Ergenekon Davası'nın Savcısı Pekgüzel'den Uyarı

İkinci Ergenekon Davası'nda duruşma savcısı Mehmet Ali Pegüzel sanık ve avukatların yazılı taleplerine ilişkin görüşünü açıkladı.

İkinci Ergenekon Davası'nda duruşma savcısı Mehmet Ali Pegüzel sanık ve avukatların yazılı taleplerine ilişkin görüşünü açıkladı. Sanık Balbay'ın talebinde Ergenekon örgütünün araştırılması için TBMM tarafından araştırma komisyonu kurulması konusu hakkında Pekgüzel, "Bu konu yeni değildir" açıklamasında bulundu. Pekgüzel buna örnek olarak ise Ergenekon ana davası sanığı Ümit Oğuztan'ın 14 yıl önce 'Dikkat, bu bir ihbar değildir. Bir gerçeğin tespitidir' ile başlayan ihbarını hatırlattı.

Savcı Pekgüzel: "Görüldüğü gibi Ergenekon örgütü, bundan 14 yıl önce bir ihbar telefaksı olsa dahi TBMM'nin bilgisi dahilindedir. O zaman yapılamayan araştırmanın bugünkü TBMM'ce yapılıp yapılamayacağı kuşkusuz ki yüce meclisin takdirlerinde bulunmaktadır. Bundan sonraki talep günlerinde konuşmaların yargılama adabına uygun olması, dinleyicilerin duruşma disiplinine uygun davranmalarının sağlanması, aksi halde izleyicilerin salondan çıkartılacaklarının, direnmeleri halinde ise 4 güne kadar disiplin hapsine konulabileceklerinin bildirilmesini talep ediyoruz"

İkinci Ergenekon Davası'nda duruşma savcısı Mehmet Ali Pegüzel sanık ve avukatların yazılı taleplerine ilişkin görüşünü açıkladı. Mütalaayı okuyan Mehmet Ali Pekgüzel, milletvekili olan Mustafa Balbay'ın konuşması sırasında değindiği TBMM bünyesinde kurulacak bir komisyon ile Ergenekon diye bir örgütünün var olup olmadığının araştırılmasını istediğini tahliye olması halinde kendisinin de bu çalışmaya katkı vereceğini söylediğini ifade etti. Pekgüzel bazı konularda açıklama yapmak istediğini belirterek, "Öncelikle diğer davaların görülmesi sırasında başka sanık ve avukatlarınca hem de defelarca dile getirilen mahkemenin örgüt konusunda karar vermediği beyanlarına daha önce değinmiştik. Bu nedenle sadece şunu belirtmekle yetinmek istiyoruz" dedi.

"SANIK SAVUNMALARI TAMAMLANMADI"

Mahkemenin henüz sanık savunmalarının alınmasını tamamlamadığını hatırlatan Pekgüzel, "Yargılamayı kesip aradaki diğer usuli işlemleri de atlayarak karar mı verilecektir ki, bu imkansızdır. Esas karar ile dava hükme bağlanır. ve mahkeme dosyadan elini çeker. Bunu bütün avukat meslektaşlarımız başta olmak üzere çoğu kimse bilir. Bundan sonra aynı konuyu gündeme getirecek olanların en azından bu hususları dikkate almalarını bekliyoruz" şeklinde konuştu. Davaya yeni davalar eklenmesi ile yargılamanın bitirilmesinin mümkün olmadığı şeklinde iddialerın olduğunu belirten Pekgüzel, "Herhangi bir örgüt davasında da dava açıldıktan sonra firarilerin yakalanması, yeni şüphelilerin, olayların tespiti ve birleştirme talepli davaların açılması rutin bir yargı uygulamasıdır. Davaların kapsamlı olduğu doğrudur ama HSYK kararı ile sadece bu davalara bakan, bu davalar için ayrı bir kalem tesis edilen ve kesintisiz yöntem ile duruşma yürüten mahkemelerin davaları bitirmesi beklenir ve öyle de olması gerekir" ifadelerini kullandı.

