Dha Yurt Bülteni-9

1)BAŞBAKAN YARDIMCISI IŞIK: LABARATUVAR ORTAMINDA ÇOĞALTILAN TERÖRİSTLER DÜNYAYI KANA BULAYAN MİKROPLAR HALİNE GELDİBAŞBAKAN Yardımcısı Fikri Işık teröristlerin İslam dünyasının istikrarsızlaştırılması için üretildiğini söyleyerek, 'Labaratuvar ortamlarında çoğaltılan teröristler dünyanın...

1)BAŞBAKAN YARDIMCISI IŞIK: LABARATUVAR ORTAMINDA ÇOĞALTILAN TERÖRİSTLER DÜNYAYI KANA BULAYAN MİKROPLAR HALİNE GELDİ
BAŞBAKAN Yardımcısı Fikri Işık teröristlerin İslam dünyasının istikrarsızlaştırılması için üretildiğini söyleyerek, "Labaratuvar ortamlarında çoğaltılan teröristler dünyanın tamamını tehdit eden, dünyanın tamamını kana bulayan mikroplar haline geldi. Biliyoruz bunlar kendi kendilerine üremediler" dedi. Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, Kocaeli'nin Derince ilçesinde partisinin ilçe kongresine katıldı. Derince Zübeyde Hanım Kültür Merkezi'nde yapılan kongrede konuşan Başbakan Yardımcısı Işık, teröristlerin dünyayı tehdit eden mikroplar haline geldiğini belirterek, "Mısır'da meydana gelen hain saldırıda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Yaralanan kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. Bir takım yerlerde üretilen Frenkeştaynlar sadece bölgemizin değil, tüm dünyanın başına bela oldu. Laboratuvar ortamlarında üretilerek çoğaltılan teröristler sadece bölgemizi değil, dünyanın tamamını tehdit eden, dünyanın tamamını kana bulayan mikroplar haline geldi. Biliyoruz bunlar kendi kendilerine üremediler. Bu teröristler ve terör örgütleri yerden bıçak gibi çıkmadı. Bunlar İslam dünyasının istikrarsızlaştırılması, bölgenin stebilizasyonu ve özellikle dünyaya kapkara kötü bir İslam anlayışının, İslam algısının dünyaya satılması için üretildi" dedi.
MİKROPLAR SAYESİNDE İSLAM VE İNSANLIK HUZURLUK İÇERİSİNE SÜRÜKLENİYOR
DEAŞ terör örgütünün dünyaya zarar verdiğini ifade eden Işık, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Şu DEAŞ, şu terör örgütlerinin İslam'a verdiği zararı acaba hangi Haçlı ordusu verebilirdi. Barış dini, huzur dini olan İslam'ın algısına acaba dünyada hangi İslam düşmanı bu kadar katkıda bulunabilirdi. Soruyorum size? Dünyanın küçüldüğü bir dönemde erişimin, ulaşımın çok kolaylaştığı bir dönemde insanın içerisinde kopan fırtınalara cevap verecek yüce dinimizin, bütün dünyanın gözünde terörle eşdeğer hale getirme çabaları zannediyor musunuz kendiliğinden oluşuyor? Hayır. Bir takım laboratuvarlarda üretilen mikroplar elverişli ortamda çoğaltılarak bütün dünyaya maalesef yaygınlaştırılıyor. O mikroplar sayesinde de hem bölgemiz, hem İslam dünyası, hem de insanlık büyük huzursuzluk içerisine sürükleniyor. Pek çok bilim kurgu filminde benzer senaryoları izledik. Bu mikroplar kontrolden çıkar dünyayı yok etme noktasına gelince bir film kahramanı çıkar bunları yener. Reel hayatta bir film kahramanı çıkıp bunları yenemeyebilir. Bugün artık dünyanın hiçbir merkezi teröre karşı güvenli bir liman değil. Daha düne kadar dünyanın en güvenli şehir sıralamasını kimseye kaptırmayan merkezler hemen her gün terör tehdidi altına giriyor. Burada herkesin şapkasını önüne koyup düşünmesi lazım. Acaba kim nerede hata yaptı, kim yanlış yaptı ki terör küreselleşti? Terörle mücadelenin başarıya ulaşabilmesi için hasar tespiti ve durum tespiti yapılması gerekiyor. Terörle mücadelede çifte standart olmaz. Senin teröristin iyi, benim teröristim kötü anlayışı kesinlikle kabul edilemez"
HÜKÜMET OLARAK BEKLENTİMİZ PYD'YE VERİLEN SİLAHLARIN GERİ TOPLANMASIDIR
Işık, Hükümet olarak beklentilerinin ABD'nin PYD'ye verdiği silahları toplaması olduğunu belirterek, konuşmasına şöyle devam etti:
"ABD'ye ben bizzat Milli Savunma Bakanı olarak o dönemde defalarca izah ettim. Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız her platformda bu PYD'nin, PKK'nın Suriye koludur. Bununla iş birliği yapmayın, bununla işbirliği yapmak Türkiye'nin düşmanıyla işbirliği yapmaktır şeklinde her zaman söyledi. ABD'de seçimler olup yeni yönetim işbaşına gelince 'Şu PYD ile işbirliğinden vazgeçin' dedik. 'Biz bunlarla işbirliği yapmaya mecburuz' diye Rakka operasyonunu PYD ile yaptılar. PYD'ye silah verdiler. Bu silahlar PYD'nin Rakka'da operasyonda kullanacağı silahlardan daha öte silahlar. ABD Savunma Bakanı'yla yoğun müzakerelerimiz ile ilgili bana o zamanlar mektup gönderdiler. PYD ile işlerinin geçici olduğunu söylediler. Rakka operasyonundan sonra silahları toplayacaklarını söylediler. Dün, Sayın Cumhurbaşkanımız ile Sayın Trump'ın görüşmesinde PYD'ye yeni silah verilmeyeceği konusu karar altına alınmıştı. Bu sevindirici bir gelişme. Bize daha önce yazılı taahhütleri olan Rakka operasyonun bittiğini açıkladılar. Rakka operasyonu bitince PYD'ye verilen silahlar toplanacaktı. Hükümet olarak beklentimiz PYD'ye verilen silahların geri toplanmasıdır. ABD'nin yapması gereken önemli adımlardan birisi bu silahları tekrar geri toplamaya başlamasıdır. Ancak o zaman Türkiye kamuoyu evet ABD'nin yeni yönetimi verdiği sözü tuttu kanaatine varılır"
Görüntü Dökümü
-------------------
-Fikri Işık'ın salona gelişi
-Fikri Işık'ın konuşması
DERİNCE(Kocaeli), -
========================================================
2)BAKAN ALBAYRAK: ARTIK ŞAMPİYONLAR LİGİ'NDE OYNAMAMIZ LAZIM
ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Trabzon'da partisinin Düzköy İlçe kongresinde konuştu. Albayrak "Bizler enerji, ekonomi her alanda son 15 sende lokal bir mücadele, artık bugünden sonra küresel bir mücadeleye doğru evrildi. Karşımızda artım amatör küme takımları yok. Her seçimde yeniyoruz. Artık Şampiyonlar Ligi'nde oynamamız lazımö dedi.
Ak Parti Düzköy 6'ıncı Olağan İlçe Kongresi, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın da katılımıyla gerçekleştirildi. İlçe kongresinde konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Mısır'da camiye yönelik saldırıyım kınadı. Bakan Soylu, "Selam varsa muhabbet vardır, sevgi vardır, aşk vardır. Size milletin sevgilisinden selam getirdim. Sözlerime başlarken dün aldığımız acı bir haber hepimizin içini kabartmıştır. Mısır'da camide gerçekleştiren saldırı sonrası yaklaşık 235 kişi hayatını kaybetti. 3 gün önce yine Nijerya'da bir camiye saldırı oldu.  Bu saldırıları yapanları şiddetle kınıyoruz ve lanetliyoruz. Şehit olanlara Allah'tan rahmet diliyorum.  Başbakanımız da ifade etti:   Bunun İslamiyet'le, inançla bir ilgisi yoktur. Biz bugün el altından hatta artık el üstünden terörü destekleyen Batı'nın görmediği anlamadığı da budurö dedi.
"BAŞIMIZA 'DEAŞ' DİYE BİR MUSİBET ÇIKARDILARö
Türkiye'ye DEAŞ terör örgütünün yamamaya çalışanların aslında DAEŞ'i icat ettiklerinin altını çizen Bakan Soylu şöyle konuştu:
Dünyada başımıza 'DEAŞ' diye bir musibet çıkardılar. Bir ara bu DAEŞ'i Anadolu topraklarına yamaya çalıştılar. Biz onların bizle ilgisi olmadığını anlattık. Terörün dinin ve milliyetinin olmadığını dünyaya defalarca anlattık. Ama bir senaryo içinde olan Batı kendi ürettiği canavarı bize hamle etmek için elinden gelen her şeyi ortaya koydu. Ama hepimiz Rakka'da öğle bir fotoğrafa şahit olduk ki, anladık ki bu yapılanların hepsi esas itibarıyla Orta Doğu başka olmak üzere coğrafyamızı ele geçirmek için bir oyunun bir tezgahın planlandığını hep beraber gördük. PYD, PKK, YPG bunlarla ilişkili Rakka'ya gidiyorlar bunlara el sıkıştırıyorlar. ve dünyanın gözü önünde bir kirli oyun ve ittifakın her tarafından anlaşılmasına hiç umursamadan bu tezgahı ortaya koyuyorlar. Çok önemli bir süreci hep birlikte gerçekleştiriyoruz. Bu süreçte aslında Türkiye'nin neyi ifade ettiğini, demokrasiye sahip çıkmakla, etrafındaki coğrafyaya ve ayakları üzerinde durarak kendi liderine sahip çıkmakla aslında nasıl bir dava yürüttüğünü de bir kez daha anlıyoruz.  Bizi DEAŞ'e yamamaya çalışanlar aslında DAEŞ'i icat ettiler. PKK, PYD arasında bir organizasyon oluşturdular ondan sonra da dönüp dünyanın gözüne baka baka 'Şimdi biz bu senaryoyu bitiriyoruz' diye bir oyunun altına imza attılar. Biliniz ki DAEŞ ile PKK arasında bu ilişkiyi kuranlar Türkiye'de bir taraftan 27 Nisan e bildirisini, bir taraftan gezi olaylarını, bir taraftan 17-25 Aralık darbe girişimini, 6-7 Ekim olaylarını ve bir taraftan da 15 Temmuz darbe teşebbüsünü ortaya koyanların ta kendisidir ve aynısıdırö
