
Zanlı Durmuş S., para vermesine rağmen yeğeni Melisa Kahraman'ın Kıbrıs'a gelmediğini ifade ederek, "Bende olaydan 15 gün önce Çorlu'ya tekrar geldim. Yine sokaklarda yeğenimi aramaya başladım. Alış veriş merkezlerinde dolaşıyordum. Belki yeğenim Melisa'yı görebilirim, konuşurum diye. Alperen'in ailesi babası asker olduğu için lojmandan oturuyorlardı. Lojman önünde gezdim. Orada da belki dışarıya çıkar  kendisini görürüm diye, ancak bir türlü göremedim, olmadı. Olay günü sabah erkenden otelden çıktım. Çıkarken daha önce geldiğim ve tavan arasına sakladığım silahımı çantamın içine koydum. Cumhuriyet Meydanı'ndan Çeşme Durağı'na geldiğimde yeğenim Melisa ile Alperen'in otobüsten indiğini görünce takip etmeye başladım. Alperen ile Melisa alış veriş mağazanın önünde durdu. Benden Alperen'in yanına gittim. Amacım korkutmaktı. Fakat  Alperen elini beline doğru götürünce bende silahı çantadan çıkartarak ateş ettim. Silahta 8 tane mermi vardı. Diğer yaralılar nasıl yaralandı bilmiyorum. Daha sonra yeğinim Melisa'nın yanına giderek hakkını helal et dedim. Dışarıya çıktığım da polislere teslim oldum" dedi.
'SEVEREK EVLENDİM'
Eşi amcası tarafından öldürülen Melisa Kahraman ise ifadesinde eşiyle severek evlendiğini söyledi. Kahraman, "Ben eşimle severek evlendim. Benim ailem ile hiç bir sorunum yok. Ben kocamı çok seviyorum"dediği öğrenildi.
Öldürülen Alperen Kahraman'ın cenaze ise aile tarafından alınarak toprağa verilmek üzere Çanakkale'ye götürüldü.

Görüntü Dökümü
-----------
-Zanlının emniyetten çıkışı
-Adliyeye getirilmesi
-Polis aracından inip adliyeye girmesi
-Adliye tabelası 

Haber- Kamera: Mehmet YİRUN/ÇORLU(Tekirdağ),

======================

Toprak Mahsulleri Odası, Yenişehir Ovası'nda alımlara başladı

Bursa'nın Yenişehir ilçesinde Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), Yenişehir'de buğday alımlarına başladı. İlk gün getirilen buğdaylar 1 TL 32 kuruşa kadar işlem gördü.
Bursa'nın Yenişehir ilçesinde Toprak Mahsulleri Ofisi, Yenişehir'de buğday alımlarına başlarken, ilk gün getirilen buğdaylar, 1 TL 32 kuruşa kadar işlem gördü. Yenişehir Belediye Başkanı Davut Aydın, Tarım ve Orman Müdürü Hakan Aranmaz ve Ziraat Odası Başkanı Sadi Aktaş'la alım merkezinde inceleme yaptı. TMO'ya alım merkezi kurması için 5 dönümlük bir alanı ücretsiz tahsis ettiklerini belirten Belediye Başkanı Aydın, TMO görevlileri ve çiftçilerle görüştü.
Ürününü teslim etmeye gelen çiftçilerden Belediye kantarında tartma ücreti alınmayacağını söyleyen Aydın, "Alım merkezinin ilçe merkezinde olması nedeniyle kırsal mahallelerimizden çiftçilerimiz daha kolay biçimde gelebilecekler. TMO, son çiftçimizin malını alıncaya kadar Yenişehir'de faaliyetini sürdürecek. İnşallah Yenişehir çiftçisi memnun olur. Hayırlı uğurlu olsun. Emeği geçen Ziraat Odası, Tarım ve Orman Müdürlüğü, Kırsal Hizmetler Müdürlüğü personeline teşekkür ediyorum" dedi.
Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Sadi Aktaş ise, TMO'nun alım merkezi kurmasının çiftçiyi sevindirdiğini vurguladı. İlk gün alınan bazı buğdaylar için kilosuna 1 TL 32 kuruşa kadar fiyat biçildiğini anlatan Aktaş, "Ancak geçen yıl dönüme 500 kilo alınan bölgelerde bu yıl rekolte 350 kiloda kaldı. Yağmur yağışının azlığı buğday rekoltesine yansıdı" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
------------
-Yenişehir Belediye Başkanı Davut Aydın röp
-Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Sadi Aktaş röp
-Başkan Aydın'ın çiftçilerle ve görevlilerle görüşmesi
-Buğday mahsul görüntüleri
-Buğday römork detay
-Görevlilerin buğdayları incelemesi

