Dha Yurt Bülteni-9

1)ÖĞRENCİ VELİSİ VE YAKINLARININ DÖVDÜĞÜ ÖĞRETMENİN BOYUN KEMİĞİ KIRILDI GAZİANTEP'te, sınıf öğretmeni Mustafa Koç (35), okumayı öğrenen öğrencisini tebrik etmek amacıyla yanağını sıktı.

1)ÖĞRENCİ VELİSİ VE YAKINLARININ DÖVDÜĞÜ ÖĞRETMENİN BOYUN KEMİĞİ KIRILDI
 
GAZİANTEP'te, sınıf öğretmeni Mustafa Koç (35), okumayı öğrenen öğrencisini tebrik etmek amacıyla yanağını sıktı. Yanağı kızaran öğrencinin babası, işyerine çağırdığı Mustafa Koç'a 4 yakınıyla birlikte saldırıp, tekme tokat dövdü. Yanındaki öğretmen eşi Özlem Koç'un da yumruklandığı olayda Mustafa Koç'un boyun kemiği kırıldı. Öğretmenler Günü'ne hastanede yaşam savaşı vererek giren Mustafa Koç'un hayati tehlikesi sürüyor.
Olay, dün akşam saatlerinde Atakent Mahallesi'nde meydana geldi. Solmaz Güzel İlkokulu'nda görevli 14 yıllık öğretmen Mustafa Koç, iddiaya göre, okumayı öğrenen öğrencisini tebrik için yanağını sıktı. Bir süre sonra öğrencinin yanağı kızardı. Eve giden öğrencinin yanağındaki kızarıklığı fark eden annesi, oğluna ne olduğunu sordu. Öğrenci, öğretmenin yanağını sıktığını söyledi. Kadının durumu anlattığı eşi, öğretmen Koç'u arayarak, oğlu hakkında konuşmak için okulun yakınında bulunan kendisine ait oto yıkamacıya çağırdı. Mustafa Koç, kendisi gibi öğretmen eşi Özlem Koç'u okul çıkışında yanına alarak velinin işyerine gitti. Burada öğrenci velisi ve yanında bulunan 4 yakını, bir anda Mustafa Koç'a saldırdı. Öğretmene işyerindeki aletlerle vuran ve tekme tokat döven grup, eşi Özlem Koç'u da yumrukladı. Öğretmen Mustafa Koç, eşinin ihbarıyla gelen sağlık görevlileri tarafından ambulansla Şehitkamil Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Acil serviste müdahale edilen Mustafa Koç'un boyun kemiğinin kırıldığı belirlendi. Koç, hayati tehlikesi nedeniyle yoğun bakım ünitesine alındı.
SERBEST BIRAKILDILAR
Öğretmen çiftin şikayeti üzerine gözaltına alınan isimleri açıklanmayan 5 kişi ise emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.
'İNGİLİZ ANAHTARIYLA DÖVDÜLER'
Yaşadıklarını gözyaşları içinde anlatan Özlem Koç, grubun kendisi ve eşine aralarında İngiliz anahtarının da bulunduğu aletler ile tekme tokat saldırdıklarını söyledi. Eşinin, en mutlu olması gereken 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde yaşam savaşı verdiğini belirten Koç, şöyle konuştu: "Eşimin sınıfındaki öğrenciler okumayı sökünce, sınıfta herkes çok mutlu olmuş. Eşim de öğrencisinin yanağından makas alarak mutluluğunu göstermiş. Okul sonrasında eve giden öğrenciyi gören annesi yanağındaki kızarıklığı sorunca öğretmeninin yanağını sıktığını söylemiş. O da eşine durumu anlatarak, eşimin çocuğuna şiddet uyguladığını söylemiş. Okul çıkışında eşimin yanına geldim. Beraber eve giderken, öğrencinin velisi arayarak okulun yanındaki kendisine ait işyerine çocuğu hakkında konuşmak için çağırdı. Biz de beraber gittik. 'Sen oğluma nasıl böyle bir şey yaparsın?' dedi. 'Eşim de ben oğluna bir şey yapmadım ama kabahatim varsa özür dilerim' dedi. Bunun üzerine öğrenci velisi ve yanındaki 4 kişi, eşime saldırdı. İçlerinden birisi elindeki İngiliz anahtarı ile kocama vuruyordu. Ben araya girmek isteyince birisi benim göğsüme yumruk attı. Eşimi bıraktıklarında yarı baygındı. Ayağa kalktığında sarhoş gibi sendeleyerek yanıma geldi. Ben ambulansı aradım ve hastaneye getirdik. Eşim şimdi boyun kemiğinde kırık olduğu için hayati tehlikeyle karşı karşıya. 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde böyle olmamalıydı. Yetkililerden öğretmenlere yönelik bu tür şiddet olaylarına karşı tedbir almalarını istiyorum."
