Dha Yurt Bülteni-8

Darıca'da yangında can pazarı...Dumandan etkilenen 18 kişi kaldırıldıkları hastanelere kaldırıldıKOCAELİ'nin Darıca ilçesinde, 5 katlı binanın 4'üncü katında çıkan yangında can pazarı yaşandı.

Darıca'da yangında can pazarı...Dumandan etkilenen 18 kişi kaldırıldıkları hastanelere kaldırıldı
KOCAELİ'nin Darıca ilçesinde, 5 katlı binanın 4'üncü katında çıkan yangında can pazarı yaşandı. Binanın en üst katındaki Kuran kursunda mahsur kalan kadın ve çocuklar, itfaiye merdiveni ile kurtarıldı. Dumandan etkilenen 18 kişi kaldırıldıkları hastanelere kaldırıldı.
Öğle saatlerinde, Darıca Sırasöğütler Mahallesi 1649 Sokak'ta 5 katlı apartmanın 4'üncü katında kombiden kaynaklı yangın çıktı. Alevler binayı sararken, yanan binanın üst katında bulunan Kuran kursunda eğitim alan kadınlar ve çocukları mahsur kaldı. Olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. İtfaiye merdiveni ile Kuran kursunda bulunan yaklaşık 30 kişiyi tahliye edilirken, dumandan etkilenenlere 112 Acil ekipleri müdahalede bulundu. Yangın itfaiye ekiplerince söndürüldü. Dumandan etkilenen 18 kişi Farabi Devlet Hastanesi ve özel hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.
Olay yerine gelen Darıca Kaymakamı Ömer Karaman yaptığı açıklamada, "Sırasöğütler Mahallemizde yangına müdahale ettik. Burada önemli olan can kaybının olmaması. Çok hızlı bir şekilde davrandık. Burası modern yeni bir bina. Buna rağmen kombide bir sorun olmuş. Çocuklarda Allah'a şükür bir sorun yok. Olay mahallinde gerekli tahliyeler yapıldı. Dikkatli bir şekilde inceleme yapacağız. İhmal var mı, tedbirler alınmış mı? bunlarla ilgili değerlendirmeyi önümüzdeki günlerde yapacağız. Burada öğrenciler yatılı kalıyorlarmış. Konuyu daha detaylı bir şekilde değerlendireceğiz" dedi.
Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
Olay yerinden görüntü
Tahliye çalışmaları
Alevli görüntüler
Söndürme çalışmaları
Kaymakam ile röp
Haber-Kamera: Erol POLAT-Dinçer AKBİR-Uğur AYDIN / DARICA (KOCAELİ)  
=======================================
Kahramanmaraş'ta DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
KAHRAMANMARAŞ'ta, terör örgütü DEAŞ'a yönelik yapılan operasyonda yabancı uyruklu 5 kişi, gözaltına alındı.
Terörle mücadele şube müdürlüğü ekipleri, terör örgütü DEAŞ ile bağlantılı oldukları değerlendirilen Suriye ve Irak uyruklu H.A., M.Y., O.İ., M.Z. ve Ö.D. isimli 5 kişiyi takibe aldı. Takip sonunda, sabah saatlerinde 5 ayrı adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Özel harekat polislerinin de destek verdiği operasyonda 5 şüpheli, gözaltına alındı. Polis, adreslerde yaptığı aramalarda şüphelilere ait çok sayıda dijital veri ele geçirdi. Şüpheliler, sorgulanmak üzere terörle mücadele şube müdürlüğüne götürüldü.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
------------------
Özel hareket polisleri
Polislerin kapıyı çalması
Polislerin içeri girmesi
Evde arama yapması
Genel ve detay görüntüler
Haber: Ömer KOÇ Kamera: KAHRAMANMARAŞ-DHA)
============================================
Mersin'de 31 asker adliyeye sevkedildi
MERSİN'de, FETÖ/PDY'ye yönelik soruşturma kapsamında 14 gün önce gözaltına alınan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde görev yapan 31 rütbeli asker, adliyeye sevk edildi.
Süren soruşturmalar kapsamında zanlıların HTS kayıtları incelemesi neticesinde, 40 ankesörlü telefondan mahrem imamlar ile irtibat kurdukları belirlenmişti. Bu kapsamda, askeri yapılanma içerisinde bulunan ve mahrem imam oldukları tespit edilen 31 kişi hakkında yakalama kararı çıkarılmıştı. 14 gün önce yakalanan ve sorgulanan üsteğmen, yarbay, astsubay başçavuş, astsubay üstçavuş, kıdemli üstçavuş ve yüzbaşının da bulunduğu zanlılar, emniyetteki ifadelerinin ardından geniş güvenlik önlemi altında önce sağlık raporuna ardında da adliyeye götürüldü.
Görüntü Dökümü
-----------------------
Güvenlik önlemlerinden görüntüler
Gözaltı araçlarından görüntüler
Zanlılar adliyeye sevkedilirken
Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: İbrahim MAŞE/ MERSİN,
================================================
Silahla vurularak öldürülen aynı aileden 4'ünün cesetlerinin bulunduğu bölgede kazı çalışması başladı
 
Kastamonu Bürme köyü Kuzören Mahallesi'nde 29 Kasım günü çıkan yangında Çataloğlu Ailesine ait iki ev yandı. Evlerden birinde oturan Fazıl Çataloğlu ile eşi Sebahat, oğlu Emin, gelini Şengül ve torunu Serdar Çataloğlu'na ulaşılamadı. Evin enkazında yapılan çalışmalarda bir çocuğa ait yanmış ceset bulundu. 12 yaşındaki Serdar Çataloğlu'na ait olduğu değerlendirilen ceset, otopsi için Ankara Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.
