İntihara Teşebbüs Eden Genç Ressam Yaşadıklarını Anlattı

Eskişehir’de geçtiğimiz gün sosyal medya üzerinden bir veda mesajı yayınladıktan sonra bileklerini keserek evinde intihara teşebbüs eden 27 yaşındaki ressam Emrah E. intihar öncesini ve sonrasını İhlas Haber Ajansı’na (İHA) anlattı.

Eskişehir'de geçtiğimiz gün sosyal medya üzerinden bir veda mesajı yayınladıktan sonra bileklerini keserek evinde intihara teşebbüs eden 27 yaşındaki ressam Emrah E. intihar öncesini ve sonrasını İhlas Haber Ajansı'na (İHA) anlattı.

Eskişehir'de 13 Ağustos Perşembe günü öğle saatlerinde meydana gelen olayda ressam Emrah E., sosyal medya hesabından, "Ben artık yokum, bütün çığlıklarım tablolarımda gizli kalacak, bütün isyanlarım romanlarımda saklı kalacak... Ben intihar ediyorum kendinize iyi bakın... En çok doya doya resim yapamadım, doya doya sevmedi bir kadın beni, doya doya dostluklar yaşayamadım, bir daha türkü dinleyemeyeceğim mesela ya da Karl Marks okuyamayacağım, Yaşar Kemal'i anlayamayacağım, en çok bunlar koyuyor ama kararım kesin... Son sözüm şudur: Keşke böyle olmasaydı... İncittiğim herkesten özür dilerim, beni sevenlere de teşekkür ederim... Hadi eyvallah... Gitarımı, bütün tablolarımı, bütün kitaplığımı ve bütün antika oyuncak koleksiyonumu Can Ç.'ye bırakıyorum..." mesajını yazmış ve bileklerini keserek intihara teşebbüs etmişti. Emrah E.'nin bu notunu paylaştıktan 10 dakika sonra gören Tepebaşı Belediyesi Halkla İlişkiler Birimi'nde çalışan Rahmi Emeç arkadaşına önce telefonla ulaşmaya çalışmış, ulaşamayınca da polis ve çilingir yardımıyla gencin evine girilmişti. Yerde sırt üstü uzanmış ve bileklerini kesmiş halde bulunan genç, 112 Acil Servis ambulansıyla Yunus Emre Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak hayata döndürülmüştü.

"YAŞADIĞIM COĞRAFYADA HER ZAMAN KANLI BİR TABLO GÖRDÜM"

Tedavinin ardından taburcu edilen ve sağlık durumu iyi olan Emrah E., yaptığı açıklamada sanata ilk başladığı andan itibaren toplumcu, gerçekçi bir anlayışı benimsediğini söyledi. Yaşadığı coğrafyayı tahlil ettiğinde sürekli kanla karşılaştığını öne süren Emrah E., "Bunun için de yaşadığım ülkeyi, yaşadığım coğrafyayı tahlil etmeden de toplumcu bir sanat yapamayacağımı anladım. Kendi yaşadığım coğrafyayı ne kadar tahlil ettiysem her zaman karşımda kan aktığı yönünde bir tablo gördüm. Kadın cinayeti, tecavüz, sürekli bir ayrışma, sürekli bir sınıflandırma gördüm ve her zaman bunların resmini yaptım. Kendi çağımda ve kendi ülkemde ben kandan başka hiçbir şey görmedim ve üstelik bunların hiçbirinin hesabının sorulmadığını fark ettim. Bu kanın akmasının en önemli sebeplerinden siyasete değinmiyorum da, en önemli nedenleri olarak da erkekleri gördüm. Sürekli bir kadın cinayeti, kadınları öldürme ve kadınları tüketme gördüm. Sonuçta ben de bir eril cinsiyet olduğum için ister istemez bu zihniyetin bir parçasıyım" dedi.

"GİTGİDE YALNIZLAŞTIM, HER ŞEYDEN NEFRET ETMEYE BAŞLADIM"

Emrah E., resimleri yaptıkça tahlil etme yeteneğinin daha da derinleştiğini aktararak, "Derine indikçe de gitgide yalnızlaştım, her şeyden nefret etmeye başladım. Bütün cinsiyetlerden de nefret etmeye başladım. Aradan zaman geçtikçe tablolarımdaki felsefiyetimi de geliştirdikten sonra içimde içten içe herhangi bir ani kızgınlık olmadan, ani bir sinir olmadan yavaş yavaş gitgide bu dünyanın bana uygun olmadığının farkına vardım. Yaşamak isteyebileceğim kadar güzel bir dünyanın olmadığının farkına vardım. Zaten gitgide içimde böyle yaşamdan soğuma isteği büyüyordu" diye konuştu.

