Hayat Tarzını Değiştir, Kalbini Koru'

Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Cevdet Koçoğulları, kalp sağlığını korumak, kalp-damar hastalıkları ve inmeyi önlemek veya geciktirmenin bu hastalığa yol açan sebepleri ortadan kaldırmak ve çocukluktan itibaren kalp dostu...

HATİCE ŞENSES - Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Cevdet Koçoğulları, kalp sağlığını korumak, kalp-damar hastalıkları ve inmeyi önlemek veya geciktirmenin bu hastalığa yol açan sebepleri ortadan kaldırmak ve çocukluktan itibaren kalp dostu beslenmeyle mümkün olacağını kaydetti." dedi.
Doç. Dr. Koçoğulları 29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, tüm dünyada yaşamı tehdit eden sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan kalp ve damar hastalıklarının, anne karnından başlayarak her yaş grubunda görüldüğünü anlattı.
Küresel olarak bir numaralı ölüm sebebi olan kalp-damar hastalıklarının Türkiye'de her yıl yaklaşık 300 bin kalp krizi ve 125 bin ölüme yol açtığına işaret eden Koçoğulları, hastalığın sııklığının dünyayla birlikte Türkiye'de de arttığını kaydetti.
Koçoğulları, "Ülkemizde özellikle eğitim ve gelir düzeyinin artması, beslenme alışkanlıkların değişmesi, doğumda beklenen yaşam süresinde artış, bulaşıcı hastalık ve diğer hastalıklara bağlı ölüm oranlarında azalmayla birlikte kalp-damar rahatsızlıkları, inme ve şeker hastalığının görülme oranlarında artış olmuştur." diyerek, Dünya Sağlık Örgütü'nün, yaşam tarzı değişiklikleri ve düzeltilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınmasıyla kalp-damar hastalıklarına bağlı ölümlerinin yüzde 70 önlenebileceğini bildirdiğini aktardı.
Kalp-damar hastalıklarının bireysel genetik özelliklerin yanı sıra, beslenme ve yaşam tarzıyla doğrudan ilişkili olduğuna dikkati çeken Koçoğulları, şunları kaydetti:
"Özellikle sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam tarzı ve bunun sonucu olan obezite, kan şekeri, kolesterol ve tansiyon yüksekliği, kalp-damar hastalıkları gelişiminde önemli rol oynamaktadır. Bunun yanında sigara, hava kirliliği, yoğun fiziksel ve ruhsal stres, alkol kullanımı risk faktörleri arasında sayılabilir. Kalp sağlığımızı korumak, kalp-damar hastalıkları ve inmeyi önlemek veya geciktirmek, bu hastalığa yol açan sebepleri ortadan kaldırmak ve çocukluktan itibaren kalp dostu beslenmeyle mümkündür. Özellikle Akdeniz tipi diyet dediğimiz zeytinyağı, sebze, meyve ve balık zengin besinlerle beslenmenin bilimsel olarak kalp hastalıkları gelişimi üzerine olumlu etkileri gösterilmiş ülkemiz insanı için en yararlı beslenme tarzıdır. Bununla birlikte işlenmemiş tahıllar, baklagiller, az yağlı süt ürünleri, deniz ürünleri, fındık, ceviz ve badem gibi kuruyemişler soframızda yer almalı, kırmızı et tüketimi ve doymuş yağlar azaltılmalı, zeytinyağı ve diğer sıvı yağlara daha fazla yer verilmelidir."
Kan kolesterolü, kan basıncı ve kan şekeri yüksekliğine dikkat
Doç. Dr. Koçoğulları, kan kolesterolü yüksekliğinin, kan basıncı ve kan şekeri yüksekliğiyle kalp-damar hastalığı gelişimi için önemli bir risk faktörü olduğunu, hekim tarafından takibinin, gerekli olması halindeyse tedavisinin yapılması gerektiğinin altına çizerek, kan basıncı ve kan şeker düzeyinin özellikle 40 yaşın üzerindeki bireylerde rutin olarak kontrol edilmesinin, hipertansiyon ve diyabet saptanan hastaların uygun olarak tedavisinin korunmada önem arz ettiğini belirtti.
