Fetö Elebaşının Talimatıyla Başlayan MİT Tırları Süreci İddianamede

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, 19 Ocak 2014'te Adana ve Hatay'da MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin, olayı organize ettikleri belirtilen Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 'sivil imamı' 11 kişi ile bir tuğgeneralin de aralarında bulunduğu 11'i firari toplam 55 şüpheli hakkında...

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, 19 Ocak 2014'te Adana ve Hatay'da MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin, olayı organize ettikleri belirtilen Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) "sivil imamı" 11 kişi ile bir tuğgeneralin de aralarında bulunduğu 11'i firari toplam 55 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Adana ve Hatay'da MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin, 11'i firari 55 şüpheli hakkında hazırlanan ve mahkemece kabul edilen bin 103 sayfalık iddianamede, FETÖ'nün yapısı ve stratejisi anlatıldı.
FETÖ/PDY'nin tabanında bulunan insanları istismar ederek maddi ve insan kaynağı oluşturduğu aktarılan iddianamede, şu ifadelere yer verildi:
"Bu şekilde meşruiyet devşiren, öğrenci seçme ekipleri ile topladığı gençleri, bu¨nyesindeki ışık evleri, öğrenci yurtları, okul, dershane ve örgu¨tu¨n legal yapılanmasındaki sivil toplum kuruluşları marifetiyle özelleştirilmiş bir eğitim programına dayalı örgu¨t ideolojisi doğrultusunda yetiştirerek insan gu¨cu¨ elde ettiği, yurt, okul, dershane ve ışık evlerinde, beyin yıkama metotları ile sorgulamayan, du¨şu¨nmeyen, mutlak itaati esas alan yapıya bağlı insan tipi yetiştirdiği, devlet modeline uygun bir paralel örgu¨tlenme ile gizlice başta siyaset, mu¨lkiye, adliye, maliye, askeriye, emniyet ve istihbarat birimleri olmak u¨zere devleti, tu¨m kılcal damarlarına sızmak suretiyle ele geçirme amaçlarına sahip olduğu, bu amaç doğrultusunda 1970'li yıllardan gu¨nu¨mu¨ze kadar örgu¨tu¨n, başka u¨lkelerin istihbarat birimlerinin gu¨du¨mu¨nde, uyguladığı tedbir yöntemleriyle Tu¨rkiye Cumhuriyeti Devleti'nin birçok biriminde yapılandığı anlaşılmıştır.
Örgu¨t, bu hedefler doğrultusunda, başta askeri ve polis okullarına giriş sınavları olmak u¨zere, kamu, ÖSYM vb. sınavlarda soruları hukuka aykırı yollarla ele geçirip kendi mensuplarının sınavlarda başarılı olarak Tu¨rk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Genel Mu¨du¨rlu¨ğu¨ içerisine, kamu kurumlarına ve etkin okullara girmesini sağlamanın yanında, u¨rettiği sahte belge ve delillerle, örgu¨t mensubu olmayan kişiler hakkında adli ve idari soruşturmaların açılmasını sağlayarak devlet kadrolarından tasfiye etme ve bu kadrolara kendi örgu¨t elemanlarını yerleştirme yöntemlerini amacına ulaşmak için kullanmıştır. Örgu¨t tarafından, insanlara ışık evlerinde gu¨vende oldukları vurgulanarak sorumlu 'abiler' ile gerek eğitim, gerekse diğer her tu¨rlu¨ ihtiyacının karşılanacağı teminatı verilmektedir. Ayrıca gençlere, burada olmakla en doğru kararı verdiği, 'Hizmetin' kanatları altına girmekle gelecek kaygılarının ortadan kalktığı, çu¨nku¨ artık devlete veya özel sektöre yerleştirilerek kariyer ve iş imkanlarının sağlanacağı, şayet devlet içerisinde hizmet adına bulunmaktan ötu¨ru¨ başına bir şey gelirse ve meslekten atılırsa korkmaması gerektiği, zira hizmetin özel sektörde de yaygın iş imkanlarının bulunduğu ve asla mağdur edilmeyeceği anlatılmakta, dini boyutta, deyim yerinde ise İslam dinini tekeline alan bir anlayışla, gu¨nu¨mu¨zde sözde 'cemaat' içerisinde olmayanların cennete girmesinin dahi zor olduğu vurgulanarak, FETÖ/PDY'nin insanlar için manevi/uhrevi açıdan da vazgeçilmez olduğu aşılanmaktadır."
