Dha Yurt Bülteni-7

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL: ENFLASYON YUKARI GİTMİŞ, BUNU GÖRÜYORUZMALİYE Bakanı Naci Ağbal, 'enflasyon tabi ki yukarı gitmiş.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL: ENFLASYON YUKARI GİTMİŞ, BUNU GÖRÜYORUZ

MALİYE Bakanı Naci Ağbal, "enflasyon tabi ki yukarı gitmiş. Yani bunu görüyoruz. Enflasyonda bugün ortaya çıkan rakamlar esasen Merkez Bankamızın bundan önceki raporlarında ifade ettiği gelişmelerle uyumlu" dedi.

Çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Eskişehir'e gelen Maliye Bakanı Naci Ağbal ilk olarak Vali Azmi Çelik'i ziyaret etti. Bakan Ağbal Valilikte bir gazetecinin enflasyonla ilgili soru yönetmesi üzerine, "Eskişehir ile ilgili sorun. Eskişehir'deyiz. Eskişehir'i özledik. Yani gerçekten Eskişehir'deki sanayinin gelişmesine, büyümesine şahitlik etmiş bir insanım. İnşallah Eskişehir önümüzdeki yılarda daha da büyüyecek, daha da gelişecek. Eskişehir'in önü açık. Biz de Hükümet olarak her zaman için Eskişehir'deki yatırımları, sanayiyi, üretimi teşvik edeceğiz" dedi.

FİYATLAR AŞAĞI DOĞRU GELECEK

Maliye Bakanı Naci Bakan Ağbal enflasyonun ilk aylarda yükseldiğine dikkat çekerek şunları söyledi:  

"Enflasyon tabi ki yukarı gitmiş. Yani bunu görüyoruz. Enflasyonda bugün ortaya çıkan rakamlar esasen Merkez Bankamızın bundan önceki raporlarında ifade ettiği gelişmelerle uyumlu. Biliyoruz ki ilk aylardaki 2017'nin ilk aylarında enflasyon bir miktar yukarıya gidecek. Tabi bunda baz etkisi var. Geçen seneyle karşılaştırdığımızda o döneme ilişkin fiyat gelişmelerinin etkisi de var. Özelikle kurdan gelen, kura bağlı olarak oluşan maliyet baskıları var. Yine ithalat fiyatlarındaki değişim etkileri var. Ama inşallah ikinci çeyrekten itibaren yavaş yavaş baz etkisi kaybolmaya başlayacak. Yine kurun fiyat değişimleri üzerindeki etkisi yavaş yavaş kaybolmaya başlayacak ve Merkez Bankası'nın yılsonu itibarıyla enflasyon için ortaya koyduğu bir tahmin var. Yüzde 8 olarak inşallah enflasyon o trend içerisinde gidecek. Enflasyon önemli bir faktör. Enflasyonun yukarı gitmesi hiçbir şekilde arzu ettiğimiz durum değil. İnşallah önümüzdeki dönemde bir taraftan para politikasıyla Merkez Bankamızın yapacağı çalışmalar çerçevesinde, bir tarafta hükümet olarak öncelikle gıda fiyatlarıyla ilgili gıda komitemizin yapacağı çalışmalar çerçevesinde fiyatlar aşağı doğru gelecek."

ENFLASYONU TAKİP EDİYORUZ

Bakan Ağbal konuşmasının sonunda "16 Nisan'dan sonra İnşallah Türkiye'de siyasi ve ekonomik istikrar çok net bir şekilde kalıcı bir şekilde ortaya çıkacak. Üretim, yatırım, istihdam, ihracat artacak enflasyon da inşallah bu dönemde aşağı gelecek. Yani Türkiye'nin istikrarına, büyümesine, kalkınmasına öncülük eden bir dönem olacak inşallah 2017. Bunu hep beraber göreceğiz. Enflasyonu da takip ediyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü:

-----------------------

-Bakan Ağbal'ın Valiliğe gelişi,

-Bakan Ağbal'ın konuşmasından görüntü bulunuyor.)

