Etiyopya'nın Milyonlarca Yıllık Fosilleri Lucy, Ardi ve Selam

ADDİS İnsanoğlunun en eski uygarlıklarından biri olarak kabul edilen Etiyopya'nın tarihi zenginliği bilimsel ve arkeolojik çalışmalar sayesinde her geçen gün yüzüne çıkıyor.

ADDİS İnsanoğlunun en eski uygarlıklarından biri olarak kabul edilen Etiyopya'nın tarihi zenginliği bilimsel ve arkeolojik çalışmalar sayesinde her geçen gün yüzüne çıkıyor.
Ülkenin tarihi mirasının bir arada görülebileceği başkent Addis Ababa'daki Etiyopya Ulusal Müzesi, krallık dönemine ait çok sayıda eşyanın yanı sıra dünyanın en eski "insansı" fosilleri olarak belirtilen Lucy, Ardi ve Selam'ı da sergiliyor.
Müzede insansı görünümü sebebiyle daha çok dikkati çeken Lucy'nin replikası sergilenirken, iskeletin orijinali Cleveland Doğa Tarihi Müzesi'nde bulunuyor.
Afrika Boynuzu'nda bağımsızlığın, etnik ve kültürel çeşitliliğin sembolü olan ülke, barındırdığı zenginliği dünyaya anlatmakta ise yetersiz kalıyor.
En yaşlıları Ardi
Müzede uzman olarak görev yapan Bekele Ararso, AA muhabirine, son 50 yılda ABD ve Avrupa'dan gelen arkeolog ve bilim adamlarının ilk insanlara ait önemli keşifler yaptığını söyledi.
Keşfedilen kalıntıların fazlalığına işaret eden Ararso, "Bunların içerisindeki en önemli olanları Lucy, Selam ve Ardi kalıntıları." ifadesini kullandı.
Ararso, bilimin, ülkenin Afar bölgesinde 1974 yılında keşfedilen ve "Lucy" ismi verilen kalıntının 3,2 milyon yaşında olduğunu ispatladığını belirterek, ismini paleoantropologların dinlediği, Beatles'ın "Lucy in the sky with diamonds" adlı parçasından alan Lucy'nin ağaç gibi yüksek bir yerden düşerek öldüğüne dair de önemli kanıtlar bulunduğunu bildirdi.
Lucy'nin ardından 1994 yılında Awash Nehri yakınlarında keşfedilen Ardi iskeletinin 4,4 milyon yaşında olduğunun tespit edildiğini dile getiren Ararso, 2000'de keşfedilen ve 3 yaşında olduğu tahmin edilen Selam adlı kalıntının ise 3,3 milyon yıl öncesine ait ve Lucy'den 120 bin yıl daha yaşlı olduğunu söyledi.
Etiyopya "üç şeyle" anlaşılabilir
Etiyopya'yı kısa zamanda keşfetmenin kolay olmadığına işaret eden Etiyopya Kültür ve Turizm Bakanlığı uzmanı Alemayehu Getachew ise Etiyopya'nın geçmiş ve geleceğinin sahip olduğu üç özellikle anlaşılabileceğini ve açıklanabileceğini belirtti.
Getachew, "Etiyopya, insanoğlunun kökenine ev sahipliği yapıyor, son derece bağımsız ve inanılmaz ölçüde çok kültürlü. Bu temel nitelikler Etiyopya'nın ulusal kimliğini oluşturuyor ve halkın da gurur kaynağı." diye konuştu.
Farklı kültür, dil ve ritüelleriyle 80'den fazla etnik gruba sahip olan ülkede, Musevilik, Hristiyanlık ve İslam tarihi açısından önemli eserler de bulunuyor.
Yüzlerce yıldır kendi alfabesini kullanan Etiyopyalılar ayrıca dünyanın geri kalanından farklı bir takvim ve saat dilimi içerisinde yaşıyor. Habeşe Takvimi, Miladi Takvim'deki tarih ilerleyişini 7-8 yıl geriden takip ederken, ülkede 12 saatlik ilk saat dilimi 06.00'da, ikinci saat dilimi ise 18.00'de başlıyor.
İngilizler tarihi hazineleri çaldı
Müzede, Aksum Krallığı ve Etiyopya İmparatorluğu dönemine ait savaş ve müzik aletleri, zanaat ürünleri ve gündelik eşyalar sergilenirken, imparatorların kullandığı kişisel eşyalar da görülebiliyor.
Öte yandan Etiyopya, 19. yüzyılda ülkeden çalınarak kaçırılan ve bugün Londra'daki Victoria ve Albert Müzesi'nde sergilenen ulusal hazineleri için İngiltere'ye baskı yapmayı sürdürüyor.
Modern Etiyopya'nın ilk imparatorlarından biri olarak kabul edilen ve Prensler Devrine son veren II. Tewedros, Osmanlı Devleti'nin Kızıldeniz'deki varlığına son vermek için İngilizlerden istediği yardım talebine karşılık alamayınca ülkedeki İngiliz Konsolos Charles Duncan Cameron ve yabancı misyonerleri hapse atmıştı.
İngiltere ordusu, tutuklu kişilerin serbest bırakılmaması sonrası 1868 yılında ülkeye girmişti. II. Tewedros, İngilizlerle yaptığı Maqdala Savaşı'nın kaybetmesi sonrası intihar etti. İngilizler fil ve katırlara yükledikleri çok sayıdaki tarihi eseri yanlarına alarak ülkeyi terk etmişti.

Kaynak: AA

07 Mayıs 2018 Pazartesi 11:12

Cleveland, Addis Ababa, Lucy, Etiyopya, Kültür Sanat