Enerji Bakanı Dönmez: 'Türkiye Enerji Teknolojilerinde Üretim Üssü Haline Gelecek'

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, 'Tüm jeopolitik gerilimlere ve zorluklara rağmen, Türkiye, şeffaf ve rekabetçi piyasa yapısı ile öngörülebilir düzenleyici çerçeveyi oluşturmayı başarmış; özel sektör yatırımlarını harekete geçirecek adımlar atmıştır.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, "Tüm jeopolitik gerilimlere ve zorluklara rağmen, Türkiye, şeffaf ve rekabetçi piyasa yapısı ile öngörülebilir düzenleyici çerçeveyi oluşturmayı başarmış; özel sektör yatırımlarını harekete geçirecek adımlar atmıştır. Siyasi istikrar ve iyi yönetişim, enerji alanındaki özel sektör yatırımlarının hareketini kolaylaştırmıştır. Yenilenebilir enerji ve madenler başta olmak üzere enerji teknolojilerinde başlattığımız Ar-Ge, inovasyon temelli dönüşüm Türkiye'yi bu alanda önemli bir üretim üssü haline getirecek" dedi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının himayesinde düzenlenen Türkiye Enerji Zirvesi'sinin 9'uncusu başladı. Her yıl farklı bir şehirde düzenlenen zirve, bu sene 9-10 Ekim 2018 tarihlerinde Antalya'da gerçekleşiyor. Kamu ve özel sektörden enerji sektörü aktörlerini buluşturan organizasyon, güncel sektör sorunlarının tartışıldığı, yeni teknolojik gelişmelerin tanıtıldığı, doğalgaz ve elektrik ve nükleer başta olmak üzere muhtelif enerji kaynaklarıyla ilgili sunumların yapıldığı bir etkinlik olarak 9 yıldır düzenleniyor.
Antalya'da düzenlenen zirveye üst düzey kamu temsilcileri ile yurt içi ve yurt dışından çok sayıda enerji profesyoneli katıldı. Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, bu yıl 9. Türkiye Enerji Zirvesi ve ERRA 17. Enerji Yatırım ve Düzenleme Konferansının eş zamanlı olarak düzenlendiğini ifade etti. Yerli ve yabancı paydaşları bir araya getiren her iki etkinliğin, Türkiye'nin enerjideki stratejik pozisyonunu daha da güçlendireceğine inandığını belirten Dönmez, "Küresel enerji denklemi her yüzyılda büyük değişimler geçirdi. Son 25 yılda ise enerji teknolojilerinde ve enerji paradigmasında yaşanan değişimler, beraberinde yeni enerji kaynaklarının ve yeni enerji anlayışının doğmasına zemin hazırladı. Gelişmekte olan ülkelerin artan enerji talebi, yenilenebilir enerji politikaları, enerji verimliliği, iklim değişikliği, çevreci teknolojiler, batarya depolama sistemleri, elektrikli araçlar gibi öncü pek çok yenilik ve değişim yaşadığımız son çeyrek asırdaki enerji politikalarının şekillenmesinde önemli rol oynadı. Özellikle de yeni teknolojilerin ortaya çıkışı ve sürekli artan inovasyon yatırımlarıyla birlikte daha önce ulaşılamayan sahalarda üretime geçilmesi ve yeni enerji kaynaklarının doğuşu gibi faktörler daha önce ithalatçı olan ülkeleri ihracatçı pozisyona getirdi. Medeniyetlerin gelişmişlik seviyelerini teknoloji ve enerji kullanımlarına göre sınıflandıran Kardeshev Skalası günümüz medeniyeti için hala bir ütopya olsa da, enerji ve tabii kaynaklara duyulan ihtiyaç her geçen gün daha da artıyor. Bu artış talebinde başı gelişmekte olan ülkeler geçiyor. Yapılan projeksiyonlara göre, 2040 yılına kadar OECD dışı ülkelerin enerji talebinin küresel enerji talebinin yüzde 70'ine tekabül etmesi tahmin ediliyor. Asya-Pasifik ve Hindistan'da elektrik üretiminde fosil yakıtların, Avrupa ve Kuzey Amerika'da ise yenilenebilir enerjinin ağırlığı artacak. LNG ile doğal gaz ticareti de 2040'lı yıllara geldiğimizde toplam ticaretin yüzde 50'sini geçmiş olacak. Enerji verimliliği çalışmaları enerjinin karbonsuzlaştırılması