Dha yurt bülteni - 8

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: Bu tür afetlerden rabbimiz bizleri muhafaza ederDiyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, dün İstanbul'da meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki depreme ilişkin, 'Başta İstanbul'daki kardeşlerimize ve tüm milletimize geçmiş olsun diyorum.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: Bu tür afetlerden rabbimiz bizleri muhafaza eder

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, dün İstanbul'da meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki depreme ilişkin, "Başta İstanbul'daki kardeşlerimize ve tüm milletimize geçmiş olsun diyorum. İnşallah bu tür afetlerden rabbimiz bizleri muhafaza eder" dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, 'İl Buluşmaları' kapsamında geldiği Nevşehir'de ilk olarak Vali İlhami Aktaş'ı makamında ziyaret etti. Vali Aktaş'a çalışmalarında başarılar dileyen Erbaş, Nevşehir'in kendileri için en önemli tarihi şehirlerden biri olduğunu söyledi. Erbaş, "Hacıbektaş Veli'nin bu şehirde yaşamış olması milletimiz için çok önemli. Her il buluşmasında valiliğimizi ziyaret ediyoruz. Tüm personellerimizle, üniversite öğrencilerimizle buluşup, rektörümüz, öğretim üyelerimizle birlikte olacağız. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bütün milletimiz için en önemli kurumlarından birisi olduğunu her zaman ifade ediyoruz. Amacımız milletimize daha iyi hizmet etmek, din hizmetlerini daha nitelikli hale getirmek, yerinde tespitlerde bulunmak" dedi.
'GEÇMİŞ OLSUN'
Erbaş, dün İstanbul'da meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki depremle ilgili olarak da "Başta İstanbul'daki kardeşlerimize ve tüm milletimize geçmiş olsun diyorum. İnşallah bu tür afetlerden rabbimiz bizleri muhafaza eder" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
--------
-Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın konuşması
-Genel detay

Süre: 350 MB

Haber-Kamera: Ahmet KORKMAZER/NEVŞEHİR,

======================

Ayırmak için gittiği kavgada bıçaklanarak öldürüldü

Gaziantep'te, evlerinin yakınında kavga eden arkadaşını ayırmaya giden Hanifi Ramazam Gözükızıl (27), bıçaklanarak öldürüldü.
Olay, akşam saatlerinde Şahveli Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Hanifi Ramazan Gözükızıl, ailesiyle eve gittiği sırada bir arkadaşının kavga ettiğini gördü. Kavgayı ayırmak için müdahale eden Gözükızıl, yaşanan arbedede henüz belirlenemeyen kişi ya da kişiler tarafından bıçaklanarak ağır yaralandı. Şüpheliler olay yerinden kaçarken, kanlar için yere yığılan Gözükızıl, çevredekilerin ihbarı üzerine gelen sağlık ekiplerince Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Acil serviste tedaviye alınan Gözükızıl, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Gözükızıl'ın cenazesi, Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsinin ardından toprağa verilmek üzere yakınlarına teslim edildi. Polis olayın ardından kaçan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı

Görüntü Dökümü
----------
-Hanifi Gözükızıl'ın fotoğrafı
-Adli Tıp Kurumu
-Cenaze aracı
-Cenazenin araca konulması
-Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 66.3 MB

Haber: Mustafa KANLI-Kamera: Kadir GÜNEŞ-GAZİANTEP-DHA)

======================

Oksijen deposunda yaşanan sızıntı D-100'ü ulaşıma kapattı

Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde kimyasal gazların üretiminin yapıldığı fabrikanın oksijen deposunda sızıntı meydana geldi. Sızıntıdan dolayı D-100 Karayolu üzerinde gaz bulutu oluştu. Yaklaşık yarım saat kapalı kalan yol daha sonra yeniden trafiğe açıldı.
Olay sabah saatlerinde Kartepe Ertuğrul Gazi Mahallesi D-100 Karayolu kenarında bulunan kimyasal gazların üretiminin yapıldığı fabrikada meydana geldi. Oksijen deposunda yaşanan sızıntının ardından çevreye yayılan gaz, D-100 Karayolu üzerinde bulut oluşurdu. Oluşan gaz bulutu nedeniyle görüş mesafesi yaklaşık 2 metreye düşerken, D-100 Karayolu bir süre ulaşıma kapandı. Fabrika yetkililerinin olaya müdahale edip sızıntının kaynaklandığı noktadaki arızayı gidermesiyle havadaki gaz bulutu bir süre sonra dağıldı. Yaklaşık yarım saat kapalı kalan yol daha sonra yeniden trafiğe açıldı. Yayılan oksijenin herhangi bir zararının bulunmadığı öğrenildi.