5 KİŞİ TUTUKLANDI
Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Çataoğlu Ailesine ait 4 büyükbaş hayvan ağıllarında bulunan Erhan K. ve kardeşi Ersan K., 13 Aralık'ta tutuklandı. 3 gün sonra da Erhan K.'nin kayınpederi Ali Ş. tutuklandı.
22 GÜN SONRA EN SON TUTUKLANAN 2 KİŞİ CESETLERİN YERİNİ GÖSTEDİ
Olayın ardından Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, dün akşam gözaltına alınan 2 kişi, cinayetleri itiraf etti. 2 şüphelinin aynı aileden 4 kişiyi gömdüklerini söyledikleri yerde bu sabah keşif çalışması yapıldı. Jandarma ekipleri, silahla vurularak öldürülen aynı aileden 4'ünün cesetlerinin bulunduğu bölgede kazı çalışması yapmaya başladı.
Görüntü dökümü
---------------------
-(DÜN GEÇİLEN GÖRÜNTÜ) 
-Çalışmalardan görüntü 
HaberGürkan YILMAZ/KASTAMONU,
=============================================
Veliyle tartışan öğretmen açığa alındı
ANTALYA'nın Kaş ilçesinde öğrenci velileriyle tartışan 20 yıllık öğretmen Yusuf Akça hakkında soruşturma başlatıldı. Kaymakam Bilgihan Bayar, "Soruşturma sonuçlanıncaya kadar bugün itibariyle görevden el çektirdik" dedi.
Kaş'a bağlı Sütleğen Mahallesi'ndeki ilkokulda görev yapan sınıf öğretmeni Yusuf Akça'nın bazı öğrencilere şiddet uyguladığı iddiaları gündeme geldi. Öğretmenin çocuklarını dövdüğünü öne süren veliler, Yusuf Akça'yla tartıştı. Tartışma anı, çevredeki bir kişi tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedilerek sosyal medyada paylaşıldı.
'HEPİNİZ MAHKEMEYE GELECEKSİNİZ'
Velilerin çocuklarını dövdüğünü söylediği öğretmen Yusuf Akça iddiaları reddederken, kendisini şikayet eden velilere "Hepiniz mahkemeye geleceksiniz" dediği görüntülerde yer aldı. Kadın velinin öğretmene, "Ben sana nasıl güveneyim de bu çocuğu okula yollayayım" demesinin ardından öğretmen Yusuf Akça'nın, "İster gönder ister gönderme. Başka yere gönder" dediği duyuluyor. Velilere kendisini neden şikayet ettiklerini soran Yusuf Akça'ya bir erkek veli ise "Bu çocuğu niye dövüyorsun kardeşim?" derken, öğretmenin buna yanıtı ise "Dedikodu" oluyor. 
'SEN FAKİRSİN AMA PARA BULAMAZSIN'
Tartışmanın devamında velilere dayak olayını görüp görmediklerini soran, ardından velilerin yanındaki öğrencisine "Senin ağzını burnunu kırdım mı ben? Babana söylesene" dediği duyuluyor. Veli de bunun üzerine "Çocuğu korkutmuşsun. Çocuk hala suskun duruyor. Diyor zaten çocuk bana defalarca 'dövdü' diye" şeklinde yanıt veriyor. Öğretmen ise "Ağzını burnunu kırdım mı? Doktora gitti mi? Hastane raporu var mı? Bundan sonra bu köyde (mahalle) beni şikayet eden varsa onun ağzını burnunu kıracağım" dediği görüntülerde yer alıyor. Velinin kendisini şikayet edeceğini söylemesi üzerine Yusuf Akça'nın "İstediğin yere şikayet et. Ben de seni şikayet ettim. İkimiz beraber Kaş mahkemesine gideceğiz. Sen fakirsin ama para bulamazsın" dediği duyuluyor. Yusuf Akça, "Ben birazdan dolaşacağım yalnız başıma. Sen de dolaş. Yukarı mezarlığa doğru gidelim. Bu köyün kralı sen misin?" derken, velinin ise "Sen okulda çocuğu döv ondan sonra kabadayılık yap" dediği duyuluyor. 
KAYMAKAMDAN AÇIKLAMA
Kaş Kaymakamı Bilgihan Bayar, Sütleğen İlkokulu'nda görevli sınıf öğretmeni Yusuf Akça'nın bazı öğrencilere şiddet uyguladığı iddiasıyla açığa alındığını kaydetti. Kaymakam Bayar, aynı velinin bir yıl önce de sınıf öğretmeni Yusuf Akça hakkında şikayette bulunduğunu söyledi. Bu iddia üzerine öğretmen hakkında soruşturma başlatıldığını vurgulayan Kaymakam Bayar, "Yapılan soruşturmada sınıfta öğrencisi bulunan diğer velilerin bilgisine başvuruldu. Adı geçen veli dışında şikayete bulunan olmadı. Veliler böyle bir olayın da olmadığını söyledi. Soruşturma sonunda Yusuf Akça hakkında takipsizlik kararı verildi" dedi.