çalışmalarında önemli bir müttefik olacak. Enerji verimliliği uygulamalarıyla küresel enerji talebindeki artış belli bir seviyede tutulacak. Enerji verimliliği aynı zamanda enerji yoğunluğunun düşmesi için de vazgeçilemeyecek en önemli enstrümanlar arasında" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin kısa, orta ve uzun dönemli enerji politikalarının, enerjinin bugünü ve yarın evrileceği noktayı göz önüne alarak oluşturulduğunu dile getiren Dönmez, Milli Enerji ve Maden Politikasını hayata geçirirken hem iç hem de dış faktörleri en ince ayrıntısına kadar incelediklerini söyledi. Dönmez, yerli kaynakların ekonomiye kazandırılması, yenilenebilir enerji ve nükleer başta olmak üzere ulusal enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi, enerji verimliliğinin teşvik edilmesi, kaynak ülke ve güzergah çeşitliliğinin artırılması, depolama kapasitesinin genişletilmesi, enerji piyasalarının serbestleştirilmesi, küresel enerji işbirliklerinin geliştirilmesi ve yatırımların teşvik edilmesi gibi pek çok alanda önemli başarılara imza atıldığını kaydetti. Sadece cari açığın kapatılması değil enerji teknolojilerinin geliştirilmesi anlamında da önemli adımlar atıldığını belirten Dönmez, "Yenilenebilir enerji ve madenler başta olmak üzere enerji teknolojilerinde başlattığımız Ar-Ge, inovasyon temelli dönüşüm Türkiye'yi bu alanda önemli bir üretim üssü haline getirecek. Milli Enerji ve Maden Politikamız kapsamında yerli ve yenilenebilir kaynaklarımızı azami ölçüde ve çevre dostu bir şekilde ekonomimize kazandırıyoruz. Kaynaklarımızın mümkün oldukça özel sektör eliyle ve bütün tarafların kazandığı bir sistemle işlenmesi için yeni modeller geliştirmeye devam ediyoruz. Yaptığımız ve yapmayı öngördüğümüz çalışmalarımız kapsamında, yatırımcılarımıza yol haritası olması amacıyla hazırladığımız Yatırım Rehberlerini de bugün sizlerle paylaşıyoruz. Yenilenebilir enerjide ortaya koyduğumuz YEKA modeliyle geçen yıl bin megavatlık rüzgar ve güneş ihalelerimizi dünya rekoru fiyatlarla ihale ettik. Dünyanın önde gelen şirketlerinin yoğun ilgisi enerji potansiyelimize ve güçlü ekonomimize duyulan güvenin de en bariz göstergesi oldu. Geçtiğimiz yıl Türkiye'nin ilk entegre güneş modülü üretim tesisinin temellerini attık. İnşallah rüzgar türbini fabrikasının temelini de en kısa zamanda atacağız. Yenilenebilir enerji yatırımlarımıza ara vermeden devam ediyoruz. Dünyanın en büyüklerinden biri olacak bin 200 megavatlık Türkiye'nin ilk YEKA off-shore rüzgar enerjisi için başvuruları bu ayın 23'üne kadar alacağız. Bin megavatlık YEKA GES-2 ilanımızı da geçen hafta Resmi Gazete'de yayımladık. Batarya depolama sistemi için de ayrı düzenlenecek ihaleyle birlikte bu alanda bir ilki daha ülkemize kazandırmış olacağız. Daha önce Cumhurbaşkanımız da defaatle ifade etti, Türkiye'ye yatırım yapan hiçbir zaman kaybetmedi, kaybetmeyecek. Bugün vesilesiyle yerli ve yabancı yatırımcılarımızı yeni YEKA yarışmaları için bir kere daha davet etmek istiyorum. Gelecek 10 yıl içerisinde hem rüzgar ve hem de güneş enerjisinde 10 bin MW'lık kapasiteyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Yerli kömürden alım garantili elektrik üretimi ihalelerinden birini geçtiğimiz yıl yaptık. Burada hedefimiz 5 bin megavata çıkarak yerli kaynakları ekonomimize azami derecede kazandırmaktır. Bunu yaparken önceliğimiz de çevreye duyarlı, yeni nesil termik santrallerle elektrik üretim teknolojilerini kullanmaktır" diye konuştu.

Kaynak: enerjienstitusu.com

10 Ekim 2018 Çarşamba 21:11

Sektörel