Görüntü Dökümü
------------
-D-100 Karayolu üzerinde oluşan sis bulutu ve araçların kontak kapatması (Cep telefonu görüntüsü)

Haber: Alişan KOYUNCU/KARTEPE(Kocaeli),

==================

TBMM Başkanı Şentop: Türkiye'de kötümser ve karamsar bir kesim var

Tekirdağ'da Çerkezköy Endüstriyel Fuarı'na katılan TBMM Başkanı Mustafa Şentop, "Biliyorsunuz, Türkiye'de kötümser ve karamsar bir kesim de var. Ne yapılırsa yapılsın bir türlü tatmin olmayan, bundan sevinç duymayan, mutluluk duymayan bir kesim. Ben o kişileri Çerkezköy'e davet ediyorum. Gelsinler Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi'ni gezsinler. Türk işçisinin, Türk mühendislerinin, Türk ustasının ülkemiz ekonomisine yaptıkları katkıyı görsünler. İnanıyorum ki ülkemize ve ekonomimize dair kafalarındaki korku ve kaygıları büyük ölçüde silineceğini düşünüyorum" dedi.
TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesinde düzenlenen Çerkezköy Endüstriyel Fuarı'na katıldı. Fuarı düzenleyen Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası ile Trakya Kalkınma Ajansı'nı kutlayan Şentop, fuarın amacının büyük sanayi kuruluşları ile orta ölçekli işletmeleri buluşturmak olduğunu ve bu amaca da ulaştığını söyledi. Şentop, şöyle dedi:
"Bugün fuara 100'den fazla firmanın katıldığını öğrendim. Gelecek yıllarda bu sayının çok daha fazla olacağını tahmin ediyoruz. Oluşan pazarda ana üreticiler ile parça üreticilerinin buluşması sağlandı. Yani burada birlikte bir sinerji oluşturuldu. Böylece Çerkezköy'ün potansiyeli ortaya çıkartıldı. Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi, Türkiye'nin en önemli kobilerine ev sahipliği yaptı. Ülkemizde ihracatçı ilk bin firmadan 30'u Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi'nde. Bu firmalarımız geçen yıl 3,5 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiler. Çerkezköy'ün nüfusu 175 bin civarında. Yani Türkiye nüfusunun yaklaşık binde 2'si Çerkezköy'de yaşıyor. Fakat Türkiye ihracatının yüzde 2'si Çerkezköy'den gerçekleştiriliyor. Hepimizi mutlu eden gurur verici bir tablo bu. Geçmişten günümüze bu tablonun meydana getirilmesinde emeği geçen bütün sanayicilerimize, iş adamlarımıza, emekçilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Değerli kardeşlerim bizlerin Çerkezköy'de meydana getirdiğimiz katma değer bölgemize ve Türkiye'nin tamamına hitap ediyor. Organize bölgemizin 80 bin çalışanımızın yaptıkları üretim ile iş adamlarımız ödedikleri vergiler ile Ankara'ya büyük bir katkıda bulunuyorlar. Burada çalışan fabrikalar iş ve istihdam imkanı sağlıyor. Bu durum ülkemizin gücüne güç katıyor."
TBMM Başkanı Şentop, Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi'nin çalışmalarına vurgu yaparak, "Biliyorsunuz, Türkiye'de kötümser ve karamsar bir kesim de var. Ne yapılırsa yapılsın bir türlü tatmin olmayan, bundan sevinç duymayan, mutluluk duymayan bir kesim. Ben o kişileri Çerkezköy'e davet ediyorum. Gelsinler Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi'ni gezsinler. Türk işçisinin, Türk mühendislerinin, Türk ustasının ülkemiz ekonomisine yaptıkları katkıyı görsünler. İnanıyorum ki ülkemize ve ekonomimize dair kafalarındaki korku ve kaygıları büyük ölçüde silineceğini düşünüyorum. Burayı gördüklerinde memleketimizin insanının potansiyelini keşfedeceklerdir. Burada da Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odamızın da büyük bir vatanseverlikle bu kişilere ev sahipliği yapacağına inanıyorum. Ben ülkemiz ekonomisine dair karamsar kesime, insanları endişeye sevk etmeye çalışanlara birde Peygamberimizin bir hadisini hatırlatıyorum; 'Kolaylaştırın zorlaştırmayın, müjdeleyin nefret ettirmeyin.'" diye konuştu.
'TOPRAKLARIMIZI DAHA VERİMLİ KULLANMAK MECBURİYETİNDEYİZ'
Şentop, Trakya bölgesinin ülkenin yüzde 2.3'ü kadar olduğunu belirterek, "Ama tarım yapılabilecek topraklarımızın yüzde 8.5'i Trakya bölgemizde. Ayrıca buradaki topraklarımızın İç Anadolu'daki tarım arazilerinden birkaç kat daha verimli olduğunu söyleyebiliriz. Yani Trakya bölgemiz aslında büyük bir tarım havzası. Çerkezköy'ümüzde önemli bir tarım potansiyeline sahip. Türkiye ekonomisinin kalbinin attığı İstanbul'un hemen yanı başındayız. 16 milyonluk devasa bir şehrin gıda ihtiyacının tedarikinde arazilerimizi değerlendirmeyi de ihmal etmemeliyiz. Çerkezköy'den İstanbul'a yazlık, kışlık gıda ürünleri arzı olmaktadır bunu arttırabiliriz. Bunun için topraklarımızı daha verimli bir şekilde kullanmak mecburiyetindeyiz" dedi.
'TARIM TOPRAKLARININ KORUNMASINI ÖZEN GÖSTERİYORUZ'
Şentop, küresel ısınmaya dikkat çekerek, "Biliyorsunuz özellikle küresel ısınmanın sonucu korkutucu felaketlere yol açması sebebiyle son yıllarda çevreye ve yeşile hassasiyet çok arttı. Sanayi üretimi yaparken tarım topraklarının korunmasına da özen gösteriyoruz. Bunu göstermeye de devam edeceğiz. Ben sanayicilerimizin de bu konuda benimle aynı duyarlılığa sahip oldukları kanaatindeyim. Trakya bölgemizi bir bütün olarak ele almak  ve bölgemizi temiz tutmak mecburiyetindeyiz. Üretirken sadece bugünü değil gelecek nesilleri de aklımızda tutmalıyız. Bu düşüncelerle biraz gecikmeli de olsa Çerkezköy Endüstriyel Fuarı'na katılmaktan duyduğum memnuniyeti bir daha ifade ediyorum. Gelecek yıllarda daha geniş katılımla ve uluslararası düzeyde fuarlar açacağımıza olan inancımı tekrarlamak istiyorum" dedi
Şentop, daha sonra  Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) Türkiye'nin ilk 1000 ihracatçısı arasına Çerkezköy'den giren 35 firmanın temsilcilerine plaket verdi. Şentop, fuarda stantları da gezdi.