"ALIN ŞİMDİ KOALİSYONU BAŞINIZA ÇALINö
Almanya'da yapılan seçimin ardından halen daha hükümetin kurulamadığını hatırlatan Bakan Soylu "Her kongrenin bir anlamı ve manası vardır. 16 Nisan tartışmaları yapılırken, bu ülkede bize Almanya'yı örnek gösterdiler. 'Koalisyonun güzel tarafları da var' diyorlardı. Kaç ay oldu Almanya'da seçim olalı? Halen daha hükümet kuramadılar. Ne yapacakları ve nasıl adım atacakları belli değil. Alın şimdi koalisyonu başınıza çalın. O Almanya'da 16 Nisan'da bize oradan müdahale etti. Hani çok gelişmiş demokrasiydi hadi anlaşın da göreyim. Niye anlaşamıyorsunuz? Sizin bizim gibi yanınızda Suriye mi, Irak mı var? Siz bizim gibi PKK, DAEŞ ve FETÖ ile mi uğraşıyorsunuz? Tam tersi Türkiye'nin ne kadar düşmanı varsa hepsini Almanya'nın içerisinde barındırıyorsunuz. Cenabı Allah'ın bir tokadı vardır, o tokadı da böyle indirirö ifadelerini kullandı.
Hedefleri olan bir Türkiye'nin var olduğunu da kaydeden Bakan Soylu kente yapılan hükümet yatırımlarından da bahsetti.
BAKAN ALBAYRAK: DİKKATLİ OLMAMIZ GEREKİYOR
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ise terörle mücadele de tarihi günlerden geçildiğini ve bu mücadelenin kararlılık ve korkusuzca sürdüğünü söyledi.  Bazılarının 'milli' kelimesinden rahatsızlık duyduğunu dile getiren Bakan Albayrak şunları söyledi:
"Tarihi günlerden geçtiğimiz, tarihi bir kırılmanın günlerini yaşadığımız bu yüzyılın sınırların yeniden çizileceği, bu ülkenin birliği ve beraberliğine özellikle son yıllarda ne kadar büyük operasyonların yaşandığı şu günlerde,  kapımızın her geçen gün, sınırımızın olduğu yerden 4 bin TIR silahın sevkiyatı gerçekleştiği şu günlerde, belki de bölgenin çok kanlı bir savaşa sürüklenmesinin planlarının yapıldığı şu günlerde Türkiye olarak çok dikkatli olmamız, bu dönemde, birlik ve beraberlik içerisinde olmamız gerekiyor. Bugün burada Türkiye'nin bir partisinin kongresini değil Türkiye'nin geleceğini oturup konuşuyoruz. İşte ana muhalefet, ortada. 'milli diyoruz' birileri alerji oluyor. Yerli ve milli olmaktan kimse gocunmuyor. Niye gocunuyorsun? 780 bin kilometrekare bu toprakların 1 santimetrekaresine bile göz dikenin gözünü oyacak bir siyaset yapıyoruz. Bugüne kadar biz Türkiye olarak buna izin vermedik. Hele sayın bakanımızın İşçileri Bakanlığı'na gelmesi itibarıyla bunu çok net şekilde gösteriyoruzö
"TARİHİ GÜNLERDEN GEÇİYORUZ"
Her seçimde yendiklerini ve artık Şampiyonlar Ligi'nde oynamaları gerektiğini savunan Bakan Albayarak şunları kaydetti:
Konu mevzu vatansa yekvücut olması gerek dönemde, bir bakıyoruz adam teröristin cenazesinde. Sen onunla yan yana isen arkadaş o zaman sen terör örgütünün yandaşısın. Öyle değil mi? Sen benim şehidimin değil teröristin cenazesine gidiyorsan sen yandaşsın. Mustafa Kemal Atatürk'ü ağzına alma.  Bu bayrağı ağzına alma. Tarihi günlerden geçiyoruz bunun farkında olmamız lazım.  Bizler enerji, ekonomi her alanda son 15 sende lokal bir mücadele, artık bugünden sonra küresel bir mücadeleye doğru evrildi. Karşımızda artım amatör küme takımları yok. Her seçimde yeniyoruz. Artık Şampiyonlar Ligi'nde oynamamız lazım. Değil mi? Aynen öyleö 
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Alybayrak 15 Temmuz darbe girişimi gecesi yaşadıklarını da anlatarak konuşmasını tamamladı. 
