'İnsanca'yı Çok İyi Biliyorum

İki Yıl Dünyaca Ünlü Top Modellerle Aynı Podyumda Yürüyen, Daha Sonra Mankenliğe Türkiye'de Devam Etme Kararı Alan Seda Ertan, Türkiye'deki Moda Sisteminin, Yurtdışına Göre 50 Yıl Geride Olduğunu Söylüyor.

İKİ YIL DÜNYACA ÜNLÜ TOP MODELLERLE AYNI PODYUMDA YÜRÜYEN, DAHA SONRA MANKENLİĞE TÜRKİYE'DE DEVAM ETME KARARI ALAN SEDA ERTAN, TÜRKİYE'DEKİ Moda SİSTEMİNİN, YURTDIŞINA GÖRE 50 YIL GERİDE OLDUĞUNU SÖYLÜYOR.

Dünyaca ünlü top modellerle aynı podyumda yürüyen Seda Ertan "Saat konusu yurtdışında çok önemli. Çalışma 10 dakika geç bitsin hemen ek ücreti alıyorum. En önemli farklardan biri de orada casting'lere top modellerin bile gelmesi" diyor.

İki yıl dünyaca ünlü top modellerle aynı podyumda yürüyen, daha sonra mankenliğe Türkiye'de devam etme kararı alan Seda Ertan, Türkiye'deki moda sisteminin, yurtdışına göre 50 yıl geride olduğunu söylüyor. Ertan'la kariyer planlarını konuştuk.

Kariyer hikâyenizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Modellikte benim sondan başa işleyen bir kariyer hikâyem var. İki yıl kadar Milano'da Woman ve Next ajanslarıyla çalışıp daha sonra Türkiye'ye döndüm. Ajansımda birçok top model vardı ve hep onlarla aynı castinglere gidip aynı işlerde çalıştık. Bunlardan bazıları Carmen Kass, Maria Carla Buscano, Eva Herzigova, Alec Wek ve Karolina Kurkova gibi... Geçen sene New York Fashion Week'e katılan tek Türk manken bendim. Sevgili Atıl Kutoğlu'nun defilesindeydim. Benden önce de Tuğçe Kazaz ve Güzide Duran vardı.

Asıl mesleğiniz moda tasarımı, bu işle ilgili çalışmayı planlıyor musunuz?

Evet Laselle Moda Tasarımı ve Moda İşletme mezunuyum. Şu aralar marka danışmanlığı yaptığım aksesuar markasının işleri tüm vaktimi alıyor.

Modellikte yurtdışı ile Türkiye arasındaki farklar neler?

Sistem olarak 50 yıl kadar gerideyiz. Saat konusu yurtdışında çok önemli... Burada saat 10.00'da çağırılıp 12.00'de çalışmaya başladığımı çok bilirim. Orada model house'dan çıktığım andan itibaren bana firma para ödemeye başlar. Çalışma saatimden 10 dakika geç bitsin hemen ek ücreti alıyorum. En önemli farklardan biri de orada castinglere top modellerin bile gelmesi. Burada defile öncesi provaya bile gelmiyor kimse... Biraz da hak veriyorum. Çünkü bütçeler yurtdışının 5'te biri... Orada dergiler için yapacağınız moda çekimi için bile bir meblağ alıyorsunuz. Burada söz konusu bile değil...

Yurtdışında modellik yaparken başınızdan ilginç şeyler geçti mi?

Gisele Bundchen'la Milano Fashion Week için aynı casting'te sıramızın gelmesini beklemek ve Karolina Kurkova'yı New York'taki defilede Türk olduğuma inandırmaya çalışmam bana çok ilginç gelmişti. Birçok top model burayı Afganistan gibi hayal ediyor.

Erkek arkadaşınız var mı?

Yok, aslında bu biraz da bilinçli bir süreç...İnsan önce yalnız kalmayı ve bunu taşımayı öğrenmeli ki, seçtiği beraberlik kıymetli hale gelsin.

Ne tip erkekler ilginizi çeker?

Efendi tipli erkekler... Herkesle sohbet eden, rahat tipler hiç tarzım değil... Tipik İstanbul erkeğini beğenirim.

İlişki sırasında en büyük kozunuz ne olur ?

'İnsanca'yı ana dilim gibi biliyorum. Aslında bu belli bir yaşımıza kadar bizimle oluyor ama yaşadığımız hayat şartlarında bunu kaybediyoruz ve kaybolunca da, metropol yaşamlı yerlerde bunu arar oluyoruz. İşte ben bunu fark ettiğimde tekrar geriye döndüm. Hikâyem sondan başa doğru gidiyor.
22 Ağustos 2008 Cuma 21:00