"GÖREVDEN EL ÇEKTİRDİK"
Aynı velinin 3 gün önce yanına aldığı yakınlarıyla aynı konu nedeniyle öğretmen Yusuf Akça ile okul dışında tartıştığını anlatan Kaymakam Bayar, şunları kaydetti:
"Tartışmanın uzaması üzerine öğretmen sinirlerine hakim olamamış ve bu talihsiz olay meydana gelmiştir. Okul dışında da olsa bir eğitimcinin öğrenci velisiyle tartışması, böyle bir olaya meydan vermesi hoş karşılanacak davranış değildir. Bu nedenle Yaşar Akça hakkında soruşturma başlatıldı. Soruşturma sonuçlanıncaya kadar da bugünden itibaren görevden el çektirdik. Soruşturma sonucunu bekleyeceğiz."
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ 
------------------
Cep telefonu ile çekilen tartışma
Haber: Ahmet ACAR- Kamera: ANTALYA-DHA)
================================================
Sözlü'den Abu Dabi'ye sert tepki
BİRLEŞİK Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı Abdullah Bin Zayed'in, Medine Müdafaası kahramanı olarak bilinen Osmanlı Paşası Fahreddin Türkkan'ı 'hırsız' olarak niteleyen tweetine Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü tepki göstererek, Ceyhan ilçesinde Fahreddin Türkkan adına 2009 yılında yaptırılan cami de açıklama yaptı.
Abdullah Bin Zayed'in gereksiz bir şekilde Fahreddin Türkkan'a dil uzattığını söyleyen Başkan Sözlü, bunun kabul edilemez olduğunu söyledi. Sözlü, "Fahreddin Paşa, İngilizlerin esareti altına düşmesin diye Medine'yi, Mondros Antlaşması'ndan yani Osmanlı Devleti yenilgiyi kabul ettiği anlaşmayı imzaladıktan sonra teslim olmayıp, aç kalma pahasına askerleri ile çekirge yiyerek ve en zor şartlarda savunmuştur. Peygamberimizin mezarının başında al bayrağımız dalgalansın diye büyük çetin mücadeleler vermiştir. O çöl kaplanıdır. O Medine müdafidir. O bu şerefli sıfatların hepsini hak eden bir büyük komutandır" dedi.
MİLLİ MÜCADELEYE DE KATILDI
Fahreddin Türkkan'ın esir düştüğü Malta'dan kurtulduktan sonra Anadolu'ya gelip milli mücadeleye katıldığını belirten Sözlü şöyle devam etti: "Ne mutlu ki biz Fahreddin Paşa'nın ve Gazi Mustafa Kemal'in torunlarıyız. Onlar utansın ki İngiliz emperyalizminin Arabistanlı Lavrence'nin torunlarıdır. Dün Lavrence ile yaptıkları iş birliğinin hala devamcısı olduğunun işaretidir. Fahrettin Paşa, Türk milletinin gönlünde hak ettiği yeri almıştır. Türk milleti ona şükran ifadesi için, Ceyhan'da bu mabedi yaptırmıştır ki onun adı gönüllerdedir onun adı eserlerdedir. Müslümanlık aşkıyla peygamberin kabrini küffara teslim etmemek için mücadele etmiştir ve Atatürk'ün silah arkadaşıdır."
Görüntü Dökümü
-----------------------
Adana büyükşehir belediye başkanı hüseyin sözlü açıklama
Fahrettin paşa cami genel ve detay görüntüler
Dron görüntüsü
Haber-Kamera: Eser PAZARBAŞI / ADANA,
==========================================
Manisa'daki askerlerin yemekten zehirlenmesiyle ilgili iddianeme hazırlandı
İddianameyi kabul eden mahkeme 7 sanığı tahliye etti
MANİSA 1'inci Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Albay Arif Seyhun Kışlası'nda (Batı Kışla), geçen 23 Mayıs'ta 722 askerin yemekten zehirlenmesi, 1 askerin de hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturmayı tamamlayan Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı,  aralarında kışlaya yemek temin eden Rota yemek firması çalışanları ve askeri birliğin mutfak ve yemekhanesinden sorumlu muvazzaf askerlerin de bulunduğu 35 kişi hakkında toplam 86 sayfalık iddianame hazırladı. İddianamedeki raporlarda, hindi etinde bakteri tespit edildiği, etin 4 derecede uygun ortamda bekletilmesi gerekirken, 27 saat bekletildikten sonra yemeğin yapıldığı ifade edildi. İddianameyi kabul eden Manisa 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklu 7 sağının tahliyesine karar verdi. Bu kararla davada tutuklu sanık kalmadı.
Manisa'daki Albay Arif Seyhun Kışlası'nda geçen 23 Mayıs'ta 722 askerin yemekten zehirlenmesi, 1 askerin de hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturmanın ardından hazırlanan iddianamede 28 kişinin 'taksirle ölüme ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olmak' suçundan 15 yıla kadar, 7 kişinin de 'görevi ihmal' suçundan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Zehirlenen 722 askerin müşteki olarak yer aldığı iddianamede, hayatını kaybeden er Hüsnü Özel'in kesin ölüm sebebinin gıda zehirlenmesi olduğu, hem yemeklerde kullanılan malzemenin hem de suyun sorunlu olduğunun tespit edildiği belirtildi. İddianamede Adli Tıp Kurumu ve çeşitli kurumların hazırladığı raporlara da yer verildi.
