DHA YURT BÜLTENİ - 7

360 bin fidan dikti, kıraç araziyi ormana dönüştürdüSamsun'un Atakum ilçesinde emekli öğretmen Recep Öztürk (83), 25 yıl önce satın aldığı 10 dönüm kıraç araziyi geçen sürede 360 bin dolayında fidanla buluşturarak, ormana dönüştürdü.

360 bin fidan dikti, kıraç araziyi ormana dönüştürdü

Samsun'un Atakum ilçesinde emekli öğretmen Recep Öztürk (83), 25 yıl önce satın aldığı 10 dönüm kıraç araziyi geçen sürede 360 bin dolayında fidanla buluşturarak, ormana dönüştürdü. Ormanına son olarak '19 Mayıs 1919' figürü vererek palmiye ağaçları diken Öztürk, 2023 yılında, 10 metre boya ulaşmasını beklediği ağaçlarla Cumhuriyet'in 100'üncü yılını kutlamaya hazırlanıyor.

Samsun'da emekli öğretmen Recep Öztürk, 25 yıl önce Atakum ilçesinde satın aldığı 10 dönüm kıraç araziye fidan ekmeye başladı. Geçen sürede 360 bin dolayında fidanı toprakla buluşturan Öztürk, 150 tür ağaç ve bitkinin yer aldığı kıraç araziyi ormana dönüştürdü. Öztürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Milli Mücadele'yi başlatmak üzere Samsun'a çıkışının 100'üncü yılı dolayısıyla ormanına 'Atatürk Botanik Orman Parkı' adını verdi. Ormanına son olarak '19 Mayıs 1919' figürü vererek palmiye ağaçları diken Öztürk, 2023 yılında 10 metre boya ulaşmasını beklediği ağaçlarla Cumhuriyet'in 100'üncü yılını kutlamaya hazırlanıyor.

'ORMAN, ATATÜRK'ÜN ŞEHRİ SAMSUN'A ARMAĞAN OLSUN'

25 yıl önce fidan dikmeye başladığını anlatan Recep Öztürk, bugün büyük bir ormana kavuştuğunu anlattı. Bulgaristan'da doğduğunu ve uzun yıllar vatan hasreti çektiğini söyleyen Öztürk, "Bu ormanda 360 bin fidanı toprakla buluşturdum. Atatürk Botanik Orman Park' adını verdiğim ormanı gelecek nesillere güzel bir hatıra olarak bırakmak istiyorum" dedi.

Türkiye Cumhuriyeti'nin 100'üncü kuruluş yıl dönümüne özel ormanında hazırlık yaptığını anlatan Öztürk, "Bu alana palmiye ağaçları diktim. Ağaçlarla 19 Mayıs 1919 figürü oluşturdum. Her bir harfi 10 metreye ulaşacak palmiye ağaçları ile '19 Mayıs 1919' yazısı ortaya çıkacak. Atatürk'ün Samsun'a çıkışının 100'üncü yılında palmiyeleri diktim. Cumhuriyet'in 100'üncü yılına geldiğimizde ağaçlar büyüyecek ve bu yazı gökyüzünden çok daha net şekilde görünecek. Bu orman Atatürk'ün şehri Samsun'a armağan olsun" diye konuştu. 

Görüntü Dökümü:

----------

Orman ve palmiye detayları

Drone ile detaylar

Emekli Öğretmen Recep Öztürk röportajı

-Detaylar

Haber-Kamera: Tayfur KARA/SAMSUN,

====================

- Habur Sınır Kapısı'ndan ihracat yüzde 18 arttı

Türkiye'nin Orta Doğu ülkelerine açılan tek kapısı konumunda olan Şırnak'ın Silopi ilçesindeki Habur Sınır Kapısı'ndan, Irak başta olmak üzere Orta Doğu ülkelerine bu yılın ilk 9 ayında yapılan ihracat, bir önceki yıla göre yüzde 18 artı. Türkiye'den Orta Doğu ülkelerine 9 ayda 1 milyar 679 milyon dolarlık ihracat yapıldı.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Suriye'nin kuzeyindeki Fırat Nehri doğusunda terör örgütleri PKK/YPG ve DEAŞ'a yönelik başlattığı Barış Pınarı Harekatı'nın ardından Türkiye'nin Irak'a açılan Silopi ilçesindeki Habur Gümrük Kapısı'nda hareketlilik başladı.

