İddianamede, "Adnan Oktar suç örgütü ile FETÖ benzerliği" vurgusu

Adnan Oktar suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma sonucunda 171'i tutuklu 226 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütünün örgütsel benzerliklerle bu iki örgüt arasındaki bağlantı ve benzerliklere vurgu yapıldı.

Adnan Oktar suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma sonucunda 171'i tutuklu 226 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütünün örgütsel benzerliklerle bu iki örgüt arasındaki bağlantı ve benzerliklere vurgu yapıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca Adnan Oktar suç örgütüne yönelik hazırlanan ve İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, FETÖ ile Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütünün örgütsel benzerliği ve buna ilişkin bilgilere yer verildi.
İddianamede, FETÖ ile Adnan Oktar silahlı suç örgütünün, örgütsel benzerliği olduğu vurgulanarak, buna ilişkin örneklere birçok konu başlığı altında değinildi.
FETÖ tarafından "Dinler arası diyalog" adı altında faaliyetlerin olduğu, bu bağlamda başka dinlere mensup din adamlarıyla irtibatlar kurulduğu ve bu hususun örgütte ön planda tutulduğu hatırlatılan iddianamede, Adnan Oktar'ın da birçok sohbetinde "Museviler bizim kardeşimizdir. Hristiyan dindarlar bizim canımız, ciğerimiz kardeşlerimizdir, benim 'diyalog' dediğim budur" ifadesini sıkça kullandığı anlatıldı.
İddianamede, FETÖ mensuplarının örgütün elebaşı Fetullah Gülen için "beklenen salih zat" ifadesini kullanıldığı, "mehdi" olarak gördükleri aktarılarak, Adnan Oktar suç örgütü üyelerinin de Oktar'ı "mehdi" olarak gördüğü ve kendisinin de buna benzer imalarda bulunduğu ifade edildi.
Terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen'in İsrail'in Mavi Marmara gemisine yaptığı saldırıya ilişkin, "İsrail'in onayı olmadan hareket etmek, otoriteye başkaldırıdır" sözlerini kullanarak, İsrail'e tepkileri azaltmaya çalıştığı anlatılan iddianamede, Oktar'ın da saldırının ardından örgüt üyelerini İsrail'e gönderdiği, İsrail'den din adamları ve siyasetçileri programlarında ağırlayarak sohbetlerinde "İsrail'in İslam dostu bir ülke" olduğuna vurgu yaptığı kaydedildi.
İddianamede, FETÖ elebaşı Gülen'in ABD'de de bulunan merkezden FETÖ'yü yönlendirmekte olduğu ve ülkemiz aleyhine çeşitli kuruluşlarla iş birliği yaptığına yer verilerek, Adnan Oktar suç örgütü üyelerinin de FETÖ ile benzer odaklarla iş birliği içinde olduğu, kimi zaman onların konferanslarına katıldıkları, kimi zaman da o kişileri Türkiye'de ağırlayarak faaliyetlerini devam ettirdikleri anlatıldı.
Her iki o¨rgu¨t elebaşısının da 1970'li yıllardan itibaren faaliyetlerine hız verdiği, bu faaliyetleri kapsamında mu¨stear isimlerle kitaplar yazdığı bildirilen iddianamede, FETO¨ elebas¸ı Fetullah Gu¨len'in yazılarında "Abdul Fettah S¸ahin, Saffet Senih, S¸emsettin Nuri" gibi isimler kullandıgˆı, Adnan Oktar'ın ise "Harun Yahya" adı ile kitaplarını yayımladıgˆı ifade edildi.
İddianamede, özellikle 17-25 Aralık 2013'teki darbe giris¸imiyle karanlık yu¨zu¨nu¨ go¨zler o¨nu¨ne seren FETO¨'nün, gelis¸en su¨rec¸te yurt dıs¸ı merkezli kurum ve kurulus¸larla irtibatının da go¨zler o¨nu¨ne serildiği anlatılarak, bunun yanı sıra yurt ic¸indeki digˆer o¨rgu¨tsel yapılanmalarla da temas ettiği, bir istihbarat yapılanması s¸eklinde o¨rgu¨tleri kendi hedefleri dogˆrultusunda yo¨nlendirdikleri aktarıldı.
İddianamede, bu sorus¸turma kapsamında da yabancı unsurlarla sıkı bir bagˆlantı ic¸inde bulunan Adnan Oktar suc¸ o¨rgu¨tu¨nu¨n de benzer dogmalardan beslendigˆi FETO¨ ile iltisak ve irtibat halinde oldugˆuna ilis¸kin birtakım verilere ulas¸ıldığına dikkat çekildi.
Oktar'ın örgüt üyelerinde FETÖ izleri
İddianamede, el konulan ve inceleme yapılan dijital materyallere göre, sanık Ulviye Didem Ürer'in cep telefonundan yaptığı sohbet kaydında kendisinin FETÖ iltisaklı olduğu bilinen "ROTA haber" isimli sitede yazar olduğunu belirttiği aktarıldı.