HİNDİ ETİNDE 3 BAKTERİ BULUNDU
İddianamede yer alan, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Ege Ordusu Gıda Kontrol Müfreze Komutanlığı'nın 29 Mayıs tarihli mikrobiyolojik gıda analiz raporunda, askerlerin yemekte yedikten sonra besin zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırıldığı hindi etinde, salmonella, E.Coli ve koliform bakterileri bulunduğu belirtildi. Raporda, askeriyeye dağıtılan salçalı spagettiye ait inceleme raporunda salmonella, koagülaz pozitif stafilakok, E.Coli ve koliform bakterilerinin tespit edildiğine de dikkat çekildi.
Türkiye Halk Sağlığı Kurumu'nun askeri birliklerde gözlemlenen gıda zehirlenmelerine ilişkin hazırladığı raporda, gıdalarda salmonella suşları bulunduğuna, dışkı örneklerinde enteropatojenik (EPEC) tespit edildiğine ve gıdaların hijyen koşullarına uygun olmadığına yer verildi.
İddianameye konu olan raporlarda Manisa İl Halk Sağlığı Müdürlüğü Halk Sağlığı Laboratuvarları'nın incelediği çeşme suyu örneklerinin sonuçlarına da yer verildi. Batı Kışla Su Deposu ile çeşmelerden alınan su örneklerinin İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkındaki Yönetmeliğe göre incelendiği ve sularda koliform bakteriye rastlandığı, bu yüzden askeriyenin içme suyunun da yönetmeliğe uygun olmadığı belirtildi.
HİNDİ ETİNİ 27 SAAT DIŞARIDA BEKLETMİŞLER
İddianamede askerlerin zehirlendiği hindi etinin soğuk hava deposundan çıkarılma ve tüketilme süreçlerinin de usullere uygun olmadığı kaydedildi. Askeriyenin mutfağındaki kamera kayıtları ve yemek hazırlanma süreçlerinin incelendiğin ifade edildiği bir raporda, hindi etinin 22 Mayıs'ta soğuk hava deposundan çıkarıldığı, etin 4 derecede uygun sürede çözülmesi gerekirken, sıcak sudan geçirildiği ve oda sıcaklığı ortamında bekletildiği belirtildi. Teftiş raporunda ayrıca zehirlenmeye neden olan hindi etinin, soğuk hava deposundan çıkarıldıktan 27 saat sonra yemeğinin yapıldığı ve askerlere servis edildiği; bu durumun çözdürme ile muhafaza işlemlerine uygun olmadığı açıklandı.
Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda ise hindi etinin 7 saat boyunca su içerisinde bekletilip çözdürülmeye çalışıldığı ve kırmızı et ile aynı kıyma makinesinde parçalandığı ifade edildi. Ayrıca İzmir İl Gıda Kontrol Laboratuvarı'nın analizleri sonucu, yine Manisa'da 16 ve 17 Haziran'da besin zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırılan askerlerin yedikleri kadınbudu köfte, domates çorbası, kabak dolması ve ezogelin çorbasında ballicuscereus bakterisinin tespit edildiği de belirtildi.
"ÖLÜM NEDENİ BESİN ZEHİRLENMESİ"
Er Hüsnü Özel'in 23 Mayıs'ta yedikleri yemekten rahatsızlanması üzerine askeri birlikteki revire götürüldüğü ve aynı gün hastaneye kaldırıldığı, rutin tedavisinin ardından taburcu edildiği ve 25 Kasım gecesi kışlada kendisinden nabız alınamadığı, saat 01.03'te Merkezefendi Devlet Hastanesi'ne ölü olarak giriş yaptığı da iddianemede vurgulandı.
İzmir Adli Tıp Kurumu'nun otopsi raporunda Er Hüsnü Özel'in kan kültüründe staphylococcushominis, beyin ve sağ ile sol akciğer sürüntü kültürlerinde enterobactercloacae bakterileri ürediğine dikkat çekilip, "Er Hüsnü Özel'in besin zehirlenmesi dışında herhangi bir etkenle zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, askerin ölüm etkeninin kesin olarak tespit edilemeyen besin zehirlenmesi ve gelişen komplikasyon sonucu meydana geldiği oy birliğiyle kabul edildi" denildi.