"TBMM TARAFINDAN ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMASI YENİ DEĞİLDİR"

Sanık Balbay'ın talebinde Ergenekon örgütünün araştırılması için TBMM tarafından araştırma komisyonu kurulması konusu hakkında ise Pekgüzel, "Bu konu yeni değildir" açıklamasında bulundu. Pekgüzel buna örnek olarak ise, Ergenekon ana davası sanığı Ümit Oğuztan'ın 14 yıl önce 'Dikkat, bu bir ihbar değildir. Bir gerçeğin tespitidir' ile başlayan ihbarını hatırlattı. Pekgüzel, "Görüldüğü gibi Ergenekon örgütü, bundan 14 yıl önce bir ihbar telefaksı olsa dahi TBMM'nin bilgisi dahilindedir. O zaman yapılamayan araştırmanın bugünkü TBMM'ce yapılıp yapılamayacağı kuşkusuz ki yüce meclisin takdirlerinde bulunmaktadır" dedi.

PEKGÜZEL DİNLEYİCİLERLE İLGİLİ OLARAK DA BAZI TEDBİRLERİN ALINMASINI İSTEDİ

Mütalaanın devamında savcı Pekgüzel, sanıklar ile avukatlarına standartların üzerinde konuşma süresi verildiğinin altını çizdi. Pekgüzel sözlerini şöyle sürdürdü:

"Özellikle duruşma salonunun dinleyici kısmının dolduğu günlerde muhattabın mahkeme heyeti olduğu gözardı edilerek talep adı altında ve adeta miting havasında, kendileri dğışındaki sanıklar için, lehe ve alehe olmak üzere hemen hemen her gün basın yayın organlarında yer alan dava dışı konular hakkında konuşmalar yapmaktadır. " Dinleyicilerle ilgili olarak da bazı tedbirlerin alınmasını isteyen Pekgüzel, "Bazı dinleyiciler, mahkemede asla yapılmaması gereken alkışlama, gülme, yüksek sesle konuşma gibi davranışlar sergileyerek duruşma seyrini bozmaktadır. Bundan sonraki talep günlerinde konuşmaların yargılama adabına uygun olması, dinleyicilerin duruşma disiplinine uygun davranmalarının sağlanması, aksi halde izleyicilerin salondan çıkartılacaklarının, direnmeleri halinde ise 4 güne kadar disiplin hapsine konulabileceklerinin bildirilmesini talep ediyoruz" şeklinde konuştu.

SAVCI TAHLİYE TALEPLERİNİN REDDİNE KARAR VERİLMESİNİ İSTEDİ

Diğer sanık talepleriyle ilgili olarak Pekgüzel, Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu'nun talebini yerinde bularak Jandarma Genel Komutanlığı'na yazı yazılarak 19 Ekim 2003 tarihinde Jandarma Genel Komutanlığı Sosyal tesislerinde rektörler ile görüşen ve düzenlenen yemeğe katılan Generallerin kimlik ve adreslerinin tespit edilerek mahkemeye bildirilmesini talep etti. Mahkemeye bildirilmesi halinde bu kişilerin tanık olarak ileriki aşamalarda dinlenmesinin karara bağlanması yönünde görüş belirtti. İnternet Andıcı olarak bilinen davanın sanıkları Dursun Çiçek, Hasan Iğsız, Bülent Sarıkahya ve Hıfzı Çubuklu'nun ifade örneklerinin istenilerek dosyaya konulmasını talep etti. Sanıkların üzerlerine atılı terör örgütü yöneticisi veya üyesi olmak ile buna bağlı suçları işlediklerine dair kuvvetli suç şüphesi doğuran delillerin bulunması gözönünde bulunarak tahliye taleplerinin reddi istendi. - İstanbul / Silivri
13 Ağustos 2011 Cumartesi 00:40

Politika, Güncel