Görüntü Dökümü
------------
Fuardan detaylar
Şentop'un gelişi
Fuara katılanlar
Şentop'un konuşması
Firmalara plaket verilmesi
Stantların gezilmesi
Detaylar

Haber-Kamera: Şaban KARDEŞ-Onur KAYA/ÇERKEZKÖY(Tekirdağ),- 

========================

Altında ayar vurgunu
KUYUMCULARIN BİLE BAŞI DERTTE; "DÜŞÜK AYARLI ALTINDA BİZİ BİLE ALDATIYORLAR"

Türkiye'de, altın işlemeciliğinin en çok yapıldığı ikinci şehir olan Kahramanmaraş'taki kuyumcular, ayar hilesiyle altın dolandırıcılarına karşı alıcıları uyardı. İmalatçı Ali Demirciler, dolandırıcıların kullandıkları kimyasallar nedeniyle yeni çıkan ayar cihazlarının dahi yanıldığını söyleyerek "Bizler de zaman zaman dolandırılıyoruz" dedi.
Altın fiyatlarının yükselmesi yatırımcılarla birlikte dolandırıcıları da harekete geçirdi. 8 ayar altını 14 ve 22 ayar altın gibi satan dolandırıcılar, büyük vurgunlar yapmaya başladı. İstanbul'dan sonra Türkiye'nin en çok altın işlenen kenti olan ve yaklaşık 500 kuyumcu atölyesi bulunan Kahramanmaraş'taki kuyumcular da dolandırıcılar nedeniyle mağdur olduklarını söyledi.
DEMİRCİLER: BİZLER DE DOLANDIRILIYORUZ
Kentte 10 yaşından beri takı üretimi yapan 37 yıllık usta Ali Demirciler, yıllık ortalama 3- 4 ton 24 ayar saf altının 8, 14 ve 22 ayar takı ve aksesuara dönüştürüldüğünü belirterek, kendilerinin de dolandırıcılar nedeniyle çok sıkıntı yaşadıklarını söyledi. Demirciler, "Her gelen altını da kontrol etme şansımız olmuyor, çünkü bize de zaman kaybı oluyor. Zaman kaybına uğradığımız için de bizler de zaman zaman dolandırılıyoruz, sıkıntılara maruz kalıyoruz. Bunlara karşı önlem olarak da tanıdığımız yerlerde çalışmaya, bildiğimiz insanlarla alışveriş yapmaya gayret ediyoruz, bilmediğimiz kişilerden uzak durmaya çalışıyoruz" dedi.
DEMİRCİLER: AYAR CİHAZLARI DAHİ YANILIYOR
Daha önceleri mihenk taşı ve altının ayarını rahatlıkla anlayabildiklerini ancak dolandırıcıların yeni yöntemleri karşısında mihenk taşlarının yetersiz kaldığını söyleyen Demirciler şöyle konuştu:
"Günümüzde kimyasal maddelerle renk vermeler, üzerlerini kaplamalar çoğaldı. Bu tip şeylerde gördüğümüz zaman altını tavlayıp şeblediğimiz zaman esas altın rengine döner, ateşi gören altın genelde siyah rengini alır, sarı renginden siyah rengine döner. Günümüzde kullandıkları ürün ve kimyasallar öyle bir şekle geldi ki tavladığımız zaman bile rengini atmadığı için maalesef seçemiyoruz. Çünkü günümüzde çok üstün teknolojiler oluştu. Hatta bazı hazır cihazlar çıktı altına tuttuğu zaman ayarına yakın bir ayar vermeye çalışıyor ama onlarda bile yanılmalar oluyor. Bu yüzden hırsızlığa ayar dolandırıcılığına açığız. Ayar dolandırıcılığı bu şekilde oluşuyor yani 8 ayarı 14 ayar olarak, 14 ayarı da 22 ayar olarak maalesef satıyorlar. Günümüzde altın çok değerli bir meta olduğu için birçok kişi insanları kandırmaya, dolandırmaya çalışıyor."
DEMİRCİLER: BİLİNDİK YERDEN ALIRLARSA SIKINTI YAŞAMAZLAR
