Erdoğan, France 24 Televizyon Kanalına Mülakat Verdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kendisiyle ilgili Almanya'da yapılan gösteri hakkında, 'Teröre nasıl fırsat vermiyorsak, faşist ve Nazi kalıntısı bu tür gösterilere de Alman makamlarının fırsat vermemesi lazım.' dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kendisiyle ilgili Almanya'da yapılan gösteri hakkında, "Teröre nasıl fırsat vermiyorsak, faşist ve Nazi kalıntısı bu tür gösterilere de Alman makamlarının fırsat vermemesi lazım." dedi.
Erdoğan, France 24 televizyon kanalına mülakat verdi.
"Sayın Cumhurbaşkanı, birkaç gün içerisinde G-20 Zirvesi'ne, Hamburg'daki zirveye, Almanya'daki zirveye katılacaksınız. Birtakım konuşmalar tabii tartışmalar oldu, oraya gidişinizle ilgili olarak, Alman makamlarının açıklamalarını hepimiz duyduk, dinledik. Almanya'da yaşayan Türklere hitap etmenizi istemediklerini söylediler, bazı korumalarınızı istemediklerini söylediler. Almanya gerçekten sizi ağırlayacakmış gibi bir intiba uyandırdı mı?" sorusu üzerine Erdoğan, bu yaklaşım tarzlarını uluslararası siyasette özellikle de özgürlükler noktasında ve gelişen, ilerleyen demokrasi noktasında çok çok üzücü bulduğunu söyledi.
Erdoğan, "Zira Türkiye Cumhuriyeti'nin yüzde 52'yle halkı tarafından seçilmiş bir Cumhurbaşkanının Almanya'daki Türk soydaşlarıyla bir araya gelmesini engelleme, onlarla bir sohbette bulunmasını engellemek, ona fırsat vermemek, Almanya'nın ne kadar özgürlükçü olduğunu göstermesi bakımından çok önemli." diye konuştu.
Sadece onunla da kalmadıklarını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hele hele Almanya'da başbakanlık önünde açılan bir pankart var ve bu açılan pankartın arkasında bir otomobil, eğer bu otomobili kazanmak istiyorsanız bu diktatörleri öldürün. Kimdir o diktatörler? Erdoğan, Putin ve Suudi Arabistan Kralı Selman. Bunlar orada sergilenirken Alman polisi de orada. Alman polisinin gözleri önünde böyle bir suça teşvik, şiddete teşvik, bu yapılıyor ve buna Alman makamları ne yazık ki ses çıkarmıyor."
Sunucunun "G-20'ye gitme kararınızı tekrar gözden geçirmeyi düşünür müsünüz acaba bu saldırılar nedeniyle, yoksa tüm bunlara rağmen gidecek misiniz?" sorusuna Erdoğan, "Bunlara rağmen ben tabii G-20'ye gideceğim, bu çok çok ayrı bir konu, bunu da tabii G-20'de dile getireceğim, çünkü G-20 bunlar için var. G-20, dünyanın ekonomide yüzde 80'ini temsil eden bir oluşum. ve hele hele gündeminde terörle mücadelenin de olduğu, mülteci sorunlarının olduğu, böyle bir G-20 öncesinde bu tür kampanyaların Almanya'da yapılıyor olması, gerçekten düşündürücüdür, üzücüdür." yanıtını verdi.
Türkiye'nin Almanya'da 3 milyon vatandaşı bulunduğuna, bunların içerisinde yaklaşık 1,5 milyonunun çifte vatandaş olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Böyle bir konumda. ve burada Alman makamlarının çok daha dikkatli olması gerekir diye düşünüyorum." dedi.
"Acaba Almanya'yı, Hollanda'yı Nazilere benzer davranışlar sergilemiş olmakla, böyle bir açıklama yaptığınızdan pişman mısınız, belki biraz aşırıya kaçtığınızı düşünüyor musunuz, bir hata olarak değerlendirir misiniz?" sorusunu yanıtlarken Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bundan dolayı hiç pişman değilim, çünkü bu hareket Nazizm'de olan bir harekettir, tamamen faşizmin bir tezahürüdür. Nitekim şu anda yapılan bu hareketi faşizmin dışında neyle izah edebiliriz? Bu ancak faşist yapılarda olan bir harekettir ve faşizandır. Ama böyle bir faşizan yapıya, uygulamaya Alman makamlarının fırsat vermemesi lazım. Teröre nasıl fırsat vermiyorsak, faşist ve Nazi kalıntısı bu tür gösterilere de Alman makamlarının fırsat vermemesi lazım. Eğer buna benzer şeyler benim ülkemde oluyorsa, benim de buna fırsat vermemem gerekir.
Burada faşizm nedir, Nazizm nedir, aslolan budur. Bu uygulamayı kimler yapıyor, aslolan budur. Ha buna karşı yönetimler tedbir alıyor mu-almıyor mu; aslolan budur, benim de söylediğim bu. Ben burada kalkıp da Alman yönetimini faşist bir yönetim olarak nitelendirmiyorum ki, bu uygulamayı yapanları eleştiriyorum, bunları gündeme getiriyorum. Bunlara karşı duranların bunları engellemesi lazım."