Sanıklar Bora Yıldız ve Mehmet Ender Daban isimli şahıslardan ele geçirilen materyaller arasında "Herkul.org ipone uygulamaları" isimli klasöre rastlandığı vurgulanan iddianamede, bu sitenin FETÖ'nün propagandasını yapan, örgüt elebaşı Fethullah Gülen'in söz, yazı ve videolarını paylaşan, halen yurt dışı sunucularından FETÖ örgütü mensuplarına yönelik yayınlar yapan 'Herkül nağme','Özgür herkül' isimleri ile bilinen internet sitesi olduğu anımsatıldı.
İddianamede, söz konusu klasör içerisinde bulunan bir dosyanın içerisinde yer alan notta, "Iphone uygulamamızı hazırlayan kis¸i herkul.org sitesinin uygulamasını yapmıs¸ ancak kendisi Apple'a go¨nderememis¸. Bizden rica etmis¸ti. Onun kullanıcı adıyla ve ismiyle Apple'a go¨ndermeniz mu¨mku¨n mu¨ acaba?", "Uygulama, Yasin Yalc¸ınkaya ismiyle go¨nderilebilir" şeklinde yazdığı kaydedildi.
Yapılan incelemelerde Yasin Yalçınkaya'nın MİT tırlarını durduran astsubaylardan biri olduğu ve MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin açılan davada sanık olarak yargılandığı vurgulanan iddianamede, "FETO¨ iltisaklı Herku¨l.org sitesinin mobil uygulamasının kurulum dosyalarının bahse konu bilgisayarda yer aldıgˆı ve FETÖ üyesi Yasin Yalçınkaya'ya ait yetkilendirme bilgileriyle 'herku¨l.org' sitesinin mobil uygulamasının Adnan Oktar suc¸ o¨rgu¨tu¨nu¨n yardımıyla AppStore'a yu¨klenilmesinin istenildigˆi degˆerlendirilmektedir." denildi.
İddianamede, tutuklu bulunan sanık avukat Ayfer Bayer'in evinde yapılan aramada ise FETÖ elebaşının yazdığı bir kitabın ele geçirildiği anlatıldı.
Adnan Oktar'ın FETÖ elebaşını över mahiyetteki tüm konuşma dokümanlarına da tek tek yer verilen iddianamede, A9 TV yayın görüntülerinden yapılan incelemelerde Oktar'ın FETÖ yapılanması hakkındaki konuşmada, "Fethullah hocamın her yerde savcıları var, hakimleri var, ben inanmıyorum" şeklinde Gülen'i destekleyen sözler sarf ettiği, yine Oktar'ın bir internet sitesinde "Ben başta olmak üzere bütün inananlar Mehmet Baransu'nun yanındalar" dediği aktarıldı.
FETO¨'nün firari yo¨neticisi S¸erif Ali Tekalan'ın, Adnan Oktar suc¸ örgu¨tu¨nu¨n tutuklu mensubu Kartal I·s¸ ve Altugˆ Mu¨s¸tak Berker tarafından Fatih Üniversitesinde ziyaretine ilis¸kin paylas¸ımlar yaptığı belirtilen iddianamede, bu konuyla ilgili İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde FETÖ'den yargılanan bir sanığın ifadesinde, "U¨niversiteye (Fatih U¨niversitesi) Adnan Oktar bir gu¨n iki kis¸i go¨nderdi. '17-25 Aralık do¨neminde sizlere destek olacagˆız' diye, S¸erif Ali Tekalan'a so¨ylemeleri ic¸in go¨ndermis¸" şeklindeki beyanına da yer verildi.
Örgütün, 17-25 Aralık darbe teşebbüsü ile ilgili...
İddianamede, müştekilerden C.Ö. ifadesinde, Reza Zarrab'ın ABD'de görülen davasında bilirkişi de olan Jonathan Schanzer'ın, Oktar'ın talebi üzerine 2013-2014 yıllarında Türkiye'ye geldiğini ve kendisiyle görüştüğünü söylediği belirtildi.
Görüşme hususlarının, "Türkiye ile ilgili yurt dışındaki konularda bağlantıda kalalım ve ortak hareket edelim" şeklinde olduğu bilgisi iddianamede yer aldı.
İddianamede, sanık Burak Abacı'nın aynı konuya ilişkin verdiği ifadede de Jonathan Schanzer isimli kişiyi otelden almasını kendisinden Tarkan Yavaş'ın istediğini, bu kişiyi Oktar'ın kanalı olan A9'a getirdiğini ama bu şahsın kim olduğu, neden geldiği hakkında bilgisi olmadığını söylediği kaydedildi.