"İHMAL OLABİLİR" DENDİ
İdidanamedeki, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu tarafından oluşturulan heyetin raporunda ise Er Hüsnü Özel'in ölümünün gıda enfeksiyonuna bağlı olduğu ifade edilirken, hastane acil servisinde kendisini tedavi eden doktorun ihmali olabileceği belirtildi. Raporda, "Ölen askerin kışlada olması, Genç yaşta olması, kronik hastalığı olmayan, eğitimlere katılabilecek durumda, sağlık yeterliliğine sahip olduğu, yapılan muayenelerce tespit edilmiştir. Ayrıca askerlik ve askerlik sırasındaki eğitim belli bir fiziksel kapasiteye sahip olmayı gerektirir. Bu yeterliliğe sahip kimselerin dış etkenler tarafından müdahale edilmedikçe bu şekilde ani bir ölüm gerçekleşmesi mümkün değildir. Şahsın ölüm zamanı gıda zehirlenmesinin olduğu bir dönemde meydana gelmesi ve kendisinin de buna maruz kalması, ayrıca otopside kan ve doku örneklerinin mikrobiyolojik analizinde stafikokushominus, enterobakterclocac bulunması, askerin ölümünde bir gıda enfeksiyonuna bağlı olduğuna kanaat edilmiştir. Ancak acilde ilk muayeneyi yapan ve biyokimyasal tahlilleri alan, tedavisini ve takibini yapan hekimin kusurlu olduğu konusunda (acilde bekletilme süresi, lenfopeni ve diğer vital bulgular göz önüne alınıp genel durum düzeldikten sonra mı bırakılmış, vital durumla taburcu arasında nasıl bir değişme olup olmadığı) şüpheler taşımaktadır. Ayrıca ölen askerin otopsi sonucunda her ne kadar gıda ve diğer insanlarda görülen bakterilerin olmayıp çevrede ve toprakta oluşabilecek mikropların kanda ve dokuda görülmesi, ayrıca akciğerde antrakoz görüntüsü olması, askerin iki defa enfeksiyon nedeniyle antibiyotikli tedavi görmesi ölen askerde bağışıklık sisteminin düşüklüğünü göstermektedir. Ayrıca alveollerin dolu olması şahısta viral solunum yolu enfeksiyonu da olduğuna kanıt olarak düşünülebilir. Ancak bağışıklık düşüklüğü, gıda zehirlenmesinin esas nedeni olmayıp bağışıklık sistemi düşüklüğüyle birlikte bu ölümün meydana geldiği kanaatindeyiz" denildi.
TUTUKLU SANIK KALMADI
Manisa 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi iddianameyi kabul etti. Hazırlanan tensip zaptıyla, tutuklu bulunan 7 sanığın tahliyesine karar verildi. Bu kararla davada tutuklu sanık kalmazken, ilk duruşmanın 24 Nisan 2018'de yapılacağı belirtildi.
ROTA'YA İHALE YASAĞI GELDİ
Öte yandan CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer de, Maliye Bakanlığı'nın ROTA yemek şirketinin verdiği yemekten dolayı personelinin zehirlenmesiyle ilgili açtığı davanın sonuçlandığını duyurdu. ROTA şirketine ihale yasağı geldiğini ve kararın dün (çarşamba) Resmi Gazete'de yayınlandığını kaydeden Biçer, askeriyeye de örnek olmasını istedi.
Görüntü Dökümü
-----------------------
-ARŞİV
-Hastaneden görüntü
-Zehirlenen askerlerin görüntüsü
-detaylar
Haber: MANİSA  
========================================
Kocaeli'de uyuşturucu operasyonu: 5 gözaltı
KOCAELİ'nin İzmit, Başiskele ve Gölcük ilçelerinde jandarmanın uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyonunda 5 kişi gözaltına alınırken, 2 kilo esrar ele geçirildi.
Başiskele İlçe Jandarma Komutanlığı uyuşturucu satıcılarına yönelik İzmit, Başiskele ve Gölcük ilçelerinde eş zamanlı operasyon düzenledi. E.B., H.G., A.G., A.Y. ve Y.A. gözaltına alınırken, şüphelilerin evlerinde yapılan aramalarda 2 kilogram esrar ve çok sayıda uyuşturucu hap ele geçirildi. Gözaltına alınan 5 kişi, Başiskele İlçe Jandarma Komutanlığı'ndaki işlemlerinin ardından Kocaeli Adliyesi'ne sevk edildi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
Adliyeye sevk edilmeleri
Haber-Kamera: Alişan KOYUNCU/İZMİT(Kocaeli), - 
=============================================
Sondaj kazısında, yakın döneme ait yapı taşları ve mezarlar bulundu
MERSİN'in Tarsus ilçesinde yapılan sondaj kazısında, tarihi eser kalıntılarına rastlandı.
İlçeye bağlı Fatih Mahallesi Ayhan Bozpınar Caddesi üzerinde, Adana Vakıflar Müdürlüğüne ait üçüncü derece sit alanı kapsamında olduğu öğrenilen yerde yapılması planlanan iş merkezinin temel kazısı yapılmadan önce, ekipler kontrolünde zemin etüt sondaj çalışması yapıldı. Bu çalışmada, yakın Roma Dönemine ait yapı izleri, 3 veya 4 mezar ile çeşitli büyüklüklerde kiremit bulgularına rastlandı. Vatandaşların can güvenliği açısından alana girişi yasaklanan kazıda, kepçe, kazma ve küreklerle yaklaşık 20 işçi tarafından 5'e metre derinliğinde 7 galeriden oluşan sondaj kazısı gerçekleştirildi. Çalışmaların ardından çıkan bulguların üzerine toprakla yeniden kapatıldı. Yapılan fotoğraflamayla elde edilen doneler, Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu'na gönderilecek. Buradan çıkacak karara göre çalışmaya yön verilecek. Sürekli olarak tarihi eser kalıntılarına rastlanılan ilçede, 13 Kasım 2016 yılında 82 Evler Mahallesi'nde yapılan kazının gizemi aylarca gündemi meşgul etmişti.