Altın almayı düşünenleri de uyaran Ali Demirciler, "Altın dolandırıcılarına karşı halkımızın dikkat etmesi gereken en önemli nokta, bilindik ve belirli iş yerlerinden almaları. Bilinen, her zamanki yerinde duran esnaftan alsınlar, sürekli yer değiştiren esnaftan almaları doğru bir şey değil. Bilindik yerden aldıkları sürece kolay kolay sıkıntı yaşamazlar" diye konuştu.
SULAR: ALTIN FİYATLARIYLA BİRLİKTE SAHTEKARLIK DA YÜKSELDİ
Altın dolandırıcılarından kuyumcular da dertli. Kentte yıllardır kuyumculuk yapan, müşterilerine çeşitli ayarlarda bilezik, yüzük, gerdanlık gibi takılar satan Mehmet Han Sular da dolandırıcılar nedeniyle kuyumcuların büyük mağduriyet yaşadığını dile getirerek, "Altın fiyatlarından yükselmeyle beraber altın şu an sahtekarlıkta yüksek seviyelere ulaştı. Önceden az karşılaştığımız durumlarda şu anda günlük karşılaşıyoruz. Dolayısıyla çok ciddi önlemler alınması gerektiğine inanıyorum. En önemlisi imitasyon takılarda net bir şekilde belirtilmesi lazım bunun, denetimlerin artırılması lazım. Çünkü yeni nesil yetişen kuyumcularda sahte altını rahatlıkla alabilirler. Tedbir alınmazsa çok insan, şu aralar olduğu gibi mağdur olmaya devam edecek" dedi.
SULAR:  İLERİ TEKNOLOJİ KULLANIYORLAR
Dolandırıcıların da teknolojiyi yakından takip etiğini ifade eden Sular, "Altın olmayan takılar üstünde, sarı, alüminyum ve altına yakına başka madenler üzerinde ileri teknolojiyi kullanıyorlar. Bakıldığı zaman içinde yazılı patent, TSE belgesi, bunlar kuyumcular yönünden bir güvenirlik olduğu varsayımı altında alınıyor. Ama ayar evine verdiğimiz zaman 22 ayarın karşılığı 916 milyemdir ve en düşük ihtimal 914 gelmesi lazımdır. Yaklaşık 870'ler, 880'ler, 900'leri görüyoruz. Onun haricinde hiç olmayanlar da tabii ki cabası" diye konuştu.
SULAR: DENETİMLER ARTIRILMALI, BU İŞE BULAŞANLAR MESLEKTEN MEN EDİLMELİ
Altın alacak kişilerin de bir firmanın kurumsallığından ve kimliğinden çok sözünün doğruluğuna bakmalarını ve gerekirse bulundukları şehrin kuyumcular odasını aramalarını tavsiye eden Mehmet Han Sular şunları söyledi:
"Zaten bu tür şeyleri yapan insanlar geçmişte de hata yapan insanlar. Bulundukları şehirde kuyumcular odasına telefon açıp o firmadan alışveriş yaptığını, bunlarda böyle bir durum var mı yok mu diye rahatlıkla sorabilirler. Şu anda denetimler az. Özellikle tüm Türkiye'deki kuyumcular odalarının denetimleri artırarak kaydı olmayan küçük atölyeler, zaten bunlar merdiven altı dediğimiz yerlerde yapılıyor. bunların yaptırımla ve cezası ağır olmak şartıyla kapatılması, bence bir nevi tedbir alınması demektir diye düşünüyorum. Bu işe bulaşan kuyumcuların meslekten men edilebilir, cezai yaptırım olabilir, hapis olabilir."
'BİLDİĞİM KUYUMCULARDAN ALIŞVERİŞ YAPIYORUM'
Halk da artık aldıkları altının sahte olabileceğinden dolayı tedirgin. Sultan Taşkırmaz, kendisine ev ve çocuk görmek için getirilen altınlar arasında sahte çıktığını söyledi. Taşkırmaz, "Bana ev görmeye, çocuk görmeye getirilen altınlarda sahte olanı da çıktı. Ben görür görmez anladım emin olmak için kuyumcuya getirdim o da kesip attı 'Bu sahte altın' diyerek. Altının o kadar sahtesi var ki atık insan alırken korkuyor. Onun için de ben babamdan, dedemden bildiğim eski kuyumculardan alıyorum" dedi.