EĞİTİM-SEN KINADI
Öğretmen çifte yönelik şiddete tepki gösteren Eğitim- Sen Gaziantep Şube Başkanı Ali Ersönmez, saldırıyı kınadı. Ersönmez, "Böyle bir şey yaşanmamalıydı. Öğretmenler Günü'nde öğretmenizin yaşadığı bu olaydan dolayı çok üzgünüz. Her türlü şiddet olayını şiddetle kınıyoruz" dedi.
Görüntü Dökümü
----------------------------------
Şehitkamil Hastanesi
Solmaz Güzel ilkokulu
Özlem Koç'un konuşması
Ali Ersönmez'in konuşması
Genel ve detay görüntüler
(Haber: Eyyüp BURUN-Kamera: Mustafa KANLI-GAZİANTEP-DHA)
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 354 MB
==================================================
2)BURSA'DA ÖZEL HALK OTOBÜSÜ ŞOFÖRÜ İKİ YOLCU TARAFINDAN DARP EDİLDİ 
Bursa'da bir özel halk otobüsü şoförü "cama niye yüzükle vuruyorsun" diye uyarması üzerine yaşlı adam ve otobüste bulunan başka bir yolcu tarafından yumruklu saldırıya uğradı. Şoförün saldırıya uğradığı anlar, otobüsün güvenlik kamerasına yansıdı. 
Bursa'da Merkez Nilüfer İlçesi'nde  Üçevler ile Heykel arası yolcu taşıyan özel halk otobüsünde şoför olarak çalışan 30 yaşındaki Kerem Tanas, aracıyla merkez Osmangazi ilçesi Altıparmak Caddesi'nde ki  durakta yolcu indirdiği sırada iddiaya göre  yaşlı bir kişi otobüs giriş camına yüzüğüyle vurdu. Kapıyı açması sonucu otobüse binen emekli Polis olduğunu söyleyen yolcuya, "neden yüzük ile cama vuruyorsunuz" diye soran Kerem Tanas, "kapıyı açmıyorsunuz ki?" diyen yolu ile tartıştı. Büyüyen tartışma kavgaya dönüşünce iddiaya göre Kerem Tanas tartıştığı kişi ve Genç bir yolcu tarafından dövüldü. Güvenlik kamerasına yansıyan kavganın ardından  polis merkezine giden halk otobüsü sürücüsü Kerem Tanas şikayetçi oldu.  Tanas, yaptığı açıklamada kendisini döven kişilerin cezalandırılmasını istedi.  Polis, güvenlik kamerası görüntülerinden şüphelilerin kimliklerini araştırıyor
Görüntü Dökümü:
-------------------------
-Şoför Kerem Tanas Röp
Süre: 2 dakika 1 saniye Boyut: 145 MB
Mehmet İNAN/BURSA,-
=====================================================
3)MERVE ÖĞRETMEN, YAŞAMA TUTUNAMADI
SAMSUN'da, geçen pazar günü otomobilin çarpmasıyla ağır yaralanan öğretmen Merve Mercan Çelik (27), tedavi gördüğü hastanede dün hayatını kaybetti. Kaza, Atakum ilçesinde, geçen pazar günü meydana geldi. Çarşamba 75. Yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde İngilizce öğretmeni olarak görev yapan Merve Mercan Çelik, 8 aylık kızı Zeynep'e marketten yiyecek almak için yolun karşısına geçmek istedi. Bu sırada, bir kadın sürücünün kullandığı otomobilin kendisine çarpması sonucu metrelerce sürüklenen Çelik, ağır yaralandı. Olay yerine çağrılan ambulansla Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi'ne kaldırılan Çelik, dün hastanede hayatını kaybetti. Genç öğretmenin, Öğretmenler Günü öncesi hayatını kaybetmesi, kentteki eğitim camiasını yasa boğdu. Merve Mercan Çelik'in polis memuru Erhan Çelik ile 2016 yılının Mayıs ayında evlendiği ve cenazesinin Edirne'nin Keşan ilçesinde toprağa verileceği öğrenildi.
