Hava Kuvvetleri Komutanlığı 'Mahrem İmamlar' İddianamesi Tamamlandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ'nün, Hava Kuvvetleri Komutanlığına ilişkin mahrem yapılanması ve örgüt üyesi Hava Kuvvetleri Komutanlığı personeli hakkında hazırlanan 'mahrem imamlar' iddianamesi tamamlandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ'nün, Hava Kuvvetleri Komutanlığına ilişkin mahrem yapılanması ve örgüt üyesi Hava Kuvvetleri Komutanlığı personeli hakkında hazırlanan "mahrem imamlar" iddianamesi tamamlandı.
İddianamede, 76 sivil "mahrem imam" ile örgüt üyesi 81 askeri personel hakkında, "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme", "Cumhurbaşkanına suikast", "TBMM'yi ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme", "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs", "Silahlı terör örgütü kurma veya yönetme" ve "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçlarından dörder kez ağırlaştırılmış müebbet ile yedi yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası istendi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı Suçlar Soruşturma Bürosu savcılarınca hazırlanan iddianamede, Abdul Kerim Yazıcı, Abdullah Özen, Abdullah Uygun, Abdurrahman Yıldırım, Abdülkadir Bozbaş, Abdülkerim San, Ahmet Alkın, Ahmet Çağlayan, Ahmet Erduman, Ahmet Erol, Ahmet Fakioğlu, Ahmet İnce, Ali Afşar, Ali Ateş, Ali Korkmaz, Ali Emre Köle, Ali Kemal Bayram, Alper Küççük, Arap Oğuz, Asım Göktaş, Bahattin Taştan, Bayram Baktemur, Bekir Kişi, Bilal Açıl, Bilgehan Bülbül, Burak Çoban, Burak Kıvrak, Burak Engin Çağlar, Bünyamin Karaduman, Cağfer Sarıkaya, Caner Türkcan, Celalettin Yuvacı, Cem Civelek, Cemal Karlıdağ, Cemil Cintosun, Cemil Selvi, Denizhan Özcan, Emrah Sezgin, Emre Çetinkaya, Emre Kutlu, Enes Akdağ, Engin Güneş, Ercan Eraslan, Erdem Hekimhan, Erdoğan Gül, Erdoğan Kutluay, Eren Önder, Erkan Kaya, Erkan Pınar, Erol Macit, Ertuğrul Akkaya, Fahri Kamil Albayrak, Fatih Canım, Fazlı Türkmen, Ferdi Özdemir, Ferdi Ünal, Fethi Gençkaya, Furkan Atik, Galip Yılmaz, Gökhan Batçık, Gürcan Coşkun, Hakan Akgül, Hakan Malkoç, Haluk Yıldız, Harun Işık, Harun Kaya, Hasan Doğan, Hasan Er, Hasan Özdemir, Hilmi Ün, Hüseyin Ediş, Hüseyin Güleç, Hüseyin Mayda, Hüseyin Ülker, Hüseyin Yeşilsu, İbrahim Aygün, İdris Yarkın, İlhami Kaya, İsmail Boztaş, İsmail Şahpaz, İzzet Kara, Kemal Alkan, Kemal Yıldız, Kenan Gürbüz, Levent Çakmaktepe, Mahmut Türkmen, Mehmet Ayan, Mehmet Bilgiç, Mehmet Gezer, Mehmet Kucur, Mehmet Tanrıkut, Mehmet Taşlıtepe, Mehmet Ali Gözügök, Mehmet Cengiz Ölçal, Mehmet Fatih Ballı, Mehmet Yiğit Gül, Mert Kalaç, Mesut Zurnacı, Metin Çetiner, Mevlüt Tufan, Miraç Pehlevan, Muammer Yücel, Muhammet Alkan, Muharrem Baysal, Murat Çakmaktepe, Murat Kara, Murat Öner, Murat Yaldız, Murat Yücel, Mustafa Bostan, Mustafa Durak, Mustafa Kılıç, Mustafa Konuş, Mustafa Küçükköse, Mustafa Aykut Akyol, Nail Bülbül, Nebil Ekiz, Necati Yıldırım, Olcay Maleker, Osman