Görüntü Dökümü
-----------
-Eritilen altının kalıba dökülmesi
-Atölyede takı üretilmesi
-Ali Demirciler ile röp.
-Demircilerin kalıba altın dökmesi
-Vitrindeki altınlar
-Mehmet Han Sular'ın altınları düzeltmesi
-Sular ile röp.
-Suların müşteriyle ilgilenmesi
-Sultan Taşkırmaz ile röp.

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 1.3 GB

Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)

=======================

Bu aile 1 yıldır mum ışığında yaşıyor

Hakkari'de yaşayan  Hüseyin (57) ve eşi Süheyla Alim ile epilepsi ve böbrek hastası olan kızları Melek Alim (22), elektrik borcunu ödeyemedikleri için yaklaşık 1 yıldır mum ışığında yaşıyor. Tüm ihtiyaçlarını mum ışığında gideren ailenin epilepsi hastası olan ve rehabilitasyon merkezine giden kızları Melek de kendisine verilen ödevleri ailesini yardımıyla  mum ışığında yapabiliyor.
Kentin Biçer Mahallesi'nde 9 çocukları evlenip ayrıldıktan sonra tek katlı toprak damlı derme-çatma evde epilepsi hastası olan kızları Melek ile birlikte yaşam mücadelesi veren Hüseyin ve eşi Süheyla Alim'in elektrikleri geçtiğimiz yıl Eylül ayında kesildi. Yaz aylarında inşaatlarda çalışarak ailesini geçindiren Hüseyin Alim'in, geçen zaman içinde borcu 22 bin liraya kadar yükseldi. Yapılan faiz indiriminden sonra ödenecek borç 13 bin TL'ye düşse de Alim ailesi bu parayı ödeyemedi. 
Ödeme yapamadıkları için de mum ışığında yaşamaya devam eden Alim ailesi yetkillerden yardım bekliyor. Ödeyecek imkanının olmadığını anlatan Hüseyin Alim, "Elektriğimizin açılması için defalarca müracaatta bulundum. Şu ana kadar bir gelişme olmadı. Borcumun ödenmesi gerektiğini söylüyorlar. Bizim böyle bir imkanımız yok. Kızım Epilepsi hastası, engelli ve tek böbrekli. Her ay Van'a götürüyorum. Aldığı engelli maaşı, tedavisine bile yetmiyor. Kış geliyor, yetkililerden yardım bekliyoruz"dedi.
En büyük sıkıntıyı ise epilepsi hastası olan Melek yaşıyor. Rehabilitasyon merkezine giden Melek, kendisine verilen ödevlerini eve geldikten sonra mum ışığında annesinin, babasının yardımıyla yapabiliyor. Anne Süheyla Alim, yapabildiği bir şey olmadığı için bu durum karşısında büyük üzüntü yaşadığını ifade etti.