"Önce Almanya bunu bir defa masaya yatırsın"
Gazetecinin, "Almanya'daki eleştiri veya genel itibarıyla Avrupa içerisindeki eleştiriler, Avrupa Birliği'yle olan gerilimler, tüm bunları dikkate aldığımızda, geçtiğimiz yılki darbe girişiminden bu yana yaklaşık 1 yıla ulaşan bir süre oldu. O tarihten bu yana Batı Türkiye'de olan biteni aslında bir baskı olarak değerlendiriyor. Çünkü binlerce kişi görevlerinden alındı, binlerce kişi soruşturuluyor, kovuşturuluyor, dolayısıyla Batıda çoğu kişinin gözünde bu yapılan meşru değil, bir cadı avına dönüştüğü düşünülüyor. ve bu nedenle de Türkiye'nin Avrupa'dan yavaş yavaş, demokrasiden de hakeza yavaş yavaş uzaklaştığı düşünülüyor." ifadeleri üzerine Erdoğan, önce bu konuda Avrupa'nın değerlendirmelerine dikkat etmesi gerektiğini belirtti.
Doğu Almanya'yla Batı Almanya birleştiği zaman devletin kurumlarında çalışanlardan yaklaşık 500 bin insanın işlerinden olduğunu anımsatan Erdoğan, "Önce Almanya bunu bir defa masaya yatırsın. Buna benzer mesela olağanüstü hal, Fransa'da 10-15 kişi biliyorsunuz terör, böyle bir eylem gerçekleşti ve Fransa olağanüstü hal ilan etti. Ama bizde devlete karşı bir darbe girişiminde bulunuldu. Bu darbe girişiminde kimse kalkıp da 250 vatandaşımızın öldürülmesini gündeme getirmiyor. 2193 vatandaşımın yaralanmasını gündeme getirmiyor. Bunca yerler yakıldı, yıkıldı, bombalandı, devletin kendi F16 uçaklarıyla, helikopterleriyle, tanklarıyla, toplarıyla her yer vuruldu ve kimse bu darbe girişimini gündeme getirmedi. Tam aksine Batı, darbeyi demokrasiye tercih etti. Biz de tam aksine bu darbe girişiminde bulunanları…" diye konuştu.
"Gerçekten darbenin başarıya ulaşmasını isterler miydi sizce, bunu mu istediler?" sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu karşılığı verdi:
"Şimdi sessiz kalmak nedir? Bazıları bunu istiyor girişimi benim halkımda şu anda gerçekleşmiştir, halkım buna böyle bakmıştır. Örneğin burada kınama faaliyetinde bulunanlar bile, yani en erkeni 1 haftayı buldu. Biz isterdik ki o gece kınama faaliyetinde bulunsunlar. Çünkü ne olduysa zaten 24 saat içinde oldu. Eğer 24 saat içerisinde şahsım başta olmak üzere milletim sokaklara dökülmeseydi ve milletimin sokaklara dökülmesiyle her şey 24 saat içerisinde bitmiştir. Bu milletin bir darbe girişimini önlemesi, engellemesi hadisesidir. Bu çok şanlı bir direniştir."
"Batı kılıf uyduruyor"
Gazetecinin, "Peki, daha sonrasında gelen baskılarla ilgili ne söylemek gerekir, çünkü şöyle bir algı var: Sanki darbe girişimi aslında bir bahane olarak kullanıldı. İşte bağımsız, bağımsız sesler, muhalefet üzerinde bir baskı aracına dönüştü gibi bir eleştiri var Batıda." ifadelerini kullanması üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:
"Yok, bakın şunları bir defa iyi bilelim: Batı kılıf uyduruyor, Batı kılıf uydurmasın, Batı önce dürüst olsun. Böyle bir darbe girişimine kalkıp da kendilerinde olduğu zaman bizde yargı var derken, bu tür teröristleri ülkesinde saklayan, ülkesinde gezdiren, her türlü desteği onlara verdiren-veren, Batı kılıf uydurmasın. Örneğin, Almanya'ya ben 4500 dosya verdim ve 4500 dosyadan hala bir netice yok. ve şu anda Almanya ki Alman makamlarının bir kısmı Almanya'ya gelen bu tür teröristlerle ilgili çok ilginç açıklamalar yapıyorlar ve burada bizim haklılığımızı da teyit ediyorlar. Bunlar her an, her fırsatta benim gündeme getireceğim konular olacaktır, çünkü dünyanın bunları bilmesi lazım. Kabul ederler veya etmezler, biz doğruyu her fırsatta, her bulduğumuz yani objektif olayları değerlendirenlere anlatacağız. G-20 de bunlardan bir tanesi olacak."
(Sürecek)
06 Temmuz 2017 Perşembe 00:29

Fransa, Suudi Arabistan, Vladimir Putin, Recep Tayyip Erdoğan, Politika, Güncel