GÖZYAŞLARIYLA UĞURLANDI
Samsun'da geçen pazar günü otomobilin çarpmasıyla ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden ingilizce öğretmeni Merve Mercan Çelik için 1,5 yıldır görev yaptığı okulda tören düzenlendi. Çelik'in cenazesi emniyet müdürlüğünün cenaze aracıyla görev yaptığı Çarşamba İlçesi'ndeki 75'inci Yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne getirildi. Mesai arkadaşlarının, öğrencilerinin ve aile yakınlarının katıldığı cenaze töreninde gözyaşı sel oldu. Merve Mercan Çelik'in tabutu, cenaze aracından indirildi. Üzerine Türk Bayrağı sarılarak okulda giydiği beyaz önlüğü koyuldu. Tabutunun üzerine kırmızı karanfiller bırakıldı. Polis memuru eşi Erhan Çelik, tabut üzerinde bulunan eşinin önlüğüne sarılarak ağlarken, annesi Leyla Mercan ise kızının fotoğrafını öperek sevdi. Okul bahçesinde duaların edilmesi, hellalik alınmasının ardından 8 aylık kızı olan Merve Mercan Çelik'in cenazesi Edirne'nin Keşan İlçesi'nde toprağa verilemek üzere karayoluyla gönderildi.
Görüntü Dökümü:
-------------------
-Merve Mercan Çelik'in cenazesinin görev yaptığı okula getirilmesi
-Tabutunun üzerine önlüğünün örtülmesi
-Ağlayan öğrencileri ve öğretmenler
-Eşinin tabuta sarılıp ağlaması
-Dua edilmesi ve helalik alınması
-Tabutun taşınması
-Detaylar
(SÜRE: 2.22 Dk) (BOYUT: 75 MB)
Haber-Kamera: Hakan AKGÜN/ÇARŞAMBA(Samsun),
=========================================================
4)CHP'Lİ AĞBABA'DAN, ÇARPI İŞARETİ KONULAN EVLERE ZİYARET
CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Malatya'da 13 evin kapı ve duvarlarına kırmızı boyayla çarpı işaretleri atılan Alevi ailelerin yoğunlukta yaşadığı Cemal Gürsel Mahallesi'ni ziyaret etti. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Ağbaba, CHP Malatya İl Başkanı Enver Kiraz ve partililerle birlikte Cemal Gürsel Mahallesi'ne geldi. Ağbaba, mahallelilere, korkmamaları gerektiğini ve kendilerinin burada olduğunu söyledi. Mahalle sakinlerini bir araya toplayarak, herkese 'geçmiş olsun' dileğinde bulunan CHP'li Ağbaba, şunları söyledi:  
"Yabancı olmadığımız bir mahalle. Yaklaşık 20 yıl, bu mahallede oturdum ve yanı başınızda komşunuzdum. İl başkanı da burada oturuyor, biliyorsunuz. Bu kabul etmediğimiz, reddettiğimiz, kınadığımız olaya karşı Malatya halkının tepkisinin olumlu olduğunu söylemek istiyoruz. Bütün siyasi partilerin, Malatya'da yaşayan herkesin, bu olaya karşı Alevisi, Sünnisi, sağcısı, solcusu bir olduğunu görmekten büyük bir memnuniyet duyduğumuzu belirtmek istiyoruz. Bu olayı yapanlar, buradaki mahallelinin moralini bozmak, onları tedirgin etmek amacıyla yaptılar. Sizlerden ricamız, hem moralinizi bozmayın hem bugünkü gibi olmaya çalışın olun. Mahallelinin de hem bu olaya karşılı birlik olması hem bu konuda bir provokasyonun gelmemesi de takdire şayandır. Bunun için size çok teşekkür ederiz. Cemal Gürsel Mahallesi'nde yaşayan herkese çok teşekkür ediyoruz. Önemli bir şey yaptılar, önemli bir duruş gösterdiler. Bu birliğin, beraberliğin bozulmamasını diliyoruz ve geçmiş olsun diliyorum."