Görüntünün süresi ve Boyutu: 00: 03: 59 SN – 96,7 MB

Haber/Kamera: Gürhan ADANA/YENİŞEHİR,(Bursa),

===================

Ermenistan eski milletvekilinden Umut Ali'ye ziyaret

Ermenistan eski Milletvekili Aragats Akhoyan, sınırı geçtiği için 24 Temmuz- 25 Eylül 2018 tarihleri arasında ülkesinde 64 gün tutuklu kalan Karslı Umut Ali Özmen'i (16) ziyaret etti. Umut Ali'ye Ermenistan bebekleri hediye eden Akhoyan, "Umut Ali ve Babası Mustafa Özmen artık benim arkadaş listemde yer aldılar" dedi.
Kars'ın Akyaka ilçesine bağlı Küçükdurduran köyünde yaşayan Altınay- Mustafa Özmen çiftinin 4 çocuğundan ikincisi olan Umut Ali, 24 Temmuz günü, otlayan hayvanlarını geri getirmek için gittiği yaylada sınırdaki Şiş Tepesi'ni geçerek Ermenistan tarafına geçti. Ermenistan askerleri tarafından gözaltına alınan Umut Ali, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak, cezaevine konuldu.
Umut Ali Özmen'in sınır ihlali nedeniyle Ermenistan'da tutuklu olmasına ilişkin basına yansıyan haberler üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan devreye girdi. Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ı arayarak, gencin iadesini istedi. Paşinyan da Erdoğan'ın bu talebine olumlu yanıt verdi. Yapılan görüşmeler sonunda 64 gün cezaevinde kalan Umut Ali, 25 Eylül günü babası Mustafa Özmen'e teslim edildi.
Erivan'dan Gürcistan'a geçiş yapan Umut Ali ve babası Mustafa Özmen, 27 Eylül'de Ardahan'ın Posof ilçesindeki Türkgözü Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye geçerek Akyaka'nın Küçükdurduran köyüne döndü.
ERMENİSTAN ESKİ MİLLETVEKİLİ UMUT ALİ'Yİ ZİYARET ETTİ
Van, Diyarbakur, Muş ve Tunceli'de düzenlenecek bir dizi etkinliğe katılmak üzere Kars'a gelen Ermenistan eski Milletvekili Aragats Akhoyan, Umut Ali Özmen'le buluştu. Kars il merkezinde bir otelde gerçekleşen buluşmaya Akhoyan ve Umut Ali ile beraber baba Mustafa Özmen de katıldı. Ailesi Muş ve Van kökenli olan Aragats Akhoyan, Umut Ali'ye Ağrı Dağı'nın figürünün bulunduğu tişört ve Ermenistan folklor bebekleri hediye etti. Baba Özmen'in, "Umut Ali'nin düğününde sizi toy babası yapmayı düşünüyoruz" demesi üzerine Akhoyan, bu teklifi seve seve kabul edeceğini söyledi. Umut Ali'yi arkadaşı gibi sevdiğini belirten Akhoyan, "Ben her yıl buraya geliyorum. Buraları benim ülkem görüyorum çünkü benim dedelerim de burada doğmuşlar. Her yıl geldiğim bu bölgede bugün de Umut Ali'yi ziyaret etmek istedim. Umut Ali'yi görmekten çok mutlu oldum. Umut Ali'nin amcasına ve babasına da teşekkür ediyorum. Umut Ali ve Babası Mustafa Özmen artık benim arkadaş listemde yer aldılar" dedi.
Bu tür gezi ve ziyaretlerin Türkiye ve Ermenistan için güzel gelişmelere sebep olmasını arzuladıklarını kaydeden Akhoyan, "Sınırların açılmasını arzuluyoruz. Ben umuyorum ki bir gün sınırlar açılacak. Çünkü bu, sadece Ermenistan için değil Türkiye için de iyi olacaktır. Umuyorum ki bu duvarlar kalkacaktır. Benim dedelerimin bir kısmı Muş'ta bir kısmı da Van'da doğdular. Bu bölgede çok arkadaşlarım var. Çeşitli partilerde de arkadaşlarım var. Ben bu ziyaretlerimde asla ve asla Türkiye'nin iç siyasi sorunlarına karışmıyorum. Benim için önemli olan önce insanlık" diye konuştu. 
Mustafa Özmen de Akhoyan'a ziyareti için teşekkür ederek, "Kendisi de her zaman bizim dost listemizde kalacaktır. Umut Ali'yle birlikte eski Milletvekili Aragats Akhoyan'ı her zaman gönlümüzde saklayacağız. Umut Ali'nin düğününde de kendisini toy babası yapacağız" dedi. 
Umut Ali Özmen de Akhoyan'a, "Her zaman başımızın üstünde yeriniz var" diyerek teşekkür etti. Ermenistan eski Milletvekili Aragats Akhoyan daha sonra HDP'li Kars Belediyesi'ni ziyaret etti.