Görüntü Dökümü
-----------
Elekrikleri kesilen Melek Alim'in mum ışığında ders çalışması
Anne Süheyla Alim'in mum ışığında bulaşık yıkaması
Hüyesin Alim'in konuşması
Mum ışığında Melek Alim'e ilaçlarının verilmesi
Genel Detay

Haber-Kamera: Mehmet ÖZKAN/HAKKARİ,

====================

Kurutulmuş bağırsakları sanat eserine dönüştürüyor

Çankırı Karatekin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Arzu Evecen, kurutulmuş bağırsakları sanat eserine dönüştürdü. Evecen'in, bağırsakları birleştirip çeşitli işlemlerden geçirerek yaptığı dekoratif heykelsi kıyafetler, tuz mağarasındaki sergide yoğun ilgi gördü.
Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Arzu Evecen, baharatçının önünden geçerken gördüğü kurutulmuş bağırsaklardan, sanat eseri oluşturmaya karar verdi. Evecen, sıradanlığın dışına çıkmak adına kurutulmuş bağırsakları tuz ile bütünleştirerek, alegorik anlayışla figüratif yüzeylere dönüştürüp, yaptığı giysilere heykelsi bir duruş kazandırdı. Evecen'in dekoratif amaçlı yaptığı eserler ile Tuz Mağarası'nda sergi açtı. Sergi, sanatseverlerden yoğun ilgi gördü.
Evecen, bağırsakları birbirinden ayırıp, yan yana dikerek geniş ve düz bir yüzey elde ettiğini ifade ederek, "Sonrasında bağırsaklara yüzey tasarımlarına uygun biçimde desenlendirme çalışmaları yapıyorum, küf ile desen oluşturma, el ve makine nakışı gibi. Yüzeyleri tasarladıktan sonra drapaj tekniği ile giysi tasarımları yapıp tuz efekti ile kalıplaşmalarını sağlıyorum. Böylece yeni dokularla heykelsi formlar kazandırdığım tasarımlarla görünenin ve bilinenin ardındakini fısıldamayı amaçlıyorum" dedi.
Evecen, koleksiyonu tuz mağarasının doğal ortamına bırakarak, yaklaşık 3 ay kontrollü denetimlerle yüzeylerinde tuz kristallerinin oluşmasını sağladığını anlatarak, "Bu bir süreç sanatıydı da aynı zamanda. 'Zen-Ten-Tuz Alegorik Dönüşüm' adını verdiğim koleksiyonumun da bu şekilde çıktı ve tuz mağarasında ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Eserleri gören vatandaşlar da ilk başta şaşırıyor ve beğeniyor" diye konuştu.
Evecen, hem yüzey hem de giysi tasarımları yaptığını vurgulayarak, "İlaveten bu tasarımlara Çankırı tuzu ile doğal ortamda yeni efektler kazandırıyorum. Tasarımın şekline göre değişse de bir giysi 2 ay ile 4 ay arası bir süreçte istenilen görünüme kavuşuyor. Tasarımda büzgü, volan, drape gibi detaylar var ve bu bir elbise formunda ise 50-60 metre bağırsak kullanılabiliyor. Aksesuar tarzında tasarımlarsa bunlar 3 metreden bile bir tasarım çıkabiliyor" ifadelerini kullandı.

GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR

Haber-Kamera: Ramazan SARICI/ÇANKIRI, - 

=====================

 


Kaynak: DHA

27 Eylül 2019 Cuma 12:42

Diyanet İşleri Başkanlığı, Çerkezköy, İstanbul, DHA, Güncel