"RESİM YAPARKEN BİLE ÖZGÜR DEĞİLMİŞİM"

Özgür olmadığından yakınan Emrah E., "Ben kendimi en özgür hissettiğim zamanı tablo başında resim yaparken olarak kabul ediyordum. Diyordum ki ben bir tek resim yaparken özgürüm. Onun dışında mesela okula gidiyorsun uyman gereken kurallar var, askere gidiyorsun uyman gereken kurallar var, memur olarak çalışacaksın uyman gereken kurallar var ve aile kuracaksan uyman gereken kurallar var, yani sürekli kural, kural, kural. Ama resim yaparken böyle bir kuralın yok. Kendimi hep böyle zannediyordum, ama resim yaparken bile özgür değilmişim. Çünkü düşünüyorum yaptığım bütün tablolarda gördüğüm kanı çiziyorum, vahşeti çiziyorum. Yaşadığım çağ, yaşadığım ülke benim nasıl sanat yapmam gerektiğine bile karar veriyor. Aslında orada bile özgür değilim. Benim neyi çizmeme karar verdiğime bile bu sistemin karıştığının farkına vardım ve böyle bir dünyada yaşamak istemedim. Gitgide bu içimde büyüdü ve gayet sakin bir tavırla böyle bir karar aldım" ifadelerini kullandı.

"VEDASIZ GİTMEK İSTEMEDİM"

Emrah E., intihar kararını kendisinin aldığını da kaydederek, "Nasıl kurtarıldığımı bilmiyorum. Bileklerimi kestiğimde baygındım. Sadece çok çok değer verdiğim insanlar var. Onlara bu şekilde vedasız gitmek istemedim. Sonuçta bu bir kaza değil, bir hastalık sonucu ölüm değil, kendi aldığım bir karar. O insanlara veda ederek gitmek istedim. Hepsine tek tek telefonla ulaşamayacaktım. Facebook'a böyle bir mesaj yazdım. Dedim, 'Arkadaşlar ben böyle bir karar aldım, ben artık yokum. Bu dünyada yaşamak istemiyorum, bu dünyanın bir parçası olmak istemiyorum' dedim. Daha sonra evime gittim. Bileklerimi kestim, gitgide gözüm kararmaya başladı büyük ihtimalle bayılmışım. Nasıl kurtarıldığımı bilmiyorum" şeklinde konuştu.

"YAŞAMAK İSTEMİYORUM"

"Bundan sonraki süreç içinde aynı şeyi düşünüyorum, yaşamak istemiyorum" diyen Emrah E., şöyle devam etti:

"Bu sistemin bir parçası olmayacağım. Ama yaşamaya da devam edersem de büyük ihtimalle gördüğüm tabloları çizmeye devam edeceğim. Çizgimi bozmayıp daha da derinleşeceğim ama bu derinleşme beni birazcık ürkütüyor. Şu şekilde ürkütüyor; gitgide her şeyden nefret etmeye başlıyorum. Cinsiyetlerden nefret etmeye başlıyorum. Dinlerden nefret etmeye başlıyorum, ülkelerden nefret etmeye başlıyorum, sınırlardan nefret etmeye başlıyorum, yani böyle sevgi diye bir şey kalmıyor, nefret büyüyor. O da muhtemelen büyük bir ihtimalle yaşadığımız 21. yüzyıl ile alakalı bir durum. Yani başka bir çağda yaşasaydım böyle bir sanatı benimser miydim bilmiyorum. Yani yaptığım sanata bile karanlık sanat diyorum. Sevgiye dair hiçbir şey yok. Sürekli kin, sürekli nefret. Her şeyden nefret ediyorum. Sanat yaparken bile birilerinin karar vermesinden nefret ediyorum. Dolayısı ile bu düzenin bir parçası olmak istemiyorum." - ESKİŞEHİR

Kaynak: İHA

15 Ağustos 2015 Cumartesi 18:58

Yaşar Kemal, Karl Marks, İhlas Haber Ajansı, Eskişehir, Politika, Güncel