Barış Pınarı Harekatı'nın başladığı Ekim ayı içerisinde Habur Sınır Kapısı'ndaki Araç trafiğinde yoğunluk sürüyor. TIR, tanker ve kamyonlar giriş ve çıkışlardaki yoğunluğu ihracat rakamlarına da yansıdı. Habur Sınır Kapısı'ndan yurt dışına yapılan ihracat bir önceki yıla göre yüzde 18 artış gösterdi. 2018'de 1 milyar 425 milyon 962 bin dolar olan ihracat rakamı, 2019 yılının Eylül ayı dahil 1 milyar 679 milyon 28 bin oldu. 9 aylık rakam ile yaşanan yüzde 18 artış, Habur'dan giriş çıkış yapan araç sayılarını da etkiledi. 2018 yılında 754 bin 439 olan araç giriş çıkış sayısı 2019 Eylül dahil 802 bin 588 sayısına ulaşarak yüzde 6'lık bir artış gösterdi.

Irak'a açılacak yeni sınır kapısının yapılması gerektiğini anlatan Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Şırnak İl Başkanı Yusuf Bilin, "1, 5 aydır Habur Sınır Kapısı'nda ihracat haraketliliği yaşanıyor. Önümüzdeki aylarda ikinci ve hatta üçüncü kapıya ihtiyaç duyulacağını hissediyoruz. Bunun devamı için devlet yetkililerin biraz daha Habur'un üzerinde durması lazım. MÜSİAD Irak temsilciliğimiz ile birlikte Irak'ın kuzeyinde bir çalışma yaptık. Geçen sene İran'dan Irak'a açılan 3 geçiş kapısı vardı. Şu anda bu sayı 12'ye yükseldi. En azından bizim de farklı kapılar açmamız lazım diye düşünüyoruz. Bu ihracat patlaması 1,5 aydır yüzde 15 ile 20 arasında, araç sayımızda da artış oldu" dedi.

Şırnak Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi Kemal Palta, ise Habur Sınır Kapısı Türkiye'nin, Orta Doğu'ya açılan tek gümrük kapısı olduğuna dikkat çekerek, "2013 ile 2014 yıllarında 13 milyar dolar civarından ihracat gerçekleştiriliyordu. Almanya'dan sonra Irak'a ihracat yapan ikinci ülkeydik. Son zamanlarda epey bir yükseliş trendini yakaladık. İnşallah bunun devamını da diliyoruz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

-----------

Habur Sınır Kapısı

Habur'dan çıkış yapan araçlar

Tır kuyruğu

Araçların geçişleri

Röportajlar

Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 238 MB

Haber-Kamera: Mehmet Selim YALÇIN/SİLOPİ(Şırnak),

====================

- Terörden temizlenen Şerafettin Dağı, dağcıların gözdesi

Bingöl'ün Karlıova ilçesinde bir dönem terör olaylarıyla anılan 2 bin 650 rakımlı Şerafettin Dağı, dağcıların gözde tırmanış alanları arasına girdi. Türkiye Dağcılık Federasyonu bünyesindeki profesyonel dağcılar, Şerafettin Dağı'na tırmanıp, zirvede Türk bayrağı dalgalandırdı.

Karlıova ilçesine bağlı Sudurağı köyündeki Şerafettin Dağı, güvenlik güçlerince terörden temizlenmesiyle profesyonel dağcıların ilgi odağı oldu. Türkiye Dağcılık Federasyonu ile Diyarbakır Doğa Sporları Kulübü'nce düzenlenen etkinlikle kadın ve erkek profesyonel dağcılar Şerafettin Dağı'nın zirvesine çıktı. 5 saatlik yürüyüşün ardından Şerafettin Dağı zirvesine ulaşan ekipler, dağın zirvesinde Türk bayrağı ve Türkiye dağcılık federasyonun bayrağını açarak, bölgede sağlanan huzur ve güven ortamına dikkat çekti. 