GÖRÜNTÜ GEÇİLECEK

Haber: Bedir ALTUNOK/KARS, - 

===================

Sinop'ta yaralı ve hasta Yaban hayvanları tedavi altında

Sinop'ta, Sarıkum Yaban Hayatı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezinde yaralı ve bitkin haldeki yabani hayvanlar, veteriner hekimlerce tedavi altına alınarak sağlığına kavuşturuluyor. 
Doğa Koruma ve Milli Parklar 10'uncu Bölge Müdürlüğü'ne bağlı Sarıkum Yaban Hayatı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi'nde yaralı, hasta ve bitkin haldeki yabani hayvanlar, veteriner hekimlerce tedavi altına alınarak sağlığına kavuşturuluyor. 10 kişilik ekibin görev aldığı merkezde karaca, ayı, martı, akbaba, güvercin ve ebabil kuşu tedavi altına alındı. 
Doğa Koruma ve Milli Parklar 10'uncu Bölge Müdürü Hasan Başyiğit, yaban hayatının korunması ve geliştirilmesi noktasında sorumluluklarının olduğunu, bu çerçevece yaban hayatı kurtarma ve rehabilitasyon merkezleri projesinin geliştirildiğini söyledi. Bu projelerden birisini 2016 yılında uygulamaya başladıklarını anlatan Başyiğit,"Buradaki amaç doğada bulunan tüm yaban hayvanlarının tedaviye muhtaç, yaralı, hasta olanları burada tedavi etmek, rehabilite etmek için bu tesisimizi yaptık. Buradaki genelde bizim bölgeye hitap ediyoruz ama tabii diğer illerden de ihtiyaç olduğu zaman buraya yaralı, hasta doğa hayvanları getiriliyor.Tedaviden sonra eğer dışarıda doğal yaşamlarında kendi başlarına hayatlarını sürdürebilecek kabiliyete ulaşmaları halinde de biz hayvanları yine doğal yaşam alanlarına salıyoruzö dedi.

Görüntü Dökümü
-----------
-Merkezden detaylar
-Merkezde yapılan çalışmalar
-Açıklama

(SÜRE: 03: 43 Dk) (BOYUT: 413 MB)

Haber-Kamera:  Esra AKSU/SİNOP,


Kaynak: DHA
05 Temmuz 2019 Cuma 11:31

Son Dakika