Felçli hastalara Kızılderili tedavisi (2)

ZEYNEP AKYIL - Kökeni Aborjin, Kızılderili gibi bir çok yerli kabileye dayanan yardımcı tedavi ''refleks terapi'' felçten, Serebral Palsi'ye, migrenden, obezite ve derpresyona bir...

ZEYNEP AKYIL - Kökeni Aborjin, Kızılderili gibi bir çok yerli kabileye dayanan yardımcı tedavi ''refleks terapi'' felçten, Serebral Palsi'ye, migrenden, obezite ve derpresyona bir çok hastalıkta etkin sonuçlar gösteriyor.

Doğuya özgün meridyen teorisi, akapunktur noktaları, Güney Amerika yüz haritaları ve klinik nörolojiyi de içeren birçok sistemin kombine edilerek kullanılan ve eski doğu tıbbı esasına dayanmakla beraber Avrupa ve Amerikalı doktorların yaptıkları araştırmalar sonucunda yardımcı tedavi olarak kabul edilen refleks terapi, beyin, merkezi sinir sistemi ve hormonlar üzerinde etki sağlıyor.

Refleks Terapi uzmanı Fizyoterapist Dr. Gamze Şenbursa, AA muhabirine yaptığı açıklamada, refleks terapinin yoğunlaştırılmış ve ileri seviyede refleksoloji tedavisi olduğunu belirtirken, refleks terapinin kişiye özel planlanan bir tedavi olduğunu ve her hastadaki uygulamanın farklı olduğunu söyledi.

Refleks terapi ile Serebral Palsi (CP), Mental Motor Reterdasyon(MMR), Felç, Epilepsi, konuşma bozuklukları, genetik hastalıklar, algı ve dikkat eksikliği, obezite, denge problemleri, yorgunluk, migren, hormonel sisteme ait bozukluklar, stres yönetimi üzerinde çalıştıklarını anlatan Şenbursa, yüzden, elden ve ayaktan uygulamalar yaptıklarını, hastada özellikle sinir sistemiyle ilgili bir problem ya da beyin hasarı varsa, yüzden çalışmayı tercih etiklerini söyledi. Şenbursa, şöyle devam etti:

''Bir kafatasını düşünün, kafatasında bir sürü boşluklar ve çentikler vardır.Bu boşluklar ve çentiklerden sinirler sonlanır dolayısıyla biz yüzde bulduğumuz noktalarla sinirin gövdesinde ve çıkış yerinde uyarı yaratabiliyoruz. Böylelikle hem sinirde yenilenme, yeni hücre oluşumasını sağlıyoruz hem de beyinde korteks üzerinde yaptığımız çalışmalarla beyin hücresinin yenilenmesini de sağlayabiliyoruz. Bu zamana kadar felç ve selebral palside inanılmaz sonuçlar aldık. Tabii bunlar uzun soluklu tedaviler. Örneğin 5 sene önce hasta bana geldiğinde ne mental olarak ne motor olarak hiç bir hareketi yoktu tamamen aileye bağımlı ve yatan bir çocuktu. 5 sene sonrasında bu çocuk ilkokula başladı. Tabi ki normal bir çocuk gibi öğrenmesi o kadar hızlı olmadı ama okuma yazma öğrenebildi, matematik hesabı yapabilecek pozisyona geldi. Serebral Palsi'de sonuçlarımız yüzde 90'un üzerinde diyebiliriz. Onun haricinde felç hastasında çok fazla çalıştım zaten bu tarz hastalarda asılında uyarılması gereken bölgeler bellidir, benzerdir, normal aktif hayatına yüzde 100 dönen hastalarım oldu''

Migren hastalarında 10 seans gibi çok kısa süreçlerde atakları tamamen kestiklerini belirten Şenbursa, ''en ağır migren vakamız 5 yaşından itibaren atakları olan ve tamemen karanlık odada oturan hayatı bağılmlı bir kişiydi, bir senelik çalışma sonrasında onun ataklarını artık 5 ayda bire kadar indirebildik'' dedi. Yapılan tedavilerin sürelerinin ve sonuçlarının hastadan hastaya değişiklik gösterdiğine işaret eden Şenbursa, depresyon hastalarında bir seans sonrasında bile başarı elde edebildiklerini ifade etti.