Tek liste halinde gidilen seçimde ise Şenol Akpınar yeniden AK Parti Düzköy İlçe Başkanı seçildi. 
Görüntü Dökümü
------------------------
Bakan Soylu konuşma
Bakan Albayrak konuşma
Detaylar
HABER: FATİH TURAN KAMERA: Tolga SAĞLAM/DHA
===========================================================
3)BAKAN FAKIBABA: 3 YIL SONRA ET İTHAL ETMEYECEĞİZ
GIDA, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Türkiye'de 2002 yılında 6.1 kilo olan kişi başı kırmızı et tüketiminin 14.7 kiloya yükseldiğini söyledi. Bu oranı 15 kilonun üzerine çıkarmayı hedeflediklerini anlatan Bakan Fakıbaba, canlı hayvan ve et ithalatını da sonlandırmayı amaçladıklarını belirterek, "Şu anda üretimimiz yeterli değil. Ama insanlarımızın kırmızı et ihtiyacı var. Şu anda yapılan canlı hayvan ve et ithalatı geçicidir. 3 yıl sonra biz artık et ithalat etmeyeceğiz. Buna emin olun, kendine yeten bir ülke olacağız" dedi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ile Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Şanlıurfa'ya geldi. Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin'i ziyaret eden 2 bakan daha sonra Organize Sanayi Bölgesinde bir çırçır fabrikasının açılış törenine katıldı.
Törende ilk olarak konuşan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Şanlıurfa'nın pamuk şehri olduğunu ve pamuk sanayisi üzerinde önemli gelişmelerin yaşandığını söyledi. Dünyada pamuk ihtiyacını karşılayan 8 ülkeden birisinin Türkiye olduğunu belirten Tüfenkci, "Türkiye yüzde yüz GDO'suz pamuk üreten ülkeler arasında en verimli pamuk üretimini yapan ülkedir.ö dedi.
Pamuk veremliliğinde Türkiye'nin ilk 5 ülke arasında yer aldığını dile getiren Bakan Tüfenkci, "Dünya pamuk üretiminin yaklaşık yüzde 80'i Türkiye'nin de içinde bulunduğu 8 ülke tarafından gerçekleştirilmektedir. Dünya pamuk verimliliğinde Türkiye dünyanın ilk 5 ülkesinden biridir. Türkiye yüzde yüz GDO'suz pamuk üreten ülkeler arasında en verimli pamuk üretimini yapan ülkedir. Biz ülke olarak Türkiyemizin lokomotif sektörü olarak tekstil sanayimizin hem pamuk hem tekstilin stratejik ürün olduğunu biliyoruz. Tekstilin ham maddesi olan pamuğun yine ne kadar önemli olduğu bilinci içerisinde hareket ediyoruz. Biz bu bölgede özellikle pamuk üretimi ile beraber tekstiline gelişmesini istiyoruzö diye konuştu.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ise canlı hayvan ve et ithalatına karşı olduğunu ve bu durumu çözüme kavuşturacaklarını belirtti. Kişi başı kırmızı et tüketimini 15 kilonun üzerine çıkarmayı hedeflediklerini anlatan Bakan Fakıbaba, şöyle dedi:
"Benim vatandaşlarım et yemek zorundadır. Bakın 2002 yılında biz iktidar olmadan önce kişi 6.1 kilogram olan et tüketimi bugün 14.7 kilograma çıkmıştır. İnşallah programlarımızı yaptık ve bunu 15 kilograma çıkartmaya çalışacağız. Şu anda üretimimiz yeterli değildir. Ama benim insanlarımın kırmızı et ihtiyacı vardır. Şu anda yapılan ithalat geçicidir. 3 yıl sonra biz artık et ithal etmeyeceğiz. Buna emin olun, kendine yeten bir ülke olacağız. GAP bölgesinin verimli toprakları suyla buluşacak. Ne kadar ot, o kadar et ve süt olacak. Bunun bilinci içerisinde olan bir bakan arkadaşınız var."
Yapılan konuşmaların ardından fabrikanın açılış kurdelesini kesen bakanlar düğmeye basarak makinaları çalıştırdı.
Görüntü Dökümü
----------------------------------
Şanlıurfa Valiliğine gelen bakanlar
Bakanlara hediye takdim edilmesi
Fabrika açılışına katılan bakanlar
Konuşma yapan bakanlar
Genel ve detay görüntüler
 Haber: Ali LEYLAK-Kamera: Ömer ŞULUL-ŞANLIURFA-DHA)
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 425MB
=====================================================
4)IŞIK İKİZOĞLU'NUN ÖLDÜRÜLMESİ DAVASINA BAŞLANDI
İZMİR'in Dikili İlçesinde geçen mayıs ayında boşandığı 32 yaşındaki Işık İkizoğlu'nu başına çekiçle vurarak öldürmekle suçlanan 58 yaşındaki Yahya Cengiz Küçük'ün yargılanmasına başlandı. Duruşma öncesi adliye önünde toplanan bir grup kadın, kadın cinayetlerini protesto etti.