Kemal ATLAN-Hakan TÜRKTAN-saadet YÖRÜKÇÜ / ESKİŞEHİR,-

=======================================================

2)MAHKEME BAŞKANI'NDAN, 'KÖYLÜ MEHMET AĞA' ÇIKIŞI

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi saldırı düzenleyen 1'i firari 37 darbeci askerin aralarında bulunduğu 47 kişinin yargılanmasına Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde, devam edildi. Duruşmada ifade veren 4'üncü Kara Havacılık Alay Komutanlığı'nda görev yapan Pilot Yüzbaşı Ali Aktürk'ün hiçbir gelişmeden bilgisinin olmadığını ileri sürmesi üzerine Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ, dikkat çeken biri çıkış yaptı. Mahkeme Başkanı, "Ülkede, bir gelişme oldu. Köylü Mehmet Ağa bile bu durumdan haberdar oldu. Neticede askerin içerisinde olduğu bir eylem. Aileler, aileleriniz, eşleriniz ne durumda olduğunuzu merak edip nasıl aramamışlardır. Hiçkimse mi merak etmedi. Neredesin, ne durumdasın, diye" dedi.

Geçen 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele saldırı düzenleyen Özel Kuvvetler ve Muharebe Arama Kurtarma (MAK) timlerinin de aralarında bulunduğu 44 tutuklu sanığın yargılanmasına Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde, devam edildi. Yoklamayla başlayan duruşmada ilk olarak İstanbul 4'üncü Kara Havacılık Alay Komutanlığı'nda görev yapan Pilot Yüzbaşı Ali Aktürk, ifade verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişiminde bulunan Sikorsky tipi helikopterin birinci pilotluğunu yapan Ali Aktürk, aynı zamanda iddianamede Binbaşı Şükrü Seymen'in kendilerine yönelik ateş ettiğinden dolayı da müşteki olarak da ismi bulundu. Dosyada müşteki olarak bulunan Ali Aktürk, ifadesine Binbaşı Şükrü Seymen'den şikayetçi olmadığını söyleyip başladı. Suçlamaları ve aleyhine olan delilleri de kabul etmedi. İstanbul 4'üncü Kara Havacılık Alay Komutanlığı'nda görev yapan Pilot Yüzbaşı Ali Aktürk, 15 Temmuz günü birlik nöbetçi komutanı Yarbay Davut Uçum'un telaşla koştuğunu gördüğünü, ardından kendisine Kara Kuvvetleri Komutanlığı'ndan acil koduyla görev tebliğ edildiğinin söylediğini anlattı. İstanbul'daki hazırlıklar hakkında bilgi veren Ali Aktürk, "Ben hazırdım, birlik içerisindeydim. Bu göreve hızlı reaksiyon göstermemiz lazımdı. Davut Uçum (Yarbay) nöbetçi amirdi. Helikopter başı yaptık. Birlikte çalıştırdık. Atatürk Havalimanı askeri bölümüne indik. Kısa süre bekledikten sonra askeri kıyafetli 13 - 14 kişilik ekip helikoptere bindi. En kıdemli olan Seymen binbaşıydı. Davut yarbayın devre arkadaşı olduğunu konuşmalarından anladım. Bize, onların görevlerinde intikal görevi verildi. Görevin ne olduğunu sorduk ama beyanda bulunmadılar. Görev aldıklarını söylediler sadece. Askeri prensipler içerisinde olabilir söylememeleri. Biz de ısrarcı olmadık. Gece görüş sistemiyle uçtuk. Alçaktan uçmadık yüksek bile uçtuk diyebilirim. İzmir Çiğli'ye gittik. Akşam saat 23.00 indik" dedi. Çiğli 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığı'nda önceden tanıdıkları askeri personeli gördüğünü onlarla konuştuklarının onların da görevin ne olduğunu bilmediğini söylediğini ileri süren Ali Aktürk, "Dinlenme pozisyonuna geçtik. Yakıt ikmali yaptık" dedi.