Yaşananların ilk olay olmadığını savunan CHP Genel Başkan yardımcısı Ağbaba, şöyle devam etti:
"Buraya mahsus olan bir olay, değil. Maalesef, geçtiğimiz yıllarda Adıyaman'da, Çorum'da, farklı illerde bu tür girişimler oldu. Üzülerek, söylemek isterim ki bu işler, cezasız kaldığı sürece bu işlerin faillerinin bulunmadığı sürece bu olayların önlenmesi, mümkün değil. Öncelikle bu olayın failleri mutlaka bulunmalı, hesap vermelidir. 15 Temmuz sonrası birkaç provokatör, 'Haydi Paşa Köşkü'ne yürüyoruz' demişlerdi. Hatırlarsanız, o zaman da hem Paşa Köşkü hem Cemal Gürsel hem Ataköy Mahallesi, sakinliğini korumuştu. O zaman bütün ısrarlarımıza rağmen maalesef yetkililer, o provokatörleri bulup, yargı önüne çıkarmadılar. Aslında kamera görüntüleri var. Suç duyurusunda bulunmamıza rağmen o provokatör de 'Haydi Paşa Köşkü'ne' diyen provokatör de hoşgörüyle yaklaşıldı. Maalesef, bir yargı önüne çıkarılamadı. Biz, bu işin takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz. 24 saat birlikte olacağız bundan sonra. Malatya'da bu huzurumuzu, birliğimizi, beraberliğimizi bozmaya çalışanlara karşı hep beraber duracağız. Provokasyona gelmeyeceğiz. Onların amaçlamış olduğu, zaten budur. Moralimizi bozmak, canımızı sıkmak, tedirgin etmektir; ama siz moralinizi bozmayın, tedirgin olmayın. Onlara karşı vereceğimiz en güzel cevap, birliğimizi ve beraberliğimiz bozmadan aynı bu şekilde görüntüyü vermek. Bundan sonrada her zaman yanınızda olacağız." 
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
------------------------------------
Ziyaretten detaylar
Mahalleliyle röp.
Veli Ağbaba'nın konuşması
Genel ve detay görüntüler
 Haber-Kamera: Taha AYHAN-MALATYA-DHA)
258 MB, 308 MB
====================================================
5)SİVAS'TA 39 KÖY YOLU KARDAN KAPANDI
SİVAS'ta dünden beri aralıklarla etkili olan kar yağış nedeni ile merkez ve ilçelere bağlı 39 köy yolu ulaşıma kapandı.
Önceki gün başlayan ve dün gece boyunca da aralıklarla devam eden kar yağışı kentte hayatı olumsuz etkiledi. Özellikle yüksek kesimlerde kar kalınlığının artması nedeni ile ulaşımda aksaklıklar yaşandı. Kar yağışı nedeni ile merkezde 8, Doğanşar'da 8, İmranlı'da 4, Kangal'da 12, Şarkışla'da 3 ve Yıldızeli ilçesinde 6 olmak üzere toplam 39 köy yolu ulaşıma kapandı. İl Özel İdare ekipleri, kapalı köy yollarını yeniden ulaşıma açmak için çalışma başlattı. Kent genelinde hava sıcaklığının sıfırın altına düşmesi sonucu yollarda oluşan ani buzlanma nedeniyle de tuzlama çalışmalarına ağırlık verildi.
Kar, kent merkezinde ise güzel görüntüler ortaya çıkardı. Tarihi kent meydanından geçenler, bol bol fotoğraf çekmeyi ihmal etmedi. Belediye ekipleri ise sabah saatlerinden itibaren yol ve kaldırımlarda temizlik çalışması gerçekleştirdi.