Dikili'de, 9 yaşında bir kızları olan Işık İkizoğlu ile Antalya'dan gelen eski eşi Yahya Cengiz Küçük, geçen mayıs ayında bir kafeteryada buluştu. Aralarında çıkan tartışmanın ardından Işık İkizoğlu, eski eşinin yanından ayrılıp dövüldüğünü söyleyerek polise şikayette bulundu. İfadesi alınan İkizoğlu'na, götürüldüğü adli tabiplikte 'darp izine rastlanmadı' raporu verildi. Işık İkizoğlu evine dönerken polis Yahya Cengiz Küçük'ü aradı ancak bulamadı. Küçük, öğleden sonra eski eşi Işıl İkizoğlu'nun, Duygu Sitesi'ndeki evine geldi. O sırada kızları okulda olan ikili yeniden tartıştı. Işık İkizoğlu'nu başına çekiçle vurarak öldüren Yahya Cengiz Kuçuk, polisi arayarak cinayeti işlediğini söyledi. Olay yerine gelen polis ekipleri, genç kadının cansız bedeniyle karşılaştı. Gözaltına alınan Yahya Cengiz Küçük, İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Işık İkizoğlu'nun cenazesi ise otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Katil zanlısı Yahya Cengiz Küçük, emniyette susma hakkını kullandı. İşlemleri tamamlanan Küçük, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine konuldu.
Hakkında, Bergama Ağır Ceza Mahkemesi'nde, ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle dava açılan Yahya Cengiz Küçük'ün yargılanmasına başlandı. Sanık Küçük'ün hazır bulundurulduğu davanın duruşmasını, Işık İkizoğlu'nun annesi Füsun İkizoğlu ve ablası Başak İkizoğlu da izledi. Duruşmada İzmir Barosu Kadın Hakları Danışma ve Hukuk Araştırmaları Merkezi avukatlarının müdahillik talebi kabul edilmedi. Ardından savunma yapan sanık Yahya Cengiz Küçük, eski eşi İkizoğlu'nun yaşam tarzını eleştirdi, "Pişmanım çok uyarmıştım, şoktaydım, hatırlamıyorum" diye konuştu. Kendisinin arbede sırasında düştüğünü ve çekici yerde bulduğunu öne sürdü. İkizoğlu'nun ailesinin avukatları ise Küçük'e, "Madem kötü yaşam tarzı olan bir kadındı niçin çocuğun vekaletini almak için bir çaban olmadı" diye sordu. Küçük ise boşanırken İkizoğlu ile anlaştığını söyledi. Duruşma eksikliklerin giderilmesi için 18 Ocak 2018 tarihine ertelendi.
KADIN PLATFORMU'NDAN AÇIKLAMA
Dikili Kadın Platformu tarafıdan duruşma önce Dikili'de basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya, Bergamalı kadınlar, Bergama Eğitim-Sen, Atatürkçü Düşünce Derneği Bergama Şubesi, Bergama Belediyesi Başkan Yardımcısı Ali Kahyaoğlu, Bergama ve Dikili Belediyesi Meclis Üyeleri de destek verdi. Dikili Atatürk Meydanı'nda yapılan basın açıklamasında Dikili Kadın Platformu tarafından 'Erkek adalet değil gerçek adalet' yazılı pankart açıldı. 'Işıklar sönmesin', 'Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz', 'Tacize, tecavüze, kadın cinayetlerine hayır', 'Şiddete, savaşa, güvencesizliğe, kadın düşmanlığına karşı isyandayız' ve 'Kadın katliamına son' yazılı dövizler taşındı. Dikili Kadın Platformu adına konuşan Bilge Demir, "Uzaklaştırma cezası alan eşleri ve yakınları tarafından katledilen kadınlarımız devlet tarafından korunması gerekirken ceza almış bir kişi nasıl bu kadar rahatça dolaşıp 10 yaşındaki kızını annesiz bırakacak katliamı gerçekleştirir" dedi. Işık İkizoğlu'nun ablası Başak İkizoğlu da kardeşi için yazdığı şiiri okudu.
İZMİR BAROSU AVUKATLARINDAN AÇIKLAMA
Duruşma sonrası Bergama Adliyesi önünde açıklama yapan İzmir Barosu Kadın Hakları Danışma ve Hukuk Araştırmaları Merkezi Yürütme Kurulu Üyesi Avukat Gülce Mutoğlu Kılavuz ise, davaya İzmir Barosu olarak müdahil olma talebinde bulunduklarını söyleyerek, "Talebimiz sırasında kadına yönelik şiddetin insan hakları ihlali olduğunu özellikle belirterek, uluslararası sözleşmeler ve özellikle İstanbul Sözleşmesi'ne atıfta bulunarak müdahil olma talebimizi mahkemeye ilettik. Ancak talebimiz oybirliği ile reddedildi. Bu karara karşı gerekli itirazları yapacağız. Aynı zamanda İzmir Barosu Başkanlığı Kadın Hakları Danışma ve Hukuk Araştırmaları Merkezi olarak davanın takipçisi olamaya devam edeceğiz" dedi.