UÇUŞ KOORDİNATLARINI SÖNMEZATEŞ VERMİŞ

Uçuşa hazırlık yaptıkları sırada Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş'in yanlarına gelip Genelkurmay'dan emir geldiğini söylediğini ve uçuş koordinatlarını verdiğini de anlatan Ali Aktürk, "Havacılık desteği vereceğimizi ve personelin intikalini yapacağımızı söyledi. Bizim görevimizin sadece personeli götürüp bırakmak sonra da almak olduğunu söyledi" dedi. Bu sırada araya giren Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ, darbe hakkında bilgi verip vermediğini sorması üzerine Aktürk, "Böyle bir açıklama olmadı. Darbeden de bilgim yoktu. Görevi aldık. Her zaman bizim yaptığımız görevdi. Personel ve malzeme nakli yaparız. Her zaman ne görev yapıldığını bilmeyiz. Bu kadar bilgi bizim için yeterli. Ön şart sadece nereye götüreceğimizi bilmemizdir" yanıtını verdi. Çiğli Üssü'nde 4 helikopter olarak pist üzerinde beklediklerini, bir süre görevin iptal edildiği bilgisinin geldiğini ancak sonra havalandıklarını, kendisinin üçüncü helikopter olduğunu, kurallar gereği ışıkları kapalı uçup Marmaris'e gittiklerini ifade etti.

HELİKOPTER TANIMA SİSTEMİNİ AÇMAMIŞ

Marmaris'te askerleri indirdikten sonra tur attıklarını ardından yakıt sıkıntısı çıkması üzerine Dalaman Havalimanı'na gittiklerini anlatan Ali Aktürk, helikopter tanıma sistemini açmadığını, uçuş mesafesi kısa olduğu için buna gerek görmediğini, ileri sürdü. Ali Aktürk, ifadesinde daha sonra şunları söyledi: "Havalimanında hareketlilik yoktu. Kule benimle irtibata geçmedi. Ama bizim ikmal yapmamız lazım. Düşebilirdik. Biz kendimizi tanıttık. Görev aldığımızı söyledik. Kule Gart kanalından bizimle temasa geçti. Etrafımızın sarıldığını söyledi. Bizlerde baktığımız zaman askerleri siperde gördük ve silahları bize dönüktü. Anlam veremedik. Sonuçla bu ülkenin askeriydik. Görev yapıyorduk. Şöyle bir değerlendirme yaptık. Hayatımızın tehlikede olduğunu değerlendirdik. Bodrum Imsık'a kadar devam eder miyiz? diye kalkış yaptık. Sonra oraya bir araziye indik. Motor susturduk. Kısa bir değerlendirme yaptık. Görev veren birliğe bilgi verdik. Ünsal Coşkun Paşa'mızla görüştük. Bilgi verdik. O da 'dönün protokolümüz var yakıt vermeleri lazım' dedi. Biz de helikopteri çalıştırdık. Dalaman'a tekrar döndük. Personelin ve ortamın sıkıntılı olmadığını gördük. İndik, motor susturduk. Onlar da 'ne yapıyorsunuz' diye sordu. Biz de Genelkurmay'ın görev verdiğini bunu yaptığımızı söyledik. Ancak mahiyetini bilmiyoruz dedik. Birlik Komutanı Bahadır Albay'la görüştük. 3- 4 dakikada depoyu doldurduk. Saat 4'ü geçiyordu. Personeli almak için Marmaris'e devam ettik" dedi.

"ÖLMEKTEN KORKTUK"

Marmaris'e deniz üzerinden yaklaştıkları sırada izli mermileri havada gördüklerini, ne olduğuna anlam veremediklerini söyleyen Ali Aktürk, "Ne olduğunu anlamak için uzakta bekledik. Sonra personeli almak için bıraktığımız yere gittik. Bu sırada üzerimize yaylım ateşi açıldı. Hiç bu kadar yaylım ateşi içerisinde kalmadım. Bizi düşürmek, öldürmek için ateş ediliyordu. Düşüp ölebilirdik. Yerleşim yeri, insanların yaşadığı yerdi. Durum tespiti yapmamız gerektiğine inandık. Biz karşılık versek kaldı ki angajman kuralları gereği hakkımız da doğdu. Ancak cana zarar vereceğimiz için uyarı mahiyetinde ateş etmesini istedim. Ne olduğunu bir anlasınlar istedim. Çünkü düşüp öleceğiz. Buna misliyle karşılık versek, insanlar var. Bize verilen görev yok. İkilemde kaldık ama uyarı mahiyetinde ateş etmesini söyledim. Ateş edip etmediğini bilmiyorum ama bizi öldürmek için ateş ettikleri belliydi, biz ateş etmedik. Bu sırada Haldun (yüzbaşı- helikopterdeki makinalı tüfeği kullanan) 'vuruldum' dedi. Hayati yerden vurulmuştu. Kendisi tedbir aldı, kan kaybını engellemek için. Bizde Bodrum Imsık'a gittik. Bizimle ilgilenen olmadı. Biz de Çiğli'ye gittik."