Obezitede de eğer hormonel sisteme ait bozukluk varsa, hormonel sistemi düzenleyerek, kişinin genel yaşamını, sağlığını düzelttiklerini ifade eden Şenbursa, bununla berebar kişinin iştahının düzene girdiğini , metabolizma ve bağırsaklarının düzgün çalışmaya başladığını kaydetti.

-Aborjinlerden alınan teknikler var-

Refleks terapinin 15 teknikten oluştuğunu anlatan Şenbursa, bu tekniklerden bazılarının Aborjinlerden alındığını söyledi. Şenbursa şunları kaydetti:

''Bu tekniklerin içinde direk kabileyle beraber oturup grafik olarak çıkarılmış nöroanatomiyle bağdaştırılmış haritalar var, İspanya'da bir kaç tane doktorun akademik olarak çalıştığı ve ispatladığı teknikler var dolayısıyla aslında eski ve yeninin karması diyebiliyiriz. Refleks terafi tam olarak alternatif değil çünkü bilimsel kanıtlanmış teknikler de var içinde ama hiç bir şekilde kanıtlanamamış kökeni tamamen yerlilere dayanan, yerli kadınların haftalık olarak düzenli olarak kendilerine yaptığı tedaviler de var. Aslında onların mantalitesi koruyucu hekimlik günümüzde Türkiye'de şu anda yavaş yavaş oturan bir mantalite, hiç bir hastalağa sahip olmamak için tamamen sağlıklı kalabilmek için haftada bir gün mutlaka yerli kadınları bu teknikleri kendilerine uygulatıyorlar. Sadece Aborjinler değil, Kızılderililer gibi bir sürü kabile var. Çocuklara da 7 yaşına kadar sağlıklı, gelişimleri düzgün olsun diye bu teknikleri uyguluyorlar.''

Söz konusu tekniğin, dünyada 1979'dan bu yana uygulandığını ve 27 ülkede 100'ün üzerinde eğitmenin bu teknikle çalıştığını belirten Şenbursa, Türkiye'de de kendisinin bu konuda uygulama yapıp, eğitim verdiğini söyledi.

-Yurtdışından gelenlerin ailelerine tekniği öğretiyoruz-

Türkiye'de refleks terapiye talebin iyi olduğunu hastaların daha çok, iyileşmiş, bu teknikten fayda görmüş kişilerin referansıyla geldiğini anlatan Şenbursa, ancak piyasada alternatif tıp adı altında, insanları kandıran rant peşinde olan bir grubun bulunmasını nedeniyle bir çok kişinin de bu yönteme tereddütle yaklaştığını söyledi.

Kendilerine yurtdışından, özellikle Almanyla, Avustrualya, Azerbaycan gibi ülkelerden hastalar geldiğini belirten Şenbursa, yurtdışında yaşayan Türklerin oradaki merkezler yerine Türkiye'yi tercih ettiğini söyledi. Yurtdışından sürekli gelmenin kolay olmadığı düşünüldüğünde gelen hastaların ailelerine ''aile kursu'' verdiklerine işaret eden Şenbursa, ''aileyle beraber sadece pratik şekilde tekniği çalışıyoruz, kendi çocuklarının kendi hastalarının tedavisini yazıyoruz ve onlara bunu öğretiyoruz. Bu şekilde kendi hastalarını kendileri tedavi etmek gibi bir şansa sahip oluyorlar, 3 ayda bir de bize kontrollere geliyorlar'' şeklinde konuştu.

Kaynak: AA

10 Aralık 2013 Salı 11:25

Güney Amerika, Türkiye, Avrupa, Politika, Güncel, Son Dakika

Son Dakika

Son Dakika Haberleri