Görüntü Dökümü:
-Kent merkezinden görüntüler
-Belediye ekiplerinin çalışmaları
-Tuzlama çalışması
Haber-Kamera:  İrfan ÖZŞEKER/SİVAS,
(160 mb)
=====================================================
6)BALYA'DA TOKİ KONUTLARI KURALARI ÇEKİLDİ
TOPLU Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı tarafından Balıkesir'in Balya ilçesinde yaptırılan 112 adet 2+1 konutun kuraları, noter gözetiminde çekildi. Balya Noteri Nursel Aydoğdu gözetiminde Balya Atatürk Çok Programlı Lisesi Salonu'nda 112 adet 2+1 TOKİ konutu için kura çekildi. Balya Belediye Başkanı MHP'li Osman Kılıç, belediye meclis üyeleri, MHP Balıkesir İl Başkanı Suat Par, AK Parti Balya İlçe Başkanı Şaban Özel, CHP Balya İlçe Başkanı Gülay Dayıcan, TOKİ proje sorumlusu Mehmet Göç, çok sayıda vatandaş kura çekimini izledi.
Belediye Başkanı Kılıç, TOKİ konutlarının yöreye özgün olarak inşa edildiğini belirtirken, projenin ilçede yapılmasına öncülük eden eski belediye başkanı Kemal Çavdar'a teşekkür etti. Kılıç, "Balya bizim marka değerimiz. Bizler masa başında oturarak, evde oturarak, kahvede oturarak, vatandaşımıza sahip çıkamayız, hizmet götüremeyiz. Hizmetin bin türlü yolu var. Kimimiz belediye başkanı, kimimiz, esnaf, kimimiz çiftçi olacağız. Herkes işini aksatmadan yaparsa, hepimiz vatandaşlık görevini yerine getirmiş oluruz. Bizler bugün buraya ilçemiz için büyük bir yatırım olan TOKİ konutlarının kuralarını çekmek üzere toplandık. TOKİ evleri için girişimler yapıldığında, bazı kişiler, 'Oraya ev olmaz, oraya kimse gitmez. Bunlar hep sözde kalır' dedi. Ev sahibi olma hayali kuran, köyde çalışan, madende çalışan kardeşlerimizin ev sahibi olmasını engellemek isteyenler oldu. Karşı propaganda yapanlar oldu. Ama bugün biz bu noktaya geldik ve konutların kuraları çekiliyor. Biz göreve gelirken, size hizmet yapmaya söz verdik. İnsanlarımızın bize 2019 yılında vefa borcu yok, oy verme borcu yok. Biz siyaset yapma amacıyla seçilmedik. Burası bizim baba ocağımız, memleketimiz. Hepimizin dönüp dolaşıp geleceği yer Balya. İlçemize yaptığımız hizmetler siyasi bir yatırım değil. İlçemizin kalkınması adına, güzelleşmesi adına yapıyoruz. 2019 yılına kadar bize verilen görevi layıkıyla yerine getirmeye çalışıyoruz. Balya Belediyesi, Balya halkının bize emanetidir. Burada yapılan konutlara çok talep oldu. Allah'ın izniyle 180 konutun daha temelini atmak için çalışmalar başlatıldı. TOKİ konutları halkımıza hayırlı olsun" dedi.
TOKİ Proje Sorumlusu Mehmet Göç de konutlar hakkında bilgi verdi. Net 63 metrekare olan evlerin taksitlerinin 310 lira olacağını, yüzde 12, yüzde 15, yüzde 20 peşinat ödeyenlerin peşinat oranlarına göre ödeme sürelerinin 180, 216, 240 aya kadar çıkacağını, taksit artışlarının yıllık yüzde 3 ila yüzde 6 arasında olacağını, projede 112 konutun yanı sıra ticaret merkezi ve cami bulunduğunu vurguladı. Kura çekecek vatandaşlar bilgilendirildikten sonra, ilk kuraları Balya Belediye Başkanı Osman Kılıç ile Balya eski belediye Başkanı Kemal Çavdar çekti. Kurada önce isim belirlendi, sonra da belirlenen ismin oturacağı daire için kura çekildi.