ÇİĞLİ'DE TESLİM OLUNCA ANLAMIŞ

Gerek Dalaman'da yakıt ikmali, gerekse de Imsık'ta yaralı Yüzbaşı Haldun Gülmez'e müdahale edilmemiş olmasına rağmen gelişmelerden şüphelenmeyen Ali Aktürk, "Çiğli'ye gittik. Alana indik. Haldun'u ambulansa aldılar. Sonra askeri personel geldi, bizi tutuklandıklarını söylediler. O zaman anladık bir kalkışma olduğunu, polise teslim ettiler. O zaman anlamaya çalıştık ne olduğunu" dedi.

MAHKEME BAŞKANI'NDAN KÖYLÜ MEHMET AĞA BENZETMESİ

Ali Aktürk'ün hiçbir gelişmeden bilgisinin olmadığını ileri sürmesi üzerine Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ, dikkat çeken bir çıkış yaptı. Mahkeme Başkanı, "Ülkede, bir gelişme oldu. Köylü Mehmet Ağa bile bu durumdan haberdar oldu. Neticede askerin içerisinde olduğu bir eylem. Aileler, aileleriniz, 'eşlerimiz ne durumda' deyip merak edip nasıl aramamışlardır. Hiç kimse mi merak etmedi? Neredesin, ne durumdasın, diye" dedi. Bunun üzerine Ali Aktürk, "Çoğu zaman havadaydım. Telefonum sürekli üzerimde değildi. Bu şekilde bilgi alamadım. Görevle ilgili aileme bilgi vermedim. Görevin ne olduğunu biliriz. Askeriz. Çoğu zaman görevi aileme söylemedim. Geçmişte, Şırnak'a gittiğimiz zaman bile bilmezdi. 15 Temmuz'da ailem İstanbul'da değildi. O dönemde ben izinli olacaktım ama komutanımız vermemişti" dedi.

"FETÖ ÜYESİ DEĞİLİM"

Ali Aktürk, ifadesinin sonunda da, FETÖ üyeliği bulunmadığını öne sürüp "FETÖ örgüt üyesi değilim. Bankalarında param yok. By Lock kullanıcısı değilim, kullanmadım. Medyadan duydum. Bunlarla ilgili temasım yok. Okulunda, dershanesinde bulunmadım yakınım bile yok. Sorumluğu kabul etmiyorum. Herhangi başka bir tarikatında üyesi değilim. Atatürkçülük görüşünü özümsedim. 14 yaşında askeri liseye girdim. Bunu özümsediğimi söyleyebilirim suçlamaların hiçbirisi kabul etmiyorum. Bana verilen görev sadece uçmak" dedi. Ali Aktürk, bazı ifadelerde geçen, Genelkurmaydan gelen "Sıkıyönetim ilan edildiği, en yakın meydana inmeleri gerektiğine' yönelik cep mesajının da kendisine gelmediğini ileri sürdü.

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Önlemlerden görüntü.

-Sanıkların ring araçlarıyla getirilmesinden görüntüleri.

Haber: Taylan YILDIRIM - Cavit AKGÜN, Kamera: Yasin TİNBEK / MUĞLA

=====================================================

3)17 AĞUSTOS DEPREMİ'NDE ÖLEN KİMLİĞİ BELİRSİZ KİŞİLERİN MEZARLARI AÇILDI

17 AĞUSTOS 1999 Depremi'nde kayıp olan kızı Hicran Emir'in mezarını bulmaya çalışan Kenan Emir'in başvurusu üzerine mahkeme kararıyla DNA tespiti için Gölcük 17 Ağustos Kimsesizler Mezarlığı'nda 24, İhsaniye mezarlığında 4 mezar olmak üzere 28 mezardan DNA testi için diş ve kemiklerden örnek alındı.

Marmara Depremi'nde Gölcük'te 13 yakınını toprağa veren, 18 yaşındaki kızı Hicran Emir'den ise haber alamayan Kenan Emir mahkemeye başvurarak Gölcük'te bulunan 17 Ağustos Kimsesizler Mezarlığı'nda olabileceğini düşündüğü kızı için mezarların açılması başvurusunda bulundu. Mahkemenin kararıyla mezarlıkta bulunan 24 mezar bugün açılarak DNA örneği tespiti için diş ve kemikler alındı. Daha sonra İhsaniye Mezarlığı'na geçilerek burada bulunan kimsesiz kişilerin gömüldüğü 4 mezardan da örnek alınacağı bildirildi.

Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş mezarların mahkeme kararı sonucu açıldığını belirterek, "Mahkeme kararı sonucunda Gölcük 17 Ağustos Mezarlığı'nda kimsesiz mezarlığından 24 mezar açılacak. Ardından İhsaniye mezarlığında bulunan 4 mezara gidilecek ve orada mezarlar açılacak. Bütün mezarlar açılmışken oradaki şehitlerimizin örnekleri alınacak. 28 mezarın tespiti yapılmış olacak. DNA'sı tespit edilmiş olacak. Sadece Hicran için değil, diğerleri için de başvuran olursa kimsesizlerin mezarları tespit edilmiş olacak" dedi.

17 Ağustos depreminde iki kızını kaybeden Cemalettin Bora da mezarlıkta çalışmaları takip ederken, "Depremde Değirmendere semtinde oturuyorduk. Depremde 11 yaşında olan kızım Sinem ve 9 yaşında olan Hande adlı kızlarımı kaybettim. İstanbul'da oturuyorum. Benim gibi yakınını kaybeden çok kişi var. Tesadüfen öğrendim burada mezarların açıldığını. DNA testleri pahalı. Burada da olacağından pek ümitli değilim. Yıllardır annesi ve biz neler çekiyoruz. Kızlarımın adlarına iki ağaç var mezarlıkta" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

----------------------

-Mezarlar açılırken

-Gölcük belediye başkanı ile röp

-Yakınını arayan ile röp

-Kazı çalışmalarından detaylar

-Anons

(Haber: Ergün AYAZ-SONER GÜLEZER-Kamera: Faruk KIYAK -GÖLCÜK(Kocaeli),

======================================================

4)TUTUKLANAN KELEPÇELİ SEVGİLİYE SARILARAK VEDA

BURSA'nın İnegöl İlçesi'nde uyuşturucu satarken suçüstü yakalanan ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanan 32 yaşındaki İbrahim O., adliyeden cezaevine götürülürken yanına gelen sevgilisi F.T.'ye uzun süre sarılarak veda etti.

İnegöl'ün çeşitli noktalarında aracıyla metamfetamin satışı yaptığı ileri sürülen İbrahim O. İnegöl Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Büro Amirliği ekipleri tarafından takibe alındı. Aracıyla seyreden uyuşturucu tacirini yakından takip eden ekipler, aracını yol kenarında durdurup, bir gence uyuşturucu verdiğini tespit ettikleri İbrahim O.'yu gözaltına aldılar. Aynı operasyonda uyuşturucu tacirinin satış yaptığı 3 kişi de yakalandı. Uyuşturucu satın alan 3 kişi işlemlerin ardından serbest bırakılırken, İbrahim O., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Tutuklanan İbrahim O. adliyeden çıkarılıp cezaevi aracına götürülürken yanına gelen sevgilisi olduğu öğrenilen F.T. ile uzun uzun sarılarak vedalaştı.

Görüntü Dökümü

---------------

-Tacirin adliye çıkışı görüntüsü, sevgilisine sarıldığı görüntü

Yavuz YILMAZ/İNEGÖL (Bursa), -

=========================================================

5)İNDİRİMLİ ELEKTRONİK ÜRÜN KUYRUĞU

BURSA'da bir teknoloji mağazası açılışa özel yüzde 60'a varan indiriminden yararlanmak isteyenler, sabahın erken saatlerinde sıraya girdi. En çok satılan ürünler ise 4K televizyonlar ve cep telefonları oldu.

Merkez Nilüfer İlçesinde bir teknoloji mağazası, açılışa özel bazı ürünlerde yüzde 60'lara varan indirimler yaptı. Önceden duyurusu yapılan indirimli ürünlerden almak isteyenler, sabahın erken saatlerinde alışveriş mağazasının önünde sıraya girdi. Kuyrukta bekleyen 70 kişi saat 08.00 itibariyle mağazaya alınmaya başladı. İzdiham oluşmaması için mağaza yetkilileri bekleyenleri 30'ar kişilik gruplar halinde içeriye girdi.