FETÖ/PDY'nin devlet içinde paralel yapılanma oluşturduğu, özellikle TSK, MİT, emniyet ve yargı yapılanmalarına ayrı bir önem vererek, gerek buraya yerleştirecekleri "öğrenci"leri gerekse bu kişilerin örgu¨tsel yöneticiliğini yapacak olan "öğretmen"leri, "mu¨du¨r yardımcıları"nı, "mu¨du¨r"leri özel olarak seçtiği vurgulanan iddianamede, örgu¨tsel bağlılığı en yu¨ksek olan mensuplarını bu alana yönelterek "mahrem/hususi yapı" ve Tu¨rk Silahlı Kuvvetleri özelinde ise "birim yapılanması" adıyla oluşturdukları yapıda, tam bir istihbarat örgu¨tu¨ mantığıyla hareket ettiği anlatılarak, bu sayede örgu¨t mensuplarının deşifre olmamak amacıyla her tu¨rlu¨ "tedbir"i uyguladığı, örgu¨t mensuplarından görevleri ve mesai arkadaşlarıyla ilgili her tu¨rlu¨ bilgiyi topladıkları, böylelikle hem insanların fişlenmesine yönelik çok bu¨yu¨k bir veri bankası oluşturarak istemedikleri insanların sistemden/görev yaptığı kurumdan çıkarılması amacıyla çeşitli kumpaslar kurarak adli ve idari soruşturmalarla insanların hayatlarını kararttıkları, hem de devletin tu¨m işleyişinden haberdar oldukları, devletin tu¨m mahrem bilgilerine ulaştıkları belirtildi.
FETÖ elebaşısı Lawrence gibi
İddianamede, ABD'nin Pensilvanya Eyaleti'nde yaşayan silahlı terör örgu¨tu¨ elebaşı Fetullah Gülen'in, tıpkı "Arabistanlı Lawrence" olarak bilinen u¨nlu¨ casus Thomas Edward Lawrence veya Haşhaşiler olarak bilinen örgu¨tu¨n lideri Hasan Sabbah gibi ışık evlerinde özel eğitim vererek, mankurta dönu¨ştu¨rdu¨ğu¨ örgu¨t mensuplarına sözde "cenneti vadederek" istediği her tu¨rlu¨ eylemi yaptırdığı kaydedilerek, uluslararası gu¨ç odaklarından aldığı destekle kendi ideolojisine uygun bir yönetim modeli oluşturarak Tu¨rkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kendisinin ve desteğini aldığı uluslararası gu¨ç odaklarının sözu¨nden çıkmayan bir u¨lke haline dönu¨ştu¨rmeyi amaçladığına dikkat çekildi.
