İstanbul'un Fethinin 562. Yılı Kutlamaları

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ecdadın 'Güçlü olan yaşar', anlayışıyla değil, 'Güçlü olan yaşatır' anlayışıyla fethe sahip çıktığını, bugüne kadar nasıl olduysa bundan sonra da yaşatmak için güce talip olmayı sürdüreceklerini belirterek, 'Bu ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimizde, biz de aynı anlayışla hareket ettik. Darbecilerle, cuntacılarla, vesayetçilerle bunun için mücadele ettik. Yasakların Türkiyesinden, özgürlüklerin Türkiyesine geçişi bu yolla başardık' dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ecdadın "Güçlü olan yaşar", anlayışıyla değil, "Güçlü olan yaşatır" anlayışıyla fethe sahip çıktığını, bugüne kadar nasıl olduysa bundan sonra da yaşatmak için güce talip olmayı sürdüreceklerini belirterek, "Bu ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimizde, biz de aynı anlayışla hareket ettik. Darbecilerle, cuntacılarla, vesayetçilerle bunun için mücadele ettik. Yasakların Türkiyesinden, özgürlüklerin Türkiyesine geçişi bu yolla başardık" dedi.

Erdoğan, İstanbul'un fethinin 562. yılı dolayısıyla Yenikapı Etkinlik Alanı'nda düzenlenen kutlama programında yaptığı konuşmada, fethin ruhunu anlamak için bu mübarek zaferin nasıl kazanıldığını iyi bilmek gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Sultan Mehmet'in, son hücum için hazırlıklarını tamamladıktan sonra 28 Mayıs akşamı karargahında topladığı komutanlarına 29 Mayıs'ta nihai hücumun yapılacağı müjdesini vererek, "Ey benim paşalarım, beylerim, ağalarım, silah arkadaşlarım; adı bütün cihanda ün salmış İstanbul gibi bir şehri zapt edeceksiniz. İstanbul'un adı geçen yerlerde, o şehri zapt eden kahramanlar olarak şan ve şerefle anılacaksınız. Bize daima pusular hazırlayan bu şehri fethettikten sonra emin yaşayabileceğiz. Kapımızı açık bırakabileceğiz" dediğini anlattı. 

Fatih Sultan Mehmet'in, komutanlarına harbin "yılmamak, namus ve itaat"e bağlı olduğunu söylediğini belirten Erdoğan, Fatih'in, fetih konuşmasını hücum emrini verdikten sonra "Sizindir" diyerek bitirdiğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o geceye şahit olanların, İstanbul surları önündeki manzarayı "Gece çöktüğü zaman Sultan'ın karargahı, bir ışık denizi kadar göz alıcıydı. Surların üzerindeki kuşatılmışlar, vadilerde meşalelerin tutuşmasını, boru ve davul seslerini titreşe titreşe seyrediyorlardı. Gece yarısı tüm ışıklar ve sesler bir anda kesildi. Bu sessizlik ve karanlık, biraz önceki manzaradan çok daha korkunç tesir yaptı" şeklinde anlattığını ifade etti.

"Fetih öncesindeki manzaradan çıkartacak çok dersimiz var"

 Gün ağarmadan ilk hücum emrinin verildiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bizlerin Fatih'in bu sözlerinden, fetih öncesindeki bu manzaradan çıkartacak çok dersimiz var. Bizim inancımız elinden ve dilinden emin olunan insanların inancıdır. Bizim medeniyetimiz, kapısı da gönlü de herkese açık olan insanların medeniyetidir. Ecdadımız 'Güçlü olan yaşar', bu anlayışla değil, 'Güçlü olan yaşatır' anlayışıyla fethe sahip çıkmıştır. Biz buyuz. Biz de bugüne kadar nasıl olduysa bundan sonra yaşatmak için güce talip olmayı sürdüreceğiz. Bu ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimizde, biz de aynı anlayışla hareket ettik. Darbecilerle, cuntacılarla, vesayetçilerle bunun için mücadele ettik. Yasakların Türkiyesinden, özgürlüklerin Türkiyesine geçişi bu yolla başardık."

"Zafer, korkakların işi değildir"

Eski Türkiye'de insanların inançlarından, kılıklarından, kıyafetlerinden, sakallarından, kadınların başörtülerinden dolayı tahkir edildiğini dile getiren Erdoğan, başörtülü annelerin, sakallı babaların evlatlarının en mutlu günlerinde yanlarında olamadığını, gözyaşları içinde uzaktan seyrettiğini anlattı.

Kamusal alan safsatasıyla, insanların sokakta dahi taciz edilir hale geldiğini belirten Erdoğan, "İşte ben o evlatların babasıyım. Benim evlatlarım da sokulmadı o okullara. Onlar da aynı durumla karşı karşıya kaldı. Milletin sandıkta koyduğu irade, caddelerde tanklarla balans ayarına tabi tutuluyordu. Bu milletin kurumları olan imam hatiplerin, Kur'an kurslarının kapısına kilit vuruluyordu. Fatih'in kemiklerini sızlatan, şehitlerimizin aziz hatıralarını muazzep eden, fetih ruhunu tehdit eden bu zillet dönemini hamdolsun milletimizin desteğiyle sona erdirdik" dedi. 

Alandaki gençlere, şair Enis Behiç Koryürek'in, "Zafer seni uçuracak... Uçuracaktır.../ Fakat bil ki: İradende sarsıntı varsa/ Gönlünü bir lahza için korku sararsa/ Ya gözlerin kararırsa böyle uçuştan/ veya biraz mest olursan, dalgınlaşırsan/ Zafer seni birden bire sırtından atar" mısralarıyla seslenen Erdoğan, "İrademizde sarsıntı olmayacak. Eğer irademizde sarsıntı olursa, zafer bizi sırtından atıverir. Çünkü zafer, korkakların işi değildir" şeklinde konuştu.

(Sürecek)
30 Mayıs 2015 Cumartesi 22:15

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul, Recep Tayyip Erdoğan, Politika, Güncel