TOKİ konutları kurasında 3. katta daire sahibi olmaya hak kazanan Serdal Parlak'ın eşi Yasemin Parlak, "2 çocuk annesiyim, 17 yıldır kiralık evlerde oturuyoruz. Bir evim olmasını çok istiyordum. TOKİ evlerine yazıldık. Bugün kura çektik. İnşallah kısa zamanda da kira öder gibi taksit ödeyerek ev sahibi olacağız. Çok mutluyum. Allah evi olmayanlara ev nasip etsin" dedi.
Görüntü Dökümü
-------------------
Başkan Osman Kılıç konuşma
TOKİ Sorumlusu Mehmet Göç konuşuyor
Başkan Osman kılıç kura çekiyor
Genel ve Detay görüntü
(Haber- Kamera: Hilmi DUYAR / BALIKESİR,
==================================================
7)VALİ YARDIMCISI: BAZI ÖĞRETMENLER, ÇOCUKLARI KENDİ İDELOJİK SUJESİ HALİNE GETİRİYOR
DİYARBAKIR Vali Yardımcısı Ahmet Naci Helvacı, 5 çocuğundan birinin Diyarbakır'da eğitim gördüğünü belirterek, "Bazı öğretmenlerimiz kendisine teslim edilen çocukları kendi ideolojik düşüncelerini sujesi haline getirip, onları şekillendirme ve önyargılarını empoze etme, toplumun batısından doğusuna, güneyinden kuzeyine var olan değerlerin dışında kendi şahsi tercihlerini dayatma gibi durumla karşı karşıya geliyor. Buna hakkınız yok" dedi.
24 Kasım Öğretmen Günü nedeniyle Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü'nce Büyekşehir Belediyesi Öğretmenevi'nde etkinlikler düzenlendi. Vali Yardımcısı Ahmet Naci Helvacı, Milli Eğitim Müdürü Hasan Aslan, öğretmen ve öğrencilerin katımıyla yapılan etkinlikte göreve yeni başlayayan öğretmenler için yemin töreni düzenledi. Etkinlikte konuşan Vali Yardımcısı Helvacı, öğretmenler gününün her katmanında insanı içeren, kapsayan boyutu olması nedeniyle, bir tür alışılmış klişe cümleler ötesinde, kendi deneyim ve gözlemlerini işin içerisine katarak, bazı cümleleri söylemek istediğini söyledi. 5 çocuğunun aktif eğitim alan bir baba olduğunu anlatan Helvacı, çocuklara öz güvenin verilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Vali Yardımcısı Helvacı, şöyle konuştu:
 
"Türkiye'de değişik dönemlerde milli eğitimle alakalı uygulamalar gelişmektedir ve bunlar deneniyor. Aslında bu denenmişlikler içerisinde ortaya çıkan ana unsur şu; Türkiye, bazı sorunları olduğunu biliyor. Seçilmişleri de, yöneticileri de atanmışları da artık bu çözümün en kapsayıcı, zararları en az, faydaları en fazla hangi yöntemlerle iyileştirmelerini bulmaya çalışıyor. Bu dönem içerisinde karşılaştığımız birinci sorun, belki de son değişiklikle ortadan kalkmaya başladı. Eğitimi sadece ve sadece çocukları mesleğe, ilk okuldan sonra iyi bir orta okula, orta okuldan sonra iyi bir liseye hazırlayan okullar olduğu algısıydı. Bu, Türk eğitim sisteminin en büyük sorunlarından bir tanesiydi. Aslında olması gereken, milli eğitim çocukları öncelikle bir meslek yahut üniversite öğrencisi sahibi kılmak dışında, hayata hazırlamakla mükelleftir. Hayata hazırlamanın muhtelif olduğu husurlardan bir tanesi, ön önemlisi analitik düşünme becerisini gerçekleştirmiş, kendisine verilen söylenen veya empoze edilen şeylerin, verimliliği söylendiği biçimde kabul etmeyip, onları sorgulayan ve onlara ilişkin kendi düşüncesini geliştiren gençler demektir. İkincisi ise, çocukların kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayıcı bir özgüvene kavuşturulması, okullarımızdan beklediğimiz en önemli hedeflerden bir tanesidir. Eğer bu özgüven çocuklara veremezseniz, ufak bir sorunla karşılaşıldığında pes edecek yahut üstesinde gelemeyecek depresyona kadar varan bir süreci tecrübe edecektir."