Özellikle 2010 yılında meydana gelen gelişmeler sonrasında uluslararası gu¨ç odaklarının Türkiye u¨zerinde kurguladığı planlarda maşa olarak kullandığı FETÖ/PDY elebaşı Fetullah Gülen'in talimatlarıyla örgu¨tu¨n mahrem ve birim yapılanmalarında bulunan örgu¨t mensuplarının bir istihbarat birimi mantığıyla devletin her tu¨rlu¨ eylemlerini takip ederek örgu¨t liderine anbean aktardığı anlatılan iddianamede, "Bu kapsamda, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın Suriye Tu¨rkmenlerine yardım faaliyetinde bulunduğunu, Suriye sınırından çeşitli tarihlerde yardım tırlarının geçirildiğini, ilk olarak 2013 yılında, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgu¨tu¨'nu¨n Tu¨rk Silahlı Kuvvetleri içerisine sızmış ve Tu¨rk Silahlı Kuvvetleri bu¨nyesinde görev yapan örgu¨t mensupları tarafından tespit edildiği, bu bilginin örgu¨tu¨n sözde Tu¨rkiye Kara Kuvvetleri imamına ulaştırıldığı anlaşılmıştır. Bunun u¨zerine sözde Tu¨rkiye Kara Kuvvetleri imamı olan Hacı Murat Murat - Zafer'in (Kod), örgu¨t lideri Fetullah Gülen'in yanına giderek bu durumu bildirmiş, bu tarih itibarıyla Milli İstihbarat Teşkilatı'nın bölgedeki her tu¨rlu¨ faaliyeti örgu¨t mensupları tarafından takip edilerek, örgu¨t yöneticilerine aktarmıştır." denildi.
"Tırların durdurulması kararı Diyarbakır'daki toplantıda alındı"
Bu su¨reçle eş zamanlı olarak örgu¨tu¨n "kalemşör"lerinden firari sanık Emrullah (Emre) Uslu'nun, 2013 Eylu¨l ayı itibarıyla yazdığı köşe yazılarında Tu¨rkiye Cumhuriyeti Devleti'nin "Milli İstihbarat Teşkilatı u¨zerinden terör örgu¨tlerine yardım ettiği" yönu¨nde yazılar kaleme alarak, hem uluslararası arenada Tu¨rkiye Cumhuriyeti Devleti'ni zor duruma sokmayı hem de örgu¨tu¨n en önemli maddi ve insan kaynağı olarak kullandığı dersanelerin kapatılması su¨recinde Tu¨rkiye'de kamuoyu oluşturarak hu¨ku¨meti zor durumda bırakmayı amaçladığı bildirilen iddianamede, 17/25 Aralık darbe girişimi su¨recine gelindiğinde ise örgu¨tu¨n sözde Tu¨rkiye Kara Kuvvetleri imamı olan Hacı Murat - Zafer'in (Kod), tekrar yanına gittiği örgu¨t elebaşı Fetullah Gülen'den "Bu şekilde kamyonlarla sınır dışına sevkiyat olursa bunların geçişine izin verilmemesi için her tu¨rlu¨ çalışmanın yapılması ve kamyonlar durdurultuktan sonra yüklerinin boşalttırılarak görüntülerinin kayıt ettirilmesi, basının olay yerine çağrılarak görüntülerin çarşaf çarşaf yayınlanması" talimatını aldığı belirtildi.
Örgu¨t yöneticilerinin bu talimatla Tu¨rkiye Cumhuriyeti Devleti'nin askerlerini kullanarak Tu¨rkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı operasyon hazırladıklarının altı çizilen iddianamede, bir gizli tanığın beyanlarına da yer verildi. Gizli tanık Bayram'ın beyanına göre, tırların durdurulması kararının
alındığı Diyarbakır'daki toplantıya, Tu¨rkiye emniyet imamı olan "Kozanlı Ömer" kod adlı Osman
Hilmi Özdil'in başkanlık ettiği kaydedildi.
İddianamede, gizli tanığın MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin şu beyanlarına da ver verildi:
"2013 yılı çözu¨m su¨recinin devam ettiği dönemde, bu toplantının gu¨ndemine, MİT'in sınırın
Suriye tarafına çok miktarda sevkiyat yaptığı konusu gelmiştir. Hatay'da MİT'in depo
oluşturduğu, bu depodan Hatay MİT Bölge Başkanının dahi haberi olmadığı, bu depodan
kamyonlara yu¨klenen malzemelerin Suriye'ye gönderildiği konuşulmuştur. Toplantıya
başkanlık eden FETÖ/PDY terör örgu¨tu¨nu¨n sözde Tu¨rkiye Kara Kuvvetleri imamı olan
Hacı Murat-Zafer (Kod) 'konuyu FETÖ/PDY terör örgu¨tu¨ lideri F. Gülen'e
soralım, bu konudaki talimatı ne olursa o şekilde hareket ederiz' dedi.