Görüntü Dökümü
----------------------
 
Sondaj çalışmasında çalışan işçiler
Ortaya çıkan yapının görüntüsü
Kazı alanındaki kepçe görüntüsü
Kazı yapılan alandan genel ve detay görüntüler
Müze Müdürlüğü yetkililerin tespit çalışması
Çukurlardaki işçilerin yapıların etrafını temizlemesi
  
Haber-Kamera: Tolunay DUMAN / TARSUS,(Mersin),
===============================================
Amatör takıma 'rakiplerin ataklarını ofsayt ile kes' duası
Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde amatör kümede mücadele eden Ereğlispor yönetimi ve futbolcuları, ligin ikinci yarısı öncesi camiye giderek dua etti. İmam Musa Özgün, 'Bu takımımızı bu kardeşlerimizi kırmızı kartlardan muhafaza eyle. Rakip ataklarını ofsayt ile kes yarabbi. Bu kardeşlerimizin vurmuş oldukları toplar gol olsun' dileklerine futbolcular 'amin' diyerek cevap verdi.
1'inci Amatör Küme Ereğli Grubu'nda mücadele eden Ereğlispor, ligin ilk yarısını lider tamamladı. İkinci yarıya da iyi bir başlangıç yaparak şampiyon olmak isteyen Ereğlispor, hafta sonu başlayacak maçlar öncesi Hacılar Camii'nde dua etti. Kulüp futbolcuları, yöneticileri ve teknik heyet duaya katıldı. Cami imamı Musa Özgün, takımın şampiyon olması için, "Bu takımımızı bu kardeşlerimizi kırmızı kartlardan muhafaza eyle. Rakip ataklarını ofsayt ile kes yarabbi. Bu kardeşlerimizin vurmuş oldukları toplar gol olsun. Her maçta 3 puan nasip olsun yarabbi. Bu kardeşlerimizin arasındaki birlik beraberlik ve kardeşlik ortamını sen daim eyle yarabbi. Bu kardeşlerimizi her türlü kazadan, kem gözden muhafaza eyle yarabbi. Nasıl ki futbol maçlarında görevlerini eksiksiz şekilde yerine getiriyorlarsa, günlük 5 vakit namazlarını ve diğer ibadetlerini eksiksiz disiplinli bir şekilde yerine getirmelerini sen nasip eyle yarabbi. Bu kardeşlerimizi maddi sahada muvaffak eylediğin gibi manevi sahada da daim ve muvaffak eyle yarabbi" diye dua etti.
Kulüp Başkanı Kaan Kocaman, ligin ikinci yarısına iyi bir başlangıç yaparak sezonu şampiyon tamamlamak istediklerini maç öncesi camide dua ettiklerini söyledi.
Görüntü Dökümü: (cep telefonu görüntüsü)
-Cami imamı Musa Özgün'ün duası
-Oyuncuların amin demesi
-Detaylar
Haber-Kamera: Sinan KABATEPE/EREĞLİ(Zonguldak),
=================================================
Şanlıurfa'da bir genç kız ile 3 çocuk annesi kadın intihar etti
ŞANLIURFA'da, 25 yaşındaki Hülya U. tüfekle, 17 yaşındaki Seval M. ise kendisini tülbentle tavana asarak yaşamına son verdi.
İlk olay, dün gece saatlerinde Topdağı Mahallesi'nde meydana geldi. Bilinmeyen nedenle bunalıma giren Seval M., odasında kendisini tülbentle tavana astı. Yakınlarının asılı halde bulduğu genç kızın, eve gelen sağlık ekiplerinin incelemesinde öldüğü belirlendi. Genç kızın cesedi otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.
Devteşti Mahallesi'nde meydana gelen ikinci olayda ise 3 çocuk annesi Hülya U., odasında tüfekle intihar etti. Silah sesini duyanların ihbarıyla eve gelen sağlık ekipleri Hülya U.'nun yaşamını yitirdiğini belirledi. Cumhuriyet savcısının incelemesinin ardından Hülya U.'nun cesedi de otopsi için morga götürüldü. Her iki intiharla ilgili soruşturma başlatıldı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------------------------------
Adli Tıp Kurumu
Cenaze aracının gelmesi
Tabutların cenaze aracına konulması
Ölenlerin yakınlarının beklemesi  
Genel ve detay görüntüler
Haber- Ali LEYLAK-Kamera: Ömer ŞULUL-ŞANLIURFA-DHA)
=================================================
Türk Kızılay'ı yöneticileri Malatya'da toplandı
TÜRK Kızılayı, Türkiye'nin farklı şehirlerindeki 32 İlk Yardım Merkezinin yöneticilerini Malatya'da topladı.
Malatya'da düzenlenen koordinasyon toplantısına; Kızılay Genel Müdürü İbrahim Altan, bölge müdürleri, bölge başkanları ve temsilciler katıldı. Kızılay'ın gelecek döneme ilişkin yol haritasının belirleneceği toplantıda konuşan Kızılay Genel Müdürü İbrahim Altan, yılda 20 binden fazla kişiyi eğittiklerini söyledi. Dünyada ölümlerin yüzde 90'ının yaralanmalardan meydana geldiğini bu nedenle eğitimlerin önemli olduğunu ifade eden Altan şöyle konuştu:
"Bu yaralanmalarda da müdahale etmek, ilk müdahaleyi yapabilmek önemli. Bu konuda da yeterli bir kapasitemiz maalesef yok. Bu tür çalışmalarla dikkat çekmek, yeni algılar üretme ve insanları bilgilendirmemiz gerekiyor. Yılda 20 binden fazla kişiyi eğitiyoruz. Bu sayı tabii ki az, bu sayıyı arttırmanın yollarını bulmamız lazım."
