İçişleri Bakanı Soylu, canlı yayında

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 'FETÖ ve PKK arasındaki ilişki çok net bir ilişki. Çok açık. İklim oluşturma açısında da çok net bir ilişki. Doğu ve Güneydoğu'da yapılanlar açısından da çok net bir ilişki. Bunu çok sağlamışlar.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "FETÖ ve PKK arasındaki ilişki çok net bir ilişki. Çok açık. İklim oluşturma açısında da çok net bir ilişki. Doğu ve Güneydoğu'da yapılanlar açısından da çok net bir ilişki. Bunu çok sağlamışlar. Bunu gerçekleştirmişler. Bugün aynı rahatlıkta olamayabilirdik. Sadece bu operasyondan bahsetmiyorum." dedi.
Soylu, CNN Türk'te canlı yayınlanan Tarafsız Bölge programında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
PKK ve FETÖ ilişkisi hakkında değerlendirmelerde bulunan Soylu, aralarındaki ilişkinin açık bir şekilde görüldüğüne işaret etti. Soylu, "FETÖ ve PKK arasındaki ilişki çok net bir ilişki. Çok açık. İklim oluşturma açısında da çok net bir ilişki. Doğu ve Güneydoğu'da yapılanlar açısından da çok net bir ilişki. Bunu çok sağlamışlar. Bunu gerçekleştirmişler. Bugün aynı rahatlıkta olamayabilirdik. Sadece bu operasyondan bahsetmiyorum." diye konuştu.
Ankesörlü telefon görüşmelerinin FETÖ konusunda delil sayılmadığı yönünde gelen soruyu da yanıtlayan Soylu şöyle devam etti:
"Adalet Bakanlığı'yla ortalama ayda veya bir buçuk ayda bir bir araya geliriz. Yukarıdan aşağıya sadece FETÖ meselesini, diğer meselelerde diğer birimler bir araya gelir. FETÖ meselesi bizim için başlıktır. Adalet Bakanlığıyla. Sadece ankesör operasyonu değil, gaybubet evi operasyonları da dahil olmak üzere diğer itiraflarla ilgili olan operasyonların hepsine bakarız. Eksiklikler nelerdir buna bakarız. Buradan yürürüz. Bizim tarafımız da ve o tarafta eksik olan işler olabilir. Ama bütün bunlar masamızda konuşulur. FETÖ meselesine halel getirmeyecek şekilde çözüme kavuşturulur."
"Böyle bir şey zinhar yok"
Özbekistan uyruklu Nadira Kadirova'nın ölümüyle ilgili soruyu cevaplayan Soylu, "Benim evimde de çalışan insan var. Allah korusun böyle bir şey olsa. Böyle bir işle karşı karşıya kalacağım diye ödüm patlıyor. Allah muhafaza. Böyle bir olay var, bu olayla ilgili polisin, adliyenin, otopsinin, adli tıbbın kendine ait sorumlulukları var. Bütün bunların dışında kamuoyunda veya birtakım çevreler tarafından yönlendirilmeye çalışılan bir süreç var. Ben bu olayı öğrenir öğrenmez, zannediyorum beşinci dakikasında falan. Bizi sadece bu olaylar değil, orada da suçladılar HDP Milletvekili Aysel Tuğluk'un annesinin cenazesinde. Olayı öğrenir öğrenmez oraya kalktım koştum. Bir İçişleri Bakanı bir mezarlığa gidip olaya gece yarısı müdahale eder etmez, örneği var mı bilmiyorum. Ben kalktım gittim. Neticede bir cenaze. Süreci birilerinin bana anlatmasıyla değil görerek. Olay olur olmaz Ankara Emniyet Müdürü'nü hemen oraya gönderdim. Bu nasıl bir şeydir. Oradan itibaren adım adım takip ediyorum. Bu sizin söylediğiniz yapılan açıklamalar. Açıklamalarda 'Bu intihar etmedi, öldürüldü.' deniyor. Böyle bir şey zinhar yok. Bunların hepsi yalan. Bu kim olursa olsun Allah muhafaza..." ifadelerini kullandı.
Soylu, Kadirova'nın ölümüne ilişkin değerlendirmelerine şöyle devam etti:
"Olaylara devlet olarak bakacaksak bu bizim bütün varlığımızı inkar etmemiz anlamına gelir. Hepimiz insanız ve çocuklarımız var. Allah korusun yarın öbür gün burada bir olayın kaptılması, farklı yönde bakılması bu bizden çıkar. Bu adalet duygusunun ötesinde vicdani. İnsanlık dışı bir yaklaşımdır. Şu ana kadar elde edilenler bahsedilenler gibi değil. Olay oluyor. Beş dakika içerisinde bildiriliyor. 9-10 dakika içerisinde polis ve 112 geliyor. Polis geldiğinde kapıyı zorlarken 112 geliyor ve onu görüyor. Arkadan kilitlenmiş kapıyı beraber açıyorlar. Kendi kendine öldüğü, odanı içinde başka bir parmak izinin olamadığı. 'Aileden hiçbir şey alınmadığı iddiası.' Bütün olaylarda hangi adli işlemler gerçekleşiyorsa, olay yeri inceleme işlemleri gerçekleşiyorsa hepsi olduğu gerçekleşti. Böyle bir olayda gerçekleşmez mi? Olmaz mı? Bunu da bir siyasi atak haline getirebilmek, siyasi nema. Genç kızın intiharı söz konusu olur da veya başka bir şey olur da biz bunu intihara çevireceğimiz gibi bir şey olsa burada devletten bahsedilemez ki. Böyle bir şey olabilir mi? Buna ait açıklamalar yapıldı. Başsavcılık, emniyet açıklaması yapıldı. Bütün deliller oluşmadan suçluyu belirleyelim yargılayalım o zaman. Böyle nasıl bir hukuk devleti olabiliriz? Otopsi yapıldı el swapları alındı. Sadece milletvekilinin eşi MS hastası olduğu için yatalak sadece onun savcı tarafından 'Almasanız da olur.' dendi. Onun dışında evdekilerin tamamının el swapları parmak izleri bütün bunlarla ne yapılması gerekiyorsa yapıldı."
Bakan Soylu, polis alımlarında engel olan kısmi renk körlüğüne ilişkin soruya, "Bana gittiğim her yerde bununla ilgili dosya verdiler. 'Bunu kaldırın' dediler. Bu konuda özel ve hassas bir şekilde çalışacağım. Yurt dışıyla karşılaştırmalarını da yapacağım. Yaklaşık 5-6 üniversiteyle bir araya geldik, bir sonuca da vardık ama burada bunu açıklamayayım. Önümüzdeki günlerde açıklayacağız." yanıtını verdi.
Polis memuru alımına ilişkin sınavlara değinen Soylu, eylül ve ekim gibi 10 bin polis alımı konusunda bir açıklama yaptığını, fakat sürecin biraz uzadığını, birkaç ay içerisinde polis alımının yapılacağını söyledi.
Göçle mücadele kapsamında Göç Bakanlığı'nın kurulmasına yönelik soru üzerine Soylu, şu değerlendirmede bulundu:
"İçişleri Bakanıyım diye Göç Bakanlığı kurulup kurulmaması meselesinde bir irade sergilemeyeyim. Bunu çok dillendirenlere Sahil Güvenlik, emniyet ve Jandarma olmadan göçü nasıl yöneteceksiniz? diye bir soru sorarım. Bu Türkiye'de çok tartışılan bir şey. Benim de bundan 3-4 yıl önce işin dışındayken 'Böyle bir şey olabilir' diye aklımdan geçti. Bunu doğru bir düşünce olarak telakki etmiştim ama şimdi şunu söyleyeyim. Van, Ağrı ve Iğdır sınırı. Bir sınır hattı var. Ben o hudut hattının arkasına jandarma ve polisle ikinci bir hat kuruyorum. Ayrıca Geri Gönderme Merkezleri var. Geri Gönderme Merkezlerini kiminle tutuyorum? Hadi Özel Güvenlikle tut bakalım, tutabiliyor musunu? Jandarmayla tutuyorsun mecbur. Artı yine müşterek yakalamalar yapıyoruz. 400 bine varacaka bu sene. Polis, jandarma ve Sahil Güvenlikle birlikte yapıyoruz. Bu kendisinin bir mütemmim bir cüzü. Onu oradan ayırabilmek şu anda mümkün değil. Avrupa'da birçok ülkede Göç Bakanlığı yok. Hepsi İçişleri Bakanlığı bünyesinde. Göç çok komplike bir olay. Bu komplike bir olayı elbette ki buradaki kolluk kuvvetleriyle beraber onu dışarda bir mesele olarak görerek yönettiğin andan itibaren bunu tam anlamıyla yönetebilmek çok kolay değildir."
(Bitti)

Kaynak: AA

10 Ekim 2019 Perşembe 01:58

Süleyman Soylu, PKK, Güncel