Şerafettin Dağı'nın zirvesine çıkmak için Adana'dan geldiğini söyleyen Türkiye Dağcılık Federasyonu üyelerinden Ahmet Kaya, "17 kişilik ekibimizle huzurlu ve sağlıklı bir şekilde tırmanmayı gerçekleştirdik. Türkiye'nin geneline sesleniyorum, buyursunlar gelsinler. Dağlarda hiçbir sorun olmadan zirveye çıkıyoruz. Bütün ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum"

'BÖLGEDE SAĞLANAN HUZUR VE GÜVEN ORTAMINA DİKKAT ÇEKTİK'

Türkiye Dağcılık Federasyonu Bingöl Temsilcisi Ramazan Küçükhazar, "Bugün 2 bin 650 rakımlı Şerafettin Dağı'na tırmanış düzenledik. Uzun süredir böyle bir programımız vardı. Bölgede huzur ve güvenin sağlanmasından sonra buraya dağcı arkadaşlarımızın ilgisini çekmeye çalışıyoruz. Sağ olsun onlar da bizleri kırmadılar" diye konuştu.

Türkiye Dağcılık Federasyonu üyelerinden Özge Mutlu, Adıyaman'dan geldiğini belirterek, bölgedeki dağların dağcılık faaliyetlerine açılmasının önemli bir gelişme olduğunu söyledi. 

Diyarbakır Doğa Sporları Kulübü üyesi Kadri Sancar, Şerafettin Dağı'na ilk kez profesyonel dağcıların tırmandığını ifade ederek, şunları söyledi:  

"Her tarafta huzur var ve herhangi bir sıkıntı görmüyoruz. Buradaki mutlulukla bir süre önce Erciyes Dağı'nda aldığım mutluluk eşdeğerdir."

Görüntü Dökümü

---------

Dağcılardan görüntü

Dağcıların yürüyüşü

Şerafettin Dağı

Konuşmalar

Zirvede Türk bayrağının dalgalandırılması

Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 658 MB

Haber-Kamera: Aziz ÖNAL/BİNGÖL,(DHA

====================

Doktor oldu, hemşire annesiyle aynı yerde birlikte hayat kurtarıyor

Konya'da doktor olan İrem Demirtaş (24), 21 yıldır 112  Acil Servis Hizmetleri'nde çalışan hemşire annesi Elif Demirtaş (48) ile aynı yerde görev yapmaya başladı. Anne-kız, görevli oldukları yenidoğan ambulansında birlikte hayat kurtarmaya çalışıyor.

Konya Acil Sağlık Hizmetleri'nde hemşire olan 2 çocuk annesi Elif Demirtaş'ın, doktor olan kızı İdem Demirtaş,  kura çekimi sonucu kendi çalıştığı bölüme atandı. Anne-kız şu an yeniden ambulansında birlikte görev yapıp, yeni doğan bebeklerin hayatlarını kurtarıyor. İşte kızı, amiri olurken, evde ise adeta kızına amirlik yapan anne Elif Demirtaş, 1998 yılından itibaren 112 Acil Servis Hizmetleri'nin farklı birimlerinde çalıştığını belirtti. Kızının ilk atamasında kura çekimiyle kendi çalıştığı istasyona atanmasından mutlu olduğunu dile getiren Elif Demirtaş, şunları söyledi:

"112 Acil Servis'inde çalışmaya başladığımda İrem henüz 3 yaşındaydı  ve kreşe gidiyordu. Nöbet tuttuğum günler benim için zorlu geçiyordu. Çünkü İrem sürekli 112 çağrı hattını arayarak, kreşte öğrendiği, şarkı ve şiirleri bana zorla dinletiyordu. Nöbetten çıkıp eve geliyordum. İrem, sürekli bir şeyler anlatıyor ve ben anlamıyordum. Bende 'Kızım inşallah birgün sende okuyup doktor olursun, o zaman bende seni anlamayacağım' derdim. Allah bugünleri nasip etti ve kızım doktor oldu. Hem de aynı istasyonda benim ekip amirim olarak."   