"3 TANE SORU ÇÖZEN ÇOCUK KENDİNİ EİNSTEİN ZAN ETMEKTE"
Vali Yardımcısı Helvacı, eğitim sisteminde kaldırılan TEOG'u eleştirerek, bir çocuğun başarılı olması elde ettiği skorla olmadığını dile getirerek, "Son sınav değişikliğiyle Türkiye'de bunlar daha fazla vurgulanmaya başlandı. Okullarda bir dönem içerisinde çocukları yarış atına çeviren, 15 tatil ve dahi yaz tatilerinde öğretmenler, 'test çözeceksiniz' diye yükümlülükler taşıdığı bir yapı yanlıştı. Dünyayının en başarılı çocuğu, önüne gelen sınavlarda en yüksek skoru elde eden çocuk değildir. Zeka, tek düze bir nimet, tek düze bir olgu değil. 3 tane soru çözen çocuk kendini Einstein zan etmekte ve diğerlerini de embesil insan gibi düşünmekte. Dolayısıyla genel sınavın kaldırılması doğru oldu. Bir çocuğun başarılı olması elde ettiği skorla alakalı değil, neyi ürettiği, neyi başardığıyla alakalıdır"dedi.  
"ÖĞRETMENLERİN SADECE ÖĞRETİYOR OLMASI DEĞİL, NELER ÖĞRETTİĞİ ÖNEMLİDİR"
Ülkenin bölünmez bütünlüğü olmak üzere çocuklara, her türlü moral ahlaki değeri aşılamak okulların görevi olduğunu dile getiren Vali Yardımcısı HAhmet Naci elvacı, bazı öğretmenlerin çocuklara kendi ideolojilerini empoze ettiğine dikkat çekti. Eğitimde şiddetin sürmekte olduğunu anlatan Vali Yardımcısı Helvacı, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Diyarbakır özelinde ne kadar olduğnu bilmiyorum ama hala sürmekte olan çocuklarla geliştirilen otokratik ilişki, en abartı biçimiyle şiddet. Bu, bir çocuğa verilecek zararların en ilerilerinden bir tanesidir. Diyarbakır üzerinde bir gözlemimi paylaşmak istiyorum, bu yörenin insanları, bu yörenin çocukları, sayıyı bilmiyorum, tespit olarak söylüyorum, kavruk yetişiyorlar. Kendisini ifade edememek, sözlü ve yazılı olarak taleplerini, tercihlerini dile getirememek, bir meziyet değildir. Diyarbakır'daki bir olumsuzluğa daha değinmek istiyorum. Burada bir çocuğu okuyan bir baba olarak söylüyorum, öğretmenlerimizin hepsi değil ama bazı öğretmenlerimiz kendisini teslim edilen çocukları kendi ideolojik düşüncelerini sujesi haline getirip, onları şekillendirme ve önyargılarını empoze etme,  toplumun batısından doğusuna, güneyinden kuzeyine var olan değerlerin dışında kendi şahsi tercihlerini dayatma gibi durumla karşı karşıya geliyor. Buna hakkınız yok. Hz. Ali'ye atfedilen 'Bir harf öğretene ben 40 yıl köle olurum' sözü öğretmenlerle alakalı söylenen bir söz değildir. İtibari bir sözdür. Öğretmenlerin sadece öğretiyor olması değil, neler öğrettiği önemlidir. Bu konuda sizin kendi tercihlerinizi, o seçenek olmaması nedeniyle önünüze gelen öğrencilere isteğiniz şekilde empoze etmeniz hakkını vermez."
Görüntü Dökümü:
-------------
-Etkinliğe katılanlar
-Saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunması
-Vali Yardımcısı'nın konuşması
-Öğretmenlerin yemin töreni
-Genel ve detay görüntü
Haber-Kamera: Ahmet ÜN-Burak EMEK/DİYARBAKIR,
24 Kasım 2017 Cuma 14:09

Malatya, Gaziantep, Balya, Erhan Çelik, Politika, Güncel