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------------------
Toplantıya katılanlar
İbrahim Altan'ın konuşması
Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Taha AYHAN-MALATYA-DHA)
==================================================
(ÖZEL) Bilinen en eski Ermeni Kilisesi 3.5 milyona restore edilecek
KAYSERİ'de Ermeni Ortodoks Kilisesi Surp Krikor Lusavoriç, Büyükşehir Belediyesi tarafından 3.5 milyon liraya restore edilecek. Tarihi 1191 yılına dayanan ve Ermenilerin Grogeryen mezhebinin doğum kilisesi olarak bilinen yapının duvarları ve bahçesinin içindeki 1868 yılından kalma okul onarılacak.
Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Hamdi Elcüman, 1996 yılında Kayserili iki Ermeni hayırsever tarafından onarılarak ibadete açılan tarihi kiliseyle ilgili olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı Kayseri Bölge Koruma Kurulu'ndan alınan izin sonrası 2018 yılının başlarında projesinin tamamlanacağı ve ardından 4.5 ay sürecek restorasyon ve onarıma başlanacağını söyledi. Elcüman, "Kayseri'de günümüze bilinen en eski Ermeni Ortodoks Kilisesi Surp Krikor Lusavoriç'tir. Kilisemizden ilk olarak 1191 tarihinde söz edilmiştir. Kilisemizin ismine 1663 yılında tekrar rastlıyoruz ve yüzyıllar boyu çeşitli onarımlardan geçerek günümüze kadar ayakta kalmayı başarmıştır. Yıkılmakta olan kilise 1859 yılında yeniden yapılmıştır. 1885 yılında kilisenin onarımı halkın desteği ile kısa sürede tamamlamışlardır. Kilise Kayseri merkezindeki diğer Ermeni kiliselerinden küçüktür fakat tarihi Ermeni mahallesi ile çevrelenmiştir ve çok sıcak bir atmosferi vardı. Kilisenin bitişiğinde bulunan ve 1868 yılında kurulmuş olan Gümüşyan mektebi şu anda harap vaziyettedir. Büyükşehir Belediyesi olarak  Kilise Vakfı ve Koruma Kurulu'ndan alınan izinlerle bu tarihi yapıyla ilgili gereken yapılacaktır" dedi.
KİLİSE VAKFI BAŞKANI'NDAN TEŞEKKÜR
Surp Kirkor Lusavoriç Kilisesi Vakıf Başkanı Zadik Toker, Büyükşehir Belediyesi'nin restorasyon işlemlerine başlamasına teşekkür etti. Toker, kilisenin müştemilatında bulunan ve 1868 yılında hizmet veren halen harap haldeki Gümüşyan Okulu'nun ele alınmasıyla ilgili olarak, "Belgelere göre 1826 yılında, Hacı Sarkis Ağa Gümüşyan (Gümüşzade), dışarı şehirde yaşayan fakir Ermeni çocuklar için, şehrin güneybatısında, dar ve kirli sokaklarla çevrili fakir bir semtte bulunan, Surp Sarkis Kilisesi'ne ait büyük bir evi yenileyip uygun değişiklikler yaparak okul haline getirmiştir. Kurucusu, okul için sabit bir gelir temin etmek üzere birkaç dükkan ve başka mülkler satın alarak okula tahsis etmiştir. Semt okulu niteliğindeki kurum, fakir öğrencilerin okula nalınlarıyla gitmesinden dolayı, halk arasında 'Nalınlı Mektep' olarak anılmıştır. Hacı Sarkis Gümüşyan'ın oğulları Taniel ve küçük kardeşi Hovhannes, babalarının izinden giderek Gümüşyan adını ölümsüzleştirmişlerdir. 1868 yılında Kayseri Surp Lusavoriç Kilisesi'nin avlusuna bitişik evleri satın almış, Gümüşyan Okulu'nu inşa ettirmiş, okula gelir sağlamak üzere mülk ve bir fon vakfetmişlerdir. 1920 yılında, Gümüşyan Okulu yetimhane-okul işlevini üstlenmiş, ancak birkaç yıl sonra, öğretmen yokluğundan ötürü eğitim hayatı son bulmuş ve buradaki 300 yetim çocuk Kıbrıs Melkonyan Okulu'na nakledilmiştir. Gümüşyan Okulu'nun vakfiyesi günümüzde Türkiye Ermenileri Patrikliği nezdinde seçilmiş bir heyet tarafından yönetilmektedir" diye konuştu.