Günaydın, Osman Hançer, Osman Mızrak, Ömer Faruk Ünsal, Ömer Tarık Gümüş, Rabia Kübra Çamoğlu, Ramazan Alkan, Ramazan Şahin, Rasim Çelik, Resül Güldüren, Samet Özmekik, Samet Yasin Güngör, Satuk Enes Bilici, Selim Çamur, Serdar Dingeç, Serdar Nergiz, Serhat İnal, Serkan Ayçiçek, Serkan Aydın, Serkan Gülşen, Serkan Korkusuz, Seydi Battal Bertlek, Sinan Kurt, Sinan Metin, Sulh Köksal, Süleyman Çokyaşar, Şehmus Aslan, Taha Ertuğrul Kantar, Temür Koçyiğit, Uğur Erdoğan, Üzeyir Eker, Veysel Yıldız, Yakup Karagöz, Yavuz Selim Öz, Yılmaz Çoraközü, Yunus Şahin, Yusuf Payalan ve Yusuf Hayri Yıldızhan, şüpheli olarak yer aldı.
İddianamede, kadın pilot Yarbay Bilgehan Bülbül ve eşi Yarbay Nail Bülbül de şüpheliler arasında bulunuyor.
"Işık evleri"nde yetiştiriliyorlar
FETÖ mensuplarının askeri okullara ve Hava Kuvvetleri Komutanlığına nasıl sızdığına ilişkin bilgilere yer verilen iddianamede, örgütün darbede kullandığı asker teröristler ile bunlara destek veren diğer örgüt mensuplarının, FETÖ'nün en gizli birimi olan "Işık evleri"nde yetiştirildikleri belirtildi.
İddianameye göre, bu evlerde ideolojik eğitimden geçen teröristlerin beynine, vatan kavramı yerine "hizmet"; demokrasi yerine "silahlı veya silahsız her türlü hukuk dışı yol kullanarak iktidarın ele geçirilmesi"; halkın egemenliği yerine ise "başında örgütün elebaşı Fetullah Gülen'in olduğu "Başyüceler" adlı aristokratik özellikler taşıyan bir zümre eliyle egemenlik hakkının kullanıldığı bir yönetim biçimi işlendi.
Örgütün temel hedefinin Türkiye devletinin bütün anayasal kurumlarını ele geçirmek olduğu vurgulanan iddianamede, şu değerlendirmeler yapıldı:
"Mutlak iktidar ve güce hükmetme amacıyla hareket eden örgüt liderinin nihai emellerine ulaşmada en önemli basamaklarından bir tanesi de Türk Silahlı Kuvvetlerinin kontrol altına alınması olmuştur. Örgüt, TSK içinde kendi kadrolarının önünü açmak amacıyla bürokrasi, üniversiteler ve diğer kurumlarda olduğu gibi önlerine engel gördükleri kişileri birtakım dava ve suçlamalarla, haksız disiplin işlemleri ya da şantaj gibi değişik yöntemlerle tasfiye etmiştir.
FETÖ'nün, ortaokulda kazanılan öğrencilerin devşirilmesi ve TSK'nın subay ve astsubay yetiştiren eğitim birimlerinde istihdam edilmesi yolunu izlediği görülmektedir. Örgütün hedef kitlesi, muhafazakar toplum kitlesine mensup zeki, çalışkan ve ekonomik durumu iyi olmayan ailelerin çocukları olan öğrencilerdir.
Örgütün ağına takılın bu öğrenciler, öncelikle ders çalışmak ve ücretsiz özel ders vermek bahanesiyle 'Işık evi' olarak adlandırılan evlere davet edilmektedir. Işık evlerinin en önemli fonksiyonu yeni elemanlar kazandırmak, ham olarak gelen hedefi örgüt elemanına dönüştürmek ve bu öğrencilere örgütün ideolojisi ile öğretilerini empoze etmektir. Bu evlerde kalan çocuk ve gençler, sistemli olarak kendi sosyal çevrelerinden çıkarılarak telkin yoluyla örgüt gönüllüsü haline getirilir ve yine telkinle örgüt içinde tutulurlar.