Türkiye'de FETÖ tarafından gerc¸ekles¸tirmek istenen 17/25 Aralık darbe giris¸imi bas¸arısızlıkla sonuc¸landıktan sonra aynı tertibin ABD u¨lkesinde kamuoyunda "Hakan Atilla Davası" olarak bilinen dava ile gerc¸ekles¸tirilmek istendigˆi belirtilen iddianamede, bu davanın bilirkis¸ilerinden birinin de Adnan Oktar suc¸ örgu¨tu¨ tarafından 17/25 Aralık darbe giris¸iminden o¨nce Türkiye'de misafir ettirilen ve bu darbe giris¸imine konu hususlarla ilgili bilgi toplattırılan Jonathan Schanzer isimli s¸ahıs oldugˆunun görüldüğü anlatılarak, bir şema ile konun detayına yer verildi.
Jonathan Schanzer isimli s¸ahsın bu¨nyesinde yer aldıgˆı "Foundation For Defense Of Democracies" isimli kurulus¸ta FETO¨ s¸u¨phelisi Aykan erdemir'in de bagˆlantılı oldugˆu belirtilen iddianamede, Aykan Erdemir hakkında I·stanbul Cumhuriyet Bas¸savcılıgˆınca yürütülen sorus¸turma kapsamında "Devletin gu¨venligˆine ilis¸kin belgeleri tahrip etme, amacı dıs¸ında kullanma, hile ile alma, çalma" suc¸larından yakalama kararı bulunduğu hatırlatıldı.
Mine Kırıkkanat müşteki
İddianamede, müştekiler arasında yazar Mine G. Kırıkkanat da yer alıyor.
Kırıkkanat ifadesinde örgüt elebaşı Adnan Oktar'la ilgili olarak, "Yıllar geçtikçe FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ve Adnan Oktar suç örgütünün aynı kaynaktan finanse edilen ve Türkiye düşmanı örgütler olduğuna kanaat getirmiştim" şeklindeki beyanlarına yer verildi.
İfadesinde, her iki örgütün birbirini tamamladıgˆı ve birlikte çalıs¸tıgˆı yönünde çok sayıda yazısının çıkmaya başladığını anlatan Kırıkkanat, bu yazılarının çok sert dilde olduğunu, 2013 yılından itibaren Adnan Oktar Suç Örgütü tarafından s¸ahsına kars¸ı organize bir s¸ekilde çok sayıda dava açıldığını kaydetti.
Kırıkkanat, adeta yargı kanalıyla tarafına taciz ve yıpratma süreci bas¸latıldığını dile getirerek, "Adnan Oktar suç örgütünün yargı eliyle s¸ahsıma kars¸ı gerçekles¸tirmis¸ oldugˆu saldırıların dıs¸ında örgüt lideri Adnan Oktar tarafından örgütün A9 Televizyonunda açık kimligˆim verilerek tehdit ediliyordum. Adnan Oktar bana 'O Mine Kırıkkanat kendisine dikkat etsin, akıllı olsun.' diyordu." beyanlarına yer verildi.
Örgütü ilk olarak 1980'li yıllarda I·stanbul'daki kalburüstü okullardan güzel kızları ve yakıs¸ıklı erkekleri kendine mürit yapması ile tanıdığını kaydeden Kırıkkanat, "Bu çete ile ilk temasım da Adnan Oktar'ın müridi oldugˆunu o zamanlar bilmedigˆim Oktar Babuna isimli s¸ahıs için düzenlenen kan kampanyasına manevi destek verip bu kampanyayı ilgili medya kurulus¸unda yazmam amacıyla bana bir talep telefonu gelmesiyle bu çete ile ilk temasım gerçekles¸ti" dedi.
Örgütün, kendisi hakkında organize bir s¸ekilde ve aynı avukatlar etrafında dönen s¸ikayetlerde bulunmaya bas¸ladığını belirten Kırıkkanat, "Ben bu süreçte adliyelerde sürekli ifade veriyor ve bas¸kaca bir is¸ yapamıyordum. Bu s¸ikayetlerin hepsi uydurma ve iftira idi. Avukatlar da hep aynı isimler oluyordu. Bu kis¸ilerin Adnan Oktar Suç Örgütü sorus¸turması kapsamında tutuklandıgˆını basından ögˆrendik." diye konuştu.
İddianamede, örgüte yönelik soruşturma kapsamında Üsküdar'daki adreste bir harici disk ele geçirildiği belirtilerek, bu diskte yapılan incelemede, örgüte müzahir siteler ve bu sitelere ait domain, name, password, FTP, WEB, cPanel bilgilerinin yanı sıra bu siteler içerisinde "g-kirikkanat.com" ve "minegkirikkanatacevap.org" sitelerine de rastlanıldığı, sitelerin Kırıkkanat için açıldığının değerlendirildiği ifade edildi.

Kaynak: AA
26 Temmuz 2019 Cuma 12:35

Son Dakika