Emniyet Genel Müdürlüğünün 'Fetö/pdy' Raporu (5) Açıklaması

Emniyet Genel Müdürlüğünün, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği, 'Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY)' konulu raporda, 'FETÖ/PDY' isimli yapılanmanın, Terörle Mücadele Kanununa göre, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, devletin ve cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, devletin iç ve dış güvenliğini kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla kurulmuş terör örgütü niteliğinde örgütlü yapıya sahip bir örgütlenme olduğu kanaati oluştuğu kaydedildi.

Emniyet Genel Müdürlüğünün, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği, "Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY)" konulu raporda, "FETÖ/PDY" isimli yapılanmanın, Terörle Mücadele Kanununa göre, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, devletin ve cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, devletin iç ve dış güvenliğini kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla kurulmuş terör örgütü niteliğinde örgütlü yapıya sahip bir örgütlenme olduğu kanaati oluştuğu kaydedildi.

Emniyet Genel Müdürlüğü, başsavcılığın talebi üzerine hazırladığı raporu, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Zeki Çatalkaya imzasını taşıyan üst yazısıyla başsavcılığa gönderdi.

Paralel Devlet Yapılanması ile ilgili olabileceği değerlendirilen ve geçmiş tarihlerde Türkiye genelinde meydana gelen bazı olayların incelendiği belirtilen raporda, değişik ilerde öğrenci kampları düzenlendiği, kampa çağrılacak kişilerin "düğüne çağrılacak" şeklinde kodlandığı, kampın yapılacağı evin ise "köşk" olarak tanımlandığı anlatıldı.

Kampa katılan öğrencilere, Said Nursi'nin kitaplarının okutulduğu, Fetullah Gülen'in vaaz kasetlerinin dinletildiği, öğrencilere çevre sakinleriyle konuşmamaları yönünde telkinde bulunulduğu belirtilen raporda, bazı kamplarda çevre sakinleriyle yakınlaşan öğrencilerin dövüldüğü, kampların medyaya yansıyarak haber olduğu ifade edildi.

Raporun, "kurumsal açılım" başlıklı kısmında, adliye personelleri, hakim, savcı, avukat, adli tabipler, emniyet müdürleri, üniversite öğretim görevlileri ve yöneticileri, bankalar, kurumların bölge müdürleri, hastane başhekimleri, sivil toplum örgütleri temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, milletvekilleri, iş adamları, toplum önderleri, etkili nüfuz sahipleriyle açılım ilişkileri geliştirilmesi ve bunun için yapılacaklar sıralandı.

Buna göre, kişilerle doğal gerekçeyi bularak tanışma, kartvizit atma ve verme, tanışılan kişiye önemli anlarının hatırlanarak ziyaret edilmesi veya çiçek gönderilmesi, belli zaman aralıklarıyla telefon edilmesi, diyaloğun sürdürülmesi, teşkilatça düzenlenecek önemli etkinliklere davet edilmesinin istendiği raporda, hedef şahısların tespiti ve listelerinin oluşturulması, çalışma gruplarının oluşturulması ve iş bölümü aşamalarının gerçekleştirilmesinin istendiğine yer verildi. 

"Amaçlanan hedefe ulaşma başarısını gözden geçirme" şeklinde doküman ele geçirildiği bildirilen raporda, söz konusu dokümanda çeşitli resmi kurum ve kuruluşlar ile sivil toplum kuruluşlarında görev alan hedef şahısları, örgüte eleman olarak kazandırabilmek için yapılması gereken örgütsel faaliyetten bahsedildiği belirtildi. 

Raporun, "düşünce ve kanaat" bölümünde, şunlar kaydedildi:

"Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY)' isimli yapılanmanın, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1 ve 7'nci maddelerinde ifade edilen Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, devletin iç ve dış güvenliğini kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla kurulmuş terör örgütü niteliğinde örgütlü yapıya sahip bir örgütlenme olduğu kanaati oluşmuş ise de 'cebir ve şiddet' başlığı altında ifade edilebilecek faaliyetler dikkate alındığında; soruşturmanın tamamına ve ele geçirilen delillerin tümüne vakıf olan Cumhuriyet Başsavcılığımızca cebir ve şiddete ilişkin verilerin bu unsurunun gerçekleşmemesi olarak göz önüne alınıp değerlendirilmesi ile 3713 sayılı kanunun tanımladığı 'terör örgütü' niteliklerinin tamamlanacağı ve soruşturma konusu yapının 'terör örgütü' olarak nitelendirilebileceği değerlendirilmektedir."

Ayrıca raporda, Fetullah Gülen hakkında İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, "silahlı terör örgütü kurma veya yönetme" suçundan, İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliğinin "silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla tenim etme" suçlarından yakalama emri çıkartıldığı hatırlatıldı.

(Bitti)

Kaynak: AA

01 Temmuz 2015 Çarşamba 18:13

Zeki Çatalkaya, Emniyet Genel Müdürlüğü, Politika, Güncel