Mağazaya gelenlerin ilk tercihi ise 4K televizyonlar oldu. Fiyatları 2 bin 699 liradan bin 799 liraya düşen televizyonları almak için sıraya giren vatandaşların ikinci tercihi ise cep telefonları oldu. Cep telefonlarında 400 liraya varan indirim yapılırken DVD okuyucunun fiyatı 129 liradan 49 liraya düştü.

Görüntü Dökümü

--------------------

-Mağazanın dışında bekleyenler

-Mağazaya alışverişe gelenler

-Mağazanın içinden görüntü

-Vatandaşların tv ve cep telefonu almaları

BOYUT: 133 mb

SÜRE: 4,10

Edip TEKİN/BURSA, -

==============================================================

6)ÇALILIK YANGINI EVLERE SIÇRAMADAN SÖNDÜRÜLDÜ

BURSA'nın İnegöl İlçesi'nde çalılık alanda çıkan ve evleri tehdit eden yangın, gönüllü itfaiyeciler ve Belediye itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla büyümeden söndürüldü.

İnegöl-Oylat yolu üzeri Hamamlı ile Gündüzlü mahalleri arasındaki ormanlık alanda ilk belirlemelere göre kopan nakil hatlarının yere düşüp kıvılcım oluşturmasıyla yangın çıktı. Çalılık alanda çıkan yangın rüzgarında etkisi ile yayılmaya başladı.

Yoldan geçenler, İnegöl İtfaiye ekiplerine haber verdi. Yangın yerine yakın olan Gündüzlü Mahallesi'ndeki gönüllü itfaiye erleri, Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığının verdiği 3 ton su kapasiteli söndürme aracıyla yangına öncü müdahalede bulundu. Rüzgarla büyüyen ve iki bağ evini tehdit eden alevler, Belediye İtfaiye ekiplerinin de kısa sürede ulaşması sonucu kontrol altına alınarak söndürüldü.

Görüntü Dökümü

---------------------------

Alevli görüntüler, itfaiye ekiplerinin yangına müdahalesi, genel görüntü

Yavuz YILMAZ / İNEGÖL(Bursa), -

==============================================================

7)TRAFİK IŞIĞI ÇALIŞMAYAN KAVŞAKTA KAZA: 3 YARALI

ZONGULDAK'ta, trafik ışıkları çalışmayan kavşakta TIR'a çarpan otomobilde 3 kişi yaralandı.

Kaza, saat 09.30 sıralarında Milli Egemenlik Caddesi'nde meydana geldi. Trafik ışıklarının çalışmadığı kavşaktan dönen Erol Ş. yönetimindeki 74 DA 562 plakalı TIR'a, Esat Bozacı'nın kullandığı 74 BG 590 plakalı otomobil çarptı. TIR'ın dorsesine çarparak hurdaya dönen otomobilde yaralanan sürücü Esat Bozacı, panik içinde dışarıya çıkıp "Annem gitti" diye bağırdı. Çevredekilerin yardıma koşmasıyla otomobilin kapısı açıldı ve yaralanan sürücünün annesi Şahine ile babası Şahin Bozacı da dışarıya çıkarıldı. Yaralılar, olay yerinde yapılan ilk müdahaleleri ardından ambulansla hastanelere kaldırıldı. Bartın'da oturan Esat Bozacı'nın, hasta annesi Şahine Bozacı'yı Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'ne götürdüğü belirtildi.

Polis, kaza tutanağı tutarken aynı kavşakta hasarlı bir kaza daha meydana geldi. Vatandaşlar trafik ışıklarının bir haftadır çalışmadığını ve sık sık kazaların yaşandığı söyleyerek tepki gösterdi. Polis, TIR sürücüsü Erol Ş.'yi ifadesini almak üzere karakola götürdü. Kazayla iligili soruşturma başlatıdı.

Görüntü Dökümü:

---------------------------

-Esat Bozacı'nın etrafa bağırması

-Çevredekilerin yardıma gelmesi

-Yaralıların dışarı çıkarılması

-Sağlık ekiplerinin müdahelesi

-Yaralıların ambulansa alınması

-Kaza yerinden detay

-Yanmayan trafik lambaları

Süre: (3.14) Boyut: (103 MB)

Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN/ZONGULDAK,

=======================================================

8)'KİLİKYA'NIN KADINLARI' ALKIŞLANDI

MERSİN'de yazar Semihi Vural'ın 'Tarihte Mersin Kadınları' kitabından yola çıkarak oyunlaştırılan 'Kilikya'nın Kadınları' tiyatro oyunu büyük ilgi gördü.