Özellikle günde 30 dakika hafif ve orta şiddette egzersiz yapmanın kiloyu kontrol etmenin yanında obezite ve diyabet gelişimini azaltarak genel sağlığa da olumlu katkılarda bulunacağını ifade eden Koçoğulları, "Ayrıca hayata karşı iyimser olmak, aile ve çevreyle kaliteli zaman geçirmek, uyku düzenini kontrol altında tutmak da önemlidir. Özetle kalp sağlığını korumak için, kalp dostu besinler tüketerek sağlıklı beslenin. Aktif olun, hareketli yaşayın. Tütün, sigara ve içki tüketiminden uzak durun. Sağlıklı vücut ağırlığınızı koruyun, fazla kilolarınızdan kurtulun. Kan basıncınızı ve kan şekerinizi kontrol altında tutun. Kan değerleri ölçümünüzü düzenli olarak yaptırın." tavsiyesinde bulundu.
"Kardiyovasküler hastalıklar ve riskleri hakkında farkındalık çok önemli"
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Haseki Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Kardiyoloji Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Mehmet Mustafa Can da "Son yıllarda, Türk toplumu küresel eğilimlere ayak uydurarak en yüksek kardiyovasküler sistem ve dolaşım sistemi hastalıklarına maruz kaldı." dedi.
Can, çoğunlukla sağlıksız bir yaşam biçimine atfedilen kalp-damar hastalıklarının dünya çapında önde gelen ölüm nedeni olduğunu vurgulayarak, TÜİK verilerine göre dolaşım sistemi hastalıklarına yakalanan hastalarda mortalite oranının kalp ve serebrovasküler hastalıklar arasında en yüksek olduğunu ifade etti.
Dolaşım sistemi hastalıklarının önlenmesi için sigara içilmemesinin, alkol tüketiminin azaltılmasının, daha fazla fiziksel aktivite yapılmasının ve daha fazla meyve, sebze tüketmenin hayati öneme sahip olduğunu aktaran Can, şöyle devam etti:
"Kardiyovasküler hastalıkların hızındaki artışın ülkedeki hızlı yaşlanan nüfusa bağlı olduğunu ve bu hastalıkların yaşam beklentisinin ve diyabet vakalarının artması nedeniyle yakın gelecekte daha yaygın olacağı bilinmektedir. Türkiye'nin yaşlı nüfusunun oranı, son 5 yıl içinde yüzde 17,1 arttıktan sonra 2016 yılı itibarıyla 6,6 milyon kişiye ulaştı.
Rakamlar, gittikçe daha fazla kişinin yerleşik bir yaşam tarzı izlediğini göstermektedir.
Sağlık Bakanlığı, bu olguyla mücadele etmek, halkı sağlıksız atıştırmalıklardan kaçınmaya ve daha sağlıklı gıdalara ve rutin egzersizlere yönelmeye teşvik etmeyi amaçlıyor. Bakanlığımız, şehir çapında ve ülke genelinde yürüyüşler organize ediyor ve insanları daha fazla fiziksel faaliyette bulunmaya teşvik etmek için bisiklet kullanımını teşvik ediyor.
Sağlık yetkilileri, kırsal alanlardan şehir merkezlerine göçün insanların alışkanlıklarını değiştirdiğini, sağlıklı beslenme ve emek gücünün yerini fast-food ve ofis işleri almaya başladığını ve insanların tüketim kültürüne, yağ içeriği yüksek yemekler, düzenli egzersiz eksikliği ve kalabalık şehirlerde yaşamla ilişkili günlük hayatın stresleriyle uğraşmaya maruz kaldığını belirtiyor."
Doç. Dr. Mehmet Mustafa Can, kalp ve damar hastalıkları bakımından da değiştirilebilir ve değiştirilemeyen risk faktörleri olduğunu anlatarak, "Etnik köken ve yaş modifiye edilemez ve değiştirilemez. Ancak tedavi edilebilir veya değiştirilebilen risk faktörleri, tütün ve alkol kullanımı, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve diyabet, egzersiz ve diyettir.
Tansiyon algılanırsa ve kontrol altında tutulursa, hipertansiyon önlenebilir ve başarıyla tedavi edilebilir ve düzenli olarak egzersiz yaparak, sağlıklı bir diyetle değiştirerek kan lipit profilleri değiştirilebilir, kolestrol kontrol edilebilir." diye konuştu.
En büyük zorluğun, kardiyovasküler hastalık ve hipertansiyon, tanı konmamış diyabet ve zayıf kolesterol gibi gizli hastalıklara ilişkin bilinç eksikliği olduğunu dile getiren Can, kardiyovasküler hastalıklar ve riskleri hakkında farkındalık oluşturmanın çok önemli olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

29 Eylül 2017 Cuma 11:03

Mehmet Mustafa, Dünya Sağlık Örgütü, Eylül, Siyami Ersek, Politika, Güncel