Edebi Dilin de Sinema Dilinin de Deve Dişi Tarafları Var'

Yönetmen Derviş Zaim, edebi dil ile sinema dili arasında farklılıklar bulunduğunu belirterek, 'Kolay tarafları vardır çok zor tarafları da vardır.

Yönetmen Derviş Zaim, edebi dil ile sinema dili arasında farklılıklar bulunduğunu belirterek, "Kolay tarafları vardır çok zor tarafları da vardır. Bütün bu kolay ve zor taraflar birbirine benzemezler, elmalar ve armutlar gibidirler." dedi.

Yapı Kredi Yayınları tarafından yayınlanan ikinci romanı "Rüyet"in basın tanıtım toplantısına katılan Zaim, AA muhabirinin sorularını cevapladı.

Bir düşünceyi film ve senaryo ile mi yoksa kitapla mı anlatmanın daha kolay olduğunun sorulması üzerine Zaim, ikisinin de kendisine ait zorlukları ve kolay tarafları olduğunu söyledi.

Her iki dilin de zorluk ve kolaylığının niyetle ve kullanılan dilin çetrefilliğiyle doğru orantılı olduğunu ifade eden Zaim, şöyle devam etti:

"Edebi dilin de sinema dilinin de deve dişi tarafları da vardır ama kaçabileceğiniz tarafları da vardır. Kolay tarafları vardır çok zor tarafları da vardır. Bütün bu kolay ve zor taraflar birbirine benzemezler, elmalar ve armutlar gibidirler. Birisinde anlatabilmek için göbeğinizi yırtacağınız bir şeyi ötekini kullanarak çok daha rahatlıkla ifade edebilirsiniz ama tersi de doğrudur. Kolay ifade edebildiğiniz bir şey öteki alanda çok zor ifade ediliyor olabilir. Bunların farkına varıp bunun niyetle meseleyle birlikte ele almak gerekiyor ki bunlar da birbirinden ayrılabilen mesele, olay ve olgular değillerdir."

Basın toplantısında ayrıca, Derviş Zaim imzası taşıyan ve daha önce kısa versiyonları yayınlanan 55 saniyelik romana ilişkin bir video da izlendi.

Çalışmalarına ilişkin bilgi veren Zaim, Rüyet'in 1992 yılında Yunus Nadi Roman Armağanı'nı kazanan "Ares Harikalar Diyarında" adlı romanından sonra kaleme aldığı ikinci eser olduğunu anımsatarak, "Aradan 25 yılı aşkın bir süre geçti. Uzun süreden sonra ikinci bir romanla burada olmanın bahtiyarlığı içindeyim." şeklinde konuştu.

"Terle ve mesaiyle ortaya çıktı"

Yönetmen ve senarist kimliğiyle daha çok tanındığını belirten Zaim, şunları kaydetti:

"Tekrar romanla karşınıza çıkmak, bu tarafımın da gündeme gelmiş olması, hatırlanması beni mutlu etti. Rüyet 2016 yılının başlarında yazmaya girişildi ve yaklaşık 2.5 yıllık bir sürede yazıldı. İlham esin perisi işin içerisinde var mıydı? Yok muydu? Onlara pek inanmadığımı söylemem gerekiyor. Terle ve mesaiyle ortaya çıktı."

Farklı kaynakların kendisini etkilediğini belirten Zaim, konseptin fikirle birleşerek baskın olmaya başladığını ve daha sonra kitabın kendisine ait bir evren kurulması sürecinin başladığını söyledi.

Kitabın sinemaya aktarılma imkanının sorulması üzerine Zaim, "Film olarak çıkmadı, bunun bir roman olarak ortaya çıkması gerekiyordu. İnsanın nasıl bir niyetle ortaya çıktığı önemlidir. Benim niyetim bir roman yazmaktı. Bunu romanın kendi malzemesiyle ifade etmek istedim. Bunu film de yapmak istemedim. Çünkü yapılmaya elverişli değildi. Ama bundan film çıkar mı? Niyet olduktan sonra her şey yapılabilir." değerlendirmesinde bulundu.

"İki ayrı dilden bahsediyoruz"

Zaim, önceki çalışmalarıyla "Rüyet" kitabı arasında bir ilişki olduğunu belirterek, "Benzerlikler kurulacaktır, hiç benzemeyen tarafları da ortaya çıkacaktır. Bu da doğaldır. İki ayrı dilden bahsediyoruz. Biri sinema dili, biri edebi dil. Okuru hoş sürprizlerin beklediğini söylemek mümkün." şeklinde konuştu.

Kitabın hazırlanmasına katkı sağlayanlara teşekkür eden Zaim, "İnsanı kendi meşrebine göre farklı ve hoş lezzetlere götürebileceğini, güzel sürprizlere ve keşiflere açık bir roman olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.

Rüyet kelimesinin birçok anlamı olduğunu anlatan Zaim, "kalpten görmek" anlamının kendisine çekici geldiğini ayrıca bir önceki filmi "Rüya" ile de bir ilişkinin söz konusu olduğunu sözlerine ekledi.

"Tabutta Rövaşata", "Filler ve Çimen", "Çamur", "Balık" ve "Rüya" gibi filmleriyle tanınan yönetmen ve yazar Derviş Zaim'in Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan ikinci romanı Rüyet, romanın baş kahramanı Sine adlı bir mimarın gözünden anlatılıyor.

Şeyh Galip'in Hüsn-ü Aşk mesnevisinden etkilenilerek kaleme alındığı belirtilen hikayede, insan ruhunun anlam bulma ve kendini oluşturma çabası ele alınıyor.

Kaynak: AA

03 Nisan 2019 Çarşamba 15:20

Yapı Kredi Yayınları, Derviş Zaim, Yunus Nadi, Şeyh Galip, Yönetmen, Evren