İçel Soroptimist Kulübü'nün, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle uzun süredir provalarını sürdürdüğü eser Kültür Merkezi'nde sahneledi. Gösteri öncesi konuşan Kulüp Başkanı Sevinç Şanlı, kadınlar için var olan bir kadın kuruluşu olarak 8 Mart'ın kendileri için önemli olduğunu belirtti. Şanlı, Mersin'in bölge olarak kadın kahramanlar yönünden oldukça zengin olduğunu ifade ederek, "Geçmişten günümüze kadınlar, karşımıza bazen bir tanrıça, bazen bir tanrının vurulduğu bir genç kız, bazen de bir kralın güzel eşi, bazen de kendisi yasa yapma erkine sahip güçlü bir kraliçe olarak çıkıyor. Bu efsane kadınlar, çağlar öncesi yaşamış olsalar da toplumsal yaşamımıza öyle işlemişler ki masallarımızda, söylencelerimizde, geleneklerimizde varlıklarını sürdürüyorlar" dedi.

İçel Soroptimist Kulübü tarafından her yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla geleneksel olarak verilen 'Yılın Başarılı Kadın Ödülü' Mersin Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Bengi İspir Özdülger'e verildi. Daha sonra ise müzik direktörlüğünü Engin Aktuğ'un yaptığı, rejisör Melih Öztürk'ün yönettiği 'Kilikya'nın Kadınları' sahneye taşındı. Eserde, Europa, Puduhepa, Athena, Üç Güzeller, Afrodit, Tyke, Nemesis, Kraliçe Aba, Kleopatra, Marpessa, Stratoni, Andromakhe, Arsione, Myrrha, Kalenin Kızı, Şahmeran, Gülnar Hatun, Valide Sultan ve Türkiye'nin kadın ilk belediye başkanı Müfide İlhan karakterleri, Müge Sungur Enön, Zuhal Karamehmet, İlkiz Hancıoğlu, Nuran Kurtuluş, Meltem Başol, Banu Esyılmaz, Ganime Turan, Ülün Toker, Nilüfer Aydoğan Bakırezen, Ayşe Vural, Sevinç Şanlı, Ayşegül Uysal, Münire Yurdal, Aslı Gün, Esra Sönmez, Nurgül Çaylı Duran, Saime Taşkın, Duygu Ertan, Zülal Erkan, Ülkü Ongun ve Fatma Yüksel canlandırıldı.

Yaklaşık 2 saat süren etkinliğin sonunda salonu dolduranlar eserde rol alanları uzun süre alkışlandı.

Görüntü Dökümü:

---------------------------

Salonda bulunanlar

İçel Soroptimist Kulübü Başkanı Sevinç Şanlı konuşurken

Sanatçı Bengi İspir Özdülger'e ödül verilirken

Özdülger sahnede şarkı söylerken

Oyundan görüntü

Oyuncular toplu halde sahnede

Oyuncuları alkışlayanlar

(BOYUT: 392,78 MB) (SÜRE: 04,56 DK)

Haber-Kamera: Mustafa ERCAN/MERSİN,

================================================

9)GÜNEŞ ENERJİSİ USTASI, BANKADA PARASI VARMIŞ GİBİ YAPIP TELEFON DOLANDIRICILARINI YAKALATTI

Konya'da telefonda kendisini polis olarak tanıtan kişinin telefon dolandırıcısı olduğunu anlayan 50 yaşındaki güneş enerjisi sistemleri ustası Mustafa Özer, bankada parası olmamasına rağmen varmış gibi yapıp dolandırıcı 2 kuryelerine polise yakalattı.Telefon dolandırıcıları geçen çarşamba günü Mustafa Özer'i, telefonla arayıp Meram İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden aradıklarını söyleyip banka hesabının PKK ve FETÖ terör örgütlerinin eline geçtiğini söyleyerek banka da ne kadar parası olduğunu sordu. Özer de, parası olmamasına rağmen bankada 24 bin lirasının olduğunu söyledi. Kendisini arayan telefon dolandırıcılarını yakalatmak için bir banka şubesine giderek banka görevlilerine hesabındaki parayı çekeceğini söyledi. Bir taraftan da banka görevlilerine telefondaki kişinin dolandırıcı olduğunu anlattı. Banka görevlileri aracılıyla polisle temasa geçildi. İhbar üzerine bankaya gelen Konya Emniyet Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Bürosu ekipleri, Özer'i de sivil ekip otomobiline alarak dolandırıcıların parayı alacağı yere gitti. Bu sırada bir poşetin içerisine gazete kağıtlarını para şekline getiren Mustafa Özer, dolandırıcıların söylediği Ankara Caddesi üzerinde bir kaldırıma içerisinde para süsü verilmiş poşeti bıraktı.

