Hemşirenin Otobüste Darbedilmesi Davası

Çekmeköy'de, belediye otobüsünde hemşire Ayşegül Terzi'yi darbettiği iddia edilen Abdullah Çakıroğlu'nun, 'inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme', 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama', 'kasten yaralama' ve 'hakaret' suçlarından yargılanmasına devam edildi.

Çekmeköy'de, belediye otobüsünde hemşire Ayşegül Terzi'yi darbettiği iddia edilen Abdullah Çakıroğlu'nun, "inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama", "kasten yaralama" ve "hakaret" suçlarından yargılanmasına devam edildi.
Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz sanık Çakıroğlu ve şikayetçi Terzi katılmazken, tarafları avukatları temsil etti.
Duruşmayı, Türkiye Barolar Birliği, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu, İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığından çok sayıda avukat ve Bağımsız Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka da izledi.
Mahkeme hakimi İbrahim Uyanık, sanık Çakıroğlu'nun neden duruşmada hazır edilmediğini avukatına sordu.
Söz alan Çakıroğlu'nun avukatı Şemsi Dak, müvekkilini hazır edemediklerini belirterek, "Kendisi Trabzon'dadır. Zaten ifadesini de vermiştir. Duruşmaya gelmesi de güvenliği açısından sıkıntı doğurabilir diye düşündük." dedi.
Bunun üzerine hakim Uyanık, sanığın duruşmaya katılmamasına tepki göstererek, "Duruşmadan bağışık tutulmadığı sürece, sanığın duruşmada hazır edilmesi gerekir. Güvenliği sağlamak, biz mahkemenin ve güvenlik güçlerinin görevidir. Ayrıca güvenliği tehdit eden bir durum olduğuna ilişkin hiçbir şey de yoktur. Duruşmaları takip etsin. Diğer türlü kaçma eğilimi olarak algılanabilir bu." diye konuştu.
Çakıroğlu'nun, Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gördüğü tedaviye ilişkin tüm belgelerin gönderildiğini belirten hakim, ayrıca İstanbul Emniyet Müdürlüğünden de sanığın özel güvenlik görevlisi olduğuna dair raporların gönderildiğini tutanağa geçirdi.
Ayşegül Terzi'nin avukatı Bahar Ünlüer Öztürk, sanığın tutuklanmasını talep ederek, şunları söyledi:
"Sanığın özel güvenlik görevlisi olması dolayısıyla dosyaya gönderilen sağlık kurulu raporunda psikiyatrik durumunun sağlam olduğuna ilişkin saptama mevcuttur. Celse arasında 6763 sayılı yasa yürürlüğe girmiştir. Vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar, tutuklama yasağı kapsamı dışına çıkarılmıştır. Sanık bu celseye de duruşmadan bağışık tutulmamış olmasına rağmen gelmemiştir. Bu yasa 'Ayşegül yasası' olarak kamuoyunda lanse edildi. Değişiklik dikkate alınarak, sanık hakkında tutuklama kararı verilmesini talep ediyoruz."
"Bu tekme tüm kadınlara atılmıştır"
Önceki celse davaya katılma talebi kabul edilen Bağımsız Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka da "Bu tekme tüm kadınlara atılmıştır diyorum. Bu dava, aslında sadece bir kadın hakları, insan hakları davası değildir. Bu dava, aynı zamanda bir laiklik davasıdır. Bu ülkede yaşayan tüm vatandaşlarımızın kendi yaşam tarzına göre yaşayabilmesi davasıdır. Böyle bir noktada yargıya da önemli sorumluluklar düşmektedir." ifadelerini kullandı.
Sanık Abdullah Çakıroğlu'nun avukatı Şemsi Dak ise sanığın Adli Tıp Kurumuna sevkinin engellenmeye çalışıldığını savunarak, şöyle konuştu:
"Müvekkilim manik depresif hastasıdır. Ruh sağlığının gayet yerinde olduğu zamanlar vardır. Manik ve depresif olduğu dönemler de vardır. Kullandığı ilaçlar da bu dönemlere sapmaması içindir. Sanığın duruşmaya gelmediği gerekçesiyle kaçak olduğu ifade ediliyor ve tutuklanması talep ediliyor. İnternet ortamında müvekkilime, şahsıma ve mahkemeye yönelik binlerce hakaret söz konusudur. Sürekli tehdit edilmektedir. Müvekkilim, Çekmeköy adresinde daha fazla kalamayacağından Trabzon'a ailesinin yanına gitmiştir. Orada hastaneye başvurusunu sağladık. Ayakta tedavi yeterli görüldüğünden ilaç yazıp göndermişler. Müvekkilim üzerinden bir kampanya yürütülüyor. Haksız olarak tutuklama kararı verilmiştir."
Ara kararını açıklayan hakim İbrahim Uyanık, sanık Çakıroğlu'nun savunmalarının tespit edilmiş olduğu, dosyaya bildirilen tanıkların tamamının dinlenildiği ve delillerin önemli ölçüde toplanmış olduğunu belirterek, müşteki avukatlarının yakalama kararı çıkarılması ve tutuklama taleplerini reddetti.
Hakim Uyanık, sanık Çakıroğlu hakkında Adli Tıp Kurumundan 16 Ocak 2017 günü saat 08.30 için randevu verildiğini aktararak, bu kapsamda sanığın, akıl hastası olup olmadığı, akıl hastası ise bu durumun ne zamandan beri sürdüğü, akıl hastalığının dava konusu olaya etkisinin ne olduğu ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığının tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumunda 3 haftayı geçmemek üzere gözlem altına alınmasına karar verdi.
Sanığın Adli Tıp Kurumuna mevcutlu olarak sevki için gereğinin yapılmasını kararlaştıran Uyanık, randevu gün ve saatinde sevkinin yapılmaması halinde sanık hakkında yakalama kararı çıkarılacağı ihtarında bulunarak, duruşmayı erteledi.
Duruşma sonrası açıklama
Öte yandan, duruşmanın ardından "Kadın Cinayetlerini Durduracağız" Platformu üyesi bir grup kadın, adliye bahçesinde basın açıklaması yaptı.
Grup adına açıklamayı okuyan Fidan Ataselim, davaya katılma taleplerini mahkemeye sunduklarını ifade ederek, "Tekil, münferit değildir bu olay. Bu olayların önü alınmazsa, bu mahkemelerden örnek kararlar çıkmazsa, bu tür olaylar artmaya devam edecek. Kadınlar istedikleri zaman, istedikleri kıyafeti giymekte özgürdürler. Kadınlar nerede, ne zaman, nasıl gezeceğine ancak kendileri karar verebilir." diye konuştu.
İddianameden
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Çekmeköy'de, belediye otobüsünde hemşire Ayşegül Terzi'yi darbeden Abdullah Çakıroğlu'nun "inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama", "kasten yaralama" ve "hakaret" suçlarından 9 yıl 4 aya kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

Kaynak: AA

21 Aralık 2016 Çarşamba 13:10

Trabzon, Aylin Nazlıaka, Çekmeköy, Politika, Güncel