İlk atamasının Konya'ya ve annesinin çalıştığı istasyona olmasının mucize olduğunu ifade eden İrem Demirtaş, " Tercih yapacaktım ve birinci sıraya Konya 5010 istasyonu olarak belirledim. Ancak çok tereddütlüydüm. İstediğim yerin gelmesi hemen hemen imkansızdı. Sürekli 'Anne ne yapayım?  Konya gelmezse"  farklı iller çıkacak derken, annem birden 'Kızım yazı tura at' dedi. Ben önce şaşırdım, çok güldüm, ama dediğini yaptım. Tura gelirse Konya 1'nci tercihim olacaktı ve tura geldi. Annemin çalıştığı yeri birinci sıraya yazdım. Atamam da kura çekimiyle yapıldığı ve şans eseri birinci tercih olan yere atandım" diye konuştu. 

 Annesiyle  birlikte aynı istasyonda çalışmanın zorluğunu da yaşadığını belirten  Demirtaş, "İlk zamanlarda çok zorlandım. Çünkü, o benim annemdi. Anneme nasıl davranacağımı bilemiyordum. Ancak annem, 'kızım burası iş yeri ve bizler kutsal bir meslek yapıyoruz' deyince, çok rahatladım. Ekip amiri olarak görev yapıyorum ve iş başka, anne-kız ilişkisi başka. Bunu profesyonel kişiler olarak ayırt ediyoruz." dedi.  

Evde görev dağılımın ise farklı olduğunu belirten Demirtaş " Evin küçük kızı olarak yine ev işlerinde anneme yardımcı oluyorum.  Günün sonunda eve gittiğimizde anneme yorgunluk kahvesi yapıp, kahveyi içtikten sonra birlikte ev işlerini yapıyoruz" şeklinde konuştu. 

Görüntü Dökümü 

--------------

112 Acil Servis İstasyonuna hasta ihbarı yapılması 

Anne ve kızın ambulansa koşup binmesi 

Ambulansın olay yerine gitmesi 

Anne ve kızın kuvüzdeki bebeğe müdahalesi 

Anne ve kız röp.

Anne ve kızın evden detay 

kızının kahve yapması 

Genel ve detay 

Haber- Kamera: KONYA DHA))

========================

- Kalp hastasına bir günde tedavi

Diyarbakır'ın Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde, açık kalp ameliyatı gerektiren hastalığı olan Muhammed Çoban (21) ile Şükran Anuştekin (34), Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hakkı Şimşek tarafından yapılan kapalı yöntem müdahale ile bir günde tedavi edildi. 

Diyarbakır'da oturan Muhammed Çoban ile Şükran Anuştekin, bir süre önce hipertansiyon şikayetiyle Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvurdu. Burada doktorlar tarafından yapılan detaylı muayenede Çoban ile Anuştekin'e tıp dilinde 'Aort Koarktasyonu' olarak bilinen kalpteki ana damarın darlığı teşhisi konuldu. Ölüme sebep olabileceği bilinen hastalığı taşıyan Çoban ile Anuştekin, Dicle Üniversitesi Kalp Hastanesi'ne sevk edildi. 

Dicle Üniversitesi Kalp Hastanesi'nde görevli Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hakkı Şimşek ve ekibi, Çoban ile Anuştekin'i 20 gün boyunca tedaviye hazırladı. Hazırlıklarının tamamlanmasının ardından Çoban ile Anuştekin'e kasık kısmından yapılan ameliyatsız yöntemle müdahale edildi. Hastalar, başarılı geçen operasyonun ardından 24 saat sonra sağlıklarına kavuşarak, taburcu edildi. 