POŞETİ ALMAYA GELEN 2 KURYA SUÇÜSTÜ YAKALANDI

Poşeti almaya gelen telefon dolandırıcılarının 2 kuryesi polis tarafından yakalandı. Şanlıurfa'dan geldikleri öğrenilen 19 yaşındaki İbrahim Demir ile 17 yaşındaki Suriye uyruklu Ali Hüsen, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

"4 SAAT BOYUNCA TELEFONU KAPATMADIM"

Yaşadığı oylayı anlatan Mustafa Özer, kendisini arayanlarla konuşmaya başlayınca dolandırıcı olduklarını anladığını belirterek, şunları söyledi:

"Dolandırıcıları yakalatmak için polis ile irtibata geçtim. Tabi bu arada telefonda verdikleri tüm talimatları da yerine getirdim. Yaklaşık 4 saat boyunca cep telefonunu kapattırmadan beni farklı yerlere yönlendirdiler. Ama sonunda yakalandılar. Daha önce de iki kez yine telefon ile arayarak beni dolandırmak istemişlerdi. Ama o dönemde işlerimden dolayı müsait olmadığım için telefonu kapatmıştım. Ama bu kez dolandırıcıları yakalatmak için uğraştım ve başarılı oldum."

Geçen yıl komşusunun telefon dolandırıcıları tarafından 28 altın bileziğinin dolandırıldığına da dikkat çeken Mustafa Özer, kendi karşısına çıkan dolandırıcıları yakalatmak ve başkasını dolandırmalarını engellemek için yakalattığını da sözlerine ekledi.

Görüntü Dökümü

------------------

Şüphelilerin adliyeye sevk edilmesi

Mustafa Özer röp.

Haber- Kamera: Hasan DÖNMEZ KONYA DHA)

=================================================

(ÖZEL)

10) 65 YILLIK BERBER, ÖMRÜNÜ MESLEĞİNE ADADI

GAZİANTEP'in İslahiye İlçesi'nde, mesleğe 10 yaşında başlayan 75 yaşındaki berber Nazım Dalsuna, insanları 65 yıldır severek tıraş ettiğini söyledi.İlçede 10 yaşında berberliğe başlayan Nazım Dalsuna, Hükümet Caddesi'ndeki 12 metrekarelik dükkanında 65 yıldır mesleğini sürdürüyor. Sağlığı el verdiği sürece mesleğini sürdüreceğini belirten Nazım Dalsuna, "Sağlığım el verdiği ve vücudumda bir şey olmadığı sürece severek yaptığım mesleğime devam edeceğim. Mesleği öğrenmeden önce esnaflığı öğrenmek gerekir. İyi bir berber olmuşsun; müşteriye karşı ukala, kırıcı olmuşsun ne yazar. Oysa müşteri güler yüzle karşılayıp tatlı dille sohbet edersen müşteri hoşnut olur" dedi.

Ömrünü mesleğine adayan ve ilçenin en yaşı berberi olan Nazım Dalsuna, 1950'li yıllarda başladığı kibrit kutusu koleksiyonu da işyerinde sergiliyor.

Görüntü Dökümü

-------------------------------

Berber dükkanı

Dalsuna'nın müşteriyi tıraş etmesi

Nazım Dalsuna ile röp.

Müşteri ile röp.

Kibrit kutusu koleksiyonu

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Kadir ÇELİK-GAZİANTEP-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 68 MB

================================================

Kaynak: DHA

03 Mart 2017 Cuma 12:33

Mustafa Özer, Naci Ağbal, Gölcük, İnegöl, Politika, Güncel