SURP KİRKOR LUSAVORİÇ KİLİSESİ BİLİNEN EN ESKİ ERMENİ KİLİSESİ
Kilise üç nefli bazilika planında yapılmıştır. Orta nef, yan neflerden ve payelerden ayrılmıştır. Kilisenin içerisi kuzey-güney, doğu batı doğrultusunda atılmış kemerlerle üç dikdörtgen ve bir de kare bölüm oluşturulmuştur. Orta nefin üzeri ile doğu ve batı bölümleri kubbeli, yan nefler de oval kubbeli ve çapraz tonozludur. Kilisenin doğusundaki bema ile kuzeydoğu, güneybatı köşeleri yarım yuvarlak apsislidir. Kilisenin batısında üç çapraz tonozla örtülü bir narteks bulunmaktadır. Bu narteksin üzerinde de galeriye yer verilmiştir. Kilisenin girişi beş sütunlu, yarım kubbeli bir mekandır. İbadet mekanı freskolarla kaplı olup, bitkisel, geometrik motifler ile pandantiflere azizlerin resimleri de yapılmıştır. Yapımı 1191 yılında bitirilen, 826 yıllık Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi, Fatih Sultan Mehmet'in fermanı ile 1461 yılında kurulan İstanbul Ermeni Patrikhanesi'ne bağlı olarak, hayırseverlerin ve vakıf yönetiminin yardımlarıyla ayakta duran, Orta Anadolu'daki en eski ve ibadete açık olan Ermeni kilisesidir.
ERMENİLERİN HAC MEKANLARINDAN
Kayseri şehrinin, Ermeni kilisesi tarihinde önemli bir yeri vardır. Zamanında Orta Anadolu'nun en önemli kenti ve M.S. 250'de 400 bin nüfusu olan Kayseri, Aziz Krikor'un büyüdüğü, eğitim gördüğü ve Hristiyanlığı kabul ettiği yerdir. 301 yılında Aziz Kirkor'un önderliği sonucu Ermeni Kralı 3. Dırtad Hristiyanlığı ülkesinin resmi dini olarak kabul etti. Kilise Ermenilerin hac mekanlarındandır. Kayseri'de Hristiyanlıkla tanışan Krikor, Kayseri'den Ermenistan'a gidip Ermeni Kralı Dırtad'ı, prensleri, orduyu ve Ermeni halkının da Hristiyanlığı kabul etmesine vesile oldu. Kral Dırtad, onu yeniden Kayseri'ye gönderdi ve 4'üncü yüzyılda Krikor Lusavoriç ilk Ermeni Patriği oldu. 
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
Ermeni Surp Kirkor Lusavoriç kilisesinde yıkılmak üzere olan  eski okuldan  genel görüntü
Ermeni Surp Kirkor Lusavoriç kilisesi 
Kilise içinde genel ve detay görüntü
-Kilisenin eski halinden fotolar
Haber: Oktay ENSARİ-Kamera: Yasin DALKILIÇ/KAYSERİ, DHA)
============================================
Atatürk'ün Edirne'ye gelişinin 87'nci yıl dönümü kutlandı
TÜRKİYE Cumhuriyet'in kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Edirne'ye gelişinin 87'inci yıl dönümü, düzenlenen törenlerle kutlandı.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Edirne'ye gelişininin 87'inci yıl dönümü kutlamaları, 25 Kasım Stadı önünde oluşturulan kortejin trafiğe kapalı Saraçlar Caddesi üzerinde belediye bandosu eşliğinde Atatürk Anıtı'na yürümesi ile başladı. Edirne Valisi Günay Özdemir, Belediye Başkanı Recep Gürkan, 54'üncü Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Salim Afgün'ün anıta çelen sunmasının ardından kalabalık tekrar kortej oluşturup belediye binasına yürüdü.
Protokol üyeleri ve vatandaşlar, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 1930 yılında Cumhurbaşkanı olarak geldiği Edirne ziyaretinde kaldığı Edirne Belediyesi'ndeki Atatürk Odası'nı ziyaret etti. Daha sonra vatandaşların ziyaretine açılan odada, Atatürk'ün sandalye üzerindeki oturan heykeliyle hatıra fotoğrafları çektirildi.
ATATÜRK'E KALBİNİ BAĞIŞLAMAK İSTEDİ
Atatürk Odası minik ziyaretçilerini ağırladı. Minik öğrencilerin bazılarınınAta'nın orijinal ölçülerine göre yaptırılan heykeline sarıldığı görüldü. Bazı öğrenciler ise Atatürk'e kalbini bağışlamak istediğini söyledi. Öğrenciler, öğretmenlerinin yardımıyla Anı Defteri'ne Atatürk'e olan hislerini kaleme aldı. Minik öğrencilerin., 'Atatürk'ü çok seviyorum', 'Atatürk'ü çok özledim', 'Atatürk'e kalbimi bağışlıyorum', 'Atatürk niye gelmiyor', 'Atatürk'e sevgimi bağışlıyorum' sözleri duygu dolu anlar yaşanmasına neden oldu.
Kutlama programı Halk Eğitim Merkezi'nde lise öğrencilerin düzenlediği etkinliklerle devam edildi. Öğrenciler müzik eşliğinde Atatürk'ün Edirne'ye gelişini anlattığı müzikal gösteride, izleyiciler duygusal anlar yaşadı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-Kortejden genel detay
-Atatürk anıtı çelenk sunumu
-Anıttan detay
-Kortej ilerlemesi
-Atatürk odası ziyaret
-Minik öğrencilerden detay
-Halk Eğitim Merkezi'nde Atatürk Edirne'ye gelişi anlatılması
Haber-Kamera: Ali Can ZERAY/EDİRNE,
================================================
21 Aralık 2017 Perşembe 14:03

Manisa, Kayseri, Darıca, Mustafa Kemal Atatürk, Politika, Güncel