İzmir Barosu Başkanlığı Kadın Hakları Danışma ve Hukuk Araştırmaları Merkezi koordinatörü Avukat Devrim Cengiz Aygün ise; 25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddet ile Mücadele Günü arifesinde bu davayı takip ettikleri için çok üzgün olduklarını ifade etti. Türkiye'de kadınların en temel yaşam hakkının sıklıkla ihmal edildiğini savunan Aygün, "Biz İzmir Barosu Kadın Hakları Danışma ve Hukuk Araştırmaları Merkezi olarak Türkiye'nin neresinde olursa olsun, kadına yönelik şiddet davalarına müdahil olacağız" diye konuştu.
Görüntü Dökümü
----------------------------------
-Duruşma öncesi Dikili'deki açıklamadan görüntü,
-Duruşma sonrası avukatların Bergama'daki açıklamalarından görüntü.
 Haber - Kamera: Oben ULU/BERGAMA (İzmir),
===================================================
5)KAHRAMANMARAŞ BELEDİYE BAŞKANI: EŞİNE ZULMEDEN ERKEĞİN ALLAH BELASINI VERSİN
KAHRAMANMARAŞ Büyükşehir Belediye Başkanı Ak Partili Fatih Mehmet Erkoç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'Erkek işsiz eve gelip hıncını karısından alır' sözlerine, "Kadına şiddetin maruz görülebilecek hiçbir yanı yoktur. Yok, geçim derdi, yok şu, yok bundan dolayı gelip evinde kadınına, hanımına, eşine zulmeden adamın Allah belasını versin" diyerek tepki gösterdi.
Kadına Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü nedeniyle Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlik kapsamında kadınlar Atatürk Meydanı'nda bir araya geldi. Ak Parti Kahramanmaraş Milletvekili İmran Kılıç, Onikişubat Belediye Başkanı Hanefi Mahçiçek, STK temsilcileri ve kadınların katılımıyla gerçekleşen programa gelenlere mor ve turuncu kurdeleler ile şiddete karşı çeşitli ifadelerin yer aldığı rozetler takıldı.
Programda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç, kadına şiddetin hiçbir mazeretinin olamayacağını söyledi. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'Erkek işsiz, eve yeteri kadar para getiremiyorsa eve gelip hıncını karısından alır' sözlerinin de kabul edilemez olduğunu belirten Erkoç, şunları söyledi:
"Kadına şiddetin maruz görülebilecek hiçbir yanı yoktur. Yok geçim derdi, yok şu, yok bundan dolayı gelip evinde kadınına, hanımına, eşine zulmeden adamın Allah belasını versin. Bunu söyleyenleri de kınıyoruz buradan, hiçbir mazereti yok. Çok üzüldük, bu cümleleri ana muhalefet liderinin ağzından duymak, o ailesine, kızın, kardeşine zulmeden zalimleri haklı gösterecek, onların o zulmünü başka sebeplerle başkalarının üzerine siyaset yapmak üzere atmaya çalışması çok üzücü."
Konuşmaların ardından törene katılan protokol üyeleri ile kadınlar mavi ve turuncu boyalarla; 'Kadına şiddete dur de' yazılı panoya ellerini bastı.
Görüntü Dökümü
----------------------------------
Yakalara kurdele ve rozet takılması
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı
Fatih Mehmet Erkoç'un konuşması
Balonların uçurulması
Kadınlarını elini panoya basması
Genel ve detay görüntüler
( Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 154 MB
=======================================================
6)İZMİRLİ KADINLAR "ŞİDDETE HAYIR" DEDİ
İZMİR'de kadınlar, 'Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'ndebir araya geldi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu da kadınlara destek verdi. Etkinliğe eşi Dr. Türkegül Kocaoğlu ile birlikte katılan Başkan Kocaoğlu, kadına yönelik şiddet ve çocuk yaşta evliliklere karşı yeni bir duruş, yeni bir çıkış yolu gerektiğini söyledi.