İlk toplantıda Gülen tarafından 'bu konu bizim gu¨ndemimiz değil' şeklinde bir cevap geldi. Bu konu
daha sonra FETÖ/PDY terör örgu¨tu¨nu¨n dershanelerinin kapatılması nedeni ile hu¨ku¨mete
açtığı savaşla birlikte hu¨ku¨metimize zarar vermek ve kamuoyunda algı oluşturulmak
amacıyla manipu¨lasyon yapılması kararı ile sonraki toplantıda FETÖ/PDY terör örgu¨tu¨nu¨n
sözde Tu¨rkiye Kara Kuvvetleri imamı olan Hacı Murat'a, Gülen'den 'Bu şekilde kamyonlarla sınır dışına sevkiyat olursa bunların geçişine izin verilmemesi
için her tu¨rlu¨ çalışmanın yapılması ve kamyonlar durdurulduktan sonra yu¨klerinin
boşalttırılarak göru¨ntu¨lerinin kayıt ettirilmesi, basının olay yerine çağrılarak göru¨ntu¨lerin
çarşaf çarşaf yayınlanması' talimatının geldiğini söyledi. Bu talimattan iki hafta kadar
sonra Hatay ilinde ve Adana ilinde eş zamanlı olarak, MİT tırlarının durdurulmasıyla,
Tu¨rkiye Cumhuriyeti Hu¨ku¨meti'ne karşı kara propaganda çalışmalarına başlayıp
uluslararası mahkemelerde, Tu¨rkiye Cumhuriyeti'ni ve Hu¨ku¨metini haksız bir şekilde
yargılatarak itibarsızlaştırmak adına MİT tırlarına operasyon yapılarak Gülen'in
talimatı yerine getirilmiştir."
"Tırlar durdurulmadan gazeteciler çağrıldı"
İddianamede, Milli İstihbarat Teşkilatı'na ait devlet sırrı kapsamında yardım faaliyeti yu¨ru¨ten tırın 1 Ocak 2014 tarihinde Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde durdurulduğu, burada tırın içerisinden göru¨ntu¨ alınamayınca yeni bir operasyonla 19 Ocak 2014 tarihinde Milli İstihbarat Teşkilatı'na ait devlet sırrı kapsamında yardım faaliyeti yu¨ru¨ten tırların Adana'nın Ceyhan ilçesinde durdurularak arandıkları anımsatıldı.
Şüphelilerin tırların durdurulmasından bir saat önce olay yerine çağırdıkları basın mensupları aracılığıyla olayı anbean canlı olarak tu¨m du¨nyaya duyurdukları anlatılan iddianamede, "Tırların içerisinden göru¨ntu¨ alarak, tu¨m devlet yetkililerinin bu göru¨ntu¨lerin devlet sırrı kapsamında olduğunu açıklamalarına rağmen, bu göru¨ntu¨leri 7 Haziran 2015 tarihli Milletvekili Genel Seçimlerinden bir hafta önce Kadri Enis Berberoğlu aracılığıyla Can Dündar'a vererek, 29 Mayıs 2015 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayınladıkları ve FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgu¨tu¨ lideri Fetullah Gülen'in talimatı doğrultusunda tu¨m şu¨phelilerin eylem ve fikir birliği içerisinde Tu¨rkiye Cumhuriyeti Devleti'ni teröre destek veren u¨lke konumuna sokmaya çalıştıkları, devlet sırrını casusluk amacıyla temin ederek ifşa ettikleri, Tu¨rkiye Cumhuriyeti Devleti'nin anayasal du¨zenini hedef aldıkları tespit edilmiştir." ifadelerine yer verildi.

Kaynak: AA

27 Temmuz 2017 Perşembe 17:21

İstanbul, Adana, Hatay, Politika, Güncel