'BÖLGEDE BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİRDİK'

Böyle bir müdahalenin 2014'ten bu yana bölgede hiçbir hastanede yapılmadığını belirten Dicle Üniversitesi Kalp Hastanesi'nde görevli Doç. Dr. Hakkı Şimşek, bir ilki gerçekleştirdiklerini belirterek, Çoban ile Anuştekin'i açık kalp ameliyatına ihtiyaç duymadan kapalı yöntemle bir günde tedavi ettiklerini söyledi. Hastaların artık Ankara ve İstanbul'a gitmek zorunda olmadıklarını, bu hastalığın tedavisini cerrahi müdahale olmadan Diyarbakır'da gerçekleştirebildiklerini anlatan Şimşek şöyle konuştu:

"Hastalarımız yıllarca güçlü tansiyon ilacı kullanıyordu. 3 ay önce Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde doktorlar teşhis koymuşlar. Aort Koarktasyonu dediğimiz kalbin vücuda kan pompaladığı ana damarımız olan Aort, sağ kol ve beyine giden damarları verdikten sonra, sol kol damarını verir vermez ciddi ileri derecede bir darlık var, buna Aort Koarktasyonu diyoruz. Bu, vücudun gövde, göğüs ve bacakları besleyen kısım, damarın o bölgeden gitmiş olması, bacaklarda ağrı, vücudun alt yarısında nabzın tansiyonun düşüklüğü, erken yorulma. Vücudun üst yarısında darlığın yukarısında beyne ve kollara giden damarlardaki artıştan dolayı vücudun üst yarısında ise ciddi bir tansiyon yüksekliği, burun kanaması, baş ağrısı, hatta ileri evrelerde beyin kanamasına kadar gidebiliyor. Dolayısı ile genç hastalarda hipertansiyon olduğunda bizim bu hastalığı ciddi anlamda düşünmemiz lazım. Fizik muayene dediğimiz sırt bölgesinden üfürüm alınması, fizik muayenedeki bulgumuz ve Tomografi ile de tanı konabiliyor. Bu hastamıza da 3 ay önce tanı konmuştu. Daha önce açık kalp ameliyatı ile yapılan bir müdahale iken, son yıllardaki teknolojik gelişmeler ve biz girişimsel kardiyologların tecrübelerinin artması sonucu bu hastalığı artık ameliyata gerek duymadan kapalı yöntemle kasıktan girerek tedavi edebiliyoruz. Bu kadar büyük bir ameliyat gerektiren vakalara önceki gün kapalı yöntemle müdahale ederek, hastalarımızı 24 saat sonra taburcu ettik" dedi. 

HASTA YAKINLARINDAN TEŞEKKÜR

Operasyon sonrası sağlığına kavuşan hastalardan Muhammet Çoban'ın babası Nezir Çoban ile Anuşteki'nin yakınları, yapılan müdahalenin başarıyla sonuçlandığını belirterek, Şimşek ve ekibine teşekkürlerini iletti. 

Görüntü Dökümü

------

Diyarbakır Dicle Üniversitesi Kalp Hastanesi

Hasta ve hasta yakınları

Doktorların hasta ve hasta yakınları ile görüşmesi

Doktorların hastayı kontrol etmesi

Doç. Dr. Hakkı Şimşek'in röportajı

Nezir Çoban'ın röportajı

Şükran Anuştekin'in röportajı

Nasır Anuştekin'in röportajı

Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 860 MB

Haber-Kamera: Mehmet Mucahit CEYLAN/DİYARBAKIR,

====================

Karabük'te ahşap cami yandı

Karabük'ün Yenice ilçesine bağlı Gökbel köyünde ahşap cami, çıkan yangında kullanılmaz hale geldi.

Yenice'ye bağlı Gökbel köyündeki Ustaoğlu Mahallesi Camii'nde dün akşam saatlerinde yangın çıktı. Alevler kısa sürede büyürken, yangına ilk müdahaleyi köylüler yaptı. İhbar üzerine köye itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaklaşık 1 saatlik çalışması sonucu yangın söndürüldü. Yangında ahşap cami kullanılmaz hale geldi.

Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için çalışma başlatıldı.

Görüntü Dökümü

-----------

-Cami yanarken görüntü

Boyutu: (9 MB.)

Haber: Bülent DİKTEPE/KARABÜK,

 


Kaynak: DHA

05 Kasım 2019 Salı 11:24

Atakum, Anne, Güncel, Son Dakika

Son Dakika