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Alsancak Vasıf Çınar Meydanı'nda düzenlenen açılış programı ve yürüyüşe Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve eşi Dr. Türkegül Kocaoğlu'nun yanı sıra tanınmış oyuncu Füsun Demirel de katıldı. Törende konuşan Başkan Aziz Kocaoğlu, kadına yönelik şiddet ve çocuk yaşta evliliklerin mevcut politikalarla engellenmesinin mümkün olmadığını belirterek, "O halde yeni bir şey yapmamız gerekiyor. Yeni bir duruş, yeni bir düşünce, yeni bir çıkış yolu bulmamız gerekiyor. Biz İzmir'de çok şanslıyız. Bizim hayatın içinde, ekonomide, sokakta, haksızlığa direnen, erkeklerden daha önce müdahale eden, İzmir'in yaşam biçimini koruyan, geliştiren kadınlarımız çoğunlukta. Bugün biz burada gericiliğe karşı, Türkiye'yi Ortadoğu bataklığına götürmek isteyenlere karşı, kadın haklarını geri almak isteyenlere karşı bir mücadele verebiliyorsak, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün kentinde gericiliğe karşı direnebiliyorsak, bunu kadınlarımıza borçluyuz. Üretimde, belediyecilikte, kırsalda, hayatın her aşamasında öncü olmak, örnek olmak durumundayız. Kurtuluşun ve kuruluşun kenti İzmir, Türkiye'de bu görevi üstlenmek durumundadır. Biz hep birlikte, hiçbir ayrım yapmadan, etnik kimliği, inancı ne olursa olsun birlik içinde, beraberlik içinde yaşıyoruz. Bunu daha da güçlendirmemiz gerekiyor. Kentlilik bilincini bu kadar göçe rağmen sürdürebilen, İzmir gibi başka bir kent yoktur. Bizim farkımız sizlersiniz" dedi.
"ZAMAN ÖZ SAVUNMA ZAMANI"
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin etkinliklerine katılan oyuncu, yazar ve çevirmen Füsun Demirel ise yaptığı konuşmada, son 15 yılda ülkede kadına yönelik ayrımcılığın ve düşmanlığın körüklendiğine belirterek, şunları söyledi:
"Bu ülkede her ay 40 kadın öldürülüyor. 6284 sayılı Koruma Kanunu 2012'de kabul edilmesine rağmen uygulanmıyor. Ne yaparsak kadına yönelik şiddeti durdurabiliriz? Şiddet sadece fiziksel değil; duygusal, ekonomik, cinsel boyutu da var. Sevgi anneler evlatlarımızı barışçıl insan ve kadın haklarından yana yetiştirmeliyiz. Kız çocuklarımıza haklarına sahip olmayı öğretmeliyiz. Zaman öz savunma zamanı. Kadının şiddet görmemesi için mücadele edeceğiz. Kadınların örgütlü hareketiyle kadın düşmanlarına karşı mücadele etmekten başka çaremiz yok. Siyasi görüşü ne olursa olsun, tüm kadınların şiddete, çocukların istismarına karşı hep birlikte mücadele etmesi gerekiyor. Şu meydanda birbirinize Söz vermenizi istiyoruz. Kadınları korumayan yasalarla, gericilik ve yobazlıkla mücadele için söz vermenizi istiyorum. Kötü olan her şey değişebilir. Buna inanıyorum. Kadınlar yepyeni bir dünya kurabilir. Kadınlarımızı erkek şiddetinden kurtarmak için bugün bu meydanda birbirimize verdiğimiz bu sözü hiç unutmayalım."
ŞİDDETE SANATSAL TEPKİ
Vasıf Çınar Meydanı'ndaki etkinlikte sanatçı Burcu Bostancıoğlu tarafından gerçekleştirilen enstalasyon çalışmasının da açılışı da yapıldı. Şiddete maruz kalarak yaşamını yitirmiş kadınları sembolize eden beyaz güller ve şiddeti simgeleyen kırmızı su ile dolu şırıngaların yer aldığı eserde sergilenen objeler, katledilen kadınları temsilen hazırlanmış kelebek figürü üzerine yerleştirildi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve sanatçı Füsun Demirel'in de aralarında yer aldığı katılımcılar, daha sonra Kültürpark İsmet İnönü Sanat Merkezi'ne kadar yürüdü. Burada yine Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen kadına yönelik şiddet temalı dans gösterisi ve Füsun Demirel'in 'Aşk Dersleri' adlı tiyatro oyunu sahnelendi.
Görüntü Dökümü
--------------------
Vatandaşlardan görüntü
Sanatçı Burcu Bostancıoğlu'nun eserinden görüntü
Aziz Kocaoğlu'nun konuşmasından görüntü
Yürüyüşten görüntü
Genel ve detay görüntü
 Haber-Kamera: Mehmet GÜNEY / İZMİR,
========================================================
7)KADINLAR ŞİDDETE KARŞI TURUNCU RENKLE YÜRÜDÜ
DENİZLİ'de 25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü nedeniyle düzenlenen, erkeklerin de destek verdiği yürüyüşte kadınlar, şiddetin önüne geçilmesi için turuncu renkli kaşkol ve özgürlüğü simgeleyen turuncu kuş broşları taktı. Kadınlar, şiddete karşı seslerini yükseltirken, tırnaklarını da turuncuya boyadı.
