İsrail Giriş Yasağımızı Kaldırmalı'

Mavi Marmara baskını sırasında gemide bulunan gazeteciler ve personel, İsrail'in kendilerine koyduğu ülkeye giriş yasağını kaldırmasını istiyor.

İsrail'in 31 Mayıs 2010'da Mavi Marmara'ya düzenlediği saldırıda, gemide görevli bulunan basın mensupları da mağdur oldu. Gözaltına alındılar, cezaevinde tutuldular. Fotoğraf makinaları, kameraları, bilgisayarları, telefonları, bütün araç gereçleri İsrail komandoları tarafından alındı ve çoğu geri gönderilmedi. Geri gönderilenler ise kullanılacak durumda değildi. Hafıza kartlarındaki bütün veriler, fotoğraflar, görüntüler silinmişti.

Gemi İsrail'e zorla çekildikten sonra aktivistler gibi gazetecilere de ülkeye kaçak geldiklerine dair bir kağıt imzalatıldı. Bu kağıdı imzaladıkları için İsrail'e 10 yıl girişleri yasak.

'Gazetecilik yapmamız engelleniyor'

İsrail'in özür dilemekle hatasını kabul ettiğini söyleyen gazeteciler, artık kendilerine uygulanan yasağın kalkmasını istiyor. O dönemde Vakit gazetesinde çalışan Kemal Gümüş " Biz o gemide yer alan onlarca gazeteci olarak hala Gazze'ye ve Kudüs'e giremiyoruz. Gazetecilik yapmamız engelleniyor. Geçen sene gitmek için girişimde bulundum ancak Mavi Marmara katılımcısı olduğum için giremeyeceğim söylendi.  İsrail hatasını kabul ettiğine göre bizim de diğer katılımcıların da Kudüs'e gidiş yasağımız kalkmalı" dedi.

Basın özgürlüğüne darbe

Gazze'ye yardım seferini TRT Arapça adına izlemek üzere gemide olan Hişam Güney ise gazetecilere yönelik yasağı basın özgürlüğüne darbe olarak nitelendiriyor:

"İsrail Filistin meselesi devam ediyor. O bölgede her zaman haber değeri taşıyan olaylar meydan geliyor. Bizim de gazeteci olarak orada bulunmak hakkımız. Mavi Marmara'da haber amaçlı bulunan insanların ülkeye giriş yasağı olması kabul edilmez. Bu birincisi basın özgürlüğüne bir darbe, ikincisi de insanların özgür dolaşım hakkına darbedir. Bu yüzden İsrail bir an önce basın mensuplarının İsrail'e giriş hakkını geri vermelidir"

'Tazminat da ödemeliler'

Mavi Marmara saldırısı sırasında İHH Basın Koordinatörü olan ve daha sonra gazeteciliğe dönen Salih Bilici de, Mavi Marmara'daki gazetecilere giriş yasağının kalması gerektiğini belirtiyor:

"İsrail'in bu uygulaması, insanların seyahat özgürlüğünü engellemektir. Ayrıca gazetecilerin haber yapma özgürlükleri vardır. Bir gazeteci, istediği ülkeye gidip haber çalışması yapabilmelidir.Bu açıdan baktığımızda İsrail, Mavi Marmara'daki gazetecilere yönelik ülkeye giriş yasağını derhal kaldırmalıdır. Hatta bu gazetecilerden özür dileyip, gerekli tazminatı ödemelidir."

'Gemi personeli de mağdur'

Gemi personeli de İsrail'e giriş yasağı nedeniyle mağdur. Bazı şirketler, gemi personelini İsrail'e giriş yasakları olduğu için çalıştırmıyor. Mavi Marmara'da güverte personeli olarak çalışan 35 yıllık denizci Alaaddin Bitiş de onlardan biri. Bitiş, Mavi Marmara'dan sonra İsrail'e giriş yasağı olduğu için sadece yurt içi sefer yapan gemilerde çalışabilmiş:

"Mavi Marmara'dan sonra bazı yerlere başvuruda bulunduk, ancak İsrai'e giriş yasağımız olduğu için alınmadık. Her 10 gemiden 8'i İsrail'e uğruyor. Ben artık uzak denize gitmek istemedim. Zaten şirketler, 'İsrail biz gemide olursak problem çıkartır' diye almıyor bizi. Bazı arkadaşlar denemişler. İsrail'e giden gemilerde çalıştılar, ancak İsrail limanında gözaltına alındılar, gemi kalkarken serbest bırakıldılar. Ben de yurt dışına çıkmayan gemilerde çalıştım."
30 Mayıs 2014 Cuma 10:55

Kudüs, Gazze, Marmara, İsrail, Politika, Güncel