Yıllarca devleti ele geçirmek için eğitilerek çeşitli aşamalardan geçirilen ve uygun kıvama getirilen FETÖ'nün 'kurşun askerleri', TSK'nın subay ve astsubay yetiştiren eğitim birimlerine sızdırılmak üzere hazırlanarak hedef ünitelere sokulurlar."
Sınav soruları önceden veriliyor
FETÖ'nün, TSK gibi stratejik kurumlara yerleştirilecek öğrencileri daha özel şartlarda seçip özel gruplar halinde hazırladığı belirtilen iddianamede, askeri okullara sokulacak öğrencilerin örgüte bağlı eğitim kurumlarına gönderilmediği, gönderilse bile kayıtlarının gerçek isimleriyle yapılmadığı, bu öğrencilerin büyük çoğunluğuna sınav sorularının önceden verildiği, sınavda çıkacak soruların öğrencilere okutulup ezberletilmesine, örgüt jargonunda "fetih okutmak" denildiği belirtildi.
TSK'nın eğitim birimlerine giren öğrencilerin, kendilerini hazırlayan "abi" ya da başka bir "abi" görevlendirilerek takip edildiği kaydedilen iddianamede, bu aşamadan sonra bu abilere, "gözcü" sıfatı verildiği, gözcü vasıtasıyla örgüt mensubu öğrencilerle 15 günlük aralıklarla eğitim görülen askeri okulun bulunduğu şehirdeki bir örgüt üyesine ait evde görüşmeler yapıldığı bildirildi.
İddianamede, şu bilgilere yer verildi:
"Örgüt mensubu öğrenciler, 15 günde bir hafta sonu çarşı izinlerine çıktıkları zamanlarda birer ikişerli gruplar halinde örgüt içinde yer alan sivil vatandaşların evlerine gitmektedir. Buralara ilk gidişte, okula başlamadan önce belirlenen tarih ve saatte, belirlenen yerde buluşma sağlandıktan sonra, fiziksel herhangi bir temasa girilmeden bu öğrencilerle iletişim sağlanmaktadır.
Öğrenci, irtibatlı olduğu gözcüyü uzaktan takip etmekte ve esas görüşmenin yapılacağı yere gidilmektedir. Örgüt mensubu öğrenciler, hafta sonları izinli olarak okuldan askeri kıyafetle ayrıldıktan sonra, kural olarak örgütün belirlediği bir iş yerinden, bu belirlenmemişse kendi bulacağı bir iş yerinden sivil kıyafetler almakta, bu kıyafetler giyildikten sonra buluşma sağlanmaktadır. Gidiler yerlerde Fetullah Gülen'in video kasetleri seyredilmekte, öğrenciler Gülen'in kitaplarıyla örgütsel ideolojik eğitime tabi tutulmaktadır.
Burada ayrıca 'gözcü' ya da onun üstü olan 'doktor' sıfatlı örgüt üyesi tarafından okul, öğrenciler ve askeri personel ile ilgili de bilgiler örgüt üyesi askeri öğrenciye sorularak notlar alınmaktadır. Bu faaliyetlerin gerçekleştiği hücre tipi evlerde gizliliğe büyük önem verilmektedir. Örgüt mensubu öğrencilerle takipten sorumlu örgüt üyeleri arasında haberleşmede elektronik haberleşme araçları neredeyse hiç kullanılmamaktadır. Buluşmalarda, bir sonraki buluşma tarih ve saati belirlenmekte, bir sonraki buluşma bu şekilde sağlanmaktadır."
23 Mart 2017 Perşembe 12:47

Ahmet Çağlayan, Abdurrahman Yıldırım, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Politika, Güncel