Gauck'tan Veda Konuşması

Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, ABD'nin yeni seçilen başkanı Donald Trump ile birlikte uluslararası düzen ve NATO başta olmak üzere Atlantik ötesi ilişkiler konusunda yeni sınavlarla karşı karşıya kaldıklarını söyledi.

Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, ABD'nin yeni seçilen başkanı Donald Trump ile birlikte uluslararası düzen ve NATO başta olmak üzere Atlantik ötesi ilişkiler konusunda yeni sınavlarla karşı karşıya kaldıklarını söyledi.
Gelecek ay görev süresi dolacak olan Cumhurbaşkanı Gauck, Berlin'de yaptığı "Ülkemiz nasıl olmalı?" başlıklı veda konuşmasında, Almanya'da bugüne kadar birçok önemli gelişme sağladıklarını, yine de önemli bazı sorunların mevcut olduğunu ifade etti.

Almanya'nın günümüzde büyük tehditlerle karşı karşıya olduğunu, bunları giderebilmesi ve gelecekte de güçlü kalabilmesi için yoğun çaba harcanması gerektiğini belirten Gauck, "AB'nin bağlayıcı gücü büyük ölçüde azaldı. Ülke içindeki şüpheler dışarıdan da körükleniyor. İlk kez bir devlet AB'den ayrılmak istiyor. Ortadoğu'daki ve Doğu Ukrayna'daki savaşlarla Kırım'ın Rusya tarafından işgali Almanya'nın ve Avrupa'nın dış politikadaki sınırlı davranış imkanlarını gözler önüne sermiştir. Radikal dinci tehdit artmıştır. Yeni Amerikan Başkanı'nın göreve gelmesi ile devletler hukuku temeline dayalı uluslararası düzen ve NATO başta olmak üzere Atlantik ötesi ilişkiler konusunda yeni sınavlarla karşı karşıyayız." şeklinde konuştu.
Almanya'daki bazı çevrelerin insanların endişelerinden faydalanarak aşırı milliyetçilikten yana tutum sergilediklerini, yabancılara ve özgür ticarete karşı propaganda yaptıklarını kaydeden Gauck, "Bunlar çoğulculuğa karşı kültürel kapanmayı tercih ediyor ve mevcut demokrasiye karşı rakip modeller gösteriyorlar. Kendilerini halkın tek sözcüsü olarak ilan ediyor ve sisteme saldırıyorlar. Avrupa projesini sorguluyorlar. Bazıları Moskova'daki otoriter hükümranlığa gösterdikleri sempatileri, Amerika ve Batı karşıtı tepkilerle birleştiriyor." ifadelerini kullandı.

Gauck, yine de büyük değişimlerin ve tehditlerin aşılamaz olmadığına vurgu yaparak, siyasi gelişmelerin yanı sıra iklim değişikliğinin ve çevre kirlenmesinin önlenmesine, dünyadaki nüfus artışına ve toplumları değiştiren dijital devrime karşı da verilecek yanıtların olduğunu savundu.

Tüm mevcut sorunlara rağmen iki önemli alanda başarı sağlandığını belirten Gauck, "Almanya ve tüm Avrupa'ya yönelik sığınmacıların ve yasa dışı göç edenlerin sayısı belirgin şekilde azaltılmıştır. Ancak şunu da biliyoruz ki, Avrupa'nın dış sınırlarını etkili bir şekilde güvence altına almadan, Avrupa'da düzenli bir göç politikası geliştirmeden ve göçmenlerin geldiği ülkelerdeki yaşam şartlarını düzeltmeden gelecekte de büyük krizler beklemek gerekecektir. Bazı Avrupa toplumları da sığınmacıların ve göçmenlerin çokluğu karşısında bu insanları kabul etmekte ve uyumlarını sağlamakta zorlanacaktır." diye konuştu.

Gauck, ikinci önemli başarının da Avro para biriminin istikrarı için gerekli mekanizmaların oluşturulmasını göstererek, "Ancak hepimiz biliyoruz ki, ortak para birimimizin geleceği uzun vadede ancak ortak bir bütçe politikası ve mali politikayla güvence altına alınabilir." şeklinde konuştu.

Demokrasinin sınırlarının, aşırı solcu, aşırı sağcı ya da radikal dinciler olsun, nefret söylemlerinde ve şiddet uygulanmasında sona erdiğini ifade eden Gauck, "Uluslararası işbirliğine ve yurt içinde tehditleri etkili bir şekilde karşılayabilme yeteneğine ihtiyacımız var. Özellikle ihtiyacımız olan şey ise hangi taraftan olursa olsun, insanların aşırı uçlara çekilmemesi için siyasi, kültürel ve dini eğitim ile etkili önlem alınmasıdır." dedi.

Almanya'da yaşayan göçmen kökenli insanların bir yandan yasalara uyma zorunluluğu olduğunu diğer yandan da insanların özgürlüklerini kısıtlamadan kendi kültür ve gelenekleri doğrultusunda yaşama hakkına sahip olduklarını dile getiren Gauck, Almanların da yabancıları kabullenmesi gerektiğini kaydetti.

Yabancılar arasında da demokrasiyi isteyen ve takdir eden büyük bir çoğunluğun bulunduğuna işaret eden Gauck, "Demokrasimizdeki önemli ayrım çizgisi, eski ve yeni vatandaşlar ya da Hristiyan, Müslüman, Yahudi ve ateistler arasından geçmiyor. Bu önemli ayrım çizgisi demokratlarla demokrat olmayanlar arasından geçiyor. Köken değil, tutum önemli." ifadelerini kullandı.
Dünyada yaşanan olayların Almanya'ya da etkisi olduğuna vurgu yapan Gauck, "Örneğin Suriye'de yaşananlar bizi her gün, Almanya'daki göç hareketleri gerçeği ile karşı karşıya getiriyor. Mağrip ülkelerinde yaşananlar da Almanya'daki terör tehdidini artırabiliyor." dedi.

Almanya'da 12 Şubat'ta yapılacak olan cumhurbaşkanı seçimini, iktidardaki koalisyon partileri tarafından aday gösterilen Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier'in kazanması bekleniyor.

Kaynak: AA

18 Ocak 2017 Çarşamba 14:58

Avrupa, Amerika, Almanya, Joachim Gauck, Politika, Güncel