Denizli Soroptimist Kulübü, 25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü için 'Cinsiyete Dayalı Şiddete Karşı Harekete Geç' etkinliği düzenledi. Merkezefendi ilçesi Yenişehir Mahallesi'ndeki Yunus Emre Parkı'nda yapılan etkinliğe; aralarında kamu kurumu, dernek ve odalarında bulunduğu 34 sivil toplum kuruluşu destek verdi. Kadına karşı şiddetin önüne geçilmesi için düzenlenen etkinlikte turuncu renkli balon, kaşkol ile üzerinde kuş simgesi bulunan ve özgürlüğü simgeleyen bronşlar dağıtıldı. Kadınlar, tırnaklarına turuncu ojeler sürdü. Etkinliğe çok sayıda erkekte katılarak destek verdi. Kadına karşı şiddetin son bulmasını isteyen katılımcılar, yürüyüş yolunda bisikletle ve yürüyerek 3 kilometrelik parkuru tamamladı. Yürüyüşe katılanlar ellerinde kadına şiddete karşı tepkileri içeren dövizler taşıdı. Etkinliğin sonunda katılımcılar tarafından gökyüzüne turuncu balonlar bırakıldı.
Soroptimist Kulübü Başkanı Avukat Jülide Keleş Yarışan, amaçlarının kadına karşı şiddetin son bulmasını sağlamak olduğunu belirterek, "25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü. 10 Aralık'ta İnsan Hakları Günü. Bu ikisinin arasındaki 16 günde dünyayı turuncuya boya etkinlikleri yapılıyor. Amacımız kadına karşı şiddetin insan hakları ihlali olduğunu herkesin anlamasını kabuk etmesini ve bu konuda mücadele etmesini sağlamak. Bu kapsamda biz de Denizli Soroptimist Kulübü olarak, bu etkinliği planladık. Düzenlediğimiz etkinliğe 34 sivil toplum kuruluşu da destek verdi. Hep birlikte bir bildirge hazırladık. Kadına karşı şiddete karşı bizde varız dedik. Bunu göstermek için bugün yürüyüş ve bisiklet sürüş etkinliğimiz var. Kadına şiddete karşı hep birlikte harekete geçiyoruz" dedi.
Erkek ve kadınların ortak mücadelesi sonucu kadına şiddetin son bulabileceğini vurgulayan Yarışan, "Turuncu bronşlarımız azmimizi ve mücadelemizde kararlılığımızı gösteriyor. Turuncuyu seçme nedenimiz parlak rengiyle aslında güneşin bize verdiği umudu, parlak bir geleceğe vereceğimiz mücadeleyle ulaşacağımızı simgeliyor. Etkinliğimizde erkeklerde yer alıyor. Verdikleri destekten öte onlar bizim paydaşlarımız. Toplumsal bir mücadele olmak zorunda. Kadın ve erkek şiddete karşı mücadele edersek başarıya ulaşabileceğiz. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği yada ayrımcılığı kadın yada erkeğe özgü birşey değildir. Tüm toplumu ilgilendirir. O yüzden bu mücadelede hep birlikteyiz" diye konuştu.
Görüntü Dökümü
-------------------
Kadınlardan görüntüler
Şiddete karşı tepki mesajları veren dövizlerden
balonlardan ve kuş ile kaşkol dağıtılmasından
Kuş broşu takanlardan görüntü
Bisiklet binenlerden görüntü
Kadınların birlikte şiddete karşı bağırması
Avukat Jülide Keleş Yarışan'ın konuşması
Yürüyüşten görüntüler
Haber: Ramazan ÇETİN- Kamera: Deniz TOKAT / DENİZLİ,
====================================================
8)KIRIKKALE'DE DAMIZLIK KOYUN VE KOÇ DAĞITILDI
KIRIKKALE'de Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliğine üye 100 yetiştiriciye damızlık koç dağıtıldı.
Kırıkkale Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünde düzenlenen törene Vali Mehmet İlker Haktankaçmaz, Belediye Başkan Yardımcısı Halil Danacı, İl Genel Meclisi Başkanı Murat Çaykara, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Sırrı Yılmaz, Kırıkkale Damızlık Koyun Keçi Derneği Başkanı Kürşat Ulusoy ve hayvan yetiştiricileri katıldı.
Törende konuşan Vali Haktankaçmaz,  "Damızlık koç dağıtılmasını çok anlamlı buluyorum. Şu bakımdan çok anlamlı. Devletimizin verdiği destek 100 bin lira. Bunun yarıdan fazlasını da ayrıca üreticimiz kendi cebinden koymak suretiyle katkıda bulunmuş. Çoluk çocuğunuzu geçindirmek için bu faaliyetin içindesiniz. Ama ülkemizin ekonomik olarak da gelişmesine katkı sağlayacak bütün Türkiye'nin vatandaşlarımızın beslenmesi için çok hayırlı bir program olacak. Bu da devlet, vatandaş işbirliğinin en güzel örneğidir" dedi. Yapılan konuşmanın ardından çekilen kura sonucu 100 yetiştiriciye damızlık koç dağıtıldı.
Görüntü Dökümü
-------------------
Vali Haktankaçmaz'ın konuşması
Koyun ve koç dağıtımı
Detay görüntüler
Erhan GÖĞEM/KIRIKKALE, -
======================================================
25 Kasım 2017 Cumartesi 15:13

Dikili, Fikri Işık, Türkiye, Politika, Güncel